Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Mart 1995 h(a)zerbaycan'a Haydar Aliyev'e (Hayig Alexan) Türkiye
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 465
Point(s): 66 943
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 4 Fév 2016 - 11:24
MessageSujet du message: Mart 1995 h(a)zerbaycan'a Haydar Aliyev'e (Hayig Alexan) Türkiye
Répondre en citant

Mart 1995 h(a)zerbaycan'a Haydar Aliyev'e (Hayig Alexan) Türkiye Derin Devletinin Darbe Girişimi





mart 1995 azerbaycan'a darbe girişimi


tansu ciller'in iktidar yillarindaki skandal faaliyetlerden belki de en traji-komik olani. amerikan destekli ebu feyz elcibey'in azerbaycan'da koltugu o zamanlar rusya destekli haydar aliyev'e birakmasinin ardindan tansu ciller'in derinlerden bir yerden aldigi talimatla haydar alyev'i devirmek amacli giristigi ama basarisiz oldugu darbe girisimi. turkiye siyasi tarihinin en ilginc hadiselerinden biridir. turkiye'de sistemin kurumlarinin esgudumsuzluk yasadigi, sistemin yarattigi cetelerin gemi aziya alip kontrolden ciktigi, bocaladigi bir doneme denk gelmistir; ki iddialara gore darbeyi son anda onleyen aliyev'i durumdan haberdar eden o zamanin cumhurbaskani suleyman demirel'dir.

#6812937 06.02.2005 09:40 ~ 09:57oz dionysos···
"mart 1995 tarihinde, azerbaycan cumhurbaşkanı haydar aliyev'e yönelik darbeyi, tansu çiller'in onayı ile dönemin türk cumhuriyetlerinden sorumlu devlet bakanı ayvaz gökdemir, emniyet genel müdürü ağar, ibrahim şahin ve korkut eken planlamış, ancak mit'in olayı süleyman demirel'e bildirmesi ve cumhurbaşkanı'nın da aliyev'i haberdar etmesi ile darbe girişimi başarısızlığa uğramıştır."

- mit susurluk raporu

http://siyaset.bilkent.edu.tr/susurluk/mit/
#9751325 01.07.2006 22:59fitneci···
bence türkiye devleti'nin iç çelişkiler, çatışmalar, koordinasyonsuzluk ayağına azerbaycan'ı ve yönetici kısmının gazını almayı başardığı fiyaskodur. ya da azeriler yutmuş gibi yapıyorlar. demem o ki, belki de devletin tüm kurumları, mit, ordu, başbakan, darbeyi yapacak özel timci tipli ülkücüler hepsi de fikir birliği içindeydi ve olaydan haberdardı. demirel darbenin sıçması ihtimaline karşı bizim tcnin hesabınca işlerin geri döndürülemez olacağı kadar geç bir vakitte aliyev'e durumu bildirir ve "sonunda bizden birilerinin yediği halt ama bakın yine biz olayı durdurduk" denebilecek yüzümüz olur hesabı yapılmıştır.
tabi bunlar klasik strateji romanlarındaki gibi spekülasyonlar ama azerilerin de aklına gelmemiş olması düşünülemez.
#11033153 13.07.2007 21:04poturgilinpotur···
türkiye'nin ükücü faşist milislerinin bileşen olarak gönderildikleri darbe girşimi.
#18761040 13.04.2010 22:35 ~ 22:35kulkke···
o dönemler türkiyesinin ileri düzeyde olan devlet adamlarının nasıl bir hesaplaşma içinde olduklarını gösteren en iyi olay. bir de tek parti dönemlerine bok atarsınız! daha istediğin ülkede darbe yapacak kadar bile kendi adamlarına söz geçiremiyorsun. sen emrindeki paşaya talimat veremeyeceksen siktir git o koltuktan başkaları otursun.
#20317819 13.09.2010 22:26halidov···
mümtazer türköne'nin de bu girişimde payı olduğu söyleniyor. bilen beri gelsin.
#20997130 27.11.2010 20:25fleurquin···
türkiye devleti kurumları ile bu darbeyi planlamış ve gerçekleştirmeyi denemiştir. ancak planın içinde yer alan "b planı" uyarınca, darbenin başarıya ulaşmayacağı anlaşılınca türkiye bu darbe ile resmi olarak ilgisinin bulunmadığını gösterecek hamleler yapmıştır.

dost ve kardeş bir ülkede planlanan bir darbede, böyle bir b planı olması makul ve akıllıcadır. büyük devletlerin ve petrol şirketlerinin cirit attığı azerbaycan'da tc içindeki bir kliğin, türkiye devletinden bağımsız olarak böyle bir sergüzeşte girmesi mantık dışıdır.

b planına gösterilen özen ve uygulamadaki başarı, darbe planına gösterilseydi sonuç farklı olabilirdi.
#27431726 16.02.2012 16:09antioch···
başarısızlığı sonucunda 400 azerbaycan'lı civanın ölümü ve türkiye'de gazi mahallesi katliamı'na sebeb olmuş acemi darbe girişimi.

