Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Sürenyan Ailesi
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Communauté -> Akrabamı arıyorum - Ծնողքս կը փնտռեմ - Cherche mes parents - I am looking for my parents
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 8 Avr 2012 - 17:23
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant

Sürenyan Ailesi


Faruk Süren

Galatasaray'ın Efsane Başkanı



Uefa Kupasını kazanmış Galatasaray Futbol Takımının efsane başkanı Faruk Süren'in başkanlığını yaptığı Galatasaray nefesleri kesen final maçında, ünlü İngiliz ekibi Arsenal'i mağlup etmiş, ülkemize tarihindeki ilk ve tek UEFA kupasını, müteakiben de Süper Kupa'yı kazandırmıştı. Unutulmayacak bu maç ile birlikte Faruk Süren uzun süre gündemde kaldı. Ancak Süren'i Galatasaray Başkanlığı sonrası kötü bir sürpriz bekliyordu. Süren başkanlık yaptığı bu dönemde, babası Fuad Süren'den devraldığı Transtürk Holdingin işlerine gerektiği gibi yoğunlaşamamıştı. Bunun bedelini de 13 şirketin 9'unu satarak ödeyecekti. Bu olay, Faruk Süren'in hayatındaki iniş-çıkışlardan en önemlisidir.

Canlı Bir Tarih: Mısır Apartmanı ve Süren Ailesi

Arşak Adil Sürenyan da ünlü Mısır apartmanı konuk olanlardandırMısır Apartmanı, 1900'lerin başında Mısırlı Abbas Halim Paşa tarafından kışlık ev olarak Ermeni Mimar Hovsep Aznavuryan'a yaptırılmış. Bina tarih içerisinde İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy'u misafir eder. Uzun yıllar ünlü mefruşat mağazası Lazzaro Franco'ya da ev sahipliği yapan binayı Ali Par'ın babası Hayri Bey alır.

1950'lerde apartmanın en üst katında Onnik Kumruyan'ın alt katta ise Galatasaray Kulübü eski Başkanı Faruk Süren'in dedesi Arşak (Adil) Sürenyan'ın dişçi muayenehanesi yer alır.

Mısır Apartmanı, Marmara Üniversitesi'ne ait bir lokal ile Hüsamettin Cindoruk'a ait bir ofisi de bünyesinde barındırır.

Dedesi Atatürk'ün Diş Doktoru

Faruk Süren'in dedesi Adil Süren bir dönem Atatürk'ün diş doktorluğunu da yapmış. Şükrü Saraçoğlu, Tevfik Rüştü Aras gibi dönemin daha başka ünlü isimleri de Adil Süren'in hastaları arasında yer almış.

Sıra Dışı Bir Baba: Fuad Süren

Fuat Süren yaşamı başarılarla dolu bir iş adamıdır.Faruk Süren'in babası Fuad Süren 1919 yılında İstanbul-Beyoğlu'nda dünyaya geldi. Fuad Süren, İstanbul'da diş hekimliği yapan, Ermeni vatandaşlarımızdan Arşak Süren ile Alman bir anne ve İtalyan bir babanın kızı olan İren Süren'in çocukları idi. Fuat Süren'in baba taraftan dedeleri Osmanlı sarayında padişahın saatçisi iken anne taraftan dedeleri de sarayda marangoz idi.

Fuad Süren'in çocukluğunun büyük kısmı halen Taksim'de bulunan Süren Apartmanında geçti. İngiliz High School'da okudu. Yetersiz bir Fransızca ile başladığı Saint Benoit'i üstün başarı ile tamamladı. High School'dan arkadaşları ile İstanbul'un ilk caz ekibini kurdu. Fen ve matematik alanlarında aldığı ödüllere rağmen Hukuk Fakültesine yazıldı. Bu dönemde renkli bir işadamı diye nitelediği Selim Osman Seynur'un yanında çalıştı. Selim Osman Bey işlerini ilerletti ve dünyanın sayılı zengin ailelerinden Rotchildler'le çalışır hale geldi.

Fuat Süren hukuk fakültesinde iken Leyla Süren (Molvan) ile tanıştı. Saatlerce bilim ve felsefe konularını konuşabilen bu ikili, aşklarını evlilikle taçlandırmışlardır.

Herkes Fuad Süren'in akademik kariyer yapmasını beklerken o, iş hayatına atıldı. Patronu da ünlü Piyale makarnalarının sahibi Tahsin Piyale idi. Tahsin Piyale İzmir'de Metal Türk A.Ş. adında kurduğu şirket için müdür arıyordu. Eşi olan Leyla Hanım'ın tüm eleştirilerine rağmen "merak etme, biraz para yapıp 25 yaşımı ikmal edince çekilirim, kafayı daha fazla çalıştıran bir mesleğe girerim" diyerek işe başladı. Artık o, tanınmamış, faaliyet alanı olmayan küçük bir firmanın, tecrübe ve iş bilgisinden yoksun 23 yaşındaki bir müdürüydü. 1945 yılında oğlu Faruk Süren'e kavuşan Fuad Süren eşine verdiği sözü unutmuştu.

Bir dönem esnafın vazgeçilmezlerinden olan kollu hesap makinesi Facit'i Türkiye'ye ilk kez Fuad Süren getirir. Süren'in müdür olduğu şirket beklenmedik başarılar elde eder ve bir süre sonra yabancı ortaklı bir şirkete dönüşür. Şirketin ismi Transtürk olarak değiştirilir. Bir süre sonra yabancı ortağın tüm hisseleri devralınır. Transtürk 5-10 sene içinde Türkiye'nin sayılı dış ticaret ve finans firmalarından birisi olur.

Fuad Süren bir sanayi tesisi kurmaya karar verir. İlk sanayi yatırımı 1968 yılında "Makine Takım" olur. Bugün Makine Takım hala kesici takımlar sahasında Türkiye'de pazar lideridir.

Fuad Süren işlerini büyüterek Olmuk Oluklu Mukavva Sanayi, Transtürk Kimya, Akdeniz Turistik Tesisleri, Likitgaz Dağıtım, Anadolu Çimentoları başta olmak üzere birçok büyük çaplı tesisin sahibi olmuştur.

Daha fazla büyümek için 1972 yılında şirketleri halka açmaya karar verirler. Fuad Süren ve ekibi bu işlemi daha sağlıklı yapmak için "Meban" adlı şirketini kurar. Meban, yurtiçi ve yurt dışındaki Türk gruplarına finans hizmeti veren bir şirket olarak faaliyetlerine başlar.

Banker Kastelli diye bilinen Abidin Cevher Özden Meban muteber şirketlerin hisse senetlerini ve tahvillerini pazarlayarak tasarruf sahiplerine gelir temin etmeye başlar. Ancak ünlü Banker Kastelli Olayı patlak verir. Bu dönemde Kastelli, İşviçre'ye kaçmakla güven bunalımı yaratır. Güven bunalımı dolayısıyla kısa vadeli tasarruf sahipleri paralarını Meban'dan hemen geri isteyince Meban zor durumda kalır, çünkü Koç ve Yaşar Holding gibi itibarlı gruplara uzun vadeli verdiği paraları geri isteyemez. Meban ciddi bir krize girer.

Turgut Özal'ın "Halk Transtürk vardır diye Meban'a güvendi. Transtürk muhakkak Meban'ı desteklemeli. Kastelli'den sonra Meban da aciz duruma düşerse, hükümet düşebilir." demesi üzerine Fuad Süren en iyi sanayi tesislerini ve gayrimenkullerini rayiç bedellerinin çok altında fiyatlarla satarak kaynaklarını Meban'a tahsis eder. O sayede tasarruf sahipleri Meban'dan faizleri ile birlikte paralarını geri alırlar. Fakat 1980 başlarında Türkiye'de Koç ve Sabancı'dan sonra üçüncü grup olarak kabul edilen Transtürk de varlığının yaklaşık üçte ikisini kaybeder.

Meban bunalımının çözümünde Faruk Süren büyük rol oynar. Fuad Süren 1990 senelerinde işleri Faruk Süren'e devretme zamanı geldiğini düşünür. 1990'da Transtürk'ten tamamen ayrılır.

Fuad Süren yine de eşine verdiği hiçbir işe karışmayacağım sözünü tutamaz ve Ortadoğu Yatırım ve Finansman'ı canlandırmaya karar verir. Esas amacı oğlu Reha Süren'i meslek sahibi yapmaktır.

Ortadoğu Yatırım ve Finansman, gerek holding, gerek savunma sahasında, gerekse de yabancıları Türkiye'ye getirmekte (Carrefour hipermarketler zinciri) başarılı olur.

Fuad Süren, Lucescu'nun hocalığını yaptığı Shakhtar Donetsk takımının da sahibi olan Rusya'nın sayılı zenginlerinden işadamı Rinat Ahmedov'a Erdemir özelleştirmesi için danışmanlık yapmıştır.

.............



Fuad Süren

İSTANBUL HUKUK FAKÜLTESİ' nden sınıf birincisi olarak yeni öğrendiğime göre, şimdiye kadar alınmamış yüksek notlarla, mezun oldum.



-Akademik bir kariyere hedeflenmiştim.



-Fakat, yeni kurulmuş küçük bir şirkete müdür olmak üzere bir teklif aldım.



-Önerilen maaş, Üniversiteden alacağımın dört misliydi.



-Para kazanıp, birkaç yıl sonra Üniversiteye geri dönmek niyeti ile teklifi kabul ettim.



-Parayı kazandım, fakat Üniversiteye geri dönmedim.



-TRANSTURK sanayi, mali, ticari bir grup olarak gelişti.



-1990 yılında başkanlığı oğlum FARUK SÜREN' e devrettiğim zaman TRANSTURK, KOÇ ve SABANCI' dan sonra TÜRKİYE' deki üçüncü grup olarak kabul ediliyordu.



-FARUK SÜREN, TÜRKİYE' de çok popülerdir, çünkü GALATASARAY Futbol Kulübü Faruk' un GALATASAY Kulübünün Başkanlığı sırasında Avrupa Şampiyonu oldu.



-1990 yılında TRANSTURK' den ayrıldıktan sonra kendi şirketimi, ORTADOĞU YATIRIM VE FİNANSMAN' ı kurdum. Bu şirket;



v savunma

v gayrimenkul

v turizm



gibi takım sahada başarılı olmuştur.



-Şimdi de ortağı olduğum PRAGMA' ya gelince, 5 genç tarafından yaklaşık üç sene önce kurulmuş, oldukça yeni bir Yatırım Bankacılığı kuruluşudur. Bu beş kişinin her biri AMERİKA' da tahsil ve eğitim görmüş olup, en başarılı Türk yatırım kuruluşu olan GLOBAL' in şirket birleşimlerini sağlayan bölümünü teşkil ediyorlardı.


FUAT SÜREN

17.01.2006

.
.


Transtürk, babasını kaybetti

Transtürk Holding?in kurucusu Fuat Süren, daha önce 1994 ve 2000?de iki kez yenmeyi başardığı lenf kanserine bu kez yenik düşerek 88 yaşında hayatını kaybetti.

