Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Soykırımı tarihçilere bırakalım yalanı
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> 24 Nisan 1915'i anma, tartışmalar - commémorations, débats, annonces
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 009
Point(s): 71 212
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 12 Fév 2015 - 17:06
MessageSujet du message: Soykırımı tarihçilere bırakalım yalanı
Répondre en citant

Soykırımı tarihçilere bırakalım yalanı





1918 yılında Mehmet Emin Yurdakul bir konuşmasında kötü bir kaç şahsın yaptıklarından Türk milletinin sorumlu tutulamayacağını, aynı şeylerin Türklere de yapıldığını belirtmiş bunun üzerine daha fazla yalanlara katlanamayan Mathos Nalbantyan Efendi Türklerin savaşta ulviyet içerisinde öldüğünden, Ermenilerin ise hayvan sürüleri gibi mezellet içerisinde öldüğünden bahsetmiş, şekil bakımından farklılığı belirtmiştir. Bu yüzden Ermeni davası bir kaç kişinin devletin ihmali sonucu ölmesi değil, 1 milyondan fazla kişinin devletin baş aktör olduğu bir plan sonucu öldürülmesi davasıdır.

Soykırım konusu Türkiyede tabu haline gelmişken devletlü takımının bu konu hakkında ki açıklamaları, soykırım inkarını kemikleştirmekten başka bir ııe yaramıyor. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan yine soykırım konusunu tarihçilere bırakmak gerektiğinden bahsetti[1] ve soykırım konusunda TC devletinin resmi soykırım tezinden bir adım öteye gidemedi. Sanki yaşamımızı belirleyen bütün gerçeklikleri bugüne kadar hep tarihçilerden öğrenmişiz gibi.

Cumhurbaşkanının arşivleri tarihçilere açmaya hazırız sözleri hiç inandırıcı değildir çünkü bu topraklarda yaşayan her bir fert bilir ki Genelkurmay Başkanlığından soykırımla ilgili belge teslim almak imkansıza yakındır. . Belgeler alınsa bile daha 2011 yılında 35 vatandaşı öldüren Genelkurmayla hesaplaşamayan iktidarın, soykırım suçunu kabul etmesi çok da mantıklı değildir. Genelkurmay'dan şu ana kadar alınan belgeler ise tarihi gerçekleri tamamen açıklayan belgeler değildir. Bu yüzden Erdoğan'ın soykırımla ilgili açıklamaları yalanın her geçen gün güncellenmiş halidir.

Hayasızca, Cumhurbaşkanı Sarkışyan'ı 24 nisan 2015 Çanakkale'nin 100. yıldönümüne katılmadığı için nezaketsiz olarak nitelendirmesi de kendi uydurduğu yalana kendisini inandırdığını gösterir. Tarihi az çok bilen her insan bilir ki 24 Nisan tarihinin Çanakkale Savaşıyla hiçbir alakası yoktur. 24 Nisan nerden çıktı diye sorarsanız cevap çok basittir: Soykırım suçlamasından kurtulmak ve yalanlar üzerine inşa edilen Cumhuriyete bir yalan daha eklemektir. 25 Nisan tarihi İngiliz ve Anzak birlikleri için asıl önemli olan tarihtir. Çünkü 25 Nisan sabah 4. 30' da Gelibolu yarımadasına çıkartma yapılmış, İngiliz ve Anzak birlikleri savaşta can vermiştir, bu yüzden her sene 25 Nisan tarihinde İngiliz ve Anzakların torunları Anzak koyunda dedelerini anarlar. [2]

