Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Patrikhane'nin 'kanun'la Hazine'den geri aldığı araziler için 'tapu iptal' davası açıldıPatrik Bartholomeos’un, bütün yaşananlara rağmen umudunu koruduğu aktarıldı
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 12 238
Point(s): 37 899
Moyenne de points: 3,10

MessagePosté le: Ven 22 Avr 2016 - 04:21
MessageSujet du message: Patrikhane'nin 'kanun'la Hazine'den geri aldığı araziler için 'tapu iptal' davası açıldıPatrik Bartholomeos’un, bütün yaşananlara rağmen umudunu koruduğu aktarıldı
Répondre en citant

Patrikhane'nin 'kanun'la Hazine'den geri aldığı araziler için 'tapu iptal' davası açıldıPatrik Bartholomeos’un, bütün yaşananlara rağmen umudunu koruduğu aktarıldı


19 Nisan 2016 
http://t24.com.tr/


 


Azınlık vakıflarının 1936’dan sonra edindikleri ve 1974’ten sonra Hazine’ye devredilen gayrimenkulleri için geri verilmesine dair kanun hükmünde kararnamenin çıkarılmasının ardındanPatrikhane’nin 4 yıl önce kavuştuğu Göksu’daki 98 dönüm arazi ile Ümit Tepesi için ‘tapu iptal’ davası açıldı. PatrikBartholomeos’un, bütün yaşananlara rağmen umudunu koruduğu aktarıldı.
Yeni Yüzyıl gazetesi’nin haberine göre, azınlıkların gayrimenkulleriyle ilgili son yıllarda yaşanan iade süreci Rum ve Ermeni vakıflarında büyük sevinç yaratmıştı. bu olumlu havayı endişeye dönüştüren çok ilginç bir gelişme yaşandığı ortaya çıktı. Fener Rum Patrikhanesi’nin 4 yıl önce tapusuna kavuştuğu İstanbul’un en değerli arazilerinden olan Göksu’daki 98 dönümlük gayrimenkul ile Heybeliada’da Ruhban Okulu’nun yanındaki Ümit Tepesi için devlet ‘tapu iptali’ davası açtı. Orman İdaresi, söz konusu mülklerin Hazine’ye iadesini istedi. Patrikhanede şok etkisi yaratan bu davaların nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.
Peşpeşe gelen davalar
Azınlık mülkleriyle ilgili son 6 yıl içinde önemli gelişmeler kaydedildi. Büyükada’daki yetimhaneden, Karaköy’deki Rum okullarına kadar pek çok mülkün tapusu iade edildi. Ermeni cemaatinin mülklerinde de benzer süreçler yaşandı. Ancak son dönemde çok farklı davalar açılmaya başlandığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre İstanbul Orman İdaresi, iki ayrı ilçede benzer davalar açarak Patrikhane’ye iade edilen iki gayrimenkulün tapusunun iptalini istedi. Bunlardan birisi Beykoz, Göksu sırtlarındaki 98 dönümlük çok değerli mülk. Göksu Ayazması, Panaiya Ayazması ya da halk arasında Meryem Ana Ayazması diye bilinen bu arazi, İstanbul Rumlarının 8 Eylül’de büyük panayır düzenledikleri bir yer. 1874’de inşa edilen kilise de bu arazi içinde. İşte bu arazinin tapusu, ‘Orman arazisi’ olduğu gerekçesiyle iptal edilmek isteniyor. Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun üzerine oturduğu Ümit Tepesi de iade edilen mülkler arasındaydı. Ancak burasıyla ilgili de ‘tapu iptal’ davası açılmış durumda.
Hukukçular inceliyor
Yasa gereği, bu mülklerin ‘orman arazisi’ sayılıp sayılmayacağına, bilirkişiler ve yargı karar verecek. Ama şimdiden azınlık cemaatleri arasında ‘üzücü gelişme’ olarak konuşuluyor. Bu gayrimenkullerin iadesi sürecinde büyük emeği geçen Vakıflar Meclisi temsilcisi Laki Vingas, konuyu doğrularken şu kısa yorumu yaptı: “Olumlu havayı gölgeleyecek ters istikamette davalar var. Orman idaresi Beykoz ve Adalar’da iki tapunun iptalini istiyor. Şimdi de yeni bir dava süreci devam edecek. Buna enerjimiz, gücümüz yetmiyor.”
