Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Orda bir basın var az da olsa
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 445
Point(s): 66 875
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 9 Fév 2016 - 13:25
MessageSujet du message: Orda bir basın var az da olsa
Répondre en citant

Orda bir basın var az da olsa








En büyük problem tiraj. Yeni neslin ilgisi az. Ne zaman cemaatten biri vefat etse, abone sayısı da bir azalıyor. Neden mi söz ediyoruz? Elbette azınlıkların çıkardığı gazetelerden. Rum, Ermeni, Süryani, Yahudi… İçlerinde 110 yıllık olanları bile var.

Gazetenin başına geldiğim 70’li yıllarda muntazaman resmî ilan alırdık. Ermenice çıkıyoruz ama ilanlar Türkçeydi. Okurlarımız bunu tuhaf karşılardı. Hatta ilanı verenlerce de tuhaftı ama o zamanın yasaları gereği Basın İlan Kurumu bu ilanları yüzde bilmem kaç nispetinde bize vermek mecburiyetindeydi. Tabii memnunduk. Öyle bir zaman geldi ki, artık sizin gazetelere vereceğimiz ilan yok, dendi. Önce ilanların beşte birini verdiler. 80’lerde ise tamamen kesildi.”

Ermeni gazetesi Marmara’nın Genel Yayın Yönetmeni Rober Haddeler cümleleriyle 45 yıl öncesini tasvir ediyor; ama biz alıp günümüze getiriyoruz. Zira azınlık gazetelerinin 2016 yılındaki durumunu birebir anlatıyor.

Resmî ilanların 2011 yılında yeniden verilmesine vesile olan, Rum gazetesi Apoyevmatini’nin Genel Yayın Yönetmeni Mihail Vasiliadis’tir. Gelin kendisinden dinleyelim: “Yunanistan’da kriz patlak verince oradan gelen destek de kesildi. O sıralar TESEV’in basının sorunları konulu bir toplantısı vardı. Oraya katıldım, söz istedim. ‘Esas sorun burada hiç geçmedi. Azınlık gazeteleri sorunu. Bir dokun bin âh dinle kâse-i fağfurdan, siz ona kâse-i Rum da diyebilirsiniz. Türkiye’nin en eski gazetelerinden biri olan Apoyevmatini’yi 12 gün sonra kapatmak zorundayım, çünkü maalesef ekonomik açıdan ayakta durmasına imkân yok.’ dedim. Konuşmam biraz duygusaldı galiba, çok etkilendiler.”
Buradan vesileyle Mihail Vasiliadis pek ümitli olmasa da teşviklerle Basın İlan Kurumu’na başvurur. Araya cemaatten nüfuzlu birileri girer ve yasal olmasa da ilan bedeli verilmesi sağlanır. Vasiliadis bundan pek hoşnut olmaz: “Yasal dayanağı yoktu. Verilen de ilan değil, sadakaydı. Bir gün o insiyatifi kullananlar fikir değiştirirler ve bağışta bulunmak istemezlerse bizim gazeteler de ortada kalıverirler.”

Korkulan başa gelir ve iki yıl düzenli verilen bu bedel üçüncü yılında yarıya düşürülür. Geçen yıl yani 2015’in sonunda yapılması beklenen ödeme ise yapılmaz; tabii konuyla ilgili herhangi bir açıklama da… Şalom Genel Yayın Yönetmeni İvo Molinas bu durumun geçici olduğunu düşünüyor: “Devletin ilanlar için getirdiği tiraj, yaygınlık gibi kriterleri haiz değiliz. Fakat dönemin hükümeti inisiyatif kullanarak yardımda bulundu. Bu takdir edilecek bir davranıştı. Bu sene verilmedi, nedenini bilmiyoruz. Çok iyi niyetle başlayan bu yardım kararının hükümetin de desteğiyle devam edeceğine inanmak istiyoruz.” Çünkü BİK’in ilanları paradan daha da öte manevi bir desteği simgeliyor azınlık gazeteleri için. Bu destek, varlıklarının devlet tarafından önemsendiğinin bir göstergesi aynı zamanda…

