Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Tarihçi Prof Dr Shlomo Sand ,Bugünkü Filistin Topraklarında Yaşıyan
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Recréation - Ժամանց - Beraber gülelim -> Le Bar de la team - Ընդհանուր Քննարկում - Gelin söyleşelim
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 434
Point(s): 66 844
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 23 Déc 2015 - 21:09
MessageSujet du message: Tarihçi Prof Dr Shlomo Sand ,Bugünkü Filistin Topraklarında Yaşıyan
Répondre en citant

Tarihçi Prof Dr Shlomo Sand ,



Bugünkü Filistin Topraklarında Yaşıyan İşgalciler Kendilerine Ulus-Millet Kavramı Oluşturmak İçin Yazdıkları Tarih Tarih Gerçeklerle Alkası Olmayan EFSANE MASALLARDAN Başka Bir Şey Değildir ...

Aynı Gerçekler Kuşkusuz Ermenilerin Dacik ,Rumların Turko , Yahudilerin Kuzarim/Törük/Türük Dedikleri İçin De Geçerli ....



İsrail’in bağımsızlık ilanında, yahudilerin İsrail topraklarında doğmuş bir halk olduğu ve yurtlarından çıkarıldıkları söylenir. Yahudi çocuklarına okulda, Roma İmparatorluğu devrinde (M.S. 70) atalarının İsrail’den sürüldükleri ancak ülkelerine sadık kalan yahudilerin 2000 yıl süren bir hasretten sonra yurtlarına geri döndükleri anlatılır.

İsrailli tarihçi Shlomo Sand bu yalanlara daha fazla tahammül edemedi ve bütün dünyaya “tarihi gerçekler” diye kabul ettirilen hikayelerin hepsinin uydurma olduğunu tarihi belgelerle, delillerle ispatladı.



Filistin’li Arapların ataları Yahudi

Sand, “Yahudi halkı ne zaman ve nasıl icad edildi?” isimli kitabında, Yahudi diye anılabilecek bir halkın olmadığını, Yahudilik adı altında bir dinin olduğunu belgeleyerek, ülkesindeki büyük bir tabuyu deviriyor. Göçün hiçbir zaman vuku bulmadığını, dolayısı ile bir geri dönüşün de söz konusu olmayacağını yazan tarihçi, incile dayandırılan bütün tarihi hikayelerin mitolojik efsanelerden ibaret olduğunu ve bilimsel gerçeklere dayanmadıklarını söylüyor.



Yahudiler arasında oluşturulacak milli bir kimlik vasıtasıyla bağlılığın güçlendirilmesini ve İsrail’in kuruluş gerekçesinin desteklemesini amaç edinen bu hikayelerin asılsız olduklarını bilimsel delillerle ispatlayan uzman tarihçiye göre, Roma’lılar en fazla 10.000 yahudiyi İsrail topraklarından sürdüler. Arkada kalan çoğunluğun, toprakların Araplar tarafından fethedilmesinden sonra müslüman olduğunu yazan tarihçi, Filistin’li Arapların dedeleri arasında da bol miktarda Yahudi bulunduğunu ileri sürüyor. Bu gerçekleri söyleyen ilk kişi olmadığına dikkatleri çeken tarihçi yazar, İsrail’in bağımsızlığından 30 yıl önce David Ben Gurion, Yitzhak Ben Zwi gibi tarihçilerin de aynı şeyleri yazdıklarını ancak ört bas edildiklerini belirtiyor.

İsrail bilimsel gerçekleri susturuyor



“Yahudiler eğer yurtlarından sürülmediyseler, dünyanın dört bir tarafına yayılmayı nasıl başardılar?” sorusunu kitabında, “Yahudiler gönüllü olarak iltica ettiler” diye cevaplıyor Sand. Babil’in göçmenlerinden olsalar dahi, bunu kendi istekleriyle yaptılar diyor ve Yahudilerin misyonerlik gayesiyle, diğer dinlere tabi insanları Yahudiliğe çağırmak niyetiyle yurtlarından çıktıklarını bildiriyor. Bu gerçeğin, niçin dünyanın dört bir tarafında bu kadar çok Yahudi bulunduğu sorusuna da netlik kazandırdığını söyleyen bilim adamı, iddialarını daha önceden yapılmış bazı araştırmaların sonuçlarına dayandırarak ispatlıyor. Sand, bu araştırmaların çoğunun İsrail’de yapıldığını ancak ülkede yaratılan münakaşalardan dolayı bir kenara bırakıldıklarını anlatıyor.



Shlomo Sand kitabında Kuzey Afrika’daki Yahudi berberler ve Kral Himyar’ın yönetimi altındaki Güney Arap yarımadasındaki Yahudi krallığı hakkında da tafsilatlı bilgiler sunuyor. İspanya’daki Yahudi cemaatin de sonradan Yahudi olan Araplardan ve ülkenin Hıristiyanlar tarafından fethedilmesinden sonra Yahudi olan Avrupalılar’dan oluştuğunu yazıyor.

Siyonistler emellerini gerçekleştirmek için hikayeler uydurdular

Sand’a göre, Aşkenaz’lı (Almanya) ilk Yahudiler de İsrail’den gelerek Doğu Avrupa’ya Almanya üzerinden yayılmadılar. Tarihçi yazar, bu insanların da Kafkasya’daki Hazar krallığı sırasında Yahudi olduklarını delileriyle ortaya koyuyor. Sand kitapta Yahudi kültürünün kökenleriyle ilgili bilgi verirken, bu Kültürün Almanya’ya ithal edilmiş bir kültür olmadığını, Khuzari’den gelen neslin Almanlarla kaynaşmasıyla ortaya çıkmış bir kültür olduğunu belirtiyor ve çoğusu ticaretle uğraşan bu insanların Doğu’ya seyahatler yaptıklarını ifade ediyor.

