Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 424
Point(s): 69 595
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 30 Mai 2016 - 13:33
MessageSujet du message: Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma
Répondre en citant

Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma sürecidir.





KİRALIK DADYAN OKULU BİNASI VE TOPLUMUMUZUN GERÇEĞİ

O binanın ortak akılla toplum yararına hizmet sunacak bir konuma getirilmesinin yararına inanıyorum. Hizmet konusu ne olursa olsun velilerin, yararlananların katkıları dışında " (mutlaka) ortak havuzun" veya "(mutlaka) artı geliri olan vakıflarımızın" Dadyan bütçesine destek olmaları gerekir. Bu konuda (mutlaka) kamu oyu oluşturulması gerekir. Ortak hareket etmeyen vakıfların (mutlaka) halka açıklanması gerekir. Ve en önemlisi de, Hep sözü edilen, Patrikhane merkezli, tüm vakıflarımızı şemsiyesi altına alan "Cemaatin Tüzel Kişiliği" ile ilgili yasal düzenlemenin yapılması gerekir.


Dadyan Okulunun yeni binasının açılışından sonra, eski okul binasını kiraya vermek için ilan vermişler. İmza kampanyasının başladığını öğrendik.

OKUL BİNASI NEDEN KİRAYA VERİLMEMELİ
Bakırköy ilçesi, merkez mahalleleriyle, Yeşilköy'ü ile Türkiye Ermeni nüfusunun üçte birinden fazlasını barındıran, Ermeni okulları içerisinde en çok öğrencisi olan bir ilçe. Ve K.Çekmece'siyle, Bahçelievler'iyle, Avcılar'dan Beylikdüzü'ne kadar aktif cemaati olan bir bölge.
Böyle bir yerde, kiliseyle aynı parselde hem de iç içe okul binası gerekçe ne olursa olsun elden çıkartılmaz. Önce topluma hizmet açısından değerlendirilir. Sonra "neden ve nasıl"ı tartışılıp ortak akıl oluşturulmaya çalışılır.
Kuşkusuz, Bakırköy yönetimi yeni okul binasının giderlerini de dikkate alarak bütçesini eski Dadyan binasının geliriyle denkleştirmek istiyor.
Ama bunun için alternatifler var. Bunlar zorlanmalı.
Türkiye'deki kurumlarımız da bunların sunduğu hizmetler de her türlü mal varlıkları da hepimizindir. Türkiye Ermenilerinindir.
Artı geliri olan kimi vakıflarımızın bu gerçeği göz ardı edip, vakıflarında keyfi hareket ettiklerini, beylik kurduklarını görüyor, üzülüyoruz.
Son yıllarda bazı vakıflarımızın gelirleri bir hayli arttı. Cemaati, okulu olan, olmayan çok sayıda vakfımızda irili, ufaklı projeler, çalışmalar var. Bunlar sevindirici.
Bunların akara dönüşmesiyle, önümüzdeki yıllarda ortak artı gelir daha da artacak. Artacak da vakıf gelirlerimiz artarken nüfusumuz da her kuşakta yarıdan fazla azalıyor. (Lraper'de ölüm ve doğumların sayısına lütfen siz de bakın.)
Bir kaç kuşak sonra o binalardan yararlanacak insanımız da kalmayacak, o paraları değerlendirme imkanımız da olmayacak. Lütfen bunu görelim, "keşke" diyeceğimiz bir yanlış yapmayalım.
Yıllardır gündemde olan "ortak havuz" olarak isimlendirilen, tüm gelirlerin bir arada toplandığı ve kurumların ihtiyaçlarına göre paylaştırılacağı bir sistemi hayata geçiremedik. VADİP Başkanı Bedros Şirinoğlu şöyle diyor: " O binanın nasıl değerlendirilebileceği konusunu toplumun akil insanları, hukukçuları ve yöneticileri bir araya gelip tartışmalı. Oradan çıkacak ortak karar neyse, hepimiz onu uygulamak için elimizden geleni yapmalıyız. Ortak havuz, yani tüm gelirlerin bir araya gelmesi gerektiğini ve harcamaların buradan yapılması gerektiğini her fırsatta söylüyorum".
Karagözyan Vakfı Başkanı Dikran Gülmezgil ise şöyle çağrıda bulunuyor: "...Ortak havuzu savunan ilk isimlerden biriyim. Maddi olarak gücü elinde bulunduran vakıfların ortak havuza onay vermesi lazım. Bu irade açık şekilde beyan edilirse, bunun formülü bir araya gelinip bulunur. Önemli olan konsensüs sağlanması. Buna karşı olanlar bu fikirlerini de açık şekilde yazılı olarak ortaya koymalı ve neden karşı olduklarını cemaate açıklamalı".
Hiç kuşkusuz, kendi menfaatlerini, egolarını toplumun önünde tutan vakıflarımız var. 'Cemaatin Tüzel Kişiliği' olmayışının ve bu konudaki yasal boşluğun zırhına sarılıyorlar. Hatta vakıf seçimlerinin yapılmasını istemeyen yönetimler olduğunu biliyoruz. Bu da dedikodulara neden oluyor, keyfiliğin devamına zemin hazırlıyor.
Vakıflarda gönüllülük esasına göre görev alınır. Her görevin tüm toplum yararına olması esastır. Bu da yönetici olmanın asli görevidir.
Bazı yönetimlerdeki bu eksiklik Bakırköy'de olduğu gibi, yönetimleri yanlış, doğru alternatif arayışlara yönlendiriyor. Buna, "varlık içerisinde yokluk çekmek" denir.
