Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Les blogs de nos membres - Bloglar, serbest kürsü -> Le blog - Օրագիր - de parallax -> Historique - Պատմական - Tarihsel
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
Hanifi_Bahadir
Nouveau membre
Nouveau membre

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2013
Messages: 32
Point(s): 79
Moyenne de points: 2,47

MessagePosté le: Sam 24 Aoû 2013 - 22:47
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Değerli forum arkadaşlarım, bir Türk olarak Ermenilere daima saygı duyarım çünkü Ermeniler ; kendilerine mahsus dilleri kültürleri kimlikleri ve bunların gerektirdiği kavga ve mücadeleleri ile bir ırk anlamında her türlü saygıyı hak ediyorlar. Daha 405 yılında (*) Ermeniler alfabe yarattı ve kültürleri ile ırk kimliklerini tanıttırdılar. Bu kadar geç ve yeni bir gelişme ile yüksek bir ırk bilinci yüzyıllardır saygın bir Ermeni ırkı milleti kavramı gelişti ve en son bunun kanlı imzasını da -tasvip etmesem de- ASALA attı.

Ancak Kürtler öyle mi? Ermeniler milattan sonra 405 yılında kendi alfabelerini, bence çok yeni bir tarihte oluştururken ; Ermeni yurtseverliğinin doğuşunu sağlamaları takdire şayandır. Ancak Kürt kardeşlerimizin "binlerce yıldır Mezopotamya'da yaşıyoruz dilimiz binlerce yıllık yaşa sahip" demeleri açıkçası beni tatmin edemiyor. Çünkü Kürt tanımı çok çok fazla....

Hangi Kürt? Milattan sonra OrtaAsya'da yüzyıllardır değişmeyen ; Türkçe anlamında 'dağlı' anlamında kullanılan ve Türkler için kullanılan 'Kürt' kelimesi mi? Milattan sonra 600lü yıllarda ÖnAsya'da göçebe kültürü yaşayan topluluklar için kullanılan 'Kürt' kelimesi mi? Milattan 2000 sene öncelere inen iki Sümer eşik taşında yazan Kar-Da-Ka ya da Asur kitabelerinin birinde geçen 'Kurti' kelimesi mi....

Ne diyor Kürt yazarlar; "bize Sümerler Kurti derlerdi Kur dağ demek -ti ait demek, kurti dağlı , kahraman demektir..." . Ancak o dönemde o bölgede birçok farklı dağlı kabileler kavimler de var , neden onlar için tarih kaynakları bir kere bile Kürt yazarların iddia ettikleri şu meşhur 'Kurti' kelimesini kullanmıyor? Demek ki iddia edildiği gibi bu 'Kurti' kelimesinin dağlılıkla bir ilgisinin olmaması gerekir. Böyle diyor Kürt yazarlar ; "bize Sümerler Kurti derlerdi Kur dağ demek -ti ait demek, kurti dağlı , kahraman demektir..." Ama 'Kurti' kelimesinin 'Kahraman' anlamı için şu belirleme üzerinde durulmalıdır; hangi 'kahraman' millet kendine ad bulamaz da başka milletlerin onlara verdiği kavim adıyla yaşarlar.... ('kahraman' oldukları halde) kendi kavim adlarını üretemezler.. "Sümerler kurti der, bu da 'Kürt' kelimesine dönüşür..." . İnandırıcı bulmuyorum.

Kaldı ki bu Kurti kelimesinin aslının Gur-Tu olduğu ve Gur Devleti anlamına geldiği kabul edilir. Kar-Da-Ka' kelimesinin de Kar-Du-K 'tan geldiği ve bunun da 'Kar Yurdu Topluluğu' anlamına geldiği tarih çevrelerinde ifade edilir. Ve bu Gurlar, Karlar ise Kürt değildir.

Dolayısıyla Kürt tarihi , Ermeni tarihi gibi yalın değil çok karanlık noktaları var...

Ben işin içinden ancak şöyle çıkabildim arkadaşlar ;

Tarihte iki Kürdistan var. Biri Sosyal ve Coğrafi; diğeri ise ırki Kürdistan.

Yukarıda değindiğim gibi , 'Kürt' kelimesi Türklerin dağlıları için kullanılıyordu , zamanla Mezopotamya'da kopuk kopuk yaşayan göçebe toplumlar (Farslar Araplar Türkler vs.) için kültür kimliği olarak kullanıldı. Ve bu göçebelerin yaşadığı karlı ve dağlık bölgeye 'Kürdistan' dendi.