İsrailli tarihçi, “işte bütün bu nedenlerden dolayı Yahudilerin arasında açık tenliden koyu tenlisine, zencisinden sarışına varana kadar bütün ırklardan insanlar vardır” diyor. Siyonistlerin, Yahudilerin arasında etnik bir bağlılık ve tarih bilinci oluşturma gayesiyle soya dayalı ve temelleri olmayan asılsız iddialar, bilimsel gerçeklerle uzlaşmayan efsaneler uydurduklarını belirten bilim adamına göre, bu faraziyelerin tamamı Siyonist zihinlerin ürünü.

Shlomo Sand Tel Aviv Üniversitesinde Tarih Profesörü olarak görev yapıyor. İsrail devletinin, ülke sınırları içinde yaşayan bütün vatandaşların devleti olması gerektiğini ve mevcut İsrail yönetimindeki “Yahudi ve Demokrat devlet” tanımına karşı olduğunu savunan bilim adamının kitabı bütün dünyada büyük bir ilgi uyandırdı.

Emine Karahocagil Arslaner

(Özel haber olarak Mart 2008’de www.timeturk.com sitesinde yayınlanmıştır)

http://www.eminearslaner.com/yahudi-tarihciye-gore-yahudi-bir-halk-yok.html

Shlomo Schocken
Shlomo Schocken kavrami, Ingilizce dilindeki vikipedi’de kullanilmistir. Orada bu kavramla ilgili söyle denir:

Salman Z. Schocken (Hebrew: שלמה זלמן שוקן‎) (October 30, 1877, Margonin, Province of Posen, German Empire (today Poland) – August 21, 1959, Pontresina, Switzerland) was a German Jewish publisher and businessman.
Salman Schocken ("S" in Salman prounced "Z") was the son of a Jewish shopkeeper in Posen. In 1901, he moved to Zwickau, a German town in southwest Saxony, to help manage a department store owned by his brother, Simon. Together they built up the business and established a chain of stores throughout Germany. In Chemnitz and Stuttgart, Schocken commissioned German-Jewish architect Erich Mendelsohn to build branches of the Kaufhaus Schocken. In 1915, Schocken co-founded Zionist journal Der Jude (with Martin Buber). After Simon's death in 1929, when his friend Franz Rosenzweig also died, Salman Schocken became sole owner of the firm and established the Schocken Institute for Research on Hebrew Poetry in Berlin. In 1931, he founded the publishing company Schocken Verlag, which, at the time, reprinted the Buber-Rosenzweig translation of the Bible.
In 1933, the Nazis stripped Schocken of his citizenship and, the next year, he left Germany for Palestine and, in 1940 with his family except for one son, settled in the United States. In Jerusalem, he built the Schocken Library, also designed by Erich Mendelsohn, was a board member of the Hebrew University of Jerusalem, and bought the newspaper Haaretz in 1937. His son, Gershom Schocken, became the chief editor in 1939 and held that position until his death in 1990. The Schocken family today has a 60% share of the newspaper. Salman Schocken also founded the Schocken Publishing House Ltd. and, in New York in 1945 with the aid of Hannah Arendt and Nahum Glatzer, opened another branch, Schocken Books. The Nazis forced him to sell his German enterprises to Merkur AG, but he managed to recover some of his property after the World War II. (In 1987 Schocken Books became an imprint of the Knopf Doubleday Publishing Group at Random House, owned by Bertelsmann since 1998.)
Schocken became the patron of Shmuel Yosef Agnon, when he was a struggling writer in Palestine. Recognizing Agnon's literary talent, Schocken paid him a stipend that relieved him of financial worries and allowed him to devote himself to writing. (Agnon went on to win the Nobel Prize in Literature in 1966.)
Schocken's wife's name was Lily; they had five children. He died in 1959 while traveling to Switzerland. His other son, Gideon Schocken, became Haganah fighter and later a general and the head of the Manpower Directorate of the Israel Defense Forces.

Bu özgür ansiklopedi Wikipedia'daki bir makaleden Shlomo Schocken yapılan alıntıdır. Wikipedia'da yazarların listesi mevcuttur.


Dernière édition par vahe2009 le Mer 23 Déc 2015 - 21:33; édité 1 fois
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mer 23 Déc 2015 - 21:09
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 434
Point(s): 66 844
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 23 Déc 2015 - 21:17
MessageSujet du message: Tarihçi Prof Dr Shlomo Sand ,Bugünkü Filistin Topraklarında Yaşıyan
Répondre en citant



https://www.google.com.tr/search?q=%22Shlomo+Sand%22AND++israel&ie=utf-8&oe=utf-8&gws_rd=cr&ei=8AB7VvTeGYH6swHo5JSADQ

https://www.google.com.tr/search?q=%22Shlomo+Sand%22AND++israel&ie=utf-8&oe=utf-8&gws_rd=cr&ei=8AB7VvTeGYH6swHo5JSADQ#q=%22Shlomo+Sand%22pdf

http://www.rafapal.com/wp-content/uploads/2012/01/Shlomo-Sand-The-Invention-of-the-Jewish-People-2009.pdf


Kitap özeti

Kum artık modern İsrail ve çevresindeki bölgelere göre sınırlanmıştır bölgeden Yahudilerin zorla sürgün hakkında araştırma çalışmaları bakarak onun çalışmalarına başladı. O bölgeden Yahudilerin sınırdışı bir kurucu bir olay olarak görülüyor göz önüne alındığında, diyor, böyle bir literatür bulabildiğim şaşkın Yahudi tarihi. Onun daha sonraki soruşturma gelen sonuç, sınırdışı Kimsenin bölgeden Yahudi halkı sürgün olduğunu, olmadı ve olması Yahudi diasporası temelde modern bir buluştur. O görünümünü hesapları Akdeniz çevresinde milyonlarca Yahudi ve başka bir yerde ile yaklaşık öncelikle gelen bir şey olarak yerel halkın dini dönüşüm popüler görüş aksine Yahudilik, çok eski zamanlarda bir "dönüştürme din" olduğunu söyleyerek,. O kitle dönüşümler ilk getirdiği olduğunu tutar Hasmonlar etkisi altında Hellenizmin ve kadar devam Hıristiyanlık dördüncü yüzyılda CE egemenliğine yükseldi.
Yahudi kökenleri

Kum en çağdaş Yahudilerin soy esas dışından kaynaklanıyor muhtemel olduğunu savunuyor İsrail Toprağında ve ortak bir kökene sahip Yahudilerin bir "ulus-ırk" var asla ve çoğu Hıristiyanlar ve Müslümanlar soyu oldukları gibi değil, ilk Hıristiyanların ve Müslümanların dönüştürülen insanlar, Yahudiler de dönüştürür türemiştir. Sand göre, Yahudilik iki kuzen, bir gibi başlangıçta misyonerlik Yahudilik din ve kitle dönüşüm arasında meydana gelen Hazarlar Kafkasya'da, Berber Kuzey Afrika'daki kabileler, ve Himyarite İngiltere Arap Yarımadası'nın.