Patrik: Nefes alabiliyoruz
Patrik Bartholomeos, bu gelişmelerle ilgili konuşmak istemedi. Aksine, olumlu mesajlar verdi: “Eskiden ‘Patrikhane 2. Vatikan olma peşinde. Devlet içinde devlet olmaya çalışıyor’ diyorlardı. Bugün itiraf etmeliyim ki, Patrikhanemiz ve genel olarak azınlıkların durumu iyiye doğru değişti, gelişti. Bugün durum eskiye göre değişti. Daha rahat nefes alabiliyoruz. Kapadokya’da Sümela’da dini vecibeleri yerine getirebiliyoruz. Eskiden güçlük çekiyorduk bu tür etkinlerde. Şimdi ilgili makamlar anlayışla karşılıyor. Valiler Belediye başkanları kolaylık gösteriyor. Önümüzdeki günlerde Efes’de Menemen’de ayin yöneteceğim. Vakıflar Genel Müdürlüğü zapt edilmiş bazı gayrimenkullerimiz iade edildi. Talep etmeye devam ediyoruz. İade sonrası mahkemelik olan da var. Tetkik ediliyor.”
Bizans'ın hasta ve günahkarları bu sularda şifa buldu
Anadoluhisarı’nda yeşil alan içerisinde bulunan Göksu Ayazması 1870'li yıllarda yapılmış. Göksu Ayazması, Küçüksu Ayazması, Anadolu Hisarı Ayazması, Panaiya Ayazması, Meryem Ana Ayazması ya da kilisesi gibi pek çok değişik isimle de anılıyor. Üzerinde hiçbir tanıtıcı bilgi bulunmayan binanın pencereleri duvar örülerek kapatılmış, demir kapısı kilitli durumda. Ayazma hakkında yazılan yazılarda da "Göksu'da bir de Panaiya Ayazması vardır. Eylül ayının sekizinci gününü takip eden ilk pazar, burası Rum Ortodoksları kütle halinde uğrağı olurdu... Ayazma'nın bu ziyaret günü, Göksu Panayırı diye anılırdı... O zamanlar bu alan gür ormanlarla kaplıydı. Ağaçların arasında su kaynakları vardı. Bu kaynaklardan fışkıran sular Bizanslılarca kutsal sayılıyor, bu sulardan içenlerin hastalıklardan kurtulduğuna, günahlarından arındığına inanılıyordu.
Onun için her su kaynağının başına bir ayazma yapılmış, bu ayazmalara da koruyucu aziz tasvirleri konulmuştu. Bizanslılar buraya 'Kutsal Kuyular' anlamına gelen 'Potamonion' adını vermişlerdi. Gürül gürül ve pırıl pırıl akan dereye de, 'güzellikler' anlamında 'Aretea' demişlerdi. Bizans'ın tüm hastaları, tüm günahkarları üşenmez, onca yolu aşıp buraya gelirlerdi. Bu alışkanlığı, Bizanslıların torunları İstanbullu Rumlar da sürdürdü. 8 Eylül'de düzenlenen Ayazma törenleri için, Şirket-i Hayriye bir çok kere Eminönü'nden ek seferler koymak zorunda kalmıştı. Akın akın buraya gelen Rumlar, yanlarında Müslüman Türk komşularını da getirirlerdi. Müslümanlar da bu şifalı ve kutsal suların insafına sığınır, sonra hep birlikte gönül rahatlığı ile çayırda eğlenirlerdi. O günlerin anılarına bakılırsa, çayırın her köşesinde laternalar çalınıyor, sirtakiler oynanıyordu. Eğlenceler ağaçlara asılan fenerlerin eşiğinde gece de devam ediyordu. Pano'daki koca şarap fıçılarından doldurulan şişeler teker teker boşalıyordu" diye bahsediliyor
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
Publicité






MessagePosté le: Ven 22 Avr 2016 - 04:21
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com