Farisi bir kavim, bu bölgede yaşıyordu ve dağlı bölgede göçebe olarak hayat sürüyorlardı. İşte bu Farısi kavime de yaşadıkları koşullardan ötürü 'Kürt' adı verildi, bu Farısi kavim de ya isteyerek ya da çevre baskısıyla bu adı ırki ad olarak benimsedi ve Kürtler tarih sahnesine böyle çıktı.(M.S. 900ler) İşte bunlar bugünkü Kürtlerin atalarıdır ve yaşadıkları bölgeye de ırki anlamda 'Kürdistan' denilmektedir.

Kürtlerin 'ne olduğu belirsiz, soysuz' türünden hakaretlere uğramaları da bence göçebe Kürt kavramı ile ırki Kürt kavramının karıştırılması sonucudur. Milattan sonra 600lü yıllarda Mezopotamya'da göçebe kültürü yaşayan farklı kavimlere mensup topluluklar için kullanılan 'Kürt' kelimesi , göçebe, dağlı, haydut, cahil gibi anlamlara sahipti. Ancak bu tanıma uyan Kürt milletinden insanlar da bulunuyordu, yani Kürt milletinden de 'göçebe Kürt' olanlar bulunuyordu. Yani hem kültür anlamında Kürt , hem de ırki anlamda Kürt olanlar vardır. İşte bu yüzden soysuz anlamındaki göçebe kürt kavramı ile ırki anlamdaki kürt kavramı karıştırılmış ve ortaya bir 'Soysuz Kürtler' polemiği doğurulmuştur.

Ben bir Türk olarak işin içinden ancak böyle çıkabiliyorum. Ancak Ermeniler için durum tam tersidir, onlar saygın millettir. Kürtler de direnişçi onurlu bir millettir ama Kürt Tarihi yazımı ve edebiyatı ; Kürt yaşamında entellektüel ve burjuva kültüre ulaşılamadığı için sönük kalmıştır.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

(*) : http://tr.wikipedia.org/wiki/Ermeni_alfabesi


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Sam 24 Aoû 2013 - 22:47
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 079
Point(s): 40 281
Moyenne de points: 3,08

MessagePosté le: Sam 31 Aoû 2013 - 04:00
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Enteresan bir analiz. Yanliz yanilmiyorsam, Türkler yani Osmanlilar daha Orta Asya'dan gelmeden Mezopotamya'da Kürt'ler vardi.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
Hanifi_Bahadir
Nouveau membre
Nouveau membre

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2013
Messages: 32
Point(s): 79
Moyenne de points: 2,47

MessagePosté le: Sam 31 Aoû 2013 - 22:38
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

mafilou ; "İttihat-Terakki'nin Ermenilere yaptığının aynısını TC'nin Kürtlere yaptığı" yönünde söylentiler var , ve bu söylentiler sadece Kürtlerden de gelmiyor. Bu söylentileri doğru olarak görürsek şunları ifade etmek mümkündür : 'TCnin onca zulmlerine' (?) tepki olarak Kürtler ezilen gurur ve yükselen kinleriyle , kimsenin görmediği zulmleri yaşayarak herkesten ümidini kesip , var olmak-yok olmak sancısıyla kendi tarihlerini kendileri oluşturmaya çalışmışlar ve bu başkaldırı ile hazırladıkları Kürt Tarihlerinde objektiflikten epey uzaklaşmışlardır. Örneğin İstanbul Kürt Enstitüsü başkanı merhum Dr. Cemşid Bender ; tarihi Kürtlerle başlatır , subjektif olarak her ilki Kürtlere buldurtur (*) .

Dolayısıyla "Kürtlerin ilkçağdan beri Mezopotamya'da yaşadıkları" bilgisi kaynaksız ve belgesiz olmakla beraber "TC'nin inkarcı ve imhacı politikasına" (?) tepkisel bir yaklaşımın ürünü olarak , Kürt aydınları tarafından Anadolu toplumuna gerçekmiş gibi sunulmuştur.

Ancak Kürtlerin Milattan sonra 700lü yıllardan günümüze ; Mezopotamya'da ırk toplumu olarak yaşam sürdükleri hiçbir şekilde inkar edilemez. Bu tarihten önceki çağlarda Kürt Milletinin yaşadığı tarihsel verilere göre söylenemiyor.