1970-1980 yılları arasında Türkiye?nin en zengin üç kişisi arasında yer alan Fuat Süren'in cenazesi, bugün Teşvikiye Camii'nde kılınan öğle namazının ardından 60 yıldır yaşadığı Bebek?teki Aşiyan Mezarlığı?ndaki aile kabristanında defnedildi.

Fuat Süren'in büyük oğlu, Galatasaray Kulübü'nün eski başkanı Faruk Süren, Hüsnü Özyeğin'in babasına 6 ay önce teklif ettiği Fiba Holding Başkan Danışmanlığı teklifinin kendisini çok mutlu ettiğini belirterek, şunları söyledi: "88 yaşında bana böyle bir teklif yapıldı diye çok sevinmişti. 'Hüsnü Bey (Özyeğin) hayatımda görmediğim güzelikte bir oda tahsis etmiş' diyordu. Ancak bu görevi kabul ettikten sonra yeniden hastalandı ve 6 ayda ancak iki kez odasına gidebildi. Kendisini çok gururlandıran, çok onur veren bu görevi yerine getiremedi."


1943'TE TRANSTÜRK'Ü KURDU: 1919 yılında İstanbul?da doğan Fuat Süren, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1942 yılında mezun olduktan sonra 24 yaşında iş hayatına atıldı. 1943 yılında Transtürk?ü,1958?de Makina Takım fabrikasımı kurdu. 1971?de Transtürk Holding?i holdinge çevirdi, 1972 yılında da holdingi halka açtı. 27 Mayıs sonrasında hakkında yapılan ihbarlar, 1980 sonrasından da banker krizinde finans şirketi Meban yüzünden iki defa iflasın eşiğine gelen Fuat Süren, Türk ekonomisinin kilometre taşlarından biridir.

GENÇLERE YOL GÖSTERİYORDU: 1990 yılında Transtürk Holding'in Yönetim Kurulu Başkanlığı?nı oğlu Faruk Süren'e devrettti. Transtürk?ün icraatinden tamamen ayrılarak, 1980?lerde kurduğu danışmanlık şirketine zaman ayırmaya başladı. Son dönemlerinde ise Global Menkul Kıymetler?den ayrılan 5 gencin kurduğu yatırım danışmanlığı şirketinde gençlere duayen olarak yol gösteriyordu.


.

Fuat Süren vefat etti

Galatasaray Kulübü'nün eski başkanlarından Faruk Süren'in babası Fuat Süren vefat etti.
21 Mayıs 2007 Pazartesi 17:49

Piyale'yi Piyale yapan, Türkiye'yi kollu hesap makinası Facit ile tanıştıran, Türkiye'nin sayılı sanayicilerinden biriydi

Sanayinin duayenlerinden Fuat Süren, 88 yaşında vefat etti. Süren'in cenazesi Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazını takiben toprağa verildi.

Galatasaray'ın eski başkanlarından Faruk Süren'in babası Fuat Süren, 1919 yılında Beyoğlu'nda diş hekimliği yapan, Atatürk'ün yanı sıra Şükrü Saraçoğlu, Tevfik Rüştü Aras gibi dönemin ünlü isimlerinin dişçisinin oğlu olarak dünyaya geldi. 23 yaşında iş hayatına atıldı.

Patronu da ünlü Piyale makarnalarının sahibi Tahsin Piyale idi. Tahsin Piyale İzmir'de Metal Türk A.Ş. adında kurduğu şirket için müdür arıyordu. Kollu hesap makinesi Facit'i Türkiye'ye ilk kez Fuat Süren getirdi.

Fuat Süren, sanayi tesisi kurma hayalini ise 1968 yılında ?Makine Takım?ı kurarak hayata geçirdi. Ardından Olmuk Oluklu Mukavva Sanayi, Transtürk Kimya, Akdeniz Turistik Tesisleri, Likitgaz Dağıtım, Anadolu Çimentoları başta olmak üzere birçok şirketi devreye soktu.

1972 yılında şirketleri halka açmaya karar veren Fuat Süren, bu işlemi daha sağlıklı yapmak için ?Menkul Değerler Bankerlik ve Finansman A.Ş (MEBAN)? adlı şirketi kurdu.

Ancak Banker Kastelli olayı patlak verince MEBAN da zora girdi. Süren, sanayi tesislerini ve gayrimenkullerini satarak kaynaklarını MEBAN'a tahsis etti.

Daha sonra işleri oğlu Faruk Süren'e devredip kendisi Ortadoğu Yatırım ve Finansman'ı canlandırmaya karar verdi.

Yabancı şirketlere danışmanlık yapmaya başladı. Shakhtar Donetsk takımının sahibi, Rusya'nın sayılı zenginlerinden Rinat Ahmedov'a Erdemir özelleştirmesinde danışmanlık yaptı.


http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?TabId=855&mid=6742&ItemId=4221
.................