Oysa, Dadyan'ın eski okul binasını kiraya vererek bütçe açığını kapatmaya çalışmak yerine, bu binayı yine toplum yararına hizmete açmak ve bütçe açığının da "ortak havuz"dan karşılanmak toplum adına en doğru olandır.
Ama olmuyor. Bu coğrafyada milyonlarla ifade edilen nüfusumuz yok olma sürecine girmiş, milyonlarla ifade edilen mülklerimiz azıcık kalmış, binlerle ifade edilen kurumlarımızdan şu anda elimizdekiler kalmış. Hep beraber onlara sarılmak yerine "istemezükcülük" oynuyoruz.
Türkiye Ermenilerinin çoğunluğunun yaşadığı bir ilçede; şekli ne olursa olsun elden çıkan her mülk tarihte elimizden alınanları bir adet daha artıracaktır.
Bir okulun bütçesini dengeleyemeyip, "hayratı" toplum hizmetine sunmak yerine elden çıkmasına izin vereceksek buna söylenecek tek söz (hoş görün) "ölmüşüz de haberimiz yok" olur. Hepimize yazık. Lütfen yanlışa yanlış eklemeyelim.
SONUÇ:
O binanın ortak akılla toplum yararına hizmet sunacak bir konuma getirilmesinin yararına inanıyorum. Hizmet konusu ne olursa olsun velilerin, yararlananların katkıları dışında " (mutlaka) ortak havuzun" veya "(mutlaka) artı geliri olan vakıflarımızın" Dadyan bütçesine destek olmaları gerekir.
Bu konuda (mutlaka) kamu oyu oluşturulması gerekir.
Ortak hareket etmeyen vakıfların (mutlaka) halka açıklanması gerekir.
Ve en önemlisi de, Hep sözü edilen, Patrikhane merkezli, tüm vakıflarımızı şemsiyesi altına alan "Cemaatin Tüzel Kişiliği" ile ilgili yasal düzenlemenin yapılması gerekir.
BU BİNAYI NE ŞEKİLDE DEĞERLENDİREBİLİRİZ
*Üniversite Hazırlık Kursları ve Yoğunlaştırılmış Yabancı Dil Kursları:
Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma sürecidir.
Yapmamız gereken insanı ön plana alan hizmete öncelik vermek ve daha donanımlı, daha eğitimli bir nesil yetiştirmek olmalı.
Biliyorsunuz mevcut sistemde okul birincileri bile dershanelerden geçmemişlerse üniversiteye girme şansları olmuyor. Bu durumda erkek çocukların önündeki tek seçenek, askerlik, sonra işsizlik, mesleksizlik...
Amacımız, velilerin imkanı ne olursa olsun tüm gençlerimizin üniversiteye girişte eşit şansa sahip olmalarını sağlamak ve en iyi eğitimi vermek olmalı.
Maliyeti en az, amacı en iyi bir hizmetin bu olduğuna, inanıyorum biliyorum.
(Biz bunu Bakırköy Belediyesi olarak yaptık. En az 15 yıl dershane deneyimli iyi bir eğitim kadrosuyla "Türkiye'de Fark Yaratanlar" içerisine girdik. Çünkü amaç para değil, başarılı eğitimdi. Getronagan'dan, Sahakyan'dan dershanelere gidemeyenlerin çoğunlukta olduğu öğrenciler saygın üniversitelere ve istedikleri dalda eğitim yapma imkanı buldu.)
Bunun yanında geçlerimize (hatta dileyen herkese) yoğunlaştırılış, her düzeyde yabancı dil kursları verebiliriz. Kız çocuklarımıza, meslek edinme kursları, hobi ve beceri kursları verebiliriz.
Her yıl okul kayıt dönemlerinde orta öğrenimi bitiren çocuklarımızın hangi liselere gittiklerini okuyoruz.
Gözde birkaç yerli ve yabancı lise dışında çoğu sıradan, eğitimi düşük, ticari amaçlı "... koleji" isimli liseler. Velilerin (hiçte az olmayan ücretleri ödeyerek) çocuklarını bu okullara göndermelerinin tek nedeni "çocuğum yabancı dil öğrensin" düşüncesidir.
Bu dilleri yeterli düzeyde öğreniyorlar mı? Hayır.
Üniversite sınavlarında Türkiye standartlarının üst sıralarındalar mı?. Hayır.
Bu gerçek bir Türkiye gerçeği. Biz elimizdeki imkanları kullanarak gençlerimize bu hizmeti sunabilir, onlara bu şansı verebiliriz.
* Meslek Lisesi:
Baba, dede mesleklerimiz soy isimlerimizde yaşıyor. Çıraklıktan, kalfalıktan meslek edinme dönemi geride kaldı. Çok sayıda işsiz gençleriniz var. Yüksek okul şansı bulamayanlar, askere gidiyor. Sonrasında bir meslek edinme şansı kalmıyor. Aileden bir şeyleri de yoksa tek şansları "ne olursa yaparım" oluyor.
Şu anda Türkiye'de en çok talep meslek lisesi mezunlarına. İş bulma konusunda en şanslı olanlar onlar. Üstelik kendi dallarında yüksek eğitim yapma imkanları da var.
*Huzur Evi:
Yaşlı bir nüfusa sahibiz. Çocukların evlenip ayrılması, yurt dışına gitmesi, çocukları olmaması gibi nedenlerle tek yaşayan yaşlılarımızın sayısı tahminlerinizin üzeride. Hastanemizde bu gibilere ilave bölümler, yataklar açılmasına memnun oldum. Bunun yeterli olmadığını düşünüyorum ve yine hastanemiz koordinasyonunda bunların sayısının artması gereğine inanıyorum.

