Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Azınlık Okullarının ‘bürokrasi’ Diye Yazılır , Müslüman Sünni Değilsen
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 21 Jan 2016 - 15:50
MessageSujet du message: Azınlık Okullarının ‘bürokrasi’ Diye Yazılır , Müslüman Sünni Değilsen
Répondre en citant

Azınlık Okullarının ‘bürokrasi’ Diye Yazılır , Müslüman Sünni Değilsen Ya Uyarsın Ya da Siktirp Giderin Diye Okunur.







Azınlık okullarının yaşadığı sorunlara her gün bir yenisi ekleniyor. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), okullara, kayıt işlemleri sırasında kullanılması için yeni bir ‘kayıt sözleşmesi’ gönderdi.

Yeni uygulamaya göre, kayıt sözleşmesinde öğrencilerin ne kadar ücretle okula kayıt edildiğinin belirtilmesi istendi. Ermeni okulları, kayıt sırasında öğrencilerden herhangi bir ücret talep etmiyor. Bağışlarla ayakta durmaya çalışan okullar bir yandan bürokratik uygulamalarla boğuşurken, bir yandan da imkânı olan velilerden bağış toplamak için yoğun çaba sarf etmek zorunda kalıyor. VADİP Eğitim Komisyonu Genel Koordinatörü Nuran Palakoğlu, sorunların çözümü için milletvekillerine duyarlılık çağrısı yaptı ve milletvekilleri Markar Esayan, Selina Doğan ve Garo Paylan’ın üye olduğu ‘Hayvekwatch’ adlı mail grubuna, konu hakkında kaleme aldığı yazıyı iletti.
Statü sorunu

Azınlık okullarının, kâr amacı güden işletmeler olmamalarına rağmen ‘özel okul’ statüsünde değerlendirildiğini belirten Palakoğlu, bunun ciddi sorunlar doğurduğuna dikkat çekti: “Okullarımıza bugüne kadar ‘özellikli okul’ şeklinde bir statü kazandırılamadığı için, başta kayıt işlemleri ve okul ücretleri olmak üzere, sürekli olarak klasik özel okullara uygulanan yöntem ve işlemlere tâbi tutulmaktayız. Yapımıza uymayan bu işlem ve talepler nedeniyle ciddi sorunlar yaşamaktayız.”

Hatalı kayıt riski

2015-2016 öğretim yılından itibaren öğrenci kayıtlarında onay hakkının okul müdürlerine verilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Palakoğlu, uygulamanın bütün ayaklarının düşünülmediğini kaydetti: “Aslında olumlu olan bu uygulama, tüm ayakları düşünülmeden işleme sokulduğu için sorun yaratıyor. Bilindiği gibi ,hiçbir özel okulda olmamasına rağmen, azınlık okullarına, Lozan’dan kaynaklanan haklar gereği, sadece kendi azınlığımıza mensup öğrenciler alınabilmektedir. Ancak Patrikhane tarafından yapılan müracaata rağmen cemaat mensubu olmanın tek delili olan Patrikhane vaftiz kâğıdı okul kayıtlarında kullanılacak resmî evrak olarak kabul edilmemiştir. Böylelikle müdürlerimizin istemeden de olsa hatalı kayıt yapma olasılıkları nedeniyle, hem öğrencinin sene ortasında kaydının silinmesi, hem de bu hatanın müdürün siciline olumsuz yansıması gibi bir risk oluştu.”



Nurhan Palakoğlu

Bütçe açıkları kapanamıyor

Palakoğlu, okulların maddi sorunlarla boğuştuğunu da anlattı: “Okullarımızda öğrenci velilerinden kayıt ücreti alınmadığı için oluşan bütçe açıklarının yapılan bağışlarla kapanmaya çalışıldığı ancak son yıllarda bu açıkların tam olarak kapatılamadığı, hepinizin bildiği bir gerçek. Cemaat temsilcilerimiz tarafından yıllardır devlet yetkililerine aktarılan bu soruna katkı olması için hükümet tarafından alınan karar gereği, 2014-2015 eğitim döneminden itibaren tüm özel okullara belirli kriterler çerçevesinde yapılan devlet yardımından, azınlık okullarının da faydalanması sağlandı.”

