Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Communauté -> Akrabamı arıyorum - Ծնողքս կը փնտռեմ - Cherche mes parents - I am looking for my parents
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 23 Fév 2016 - 09:26
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant

Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki İlginç İdda Eğin (Kemaliyeldir) Hem De Perinçek (Sadıkyan'ın) Köylüsüdür











yusufhashacip@kotadgobilig


Ak it sahibi ve aydınlık sahibi ikisi de Kemaliye eğinin aynı köyünden...











https://twitter.com/kotadgobilig/status/683438983435694080/photo/1


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mar 23 Fév 2016 - 09:26
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 23 Fév 2016 - 09:27
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant

Fitnecilerin kökeni!
 

http://farukarslan.com/genel/fitnecilerin-kokeni/#comments

Fitnecilerin kökeni!


Bediüzzaman Said Nursi, “bana zulmedenler Türk değildi, gerçek Türklerde zulüm damarı bulunmaz” demişti. Bu sözün peşine düşüp, bugün Yezid medyasında İslam’a, Hizmet’e ve İslami cemaatlere zulmedenlerin, yani fitneci bazı isimlerin kökenini araştırmak istedim. “Türkiye’de Kim, Kimdir?” kitabı, İngilizce basılmış, Türkçe’si de var. Bu kitabın twitter hesabı bazı isimleri zaten deşifre etti. Köken araştırmaları Ergenekon’un uzmanlık alanına girdiği için kitabı ve twitter hesabının yaydıklarını pek önemsememiştim. Geçen gün kitabı elde ettim ve bazı isimlere özellikle göz attım. Günahı onların boynuna, kaynak gösterdim.

Kitap, Bagratuniler/Pakraduniler üzerinde duruyor. Önsöz’ünde şunlar yazıyor: ″Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur, eğer o kişi seni pekçok kere aldatmışsa bu senin suçundur… Bunlar Türkler Anadolu’ya gelinceye kadar kendilerini Ermeni ve Gürcü olarak gösteren Yahudilerdir. Bu toplumların dışında Bagratuniler, Nasturi, Süryani, Abhaz ve Oshet kimlikleri altında da varlıklarını devam ettirdiler. Müslümanların Anadolu’yu fethinden sonra Bagratuniler zamanla İslamiyet’e geçmiş gibi görünerek, Türk ve Kürt kimlikleri arkasına gizlenerek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve toplumunun çeşitli katmanlarında kilit noktaları ele geçirmişlerdir. Evet, Türkiye’nin yakın tarihindeki olayları anlamak için Bagratunileri tanımak gerekir. Bu konu bilinmeden PKK ve Hizbullah terörü anlaşılamaz. Bagratunilik bilinmeden, Sevr’in günümüzdeki versiyonu olan “Açılım Süreci” adlı ihanetler zinciri, vatan topraklarının bölünmenin eşiğine getirilmesi anlaşılamaz. Maskeler iniyor… Gerçekler ortaya çıkıyor… Türk düşmanı hain yapının sırları ortaya dökülüyor…

Görmediğinizi görecek, duymadığınızı duyacak, okumadığınızı okuyacaksınız… Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını, görünenin de olduğu gibi görünmediğini fark edeceksiniz…Bildiklerinizi unutacak, unuttuklarınıza pişman olacaksınız… Bakmakla görmenin, duymakla işitmenin, okumakla anlamanın farkını göreceksiniz…

  • Bu kripto topluluk Anadolu’da varlığını 2700 yıl nasıl sürdürmüştür?
  • Gücünü ve cüretini nereden almaktadır?
  • Günümüzde hangi kutsal değerlerin arkasına saklanarak milleti kandırmaktadır?
  • Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hangi kurumlarına sızmışlardır?
  • Hangi terör örgütlerini kontrol etmektedirler?
  • Hangi dış güçlerle işbirliği içindedirler?”


7. bölümde karanlık yapının medya silahşörleri işleniyor. Bunların başında gelen Yeni Akit’in patronu Mustafa Karahasanoğlu var; Erzincan’ın Kemaliye Başpınar nahiyesinden. Siz PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır Liceli gösterilmesine aldanmayın, Öcalan’da aynı nahiye ve köydendir. Bu köyün adı: Başvartinik. Ermenice güllük manasındadır. Pakraduni Ermenilerin en güçlü olduğu merkezdir, payitahtıdır. Doğu Perinçek’in sülalesi ile komşulardır. T.B.M.M. raporunda köyün nasıl ve neden isim değiştirdiği çok ilginç biçimde şöyle yer almış:

“Efendim! Bu kanunun müzakeresi münasebetiyle Dahiliye Vekili Beyden bir ricada bulu nacağım. Oda; meselâ bizim dairei intihabiyemiz olan Dersim’de bazı nahiye merkezleri vardır. Meselâ (Başvartanik) gibi … (Vartan) nın Ermeni ismi olduğu  malumu alinizdir. Meclisi Umumiler bunların tadil ve tebdiline karar verdikleri  halde, her nedense bu kararlar tatbik olunmuyor. Binaenaleyh böyle gayri millî isimlerin devam ve bekası caiz değildir. Dahiliye Vekili Bey, Meclisi Umumilerin verdikleri bu kararların tatbik ettirilmesi hususunda biraz himmet buyursunlar. Taki,  böyle la millî isimler, memleketimizin güzel kasabalarına tesiri tazyikkâr vermesin. Kendilerinden bunu rica ediyorum.”