Kum, İsrail'de yaşayan Yahudilerin özgün göre, sanılanın aksine, sürgün değil Romalılar aşağıdaki Bar Kokhba isyanı. Romalılar ülkede kalmasına en çok Yahudileri izin verdi. Aksine, sürgün hikayesi yeni inanç Yahudileri işe erken Hıristiyanlar tarafından teşvik bir efsane oldu. Onlar ettiği için Yahudilere uygulanan ilahi ceza olarak o olayı tasvir Hıristiyan gospel reddedilen. Kum ", daha sonra Yahudilerin nesiller atalarının Tanrı'dan bir ceza olarak sürgün edildiğini inanmak Hristiyanlar istedik." Diye yazıyor ardından Filistin'in Arap fetihleri ​​7. yüzyılda, birçok yerel Yahudi dönüştürülür İslam ve arasında asimile edildi Arap fatihler. Kum bu dönüştürür çağdaş atası olduğu sonucuna varmıştır Filistinliler.
Yahudi insanl

Aşağıdaki gibi bir ortak, etnik köken ile bir grup olarak bir Yahudi halkının "miti" nin doğum Sand açıklaması özetlenmiştir: "[a] etkilenir Almanya'da Yahudi kökenli 19. yüzyıl aydınlar belirli bir aşamasında, ta halk karakteri Alman milliyetçiliği, modern Yahudi halkı oluşturmak için bir susuzluk dışında ", geriye dönük" kendi üzerlerine bir halkı icat görevini aldı. Tarihçi itibaren Heinrich Graetz, Yahudi tarihçiler bir tarihi olarak Yahudiliğin tarihini çizmeye başladı üzerinde Bir krallık olmuştu millet, bir göçebe insanlar oldu ve sonuçta etrafında döndü ve doğduğu gitti. "[21]

Bu ise, Kum yazıyor, onlar güvencesini aranan anda Avrupa'daki diğer milliyetçi hareketlere benzer Altın Çağ'ın tarihin başlangıcından beri ayrı bir halk olarak var olan kanıtlamak için kendi geçmiş. Yahudi halkının o "nin efsanevi Krallığı dediği onların buldum David". Onlar için bu icadından önce, diyor, Yahudiler Yahudi olarak kendilerini düşündüm ortak din paylaştı değil, ortak bir etnik köken.
Sürgünden dönmek, Siyonizm

Kum Yahudilerin fikri ile sürgünden dönmek zorunda olmak inanıyor Promised Land doğumundan önce Yahudiliğe yabancı olan Siyonizm ve yaşamış olmak değil, kutsal yerler uzun yerler olarak görüldüğünü. Aksine, Onların din kadar dönen onları yasakladı çünkü 2000 yıl boyunca Yahudiler Kudüs'ten uzak kaldı Mesih geldi. Sand göre, Orta ve Doğu Avrupa Yahudilerinin soy ortaçağ Türk ağırca kaynaklanıyor Hazarlar dönüştürüldü Yahudilik, yazdığı bir kitapta popüler bir teori Arthur Koestler 1976 yılında [24]
Kitabın genel niyet

Kum Kitabı yazmak için bir gazeteye verdiği röportajda sırasında yaptığı nedenlerini şöyle açıkladı: "Ben çifte amaç için kitap yazdı Birincisi, bir İsrailli olarak, devleti demokratikleştirme, gerçek bir cumhuriyet yapmaya İkincisi, Yahudi özcülüğü karşı kitap yazdı.. ".

Kum o Yahudi tarafından anlamı nedir aynı röportajda açıkladı özcülük ', görüşmeci deyişle, bir' modern Yahudilikte eğilimi paylaşılan etnisite inanç temeli yapmak. "[25]" Bu tehlikeli ve besler antisemitizm. Ben tarih ve çağdaş yaşamda Yahudi varlığını normalleştirmek için çalışıyorum, "Kum dedi.

Sand adlı kitabı farklı bakış açıları gelen yanıtların bir dizi yol açtı.
Tarihin bir eser olarak

Yazma Financial Times, İngiliz tarihçi Tony Judt yorumladı, "Shlomo Sand dikkate değer bir kitap yazmıştır. O oldukça basit, sahip serin, bilimsel nesir, normalize Yahudi tarihi içinde." O kitabın tarihsel perspektif ile huzurlu olduğunu ve belirten "- daha önceki zamanlarda Yahudileri karakterize dönüşümler ve etnik karıştırma üzerine yaptığı vurgu, örneğin - Kum. Bize zaten bilmiyoruz şey anlatıyor" İngiliz tarihçi Eric Hobsbawm, İsrail söz konusu olduğunda, çok gerekli egzersiz "Shlomo Sand Yahudi Halkının Invention (Verso) hem açığız ve: 2009 için yaptığı" Yılın Kitabı "biri olarak Sand adlı kitabını seçilmiş Milliyetçi tarihi efsane ve tüm sakinleri eşit ait bir İsrail için bir savunma sökülmesi de. "