(*) : http://kitap.antoloji.com/kurt-tarihi-ve-uygarligi-kitabi/


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 079
Point(s): 40 281
Moyenne de points: 3,08

MessagePosté le: Dim 1 Sep 2013 - 01:42
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Yanilmiyorsam 'Kürt'le homojen degiller, dallanmalar çok fazla. Bana kalirsa her dal kendi bünyesinde analiz edilmeli.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
Hanifi_Bahadir
Nouveau membre
Nouveau membre

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2013
Messages: 32
Point(s): 79
Moyenne de points: 2,47

MessagePosté le: Dim 1 Sep 2013 - 11:41
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Bu konuda bir Türk Milliyetçisi sitede (*) şu ifadeler bulunmaktadır :

"Aries-Kappers 1931'de "Kürtler'in ayrı bir ırk oluşturduğunu, fakat yöredeki diğer toplumlarla (Semit, Asyanik ve Türkmenlerle'le) karışmış olduğu"nu öne sürmüştür!.. 1897'de Türkiye'de Kürtler'i incelemiş olan Chantre ise, "Kuzey Kürdü uzun boylu zayıftır, burnu ince, hafif kemerlidir. Ağzı küçük, yüzü oval ve uzundur. Erkeklerin uzun bıyıkları olup sakalsızdırlar. Bakışları sert ve kararlıdır. Bir çoğu sarışın ve mavi gözlüdür. Beyaz tenlidir. Bu tipte bir Kürt çocuğu bir İngiliz'den farksızdır. Doğuda ise çehre geniş yayvan, vücut daha dolgundur," der. 1912'de İngiliz ordusunda binbaşı olan Saona, "Belirli bir Kürt tipi olmadığını, dağlı, ovalı, göçer, yerleşik olmalarına göre Kürt tiplerinin değişik olduğu"nu söyler. 1952'de antropolojik incelemeler yapan Henry Field'e göre "Kürt adı ile tanımlanan kişi orta boylu (1.68m), uzun gövdeli, kısa bacaklı, geniş alınlı, brekisefaldir." İncelenen tiplerden dörtte biri Oriprozop, diğerleri eşit miktarda Mezoprozop ve Leptoprozoptur. Burun kemerlidir. Araplar'a oranla Kürt daha kıllı, saçları hafif kıvırcık, gözleri kahverengi ve siyahtır... Türkiye kürtlerinden sarı saçlı ve mavi gözlülere rastlanır. Cildi Arab'ınkinden daha açıktır..." . Sosyal alanda da Kürtler arasında dallanmalar mevcuttur.

Ancak teslim edilmesi gereken bir başarıyla Kürtler , Ermeniler ve Türkler kadar canlı olmasa da , kendi ırk bilincini çocuklarına aktarabilmişlerdir. Ama bu da yeterli olamamıştır. Çünkü ; Osmanlı devrinde kendi aşiret sistemini parçalayamamışlar ve Meşrutiyet'in nimetlerinden ırk bilincini geliştirmek anlamında yararlanamamışlardır. Aynı noktada Ermenilerin gayretleri ise takdire şayandır. Çünkü Kürtler gibi davranmamışlardır.

Osmanlı'da 'Kürt Teavün ve Terakki Gazetesi'ne verilen yayım izni, Kürt aşiretlerindeki yönetime karışılmaması ile beraber Said-i Kürdi'nin şu sözleri bu konudaki haklılığımızı göstermektedir: İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi adlı eserinin Osmanlıca birinci ve ikinci baskılarında yer alan Hatime'nin son kısmında şu cümleleri vardır: "(Kürtlere hitaben)...İhmalinizle gayet müşevveş ve bazı dalları aşılanmış olan lisanınız (diliniz) , 'Şecere-i Tuba' gibi bir şecerenin tecellisine müstaid (istidatlı, kabiliyetli) iken, böyle kurumuş ve perişan kalmış; ve medeniyet lisanı olan edebiyattan nakıs (noksan,geri) kalmış olduğundan, lisan-ı teessüfle lisanınız, sizden hamiyet-i milliyeye arz-ı şikayet ediyor." İşte Kürtlerle Ermenilerin farkı bu tespittedir. Kürtler dağlara çekilip , kendilerini imkan varken Dünya'ya tanıtamamış, edebiyatlarını geliştirmemişlerdir. Bundan dörtyüz sene önceki Kürtlerin yaşayışından bahseden Şeref Han, Şerefname adlı eserinin 21. ve 24. sayfalarında şöyle der: "...Kürtler, birbirlerinin sözlerine uymazlar; aralarında ittifak ve işbirliği yoktur. Merhum Sultan 3. Murad Hanın müderrisi olan Mevlana Saadeddin, Tacüttevarih adlı eserinde bu duruma işaret ederek, Kürtlerin karakter ve fıtri hallerini şöyle anlatır: 'Her biri dağ doruklarında ve vadi derinliklerinde, tek başına ve hür olarak yaşamayı tercih eder. Keyfince ve münferid yaşama bayrağını kaldırır. Allah'ın birliğini ifade eden Müslümanlıktaki Kelime-i Şehadet'ten başka, onları birbirine bağlayan sağlam bir bağ yoktur.' " . Bu cümleler Dünyanın ilk yazılmış Kürt Tarihi kitabı olan Şerefname'de geçiyor. "Kürdistan Devriminin Yolu" adlı PKK Manifestosu-1978'de ise Abdullah Öcalan diyor ki:"(Kürtler) Halbuki 16. yüzyılda birbirlerini kıracaklarına, merkezi bir feodal devlet kurabilselerdi, baş aşağı giden bir tarih değil, sürekli yükselen bir Kürt ve Kürdistan tarihinin doğmasına yol açacaklardı." . Siyasal alana girmek istemiyorum, sanatsal sosyal ve ekonomik alanı kastediyorum ; bütün bunlar gösteriyor ki : Kürtler , Ermeniler kadar çalışkan ve zeki davranamamışlar , başarılı olamamışlardır.