(bkz: her kuşu siktin bir leylek kaldı)
(bkz: #30075110)
#30075180 05.09.2012 09:47 ~ 09:48bardas skleros···
darbenin gerekçeleri üzerine kafa yorarken ebulfez elçibey ve bu mübarek adamın başına gelenleri de unutmamak gerekiyor. kolay değil ömrünü türklük davasına adayıp cumhurbaşkanı olabilmek, haydi diyelim ki oldun, cumhurbaşkanı olarak kalabilmek. türkiye cumhuriyeti devleti bu girişimle o vakit safını belli etmiştir. ibrahim'in ateşini söndürmeye çalışan karınca misali, rusya'nın, amerika'nın ve bilumum emperyalist dünyanın çarkına çomağı sokmayı denemiş ve başaramamıştır.

galiptir bu yolda mağlup

ihtilaller yapmak ata sporumuz, baba mesleğimiz, yaşama gayemiz.

yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız

(bkz: kürşad ihtilali)
#38122589 06.11.2013 08:14yok mu beni seven···
bu darbenin kılıç artıkları şu anda ortadoğu'da yeni osmanlıcılık kisvesi altında terör şebekelerine maddi manevi laylaylaylaylaaaaay oooooo türkiye...

öhm, neyse devlette devamlılık esastır.

93 Azerbaycan Darbesi

Petrol...Medeniyetimizin gelişmesini sağlayan , hayatımızın her alanında ihtiyaç duyduğumuz son derece sınırlı olması yüzünden çok kiymetli bir hammadde kaynağı. İngiliz Devlet Adamı Winston Churchill'e " bir damla petrol bir damla kandan daha değerlidir" dedirten petrol özellikle sanayilesmiş ülkeler için büyük öneme sahip. Sanayi için hammadde ve enerji kaynağı olan petrolü kontrol etmenin sağladığı büyük avantajların farkında olan dev petrol şirketleri ve bu şirketlerin gizli servislerinin dost ve Kardeş ülke Azerbaycan'da Ebulfez Elçibey'in devrilmesinde oynadıkları rolü 27 mart tarihli Türk gazetelerinden okuyalım...





Darbeyi petrol devleri yaptı .....



MİT' e göre, Azerbaycan'da 1993'teki Devlet Başkanı Elçibey'in devrildiği darbenin arkasında İngiliz petrol şirketi BP var. İngiliz Sunday Times gazetesi Türk Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Azerbaycan'da 1993 yılında Ebulfeyz Elçibey'e karşı yapılan darbenin arkasında dev petrol şirketlerinin olduğunu anlatan raporunu ele geçirdi. Rapora göre, bugünkü Devlet Başkanı Haydar Aliyev'i iktidara getiren darbenin perde arkasında İngiliz petrol şirketi BP ve Amerikan Amoco var.



MİT'in raporuna göre, komisyoncular seçimle işbaşına gelmiş Azeri hükümetinin önde gelen yetkililerine Elçibey'e karşı Aliyev'e desteklemeleri için rüşvet verdiler. Bir MİT yetkilisinin söylediğine göre, BP Azerbaycan ile çok iyi bir petrol anlaşması yapmak istiyordu.



1991 yılında bağımsızlığını kazanan Azerbaycan, sahip olduğu 200 milyar varil petrol rezervi ile uluslararası şirketlerin iştahını kabartıyordu. Azerbaycan pazarından pay kapmak isteyen petrol şirketleri kısa sürede Azeri mafyasıyla kol kola hareket etmeye başladılar. MİT belgelerine göre Azeri petrolünde daha fazla pay almak isteyen BP, 40 kişinin ölümüne yol açan darbenin ardından Ebulfeyz Elçibey'i indirerek KGB kökenli Haydar Aliyev'i iktidara geçirdi. Aliyev, iktidara gelince ilk iş olarak BP'nin başını çektiği konsorsiyumla "yüzyılın anlaşması" denilen 5 milyar sterlinlik anlaşmayı imzaladi. BP ve Amoco böylece Azeri petrolünü işletme hakkına sahip oldu.



Kolombiya'dan paralı asker getirdiler...



Eski MİT görevlisi BP yöneticileriyle petrole karşılık silah konusunda pazarlıklar yaptığını da anlattı. MİT görevlisi düzenlenen toplantıda aralarında BP'nin de bulunduğu petrol şirketlerinin Aliyev'e ve Azerbaycan başbakanına Ermenistan'a karşı destek önerdiklerini anlattı. BP'li yetkililer Kolombiya'dan getirtecekleri silahlar ve paralı askerler ile Azeriler'i Ermenistan'a karşı savaşında destekleyeceği sözü verdi. İddiaları BP de doğruladı.