6 Birinciteşrin 1936 CUMHURÎYET Cumhuriyetin büyük Avrupa anketi [Baştarafı 1 inci sahifede] İtalyan parası da düşti IBaştarafı 1 inci sahifede i Kurtuluş günü Kutlu olsun [Baştaraft 1 inci sahifede) ona ilkönce, elinde üç renkli bayrakla askerlerini zafere götüren Arcole fatihinin muhteşem portresini yaptırdı. Ondan sonra bütün Napoleon devri, harblerile, zaferlerile, tarihî çehrelerile Gros'nun tablolarında, ölmemek iizere yaşamağa başlamıştı. Fransız resmi üstünde büyük tesirleri kaydedilen bu ressam, Gericanet ve Delacraix'ya çıkan geniş yolun başında sayılıyor. Resimdeki romantizm hareketinin ilk mübeşşirlerinden biridir. Olümünün yüzüncü yılı vcsilesilc onun «San'aün gayesi ne ise, ne olduysa, ne ve Dlacrobı'nın, Gericault'nun eserleri Petit Palais müzcsinde toplanmış ve Pa olmak lâzımsa odur: San'at, gene san'at, rise gittiğim günlerde «Gros ve dostları» daima san'at, her şeye rağmen son'at, sergisi henüz açılmıştı. ebediyen san'at. San'atin gayesi ne midir? San'atın gayesi, san'atm kendisi, san'atın Büyük bir kalabalık içinde bu sergiyi ben de gezdim ve Napoleon'Ia ressamı menşei, san'tm yapısı, san'atm benzini, arasmdaki deha benzerliğinin büyük ve san'atın her şeyi aşktır; yaşamak sebebi sikalan önünde epeyce kaldım. Fransa ve aşktır.» «îstihzayı ve espriyi sevmem. Nate için bu tablolardan her biri Napoleon'un fetihleri kadar şereftir ve kılıda fırçanm mam ve kapalı fikri sevmem. Anlayışı, zaferlerini tek satıh üstünde birleştirmiş tam görüşü, varhğın sebebi olan aşkı ve tir. Bu sergi Fransız ordusile Fransız san'atı, ayaklan yere basmanm emni san'atınin müşterek bir istilâ plânına gö yetini severim.» re Avrupaya yayıldığı zannmı verecek «Dört senedenberi bir dakika gözümü derecede, iki kudretin bir arada tecellisi kırpmadım, bir dakika uyumadun.» ne vesile oluyordu. Ekolü ve ifade nev'i «Biliyor musunuz mösyö, biliyor mubize bugün hangi nisbette masum ve ipti sunuz, aile, dostluk, herşey, oo... Emin daî görünürse görünsün, Napoleon d e v olunuz ki... (Yerinden fırladı, koştu, rinin büyük üslubuna sahib bir san'atkâ ortadaki masanın etrafını döndü ve cünr nn o devri Napoleon'la beraber yara lesine devam etmeden sozüne devam ettanlardan biri olduğuna şüphe edilemez. ti:) Müthiş sancdarun var. Fakat sonuBir ceneralde iradesini ve bir san'atkârda na kadar kuvvetli olmak lâzım. Hayatı muhayyilesini bülan o kudretin asıl adı sonuna kadar... Ben kulunçlanma rağne Napoleon, ne de Gros, sadece ve tek men kuvvetliyim. Ayakta öleceğim.» kelime ile: Fransadır. «Kübizm mi? Yenilir mi? Onlara hir cırnı ebnedim. Onları hiç hakir görme Ikisinin ölümünden sonra da Fransızın elindeki fırçanın zaferleri devam ediyor. dim. Onlar da bize ne fayda getirdiler, Bütün Montmartre, kapılanm politika ne zarar. Ne kaldı onlardan mösyö? şarnatalanna kapamış, miting ve grev Hiç! (avcunu üfliyerek:) Püff...» yaygaralarına kulaklarını tıkamış atölye«San'at eserinin başında, ortasında ve lerle doludur. sonunda muayyen heyecan lâzım. Ooo... Ben bunlardan birkaçını ziyaret ettim. Ne diyorsunuz siz? (Yumruğunu masaYalmz hayvan heykelleri yapan M. ya vuruyor) ben yaşatan, yahud öldü Guyaut'nun atölyesinde bir gergedanın ren silâhlan severim, küçük şeyleri seveiskeleti, san'atkân Cenevrenin bütün nu rim, gayrimümkünü severim.» tuklarından fazla heyecana getiriyordu. «Deha kemiyetine lüzum yok, deha Her taraf, vahşi ormanların içinde etüd lâzım.» edilmiş hayvan anatomilerile, kalıblarile, «Komünizm en güzel düşünülmüş ve iskeletlerile, heykellerile dolu. daima en ters tatbik edilmeğe mahkum Ressam Utrillot'nun annesi ve Louvre bir rüyadır. Ben bütün rüyalan severim.» «Yeniler... Her oyım mümkündür... müzesine vanncıya kadar birçok rnüzelerde ve galerilerde eserleri bulunan res San'atta olduğu gibi... Fakat izaha meçr sam Madam Suzanne Valadon'la konuş burdurlar. Kendini izah etmiyen, ifade* mama delâlet eden M. Caillard da res siz bir san'at san'at değildir. Picasso bile samdır. Atölyesinde, «French Cancan» izah ediyor. İzahsız yenilikleri faydasız dansına hazırlanan artistlerin büyük bir telâkki ederim. Michel Ange kübik dekoratif panosunu bitirmeğe uğraşıyor miydi ?» talebelerinden, gendiğinden, üstadların* dan, satıcılarından, hizmetçisinden bah setti. Ben bu ruh azgınlıgınPresimlerinde gördüğüm şaşırtıcı ifade disiplinine nasü kavuşturduğumı merak ederek onu büyük bir sabırla dinlendikten sonra bir iki sual sorabildim. Verdiği cevabların sorduklarımla doğrudan doğruya alâkası yoktu. Ekseriya bir cümlesini bitirmeden ötekine başhyor ve düşünceleri arasmdaki akıl bağlannı sık sık koparıyordu. Çılgm, savruk, insicamsız cümleleri arasında acele not edebildiğim birkaçım buraya kaydediyorum: derhal almıştır. Malî hususatta herhangi Bugünkü merasim bir spekülâsyon teşebbüsünü tenkil et Istanbulun kurtuluş günü bugün büyük meğe karar venrTîştir. Ekonomik ve siyasî merasimle kutlulanacaktır. Merasime sahususatta da ekonomik otarşi devam e at 10 da atılacak toplarla Sultanahmed decektir. Çünkü bu, millî müdafaa için meydanında başlanacaktır. Resmigeçide elzem görülmektedir. Ancak kontenjan iştirak eden alay saat 1,30 da Sultanahları hafifletmek ve hususî takas usulünü medden tramvay yolunu takiben Tak kaldırmak için ticaret mübadeleleri müs sime gidecektir. teşanna mezuniyet verilmiştir. Hükumet Alay Taksimde toplandıktan sonra birçok ithalâttan kıymetleri üzerinden a evvelâ îstiklâl marşı çalınacak ve bilâ lınmakta olan gümrük resmini ilga etmiş hare de Istanbul Belediyesi namma abitir. deye çelenk konacaktır. Belediye ve TaMusolini, sulh için milletlerin teşriki lebe Birliğinden birer kışi burada nutuk mesaisi lüzumuna dair olan Fransız In~ söylıyecektır. Saat Dörtte ordu tebrik edilecek ve giliz Amerikan beyannamesine iştirak etmektedir. îtalya serbest mübadele ka gece Vali Muhiddin Üstündağ ordu şerefine bir ziyafet verecektir. pısını aralık etmıştır. Bugün bütün mektebler kapalıdır. Klering tediyatına devam edilecek Belediyeden: Roma 5 (Hususî) Kabinenin bu* Istanbulun kurtuluş yıldönümünü kut . günkü karanndan sonra, bir haftadan lulama merasimine iştirak edecek olan aben durdurulmuş olan klering tediyatına lay birinciteşrinin 6 ncı günü saat 10 da bundan sonra liretin yeni kıymeti ile de Sultanahmed meydanında toplanacaktır. Saat 10^0 da hareket ederek Tafcsim meyvam edilecektir. danına gidecektir. Kabine cumartesi günü tekrar toplanaBu törende bulunmak üzere İstanbulda rak iktısadî ve malî vaziyeti bir daha bulunan saylavlar, şehlr meclisi üyeleri, süel generaUer ve subaylar, adliye ve mülgözden geçirecektir. İstanbula yakın bir şehrin elektrik ; PAR,1LAR santrahnda istihdam edilmek üzere bir elektrik mühendisi aranıyor. Ücreti göAİU 8AU, 32. 621. 1 Sterlln rüşülerek ve yahud muhabere edilmek :2î. 1.6. 1 Dolar suretile kararlaştınlmak üzere talib o20 Fransız Fr. 112. 112. 20 Liret . tesçil edflmemişrir lanlann mühendis diplomasile şimdiye 20 Belclka Fr. 20 Drahml kadar istihdam edildiği elektrik mües F 20 İsvicre Pr. 57 \)6\ 120 Leva çil edumem Işür i seselerinden aldığı vesikalarm asıllarını 1 Plorln veyahud musaddak suretlerini Istanbul, 1 20 Cek fcronu 1 Avusturva 81 Sirkeeide Mühürdarzade hanında tüc 1 Peceta cardan Bay Halil Kacara göndermeleri 1 Marfc > 1 Zlotl ilân olunur. Istanbul Borsası kapanış fiatleri 5 10 1936 Mühendis aranıyor ö. ] 20 Leva 1 Penrt 20 Dlnar 1 Yen Ruble 1 îsveç kuronu 1 Türk altını 1 Banknot Os B > t » 1 ] Kimyagerler Kongresi i ' 984. 242. y86, 248. Türkiye Genel Kimyagerler Kurumu Istanbul Şubesinden: ÇEK. L E B Açıüş Liret kiymetten düşürülmemiş »ade maarif erkânı, matbuat mümessllleri, slce diğer paralarla müsavileştirilmiş yasal Parti başkanlan, hayır ve meslek ceRoma 5 (Hususî) Bu akşamki gazeteler İtalyan lireti hakkında kabine ta* rafından verilen karardan bahsederek, liretin kiymetten düşürülmediğini, sadece diğer paralara müsavHeştirildiğini yaz maktadırlar. ^ Kabine ayni zamanda bilumum emlâk ve arazi sahiblerini emlâk ve arazilerinin kıymeti üzerinden yüzde beş nisbetinde yeni bir vergiye tâbi tuönıya karar ver miştir. Akşam gazeteleri bu yeni verginin esbabı mucibesini şu suretle izah etmekte * dirler: 1 Bütçe muvazenesini temin etmek, 2 Habe? harbinin masraflarını kapatmak, 3 Liretin diğer paralarla müsavileştirilmesi münasebeüle müteessir olan sanayi ve ticaret erbabının fedakârhklanna emlâk ve arazi sahiblerinin de iştirakini temin etmek. kiye rüesası. Belediye erkânı, Üniversite ve miyetleri başkanlan, bankalar direktörleri ve lmtiyazlı şirketler ve esnaf cemiyetleri relslerinin Taksimde hazırlanmış olan tribünü teşrifleri rica olunnr. Elbise: Jaketatay. silindlr şapka. , Londra Nev Yok Parls Mıiâno Brüksel Atlna Cenevre 8ofva Amsterdam Pras Vivana Madrid Berlln Varsova BudaDeste Bükres Beisrad Yokobama Moslrova Stokholm 523, U.Î910 lfc.9310 tesçil edilmemiştir İL ÎU 07 i812 Kurumumuz şube kongresi 9 birinciteşrin cuma günü saat 17,30 da EminöKapaaı» ı nü Halkevinde (Cağaloğlunda) topla 6il ' «7885 nacaktır. tstanbuldaki üyelerimizin gel17. i mesini dileriz. | 1 (1)3 I e8 1645 Ö.452Ü 3.4 ilO 61.2J54 64.4125 . 1.5( 40 1.51 U.26Ü U.3236 4.2325 4 2165 ! 7 2712 7.2946 ly 46 1.9754.2536 1 675 \ İM 13() 4^27v tesçil edilmemiştir tesçil edilmemiştir , 17.6681 17.61 A, 3.1130 ı I23i ' ÜÖOİİO dö.lBÖ Ispanya millicileri Oviedoya yaklaştılar [Baştarafı 1 inci sahifede] ESBAM Açüı? Aslan çlmento Merkez Bankam l i.55 90. ! Kapanış 12.50 92. yürüyecek olan kuvvetlere bizzat kumanda edecektir. Diğer cephelerde kanh muharebeler cereyan etmektedir. ISTtK RAZLAR Açılı* rürk borcu l radeU » » d vadeli 23.45 2136 Kapanı* J3.45 21.35 Oviedoya doğrtt Seville 5 (A.A.) Nasyonalistler dün Bilbaoya otuz kilometro kadar yaklaşmış bulunuyorlardı. Hükumet kuvvetlerinin ümidsiz mukavemetlerine rağmen nasyonalistler mütemadiyen ilerlemektedirler. Anadoln I » TAH TaueU VILAT Açılış Kapanıs 42 60 4İ.60 45.50 * > mü. vadeli n va. I Desin 42.90 42.90 45'85 Bozüyük icra memnrlnğnndan: Açık arttırma ile paraya çevrilecek Asilerin karargâhı Solamonka gayrimenkuliin ne oldnğu: Yirmi dört sene müddetle imtiyazı mevcud mağnakledildi Çekoslovakya klering muamelesini nezit yüksek teklis fırını ve dieel mo Londra 5 (Hususî) Madrid üzedurdurdu rine yapılacak büyük hücum hazırlıkları törii asansör ve müştemılâtı. Prag 5 (A.A.) Çekoslovakya ikmal edildiği cihetle, asilerin karargâhı Takdir olunan kıymet: Yirmi sekîz bankasının bir tebliğine göre mezkur Burgostan Solamonka nakledilmiştir. bin liradrr. banka bugünden itibaren ve iş'ari ahire Arttırmanın yapılacağı yer, gün, saat: Ademi madahale komitesinin 30 teşrinievvel 936 cuma günti saat 10 değin kleringe dahil memleketlerle kle ittihamları ring hesabına para kabul etmiyecek ve da Bozüyük icra dairesinde. Londra 5 (A.A.) İspanya işlerine 1 İşbu gayrimenkulün arttırma tediyatta bulunmıyacaktır. Binaenaleyh ademi müdahale anlaşmasma riayet edi jartnamesi 30/9/936 tarihinden itibaren aşağıdaki memleketlerle klerig münase batı iş'ari ahire değin inkıtaa uğramıs lip edilmediğini tahkik ve tetkik eden (635) numara ile Bozüyük icra dairesiMecurdan intifaın imkânsızlığına bitır: Bulgaristan, Almanya, îtalya, Yu gayriresmî komitenin raporu dün akşam nin muayyen numarasmda herkesin gö naen zikri geçen mukavelename ile mal rebilmesi için açıktır. İlânda yazılı olangoslavya, Yunanistan, Avusturya, Tür neşredilmiştir. sahibleri ve müsteciri evvele karşı iltiBu rapor, Portekiz, İtalya ve Alman lardan fazla malumat almak istiyenler. kiye ve kısmen Macaristan ve Romanya. zam eylediğimiz vecaibden verasete kalyanın, anlaşmanın akdindenberi asilere işbu şartnameye ve (635) dosya numadu. Modern resim ve yeni temayüller «Her arzuyu kıskanmak lâzımdır. Polonya parasını düşürüyor dığımız hükmü kanun iktızasmdandır. silâh ve mütehassıs göndermiş olduklannı rasile memuriyetimize müracaat et • Keyfiyet malumları olmak üzere işbu hakkında sorduğum bir suale şu cevabı Arzu, ne büyük kuvvet! Arzu, herşeyin Vorşavo 5 (A.A.) Zlotynin kiyve bundan başka gene Portekizin, Mad melidirler. verdi: ba;ı.» ihbarnamelerden bir nüshasmm Sultametten düşürülmemesi hakkında Maliye 2 Arttırmıya iştirak için yukanda Ustündeki tecrübeler, iddialar ve «İtalyan sergisi harikulâde idi. O re Bakanınm verdiği karan kabine bugünkü rid hükumetine karşı kendi topraklann * nahmed birinci sulh hukuk hâkimi Bay da asilere üssülhareke temin eylediğini yazıh kıymetin % 7,5 nisbetinde pey Celâl Fuada ve bir nüshasının İş Bannazariyeler ne olursa olsun, kalan ve sim] erin içinde sevmediklerimi bile sev toplantısında ıttıfakla tasvib etmiştir. veya millî bir bankanın teminat mek meydana koymaktadır. daima kendi kendisi olan birşey vardır ki dim. Kaybolmaz eserler onlar, ah, kay kası tstanbul şubesi memurlanndan Çek kuronunun düşmesi tubn tevdi edilecektir. (124) Sovyet işçüerinin yardımı o da resimdir: Her temayülün, her eko bolmıyacaklar...» Reşid Fuada ve bir nüshasmm müs Viyana 5 (A.A.) Çekoslovakya 3 İpotek sahibi alacakhlarla diğeı teciri evvel Paul Hildebrandın vekili Moskova 5 (A.A.) Sovyetler lün üstüne çıkan resim. Her yeni nazari«San'at, ölmemek arzusudur; asgarî Icuronunun devalüasyonu Avusturyada Birliği işçileri tarafmdan ispanya kadın alâkadarlann ve irtifak hakkı sahib Beyoğlunda tstiklâl caddesinde 303 nuye resme yeni bir kabiliyet getirir, fakat ölüme karşı isyandır!» iyi karşılanmamıştır. ve cocuklanna yardım için yapılan iane* lerinin gayrimenkul üzerindeki hakla maralı Mısır apartımanında mukim diş işte o kadar. Vazifesini yapmıjtır, çekilVe söylüyor, söylüyor... Bir aralık Rayşpost gazetesi bunda hiç şüphesiz rını hususile faiz ve masrafa dair olan doktoru Arşak Sürenyana tebliğini ve melidir ve resmin kendisini rahat bırak duvarda hasta oğlunun kendi elile yap olarak siyasal bir hareket görmekte ve de toplanan para ile satın alınmış erzak iddialarını işbu ilân tarihinden itibaren mal sahiblerinden Bayan Raife ve Bamalıdır. Kübizm, sürrealizm ve saire de tığı portresini okşadı, sonra kolları aşa Parisin, Çek hükumetini bu hattı hare • yüklü Zyraiene adlı Sovyet vapuru İs yirmi gün içinde evrakı müsbitelerile yan Muallâ ile Bay Âlinin ikametgâh diğimiz hareketler resmin ifade vasıtala ğı düşerek vücudü uzun müddet hare kete sevk için şiddetli bir tesir yaptığını panyaya müteveccihen Odesadan hare ket etmiştir. Vapur, 2250 ton buğday, birlikte memuriyetimize bildinneleri lan meçhulümüz olduğundan onlar rına ilâve edecekleri kabiliyetin yerini ketsiz kaldı. Yüzü duvara çevrili duru zannetmektedir. 675 ton şeker, 375,000 konserve kutu icab eder. Aksi halde hakları tapu si hakkında da ilânen tebligat ifasmı ve onun asıl unsuruna sataşmak hırsile dol yordu. Fransada hayat pahalılığı su, 125,000 süt, kahve, kakau naklet cillile sabit olmadıkça satış bedelinin badettebliğ bir nüshasmm tarafımıza durdular. Resimden başka herşey yapArkasına döndüğü zaman büyük bir paylaşmasından haric kalırlar. artmıyacak mektedir. iadesini saygı ile dileriz. mak istiyorlardı. Bu yapılan şeylere resükunet içindeydi, ricamı kabul etti ve 4 Gösterilen günde artırmaya iştiParis 5 (A.A.) Radyo ile neşresim diyenler hemen hemen kalmamıştır. Avam Kamarannda Hali tasfiyede bana atölyesini gezdirdi. Artık çok sa dilen bir nutukta M. Spinasse, Frangın rak edenler arttırma şartnamesini okunAtölyesi daima bir müşteri ve talebe münakaşalar Istanbul ve Trakya Şeker fabrikalan kin, fakat tablolan genclerin imreneceği kiymetten düşürülmesile hayat pahahlığırrruş ve lüzumlu malumat almış ve bunkalabalığile dolup taşan Madam ValaTürk Anonim Şirketi Londra 5 (Hususî) Avam Kama ları tamamen kabul etmiş ad ve itibar bir çeviklikle kaldırıp indirirken, daima nın asla artmıyacağmı söylemiştir. Nazır don yetmiş yaşmda, ufaktefek, zayıf bir Tasfiye heyetinden avukat Salih Zühtü rasının bugünkü toplantısında İspanya olunurlar. çok dincdi. bu hususta Ingiltere, Amerika ve Belçi kadındır. Gencliğinde cambazmış. TraBahçekapı. Taş Han numara 16 hâdiseleri hakkında hararetli münakaşa5 Tayin edilen zamanda gayTİmenkayı misal diye göstermiştir. «Yalmz pezden düşerek bacağı kırılmış ve bu işlar yapılmıştır. Amele fırkasma mensub kul üç defa bağrnldıktan sonra en çok demiştir, bazı yabancı mallann fiatında ten vazgeçerek Renoir gibi büyük resIngilterede teslihat meb'uslar tspanyol hâdiselerine karşı arttırana ihale edilir. Ancak arttırma olunan kimse derhal veya verilen mühbiraz yükseklik husule gelebilir. Ancak, samlara modellik yaparken istidadı keş[Baştarafı 1 inci sahifede] İngilterenin takib ettiği siyaseti şjddetle bedeli muhammen kıymetin yüzde yet let içinde parayı vermezse ihale kararı bizimle beraber paralannı düşürmüş bufedilmiş. Ömrünün içinde yanm asrını Daha şimdiden kısmen faaliyete gir tenkid etmişlerdir. M. Henry Greenwood miş beşini bulmaz veya satış istiyenin fesholunarak kendisinden evvel en yükFransanm en meşhur fırçalarına evvelâ miş olan yeni hava kuvvetleri çabuk en lunan İsviçre ve Belçika mallarını bu ih İngiltereyi faşizme karşı müsamehakâr aiacağına rüçhanı olan diğer alacaklı sek teklifte bulunan kimse arzetmiş oltalebelik, sonra arkadaşhk etmekle geçi dahtlı toplarla mücehhez ve hafif tay timalden haric tutmalıdrr.» lıkla itham ederek demiştir ki: lar bulunup ta bedel bunların o gayri duğu bedelle almağa razı olursa ona, ren Valadon, hâlâ genc bir ceylân kadar yareler kadar hızlı gidebilen ve tonlarca Bundan sonra M. Spinasse her eya « Avrupada yeni bir faşizm devleti raenlnıl ile temin edilmiş alacaklannm razı olmaz veya bulunmazsa hemen on çeviktir ve vücudünden sesine, sesinden bomba nakledebilen makinelere malik o lette teşkil edilen fiatlarm artmlmasma kurulmak üzeredir. Demokratik millet mecmuundan fazlaya çıkmazsa en çok beş gün müddetle arttırmıya çıkanlıp cümlelerine geçen akrobasilerle konuşur: lacaklardır. Bu makineler ianesile, bir karşı seri ve müessir tedbirler alacak <r ler derhal faaliyete geçerek Avrupayı arttıranın taahhüdü baki kalmak üzere en çok arttırana ihale edilir. İki ihale Oturur, kalkar, sıçrar, bağınr, birdenbire Ingiliz şehrine baskın yapan bir düşman lan «fiat kontrol komisyonlan» nın fa ve dünyayı felâkete götürecek olan teh arttırma on beş gün daha temdid ve on arasındaki fark ve geçen günler için kızar ve kahkahalarla güler, yumrukları memleketin herhangi bir şehri, bu bas aliyet tarzlan hakkında izahat vermiş likeli bir cereyanın önünü almahdırlar.» beşinci günü ayni saatte yapılacak art % 5 ten hesab olunacak faiz ve diğer nı sıkarak havada sallar, yahud masanın kından bir iki saat sonra tahrib edebile tir. Amele fırkası lideri binbaşı Atly de tırmada, bedeli satış istiyenin aiacağına zararlar ayrıca hükme hacet kalmak üstüne vurur, odanm içinde birçocuk gibi cektir. Bu siyasa diğer bir memlekete Mısır parasını düşürmiyecek hükumeti tenkid ederek, îtalya ile Al rüçhan olan diğer alacaklılann o gayri sızın memuriyetimizce alıcıdan tahsil koşar, bir erkek gibi haykırır, daima bir karşı taarruz amaclan takib etmemekte. Berlin 5 (A.A.) Bir haftadır bu manyanm bitaraflık anlaşması hilâfına menkul ile temin edilmiş alacakları olunur. cambazlık hasreti ifşa eden anî veşiddetli yalmz hükumetin hava müdafaası için en rada bulunan Mısır Başvekili Nahas PaMağnezit fabrikasınm yukanda göstehareket ettiklerini söylemiş ve Madrid mecmuundan fazlaya çıkmak şartile, hareketlerle atölyesine bir sirk havası dol müessir şeklin mislile mukabele olacağı şa Havas Ajansınm Berlin muhabirine hükumetine yardım edilmesini, faşist teh en çok arttırana ihale edilir. Böyle bir rilen 30/10/936 tarihinde Bozüyük icra durur; bazan harikulâde bir trajediyen na kani bulunduğunu göstermektedir. verdiği beyanat sırasında, Mısırın para likesine karşı bütün demokratik milletle bedel elde edilemezse ihale yapılamaz. memurluğu odasında işbu ilân ve gösdir, sesînin ve jestinin azamî tesirine varVe satış talebi düşer. terilen arttırma şartnamesi dairesinde Silâhlanma masrafı simdilik mahdud sını kiymetten düsüreceğine dair olan ha rin birleşmesini taleb etmiştir. mak için vücudünün bütün kabiliyetlerini (26085) telâkki edilmemelidir. Program, masra berleri tekzib etmiş, ve: «Mısır zengin 6 Gayrimenkul kendisine ihale satılacağı ilân olunur. heyecanının emrinde çalışhnr: Kaşları, bir ülkedir, maliyesi sağlam ve bütçesi Ingiltereye kuşyemi ve kepek fa bakılmaksızın başanlacaktır. gözleri, omuzları, elleri, ayaklan devamh Elenko Parisinin mirasını kabul eden mirasçılarından İsviçrede mütevazindir» demiştir. te ihrac edilecek ve aralıksız bir taşkmlık halinde, ruhunu Habeşistanda tecziye edilen Türkofis kuşyemi ve kepeğin de hu ölen Janın ikametgâhı meçhul mirasçılarına: bo$altmanın her vasıtasını meşru gören, Efgan Harbiye Nazırı bubat başlığı altında Ingiltereye soku müteahhidler söylemezse, haykırmazsa, yerinden sıçraMoskova 5 (A.A.) Efganistan labileceğini dün alâkadarlara bildir Roma 5 (A.A.) Asmaradan Stefani Millî Müdafaa Bakanı Serdar Şah Marr miştir. Bu suretle İngiliz takasında mazsa, koşmazsa, ayağını yere ve yumEvvelki muris Elenkonun Emniyet Sandığından 4/11/929 tarihinruğunu dizine, masaya veya boşluktaki ajansına büdiriliyor: mud Han ve beraberinde bulunanlar bu mühim bir kazanc elde edilmiş olmakde bir sene müddetle borc aldığı 4500 liraya karsı birinci derecede Vali, Adigrat Amba Alagi yolu ü gün Leningraddan hareket etmişlerdir. muhayyel bir düşmanm suratına vurmaztadır. ipotek gösterdiği Galatada Bereketzade mahallesinde Ziirafa so sa hemen çıldıracakmış hissini veren bir zerindeki inşaatı ansızın teftiş etmiş ve işçilerine karşı yolsuz hareket eden^akağında eski 35, 37, 39 yeni 35, 37 numaralı haneye dairemizce takadın! Norasteni, zı müteahhidler hakkında şiddetli te yin olunan ehlivukuf tarafmdan «6000» lira kıymet takdir edilmiszaflyet ve Ziyaretimin asıl sebebini anlatmıya dabir almıştır. tir. 2004 numaralı kanunun 103 üncü maddesi mucibince bu kıymete Chlorose yanm saat kadar meydan bırakmadan 75,000 liret para cezasına mahkum ebir itirazınız varsa üç gün içinde 934/699 numaralı dosyasma bildirbana kedilerinden, zavallı hasta ve bü dilen dört müteahhid memleketlerine beııizsızhk ıdn ycgâne deva kanl ihya eden C I D f l D meniz ilân olunur. (1897) yük san'atkâr oğlundan, majıallesinden, iade edileceklerdir. Enmuntahipetibba tarafından tertip edilmistir. OHvUJT Beyoğlu Birinci Noterliğine Beyoğlu Birinci Noterliğinden musaddak 17 ağustos 1332 tarihli mukavelename ve 24 eylul 1335 tarihli zeyil ile sahibi müteveffa Hacı Sadık tarafmdan hali hayatında Almanya tebaasından Paul Hildebranda icar olunan Lüleburgaz kazası dahilinde kâin Türkgeldi ve Karadanişmend çiftlikleri müsteciri ev veli Paul Hildebrandın salâhiyettar vekili müteveffa Vahan Sürenyan tara • fından ölmezden evvel Istanbul ve Trakya şeker fabrikalan Türk Anonim Şiıketine 26 kânunusanide 1928 tarihli muakevlename ile 15 şubat 1928 tari binden 30 eylul 1914 tarihine kadar on üç sene yedi buçuk ay müddetle ve nıukavelenamede yazılı şartlar daire sinde icar edilmiştiler. Bu kere mecur çiftliklerin hükumetçe istimlâki tahtı karara alınarak istimlâke müteallik muamelâtm ifasına mübaşeret ve tahmin edilen kıymeti natık evrak suretleri mecura talik ve Uânatı lâzime icra edilmiş olduğundan mecurun tahliyesi mecburiyeti hasıl olmuştur. Mecur 30 eylül 1936 tarihinde tahliye ve mucirin mirasçılarımn mahalli mezkurda hazır bulunmamalan ve ekserisinin adresleri de şirketçe malum olmadığından mecurun bilâhasar tahliye edildiği mahalline davet edilen Noter huzurunda tesbit ve keyfiyeti mübeyyin zabıt varakası tanzim ve müracaatlerinde mal sahiblerine verilmek üzere mecurun anahtarları yedi adil sıfatile Notere teslim edil miştir. Istanbul 4 üncü İcra Memurluğundan: KANSIZUK


