Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
35-40 Bin Kişi Kalmış Bir Toplum İçin Onlarca Vakfı Kaldıramıyor. Adam
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 6 Fév 2016 - 10:47
MessageSujet du message: 35-40 Bin Kişi Kalmış Bir Toplum İçin Onlarca Vakfı Kaldıramıyor. Adam
Répondre en citant

35-40 Bin Kişi Kalmış Bir Toplum İçin Onlarca Vakfı Kaldıramıyor. Adam Gibi Tek Vakıf İdaresi Yeter

Yönetmelik gitti, yasa geliyorMUŞ







Azınlık vakıflarının yönetim kurulu seçimi yapmasını düzenleyen ve üç yıl önce iptal edilen yönetmeliğin yerine, devlet hâlâ yeni bir yönetmelik yayımlamadı. Aylardır seçim yapılamamasını doğuran bu belirsizlik sürerken Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın açıklamaları süreci yeni kulvara taşıdı.

28 Ocak’ta yapılan,Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesinin görüşüldüğü Meclis Plan Bütçe Komisyonu oturumunda, HDP milletvekili Garo Paylan’ın konuyla ilgili sorusunu yanıtlayan Akdoğan, kanuni bir düzenlemeye işaret etti: “Vakıf temsilcileriyle de görüşüyoruz. Sadece seçim, yönetmelik meselesi değil, başka birtakım talepler de var. Burada sorunu genel olarak çözecek bir kanuni düzenleme yapabilir miyiz diye bir çalışıyoruz. Önümüzdeki haftalarda azınlık vakıflarından temsilcilerle bir toplantı yapacağım. Onların da kanaatlerini alalım, o çerçevede bir adım atarız.”
‘Kanun en doğrusu’

Çalışmalar hakkında Agos’a açıklama yapan AK Parti milletvekili Markar Esayan, kanun tasarısının hızla sonuca ulaştırılacağını belirtti. Esayan, “Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’la seçim tüzüğü konusunda çalışmalarımız oldu. Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem’in teknik bilgilerine başvurduk. Başbakan’la da konuyu görüştüm ve bilgilendirmede bulundum. Bu sorunun çözümü için kanuni düzenleme yönteminin en doğru tercih olduğunda mutabık kalındı. Akdoğan’la, Güney Amerika seyahatinin ardından bir araya gelip çalışmaları son haline getireceğiz” dedi. Esayan, kanun hazırlığı ve yasalaşma sürecinin ne kadar süreceği sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Okulların ‘iktisadi işletme’ sorununa kalıcı bir çözüm getirilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı’yla, Bomonti Mıhitaryan’ın ve Taksim Spor Kulübü’nün sorunları için de ilgili bakanlıklarda görüşmelerde bulunuyorum. Yoğun gündem nedeniyle çok hızlı ilerlemese de, tüm bu sorunlarla ilgili önemli mesafe kat edildi. Kısa sürede sonuç alınacaktır.”

Çalışmanın teknik ayrıntılarına ilişkin görüşüne başvurduğumuz Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem ise, bu ayrıntılar için Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’la son toplantının yapılmasını beklemek gerektiğini söyledi. Ertem, müdürlük tarafından yapılması gereken tüm çalışmanın çok önceden sonlanmış olduğunu belirtti.

‘Bu kadar zaman kaybedilmezdi’

Vakıflar Arası Dayanışma ve İletişim Platformu (VADİP) Başkanı Bedros Şirinoğlu, Akdoğan’la kısa süre içinde bir araya gelineceğini belirtti. Şirinoğlu şöyle konuştu: “Yönetmelik sürecinde en azından Patrikhane’de hukukçular tarafından hazırlanan ve VADİP’in de onayıyla gönderilen yönetmelik taslağının toplum olarak arkasında dursaydık, bu kadar zaman kaybedilmezdi. VADİP üyeleri kendi onayladıkları taslağa saygı duymayarak, yenilerini hazırladı ve devlete iletti. Rum toplumunda da benzer sorunlar var, ancak Musevi toplumu tek bir taslak sundu. Yönetmelik yerine kanun, çok sevindirici bir gelişme. Sayın Akdoğan’la görüşmemizde ayrıntılarını öğreneceğiz.”
‘Acil çözüm gerekiyor’

VADİP Genel Sekreteri Harutyun Şanlı da bu sorunun çözümünün biraz daha ötelenmesinin geri dönülmez sonuçları olacağına dikkat çekti: “Ermeni toplumu olarak bizim, çok ciddi sorun teşkil eden en az dokuz vakfımız var. Bunların ihya edilerek tekrar toplumun yararına kazandırılması gerektiğine inanıyoruz. Üç yıl süren belirsizlik biraz daha sürerse, buralarda dönüşü olmayan noktalara gelinecek. Rum toplumunda da sorunlar var. Kanun hazırlığı, tekrar cemaatlere başvurulması gibi bir süreç izlenecekse, bu, konunun en az bir yıl daha ötelenmesi anlamına gelir. Oysa, kangrene dönüşen bu sorunun çözümü için toplumların daha fazla beklemeye tahammülü kalmadı.”
Toros Alcan: Kanun, amir bir hüküm olmalı ve çerçeveyi belirlemeli