Bütün bunlara rağmen ; Kürt Milletinin Sosyal Birliği somut olarak mümkündür. Çünkü geçmişi ; kendi ırki onur ve haysiyetinin varlığını ispat etmiştir. Her ne kadar homojen olmasa da her ne kadar dillerini ve sanatlarını ihmal edip sosyal hayatta örgütlenememişlerse de , her ne kadar dallara ayrılmış olsalar da bugün birlik kurmak isteyen Dünya Türkleri kadar da dallara ayrılmış değillerdir. Bu yüzden Kürt Milleti, dal dal ayrılıp analiz edilmemeli, bu yeni bir asimilasyona ve katliama davetiye çıkarabilir , ilerleyen onyıllarda.


(*) : http://www.angelfire.com/tn3/tahir/trk26a.html


Revenir en haut
Hayjan
Inspector
Inspector

Hors ligne

Inscrit le: 31 Jan 2008
Messages: 5 358
Point(s): 15 955
Moyenne de points: 2,98

MessagePosté le: Dim 1 Sep 2013 - 12:47
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Allah varsa,Adem ile Havva varsa ve insanlar Adem ile Havva'dan turemisler ise herkes kardes demektir. Bu yonde ilerlersek IRK kelimesi saçma olmuyor'mu? Ne yani Allah bir çok çesit IRK mi yaratti. Bana sorarsaniz insan ilk basta siyah olarak belirdi Dunyaya dagilinca iklim sonucu çehre degistirdi. Hiç bir ateist irk kelimesini agzina almaz.

Revenir en haut
Hanifi_Bahadir
Nouveau membre
Nouveau membre

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2013
Messages: 32
Point(s): 79
Moyenne de points: 2,47

MessagePosté le: Dim 1 Sep 2013 - 15:23
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Yukarıda yazdığım tarih içerikli yazılarda Türk kaynaklarını referans aldım. Elbette Ermeni kaynaklarına da çalışmalıyım.

Hayjan ; Din açısından bakılırsa dinde inanç vardır akıl yoktur. Çünkü konulara Din'in içinden bakıldığı zaman ; hiçbir çelişki bulunamaz: Her Din kendi içinden bakıldığında tutarlıdır ve Her Din, kendi içinden bakıldığında anlaşılabilir . Allah'ın herşeye kadir olduğuna inandıktan sonra , ne IRK meselesi ne Antropoloji meselesi çözümsüz kalır; Allah öyle istediği için Adem ile Havva'dan insanlar yaratmış ve onları yeryüzünde çeşitli renklere büründürmüş ve Allah'ın kendi kudretiyle ırklar böyle oluşmuştur , dersiniz, işte size dinsel açıklama. Ayrıca bu açıklama da insanların kardeş olması gerektiğine de ters değildir. Bir şeye inandıktan sonra bütün bilimsel veriler , o inanca göre şekillenir. Tabii dindışı açıklamalar da düzinelercedir , bunlardan en dikkatimi çekeni ise aşağıya aldım -içinde ırk&ulus kavramı da işlenmektedir- :

Abdullah Öcalan'ın 1978'deki görüşleri(*) de şu şekildedir ki -propaganda amaçlı değil!- sadece konuya değindiği için bir kısmına yer veriyorum:

"Ulusal devletine kavuşan toplumlar, sınıfsız topluma doğru daha kolay evrimleşirler. Ulusal devlet seviyesine varamayan toplumlar ise, önce böyle bir olguya kavuşup ancak bu temelde sınıfsız topluma doğru ilerlemek şansına kavuşurlar. Sınıflı toplumun maddi şartlarının ortadan kalkmasıyla, devlet denen egemenlik aracının da bir rolü kalmaz. Siyasi olgunun tükendiği toplumlar birbirleriyle her düzeyde yoğun ilişkiye geçme olanaklarına sahip olurlar. Bu, tek bir dünya toplumuna doğru yol almanın ilk adımlarından biri olur. (...) Sınıfsız toplumun ilk evresi olan sosyalizm aşamasında, geri kalan halkların ekonomik, sosyal ve kültürel alanda gelişip gürbüzleşmeleri ve kendi ulusal yaşamlarının en olgun dönemini yaşamaları, tek bir dünya toplumu içinde doğal bir şekilde erimelerinin ön koşuludur. Bu süreç yaşanmadan, halklar ulus olarak ortadan kalkmaz. Sınıfların ortadan kalkması ulusların da ortadan kalkması için elverişli bir maddi ortam yaratır. Ama bu, ulusların hemen erimesi ve ortadan kalkması sonucunu doğurmaz. Halklar ve uluslar, varlıklarını, sınıflı toplumda yaşadıklarından belki de daha çok sosyalizm ve komünizm evresinde sürdürecekler ve en olgun çağlarını bu evrelerde yaşayacaklardır. Nasıl ki günümüzde aşiret bağları ulus bağları karşısında gerici ve ortadan kalkması gereken bağlar haline gelmişse, komünist toplumda da bir gün ulus bağları üst bir örgütlenme karşısında gericileşecek ve ortadan kalkması gerekecektir."

Benim düşüncem, sosyalist olmadığım için yukarıdaki açıklamalara katılmıyorum, Kürtler de Ermeniler de Türkler de bağımsız birer ırktırlar ve Allah'ın yarattığı kardeş milletlerdir.

(*) : Kürdistan Devriminin Yolu , Abdullah Öcalan, Serxwebun 1978.


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 079
Point(s): 40 281
Moyenne de points: 3,08

MessagePosté le: Jeu 12 Sep 2013 - 22:30
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Beyaz, sari ve siyah irklari kast ediyorsan, evet Kürtler, Ermeniler ve Türkler ayni, yani beyaz irka dahiller...
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
Hanifi_Bahadir
Nouveau membre
Nouveau membre

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2013
Messages: 32
Point(s): 79
Moyenne de points: 2,47

MessagePosté le: Sam 1 Aoû 2015 - 05:13
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Ermenileri kandırmak zordur.

Kürtler ise Türklere hemen kanar.

İsterseniz deneyin : Demokrasi Özgürlük Kardeşlik vs. sayın, hemen sizinle candost olurlar.

Bunu neden yazdım? Kürtleri aşağılamak için değil elbette.

TC Devlet deneyimi çok çok zengindir. Sadece bir misal ile özetleyeyim: 1920lerde Mustafa Kemal, Güney Kürdistan'da Şeyh Mahmut Berzenci hareketini şaşılacak bir politik kurnazlıkla nasıl destekliyor: Kürdistan üzerindeki politikanın uygulama merkezi olarak seçilen Elcezire Komutanlığına 22 Temmuz 1922'de gönderilen ve bizzat M. Kemal tarafından kaleme alınan bir telgraf metni, uygulanan politikanın eskiliğini ve günümüzde de devam ettiğini gösteriyor. Bu telgraf metninin 3. maddesi çok çok önemli bir maddedir. Aynen alıyorum:

"3-Kürdistan'da Kürtler'in Fransızlar ve özellikle Irak sınırında İngilizlere karşı husumetini silahlı çatışma ile değiştirilmeyecek ölçülere vardırmak ve yabancılarla Kürtlerin uyuşmalarına engel olmak, göreceli olarak yavaş yavaş yerel yönetimler kurarak, bu nedenleri açıklamak ve bu yolla içtenlikle bize bağlılıklarını sağlamak, Kürt liderlerine mülki ve askeri görevler vermek, bize bağlılıklarını güçlendirmek gibi genel ilkeler benimsenmiştir."

Yani 'bağımsız Kürdistan' istemini engellemek için Kemalistler, şeyh Mahmut'un etrafına yerleştirdikleri danışmanları vasıtasıyla O'nu hem kontrol hem de etki altına almaya çalışmışlardır. Bu politika tanıdıktır.