Sabah gazetesinde yayınlanan bu haber aynı gün içinde MİT tarafından yalanlansa da Sunday Times gazetesinde yayınlanan belgenin BP yetkilileri tarafından kabul edilmesi oldukça ilginçti.



1993 darbesinin temelinde bağımsızlık yanlıları ile Moskova yanlıları arasindaki çatışmalardan yatıyordu. Bağımsız Azerbaycan'ın şair ruhlu devlet adamı Elçibey liderliğindeki bir grup ülkenin milli kaynaklarının dost ülkelerle özellikle Türkiye ile paylaşılmasını ve bu sayede uluslararası güçlere karşı bir denge oluşturulmasını savunuyordu.



Moskova yanlısı diğer grup ise buna karşı çıkıyordu.18 Haziran 1993 günü Cumhurbaşkanlığı binasına baskın planları hazırlandı. Milli ordu kurulması konusunda Elçibey'le anlaşmazlık yaşayan Hüseyinov'un askerleri Gence'de isyan çıkardı. İsyanın üzerine çekilmeye zorlanan Elçibey, Bakü'yü terk etti. Ulusal Meclis Başkanı Aliyev Cumhurbaşkanı olurken Hüseyinov da başbakanlığa atandı.



Bu olay uluslararası petrol şirketlerinin Azerbaycan'da gerçekleştirdikleri ilk operasyon değildi. Türk tarihinin ikinci Cumhuriyeti olan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'ni de (1918-20) büyük bir operasyonla Sovyet Emperyalizminin ellerine teslim eden uluslararası petrol şirketlerinin Azerbaycan da yaptıklarını araştırmacı-yazar Raif Karadağ'ın ünlü eseri 'Petrol Fırtınası'ndan birlikte okuyalım....



Almanlar Müttefiklerini atlatmaya çalışıyor



" Birinci Dünya savaşı bütün şiddetiyle devam ediyordu. Bu arada yaşanan sıkıntılar sonucu Rusya'da devrim gerçeklesmiş ve yeni yönetim Brest-Litosvk antlaşması ile savşstan çekilme kararı almıştı. 1918 yılının mayıs ayında Almanlar Von Kress komutasında 3000 kişilik bir birliği Rusların da izni ile müttefikleri Osmanlı'dan habersiz Gürcistan'ın Soçi limanına intikal ettiler amaçları Batum istikametine yürüyüşe geçen Türk ordusundan evvel bu şehri ele geçirmek ve Bakü'ye dogru ilerlemekti. Iki müttefikin arasına giren şey ise harbin kaderini ve seyrini değiştirebilecek unsur olan Petroldü... Ruslar Almanların Baku'yü işgal etmelerine ses çıkarmayacaklar buna karşın petrol sahalarından belirli bir hisse alacaklardı. Bu yüzden harekete geçen Alman birlikleri Türk Genelkurmayı tarafından yakından takip ediliyordu. Türklerden önce Baku'ye varan Almanlar Türk ordusunun komutanı Yakub Şevki Paşanın sert müdahalesi sonucu Baku'yu kisa sürede terk ederken Türk ordusu da şehirde fazla kalamıyor kasım 1919'ta İran üzerinden Azerbaycan'a giren İngiliz birlikleri Baku'yu işgal ediyordu."



Böylece 28 mayıs 1918'te kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti uluslararası petrol şirketi Royal-Dutch Shell'in kuvvetleri olan İngilizler tarafından işgal ediliyordu. 27 nisan 1920'de kızıl ordunun işgaline kadar hayatta kalan bu Türk Cumhuriyetinin başına gelenler sadece bununla sınırlı değildi...



Azerbaycan'ı kim tanımak istemiyor?



Yazar Raif Karadağ bu dönemde yaşanan tartışmaları bakın nasıl aktarıyor: " İngilizler Rusya daki petrol bölgelerinden çekilmekle beraber bu bölgeler üzerindeki hak iddialarından vazgeçmediler .Rusya ile yaşanan sorunu halletmek için harekete geçen İngiltere bu konuda beynimel bir konferans düzenlemesini istedi. Genova sehrinde düzenlenen konferansın Royal Dutch- Shell ile Amerikan Standart Oil Co tröstlerinin mücadeleleri ile sonuçlanacağı baştan belliydi. İngiliz ve Hollanda Petrol şirketlerinin ortaklığıyla kurulan Royal Dutch Shell elde ettikleri avantajların korunması için yeni kurulan Azerbaycan devletinin tanınmasını isterken, Rockfeller'ın sahibi olduğu Standart oil Tröstü daha sonra şaibeli bir sekilde hayatını kaybedecek olan ABD Başkanı Harding'e baskı yaparak Azerbaycan'ın tanınmamasını istiyordu.23 kasım 1920 tarihinde bu açıklamayı yapan ABD'nin bu açıklaması konferansta bomba etkisi yaratırken, ABD'liler aynı zamanda Ruslarla gizlice görüşmeler yürüterek bu bölgede daha önce satın aldıkları petrol sahalarının kendilerine birakılmasını istiyorlardı. Times gazetesinin Avrupa muhabirinin merkezine geçtiği telgraf Genova konferansını gayet iyi özetliyordu: ' Bugün Avrupa matbuati Neft (Petrol) ile doludur'"