Buna karşılık, yayınlanan bir şerh Haaretz, İsrail Bartal, bir beşeri fakültesi dekanı İbrani Üniversitesi, "tuhaf ve tutarsız" Siyonist ve çağdaş İsrail'in tarihçilik konusunda Sand iddiaları çalışmalarını arayarak, asılsız olduğunu yazıyor ve Sand'in "... tedavinin o Yahudi kaynakları utanç verici ve aşağılayıcı "dedi. [28] Bartal göre," Yahudi ulusal hareketinin hiçbir tarihçi hiç gerçekten Yahudilerin kökenleri etnik ve biyolojik 'saf' olduğuna inanmıştır. " Bartal Kum Yahudi tarihçiliğinin tüm vücuda akademik marjinal pozisyonları uygular ve bunu yaparken, yazıyor "Yahudi tarihi burs merkezi pozisyonların varlığını reddediyor." Kum, örneğin, itibaren 2000, Kudüs İbrani Üniversitesi'nden bilim adamlarının bir ekip Rusya Yahudilerinin tarihi üzerine üç ciltlik çalışmanın üretimi emek, gerçeği söz etmez. O ekler Siyasi müdahale Sand tür yani İsrailliler yapmak için tasarlanmış bir programdır kasıtlı anavatanlarından Yahudilerin sürgün hikayesi tanıtımı için Polonya ve Rusya ya da direktifin Yahudilerin gerçek biyolojik kökenli unutmaya hakkında konuşuyor "diye ". Saf fantezi

Bir derlemede, Washington Post muhabiri David Finkel 'Mythistory' üzerinde kitabın bölüm olduğunu "yazıyor Kum tamamen onun adım vurur nerede. Bu belirleyici olduğunu çok Yahudi tarihi değil tarih değil ..." Finkel yazıyor Bartal "anlaşmazlıklar küçük ama Sands 'tarihin tüm bu hassas ham mitler gerek var ... profesyonel entelektüeller? Sand adlı kanıtlamak değil. Ancak bu, her İsrail hükümeti, sağ, merkez engellemez "ve öneriyor" onun tarihçiliği üzerinde duruluyor veya hangi aracılığıyla bu aynı aydınların birçoğu Yahudi halkının ebedi başkenti "bayrağı altında arazi kapmak, yerleşim yerleri ve tüm 'Büyük Kudüs' üzerinde Filistinli evlerinin yıkılması haklı gelen bakanlar, danışmanlar veya konuşmacı olarak dönebilir, 'sol' . "

Kitabın bir başka eleştirmen bir geri dönüştürülmüş versiyonu, kısmen, onu çağırdı Onüçüncü Tribe, 1976 yılında yayınlanan Yahudi halkının oluşumu üzerinde tartışmalı tezi ile başka bir kitap Arthur Koestler. "'Onüçüncü Kabile' eleştirmenler tarafından soğukkanlı aldı ve merkez argüman Sayın Sand adlı yeniden paketleme çok daha iyi sayılırdı değil," Evan R. Goldstein yorumladı. [24] Doğu Avrupa 13. yüzyıl demografi hakkında bilinen yeterince yok Yahudiler inandırıcı Sand adlı gibi cesur bir iddiada.

Tarihçi Anita Shapira tarihinin üç bin yıllık Sand adlı araştırma sırasında "mantık ve ötesinde dış sınırlarına" germe sonra düzenli bir alanda "en alışılmışın dışında teori kapmak (bing)" ve kumu eleştiriyor. Shapira diyor Sand siyasi programı kitabı için bir girişim yapar "topikal argüman geçmişi sürükleyin ve bir siyasi tartışma ihtiyaçlarına uyarlamak için yanlış beyanlar ve yarım doğruların yardımıyla."

Carlo Strenger Sand adlı kitabı "tarihin değil saf iş" olduğunu ve aslında bu açıkça belirtilen siyasi gündem var ", savunuyor yazıyor. ... Bu kitabı okumadım bazılarına sürpriz olarak gelebilir o Sand adlı Hedef, bir Yahudi çoğunluk dayanan bir Yahudi karakteri ile bir demokrasi olarak İsrail'i korumaktır. "

Tarihçi göre Şaul Stampfer, hiçbir zaman yaşanmadığını Yahudilik Hazar kitlesel dönüşüm "harika bir hikaye olsa bile".
Yahudi kimliğine
bir argüman olarak

Yazma New Republic, Hillel Halkin, kitabın "gerçeğin tam tersi" yapılan iddiaları çağırır ve yaşları onlar am Yisra'el ait bir an şüphe asla boyunca "Yahudileri inanan söylemek gider Bir halkı İsrail-ne, modern zamanlarda, tam da böyle bir kimlik oluşturan bu non-inanan güçlü Yahudi kimliklerle Yahudileri.. Uzak Yahudi insanl icat gelen, Siyonizm dayalı bunun modern bir yeniden kavramsallaştırma oldu var onun uzun zamandır önce varlığını. "

Buna karşılık, İsrailli tarihçi Tom Segev bir 'olarak ilan kimliğine aksine - Yahudiler, Araplar ve diğerleri - Sand adlı kitabı "İsrail' bütün vatandaşlarının devleti 'olması gerektiğini fikrini teşvik etmek amaçlanmaktadır olduğunu yazıyor Yahudi ve demokratik' devlet. " Segev kitap içerdiğini ekliyor:" Çok sayıda gerçekler ve birçok İsrailli ilk kez "okumak için hayret olacağını anlayışlar. [23]

İngiliz tarihçi Simon Schama, kitap gözden Financial Times, Kum o "olduğunu düşünüyor, özellikle diasporadaki Yahudilerin misunderstands savunuyor Hazarlar, Orta Asya 10. yüzyıl civarında, dönüştürülebilir, krallık Yahudilik kesilip edilmiştir Çünkü bugünkü Yahudiler soyundan olabileceğini ima utanç verici ana anlatı Türk dönüştürür. "[34] Hazarlar her Yahudi kız ve oğlan tarafından biliniyordu Schama o bir çocuktum aksine, üzerinde, belirtiyor" benim boyun Golders Greenery ve diasporanın daha Pasifik'teki bölgelerinde ve yapmamış yerine kutladı. "[34] tam İsrailli göç münhasıran Yahudi hakkı dayandığı mitlerin karşı mağduriyetlerinin Sand duygusu bir çok olan Schama olduğunu ekliyor:" Kim daha liberal ve laik İsrail kalbiyle payını görmek istiyorum. Ama kitabında, her nasılsa bir sansasyonel iddia ile Yahudi kültürü ve tarihi hakkında gerçeği, özellikle bu amaçlara yargılayışı 'hiç olmamış sürgün,' ırksal çıkarları bastırıldı Siyonist ortodoksi saf talepleri. Bu, bir streç, en hafif deyimiyle. "