Jamanak, Şalom, Apoyevmatini, Agos, Sabro, Marmara… Azınlık gazetelerinin en öncelikli gündemi tiraj. Gazeteleri, cemaatleri için çok kıymetli. Bu değerle doğru orantılı olarak da maddi manevi her türlü desteği sağlıyorlar. Vefaları hayli kavi. Öyle ki her azınlık gazetesinin tirajı cemaatteki aile sayısı kadar ya da daha fazla. Ancak hepsinin ortak ıstırabı; tirajlar eriyor çünkü cemaatler eriyor. Mübadele, tehcir, 6-7 Eylül olayları gibi azınlık tarihinde dönüm noktaları diyebileceğimiz hadiseler cemaatlerin küçülmesinde en büyük etken. Günümüzde de cemaatten bir kişi ölmesi demek bir abone kaybı demek. Yeni nesil de ya ana dillerine çok hâkim olamadıkları ya da internetten her türlü bilgiye ulaştıkları için gazetelere pek ilgi göstermiyor.

Her ne kadar yeni nesle ulaşmakta zorlansalar da azınlık basınının bir misyonu da kendi kültür ve dillerini yaşatmak, sonraki nesillere iletmek. Doğum ilanlarından ölüm ilanlarına, kendi dillerindeki şiir, hikâye, makale gibi her türlü edebi türden diasporadakilerle iletişime, problemlere çözüm önerilerine kadar hayli geniş bir yelpazesi var gazete sütunlarındaki içerik zenginliğinin. Hatta Jamanak ve Marmara Ermenice yayın yaparken Türkçe yayın yapan Şalom gazetesinin ise Ladino dilinde yayımladığı bir eki var. Sabro gazetesi de Süryanice ve Türkçe olarak okurlarına hitap ediyor.

Öteki olmaktan yorulmuş bir değil iki değil belki pek çok toplumla iç içe yaşıyoruz. Yahudi, Rum, Ermeni aşina olduklarımız sadece… Aynı haberleri izlediğimiz, aynı dili konuştuğumuz belki yan komşumuz, sınıf arkadaşımız, yazılarını severek takip ettiğimiz bir köşe yazarımız…
Basınları ise her zaman muktedirle uyumlu olmuş, hiçbir zaman yıkıcı bir politika izlememiş. Bu konuda hayli dikkatliler. Yılların verdiği deneyimle oto kontrol mekanizması işliyor. Yeri geldiğinde ikazları da eksik olmuyor tabii üslubunca. Fakat sanırım bizim onları daha çok görmeye ihtiyacımız var, en az onların görünürlüğe ihtiyaçları kadar. Biraz olsun ülkemizdeki varlıklarını hatırlardık; fena mı olurdu devlet kanalını açtığımızda kırık şivesiyle Rum bir spikerden ana haber bülteni dinlesek, Yahudi biri gündüz kuşağında program sunsa…

İVO MOLİNAS / ŞALOM
Her Yerde Ötekiyiz




Öteki olmayı içselleştirdim ben. Azınlığın azınlığın azınlığıyız. Doğruyu söylediğimiz anda hem İsrail ve Yahudilerden hem de düşmanlarından eleştiri alıyoruz. O zaman doğru yoldayım diyorum. Fakat ötekileşmenin erimesi anlamında 2015 yılının bizim açımızdan ayrı bir önemi var. Manşetimize de çektik. Yahudiler için tabu yıkıcı bir yıldı. Antisemitizmin çok fazla olduğu Müslüman ülkede ilk defa olan çok şey vardı. Aslında hoşgörü laflarının havada kalmayıp bir anlamda cisimleştiğini gösteriyor. Sanal değil, gerçek bir imajdı bu. Önyargıları yıkmak için tanımak ve dokunmak lazım. Cemaat gazetelerinin de artık bunu üstlenmesi gerektiğine inanıyorum. Kapalı yaşayan bir cemaati yansıtan bir gazete yaparsanız kendinizi tanıtamazsınız. Şalom öteki tarafa da dokunmaya çalışan bir yayın politikası yapmaya çalışıyor. Görünürlük arttığı zaman o ötekileştirme dediğim sorun çözülmeye başlıyor. (Tiraj: 3500)