Tunceli’nin Çemizgezek’ine bağlı 13 Ermeni köyünün 1944’de Erzincan’ın Kemahiye ilçesine bağlanmasının öyküsü böyle başlıyor. Eğin köyü, Kemahiye’nin, eskiden tamamı neredeyse Ermeni olan ender köylerinden biriydi. Gregoryan Ermenilerin çoğu Ortadoks mezhebine geçiş yapmışlar, Van ve Erzincan arasına göç edip, dağılmışlar. Eğin zaten Van’dan, bilhassa Pakradunilerin başkenti Ani’den göç edenlerin kurduğu bir köy. İki manastırı var. Surp Kevork Kilisesi, Nersesyan Okulu ve Anne Maria katedralı en önemli dini kurum ve yapıları. 7700 Ermeni ve 6 bin Türk bu bölgede yaşıyormuş. Istanbul’da çalışan çok sayıda altıncı, kuyumcu gümüşcü ve banker, Eğin köyü Ermenilerindendir. 19. yüzyılda 48 köyden 10 tanesi Ermeni köyü imiş. 1914 kayıtlarına göre 16.741 Ermeninin yaşadığı bölgede, 25 Kilise, 3 manastır, 20 okulda 1300 öğrenci okuyormuş.

Mustafa Karahasanoğlu’nun anneannesi Safiye Karahasan, Ermeni ailesi olan Mehmet and Havva’dan olma. Müslüman olmuşlarsa bize ne canım! Mustafa’nın Ermeni kökenli olması onun damarlarında Türklerden intikam alma duygusu meydana getirmişse, tabi bilemiyorum. Kalbine bakmadık. Anne ve babası 1915 Ermeni mezalimine uğradıysa, Mustafa demek ki Ermeni yetimi olarak büyümüştür. Kim büyütmüş, nasıl büyütmüş, bilemiyorum. Keşke Hırant Dink gibi kimlikli yiğit bir Ermeni kalsaydı, şimdiki yalancı, iftiracı, gıybetci, verdiği sözde durmayan, emanete hıyanet eden haliyle ne olduğunu pek anlayamıyoruz…  Dışı Müslüman gözüküyor, içi sanki Münafık kalmış…
Star gazetesinden ayrılmak zorunda kalan Mustafa Karaalioğlu, Trabzon’un Köprübaşı’na bağlı Küçükkdoğanlı köyünden. Eski ismiyle diyecek olursanız: Küçükkarhancilo. Mustafa’nın eşi Gönül Karaalioğlu, Kürt Alevi veya Ermeni kökenli galiba. Kökleri Kayseri, Sarız, Büyükörtülü köyü, Kahramanmaraş’ın Afşin, Çomuduz köylerine gidiyormuş. İki köyün kimliği Alevi Kürt veya Ermenilikten Müslüman olmuşların diyarı. Karaalioğlu’nun teyzesi Meryem Yazıcı’nın kocası Selahattin Yazıcı, AKP’nin İran bağlantısını kuran önemli isimlerden biri. Diğer isim Nurettin Şahin. Türkiye’de İran devrimi yapmak için ömürlerini harcamışlar. İran istihbaratının desteklediği sözde sivil toplum kuruluşları Mazlum–Der, Caferi–Der ve İHH’da onların isimlerini kurucu olarak görüyorsunuz. 2011’de Yazıcı, Kerbala programı için İran’da Kum’a gitmiş ve imamı Seyit Hüseyin Buşehr’e biat etmiş bir İrancı. Trabzon’da Akıncılar’ın kurduğu MTTB’nda lideri. Trabzon, Şah İsmail’den beri Trabzon, Rum Pontus’un artıklarında Osmanlı’ya isyan edecek derviş arandığı münbit bir araziydi. Yavuz Sultan Selim, Trabzon’da şehzade vali iken bu fitneyi görmüş ve daha sonra yılanların başını ezmişti. Genetik sahte sofu ve tetikçi merkezini dağıtmıştı. Hrant Dink suikastında Samast’ın Trabzon’dan bulunması tesadüf olamaz. Heyecanlı yapıa sahip Karadeniz insanını bugünde aşırı Türk milliyetçiliği gazı ile dolduruşa getirip cinayetler işletiyorlar.

Kahramanmaraşlı gazeteci ve yazar Abdurrahman Dilipak, kuşkusuz fitnecilerin başı ve en oynak olanı. 28 Şubat’a yol açan Kudüs gecesini organize et, ama programa katılma. AKP’yi yoldan çıkartan Mavi Marmara gemisi olayını organize et, ama gemiye binme. Doğu Perinçek ile kanka ol, ama çaktırma. Kendi dilinden onu anlatmak daha etkili olur, buyurun okuyalım:

“12 Mart döneminde Millî Nizam Gençlik Teşkilatındaydım. Gençlik Teşkilatında  yayınladığım bir bildiriden dolayı mahkûm oldum ve yurt dışına kaçmak için İstanbul’a gelmiştim. 74 affıyla kurtulanlardanım.”

“78’den sonra Erbakan’ın danışmanıydım, Ankara’da bulundum. 80’e giden süreci  sıcak bir şekilde yaşadım. Erbakan’ın herhâlde hanımından sonra en fazla  görüştüğü kişi bendim. Bütün bilgiler, özel odalarının anahtarı her şeyi bendeydi  Hasan Aksay’ın yeğeni oluşum itibarıyla. Aslında, derin parti konumundaydım.  Böyle bir ilişkim vardı ve 74’ten sonra kod adı kullanıyordum; Tarık Behlül diye.  “Abdurrahman Dilipak” 80’de doğdu, 12 Eylülden sonra.”