İktisadi işletme değiliz

Özel okullarda okuyan öğrencilere verilen devlet desteğinin ardından, desteklerden KDV kesilmesinin gündeme geldiğini belirten Palakoğlu, okullarda inceleme yapıldığını hatırlattı: “İlk etapta okullarımızın bütçe açığının kapatılmasına büyük katkı sağlayacağı düşünülen (ve sağlayan) bu yardımlar, okullarımızın ‘özel okul’ statüsünde değerlendirilmesi nedeniyle uygulamada sorunlar yarattı. Kanunda ‘çocuğunu özel okullarda okutan velilere devletin yaptığı yardım’ olarak nitelendirilen bu yardımı alınca, velilerimizin okullara ücret ödediği gibi bir çıkarımda bulunan Maliye Bakanlığı, bir de işin içine, yapılan yardımlardan KDV kesilip kesilmeyeceği konusu eklenince birçok okulda inceleme başlattı ve bazı müfettişler okullarımızın iktisadi işletme olması gerektiğine dair raporlar hazırladı. Tabii ki kâr amacı gütmeyen ve serbest piyasa ekonomisi kurallarını işletip sadece paralı öğrencileri seçmek gibi bir hakkı olmayan okullarımızın, iktisadi işletme olmadıkları, konunun içinde olan herkes tarafından bilinen bir gerçek.”

‘Okullarımıza neden ücret sorulur?’

MEB tarafından 8 Ocak’ta okullara gönderilen sözleşmeye de tepki gösteren Palakoğlu, şunları kaydetti: “Özel okul statüsünde olmamızın getirdiği son kargaşa örneği, okullarımıza 8 Ocak’ta gönderilen yazı oldu. Millî Eğitim Bakanlığı, tüm özel okullara ve pek tabii azınlık okullarına kayıt olan öğrencilerin velilerine de söz konusu sözleşmeleri imzalatmak istiyor. Sizce sözleşmenin ikinci sayfasında yer alan ücretler bölümündeki sorulaınr, bağışlarla bütçesini denkleştirmeye çalışan okullarımızdaki velilere sorulmasının nedeni nedir? Ve bu sorulara ne cevap vermek gerekir?”

VADİP Eğitim Komisyonu Genel Koordinatörü, sorunlara çözüm bulunması çağrısı yaparak, “Günü kurtarmak için ikili ilişkilerle, o anda çözüldüğü düşünülen ve sümen altına itilen bu konuların kesin olarak çözüme kavuşturulması gerekiyor” dedi.

Uygar Gültekin

http://www.agos.com.tr/


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Jeu 21 Jan 2016 - 15:50
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 21 Jan 2016 - 16:33
MessageSujet du message: Azınlık Okullarının ‘bürokrasi’ Diye Yazılır , Müslüman Sünni Değilsen
Répondre en citant

Haberde görüleceği üzere Türk Yahudi Toplumun öyle bir derdi yok




Siz de bir eli tutabilirsiniz

Okullar, şirketler, vakıflar yıllık planlamalarında gönüllük projelerine de artık yer veriyor, hatta ciddi rakamlarda bütçe ayırıyorlar.Günümüzde gönüllülük anlamında yapılan çalışmaların alanı gittikçe genişliyor. Çevreyi koruma, sanata destek verme, yaşlılar, çocuklar, sağlık yardımlaşma derken gönüllülük bazında yapılan çalışmaları artık politika, siyaset, uluslararası ilişkiler gibi alanlarda bile görür olduk. Okullar, şirketler, vakıflar yıllık planlamalarında gönüllük projelerine mutlaka yer veriyor, hatta ciddi rakamlarda bütçe ayırıyorlar. Ulus Özel Musevi Okulları öğrencileri de artık ‘Sosyal Sorumluluk Karneleri’ ile mezun oluyor



Gönüllülük, basit anlamıyla bireyin, ailesi, arkadaşları, yaşadığı sokak, içinde bulunduğu toplum, doğa, çevre vb. daha birçok şey için hiçbir çıkar ve karşılık beklentisi içinde olmadan, daha iyi bir dünya için çalışmasıdır. Peki, birey bu ihtiyacın ne zaman farkına varıyor?