Dernière édition par vahe2009 le Lun 9 Avr 2012 - 14:48; édité 2 fois
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Dim 8 Avr 2012 - 17:23
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 8 Avr 2012 - 17:32
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant

Ermeni Cemaati olaylara daha farlı bir duruşla bakmaktadır:Artık milliyetçilerin hassasiyet noktalarından biri olan Musa Dağ’da 40 Gün gündeme geldiğinde; Cemaat liderleri 1935’te Ermeni cemaat önderlerinden Dr. Arşak Sürenyan’ın söylediği gibi; “Franz Werfel’in Musa Dağında 40 Gün isimli eserin filme çekileceği haberi bütün Türk Ermenilerini müessir etmiştir. Bunun başlıca sebebi, bir Yahudi’nin sırf maddi endişelerde hareket ederek Ermenileri istismar etmeğe kalkışması, diğer bir Yahudi müessesesi olan (M.G.M.) film şirketinin de buna iştirak etmesidir. Ermeniler bu kitabın muharririni tanımıyorlar. Kitabın neşrinde de herhangi bir Ermeninin rolü ve yardımı olmamıştır. Bu yoldaki iddiaları şiddetle reddederiz.” İfadelerine rastlanamaz olacaktır. (Werfel’in kitabı Nazi hükümetini propaganda bakanı Gobells tarafından da yasaklanıp toplattırılmıştır.)



Werfel’in eserinin filme çekilmesi gündeme geldiğinde milliyetçi kamuoyunun her zaman ayağa kalkmasına rağmen, artık Ermeni Cemaati İdare Heyeti kitabı protesto kararı almayacaktır. 15 Aralık 1935 te Werfel’in resmi ve kitabını yakarak protestosunu ifade ettiği gibi bugün filmi çekmesi gündemde olan Mel Gibson’un resmini yakmayacaktır.



O günlerin Cemaat İdare Heyetinin bildirisinde olduğu gibi: “Franz Werfel’in Musa Dağında Kırk Gün isimli esrinin Amerika’da filme çekileceğine dair gazetelerde yazılan haberi, bütün türk Ermenilerinin duygularına tercüman olan heyetimizi çok müteessir kılmış ve içimizde derin bir infial uyandırmış olmakla bu teessür ve infialimizi göstermek için bugünkü müstesna toplantımızı yaptık. Yabancı bir memlekette ortaya atılan bu oyunların, Türk ülkemizde ayrılık ve gayrılığa ait zehirli tohumlarını saçmasından başka bir maksada hadim olmasa gerekir; ve Lakin biz, Türk Ermenileri yurdumuza ve Türklüğe öylekavi ve çözülmez bir bağla bağlı bulunuyoruz ki, bu gibi fesatlıkların sevgili vatanımıza sarsılmaz merbutiyetimize ve Türk birliği mefküresine zerre kadar tesiri olmayacaksa da, heyetimiz uzağı gören ve sezen değerli cumhuriyetimizin bu gibi istismar hadiselerin önüne geçmek için azami kuvvet ve vasıtalara haiz olduğuna emindir.” Sözlere artık rastlanmayacaktır.

http://www.gomanweb.com/gomanweb.com/2008_gomanweb/HABER_YORUM4/Mart_2008/4Mart/Ek_klasor/temel_demirer.htm


Dernière édition par vahe2009 le Lun 9 Avr 2012 - 14:33; édité 2 fois
Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 123
Point(s): 40 403
Moyenne de points: 3,08

MessagePosté le: Lun 9 Avr 2012 - 13:54
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant

Paylasimlar için tesekkürler vahe2009 can Okay
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 9 Avr 2012 - 14:44
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant



20 aralık 1952'de Reha Süren doğdu.Zamparalığın kitabını yazdı...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 9 Avr 2012 - 14:46
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant



Reha Süren'in oğlu Selim Süren Nurettin Hasman'ın ve Güliz Onursal'ın kızları Mina Hasman ile yakalanmış...
Yani babasınsa ders verecek şekilde Playboy'lukta epeyice mesafe almış ..


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 15 Oct 2012 - 07:19
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant

Faruk Süren'e 'fişek'ten dava





İşadamı Faruk Süren hakkında 'evinde yapılan aramalarda ele geçen fişeklerin belgeleri olmadığı' gerekçesiyle 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Yargıda rüşvet iddiaları üzerine İstanbul 16. Ağır Mahkemesi'nde 'Örgüte yardım ve yataklık' suçundan yargılanan Süren, 'Bir yıl önce başka bir soruşturmada ruhsatlı tabancama el konuldu. 60 fişek o tabancaya ait' dedi ama herhangi bir belge ibraz etmedi.Duruşmada sanık Süren'in adresinde çıkan fişeklerin bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

Hilal YILDIRIM / İSTANBUL

ne avlayacaktu acaba ?


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 29 Avr 2013 - 17:16
MessageSujet du message: Wikipedia'ya göre Faruk Süren ALMAN Asıllı Türk'müş....
Répondre en citant

Wikipedia'ya göre Faruk Süren ALMAN Asıllı Türk'müş....


Kategori:Alman asıllı Türkler

A

Asuman Krause
Ayşe Arman

D

Atiye
Kemal Derviş


E

Engin Atsür

F

Faruk Süren

H

Ernst E. Hirsch

L

Leyla Lydia Tuğutlu


http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Alman_as%C4%B1ll%C4%B1_T%C3%BCrkler

Hadi oradan...

doğrusunu öğrenmek için

http://team-aow.discuforum.info/t10970-Surenyan-Ailesi.htm?q=faruk+s%C3%BCren


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 29 Avr 2013 - 17:42
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant




http://www.htkulup.com/etiket/faruk_s%C3%BCren


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 21 Fév 2016 - 10:11
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant



http://www.rotahaber.com/ekonomi/acun-ilicali-nin-hamlesi-borsada-keriz-silkeleme-ye-donme-yolunda-h585591.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 23 Mar 2016 - 20:43
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant

  Fuat Süren Gözüyle 


Tüm Yazıları
      
ShareThis  
  
BEN FUAT SÜREN
19.07.2006





Okunma Sayısı :11036


Oy Sayısı :9


Değerlendirme :5


Popülarite :4,77


Verdiğiniz Puan :


 
  
                                                BEN  FUAT SÜREN


24 Kasım 1919'da Beyoğlu İSTANBUL' da  doğdum.

Çocukluğumun büyük bir kısmı Taksim'de halen aynı isim altında bulunan SÜREN APARTMANI'nda geçti. (Süren apartmanı ile bir mülkiyet ilişkimiz kalmamıştır)

İngiliz HIGH SCHOOL'da okudum ve oradan 1935 senesinde mezun oldum.

HIGH SCHOOL'dan  sonra Fransızcam yalnız kulak dolgunluğu kadar olduğu halde, SAINT BENOIT mektebine gönderildim.

İlk gün papaz olan öğretmenimiz Pere Siegfried bize Fransızca bir dikte yazdırdı ve o diktenin neticesinde bana dönüp "Süren, sizin diktenizde hatalar, kelimelerden fazladır" dedi.

Dişimi sıktım ve buna rağmen 9 ay sonra sınıf birincisi olarak sınıfı geçtim.

1938'de SAINT BENOIT'da Fransız başosunu ve Türk olgunluk imtihanlarını ikmal ettim.

Çocukluğum psikilojik bakımdan ekstremler arasında geçti;

Bir taraftan derin düşünce, hayatın ve ölümün mana arayışı, diğer taraftan düşünmeden son sürat hareket.

Football ve box bana heyecanlı anlar yaşattı.

HIGH SCHOOL'dan bazı arkadaşlarla belki İSTANBUL'un ilk cazını kurduk.

Tabii birçoğumuz gibi çocukluğum ATATÜRK'ün mitolojik "archetype" gölgesi altında geçti.ATATÜRK'ün hukuk dışında ve üstünde olduğunun ve her istediğini yapabildiğinin bilincindeydik.Fakat nedense bu bizi fazla rahatsız etmiyordu.

Bunun gibi Türkiye'nin o zaman tek partili olması ve Demokrasi noksanı bizim muhtimizde fazla  kurcalanmıyordu.