“12 Eylül 1980 öncesi yapılan Konya mitinginde vardım. Tamamen bir tertipti. O  süreçte, Konya’daydım, o tertip heyetinin bütün hazırlık aşamalarında vardım.”

Konya Mitinginin12 Eylül darbesine yol açan olay olduğunu Kenan Evren, kendisi açıklamıştı. Bakın Dilipak muhtelif yazılarında nasıl büyük bir fitneci olduğuna dair neler diyor:

“12 Eylül’de Erbakan’ın askerî danışmanlarından emekli bir albay: “Dur, sen asker  kaçağıydın değil mi? Seni askere gönderiyorum, bulamazlar.” dedi. Ben 12 Eylül’de  Kızılay’da aranırken GATA’da yatıyordum. Yani ilk gatakulli yapanlardan biri de bir  bakıma bendim.”
“28 Şubat benim için çok özel bir anlam taşıyor. Sincan mitinginin salon toplantısını –Kudüs toplantısını– ben düzenledim ve benim adım yok. O toplantıyı Kudüs Platformu adına ben düzenledim ve Platform beni görevlendirdi. Fakat ben on beş  gün önce küçük dilimden ameliyat olmuştum, küçük dilimde apse oluştuğu için  ben Sincan’a gelemedim. Son gün bu olay olduğundan toplantıyı iptal mi edelim  dediler, sonra Nurettin Şirin: “Ağabey ben gideyim şimdi, iptal etsek de millet gelecek, şiir falan tiyatro bir şeyler yaparız.” dedi. 7.30 gibi çocuk benim yerime yattı ve  bir gün sonra harekâtı yürüten daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı olan kişi beni aradı. “Kim haber verdi?”, “Kimse haber vermedi.” dedim. “Niye gelmedin?”, “Sesim çıkmıyordu” dedim.”

“28 Şubat olmuş ve ben 28 Şubat karşısında en fazla bütün toplantılarda, protestoları örgütleyen kişilerden biri bendim ve o günlerde hakkımda beş yüz yıldan daha  fazla mahkûmiyet talebiyle açılan dava vardı.”

“12 Mart’ta varım, 12 Eylül’ün içinde varım, 28 Şubat’ta da varım ve ben hiç içeri girmedim.”

“Graham Fuller, İslam konusunda iş birliğini benimle rahat konuşabilir ve konuştu  da”

“Benim kendi örgütüm yok ama harekete geçireceğim birçok örgüt var. Zaten  Genelkurmay da benimle onun için görüşme ihtiyacı duymuştu. Tek başımayım  ama çok şükür çok güçlüyüm.”

“Abdullah Öcalan aslında yabancı birisi değil, aileden birisidir”

“5 milyon insanın el ele tutuştuğu eylemdeki o eylemin başında yürüyen kız bugün  benim gelinim, öne çıktım ve öyle yaptım. Mavi Marmara’nın sözcüsüydüm, Kudüs  Platformunun sözcüsüydüm.”

“Kızım Fatıma Zehra okula kabul edilmesi durumunda “Oksidantalist yani Katolik  teoloğu” olacak.”

Şu isimlerde kitapda detaylı incelenmiş:

SABAH GAZETESİ YAZARI SEVİLAY YÜKSELİR.

STAR GAZETESİ ANKARA TEMSİLCİSİ MUSTAFA KARTOĞLU.

MİLAT GAZETESİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ ERDAL ŞİMŞEK.

Şaibeli ve skandal çıkartmakta mahir Sabah gazetesi yazarı Sevilay Yükselir, annem Anadolu Alevisi diye sempati toplar, babam Emrullah Tağı Öz Tebrizli Caferi diyordu. Yalanmış. Anneside Hanım Öz’de İran doğumlu. Kocası Mustafa Nihat ise PKK’lı olduğu için sabıkalı olan biri. 2004’de Muş’un Malazgirt’in bir PKK protestosunda tutuklanmış. Şimdi Yezid’e Star gazetesinde hizmet ediyor. Milat gazetesinden Erdal Şimşek ile kocası üzerinden akrabalar.

Ardahan ve Kars kökenli İHH Başkanı Fehmi Bülent Yıldırım’ın bir kuşak öncesi Ermeni aileden gelmesine çok şaşırdım.
Köken araştırmaları Ergenekon’un uzmanlık alanına giriyor ve bizim işimiz elbette soy sop araştırması olamaz, hepimiz kardeşiz.  Bugün ülkemizde  1 milyona yakın insanın kökeninde Ermeni kanı vardır. Bu tabi ki suç değildir. Eğer genetik kökeninizi araştırmak istiyorsanız, 200 Dolar verin, bir tüp içine tükrüğünüzü gönderin, sizin 7 kuşak ırk çeşidini yolluyorlar. Türkiye’de herkeste yüzde 10 Moğol kanı çıkabilir! Moğolları 50 yılda Müslüman yaptık içimizde erittik, ama üç neslin genetiğine de girdiler. Şiddete eğilimli bir millet olmamızın genetik kodlarında Moğol unsuru rol oynamış olabilir.