Komünist rejimi Shell kurtardı



ABD ile İngiliz, Fransız ve Belçikalı temsilcilerin kendi aralarındaki sorunlardan son derece iyi yararlanan Ruslar sonunda Baku petrollerini millileştirdiklerini ilan ettiler. Ancak buna rağmen gerek İngilizler gerekse ABD hükümeti ısrarlarından vazgeçmedi. Diplomasi kurdu Britanyalılar Rusları yeni hükümetlerini tüm Avrupa'ya tanıtmak koşuluyla ikna etmeye çalışıyorlardı. Bolşeviklerin Londra Sefiri Yoldaş Krasin ile İngiltere Dışişleri Bakanlığı yetkilileri arasında yapılan gizli bir anlaşma ile Shell firması 3 yıl boyunca Baku petrollerinin alıcısı olmak koşuluyla Rusya'nın içinde bulunduğu mali krizden kurtulması için yüksek krediler temin etmeyi kabul ediyordu. Rusları bu konuda iyice ikna etmek isteyen İngilizler aynı zamanda 250 yıl boyunca Rus esareti altında inleyen Polonya ordusunu silahlandırarak Yeni rejimin üzerine gönderiyor ve Mareşal Pilsudsky komutasındaki Polonya ordusu, bolşeviklere büyük darbe vurarak Rusya içlerine kadar ilerliyordu. Baku petrollerinin başlarına bela olacağını ve yeni rejimin doğmadan öleceğini gören Komünist Parti yöneticileri İngilizlerin teklifini kabul ederken, İngilizler de tarihe 'Courson hattı' olarak geçen bir hat üzerinde Polonya ordusunu durdurmayı kabul ediyorlardı. Böylece Rusya'da kurulan Komünist düzenin ayakta kalmasını Shell firması sağlıyordu.



Gelişmeleri yakından takip eden Rockfeller ise ABD hükümetine baskı yaparak Rus petrolünün ABD tarafından satın alınmamasını istiyordu. Bu sayede Rusları hizaya getireceğini sanan Rockfeller Rusların yaptığı gizli antlaşmadan habersiz olduğu için Rusların kısa süre içinde gardının düşeceğini bekliyordu. Ancak gelişmeler ABD'nin beklediği gibi olmadı ve 1923-26 yılları arasında Azerbaycan petrolü Avrupa'ya aktı. Daha sonra Standart oil ile anlaşan Ruslar bu sayede epey paralar kazanirken, Kafkasya'nın kahraman evlatlarının özgürlük özlemi hüsranla bitti. Azerbaycan özgürlüğünü kaybetmesi petrolcülerin bir millete vurdukları ne ilk ne de son darbedir. Petrol için dünya haritasını bile değiştirmeyi başaran Petrolcülerin yeni hedefi ise Türkiye ...

ZERBAYCAN'DAKİ DARBE GİRİŞİMİNDE ÜLKÜCÜ MAFYA-ÇİLLER PARMAĞI

Geçen yılın Mart ayı içinde Azerbaycan'da Devlet Başkanı Haydar Aliyev'e karşı yapılan başarısız darbe girişiminin ardında Başbakan Tansu Çillerden Ülkücü mafyaya uzanan bir ilişkiler zincirinin olduğu ortaya çıktı. MİT içindeki Demirel'e yakın ekip darbe planını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e iletince, Demirel, Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev'i telefonla arayarak darbeyi bitirdi. Aliyev darbe girişimini bu sayede bastırdı.

Tansu Çiller'in İran'ı bombalamak için komplo kurduğu geçen hafta ortaya çıkarılmıştı. Türkiye'deki Amerikancı çevrelerin Azerbaycan'daki darbe girişimine adlarının karışması, ABD'nin ülkemize Kafkaslar'da biçtiği taşeronluk rolü ile ilgili. Darbe girişimi, Kafkas petrollerinin hangi güzergah üzerinden Batı pazarlarına ulaştırılacağı tartışmalarının kızıştığı bir dönemde yapılmıştı. Amaç, Azerbaycan'da, Rusya'ya karşı bölgede mevzi elde etmeye çalışan ABD'ye yakın bir yönetim oluşturmaktı. Bilindiği gibi Aliyev, ABD'ye mesafeli politikalar izliyor.