Kum Schama kullandığı metodoloji özetleyerek kendi web sitesinde Schama en eleştirisine yanıt verdi: ". Kişinin ideolojik rakiplerini alay ya da marjinalize etmek benimsenen en etkili tekniklerden biri tez bir karikatürize ve aşırı sürümünü oluşturmak için bazı Siyonist tarihçiler geçmiş ustaları haline gelmiştir Bu tür yöntemler ve Simon Schama ile kitabımın yaptığı incelemede onları taklit etmek istiyor gibi görünüyor. "

İngiliz tarihçi Max Hastings için yaptığı incelemede Sunday Times, kitap ", en azından İsrail dışı açıkça ve münhasıran Yahudi toplumunun kendisini tanımlamak için ahlaki bir hakkı vardır iddialarına karşı müthiş bir polemik temsil ettiğini yazıyor Böyle Palestino-İsrailliler olarak -Jews, kültürel ve siyasi marjinalize edilir. " O, Kum "haklı kimin başlık aptalca kışkırtıcı delil veya olasılık ... Yine Kum hiçe sayarak, modern siyasetin uygun olayların tarihsel gerçeği ısrar etmek fanatiklerin şevk, esefle sözlerine ekliyor Yahudi için şefkat eksikliği görüntüler çıkmaz. " Hastings ayrıca dikkat çekici ortak Yahudi özellikleri olduğunu Kişinin kendi duyu kanıt güvenen ederken, Ya dünyanın Yahudiler arasında ya da İsrail'in eski kabileler ortak bir genetik bağ olduğunu, onun görüşünü kabul etmek mümkün "olduğunu belirterek, devam ediyor - Gerçekten, bir Yahudi dehası - dinin sadece izah edilemez. " Hastings "Kum Yahudilerin olmayabilir hakkında bazı zorlu argümanlar üretir, ama o onlar ne olduğunu açıklamak için başarısız olur." Demektedir Hastings Sand adlı kitabı "Siyonist gelenekçiler üzerinde haber vermektedir.: Bir İsrailli tarihçi gerçekten bereketli bir alan yararlanabilir İsrail devleti düşman İsrail'in efsane, herhangi Araplar önemli yönleri hakkında böyle akla yatkın şüpheler görüntüleyebilir, eğer" sonucuna varıyor
İsrail üniversitelerde "Yahudi tarihi" pozisyonuna
bir argüman olarak

Ilanı göre, nerede Yahudilerin sorunuyla Sand adlı kitabı fırsatlar çoğu oldukça modern Yahudi milliyetçiliğinin ve modern buluşun sorulardan daha gelen - Sand göre - Yahudi halkının ". Yahudiliğin Bu nedenle, bazı tarihçilere Kum o hiçbir anlayışa sahip hangi konularla ilgileniyor ve o orijinal dilde okuma aciz çalışmaları kitabını dayandırır yani belirtmiştir. ]

Kum "... ve antik dönemin, Fransa ve Avrupa'nın bir tarihçi" diye olduğunu kabul ediyor [21] ve "Avrupa tarihinin benim uzmanlık olduğunda Yahudi tarihi hakkında yazılı İsrail'de eleştiriliyor. Ama böyle bir kitap dünyanın geri kalanı akademi tarafından kullanılan tarihsel sorgulama standart kavramlarına aşina olan bir tarihçi gerekli. " Bunun nedeni onların yalıtılmış doğa, İsrail'de üniversite tarih bölümlerinde bulunamıyor. Genel tarih ve Yahudi tarihi: Bu izolasyon, Kum devletler, iki disiplin içine tarihini ayırmak için 1930'larda bir karara dayanıyor. Yahudi tarihi, Yahudi deneyim benzersiz kabul edildi, çünkü çalışmanın kendi alanını ihtiyacı varsayılmıştır.

"Üniversitelerde siyaset ya da sosyoloji hiçbir Yahudi departmanı yoktur. Sadece tarihi bu şekilde öğretilir, ve tarihsel araştırmalarda çağdaş gelişmelerden dokunulmaz değildir nerede çok dar ve muhafazakar dünyada yaşamak Yahudi tarihinin uzmanları izin verdi. "
Genetik kanıtlar
Daha fazla bilgi: Yahudi kökenli genetik çalışmalar ve Aşkenaz kökenli Hazar teorisinin

Sand adlı kitabı bazen Yahudi nüfusu genetik çalışmalar kapsamında basında söz edilmiştir. Popüler basın, bu alanda iki çalışmada, rapor gibi bu Haziran 2010'da böyle olmuştur (Atzmon ve diğ., İnsan Genetiği ve Beha ve diğ., Nature American Journal).

Böylece, Newsweek Hazar hipoteze "canlandırdı" tartışma sahip olarak Sand adlı kitabını bahseder. [5] ve The New York Times, bir çalışma "adlı kitabında tarihçi Shlomo Sand, Yahudi Halkının Buluş geçen yıl yapılan öneriyi yalanlayan dedi . Yahudiler hiçbir ortak kökene sahip ancak çeşitli zamanlarda Yahudilik dönüştürülür Avrupa ve Orta Asya'daki insanların bir derleme olduğunu "[6] Michael Balter, dergide çalışmayı gözden Bilim, şunları söylüyor:

... İsrail Tel Aviv Üniversitesi'nden Shlomo Sand en modern Yahudilerin İsrail'in eski Land ama uzun süre sonra Yahudi kimlikleri aldı gruplarından inmeye olmadığını, kitabında geçen yıl İngilizceye çevrilen Yahudi İnsanlar, The Invention of savunuyor.