Bediüzzaman Said Nursi, “bana zulmedenler Türk değildi, gerçek Türklerde zulüm ve aşırı milliyetçilik damarı bulunmaz” demişti. Doğrudur. Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi’ne zulmedenlerin de Türk olmaması herhalde tesadüf değildir. Aklımızın bir yerinde bu hususu tutalım. Nerede aşırı Türk milliyetçiliği yapan biri varsa, iyi araştırın kökeni Türk çıkmayacaktır.


Faruk Arslan


Dernière édition par vahe2009 le Mar 23 Fév 2016 - 09:31; édité 1 fois
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 23 Fév 2016 - 09:27
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant



Faruk Arslan@ofarukarslan



Akit'in patronu Mustafa Karahasanoğlu’nun anneannesi Safiye Karahasan, Ermeni ailesi olan Mehmet and Havva’dan olma.


http://farukarslan.com/genel/fitnecilerin-kokeni/ …


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 23 Fév 2016 - 10:19
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant

Mustafa Karahasanoğlu’ndan çarpıcı açıklamalar



Geçtiğimiz günlerde internet üzerinden yayına başlayan Ehlisünnet TV’ye konuşan Akit İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Akit’e ve gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Karahasanoğlu, muhabir Mücahid Cihad Han’ın sorularına bakın nasıl cevap verdi..


- Üstadım, kendinizi izleyicilerimize tanıtır mısınız?
1948 Erzincan Kemaliye doğumluyum. 1950’de İstanbul’a geldim.. O tarihten bu yana İstanbul’dayım. Yıldız Teknik Üniversitesi elektrik bölümü mezunuyum ama 1974 yılında Milli Gazete’de Müessese Müdürü olarak gazeteciliğe başladım. 1976’da Milli Selamet Partisi Teşkilatlanma Genel Sekreteri olarak görev yaptım.. 1979’da tekrar Milli Gazete’nin başına geldim. 1982 yılına kadar orada devam ettim. Daha sonra Cuma dergisini çıkardık, 1989’da haftalık dergi olarak çıktı.. 1992 yılında da Vakit gazetesini yayın hayatına kazandırdık. O günden bugüne kadar da Vakit, Anadolu’da Vakit, Beklenen Vakit, Akit, Yeni Akit gibi değişik isimlerle yayın hayatına devam ettik.



AKİT NEDEN SÜREKLİ İSİM DEĞİŞTİRDİ
- Peki, birçok defa isim değiştirmişsiniz, bunun sebebi neydi acaba?
Tabii mayınlı bir tarlada gidiyorsanız dosdoğru yürüyemezsiniz. Elinizde hele bir de mayın planı varsa, o mayın planına göre sağa sola yalpalar yaparak, yönünüzü değiştirerek hareket etmek zorundasınız.. Türkiye’de maalesef kanunlar Müslümanları hapsetmeye, diğer İslam düşmanlarına da olabildiğince tolerans tanımaya matuf yapılmış.. Çünkü baktığınız vakit, aile hukukunu İsviçre’den almışız, tamamen tercüme edilerek getirilmiş; ceza kanunu İtalya’dan alınmış; Fransa’dan diğer ticaret hukuku alınmış.. Ve bunların hiçbirisi de bizim kendi örfümüz, âdetimiz, ananemizle örtüşen yasalar değil. Oranın yasalarında, mesela mevcut ceza yasasında, bir insanın gözünü çıkarırsan yaralama suçundan 2 yılla 5 yıl arasında bir mahkûmiyete çarptırılırsın; ama gözlüğünü çekip alırsan 15 yıla mahkûm olursun. İşte mevcut kanunlar bu kadar çarpık, bu kadar mantıksız kanunlardır. Bu çarpık kanunlar dolayısıyla, yayın hayatımızı zaman zaman kesintiye uğratacak engellemelerle karşılaştık. Bu engellemelere karşı biz de, isim değiştirerek, farklı isimler altında yayın hayatımızı devam ettirdik.



"MÜSLÜMANLAR ARASINDA AYRIM GÖZETMEDİK"
- Akit gazetesinin hizmetleri hakkında bizleri bilgilendirirseniz seviniriz..
Bizler, “Müslümana karşı müşfik, kafire karşı da şedit olma” prensibini kendimize ilke edindik.. Bu ilke çerçevesinde bugüne kadar hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi meşrepten olursa olsun, Müslümanların meselelerini, onların dertlerini, onların problemlerini gündeme getirmeye gayret ettik; ama İslam düşmanlarına karşı da amansız bir mücadele verdik. Bu mücadeleden dolayı da zaman zaman, Türkiye’nin en güçlü kurumu olan TSK’nın en üst noktasındaki 312 generalin davası gibi davalarla karşılaştık. Yüzlerce, binlerce diyebileceğimiz davalara muhatap olduk. Ama bu davaların arasında karşımızda hiçbir zaman bir Müslüman olmadı. Yanlış bir şey söylemeyelim; İslami hassasiyeti olan hiçbir grup ya da şahısla davalık olmadık. Davalık olduğumuz herkes, İslam’a karşı yapılan saldırılara verilen cevaplardan dolayı açılan davalardır. Sonuç olarak şunu söylemek isterim; biz, “Müslümanların gören gözü, işiten kulağı, haykıran sesi" olmaya bugüne kadar gayret ettik ve inşallah bundan sonra da bu anlayış ve bu gayret içerisinde çalışmalarımıza devam edeceğiz.