Sicilli Bakan Gökdemir

Tansu Çiller'in bilgisi dahilinde planlanan darbe, İstanbul'daki Ülkücü mafya ile Doğu Anadolu'daki Özel Tim Müdürü tarafından yönlendirildi. İstanbul'daki Ülkücü mafya ile hükümet arasındaki koordinasyonu yine Ülkücü olarak bilinen Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir'in sağladığı bil* Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Azerbaycan'daki darbe girişimini Haydar Aliyev'e kendisinin bildirdiğini Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Eıtuğrul Özkök'e açıkladı. Özkök de bu açıklamayı 13 Kasım 1996 tarihli köşesinde yazdı.

"Türk hükümetinden bir bakanın" adının da Bakü'deki darbe girişimine karıştığı yönünde haberler Türk basınında çıkmıştı. Aliyev'in Ayvaz Gökdemir'in adım Demirel'e bildirdiği açıklandı. Darbe planı, Ayvaz Gökdemir'in bilgisi dahilinde İstanbul Ülkücü mafyasının şimdiki lideri Abdullah Çatlı'ya. havale edildi. Çatlı da Özel Tim Müdürü İbrahim Şahin'i arayarak, Azerbaycan'daki özel polis örgütü OMON komutanlarından Ruşen Cevadov ile ilişki kurdurdu. Ülkücü olarak bilinen İbrahim Şahin'in, Abdullah Çatlı aracılığıyla aldığı talimatları anı anına Ruşen Cevadov'a bildirmesiyle plan geliştirildi. Bu amaçla Çatlı'nın Türkiye'den bir grup "güvenilir" adam ve büyük miktarda para gönderdiği belirtiliyor. Bu arada Devlet Bakanı Gökdemir'in "Planla ilgili bütün gelişmeleri Başbakan Çiller'e haber verdiği" vurgulandı.

Cevadov'un ihtiyaç duyduğu silahlar da öldürülen Çeçen lider Cahar Dudayev çevresince sağlandı. Aynca Dudayev'in, Cevadov'un yardımına çok sayıda silahlı adam gönderdiği belirtiliyor. Dudayev'in darbe girişimine destek vermesinde, Azerbaycan'daki iktidar değişikliğiyle kendisine güçlü bir müttefik kazanma hesabı yatıyor. Plana göre, hazırlık yapan Cevadov ve silahlı kadroları, Azerbaycan Devlet Başkam Aliyev'in, Pakistan'daki İslam Konferansı zirvesine katılmak üzere ülkeyi terk ettiği anda, ülkenin çeşitli yerlerinde planlanan ayaklanmaları fırsat bilerek Bakü'deki radyo-televizyon ve İçişleri Bakanlığı gibi kurumlan ele geçirecekti. Hatta, Cevadov lehinde gösteriler yapmak üzere Azerbaycan'ın çeşitli bölgelerinden grupların Bakü'ye otobüslerle getirilmek üzere bir süre hazır tutulduğu belirtiliyor. Aliyev ise Pakistan'daki zirve dönüşünde "ya uçağı düşürülerek ya da havaalanında" öldürülecekti.

Darbe haberi, Türk basınında, Aliyev'in özel OMON birliklerinin dağıtılması emrine uymayan Ruşen Cevadov'un ayaklanması şeklinde yazılmıştı.

Hatta Türk basınında ABD'nin darbe girişimindeki parmağını gizlemek için, Azerbaycan'da Moskova yanlısı olarak bilinen Suret Hüseyinov'un Cevadov'la ittifak içinde olduğu yazıldı. 16 Mart 1995 tarihli Milliyette çıkan haber bu açıdan oldukça dikkat çekici:

"Azerbaycan eski Başbakanı ve Cevadov'un eski silah arkadaşı Suret Hüseyinov'un da Moskova'ya kaçtığı haberi kesinlik kazandı. Hüseyinov'un burada Ayaz Muttalibov, Rahim Gaziyev ve bazı yüksek rütbeli askerlerle birlikte Aliyev'e karşı bir 'Milli İttifak' hareketi içinde olduğu bildirildi."

Demirel'e darbe planını "MİT içinde Demirel'e yakın" çevrelerin bildirdiği ifade ediliyor. Aliyev güçleri ile darbeciler arasında silahlı çarpışmaların yaşandığı günlerde Türkiye'den resmi olarak ilk tepki dönemin Dışişleri Bakanı Erdal İnönü'den gelmişti. ABD'ye daha mesafeli politikalar izleyen Dışişleri Bakanlığı, ısrarla "Türkiye Haydar Aliyev'i desteklemeye devam edecek" açıklamasını yaptı.

Çatlı Türkiye'de

Darbe girişiminin kilit adamı Abdullah Çatlı'nın Türkiye'de aranıyor olmasına rağmen bir süredir "İstanbul piyasasını elinde tuttuğu" belirtiliyor. Özer Çiller in aracılığıyla Mehmet Eymür'ün MİTte tekrar etkili konuma gelmesiyle Çatlı'nın önünün açılmasına dikkat çekiliyor.