MİHAİL VASİLİADİS / APOYEVMATİNİ

Bu Sütunlarda Rum Tarihi Yazılı


Türkiye’nin en eski gazetelerinden biri, 90 yaşında. Mottosu “Apoyevmati’nin haberi olmadan İstanbul’da ne bir Rum doğar ne bir Rum ölür.” Çünkü 1925’ten beri bütün Rum tarihi bu gazetenin sütunlarında. Bu gazetenin arşivinden pek çok yüksek lisans, doktora bitirme tezi çıkmıştır. Bu gazetede ölüm ve kırkında mevlit ilanımın çıkmasını isterim. Çocuklarımın evlenme, torunlarımın doğum ve vaftiz ilanlarının çıkmasını isterim. Üç ay oluyor. Bir sabah Avustralyalı ağır aksanlı İngilizce konuşan eski İstanbullulardan ama Avustralya’da doğmuş bir zat geldi. Dedesi İstanbul’da ölmüş ama mezarının nerede olduğunu bilmiyor. Ölüm tarihi var mı, dedim. 1930 küsur. Arşive baktım, ölüm ilanını buldum. Hangi kilisede cenaze töreni yapıldı, hangi mezarlığa gömüldü ortaya çıktı. Rum toplumu çok okuyan bir toplumdu. 1960’larda 7-8 tane gazete çıkardı İstanbul’da. Mübadeleyle bütün Anadolu’dan bir buçuk milyon Rum gönderildi. Tirajlar düştü, gazeteler teker teker kapanmaya başladı. Tek başına kaldı Apoyevmatini. Emekli maaşım bu gazetenin kasasına giriyor. Günde 18 saat çalışıyorum. Çünkü oğlumdan başka yanımda çalışan kimse yok. Birçok kişi yardım etmek istiyor. Ama karşılığını ödeyemeyeceğim hizmeti almak istemem.

(Tiraj: 600)

ROBER HADDELER / MARMARA

Yeni Nesil Ermenice Bilmiyor




İstanbul Ermeni Edebiyatı diye bir edebiyat var. Tüm dünya Ermenilerinin içinde müstesna yeri olan ve tüm Ermenilerin takdir ettiği bir edebiyat. Gazetemiz de yeni Ermeni edebiyatının bir sahnesi olmuştur. Toplumumuzda ne kadar yazar ve şair varsa eserlerini gazetemizde yayımlayabiliyor. Ancak tirajımız gittikçe düşüyor. Özellikle yeni nesil dile hâkim olmadıkları için mi, ilgisiz oldukları için mi bilmiyorum ama gazeteyle pek ilgili değiller. Cemaatimizin yarıdan fazlası ekonomik sebeplerle ya da çocuklarının istikbalini düşünerek azınlık okullarına göndermiyor. Evde de Ermenice konuşulmuyor. Ermenice öğrenmek zor geliyor gençlere. Biliyorsunuz azınlıkların kendine has problemleri vardır. Onların halledilebilmesi için çok defa devlet yetkilileriyle iyi ilişkiler kurmanın daha iyi olacağına inanıyoruz. Elimizden geldiğince karşı tarafı incitmemeye, yaralamamaya dikkat ediyoruz. Bu tabii haklarımızdan vazgeçiyoruz anlamına gelmiyor. Zamanı geldiğinde bazı tenkitlerde de bulunuyoruz. (Tiraj:1300)

YETVART DANZİKYAN / AGOS
TRT’de spikerlerden biri Ermeni olsa...