"MUSUL, ABD'NİN DÜNYADAKİ REZİLLİKLERİNİN SONUCUDUR"
 - Efendim, ayrıca gündeme dair de bir soru sormak istiyorum.. Türkiye’de önemli bir basın gücüne sahipsiniz ve yıllarınızı bu işe verdiğiniz için tecrübelisiniz.. Musul’daki olaylar hakkında sizin düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Musul’daki hadise, ABD’nin dünyada yaptığı rezilliklerin bir sonucudur. Amerika Irak’ı harap etti.. Irak harab olduktan sonra oradaki bu hadiseler oldu; yani her gün bombalar patlıyor, onlarca insan ölüyor, yüzlerce insan yaralanıyor… Bu hadiselerin karşısında dünya kamuoyu ne yapıyor, kim bu hale getirdi Irak’ı? Yıllarca ABD orayı işgal altında tuttu, baskınlar yaptı, insanlarını öldürdü. El Garip hapishanelerinde insanlara olmadık işkenceler yapıldı; o işkencelerin, o yanlışlıkların, o zulmün neticesidir bugün Irak’ta olup bitenler.. Onun için bu işin aslına bakmak lazım.. İşin aslı; ABD’nin Irak’ı işgaliyle ortaya çıkan buhrandır, bunalımdır.. Ayrıntılı noktalardan bakıldığı zaman, bu bunalımın türevleridir bu hadiseler.. Yine, işin esasına bakmak lazım.. İşin esası; ABD’nin dünyayı baskı ve işgal altında tutup zulüm altına almasıdır… Bu zulme isyanların da böyle farklı boyutları var.. Musul’daki hadiseyle alakalı ayrıntıları bilmiyoruz; ne yaptılar, nasıl oldu ama oradaki zulüm ortamında ilanihaye zulüm devam etmez, bu zulme birileri doğru veya yanlış bir şekilde karşılık verir!
- Son olarak, Ehlisünnet TV izleyicilerine ne söylemek istersiniz?
Bir hizmet yapılıyor.. Bu hizmet yapılırken mutlaka insan olarak eksikliklerimiz, noksanlıklarımız olur. İzleyen kardeşlerimiz bir hata görüyorlarsa, bunları bizim kendi ölçülerimiz içerisinde ikaz ederek size aktarmaları; sizin de gerçekten makul olan bu tavsiyeleri, temennileri dikkate almanız gerekmektedir. Böylece karşılıklı olarak, izleyicilerle iyi bir diyalog kurulursa daha geniş kitlelere ulaşma imkânı olur ve hizmet daha geniş bir şekilde yapılmış olur.

www.yeniakit.com.tr

http://www.yeniakit.com.tr/
http://www.yeniakit.com.tr/haber/mustafa-karahasanoglundan-carpici-aciklamalar-20657.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 15 Mar 2016 - 20:04
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant



http://odatv.com/akit-pkkdan-para-aliyor-1503161200.html

- Üstadım, kendinizi izleyicilerimize tanıtır mısınız?

1948 Erzincan Kemaliye doğumluyum. 1950’de İstanbul’a geldim.. O tarihten bu yana İstanbul’dayım. Yıldız Teknik Üniversitesi elektrik bölümü mezunuyum ama 1974 yılında Milli Gazete’de Müessese Müdürü olarak gazeteciliğe başladım. 1976’da Milli Selamet Partisi Teşkilatlanma Genel Sekreteri olarak görev yaptım.. 1979’da tekrar Milli Gazete’nin başına geldim. 1982 yılına kadar orada devam ettim. Daha sonra Cuma dergisini çıkardık, 1989’da haftalık dergi olarak çıktı.. 1992 yılında da Vakit gazetesini yayın hayatına kazandırdık. O günden bugüne kadar da Vakit, Anadolu’da Vakit, Beklenen Vakit, Akit, Yeni Akit gibi değişik isimlerle yayın hayatına devam ettik.

http://www.yeniakit.com.tr/haber/mustafa-karahasanoglundan-carpici-aciklamalar-20657.html

Değişen tek şey Karahasanoğlu'nun serveti

“Verilen her destek, işe beş parasız başlayan Vakit'in patronu Mustafa Karahasanoğlu'nu zengin ediyordu. Fakat bu zenginlikten nedense gazete bir türlü gerekli payını alamıyordu.

'Allah rızası için' kampanyalarının sonunda Mustafa Karahasanoğlu ciddi bir malvarlığına kavuşmuştu. Önce gazeteye bina satın alındı, sonra matbaalar, sonra Türkiye'nin pek çok yerinde gayrimenkuller. Derken ciddi anlamda bir servet sahibi olmuştu Mustafa Karahasanoğlu. Her şey değişiyordu ama sadece bir şey değişmiyordu: O da gazetenin kalitesi... Ne sayfa sayısında, ne haber kalitesinde, ne de yazar kadrosunda hiçbir gelişme yoktu.

Yaklaşık 15 yaşında olan Vakit gazetesi 60 bin tiraj bandında üçüncü sınıf bir yayın organı olarak hayatını sürdürüyor. Üstelik ne yazık ki dindarların bir kısmının bile nefretini kazanmış bir halde.”

Hangi dava delisi, böyle bir servete sahip olur..