Yervant Özuzun

http://hyetert.blogspot.com.tr/2016/05/kiralik-dadyan-okulu-binasi-ve.html


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Lun 30 Mai 2016 - 13:33
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 424
Point(s): 69 595
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 30 Mai 2016 - 13:35
MessageSujet du message: Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma
Répondre en citant

kısaca , inkarcıların vakıf sistemi gibi bir sistem olmalı ...
......................................

Dini hizmetler için ödenen tıramlar bizden değil ,vergi mükkellefi olarak vergi veren ,askere giden ,devletine kanunlarına bağlı müslim tebaya tanınan haklar gayımüslim halkada tanınmalı...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 424
Point(s): 69 595
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 12 Sep 2016 - 10:25
MessageSujet du message: Hay Toplumunun Nüfusundaki Erime Kaygı Verici Boyutlarına Ulaştı
Répondre en citant

Hay Toplumunun Nüfusundaki Erime Kaygı Verici Boyutlarına Ulaştı

Asdvaza Şükürler Olsun Ateşyan Efendi Hazretleri Sayesinde Klisemiz SAĞLAM







Ermeni toplumunun nüfusu azalıyor, kronik erimeye çözüm aranıyor

Türkiye Ermenileri Patrik vekili Başepiskopos Aram Ateşyan, Episkopos Sahag Maşalyan, Vakıflar Genel Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Doç. Dr. Toros Alcan, Samatya Surp Kevork Kilisesi Yönetim Kurulu Başkanı Yesayi Demir nüfus tartışmalarına ilişkin Agos’a konuştu.