Aliyev'e, darbe girişiminde yer alan Özel Tim'in fiilen Eymür'ün sağ kolu Yarbay Korkut Eken tarafından yönetildiği de biliniyor. Özel Harp Dairesi'nden Yarbay Eken, MİT Güvenlik Dairesi'nde etkin görevlerde bulunduktan sonra MİT Raporu komplosu üzerine MİT'ten atılmıştı. Çiller'in Başbakan olmasından sonra Özel Timlerin eğitimi için Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesine alındı.

Çatlı'nın "İstanbul Emniyeti'nin bilgisi dahilinde" faaliyet yürüttüğü söyleniyor. Çatlı, "İstanbul eski Emniyet Müdürü Necdet Menzir ile çok iyi görüşüyor". Menzir yönetiminde İstanbul'da gerçekleştirilen "yargısız infazlara" Çatlı'nın adamlarının da katıldığı vurgulanıyor. Çatlı'nın özellikle, Alaaddin Çakıcı'nın "İstanbul'da tasfiye edilmesinden" sonra hakim duruma geldiği haber veriliyor. Çatlı'nın, o dönemde Emniyet Genel Müdürü olan Adalet Bakanı Mehmet Ağar'ın makam otomobilinde de birkaç kez görüldüğü belirtiliyor.

Bilindiği gibi Abdullah Çatlı, 12 Eylül öncesindeki MHP'nin Ankara'daki Bahçelievler ekibinden. Bahçelievler ekibi ise o dönemde gerçekleştirilen birçok kanlı eylemin planlayıcısı ve uygulayıcısı, 12 Eylül öncesinde Ankara'da 7 Türkiye İşçi Partisi (TİP) taraftarının katledilmesi olayının elebaşısı. TİP'lilerin öldürülmeden önce "sorgularını" yapan kişi.

12 Eylül öncesi Aydınlık Yayınlan arasında çıkan MHP Merkezindeki Adam: Ali Yurtaslan'ın İtirafı adlı kitapta Çatlı ile ilgili şu bilgiler yer alıyor:

"1977 Ekiminden soma MHP Gençlik Kolları Ankara Şubesi başkanlığına Abdullah Çatlı getirildi. Çatlı, 1978 şubatına kadar Ankara şubesi başkanlığında kaldı. Çatlı döneminde çok sayıda cinayet işlendi. Abdullah Çatlı'nın dönemi, bir bakıma kahve taramaları dönemiydi."

Aynca Çatlı, Uğur Mumcu'ya göre, gazeteci Abdi İpekçinin katili ve Papa'ya suikast suçundan halen İtalya'da bulunan Mehmet Ali Ağca'ya sahte pasaport sağlayan kişi. Ağca'yı, Türkiye'den İran'a kaçarken arabasıyla sınıra bırakan kişinin de, MHP'li olarak bilinen Yüzbaşı Fehmi Altınbilek olduğu ortaya çıkmıştı. Albaylığa kadar yükselen Altınbilek, en son Çanakkale'de Jandarma Alay Komutanlığında görevliydi.

Çatlı ile Türk Devleti'nin ikinci işbirliği dönemi 1983'te yurtdışında Ermeni hedeflerine saldın döneminde gerçekleşti. Bizzat Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in emriyle ASALA saldırılarına karşı misilleme karan alındı. Bunun için MİT'te Güvenlik Dairesi kuruldu. Hiram Abas bu sırada emekli olmasına karşın Mehmet Eymür'le birlikte bu operasyonu yürüttü. Eymür'ler, görevi Çatlı'ya ve Abdi İpekçi-Papa suikastında birlikte olduğu ekibe verdi. Marsilya'da Ermeni hedeflerine yönelik bombalama girişimleri oldu.

Ülkücüler arasında 12 Eylül darbesinden büyük zarar görmeden kurtulan bu Ülkücü ekibin CIA tarafından korunduğu konuşuluyor.
Uzun yıllar yurtdışında yaşayan Çatlı, uluslararası uyuşturucu ve silah kaçakçılığının önemli isimlerinden biri haline geldi. Çatlı, uzun yıllar Macaristan merkezli çalıştı. Halen Ülkücü mafyanın en güçlü ismi. Çatlı'nın Emniyet teşkilatı içinde çok etkili olduğu haber veriliyor. Çatlı için, "Türkiye'de istediğini içeri aldırır, istediğini de serbest bıraktırır" deniliyor. Çatlı'nın şimdiki İstanbul ekibinin içinde Mikail Göleli, Yavuz Çağlayan ve Ali Yasak'ın (Drej Ali) olduğu haber veriliyor. Göleli, eski "Bahçelievler Ekibi'nden". Şimdi Ankara'da MHP milletvekili listesinde Kars bölgesinden birinci aday olarak girmeye çalıştı. Yavuz Çağlayan ise İpekçi cinayetinde Ağca'nın kaçtığı aracı kullanan şahıs. Ayrıca Çatlı'nın, Başbakan Çiller'in eşi Özer Çiller'e "Ticari işlerinde yardımcı olduğu" haber veriliyor.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Jeu 4 Fév 2016 - 11:24
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 465
Point(s): 66 943
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 4 Fév 2016 - 11:24
MessageSujet du message: Mart 1995 h(a)zerbaycan'a Haydar Aliyev'e (Hayig Alexan) Türkiye
Répondre en citant