Bunları okuduktan sonra... Vakit gazetesinin sahibi için, “Kaçığın teki” diyebilir miyiz? Hangi dava delisi, yaptığı ahmaklıklarla ciddi bir servet sahibi olabilmiştir ki? Adam bir damar yakalamış, oradan gidiyor: Bölüyor, parçalıyor, nefret ettiriyor, iğrendiriyor, ortalığı bulandırıyor, sersemce işler yapıyor, cahilliğini pervasızca sergiliyor, ahmaklığını arsızca ortaya koyuyor... Ama bütün bunları yaparken Türkiye'nin pek çok yerinde gayrimenkuller alıyor, iyi bir servete sahip oluyor... Bu “sözde dava delileri”ni gördükçe “Biraz da biz delirelim yahu” demek geçmiyor mu içinizden?

http://www.habervitrini.com/medya/ahmet-hakan-vakitin-patronunun-servetini-…


Dernière édition par vahe2009 le Dim 18 Sep 2016 - 10:22; édité 1 fois
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 10 Juil 2016 - 12:21
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant

uzun ayaklı herif, Abdurrahman Dilipak: Hz. İsa Hristiyan değildi



"Hz. İsa’ya inananlar namaz kılıyor, oruç tutuyorlardı, bunlar namaz kılmıyor, oruç da tutmuyorlar"

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, "Hz. İsa’ya inananlar namaz kılıyor, oruç tutuyorlardı, bunlar namaz kılmıyor, oruç da tutmuyorlar. Hz. İsa Hristiyan değildi" dedi. Dilipak, yazısında "Pagan gelenekler, Roma ritüelleri ve seremonileri ile karşımıza yeni bir inanç sistemi çıktı. Papa denilen zat da bedeninde Hz. İsa’nın hayat bulduğu bir fenomene dönüşüyor. Papa Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi oluyor. Petrus’un Şam’da gördüğü kimse Papa onun mirasçısı, onun temsilcisi aslında" görüşünü dile getirdi.

Dilipak'ın Akit gazetesindeki yazısı şöyle:



Evet ayette aynen böyle deniyor: Din büyüklerinizi İlah ve Rab edinmeyin. Tefrikanın en büyük sebebi bu. Birileri sizi kendine çağırıyorsa itibar etmeyin. Allah’a, resulüne kitaba çağırıyorsa tamam. Onun mezhebi, tarikatı, fikri, sadece diğer görüşlerden bir görüştür.

Birçok kişi tefrikadan şikayetçi. Ama öte yandan tefrikanın sebebi de biz değil miyiz.. ŞEYTANIN VARLIĞI GÜNAH İŞLEMEMİZİN BAHANESİ OLAMAZ. Mesela birçok kişi aynı şeyi soruyor, “Bu kadar insan Gülen’e nasıl inanıyor, güveniyor, bağlanıyor..” Ya da bunu diğer birtakım grublara da teşmil edebilirsiniz.

Aslında bu sadece bize has bir durum değil. Mesela Papaya nasıl inanıyor, güveniyor, bağlanıyorlar?. Bugün dünyada 1.2 milyar Katolik var. PavlusMS 5’de Tarsus’ta doğdu ve 62 yaşında MS 67’de Roma’da öldü. Roma vatandaşı Ferisi Yahudilerindendir. Asıl adı Saul. Luka’nın kaleme aldığı ileri sürülen İncil’de önemli bir yere sahiptir. İznik’te kabul edilen İncil’de on dört mektuptan oluşan bir bölüm onun kaleminden çıkmış. O Paul adını almadan önce Saul olarak biliniyordu. Kendisini İsevileri ve İseviliği yok etmeye adamıştı. Hıristiyan olmadan önce İsevilere şiddetli zulümler yaptığını Pavlus kendisi itiraf etmektedir. İstefanos’un infazını bizzat onaylamıştı. Pavlus, İsevileri tutuklamak amacıyla Şam’a yolculuk ederken Hz.İsa kendisine göründü ve Pavlus bu vakada görme kabiliyetini kaybetti. Üç gün sonra Şamlı şifacı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu. Pavlus, bu yolculukta yaptıklarından pişman oldu ve bunun sebebi olarak, Şam yolculuğunda, Meryem oğlu İsa’nın kendisine göründüğünü dile getirmeye başladı. O günden sonra Pavlus, Nasıralı İsa’nın “İsrailoğulları’nın beklediği mesih” ve aynı zamanda da (Haşa) “Allah’ın oğlu” olduğunu insanlara anlatmaya başladı. Biliyorsunuz Yahudiler de Hz. Üzeyir için (Haşa) “Allah’ın oğlu” demişlerdi. “Elçilerin İşleri” kitabının yaklaşık yarısı Pavlus’un hayatından bahseder. Pavlus Hıristiyanlığın gerçek kurucusudur. Hz. İsa yaşarken böyle bir din yoktu. Bu inanç sistemi Hz. İsa’dan onlarca yıl sonra Yahudilikten ayrı müstakil bir inanç sistemi haline gelmesi konusunda en önemli rolü üstlenmiştir.