Sonra 1938 sonbaharında Hukuk Fakültesine yazıldım.

Neden Hukuk Fakültesine?

İngiliz mektebindeyken bütün İngiliz İmparatorluğuna şamil bazı fen ve matematik dallarında ödül kazanmıştım.Üstelik Türk mektebine gitmediğimden, Türkçem nisbeten zayıftı.

Burada beni son zamanlarda kurcalayan bir meseleye değineceğim.

Neden Hukuk Fakültesine yazıldım sualine cevap veremediğim gibi hayatımın birçok mühim kavşağında niçin muayyen bir istikamete daldığımı kendi kendime izah edemiyorum.Sanki hayatımın mühim kararlarında bilinçli davranmayarak başkaları tarafından veya başka etkenlerle sevkedildiğim intiba var bende, ve bu benim için acıklı.

İSTANBUL Hukuk Fakültesine gitmemde çok yumuşak ve şefkatli olan annemin beni Türkiye dışında bir teknik üniversiteye göndermeme arzusu muhakkak bir rol oynadı.

Neyse, kifayetsiz Türkçemle Hukuk Fakültesine başladım, fakat orada da kısa zamanda sınıfın başına geçtim.

Beni kurcaladı diye meseleyi tekrarlıyorum, sanki benim katkım olmadan, bir yerlere , esrarengiz kuvvetler tarafından itildim, fakat o yerlere yerleştikten sonra hep başa geçmek mecburiyeti oluşuyordu bende.

Ve aşağı yukarı hep başa da geçtim.Fakat bunun kıymeti ne?Kendi seçmediğim bir işin birincisi olmak iyi midir?

Hukuka devam ederken, o zamanlar için çok renkli ve modern bir iş adamı olan Selim Osman Seynur'un yanında çömezlik yapıyordum.

Selim Osman, Marpuççularda kumaş satmakla başlamış, fakat sonra nasılsa Uluslar arası mali işlerde ün salmıştır.

O tarihlerde (1940 v.s.) yabancı sermayeye teşvik yerine yabancı sermayeli şirketleri Millileştirme modası vardı. Bu işin başında da meşhur Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya bey bulunuyordu.

Bedel hakkında yabancılara pek müzakere hakkı verilmediği gibi, bedel Merkez Bankasında bloke edilirdi.Yani bu şekilde gaz, elektrik, Zonguldak Kömür Madenleri, v.s. neredeyse sıfır bedelle millileşti.

Bizim Selim Osman bir yolunu bulup mal ihraç etmek suretile büyük iskontalarla bu bloke edilmiş paraları yabancılara meşru yoldan transfer etme imkanı bulmuştu.Kendisi de arada bir hayli para kazandı.

Para kazanınca teşkilat kurma hevesi doğdu kendisinde, ve o zamanki bürokratlardan ETİBANK Umum Müdür :Muavini Refii Teksan'ı başımıza Umum Müdür olarak  alma teşebbüsüne girdi.

Refii bey bürokratik alışkanlığı ile 15 sayfalık bir mukavele hazırladı.Son derece zeki, fakat aşırı tembel olan Selim Osman 15 sayfanın yalnız maaş kısmını kontrol etti, ve anlaşmayı okumadan imza etti.Benim yüzümde  herhalde bir eleştiri ifadesi gördü ki bana dönerek:
"herhalde beni  yorucu 15 sayfayı okumadığımdan eleştiriyorsun, fakat unutma ki Refik beyle olan anlaşmayı bozmak istediğim vakit bir kolayı var, Refii bey sen bana orta şekerli bir kahve söyle ve süratli olsun, dediğim vakit Refii bey ortadan toz olur" dedi.

Selim Osman sonra Fransa'ya yerleşti ve başarıları devam etti.Bir ara Edmond de  Rotchild'le müşterek işler yapabildi.

İşte Marpuçtular menşeli ilk iş mektebim bu Selim Osman olmuştur.

Arada, Hukuka devam ederken büyük bir şansım oldu:

Almanca bildiğim için Profesör E.Hirsch'in tercümanlığını yapıyordum.

Profesör Hirsch harpden sonra Almanya'ya dönerek yeni Alman Anayasasının hazırlanmasında büyük rol oynamıştır.

Bu arada Leyla Süren (o zaman Leyla Molvan 'la tanıştım. 1940'da o da Hukuk Fakültesine geldi.

Ben çok paralı değildim, fakat o daha da parasızdı.Tramvay parasını tasarruf etmek için Beyoğlu-Beyazıt –Beyoğlu'yu yürüyerek katediyorduk.

Leyla ile romanlardaki gibi bir aşk yaşadık.Benim için o vardı ve ondan sonra çok büyük mesafede hiçbir şey yoktu.Zannediyorum ki onun da bana karşı hisleri aynı nitelikteydi.

Birbirimizi çok etkiledik.Aynı kitapları okurduk:CAMUS, SARTRE, GIDE, HUXLEY, MALRAUX, FREUD, MARZ, STEINBECK, FAULKNER, BERGSON, v.s.

Ve saatlerce tartışırdık.

O zamanlar bizim için entelektüel meseleler yaşayan hadise olup çok mühimdi.tabii ölüm ve hayatın manası, Allah'ın varlığı, veya yokluğu başlıca temalarımızdı.

Haziran 1942'de Hukuku bitirdim.Profesör Hirsch'le ilişkim ve aldığım not derecelerine göre herkes akademik kariyere gireceğimi zannediyordu.Fakat böyle olmadı.Gene benim bilinç ve irademin dışında başka bir istikamete itildim.

İZMİR'de PİYALE MAKARNASI sahibi Muhterem Tahsin Piyale sağlık nedenleri ile İZMİR'i bırakarak İSTANBUL'a yerleşti.

METAL TÜRK A.Ş. namı altında bir firma kurarak Tophane, İskele Caddesi 3 numarada firmaya küçük bir mağaza ve yazıhane katı tuttu.

Firmayı faaliyete geçirmek için bir müdür arıyordu.

PİYALE'nin makarna etiketlerini basan Joseph Abajoli beni çocukluğumdan beri sever ve takdir ederdi.METAL Şirketinin de müdürlüğünü Tahsin Bey namına teklif etti. Ben de kabul ettim, 300 lira maaş ve kara iştirak hakkı ile.

Neden kabul ettim?

Sanki birçok hayatım var, bir tanesini de  METAL'e vereyim gibi.

İş hayatı ile o zamana kadar Leyla'nın  ve benim az ilişkimiz olmuştu (babam dişçi idi)

Akademik kariyeri bırakıp iş hayatına, hem de çok basit seviyeden girmeme herhalde Leyla eleştirdi ki (Ekim 1942'de evlenmiştik) kendisine "merak etme  biraz para yapıp 25 yaşımı ikmal edince çekilirim, kafayı daha fazla çalıştıran bir mesleğe girerim" dedim.

Herhalde başka hayat nostaljileri tahriki ile, her 5 senede bir işden çekilip başka şey yapmak vaadimi Leyla'ya ve etrafıma tekrarladım.Sonuç meydanda; 76 yaşında hala iş yapıyorum.

Neyse, 1943'ün Kasım'ında iskele caddesine taşındım.Şirketin hem müdürü, hem katibi, hem hademesiydim.

Harp  ortamı, tanınmamış, faaliyet alanı olmayan küçük bir firma, tecrübe ve iş bilgisinden mahrum 23 yaşında bir müdür.

Fakat beklenilmeyen müspet sonuçlar elde ettik.İşe başlayınca Sayın Piyale'den direktif istedim."METAL TÜRK A.Ş. Jilet toptancılığı  yapabilirse memnun olurum" dedi .

Tahsin  bey çok akıllıydı, fakat sağlık nedenleri ile günlük icraatımıza karışmazdı.

Bu jilet toptancılığı firmasına biraz Amiral Nelson gibi kör gözüme dayadığım dürbünle bakarak, sağa sola saldırdım.

İSCEÇ ve TÜRKİYE arasındaki takas ticaretinin büyük bir kısmını METAL için elde ettim.Mesela  İSVEÇ'e sosis imalatı için bağırsak gönderiri, mukabilinde senelerce TÜRKİYE'de meşhur olan kollu Facit makinelerini getirtirdik.

Harp biter bitmez performansımızı çok beğenen WALLENBERG Grubunun ticari kısmı olan AKTİEBOLAGET  TRANSFER firması bize teklif etti, ve %50 Tahsin beye ve bana ait, %50 AKTİEBOLAGET TRANSFER'e ait olmak üzere TRANSFER TÜRK LTD.Şirketi kuruldu.

TRANSFER TÜRK bir take-off yapmaya başladı.

1950 senelerinde bir aşk hikayesi ismimizi TARNFER TÜRK'den  TRANSTÜRK'e çevirmeye sebeb oldu.Bizim İsviçreli delege bir İstanbul'lu hanıma aşık oldu.Hanım da evli.Hanım'ın kocasının tehditlerinden bıkarak bir sabah habersiz, hanımı alıp İSVEÇ'e gitti.

AKTIEBOLAGET  TRANSFER'in dahil olduğu grubun başkanı meşhur bankacı Marcus Wallenberg beni Stockholm'a çağırdı ve "Türkiye'ye gönderecek delege bulamıyorum, acaba hissemizi alır mısınız?" dedi.

"Bir fiat meselesidir" dedim, ve bir fiat ortaya attım.Wallenberg teklifimi kabul etti, bana bir şart koştu: "TRANSFER kelimesini kullanmayacaksınız, isminizi değiştireceksiniz"  "TRANSTÜRK olur mu?" diye sorunca "Evet" dedi ve TRANSTÜRK ismi böyle doğdu.Bir parantez açacağım.Wallenberg gibi mühim bir adamın (ENSKILDABANK, ERICSSON, ASEA, v.s kontrolü altında) TRANSFER gibi nispeten küçük bir firmanın problemi ile bizzat uğraşması müdafaa kıymetli yardımcıları olmakla beraber, işinin en küçük teferruatı ve bölümü ile meşgul, veya hiç olmazsa haberdar olmalı.

Firmanın %100'ne sahip olduktan sonra da çabuk geliştik, ve nispeten kısa bir zamanda (5-10 sene içinde) Türkiye'nin sayılı ve saygılı dış ticaret ve finans firması olduk.

Arada Faruk Süren 28 Temmuz 1945'de doğdu.Ben ise 25 yaşımı doldurunca daha entelektüel bir mesleğe başlayacağım vaadimi unuttum.

Beyoğlu'nda bize lüks gelen yeni bir yazıhaneye taşındık.

Türkiye'de sanayi kurmaya karar verdik.

O zamanlar fazla statistik, etüd veya fizibilite raporu yoktu.İhtalatçı olarak mühimce bir pazar payını elde ettiğimiz sahalarda yatırım yapıp, Pazar payımızı ithalat yerine yerli üretimle karşılamaya çalışırdık.

İlk Sanayi yatırımımız 1968 senesinde MAKİNE TAKIM oldu.

Bugün MAKİNE TAKIM hala kesici takımlar sahasında Türkiye'de Pazar lideridir.