Birinci Dünya savaşından önce Balkanlarda yaşananlardan dolayı kimseyi suçlamıyoruz açıklmasıda bir o kadar trajikomiktir. Hakkını arayan insanları, bakın biz hakkımızı aramıyoruz siz de aramayın şeklinde teselli etmeye çalışmak ancak çapsız ülkelerde genel kabul görür. Yaşananlardan dolayı acıları yarıştımak ne kadar doğrudur ? 1918 yılında Mehmet Emin Yurdakul bir konuşmasında kötü bir kaç şahsın yaptıklarından Türk milletinin sorumlu tutulamayacağını, aynı şeylerin Türklere de yapıldığını belirtmiş bunun üzerine daha fazla yalanlara katlanamayan Mathos Nalbantyan Efendi Türklerin savaşta ulviyet içerisinde öldüğünden, Ermenilerin ise hayvan sürüleri gibi mezellet içerisinde öldüğünden bahsetmiş, şekil bakımından farklılığı belirtmiştir. Bu yüzden Ermeni davası bir kaç kişinin devletin ihmali sonucu ölmesi değil, 1 milyondan fazla kişinin devletin baş aktör olduğu bir plan sonucu öldürülmesi davasıdır.

Ermeni diasporasının adalet talebinden dolayı ölümsüz kampanya yürüttüğü iddiası, ancak Cumhurbaşkanı gibi sahtekar insanların düşüncelerinde yer bulabilir. Diasporanın ölen 1, 5 milyon insanın ölümünden dolayı hak talebi gayet meşrudur. Çünkü Nazilerin mezalımınden dolayı zarar gören insanların ailesi, akrabası, aynı din sınıfına mensup insanları nasıl bu gün Nazilerden veya Naziler'in devamı Almanya'dan hesap soruyorsa, yök edilmek istenen Ermenilerin akrabaları, aynı din kesimine sahip insanları veya adalet ve hakka hukuka inanan her insanın TC devletinden hak talep etmesi de gayet meşru ve yasaldır. Diaspora eleştirilecekse bile hak talebinden dolayı değil başka konulardan dolayı eleştirilebilir. Mesela Diaspora bugün neden Türkiye toplumunu yeterince bilgilendirememiş ve Ermeni-Türkiye halklarının birbirine olan düşmanlığını önleyememiştir?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti gerçekten soykırım konusunu çözmek istiyorsa yapması gerekenler ortadadır:

-Türkiye yaşananlardan dolayı derhal özür dilemeli, olayın bütün sorumluluğunu üstlenmelidir

-Ermeni soykırımından dolayı zarar gören Ermenilerin hayatta kalanlarına ve akrabalarına tazminat verilmelidir

-Emval-i Metruke Kanunundan dolayı yaşanan gasplardan dolayı özür dilenmeli, gasp edilen malların iadesi sağlanmalıdır

-Yaşanan insanlık suçundan dolayı zarar görer insanlara vatandaşlık verilmelidir

-Ermenistan-Türkiye sınırı her iki tarafın inisiyatifinde açılmalı, diplomatik ilişkilere başlanmalıdır

-Türkiye dini mabedleri tamir ettirmeli, yeniden hizmete açtırmalıdır

-Türkiye İttihat Terakkiyi şevkle anmaktan vazgeçmeli, kadim toprakları kan gölüne çeviren canilerin mirasından kurtulmalıdır

Olayın vehametinden dolayı özür dilemek de son olarak bize düşer, Ermenilerin kadim topraklara dönüşünü kolaylaştırmak 1. 5 milyon anısına yapılacak en büyük güzelliktir. Hem ne demiş Voltaire : we owe respect to the living büt we owe only truth to the dead (Yaşayanlara saygı, ölülere sadece doğruları borçluyuz).


[1] http://www.agos.com.tr/tr/yazı/10548/erdoğan-diaspora-ya-yüklendi-1915-le-i…
[2] Ayhan Aktar Ama biz de Çanakkale'de olduk

Furkan Çay

http://blog.radikal.com.tr/politika/soykirimi-tarihcilere-birakalim-yalani-89210


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Jeu 12 Fév 2015 - 17:06
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 669
Point(s): 1 847
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Mer 6 Déc 2017 - 22:48
MessageSujet du message: Soykırımı tarihçilere bırakalım yalanı
Répondre en citant

Sokırırımı tarihçiler değil yaşayanlar anlatır
Soykırım her Ermeni ailesinin acı mirasıdır