(Kuzey Iraklı) Kürtlerin bir daha kandırılamaması için şu metodu her (Kuzey Iraklı) Kürt onaylamalıdır:

Kürtler'de ulusal politikanın tayini ; öncelikle Zaza-Soran-Goran-Kurmanç-vs. gibi her parçanın kendisine yönelmesi olarak başlamalıdır. Bu parçaların (Zaza-Soran-Goran-Kurmanç-vs.) aralarındaki dil farklılığı; bölücü değil birleştirici özelliği ; yapıcı anlamda sağlamalıdır. Yani demokratik haklar esprisiyle hareket edip her dilin, her lehçenin kendine yaşam hakkı bulduğu toplum sınırlarında en azından anadil öğreniminde egemenliği olmalıdır. Çünkü Kürtlük tek bir soy boyu değil, bir çok boyun ve halkın ortak adıdır; Kürt dilinin bir lehçesini konuşan Soranların varlığı tartışmasız şekilde Kürtler'de birden çok boyun olduğunu göstermektedir. Yaşayan her lehçe de somutlaşmış bir halk gerçekliğidir ve bir ulusa değilse bile, yaşayan bir halk gerçekliğine eşittir. Kendilerini lehçe farklılığında gösteren ve yaşatan toplumsal yapıların örgütlenme yolu bu toplumların demokratik organizasyonundan geçer. Lehçelerden birinin ulusal topluluğun ortak dili haline geleceği ancak bu demokratik aşamadan sonra kabul edilebilir. Tarihsel olarak incelediğimizde o dili konuşan insanların toplumsal kümeleşmelerinin nedenlerine de bir yanıt vermek zorundayız. Bu yanıt ise kendisini demokratik bir federasyon anlayışında ifadesini bulabilir. Kürtler'de ulusal politikanın tayini ; öncelikle Zaza-Soran-Goran-Kurmanç-vs. gibi her parçanın kendisine yönelmesi olarak başlamalıdır. Bu bir anlamda 3. Maddenin işlevsiz kılınması anlamına da gelmektedir. Artık bundan sonra tek sakınca, hangi devlet isterse Kuzey Irak'ı işgal edebilir. Bu tarzda yapılacak işgal ise Kürtler'in devletleşmesine yardım etmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Doğru söylüyorsun mafilou, her dal kendi bünyesinde analiz edilmeli. Sonunda anladım.

Ermenileri kandırmak zordur.

Kürtler ise Türklere hemen kanar.


Revenir en haut
Hanifi_Bahadir
Nouveau membre
Nouveau membre

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2013
Messages: 32
Point(s): 79
Moyenne de points: 2,47

MessagePosté le: Sam 1 Aoû 2015 - 05:17
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Hasan YILDIZ'ın 'Yaşayan Her Dil Bir Halktır' kitabından önemli ölçüde yararlandım (peri yayınları).

Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 079
Point(s): 40 281
Moyenne de points: 3,08

MessagePosté le: Lun 3 Aoû 2015 - 04:00
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Hanifi_Bahadir a écrit:
Ermenileri kandırmak zordur.

Kürtler ise Türklere hemen kanar.

İsterseniz deneyin : Demokrasi Özgürlük Kardeşlik vs. sayın, hemen sizinle candost olurlar.

Bunu neden yazdım? Kürtleri aşağılamak için değil elbette.

TC Devlet deneyimi çok çok zengindir. Sadece bir misal ile özetleyeyim: 1920lerde Mustafa Kemal, Güney Kürdistan'da Şeyh Mahmut Berzenci hareketini şaşılacak bir politik kurnazlıkla nasıl destekliyor: Kürdistan üzerindeki politikanın uygulama merkezi olarak seçilen Elcezire Komutanlığına 22 Temmuz 1922'de gönderilen ve bizzat M. Kemal tarafından kaleme alınan bir telgraf metni, uygulanan politikanın eskiliğini ve günümüzde de devam ettiğini gösteriyor. Bu telgraf metninin 3. maddesi çok çok önemli bir maddedir. Aynen alıyorum:

"3-Kürdistan'da Kürtler'in Fransızlar ve özellikle Irak sınırında İngilizlere karşı husumetini silahlı çatışma ile değiştirilmeyecek ölçülere vardırmak ve yabancılarla Kürtlerin uyuşmalarına engel olmak, göreceli olarak yavaş yavaş yerel yönetimler kurarak, bu nedenleri açıklamak ve bu yolla içtenlikle bize bağlılıklarını sağlamak, Kürt liderlerine mülki ve askeri görevler vermek, bize bağlılıklarını güçlendirmek gibi genel ilkeler benimsenmiştir."