Bununla birlikte, tarafından yapılan çalışma Ostrer grubuna sonucuna her üç Yahudi gruplar-Ortadoğu, Sefarad, Aşkenaz ve paylaşımına diğer dünya nüfus ayırt genom genetik belirteçler.

Ostrer "Ben bu gözlemler Yahudiliğin dinlenmek için kültürel yapı sadece olduğu fikrini vereceğini umut ediyorum" dedi. Daha Balter makale çalışması Hazar hipotezi "desteklemek için görünmüyor" rağmen, o söyleyerek Michigan, Ann Arbor, Üniversitesi'nden Noah Rosenberg değinir "tamamen ya da ortadan kaldırmaz."

Shlomo Sand adlı kitabında yayınlanan son genetik araştırmalar çelişiyor edildiğini talebe itiraz etmiştir Doğa dergisi ve İnsan Genetiği American Journal. Yahudi Halkının Buluşun ciltsiz sürümü için yeni bir sonsöz olarak, Kum yazıyor:

Genetik yoluyla Siyonizm'i haklı çıkarmak için bu girişimi çok bilimsel Avrupalıların belirli özelliklerini keşfetmek için yola on dokuzuncu yüzyıl antropologların prosedürlerin andırıyor. Bugün itibariyle, anonim DNA örnekleri dayalı bir çalışma Yahudilere özgü bir genetik işaretleyici belirlenmesi başarmıştır ve o herhangi bir çalışma bugüne kadar olacak olası değildir. Bu soyundan görmek için acı bir ironi Holokost biyolojik Yahudi kimliğini bulmak için yola kurtulanlar: Hitler kesinlikle çok memnun olurdu! Ve araştırma bu tür yıllardır Yahudi olmayan bir Yahudi evlenmek için izin verilmez ki bugün bile içinde "ülkenin Yahudileştirme" bir ilan politikasını sürdüren bir devlet yürütülen gerektiğini daha iğrenç olduğunu.

Avrupa Yahudi popülasyon genetiği üzerinde bir başka çalışmada, 2012 yılında yayımlandı (Elhaik ve ark.). Onun Çalışmanın sonuçlarına göre, Avrupalı ​​Yahudiler Avrupa ve Ortadoğu / Mezopotamya nüfus hem türetmek.

Elhaik çalışmasında yayınlanması üzerine, Haaretz "Yahudi genleri arayan genetikçilerinden" son derece kritik olduğunu ve genetikçiler bulguları siyasi nedenlerle "adapte" olabileceğini şüphe ifade Sand tarafından yorumlarınızı bildirdi. Tarihsel gibi Araştırma genetik yüzden, o savunuyor: ". Bu başkalarını marginalizing ve bilimsel araştırma gibi çalışmayı sunmak için süre belirli bulguları sergilemek için çok kolay '


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 434
Point(s): 66 844
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 23 Déc 2015 - 22:50
MessageSujet du message: Tarihçi Prof Dr Shlomo Sand ,Bugünkü Filistin Topraklarında Yaşıyan
Répondre en citant

Tarih Atölyesi: Arap isyanına doğru: Hebron Olayları



Filistin’de Arap ve Yahudiler arasında yaşanan çatışmaların temeli belli bir toprak parçası üzerinde egemen olma durumu ile ilgilidir. Arap cephesinde iki ailenin, Nashashibi’lerle Hüseyin’lerin çekişmesi; Yahudi cephesinde ise, Ben Gurion ile Jabotinsky’nin çekişmesi, 1930’lara doğru gelindiğinde olaylara şeklini vermiştir.
23 Aralık 2015
Tarih Atölyesi: Arap isyanına doğru: Hebron Olayları

Filistin’de Arap ve Yahudiler arasında yaşanan çatışmaların temeli belli bir toprak parçası üzerinde egemen olma durumu ile ilgilidir. Yaşam tarzları, gelecekten beklentileri bu denli farklılık arz eden iki toplumun aynı coğrafyayı paylaşmasının, engellenemez çatışmaları beraberinde getirmesi doğaldır. Bu bağlamda, inançların, ulusal onurun ve tarihin çatışması olacaktır yaşananlar ve yaşanacaklar. Araplar da Yahudiler de mücadelelerini beyinleri ile değil kalpleri ile yapmışlardır... Algıları gerçekleri değil, sembolleri ve sözleri süzmüş, onlara hak ettiklerinden fazla değer yüklemiştir. Bundan dolayıdır ki daha önce basit kavgalar üzerine inşa edilen – en hafif tabiri ile – bu rekabetin alevlenmesi için çok beklemek gerekmeyecektir.

Arap cephesinde iki ailenin, Nashashibi’lerle Hüseyin’lerin çekişmesi; Yahudi cephesinde ise, Ben Gurion ile Jabotinsky’nin çekişmesi, 1930’lara doğru gelindiğinde olaylara şeklini verdi.

Hüseyin ile Nashashibi aileleri arasında süregelen güç kavgası Arap toplumunun yönetimi, Kudüs’ün yönetimi, bunlardan oluşan gelirin paylaşımı konularında odaklanır. Yahudi liderler, aralarındaki fikir ayrıklıklarına rağmen Yişuv’un her alanda gelişmesine ve toplumlarına modern bir yaşantı sağlanmasına, refah seviyesinin arttırılmasına önayak olmuşlardır. Ancak, Arap toplumunun liderleri için bunu söylemek mümkün değildir.

Yahudi liderlerin aralarındaki fikir ayrılıklarını daha entelektüel bir boyutta incelemek gerekir: Yahudi toplumunun fikirsel ve yapısal oluşumuna katkıda bulunan her lider olaylara değişik bir açıdan yaklaşmış, halkın beklentilerini değişik boyutlara taşımıştır.