İlk seneler başarımızın sebepleri nelerdir?

Geçmiş başarı daima nostalji ile karışıktır.Çünkü arada hayatınızın bir kısmını bu başarı için sarfetmiş oluyorsunuz.

Fakat klasik çizgiden ayrılamayarak başarımızın bazı sebeblerini sıralayalım:

-         İş; aile hayatı, eğlence ve hobby'lere prioriteli olmalı

-         Saat yok, iş var

AMERİKA ile çalıştığınız vakit saat farkı dolayısı ile çok geç saatlerde büroda kalmalısınız.

-         Sürat

Çok tekrarlanan fıkra:Rakip mektup yazdığı vakit fax çekmelisiniz.Rakip fax çektiği vakit telefon etmelisiniz.Rakip telefon ettiği vakit zaten müşterinin yanında olmalısınız.

-         Anlaşmalarda kendi menfaatiniz kadar karşı tarafın menfaatini de korumak lazım.bu huzur ve iş tekerrürü için şarttır.

-         Mümkün olduğu kadar işleri matematik formüllere irca etmek.

-         Müzakerelerde daima yumuşak olmak lazım.Unutmayın ki bugün reddettiğiniz karşı tarafla yarın bir iş yapmak için hayati ehemmiyette olabilir.

-         Belki en mühim öğüt heyecanlı olmak.

Tabii yaptığınız işden daha mühim mefhum ve dünyalar olduğu bilincindesiniz.Fakat heyecanınızın tümü işinizde olmalı.Tıplı futbolcu maçın 1.5 saat sonra biteceğini bildiği halde oyun devam ederken gol atmaktan başka bir şey düşünmemesi gibi.

O senelerde iş adamları ve bu arada ben , siyasetle pek meşgul değildik.

Siyset bu bürokratik alem bizim iş alemimizden tamamen ayrı  bir  saha telakki ediliyordu.

Bu aleme girme niyet ve arzumuz yoktu.Gayemiz bu garip alemi mümkün olduğu kadar idare ederek, vereceği zarardan korunmaktı.

Bu zarardan kendimizi bazen de koruyamadık.Misal olarak bürokratik nedenlerle kaçırdığımız 3 büyük projeyi kaydedeceğim:

-         NETAŞ'ın hisselerini nominal kıymetten almak(ki sonra ECEVİT Hükümeti ile bir devlet kuruluşuna 11 misline aldırdı )

-         İSTANBUL UMUM  SİGORTA'nın bütün gayrimenkulleri ile alımı

-         SELANİK BANKASI 'nın kontrolü(eski INTERBANK)

Bürokratlar bu projelerimize mani olsaydı elbette bugün durumumuz başka türlü olurdu.

1950'lerde Menderes'le birlikte mühim değişiklik oldu.

O zamana kadar yalnız askeri ve sivil bürokratlardan müteşekkil ikitadara biz sivillerin de iştirak edebileceğini gördük.

Bu, iş aleminin iştah ve hevesini kabarttı.

Sivil iş adamı siyasette siyasi bürokratlara eşit bir statü, hatta bazen üstün bir statü elde etti.Bu belki sosyal alanda en büyük başarı .Ve bunu muhafaza etmek için büyük dikkat ve gayret sarfetmeliyiz.

27 Mayıs ihtilali askeri ve sivil bürokratları sivil Türkiye'nin gelişmesine karşı ağır bir darbe idi.Birçok özel sektör müessesede olduğu gibi 27 Mayıs ihtilali TRANSTÜRK'ün hamlelerini durdurdu.Üstelik 27 Mayıs iktidarı bana karşı şahsen tutum aldı.

İnanılmaz ve tamamen bir iftira neticesi, rahmetli Menderes'in İsviçre hesabı  tarafımdan tutulduğu iddia edildi, ve hakkımda tevkif müzekeresi kesildi. Yüzde yüz kaniyim ki Menderes'in İsviçre'de bir "illegal"hesabı bulunmuyordu.Üsteli benim rahmetli ile maalesef hiçbir samimiyetim yoktu.27 Mayıs'da bir iş seyahati için Avrupa'daydım.Türkiye'deki bütün arkadaşlarım bir müddet dönmememi tavsiye ettiler.

"İhtilaldir, tevkif ederler seni, kaçmaya teşebbüs ettiğini ileri sürerek seni vurdururlar da" dediler.

Ben gene hayatımın mühim kararlarında yaptığım hatayı tekrarlayarak fazla düşünmeden 48 saat içinde İSTANBUL'a döndüm ve hangi uçakla döneceğimi İSTANBUL EMNİYET'ine peşinen bildirdim.Uçaktan inerken tevkif edildim.

Birkaç eziyetten sonra herhalde Menderes'in hesabının bende olmadığı, ve geçmişimin memleket için faydalı olduğu kanaati o zamanki iktidarda doğdu ki , beni serbest bırakarak, mesleki hayatıma tekrar dönebildim.Hatta onlardan görev teklifi bile aldım, fakat çok şükür o görevi kabul etmemeyi başardım.

Büyüdük, iş yaratma aşkı vardı bizde.

MAKİNA TAKIM'dan sonra yıl itibariyle kurduğumuz veya iştirak ettiğimiz  müesseselerden bazılarını aşağıda çıkardım.

YIL                                              ŞİRKET ÜNVANI

1958                                                                                   OLMUK OLUKLU MUKAVVA SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

1963                                                        TRANSTÜRK KİMYA A.Ş.

1965                                                        AKDENİZ TURİSTİK TESİSLERİ A.Ş.

1972                                                        AKKARDAN SANAYİ A.Ş.
                                                                EV TEL EV EŞYA VE TİCARET A.Ş.

1973                                                        TAMSAM TOMRUK AĞAÇ SANAYİ A.Ş.

1974                                                        LİKİTGAZ DAĞITIM A.Ş.
                                                        İSMAK İSTİF MAKİNA A.Ş.
                                                                PRESİZ METAL İMALAT A.Ş.
                                                                TRANSTÜRK OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
                                                                TOPKAPI ULUSLAR ARASI OTO SERVİSLERİ A.Ş.
                                                                TÜRK CİVA İŞLETMELERİ A.Ş.

1975                                                        TRANSTÜRK FREN DEBRİYAJ A.Ş.                                                                                                                              PLASTAŞ PLASTİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
                                                TOPKAPI ULUSLAR ARASI OTO SERVİSLERİ  A.Ş.
                                                                TÜRK CİVA İŞLETMELERİ A.Ş.

1976                                                        TRANSTÜRK DEMİR ÇELİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
                                                                SELTAŞ SEL TOPLULUĞU BAKIR VE ÇİNKO SANAYİ A.Ş.

1978                                                        BÜNSA DÖKÜM MAKİNA SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

1979                                                        T.S.T. TELEFON SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
                                                                ANADOLU ÇİMENTOLARI  A.Ş.
                                                BEMİS BESİN MISIR SANAYİ
                                                COMAG CONTİNENTAL MADENCİLİK A.Ş.
                                                LİBKA TİCARET A.Ş.
                                                TEZSAN TAKIM TEZGAHLARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

1980                                         ELEKTRO AKUSTİK
                                                INTERNANK TAŞIMACILIK A.Ş.

1981                                         TEKTABA TEKNİK MALZEME VE TÜTÜN SAN.VE TİC.AŞ.
                                                TRANSTÜRK EMLAK A.Ş.
                                                    TRANTÜRK PETROL ARAMA İŞLETMELERİ A.Ş.
                                                ANTALYA ENTERNASYONAL TURİZM A.Ş.
                                                PAKTRANS TRANSİT PAKETLEME A.Ş.

Bu  gelişmelere iştirak eden çok kıymetli mesai arkadaşlarım oldu.Bazı isimleri burada zikretmek isterim.

- ŞEFİK ATABEY: İnce zekalı.Londra'ya yerleştikten sonra dünya şeker piyasasında kendine mühim bir yer ayırabildi.

- NİMET BARAZ: Hem ortağımız, hem beni idari ve mali sorunlardan kurtaran fevkalade zeki ve dürüst bir insan.

- SONA ÇİZMECİ: Haşim Mardin'in eski yardımcısıydı.Haşim Mardin beyin hanını alınca onu da aldık, ve bence handan  çok daha kıymetli çıktı.Bütün hayatı boyunca akıllı ve vefalı bir şekilde bize yardımcı oldu.

- PANAYOT DEMİRCİOĞLU: Çok iyi bir demir tüccarı idi, demir işlerimizi yürütüyordu.

- ORHAN IŞIK: Çok  zeki ve çalışkan. İhracat işlerimizi gerçekçi yollardan büyüttü.

- EDOARDO LANZONİ: Son derece faal, süratli ve her telden çalan mühim bir yardımcımız.

- DR. İLHAN NURAL: Zürih 'de uçak mühendisi doktorasını yapmış, bizde kağıt makinesi ve kağıt satıyordu.Bu da Türkiye'deki insan kaynağı israfı örneği.

- CEMİL PARMAN: Eski Denizcilik Bankası ve Toprak Mahsulleri Ofisi Umum Müdürü.Benim tanıdığım Türkçeyi en süratli ve en iyi yazan insandı.

Bize bürokratik alanı tanıttı, ve bilhassa 27 Mayıs 1960 ile meydana gelen sorunlarımızın çözümüne çok fedekar davrandı.

- OKTAY PİYALE: Tahsin bey'in alçak gönüllü oğlu.

Babasının  forsunu hiçbir vakit kullanmadı, ve TRANSTÜRK'ün büyümesinde büyük katkıda bulundu.

- JAK SABAH : En iyi tüccarımızdı.birkaç hafta içinde yeni bir yabancı lisan öğrenme kabiliyeti vardı.

-NAZIM SENGEL:Belki TRANSTÜRK'e en bağlı elemanımız.Fedekar bir şekilde TRANSTÜRK'ün büyümesine katkıda bulundu.

- CENAN SAHİR SILAN: Dışişleri bakanımızdı.Büyük Uluslararası projelerimizde (KEBAN gibi) gayret ve başarı gösterdi.

- İBRAHİM ŞENSOY: Vefalı ve pratik zekalı çalışması ile TRANSTÜRK'ün birçok sorununu halletti.

- DR. AHMET TAŞKIN: Ahen'de makine doktorasını yapan son derece dürüst ve çalışkan bir arkadaşımızdı.

1979 'larda KEBAN HYDROELEKTRİK Barajının ikmali için Fransız müteahhidin  mümessili olarak büyük  çaba sarfettik.Bu münasebetle Sayın Demirel'le tanıştım.

Demirel'in dürüstlükten gelen idari cesaret ve bazı  Fransız mühendisleri (Andre Au Prince, Philippe Vidalanche gibi) görev aşkı olmasaydı bu baraj yapılamazdı.

Sayın Demirel'i çok takdir ettim, ve ondan sonra siyasi düşünce ve faaliyetlerimi ona bağladım.

Arada Haşim Mardin'in Tünwl'deki hanını satın aldık, ve hana TRANSTÜRK ismini verdik.