Saint Pierre Kilisesi, Hatay’da (Habibunneccar dağı) Stauris Dağı’nın batısında kayalara oyulmuş 13 metre derinliğinde, 9.5 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde bir mağaradan oluşmaktadır. Antakya’daki ilk Hıristiyanların gizli toplantıları için kullandıkları bu mağara Hıristiyanlığın en eski mabedlerinden biri olarak kabul edilir. İncil’in Resullerin İşleri bölümünde Barnabas’ın Tarsus’a giderek Pavlus’u Antakya’ya getirdiği, Antakya’da bir yıl birlikte çalışarak Hıristiyanlığı yaydıkları ve bu dine inananlara ‘Hıristiyan’ adının verilmesinin Antakya’da gerçekleştiği bilinmektedir. Pavlus’un Galatyalılara yazdığı mektupta, Antakya’ya gelen Petrus ile Hıristiyanlığın o günkü durumunu tartıştığını belirtmektedir. Hıristiyan geleneği Petrus’u Antakya Kilisesi’nin kurucusu ve burada oluşan Hıristiyan topluluğun ilk başpapazı olarak kabul etmiştir. (Bakınız: Wikipedia)

Hikaye bu. Ve 1.2 milyar insan bu hikayeye inanıyor. Domuz ve faiz haramken bunlar helali haramı kabul etmiyor. Hz. İsa’ya inananlar namaz kılıyor, oruç tutuyorlardı, bunlar namaz kılmıyor, oruç da tutmuyorlar. Hz. İsa Hıristiyan değildi. Pagan gelenekler, Roma ritüelleri ve seremonileri ile karşımıza yeni bir inanç sistemi çıktı. Papa denilen zat da bedeninde Hz. İsa’nın hayat bulduğu bir fenomene dönüşüyor. Papa Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi oluyor. Petrus’un Şam’da gördüğü kimse Papa onun mirasçısı, onun temsilcisi aslında..

Ağahan’ı her sene altınla tartıyorlar, Hindistan’da yüz milyonlarca insan abuk-subuk şeylere inanıyor.. Dünya nüfusunun önemli bir kısmı hayali dinlere inanıyor.. Müslüman sayısı 7’de 2 gibi, 7’de 5’in 4’ü sanki batıl inançlar peşinde. 1 milyarı ateist ya da agnostiktir. Diğerleri ruha, cine, şeytana tapıyor sanki.. 2 milyara yaklaşan Müslümanın ne kadarının gerçek anlamda Kur’an ahlakına ve tevhide sahip olduğu da ayrı bir konu.

Al sana Gülen. Ağlar mısın, güler misin.. Adam Cebrail’e bile gerek görmeden öteler ötesine gidip gelebiliyor.. Birileri Petrus’a inanıyorsa Gülen’e niye inanmasın. Evrenesoğlu’na niye inanmasın ki.. Dünden bugüne değişen bir şey yok. Müseylemetül Kezzab’a niye inanmasınlar..

Ayet mealen ne diyordu bize “Şeytan sizi Allah’la aldatmasın”. Eğer gerçekten tevhid inancı açısından bazı amelleri sorgulayacak olursak işimiz çok zor. Biliyorsunuz “iman ettik” demekle yakamız bırakılıvermeyecek. Bazı söz ve filleri irtikab edenler için “onlar cahildirler, bilmiyorlar” demek belki uygun olur, her ne kadar cahalet küfre en yakın yol olsa da, belki bir bağışlanma vesilesi olur mu diye..

Ne yazık ki, yeteri kadar akletmiyoruz. Kafalar kirada. Birileri din büyüklerini İlah ve Rab ediniyor sanki.. Kulaktan dolma bilgilerle din öğrenilmez. Yarım hoca dinden, yarım doktor candan eder derler. Televizyonlarda dini konularda sorulan sorulara bakar mısınız.. Din basit sembollere, ikonlara, seremoniler, ritüellere indirgenmiş bir konu sanki.

Birilerine bakıyorsunuz, takılmışlar birilerinin peşine gidiyorlar.. Sanki ipnoz edilmiş gibi, hiç akletmiyorlar, düşünmüyorlar.. Sadizm mi, mazoşizm mi, megalomani mi bilmiyorum ama bu nefislerde bir hastalık olduğu muhakkak.. Bu konu başlıkları altında bir psikolojik danışmanlık merkezinin tanı/teşhis için bulgular bölümünü okuyun, bakın bakalım kime benziyor anlatılanlar. Hani işlerimiz istişare ve şûra ile olacaktı. Hani işi ehline verecektik. Hani adil şahitler olacaktık. Bazı konuları yeniden düşünmemiz gerek. Allah’ın dini yeri-göğü, ölümü ve hayatı açıklar. Ama bizim yaşadığımız din, karı ile koca arasındaki ihtilafı bile çözmüyor. Bu dini konulardaki tartışmalar, mezhepçilik, cemaatçilik ümmeti parçalıyor. Herkes diğerlerini Allah’a, resulüne, kitaba çağırması gerekirken, kendine, liderine, fikrine, örgütüne çağırıyor.

İnanan inanıyor işte, ineği de kutsuyor, İnsana, ateşe, şeytana, güneşe tapanlar da var, fareye tapanlar da, din büyüklerini ya da kırallarını İlah ve Rab edinenler de.. Hindistan’ın kuzeybatısındaki Racastan’da bulunan Karni Mata Tapınağına gidenler farelere tapınıyor adeta.. Paraya tapmadan söz etmiyoruz daha.. Ağzımızın tadını kaçıran ölümü daha sık anmamız gerek sanırım. Dinimizi Allah’a has kılmadan gerçek anlamda mü’min olamayız.. “Biri size bir şey söylediğinde, o şey üzerinde düşünmeden o şeyi kabul ediyorsanız o kişiyi İlah ve Rab ediniyorsunuz demektir”. Benden söylemesi. Selâm ve dua ile..