Yahudi ulusal hareketinin önemli ismi Ussishkin

Örneğin Yahudi ulusal hareketinin önemli isimlerinden Menahem Ussishkin’in mesajı açıktır. Kudüs’te bir sinagogun düzenlediği ve şeref konuğu olduğu bir Pesah kutlamasında, Nisan 1928’de, şöyle der:

“Yahudi halkı, hiçbir uzlaşı ve taviz olmaksızın, Dan’dan Be’ersheva’ya, Büyük Denizden çöle kadar, Ürdün ötesini de (= Şeria = Yarden nehrinin karşı tarafı) içine alacak şekilde, bir Yahudi Devleti istiyor. Şimdi burada hep beraber yemin edelim: Moriah Tepesinde Ulusal Yuvası kuruluncaya dek Yahudi Halkı sessiz ve hareketsiz kalmayacaktır…”

Arapların bölgedeki Yahudi varlığına verdikleri tepkiyi, İngilizlerin bu tepkiye olan yaklaşımlarını en sert şekilde cevaplayanlardan biriydi Ussishkin. Yazıları ve konuşmaları ile dillendirilmeyen Yahudi ihtiraslarını ateşli şekilde ifade etmişti. Rusya’daki pogromlardan kaçıp gelenlerin hislerine tercüman olmuştu.

Teoride Yahudiler için esas başarılması gereken Filistin topraklarında bir çoğunluk oluşturmaktır. Balfur Deklarasyonu bunun İngilizler tarafından kabul edildiğini teyit eden bir belgedir. Öte yandan, Herzl’den başlamak üzere hiçbir Yahudi lider veya düşünürde “Arapların reddedilmesi” fikri yoktur. Arapların buralardan sökülüp atılması, camilerin yıkılması ve Kudüs’e Üçüncü Tapınağın inşası gibi fanteziler kimsenin gündemini oluşturmamıştır. Ancak, Ussishkin’inkine benzer sivri söylemler Araplar arasındaki korkuyu dehşet seviyesine taşır. Arap liderlerinin yoğurdukları bu dehşet, daha sonraki yıllarda terör olaylarının nedeni olarak karşımıza çıkacaktır… Hacı Emin El-Hüseyni’nin tespiti bölgedeki durumu çok iyi bir şekilde anlatmaktadır: “Suyun yüzü şu anda duru gözüküyor. Ancak derinlerde akıntı var… Ateş yokmuş gibi, ancak küllerin derinliğinde için için yanmakta ve bunu böyle görmek beni üzüyor…”

Filistin’i kendine vatan edinmiş binlerce gençten biri ailesine yazdığı mektupların birinde Arap – Yahudi düşmanlığının nedenlerini son derece naif bir şekilde kaleme almıştı.

“ Filistin’deki sorun birbirinden nefret eden iki ulusla ilgilidir. Bizden nefret ediyorlar ve bunda haklılar… Biz de onlardan nefret ediyoruz, hem de ölümcül bir nefret bu…”

Haim Weizmann’ın siyasi – diplomatik yöntemlerine, aktivist bir söylemle alternatif yaratan Zeev Jabotinsky’nin Revizyonistleri artık Yahudi beklentilerinin, ideallerinin açıkça masaya konması gerektiğini savunmaktadırlar. Ussishkin’in çıkışları bunun habercisidir.

O dönemde yaşananları şu çerçevede görmek ve değerlendirmek gerekir: Araplar korkmuşlardır. Yahudilerin yaşam standartlarını her alanda yükseltmeleri onları tedirgin etmiştir. Bu korku Arap liderlerin söylemleri ile tırmandırılmıştır… Yahudi liderlerinden buna tepki gelmesi ise gecikmemiştir. İngilizlere gelince, onlar Manda İdaresi sınırları içinde çıkacak olası çatışmaları bastırabilecekleri kanısını korumuşlardır.

İçin için kaynayan sosyal-siyasi sıkıntılar

1928 yılı Yom Kipur’unda olsun, bunu takip eden Teşa-Beav Anmasında olsun veya Hz. Muhammed’in doğum günü kutlamasında olsun yaşananlar için için kaynayan sosyal – siyasi içerikli sıkıntılara işaret etmektedir. Bir yanda gövde gösterisi yaparcasına hareket eden yığınlar öte yanda bunu fırsat bilerek bileyen toplum liderleri, kanaat önderleri… Bir yanda genelde Filistin’de, özelde Kudüs’teki Yahudi varlığının kendileri için bir varoluş mücadelesi olduğunu haykıran Yahudi gençleri, öte yanda bu toprakların kendilerine ait olduğunu ve öyle kalacağını bağıran Arap gençleri...

… Ve Ağustos 1929’da Kudüs’te Araplarla Yahudiler arasında başlayan nedeni korkuya, şüpheye dayalı gerilim sıcak çatışmaya dönüşür. Nereden geldiği, kimin silahından çıktığı belli olmayan kurşunlar bardağı taşırır.

Araplara göre Yahudiler dua amacı ile El-Aksa Camiinin avlusunda toplananlara saldırıda bulunmuşlardır. Yahudiler ise tam tersini ifade etmektedirler. Kudüs’e komşu köylerden buraya duaya gelen yüzlerce, hatta binlerce, sopa, bıçak ve benzeri hafif silahlarla kuşanmış Arap genci, El-Aksa Camii’nin avlusunda yapılan hararetli milliyetçi konuşmalar sonrasında Yahudilerin evlerine, işyerlerine saldırmışlardır. İngilizlerin, Kudüs Müftüsü Hacı Emin El-Hüseyni nezdinde yaptıkları girişimler sonuçsuz kalmıştır. O günün sonunda İngiliz raporlarına göre üç kişi ölmüş on kişi kadar da yaralanmıştır. Ancak ölenlerin Yahudi mi Arap mı oldukları net olarak belirlenememiştir.

Durumun vahameti olayların Hebron’a sıçraması ile değişik bir şekil alır. Hebron veya El Halil, her iki din için de kutsal bir yerdir. Avraham ve eşi Sara’nın mezarlarının bulunduğu Hebron’da sekiz yüz yılı aşkın bir süredir Arap ve Yahudi toplumları beraber hoşgörü ve uyum içinde yaşamaktadır. Ancak yirminci yüzyılda yükselen milliyetçik buradaki ahengi yıkar. Kudüs’teki olayların etkisi altında kente dönen Arap gençleri Yahudi evlerine saldırır, Şabat duasının yapıldığı sinagogu ateşe verirler. Yörede asayişi korumakla görevli İngiliz güçlerinin yetersiz kalması olayları katliam boyutlarına taşır.