Sadece Ermeni toplumuyla değil, Türkiye gündemiyle de ilgiliyiz. Ne Suruç’a ne Ankara patlamasına ne de Kürt meselesine ilgisiz kalabiliriz. Çok iyi biliyoruz ki Türkiye’nin demokratikleşmesi bizim de daha rahat nefes almamızı sağlayacaktır. Gazetemiz 20 yaşında. Çok önce reşit oldu gazetemiz. Keşke Hrant yaşasaydı da reşit olmasaydık. Türkçe çıkıyoruz çünkü Türkiye’yle diyalog içinde olmak istiyoruz. Asli misyonumuz ülke içindeki Ermeni düşmanlığını bir şekilde çözmeye çalışmak. Çözüm süreci varken Kürtler, Ermeniler, Yahudiler, Rumlar da daha rahat nefes aldılar. Türkiye’de artık bunların çözülmesi gerekir. Onlarca TRT kanalı var. TRT’nin ana kanalında spikerlerden biri Ermeni ya da Rum olabilir. Hatta kendi şivesiyle konuşsa… İşte o zaman toplum mesajı alır. “Bir dakika, biz böyle bir toplumuz; Rum da var, Yahudi de var.” der. Bu mesele simgeseldir ama önemlidir. Memurluk da öyle. Kritik bir yere memur atamanız ve kamu otoritesiyle arkasında durmanız gerekir. Bu adam TC vatandaşıdır, görevini de rahatlıkla yerine getirir, demelisiniz. Çünkü toplum nasıl duruş sergileyelim diye iktidara bakıyor. Bu zihniyete gelmek için daha çok yol var. Tiraj: 4500

TUMA ÇELİK / SABRO

Gazete değil, kartvizit




Süryanilere sadece cemaat demek yanlış. Çünkü bu halkın içinde Süryani Ortodoks Cemaati, Süryani Katolik, Keldani Katolik, Süryani Protestan gibi birçok cemaat var. Biz gazete olarak hepsine hitap ediyoruz. Türkiye’de her geçen gün bu dil azalıyor. Gazete olarak bu dili kullanarak manevi anlamda birçok kesime “Bu dile sahip çıkın” türü bir baskı oluşturuyoruz. 2012’de kurulduk. Gazetemiz her şeyden önce görünürlüğümüzü artırıyor. Sorunlarımızı ve taleplerimizi ortaya koyuyor. Bu yüzden de Sabro, Süryaniler için bir “kartvizit” anlamına geliyor. Bugüne kadar devletten ne özel bir yardım ne de ilan temelinde herhangi bir destek aldık. Geçmişte azınlıklara olumlu bir yaklaşım gösterildiği izlenimi vardı ama resmî ilanların kesilmesi yönündeki son gelişme devleti yönetenlerin ajandasında “azınlıklar”ın yeri olmadığını gösteriyor. Biliyorsunuz özellikle azınlık gazetelerinin ulaşabilecekleri fazla bir kitle yok ve dolayısıyla ekonomik imkânları kısıtlı. Bu yüzden bana göre bu karar birçok gazetenin durumunu hayati anlamda etkileyecek. Tiraj: 3000

ARA KOÇUNYAN / JAMANAK

Devlet Desteği Moral Kaynağı




Yaklaşık 110 senelik bir gazeteyiz. Biliyorsunuz Lozan Antlaşması’na göre Türkiye’deki azınlıklar kendi ana dillerinde yayın yapma hakkına sahipler. Ve bu hakkın pratikteki tezahürü bugün yayımlanan Ermenice ve Rumca gazeteler. Bir azınlık gazetesinin özellikle de ana dilinde yapılan yayınların devlet tarafından belirli desteğe mazhar olması bizim açımızdan büyük bir moral etki. Bunu biz her fırsatta bir vefa duygusuyla ifade ettik. Bu moral etken kendi misyonumuzun yolunda güçlendiren, bize büyük anlamda enerji veren bir etken. Bu destekleri kültürel çeşitliliğe bir katkı olarak gördük. Bir hassasiyet olarak algılamayı tercih ettik. Hiçbir kurum ya da kişi tarafından himaye edilmemiş, tamamen bağımsız bir gazeteyiz. Kaynaklarımız ve çapımız itibariyle herhangi bir yerden kurumumuza gelecek desteğe bunu isteriz, bunu istemeyiz filan diyecek durumda değiliz. Ancak kendi kurumumuzun idamesiyle ilgili, geleceğiyle ilgili hesap yaparken de tek güvencemiz okurlarımızın ve cemaatimizin bu gazetenin devamlılığı bağlamında sergiledikleri hassasiyet. Tavrımız her zaman soğukkanlılıkla nesnel yaklaşmak. Tiraj: 1500

http://www.aksiyon.com.tr/medya/orda-bir-basin-var-az-da-olsa_553821


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mar 9 Fév 2016 - 13:25
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com