Hayatımızın önemli bir bölümünü ilköğretim, lise, üniversite sıralarında geçiriyoruz. Bu süreçte edindiğimiz bilgilerin yolumuzu ve yaşam şeklimizi belirlemedeki değeri tartışılamaz. Fakat akademik donanımın bireyi tek başına başarıya taşımadığı da kabul edilen bir gerçek. Eğitim hayatı boyunca farklı alanlarda çalışarak, iş hayatını deneyimleyerek, toplumsal etkinliklerde aktif rol alan gençlerin farkındalıklarının arttığını ve daha bilinçli ilerlediğini gözlemliyoruz.

Günümüzde şirketlerin insan kaynakları, donanımlı ancak bir o kadar da özgüvenli, takım çalışmasına uygun yeteneklere sahip, sosyal çevresi ile etkili iletişim kurabilen, farklı ilgi alanları olan gençleri şirketlerinin içinde görmek istiyor.

Bilimsel araştırmalar da okul yıllarında gönüllü etkinliklerde çalışan, sosyal sorumluluk projelerinde görev alan gençlerin, işyerlerinde lider ve toplumda sevilen bireyler olduğunu ispatlıyor.

Son yıllarda eğitim kurumları da sosyal sorumluk proje çalışmalarını ders programları ile paralel planlıyor ve yürütüyorlar.

Ulus Özel Musevi Okulları öğrencileri de artık Sosyal Sorumluluk çalışmalarını özel hazırlanmış bir web sitesi üzerinden seçiyor ve yaptıkları projelerle mezun oluyorlar.

Lisede, kulüp seçimi gibi sosyal sorumluluk projeleri de internet üzerinden seçiliyor

Sene başında öğrencilere açılan “Sosyal Sorumluluk Web Sitesi”nde çeşitli Sivil Toplum Kurumlarının isimleri ve bu kurumlarda yapılabilecek işlerin bilgisi var. Öğrencilerden beklenen, sosyal sorumluluk projelerinden birini seçmeleri, ilgili kurumun yöneticisiyle iletişime geçmeleri ve yıl boyunca düzenli olarak kurumla çalışmalarını sürdürmeleri.

Her bir projenin bir de danışman öğretmeni var. Çalışmaların takibinin yapılabilmesi için kurum yetkilisinin ve danışman öğretmenin düzenli olarak imzaladığı bir çizelge var. Yıl sonunda veriler idare tarafından toplanıyor ve öğrencilerin yaptığı çalışmalar değerlendiriliyor.

Sosyal çalışmalar sayesinde farkındalığı ve duyarlılığı artan gençler değerleri yaşayarak öğreniyor ve onlara daha büyük bir güçle sahip çıkıyorlar

Daha anaokulunda iken çöpleri ayrı kutulara atmayı öğrenen, ektiği tohumu düzenli sulayan, oyuncaklarını imkânı olmayanlarla paylaşmayı öğrenen çocuklarımızın çevreye saygılı ve duyarlı bir birey olarak yetişmesi kaçınılmaz. Anaokulundan liseye birçok sivil toplum kurumuyla iletişimde bulunarak yapılandırılmış bir program dâhilinde sosyal sorumluluklarını yerine getiren öğrencilerimiz son yıllarda lisede kendi projeleriyle de ön plana çıkıyorlar. Londra’da başlatılan ve İstanbul’da öğrencilerimiz tarafından yürütülen ‘Mitzvah Day’ projesi buna iyi bir örnek.

UÖML öğrencileri bu yıl da “365 gün Mitzvah Day” projesine Türkiye’de liderlik etti

“Mitzvah Day Türkiye” UÖML öğrencileri tarafından hayata geçirilmiş bir proje. Dünyanın en büyük sivil toplum eğitim kuruluşlarından biri olan ve dünyada 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteren World ORT’un Londra’daki eğitim merkezinde liderlik eğitimi alan UÖML öğrencileri ‘Dünya Mitzvah Day Sosyal Dayanışma Günü’ nün Türkiye mimarları oldular. Türkiye’den çok sayıda gönüllü Avrupa ve Amerika’daki gönüllülerle birlikte tek bir yürek olarak farklı sosyal sorumluluk projelerinde çalıştı…

Proje kapsamında gönüllüler, engellilerle sanat, spor çalışmaları yaptılar, hayvan barınaklarına gittiler, bakıma ihtiyacı olan mezarlıkları temizlediler, yaşlılar ve kimsesizlerin yaşadığı bakımevlerini ziyaret ettiler, onlar için kekler, kurabiyeler hazırladılar, mini skeç ve tiyatrolarla çocuklara ve yaşlılara keyifli saatler yaşattılar.