Hebron saldırıları

1929 yılı Hebron saldırıları Arap – Yahudi – İngiliz üçgeninde bazı tanımlamaların yenilendiği bir dönemi başlatır. Terör çok daha önceleri gündelik yaşama girmiştir. Ancak siyasi iradenin, yani İngilizlerin bunu yorumlama tarzları, terör olaylarına verdikleri tepkiler, Yahudiler açısından “meşru müdafaanın gerekli olduğu” ve bunun için “silahlanma” gerekliliğini ortaya koyar. Sosyal anlamda çaresiz kalan Arap toplumu, liderlerinin de kışkırtması ile medeniyete doğru yol alıp Yahudiler lehine bozulan toplumsal dengeyi düzeltmeye çalışacağına, Yahudileri odaklayan bir nefrete kaptırır kendisini… Bu nefretin doğrultusu ise saldırılar, yağmalamalar, katliamlar, tecavüzlerdir.

Hebron saldırılarında 67 Yahudi öldürülür. Bu o güne dek Yahudi - Arap çatışmalarında oluşan en büyük ölü sayıdır. Ölenlerin arasında kadınlar, beş yaşının altında çocuklar da vardır. Hebron’un Yahudi dokusu yok edilir. Evler, iş yerleri, sinagoglar yakılır ve talan edilir. Eş zamanlı olarak Kudüs’e yakın bir Yahudi kenti olan Motza’da da benzer sahnelere tanık olunur. Çevreden gelen Arap gençler, Maklef ailesinin tüm bireylerini, babayı, anneyi, oğullarını ve iki kızları ile misafir olarak evde bulunan iki kişiyi katlederler ve evi talan ederek ateşe verirler. Saldırıdan tek kurtulan, o anda evde olmayan ailenin en küçük oğlu Mordechai’dır. O, daha sonraki yıllarda İsrail’in genelkurmay başkanı (Mordechai Gur) olacaktır.

Yahudilerin Hebron’da saldırıya uğramaları ve kentteki tüm Yahudi toplumunun bunu takiben İngilizler tarafından boşaltılması, Balfur Deklarasyonu’na imza atanların hezimeti oldu. Başta Ben-Gurion tüm Yişuv, sonuçları Kişnev pogromundan çok da değişik olmayan bir durumdan söz etmekteydiler. Bu kez İngiliz destekli bir pogrom ile karşı karşıya kalındı.

Oysa Hebron’un asayişinden sorumlu Yüzbaşı Raymond Cafferata elinden geleni yapmıştı. Daha önceki Yafa saldırılarını da yaşamış bir kişi olarak, gerilen ortamın neler doğurabileceğini anlamış Gazze ve Yafa’daki İngiliz birliklerinden takviye kuvvet istemişti; ne yazık ki bu takviye kuvvetler hiçbir zaman gelmemişti. Elindeki kısıtlı adamla Cafferata, azgın kalabalığın Yahudi halkına zarar vermemesi için çok çaba sarf etmişti. Bazı Araplar bizzat onun silahından çıkan mermilerle ölmüşlerdi. Ancak, bu çabalar yetersiz kalmıştı. Hebron Olayları hakkında bir kitap yazan Rehavam Ze’evi’ye göre, kentte o güne dek, Yahudilerle iyi komşuluk ilişkileri içinde yaşayan birçok Arap olaylara katılmışlardı. Hebron’un dışından gelen yabancıların ağır tahriki ile hareket eden bu kalabalığa az da olsa karşı koyan Araplar da olmuştu.

Daha sonra yayınlanan Yişuv kayıtlarına göre, saldırılar esnasında, 435 Yahudi, 28 Arap ailesi tarafından gizlenerek kurtarıldı. Bu insanlar Yahudileri gizleyerek kendilerini tehlikeye atmışlar, iyi komşuluk ilişkilerinin hatırına, insani bir refleksle davranmışladı.

Hebron’da yaşanan bu olay Arap isyanının başlangıcıydı. Cafferata’ya göre isyan devam edecek ve İngilizler Balfur Deklarasyonu’nun maddelerini geri çekmedikçe son bulmayacaktı. Londra hükümetinin deklarasyondan neden vazgeçmediğini, bundan daha da öte, Filistin’de ne aradıklarını sorgulayan İngiliz askeri ve sivil görevlilerinin sayısı bu dönemde hızla artacaktı. İngilizler, anlamsız bir şekilde, bu diyarı kendilerine vatan yapmak isteyenlerin arasında kalmış olduklarını fark etmeye başlamışlardı.

Tıpkı daha önceki olaylarda olduğu gibi, Hebron olayları da yanlış bilgilendirilmenin ve kinin beslediği korkudan kaynaklanmıştı. Araplar, Yahudilerin buraya, kutsal yerlerini talan etmek için geldiklerini sanmışlardı, amaçlarının Müslüman yaşantısını silmek olduğunu düşünmüşlerdi.

Saldırıların değişik bir teması ise Yahudilerin eriştikleri maddi refah seviyesiydi. Ticaret ve bankerlik yapan Yahudiler, Filistin topraklarının büyük bir kesiminde söz sahibi olmuşlardı. Bu Araplar tarafından kabul edilemez bir gerçektir. Bu onlar için bir trajedidir. Yahudiler, Araplar için yabancıdır. Birçokları Avrupa’dan ve Amerika’dan gelmişler ve bu toprakları bozmuşlardır. Bu anlamda, saldırıların altında toplumsal bir kıskançlığın da izlerini sürmek mümkündür.

Kaynak: One Palestine Complete - Tom Segev

Marsel RUSSO perspektif@salom.com.tr

http://www.salom.com.tr


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 03:22
MessageSujet du message: Tarihçi Prof Dr Shlomo Sand ,Bugünkü Filistin Topraklarında Yaşıyan

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Recréation - Ժամանց - Beraber gülelim -> Le Bar de la team - Ընդհանուր Քննարկում - Gelin söyleşelim Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com