Türkiye’de son 100 yıldır Müslüman olmayan toplumlarının sayısı giderek azalıyor. Yüz binlerle, hatta milyonlarla ifade edilen nüfus, şimdilerde on binlerle, binlerle ifade edilir oldu. Müslüman olmayan toplumların nüfus sayıları ve demografik yapıları, nüfus eğilimleri konusunda bilimsel veriler yok. Ve bu toplumların nüfus konusundaki endişeleri artarak devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta Samatya Surp Kevork Kilisesi Yönetim Kurulu Başkanı Yesayi Demir, sevgi sofrası için düzenlenen toplantıda Ermeni toplumu açısından ölüm ve vaftiz oranlarına ilişkin bilgiler paylaşmıştı. Demir, “Geçen sene 647 kişi cemaatimizde hayatını kaybetmiş, 142 Bısag (düğün), 120 vaftiz yapılmış. Bu rakamlar önemli bir gerçekliği işaret ediyor. Her yıl nüfusumuz en az beş yüz kişi azalıyor. Bunun üzerinde düşünmemiz gerekiyor” açıklamasına bulundu. Bu sözlerle Ermeni toplumunun nüfus konusundaki endişeleri yeniden gündeme geldi.

Türkiye Ermenileri Patrik vekili Başepiskopos Aram Ateşyan, Episkopos Sahag Maşalyan, Vakıflar Genel Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Doç. Dr. Toros Alcan, Samatya Surp Kevork Kilisesi Yönetim Kurulu Başkanı Yesayi Demir nüfus tartışmalarına ilişkin Agos’a konuştu.
Ateşyan: ‘Aileler önlem almalı’

Türkiye Ermenileri Patrik vekili Başepiskopos Aram Ateşyan, geçen yılın vaftiz düğün ve cenaze rakamlarını Agos’a açıkladı. Ateşyan, geçtiğimiz yıl 268 vaftiz, 155 düğün ve 501 cenaze yapıldığını söyledi.

Konuyu vaazlarında sık sık dile getirdiğini söyleyen Ateşyan, şöyle konuştu:

“İlk olarak ailelerin önlemlerini alması lazım. Aileler çocuklarını okullarımıza göndermezse, korolara, derneklere, Ermeni gençlerinin çevresine göndermezse olacağı budur. En baştaki yaramız bu. Daha sonra derneklerimizin gençleri toplaması gerekli. Hangi proje altında toplayacaklarsa toplasınlar, mühim olan onların toplanması. Okullarda cemaatimize göre eğitim verilmesi gerekiyor. Bu konuda Patrikhanenin yapacağı pek fazla bir şey yok. Biz vaazlarımızda konuşuyoruz. Derneklerin, koroların ve okulların çalışması lazım. Ama en önemlisi ailelerin teşvikidir. Çocuklarını bir Ermeni gibi yetiştirmeleri gerekiyor. Kültürlerini, tarihlerini ve inançlı olmayı onlara aşılatmak lazım”
‘Bilimsel çalışma gerekiyor’

Vakıflar Genel Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Doç. Dr. Toros Alcan da nüfus konusunda kronikleşmiş bir azalma olduğuna dikkat çekiyor. Alcan bu konuda bilimsel bir çalışma yapılarak geleceğe dönük senaryoların ortaya çıkartılması gerektiğini söyledi.

Alcan şunları dile getirdi:

“Vaftiz ve ölüm konusundaki veriler önemli veriler, ancak daha bilimsel verilere ihtiyaç var. Sadece bir yılın doğum ve ölüm oranlarına bakmak, tek başına bilimsel bir öngörü sağlamıyor. Demografik olarak bir çalışma yapılması gerekiyor. Mesleki durumlar, yaş ortalamaları, aile başına düşen çocuk sayıları gibi verilere ihtiyaç var. Bu verilerle geleceğe bakmak gerekiyor. Ermenistan’da benzer çalışmalar yapılmış. Aynılarını burada yapmak gerekiyor. Sosyologlarla çalışmamız gerekiyor.”
‘Seçimler için nüfus verilerine ihtiyacımız var’

Alcan; Vakıfların yönetim seçimleri, Patriklik seçimleri gibi seçimlerde de bu verilere ihtiyaç duyulacağına işaret etti.