Bu yıl MİNİX, Kuzguncuk Hanımlar Kolu, Yetimleri Koruma Derneği Gönüllüleri, Ortaköy Etz Hayim Sinagogu, Or-Ahayim Hastanesi, GKD Hanımları, Kadıköy Hemdat İsrael Sinagogu Vakfı Gönüllü Hanımları ve Talmud Tora Teilim Gönüllüleri Rosh Hodesh Grubu, Golden Age Komisyonu Üyeleri projeye farklı mitsvalarla destek verdi.



Sami Levi (*) yazdı :

CV’LERDE TİKKUN OLAM ( Yahudi felsefesi: Dünyaya, dünyayı düzeltmek için geldik)

Hepimiz çocuklarımızın doğdukları günden itibaren onların gelecekleri için çaba sarf eder ve onlar adına hayalimizdeki gelecek için çalışıp dururuz. Üniversite çağına geldiklerinde ise sadece akademik başarının onları iyi bir üniversiteye ve sonra da iyi bir işe sokacağını düşünürüz. Peki, akademik açıdan kuvvetli olmak, iyi bir üniversiteye kabul olmak, iyi bir şirkette işe girmek için yeterli mi? Günümüzde bu sorunun cevabı, ‘Hayır’.

Bugün yurtiçi ve yurtdışındaki üniversitelere baktığımızda sosyal sorumluluk projelerinin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde büyük şirketlerde artık böyle projelerle anılmak, bu gibi çalışmaları ön plana çıkarmak istiyorlar. Mezun olup, iş başvurusunda bulunan gençleri sadece akademik başarılarıyla değil aynı zamanda içinde yer aldıkları sosyal projelerle değerlendirip, yetenek ve becerilerini sorgulayıp ona göre karar veriyorlar. Zaten belli bir akademik donanımla iş başvurusu yapmış bu gençleri kendilerini ifade etme becerileri, sorumluluk alma, liderlik özellikleriyle değerlendirip buna göre seçimlerini yapıyorlar.

Bu noktada uluslararası bir proje olan ‘Mitzvah Day’ dört senedir Ulus Musevi Lisesi öğrencilerinin liderliğinde başarıyla yürütülüyor. Bu sene Mitzvah Day’in tarihi 22 Kasım 2015’di. Fakat öğrencilerimiz mitsvanın sadece senede bir gün değil 365 gün yapılması gerektiği gerçeğinden yola çıkarak bütün katılan dernek, vakıf ve kurumlara bu fikri yaymaya çalıştılar. Bu çalışmalarla çocuklarımız ve gençlerimiz sorumluluk almayı, söz verip yerine getirmeyi, ihtiyacı olan kişilere yapabilecekleri kadar yardım etmeyi, her türlü canlının ne kadar değerli olduğunu, sadece almanın değil vermenin de önemli olduğunu, kısacası hayatın gerçeğini öğreniyorlar. Bunları yaparken de Yahudi Felsefesinin en önemli kavramlarından biri olan Tikkun Olam (Dünyayı Onarmak ) felsefesinin gerekliliklerini yerine getiriyorlar.

Başa dönersek, okuldan mezun olduklarında CV’lerine yazacakları epey malzeme toplamaya başlamış gibi gözüküyorlar. Ne dersiniz?.

* Yahudi Kültürü Eğitimi Koordinatörü

Greta Mizrahi

http://www.salom.com.tr/haber-97848-siz_de_bir_eli_tutabilirsiniz.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 07:54
MessageSujet du message: Azınlık Okullarının ‘bürokrasi’ Diye Yazılır , Müslüman Sünni Değilsen

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com