Haşim  Mardin çok renkli birisiydi. Bodrum'dan Gök'e, Gök'den Bodrum'a birkaç defa inip çıktı.Haşim son parasını bir gece MONTE CARLO'da kaybedip sabaha karşı  intihar etti.

20 aralık 1952'de Reha Süren doğdu.

Hukuk Fakültesini 1945'de bitiren Leyla bu kere Güzel Sanatlar Akademisine devam ederek onu da bitirdi.

Holdingleştik, ve daha fazla büyüme imkanı sağlamak ve karımızı halkla paylaşmak gayesi ile 1972'de halka açıldık.Bu operasyonu realize etmek için MEBAN'ı kurduk.

ALMANYADA'ki Türk işçilerine hisse senedi satmak üzere KÖLN'de bir büro açtık.

MEBAN başarılı oldu, ve yalnız TRANSTÜRK'e değil, diğer iyi Türk gruplarına finans hizmeti vermeğe başladı.

1980 başlarında sanayi, finans ve ticarette faal olan TRANSTÜRK genellikle Türkiye'de üçüncü grup olarak kabul ediliyordu. KOÇ ve SABANCI'dan sonra.

Meban muteber şirketlerin hisse senetlerini ve tahvillerini pazarlayarak KASTELLİ gibi tasarruf sahiplerine gerçek bir gelir temin etmeyi başardı.

1975-1980 tarihlerinde bankalar tasarruf sahiplerine enflasyonun altında faiz  vermekle halkı tam manası ile istismar ediyordu.

MEBAN ve KASTELLİ'nin yeni çığır açan faaliyeti herhalde bankaların hoşuna gitmedi, ve bankalar bu müesseseleri batırmak için ellerinden geleni yaptılar.

TRANSTÜRK  ve MEBAN'da çalışanlar MEBAN'ın akibetini şöyle izah ediyorlar:

KASTELLİ, İşviçreye kaçmakla bir güven bunalımı yarattı.

MEBAN'IN problemleri de bu güven bunalımından ileri gelmekteydi.

Kabahati başkasında bulmak normal bir reaksiyondu.Ve belki KASTELLİ hadisesi olmasaydı, MEBAN durumunu düzeltebilirdi.

Fakat şunu da ilave etmek lazım ki MEBAN'ın esas problemleri mali alemin çok eski bir tabii yasasını çiğnediğinden ileri gelmekteydi.

MEBAN halkdan kısa vadeli olarak aldığı paraları firmalara uzun vadeli olarak veriyordu.Vaka MEBAN'ın borç verdiği yerler hep muteber yerlerdi: KOÇ, YAŞAR HOLDİNG, TRANSTÜRK, v.s.

Fakat güven bunalımı dolayisiyle kısa vadeli tasarruf sahipleri paralarını MEBAN'dan hemen geri isteyince MEBAN imkansız kaldı, çünkü uzun vadeli plase ettiği paraları geri isteyemedi.

Gene hayatımın mühim bir kavşağında bulunuyordum . MEBAN müstakil bir anonim şirketti.Onun acze düşmesi TRANSTÜRK'ü fazla sarsmazdı.Halbuki TRANSTÜRK MEBAN'ın kısa vadeli  taahhütlerini karşılamak için, TRANSTÜRK varlıklarının büyük bir kısmını satmak mecburiyetinde kalacaktı, hem de o günkü bunalım havası içinde yok pahasına satacaktı.

Bu mühim kararımı da kafi düşünmeden, ve yanlış muhasebe doneleri ile aldım.Ve Hükümete giderek MEBAN'ın borçlarını üstlenmeye hazır olduğumuzu bildirdik.

Kararımızda Sayın Turgut Özal'ın rolü büyüktür. Turgut bey şerefimize hitab ederek bize "Halk TRANSTÜRK vardır diye MEBAN'a  güvendi.TRANSTÜRK muhakkak MEBAN'ı desteklemeli.KASTELLİ'den sonra  MEBAN 'da aciz duruma düşerse Hükümet düşebilir" dedi.

İdari ve mali yönden  büyük sıkıntılara girdik.Çözüm  yolları bulmak  için bir sene içinde Faruk Süren ile  birlikte 82 defa ANKARA'ya gittim.En iyi sanayilerimizi ve gayrimenkullerimizi o zamanki piyasanın çok düşük rayiçlerine göre satarak kaynaklarımızı MEBAN'a tahsis ettik.O sayede tasarruf sahipleri MEBAN'dan faizleri ile  birlikte paralarını geri alabilirlerdi.Fakat TRANSTÜRK 'de varlığının yaklaşık üçte ikisini feda etti.

Bu hadiseden esas itibariyle iki büyük ders aldık:

1/ TRANSTÜRK büyüme içindeydi.Ben ilke olarak zamanımı yeni işlerimize ve problemli şirketlere vermeyi uygun buluyordum.

İyi giden şirketler ve meyanda MEBAN şirketi  ile ilke  olarak ilgilenmiyordum.Bu tabii yanlış bir prensiptir.Çünkü iyi giden bir şirket kontrol edilmezse kolaylıkla kötü yola girebilir.Bunun en bariz misali  MEBAN'dır. MEBAN'ın idari Meclisinden bile çekilmiştim.İdare Meclisine iştirak etseydim, KASTELLİ'yi taklit ederek MEBAN'nın kısa vadeli paralarını uzun vadeli olarak yatırmasına mani olur muydum? Belki?

Hakiki baş, hakiki patron olmak çok güç.O,  başında bulunduğu teşkilatın en küçük teferruatına vakıf olacak, ve firmasının işletmesine o küçük teferruatı entegre edebilecektir.120 kişilik bir senfoni orkestrasında kontrbasın yanlış notasını duyabilen orkestra şefi pek azdır.Hakiki patron da o orkestra şefinden belki daha az.

2/ İkinci ders bir iş adamının siyasi vaadlere inanmaması ve ona göre hareket etmesi gerektiği.

MEBAN'ın desteklememizi sağlamak için Sayın Turgut Özal'ın bize verdiği vaadlerin hiçbiri tutulmadı.

Turgut  bey Kasım 1983'de istifa ettikten sonra ise o vaadler üstüne tam bir sünger çekildi.

MEBAN bunalımının çözümünde Faruk Süren büyük rol oynadı.

İşte 1985 senesinde MEBAN problemlerini çözmüş , fakat çok küçülmüş bir TARNSTÜRK'ün başında bulunuyorduk, Faruk'la birlikte toparlandık.

Bu toparlanma 30-40 senelik eski dış ilişkilerimizn büyük katkısı olmuştur.

MEBAN sarsıntısına rağmen bize güvenlerini kaybetmeyen büyük yabancı grupları burada sempati ile hatırlıyorum.

1990 senelerinde işleri Faruk Süren'e devretme zamanı geldiğini hissediyordum.

Bunun esas 3 nedeni vardı:

-Birincisi, durumumuz kafi derecede konsolide edilmişti.

-İkincisi , ben işin başında dururken Faruk Süren işlere kendi istediği özelliği veremezdi.

-Üçüncüsü de, nihayet Leyla'ya yaklaşık 50 sene evvel verdiğim vaadi yerine getirerek iş aleminin haricinde bir faaliyet sahibi olacaktım.

Bunları ekteki veda mesajımda ifade etmeye çalıştım.1990'da TRANSTÜRK'den ayrıldım, hem de tam ayrıldım.

50 senelik bir faaliyetten sonra TARNSTÜRK'ün şeref başkanlığı tabii hakkımdı.Fakat Faruk'u tamamen serbest bırakmak için bunu istemedim.Doğrusu bana teklif bile edilmedi.

Hayatımın mühim kavşaklarında kararları geriye bakarak tahlil ettiğim vakit daima tereddütler geçirmekteyim.

Bugün bu son kararımın da belki isabetsiz olduğu kanaatindeyim.

TRANSTÜRK  Faruk'da  hakiki bir lider bulamadığı gibi, Faruk'da TRANSTÜRK'ün başkanlığında hayatta aradığı heyecan ve coşkuya varamadı.GALATASARAY Başkanlığı acaba bu heyecan noktasını telafi etmek için midir?

Ben ise bir daha sözümde durmayarak, iş aleminin haricinde faaliyette bulunmaktansa, ORTADOĞU YATIRIM VE FİNANSMAN A.Ş. şirketimi canlandırmaya koyuldum.

Tabii nedenleri vardı.Bu nedenlerin başında bazı maceralardan çıkmış Reha Süren'i meslek sahibi yapmaktı.

ORTADOĞU'yu canlandırmak kararı ORTADOĞU için verimli oldu.

ORTADOĞU, gerek Holding, gerek Savunma sahasında, gerekse de yabancıları Türkiye'ye getirmekte (mesela CARREFOUR  hipermarketİ) başarılı oldu.

Şimdi de Reha Süren'in idaresinde saygılı bir commodity şirketi olmak üzeredir.

Bu başarı beni bir nevi serbestleştirerek hayatımın yeni bir kavşağına getirmektedir.

Bakalım bu sefer hep özlediğim, dış etkenlerden uzak, rastgele olmayan, hakikaten derinden  istediğim, bir kararı verebilecek miyim?
.
.
.

Fuat Süren "Başarının Sırrı TV" programını izlemek için hızlı internet bağlantınız varsa lütfen bilgisayarınızın sesini açıp yandaki oku tıklayın.
 
 



.
.
Fuat Süren "Bir Dakika Etik" TV programını izlemek için hızlı internet bağlantınız varsa lütfen bilgisayarınızın sesini açıp yandaki oku tıklayın.
 
 


FUAT SÜREN



 









Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 23 Mar 2016 - 20:47
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant



https://www.google.com.tr/search?q=%22fuat+s%C3%BCren%22+site:http://www.anilarolaylar.com/&ie=utf-8&oe=utf-8&gws_rd=cr&ei=XPLyVoz7I-Sg6ASBp6qgDA


https://www.google.com.tr/search?q=%22fuat+s%C3%BCren%22+site:http://www.cankirac.com/&biw=1152&bih=733&source=lnms&sa=X&ved=0ahUKEwjDiOHJydfLAhUIIpoKHZjJCMcQ_AUIBSgA&dpr=1#q=%22fuat+s%C3%BCren%22+site:http://www.cankirac.com/&filter=0


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 29 Avr 2017 - 08:39
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant



http://odatv.com/galatasaray-cine-mi-satiliyor-2904171200.html

............



https://www.google.com.tr/search?q=faruk+s%C3%BCren+efsane+ba%C5%9Fkan&ie=utf-8&oe=utf-8&gws_rd=cr&ei=zEIEWZaFAoe9swH_yYLQAQ#q=+efsane+ba%C5%9Fkan+faruk+s%C3%BCren


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 3 Déc 2017 - 09:08
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi
Répondre en citant



Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 17:02
MessageSujet du message: Sürenyan Ailesi

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Communauté -> Akrabamı arıyorum - Ծնողքս կը փնտռեմ - Cherche mes parents - I am looking for my parents Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com