iste Baku darbesi


Milliyet, Kutlu Savas'in Susurluk Raporu'nun gizlenen sayfalarini ele gecirdi. Savas'a gore, darbe girisimi "Turkiye acisindan komedi biciminde cereyan etti"

BASBAKANLIK Teftis Kurulu Baskani Kutlu Savas, Susurluk Raporu'nda Azerbaycan'daki basarisiz darbe girisiminin icyuzunu ortaya cikararak, "Darbe girisimi Turkiye acisindan komedi biciminde cereyan etti" degerlendirmesinde bulundu. Rapora gore; darbe girisiminin kilit isimlerinden MiT elemani TiKA gorevlisi Ferman Demirkol, adeta "vezirlik hayali kurdu" ve darbe sonrasi icin Elcibey'le Cumhurbaskanligi Yardimciligi pazarligi yapti.
Milliyet, Savas'in hazirladigi Susurluk Raporu'nun gizlenen sayfalarini ele gecirdi. Raporun 68, 69, 70 ve 71 sayfalarinda, Azerbaycan'daki darbe girisimine yer veriliyor. Savas raporunda, donemin Ciller Hukumeti'ni ima ederek, "Azerbaycan olayinda MiT ve Emniyet ayni noktadadir. Bu da ancak hukumet yetkililerinin baskisi, istegi, talimati veya onayi ile mumkun olabilecektir. Harcanan para, emek ve zaman da degerlendirilmelidir" ifadelerine yer verdi. Raporda, darbe finansmani icin de Azerbaycan Hizmet Vakfi'na dikkat cekildi.
Rapora gore; MiT'in ve Turk emniyetinin icinde oldugu darbe girisimini ABD gizli servisi CIA ile Rus gizli servisi KGB adim adim izledi. Darbe girisimi Cumhurbaskani Demirel'e 10 Mart 1995'te haber verildi. Demirel de Aliyev'i ikaz etti.

Azerbaycan'daki petrol tahrik etti

SUSURLUK Raporu'nda "Azerbaycan'da Darbe" basligi altinda su ifadelere yer verildi:

"Ote taraftan Azerbaycan'a uzanmak icin de firsat dogmus, bu ulkedeki kargasaya ragmen petrol kaynaklari pek cok kisiyi, siyasiler basta olmak uzere tahrik etmistir.

MiT'in Azerbaycan'daki darbe girisimi baslikli notu uzun oldugu icin Ek 8'de sunulmustur. Bu notun tetkikinden gorulecegi uzere ve ozetle darbe Azerbaycan'in karisikligindan kaynaklanmis, Ayvaz Gokdemir'in zimni destegi saglanarak Acar Okan, Kamil Yuceoral'in Turkiye'den katkisiyla Azerbaycan eski Cumhurbaskani Ayaz Muttalibov, eski Basbakan Suret Huseyinov ve OMON birlikleri kumandani Rusen Cevadov ve Elcibey'in istirakiyle yapilacak ihtilal, Azerbaycan'daki Turk gorevlilerinden MiT Baku Temsilcisi Ertugrul Guven'in TiKA gorevlisi Ferman Demirkol'un ve Din Hizmetleri Musaviri Abdulkadir Sezgin'in ihmali, kusuru veya tertibi ile olusmustur.

MiT ise 10 Mart 1995'te gelismeleri haber almis, Sayin Cumhurbaskani vasitasiyla Haydar Aliyev'i ikaz etmistir.

Ferman Demirkol'un kime bagli oldugu sualimize cevaben Sayin Mustesar, adi gecenin MiT elemani oldugunu teyit etmistir.