Vakıflar Genel Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Toros Alcan’ın görüşü ise şöyle: “Tüm cemaatlerin kendi toplumsal yapılarına has ihtiyaçları var. Kanun, bu toplumlarının gereksinimlerini kapsayacak bir çerçeve sağlamalı. Düzenleme, tarihsel geleneklerin devamını ve Cumhuriyet döneminde tırpanlanan hakların iadesini mümkün kılmalı. Ermeni toplumundan örnek verecek olursak, 1960’ta lağvedilen Cismani Meclis’in tekrar ihya edilmesi gerekir. Ancak bu sayede seçilmiş bir cismani meclisle, kendi dinamiklerimize uygun olarak vakıf senetlerimizi yazabilir ve seçim esaslarımızı belirleyebiliriz. Aksi takdirde bu çerçeveyi sağlamayan bir kanun, tekrar kaosa yol açacak ve devlet tekrar davalarla uğraşmak zorunda kalacaktır. Bu anlamda kanun fikrini çok kıymetli buluyorum. Küçük çıkar odaklarına değil, halkın toplamına yarar sağlayacak bir yapıya sahip olabiliriz. Kanun, amir bir hüküm olmalı ve çerçeveyi belirlemeli. Sivil vakıflarda nasıl ki vakıf yönetiminin seçim esaslarını, vakfı kuran belirliyor, azınlık vakıflarında da bunun sağlanması gerek. Toplumlar kendi vakıflarının, toplum yararına nasıl yönetileceğini bu amir hükme göre belirler ve anayasaya uygun bir şekilde seçimlerini düzenler. Sivil vakıflar için Medeni Kanun nasıl çerçeve sağlıyorsa, bu kanun da, ümit ediyoruz ki azınlık vakıfları için bunu sağlayacaktır. Bu olduğunda, azınlık toplumları için devrimsel bir kazanım olacaktır.”

Baruyr Kuyumciyan

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/14254/yonetmelik-gitti-yasa-geliyor


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Sam 6 Fév 2016 - 10:47
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 10 Fév 2016 - 20:47
MessageSujet du message: 35-40 Bin Kişi Kalmış Bir Toplum İçin Onlarca Vakfı Kaldıramıyor. Adam
Répondre en citant

Öğretmenler Vakfı ilgisizlikten şikayetçi



50. yaşını dolduran Türkiye Ermenileri Azınlık Okulları Öğretmenleri Yardımlaşma Vakfı’nda (TEAOV) ikinci sekreter olarak görev yapan Mariam Drameryan’la, vakfın faaliyetleri üzerine konuştuk.

Öğretmenler Vakfı, Öğretmenler Derneği’nin, tüzüğü gereği gayrimenkullerle ilgili vasiyetleri kabul edememesi dolayısıyla bir vakfa ihtiyaç duyulması üzerine 1965 yılında kurulmuş. Drameryan, hayırsever Çilingiryan’ın vakfın kuruluşundaki katkısını vurguladı: “Cumhuriyet döneminde kurulmuş ilk azınlık vakfı olma özelliğini taşıyoruz. Parasal sorunlar olmuş tabii, bunun için o dönem yardımseverler bulmuşlar. En önemli bağışı Hayk Çilingiryan, 100 bin lira ödeyerek yapmış ve bütçeyi 175 bin liraya tamamlamış. Eğer o para olmasaydı vakıf kurulamazdı.”
Emekli öğretmenlere destek

Drameryan, vakfın amaçları üzerine şunları söyledi: “1965’ten önce öğretmenler sigortaya tabi değildi. Yaşlandıktan sonra hiçbir geliri olmayan çok zor durumda olan öğretmenlerimize yardım etmek, vakfın ilk amaçlarından biriydi. Fakat şimdi imkânlar ve maaşlar daha iyi, öğretmenler sigortadan da faydalanabiliyorlar ama yine de ihtiyacı olan emekli öğretmenlerimize maddi yardımda bulunuyoruz. Hastalandıklarında bütün ilaçlarını temin ediyoruz, ciddi sağlık sorunu yaşarlarsa giderlerinin büyük bir kısmını biz karşılıyoruz; hastane de bu konuda yardım ediyor. Geçmişte öğretmenler için bir huzurevi yapılması tasarlanmış ama, arsa da olduğu halde yapılamamış, çünkü huzurevi açmak için bazı prosedürleri yerine getirmek gerekiyor. Çok zor bir iş bu, bütün gelirimizi oraya harcayamayız.” Öğretmenlerin durumlarındaki iyileşmeden dolayı ağırlıklı olarak burs vermeye yöneldiklerini ve halen 70-80 öğrenciye destek olduklarını açıklayan Drameryan, bu öğrenciler içinde önceliğin Ermeni okullarında öğretmenlik yapmak isteyenlerde olduğunu söyledi.
Taşınmazların hepsi vakfın değil