http://t24.com.tr/haber/abdurrahman-dilipak-hz-isa-hristiyan-degildi,349210


Dernière édition par vahe2009 le Dim 18 Sep 2016 - 10:13; édité 1 fois
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 27 Aoû 2016 - 09:42
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant

Türkiye'deki Ermeni ajanlar deşifre edildi



Ünlü hacker grubu Anti-Armenia Team, Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi (NSS) sunucularını hackleyerek, Türkiye içerisinde yetiştirdiği ajanları teker teker deşifre etti.Ermenistan'ın önemli sitelerini hackleyen Anti-Armenia Team, bu kez deErmenistan Ulusal Güvenlik Servisi'nin (NSS) sunucularına sızdı. Yüzlerce data çeken hacker grubu, Türkiye ile ilgilide çarpıcı ve önemli bilgilere ulaştı. Günlerce çalışan hackerler, Ermeni devletinin Türkiye içerisindeki ajanlarının kimlik bilgilerine ulaştı. Türkiye içerisindeki onlarca ajanı tek tek ifşa eden hackerler, bu bilgileri de sosyal medya hesaplarından paylaştı.

Türkiye'de faaliyet göstererek bilgi sızdırmışlar

Ermenistan'a çalışan ajanların Türkiye'deki kritik noktalarda konuşlandığı ve Türkiye içerisindeki bazı bilgi ve belgeleri sızdırdığı iddia edildi. Öte yandan, Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi'ndeki (NSS) gizli datalardan fotoğraflarına ulaşılan kişilerin HDP mitinglerinde fotoğrafları da ortaya çıktı. O kişilerden olan ve Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi personel listesinde adı bulunan Hazal I.'nın da Türkiye içerisindeki çok popüler bir üniversitede eğitim gördüğü ve Ermenistan'a çalıştığı öne sürüldü. Ortaya çıkan bu durum ise Ermenistan'ın Türkiye üzerindeki oyununu gözler önüne serdi.

http://www.habervaktim.com/haber/482137/turkiyedeki-ermeni-ajanlar-desifre-edildi.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 19 Sep 2016 - 09:30
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant



http://odatv.com/akitten-sovyetler-birligi-kahramani-ile-roportaj-1909161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 30 Sep 2016 - 16:23
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant

Akit’e FETÖ operasyonu



Gülen Cemaati’ne övgüleriyle bilinen Yeni Akit gazetesi, FETÖ'nün haberleşme aracı olan Bylock programını kullanan muhabiri Ramazan Alkan’ın tutuklamasına tepki gösterdi.

http://odatv.com/akite-feto-operasyonu-3009161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 500
Point(s): 67 042
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 20 Nov 2016 - 08:17
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki
Répondre en citant

http://www.yeniakit.com.tr/haber/sinork-kalutsyan-kimdir-236450.html


Bir Kafle Yetimi Olarak Rahmetli Patrik Şinork Kalutsyanîn Hikayesi






Şinork Kalutsyan, 1927 yılında Kudüs Ermeni Patrikliği'nin ruhban okuluna girdi.
1932'de diakos, 1935'te de rahip olarak takdis edildi. Karekin Haçaduryan'ın vefatı üzerine de 11 Ekim 1961'de Türkiye Ermenileri Patrikliği'ne seçildi.
Şinork Kalutsyan, 27 Eylül 1913 tarihinde Yozgat'ın Çaldır ilçesinin İğdeli köyünde doğdu.

1915 yılında babasını ve bazı aile fertlerini kaybetti. Bunun üzerine annesi oğlunun tahsil görmesini istediği için kendisini Talas Amerikan Koleji'ne yolladı.

1922 senesinde de köyleri dolaşarak birçok Ermeni yetimi toplayan Amerikan Rılif heyeti tarafından Beyrut Nahr İbrahim Yetimhanesine gönderildi.

1927'de de Kudüs Ermeni Patrikliği'nin ruhban okuluna girdi.

1932'de diakos, 1935'te de rahip olarak takdis edildi.

1937'de patriklik matbaasının yöneticiliğini ve resmi yayın organı olan Sion dergisinin yazı işleri müdürlüğü görevine getirildi.

1945'te Londra, 1948'de Peterson ile Newark, 1952'de de Kaliforniya Ermenileri'nin dini önderi oldu.

1957 yılında da Kudüs Patrikliği'nin hazine sorumlusu müdürlüğüne getirildi.

Karekin Haçaduryan'ın vefatı üzerine de 11 Ekim 1961'de Türkiye Ermenileri Patrikliği'ne seçildi.

3 Ocak 1962'de de Kumkapı'da yapılan asa teslimi ve tahta çıkma törenleriyle de göreve başladı.

Şinork Kalutsyan, 7 Mart 1990 tarihinde ziyaret amacıyla gittiği Ermenistan'daki Eçmiadzin Başpatrikhanesi'nde kaza sonucu düşerek hayatını kaybetti.

Cenazesi İstanbul Patrikhane Kilisesi'nde yapılan törenin ardından Şişli'deki Ermeni Mezarlığı'nda toprağa verildi.


http://www.yeniakit.com.tr/haber/sinork-kalutsyan-kimdir-236450.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 07:55
MessageSujet du message: Akit Gazetesinin Sahibi Mustafa Karahasanoğlu Hakında İnternetteki

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Communauté -> Akrabamı arıyorum - Ծնողքս կը փնտռեմ - Cherche mes parents - I am looking for my parents Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com