Yani 'bağımsız Kürdistan' istemini engellemek için Kemalistler, şeyh Mahmut'un etrafına yerleştirdikleri danışmanları vasıtasıyla O'nu hem kontrol hem de etki altına almaya çalışmışlardır. Bu politika tanıdıktır.

(Kuzey Iraklı) Kürtlerin bir daha kandırılamaması için şu metodu her (Kuzey Iraklı) Kürt onaylamalıdır:

Kürtler'de ulusal politikanın tayini ; öncelikle Zaza-Soran-Goran-Kurmanç-vs. gibi her parçanın kendisine yönelmesi olarak başlamalıdır. Bu parçaların (Zaza-Soran-Goran-Kurmanç-vs.) aralarındaki dil farklılığı; bölücü değil birleştirici özelliği ; yapıcı anlamda sağlamalıdır. Yani demokratik haklar esprisiyle hareket edip her dilin, her lehçenin kendine yaşam hakkı bulduğu toplum sınırlarında en azından anadil öğreniminde egemenliği olmalıdır. Çünkü Kürtlük tek bir soy boyu değil, bir çok boyun ve halkın ortak adıdır; Kürt dilinin bir lehçesini konuşan Soranların varlığı tartışmasız şekilde Kürtler'de birden çok boyun olduğunu göstermektedir. Yaşayan her lehçe de somutlaşmış bir halk gerçekliğidir ve bir ulusa değilse bile, yaşayan bir halk gerçekliğine eşittir. Kendilerini lehçe farklılığında gösteren ve yaşatan toplumsal yapıların örgütlenme yolu bu toplumların demokratik organizasyonundan geçer. Lehçelerden birinin ulusal topluluğun ortak dili haline geleceği ancak bu demokratik aşamadan sonra kabul edilebilir. Tarihsel olarak incelediğimizde o dili konuşan insanların toplumsal kümeleşmelerinin nedenlerine de bir yanıt vermek zorundayız. Bu yanıt ise kendisini demokratik bir federasyon anlayışında ifadesini bulabilir. Kürtler'de ulusal politikanın tayini ; öncelikle Zaza-Soran-Goran-Kurmanç-vs. gibi her parçanın kendisine yönelmesi olarak başlamalıdır. Bu bir anlamda 3. Maddenin işlevsiz kılınması anlamına da gelmektedir. Artık bundan sonra tek sakınca, hangi devlet isterse Kuzey Irak'ı işgal edebilir. Bu tarzda yapılacak işgal ise Kürtler'in devletleşmesine yardım etmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Doğru söylüyorsun mafilou, her dal kendi bünyesinde analiz edilmeli. Sonunda anladım.

Ermenileri kandırmak zordur.

Kürtler ise Türklere hemen kanar.


Hasan YILDIZ'ın 'Yaşayan Her Dil Bir Halktır' kitabından önemli ölçüde yararlandım (peri yayınları).

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 079
Point(s): 40 281
Moyenne de points: 3,08

MessagePosté le: Lun 3 Aoû 2015 - 04:01
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Hanifi_Bahadir can, yorumun için tesekkürler.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
Hanifi_Bahadir
Nouveau membre
Nouveau membre

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2013
Messages: 32
Point(s): 79
Moyenne de points: 2,47

MessagePosté le: Sam 4 Fév 2017 - 23:18
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Bu yazı halen araştırma aşamasında olup incelemeler sürmektedir. Pakraduniler ; Ermenileşmiş Yahudiler anlamına gelir. Sabetaycılar Türkleşmiş Yahudiler anlamına gelir. Kürtleşen Yahudiler ile bu güçlerin kesişim noktası olan Anadolu’muzda nasıl bir buhranın yüzyıllar öncesinden planlandığına bu yazıda şahit olacaksınız. Bu incelemenin yazarı Hanifi_Bahadir ; Türk'tür. Yazılanlar da Türk'ün gözüyle değerlendirilmiş notlardır. Ermenileri ‘Millet-i Sadıka’ olarak bildik. Ancak içlerinden bir grup II.Abdulhamid Han’a suikaste varıncaya kadar isyanda ısrar ettiler. Doğuda Ermenilerden bu grubun her isyanında İstanbul’daki Ermeni Patrikliği ‘Bizi zor duruma sokuyorsunuz’ diyerek isyan tekliflerini reddetti. Ama ne zamanki bu grup yani PAKRADUNİLER, Ermeni Milli İradesini tekellerine almaya başlayınca ,artık Ermeni Kitleleri arkalarından yürüttüler. İlk Türk Mason Üstad-ı Azamı olan Talat Paşa Tehciri kararlaştırdıktan sonra ise, artık bilinen Ermenilerden başka bir Ermeni profili ile karşılaşıldı. Plan tıkır tıkır işliyordu. Bu Ermeniler Tevrat'ta tarif edilen cinayet ayetlerini titizlikle icra ediyor , camilere topladıkları Müslümanları yakıyor, bebekleri rahimlerden çıkarıyor ve kalplerini söküyor vs. Bu Millet-i Sadıka’nın bu duruma nasıl ulaştığı yıllar sonra PAKRADUNİLER gerçeği ile deşifre oldu. Bunlar Ermeni kılığına girmiş Yahudilerdi….. Ve sonuçta Ermeniler ile Kürt ve Türk milleti birbirine düşman yapıldı. Bunda Kürtlerden oluşan ; Hamidiye Aşır Alaylarının, Ermenilere yaptığı zulümlerin payı da vardır.