«Փր­կե­ցէ՛ք ա­նա­պա­տի որ­բե­րը»
ՀԵՐԱ ԾՈՒՐՈՒ
1910ին, երբ մեծ մայրս Սիր­վար­դը ծներ է Ա­րաբ­կի­րի Տաս­քու­սա գիւ­ղը, չէր գի­տեր, որ հինգ տա­րի ետք պի­տի կորսնց­նէր քոյր-եղ­բայր­նե­րը՝ մա­հո­ւան ճամ­բա­նե­րուն վրայ, ա­նա­պա­տին մէջ: Ոչ ալ իր մայ­րը՝ Հայ­կա­նու­շը, հարս ե­կած՝ հե­ռա­ւոր Ակն քա­ղա­քէն, միտ­քէն կ­՛ան­ցը­նէ՞ր, որ պի­տի կորսնց­նէր քոյր-եղ­բայր­նե­րը եւ նոյն ձե­ւով մայրն ու հայ­րը:
Մեծ պապս՝ Թով­մա­սը, երբ ջու­թակ կը նո­ւա­գէր տօ­նե­րուն՝ Ա­րաբ­կի­րի մայր ե­կե­ղե­ցիին մէջ, նոյն­պէս չէր մտա­ծեր, որ 15 Սեպ­տեմ­բեր 1957ին, քա­ղա­քա­պե­տու­թիւ­նը ու­ժա­նա­կով պի­տի պայ­թեց­նէր 13րդ դա­րու կա­ռոյց այդ տա­ճա­րը: Ին­ծի կ­՛ը­սէր.- «­Մեր ե­կե­ղե­ցին 3000 հո­գի կրնար ըն­դու­նիլ: Մեծ մօրդ մկրտու­թեան՝ շուր­ջի գիւ­ղե­րէն ալ ժո­ղո­վուրդ հա­ւա­քո­ւե­ցաւ. այն ա­տեն Ա­րաբ­կի­րը 11.000էն ա­ւե­լի հա­յու­թիւն կը հա­շո­ւէր»:
Տէր Զօ­րի այ­րող ա­ւազ­նե­րուն մէջ ան­յայտ ու ան­հետ կոր­սո­ւած ազ­գա­կան­ներ, կոր­սո­ւած քոյր-եղ­բայր­ներ. հա­սա՞ն ո­րե­ւէ տեղ, ո՞ղջ են. ե­թէ փրկո­ւե­ցան՝ ո՞ւր են...: Մե­ռա՞ն. ո՞ր հո­ղը ծած­կեց զի­րենք... ո՞ւր վա­ռես մոմ մը ի­րենց հո­գիին...: Հար­ցում­ներ՝ ա­սոնք, պա­հուած հա­րա­զատ­նե­րուս հո­գիին խո­րը, ա­նոնց՝ ո­րոնք յա­ջո­ղե­ցան բո­պիկ եւ սո­վա­հար հաս­նիլ Պո­լիս, Գում-­Գա­բո­ւի Հա­յոց Պատ­րիար­քա­րա­նը, գա­ւառ­նե­րէն փրկո­ւած ան­հա­մար գաղ­թա­կան­նե­րու այդ ա­պաս­տա­նա­րա­նը:
Հոն, Գում-­Գա­բո­ւի ա­պաս­տա­նեալ­նե­րը կը գտնէին զի­րենք պաշտ­պա­նող եր­դիք մը եւ կտոր մը հաց - ա­ռա­ջին դար­ման մը ի­րենց տա­ռա­պան­քին:
Քիչ ժա­մա­նակ ետք, որ­բե­րուն համ­րան­քը կ­՛ա­ճէր՝ հա­զար­նե­րով: Հայ­կա­կան կազ­մա­կեր­պու­թիւն­նե­րը կը բա­նա­յին խո­հա­նոց­ներ՝ զա­նոնք կե­րակ­րե­լու հա­մար. կը հայ­թայ­թէին հա­գուս­տե­ղէն: «Ի՜նչ որբ...,- կը կան­չէր Հայ­կա­նուշ մա­միկս,- մեր աղ­ջիկ­ներն են, մեր որ­դի­ներն են, մե՛ր զա­ւակ­նե­րը»: Այս­պէ՛ս, ա­մէն Կի­րա­կի, ամ­բողջ տա­րի մը, կե­րա­կուր­ներ կ­՛եր­թա­յին ի­րենց­մէ՝ Պոլ­սոյ որ­բա­նոց­նե­րուն:
1917ի սկիզ­բը, ա՛լ ձու­լո­ւած Գում-­Գա­բո­ւի հա­մայն­քին, մե­րին­նե­րը կը մաս­նակ­ցէին «ա­նա­պա­տի որ­բե­րուն հա­մար» կազ­մա­կեր­պո­ւող հան­գա­նա­կու­թիւն­նե­րուն: Ի­րենց զրկան­քին մէջ, ա­նոնք կը հա­ւա­քէին ինչ որ կրնա­յին՝ ի­րենց «զա­ւակ­նե­րուն» հա­մար: Այդ օ­րե­րէն միակ յի­շա­տակ, փրկո­ւած՝ գրքի մը մէջ պա­հո­ւե­լով, թուղ­թէ կրծքան­շան մըն է, 98 տա­րե­կան, պարզ վեր­նագ­րով մը՝
«ՓՐԿԵՑԷ՛Ք ԱՆԱՊԱՏԻ ՈՐԲԵՐԸ»
Մեծ մայրս կ­՛ը­սէր.- «Երբ ժո­ղո­վուրդ մը չ­՛ու­զեր մեռ­նիլ, չի մեռ­նիր»: Կրծ­քան­շա­նը, մեծ պա­պիս օ­ձի­քէն, ան­ցեր է իր որ­դիին՝ Գառ­նի­կի ձեռ­քը, որ ծներ է Գում-­Գա­բու՝ 1922ի շուրջ, եւ յե­տոյ՝ իր ձեռ­քէն՝ հա­սեր է իմ ձեռքս: Իր մա­հէն քա­նի մը տա­րի ա­ռաջ, Գառ­նիկ պապս զիս կան­չեց՝ ին­ծի յանձ­նե­լու հա­մար ըն­տա­նե­կան ա­ւանդ­նե­րը: Ո՛չ ոս­կի լի­րա­ներ, ո՛չ զար­դե­ղէն ու ա­դա­մանդ. այլ՝ հին լու­սան­կար­ներ, հին գրու­թիւն­ներ:
«­Մեր ժա­ռան­գու­թիւ­նը,- ը­սաւ ին­ծի,- մեր պատ­մու­թիւնն է»:
Իսկ Սիր­վարդ մեծ մայրս կը շա­րու­նա­կէր.- «­Թէ մայրդ ան­գամ մտքէդ հա­նես, քու մայր լե­զուդ չմոռ­նաս»:
* * *
Այ­սօր, «Ա­զատ Օր»ի օգ­նու­թեամբ, կրծքան­շա­նը հա­սած է եւ կը ցու­ցադ­րո­ւի Ցե­ղաս­պա­նու­թեան թան­գա­րա­նը, Հա­յաս­տան: Ջու­րը իր ճամ­բան գտաւ:
Նո­ւէրս թո՛ղ ըլ­լայ ի յի­շա­տակ Սիր­վար­դին, Ա­րու­սին եւ Գառ­նի­կին՝ Հայ­կա­նու­շի եւ Թով­մա­սի զա­ւակ­նե­րուն. ազ­գա­կան­նե­րուս՝ ո­րոնք փրկո­ւե­ցան, որ­պէս­զի ես ծնիմ եւ ըլ­լամ...:

https://www.facebook.com/azad.or.3/posts/1130163890341807

http://www.aztagdaily.com/archives/275071

http://armenika.gr/genoktonia/90-martyries/697-2016-02-08-11-04-14
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 16:47
MessageSujet du message: Soykırımı tarihçilere bırakalım yalanı

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> 24 Nisan 1915'i anma, tartışmalar - commémorations, débats, annonces Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com