Sayin Basbakan'a tarafimizdan aciklama yapilmis ve kisaca; hazirlanan darbede Turk tarafinin da yer aldigini, Cevadov ve taraftarlarinin Turkiye'den destek gordugunu, MiT'in yanisira Emniyet'in de devrede oldugunu, Ozel Harekat mensuplarinin Azerbaycan'in muhtelif bolgelerinde gruplara egitim verdigini, patlayici ve silah tasidiklarini, Ferman Demirkol'un muhtelif toplantilarda Rus Buyukelcisi ile tartistigini, Baku'den yola cikip Elcibey'le gorusmeye gittigini, yoldaki guvenlik tedbirlerinin sikligini rapor ettigini, ancak kendisinin engellenmemesini dikkate alacak basireti gosteremedigini, Elcibey'le yeni yonetimde gorev alacak kisileri tartisip bir liste olusturdugunu, kendisinin de Cumhurbaskani Yardimcisi olacagini, kendilerine gore her seyi belirlediklerini, fakat darbe tarihi yaklastiginda vaziyetin vehametini farkettiklerini ve Cumhurbaskanimizi devreye sokup, sozde Aliyev'i ikaz edip isin icinden siyrilmaya calistiklarini, gercekte ise Aliyev'in her seyin farkinda oldugunu, Cevadov'un cok yakinindakilerin KGB'nin eski mensuplari ve Aliyev'in adami oldugu, olaylarin Aliyev'in izni ve bilgisi ile kendi lehine olacak sekilde yonlendirilmis bulundugunu, MiT ve Turkiye acisindan aci bir komedi biciminde cereyan ettigini aciklamamiz uzerine Sayin Sonmez Koksal, sadece komedi ifadesine itirazda bulunmustu.

Olaylar sonrasinda Ferman Demirkol'un ortada kaldigini, Turk Buyukelcisi'nin `Cumhurbaskani Yardimcisi olacakti. Bu tip islere girmesini kim soyledi? Ne hali varsa gorsun' diyerek Buyukelcilige almadigini, Din Hizmetleri Musaviri Abdulkadir Sezgin'in kendisini evinde sakladigini, Aliyev yonetiminin Demirkol'u sorgulayip serbest birakmak icin israrla istedigini, ancak Ankara'dan gelen talimatla buna izin verilmedigini, sonunda Basbakanlik Mustesari Ali Naci Tuncer'in MiT'ten bir daire baskani ile ve ozel bir ucakla Baku'ye gonderildigini, bu iki yetkilinin Aliyev'e alti saat adeta yalvararak kendisini ikna ettiklerini ve Ferman Demirkol'u Turkiye'ye getirdiklerini, sozde isadami Kenan Gurel'in ise feda edilip mahkum oldugunu da Sayin Basbakan'a ayni toplantida anlatmak firsati olmustur. Acikca ortaya cikmistir ki; Turkiye dost bir ulkede ihtilal yapmaya tesebbus etmistir. MiT, resmi temsilcisi Ertugrul Guven'in buyukelcimizle birlikte Aliyev'e, Cevadov'a iltifat etmesi, kuskularinin giderilmesi gerektigi yonunde telkinde bulununca kendisine sert bir tepki gostermistir. `Karargaha bilgi vermeden ve onayini almadan' cumlesi tepkinin gerekcesini aciklamaktadir.

Oysa Baku'deki politikayi Disisleri ve Buyukelci yurutmektedir. MiT'in bu dogrultunun disina ciktigi bellidir.

Demirel devrede

"Basbakanlik Mustesari'nin Baku'ye yollanmasi, olayin siyasi iradenin destegiyle ve gizlice yurutuldugunu de gostermektedir. Konunun Cumhurbaskanimiza aktarildigi hususu tarafimizdan ozellikle arastirilmamis ve sorulmamistir. Ancak isin sonunda Cumhurbaskanimizin devreye sokularak olaylarin kamufle edilmesi incelemeye deger gorulmektedir. Konu tum yonleriyle ve hatta kamuoyundan gizlenmeden sorusturmaya tabi tutulmalidir. Azerbaycan konuyu zaten olanca acikligi ile tartismaktadir."

Hukumet baskisi

"Susurluk'la ilgili bu calismamizin her safhasinda kisilerin dahil oldugu cemberlerdeki irtibat acikca ortaya cikmis olmasina ragmen, teskilatlararasi uyumsuzluk o nispette belirgindir. Sadece Azerbaycan olayinda MiT ve Emniyet ayni noktadadir. Bu da ancak hukumet yetkililerinin baskisi, istegi, talimati veya onayi ile mumkun olabilecektir. Harcanan para, emek ve zaman da degerlendirilmelidir."

Vakfin finansmani

"Buyukelcilik Hukuk Musavirligi'nin nezaretinde ve stratejik konularda dusuncelerin tespiti icin Azerbaycanlilardan mutesekkil bir heyet kurulmustur. Bu organizasyon daha sonra Azerbaycan Hizmet Vakfi bunyesine alinmissa da vakfin resmi kurulusunun tamamlanmamis oldugu iddia edilmekte ve finansmaninin arastirilmasi gerektigi dusunulmektedir."

Aydin HASAN - ANKARA


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 19:21
MessageSujet du message: Mart 1995 h(a)zerbaycan'a Haydar Aliyev'e (Hayig Alexan) Türkiye

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com