Kürtlere gelince, tarih boyunca hiçbir millet Kürtler kadar yanlış anlaşılmamış ve Kürtler kadar da sömürülmemiştir. Yahudilerin , meşhur Babil sürgününde yerleştikleri Kürt coğrafyasında, yankıları günümüzde vücut bulan Kürtleşme eylemi gerçekleşti. 80lerde ve 90larda , PKK isimli savaş örgütünün sivil katliam yaptığı yolunda yer alan Genelkurmay Özel Harp Dairesi merkezli medya tarafından, halk tabanında ; Türk-Kürt savaşı çıkarılmak istenildi. Ancak PKK lideri Abdullah ÖCALAN ,onlarca kez halktan özür dilemesine rağmen bu özürler basına yansımadı. Yapılan katliamlar gerçekten Pakradunilerin yöntemiydi, kadın çocuk demeden katlediliyor , üstelik bu katleden PKK içindeki çete, Kürt Milli İradesini tekeline alıyor, Kürt Kitleleri arkasından yürütmeye zorluyordu. Abdullah Öcalan , PKK adına yapılan her sivil katliamı üstlenmek durumunda kaldı, “Örgütüne yenilmiş tek lider benim” itirafı Öcalan’a aittir. Eğer Öcalan kendisinden bağımsız olarak yapılan sivil katliamları üstlenmeseydi, koltuğunda gözü olan onlarca Kürt lider adayı tarafından cehaletle ve beceriksizlikle suçlanıp otoritesi ele geçirilecek ve Kürt hareketi, bilinmeyen bir noktaya götürülecekti. Bu tehlikeden dolayı Öcalan, PKK içindeki bu çetenin sivil katliamlarını üstlenmek zorunda kaldı. Çetenin zihniyeti ile Özel Harp Dairesi aynı havuzda birleşiyordu. Sadece bir soru sordu Öcalan: “33 erin öldürülmesi gecesinde o PKK birlikleri, askeri konvoyun oradan ve silahsız geçeceğini nereden haber almışlardı?” Yanlış anlaşılmasın, şahsen ben, APO adındaki namussuzu zerre kadar sevmem. Ancak herşey net ve berrak ortaya serilmedikçe birilerinin kurbanı oluyoruz.

Anadolu halkları neticede Türk-Kürt-Ermeni olarak kesinlikle bölündü ve her millet diğerini eşkıya,zalim tanıdı. Oysaki biraz araştırılsa ve duruma Kuran-ı Kerim gözüyle bakılsa, tarihin derinliklerinden gelen bir dinamik beliriyordu: YAHUDİLER…..

Değerli Ermeni arkadaşlar bu yazımda yanlış var mıdır?


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 079
Point(s): 40 281
Moyenne de points: 3,08

MessagePosté le: Ven 10 Fév 2017 - 22:03
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)
Répondre en citant

Hanifi_Bahadir, Kürtlerden bahsedince, Kürt kaynaklarindan faydalandigin belli oluyor.
Ermenilerden bahsedince neden Ermeni kaynaklarina gÜvenmiyorsun?

Pakraduniler, ermenilerin bir koludur.
II.Abdulhamid'e karsi islenen suikastten, Ittihat'in haberi vardi, isine geliyordu: yardimlasma var.
Ermenilerin sevmedikleri arasinda Tevrat'ta vardir.

Iste sana arastirmanda yardim olacak noktalar, bi bakiver. Forumda bazi yazilar bulabilirsin.

Kolay gelsin.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 13:27
MessageSujet du message: KÜRT VE ERMENİ FARKI (Bence)

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Les blogs de nos membres - Bloglar, serbest kürsü -> Le blog - Օրագիր - de parallax -> Historique - Պատմական - Tarihsel Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com