Drameryan, vakfın maddi olanaklarını ilişkin olarak şu bilgileri verdi: “1970’ten sonra azınlıkların mülk hibe etmeleri kanunen yasaklanmıştı ama biz vakıf olduğumuz için bize resmî kanallardan bağış yapılabiliyordu. Mesela okullarımıza bağış yapmak isteyenler, onları bize hibe ederler, biz de onlar namına bütün kiraları toplayıp okullara devrederiz. Vakfımıza ait birçok taşınmaz var, ancak bunların hepsi vakfın kullanımında değil. Tamamen bize bağışlanan taşınmazların kiralarıyla giderlerimizi karşılıyoruz.”
‘Öğretmenlerin Ermeniceleri yetersiz’

Öğretmenlere ve öğretmen adaylarına yönelik olarak, Sevan Değirmencioğlu’yla Ermenice alanında atölye çalışması yaptıklarını söyleyen Drameryan, gençlerin çalışmalara ilgisizliğinden yakındı: “Mesela 25 kişiyle başlayan çalışmada bir müddet sonra beş kişi kalıyor. Aslında sürekli olarak gelmeleri gerekiyor, çünkü Ermeniceleri çok yetersiz. İki sene önce müdire hanımlarla toplantı yaptığımızda bize ilkokullarda çocukların terminoloji eksikliği olduğunu söylediler, çünkü yeni öğretmenler terimleri bilmiyor. Bunun üzerine atölye açtık ama kimse gelmedi. Devamlılık sağlayan ve yeterliliği olan katılımcıları üç senedir Venedik’e, Ermenice dil kursuna gönderiyoruz. Öğretmen olmak istiyorlar ama hiçbir kültürel faaliyete katılmıyor, hiçbir gazete, Ermenice kitap okumuyorlar. Bu, mesleğe saygısızlıktır. Kendilerine emanet edilen çocukları düşünmeliler ama düşünmüyorlar maalesef.”

Drameryan, Öğretmenler Vakfı’nın toplumda Ermeni öğretmenler arasında bir dayanışma odağı olup olmadığına ilişkin sorumuza şöyle yanıt verdi: “Toplumda o işler çok zor. Herkes kendini yeterli hissediyor ama öyle değil. Hep ‘ben’ var bizde, bu ‘ben’le de bir yere varamıyoruz. Mesela Dr. Şahnur Şahen’i her sene ölüm yıldönümünde anıyoruz. Onun sayesinde 1965’te 258 öğretmen diploma aldı, yoksa işleri olmayacaktı. Aradan 50 sene geçti, bu öğretmenler artık emekli olmaya başladı; işleri yok, evde oturuyorlar. Bu anmalar her yıl bir perşembe günü Galata Kilisesi’nde olur ama emekli öğretmenlerden kimse gelmez. Bizde vefa, geçmişe saygı kalmadı.” Drameryan, öğretmenlerin okulda yaşadıkları sorunlara ilişkin olarak, işçi-işveren ilişkisinden dolayı fazla müdahale hakları olmadığını belirtti.
İki yıldır ders kitapları ücretsiz

Drameryan vakfın yayımladığı kitaplara ilişkin olarak da bilgi verdi: “Çocuklar için bir sürü kitap çıkardık, hatta okulların hepsine hediye olarak yolladık. İki yıldır bütün ders kitaplarını ücretsiz dağıtıyoruz. Nıvart Boyacıyan’ın girişimiyle çıkarılmaya başlayan ‘Jbid’ dergisini 25 senedir yayımlıyoruz. Yeni bir çalışma olarak da Yetvart Kovan’ın bir sözlüğü çıkacak. Aslında kütüphanemizde çok değerli kitaplar var. Ermenice harfli Türkçe yazılmış ilk roman var mesela. Kütüphanemiz herkese açık ama çok nadir gelip bakan oluyor. Kütüphane kültürü bizde maalesef bitmiş.”

Melis Solakoğlu

http://www.agos.com.tr/


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 21:25
MessageSujet du message: 35-40 Bin Kişi Kalmış Bir Toplum İçin Onlarca Vakfı Kaldıramıyor. Adam

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com