“Kronik bir azalma var. Okullardaki öğrenci sayılarına bakarak konuşacak olursak, çok hızlı bir düşüş yok, ama azalma var. Merkezi bir çalışmaya ihtiyacımız var. Profesyonellerden oluşan bir ekiple çalışma yapmak gerekiyor. Vakıflararası Dayanışma Platformu (VADİP) bu çalışmayı organize edebilir. Nüfus konusundaki çalışmalar oldukça elzem. Bu verilerin toplanması, saklanması gibi hukuki tartışmalar da olacak. Bir yandan bunları da yapmak gerekecek.

Nüfus artışı konusunda dünyadaki modellere bakılabilir. Çeşitli teşvikler hayata geçirilebilir. Hastanenin doğumhanesi var. Bir fon yaratılarak ekonomik durumu olmayanlar için doğum konusunda destek verilebilir. Zaten ekonomik zorluk çeken çocuklarımızı okutabiliyoruz. Tek başına sorunu çözer mi, bilinmez, ama ekonomik zorluk çeken ailelerimizi çocuk yapmak konusunda desteklemek gerekir.”

Maşalyan: ‘Destek vermek gerekiyor’

Episkopos Sahag Maşalyan ise kimseye ders vermek durumunda olmadıklarını, ancak önerilerde bulunabileceklerini söyledi. Maşalyan, nüfus azalması konusunda şu tespitlerde bulundu:

“Nüfusumuzun artmasına masa başında karar vermememiz lazım. Halkımız sosyal, kültürel ve ekonomik sebeplerle az çocuk yapmaya karar vermiş. Karışık evlilikler halkımız için artık büyük oranda sorun değil. Bunlar halkların vereceği kararlar, bizler din adamları olarak Tanrı’nın sözünü hatırlatıyoruz. ‘Çoğalın, bereketlenin, yer yüzünü doldurun’ sözünü evlilik vaazlarımda sürekli tekrarlıyorum. Ama bu, sözcükleri aşan şeyler. Sekülerleşmiş toplumlarda özellikle bireyselleşmeye başlandığında insanlar özel hayatlarına ve cinsel hayatlarına ilişkin olarak ‘Bu benim hayatım kimsenin karışmaya hakkı yok’ demeyi öğreniyorlar. Bu anlamda da kimseye ders verme durumunda değiliz, din adamları olarak sadece önerebiliyoruz. Dolayısıyla burada aslında temel mesele, biraz sosyolojik. Bizim çoğalmaya eğilimli halkımız Anadolu’dan gelenlerdi. Onlar iki üç çocuk yaptılar, belki da daha fazla, ama şehirleştiler. Artık şehirli insan tepkisi veriyorlar. Ve bunlara karma evlilikler ve aynı zamanda göç de eklendiğinde, yavaş yavaş bu sonuç kaçınılmaz hal alıyor.”
Cemaatin aydınları ilgilenmeli

Cemaatten seyrek olsa da çok çocuk yapmak isteyen ailelerin olabildiğini belirten Maşalyan, cemaatin o ailelere destek olması gerektiğini söyledi:

“Neler yapılabilir? Bazen seyrek de olsa, çok çocuk yapmak isteyen aileler çıkıyor. Cemaat olarak onlara destek olalım. Okullarda çocuğu olan ve durumu olmayanlara maddi yardım yapalım, tabii bunlar da cemaatin ekonomik olarak örgütlenmesiyle ilgili şeyler. Bununla ilgili aslında din adamlarından çok entelektüeller konuşmalı. Çünkü biliyorsunuz dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ‘üç çocuk’ dediğinde laik çevreden çok büyük tepki aldı. Genellikle insanların dediği şey ‘Başbakan her şeyimize karışıyor’ oluyor. Aynı şey çok çocuk yapın diyen din adamlarına da yönelebilir. Dolayısıyla bizim cemaatimizin aydınları bu konuyla ilgilenmeliler. Mesela bir panel düzenleyebilirler ve orada insanlar görüşlerini dile getirebilir. Bunun sadece dini, muhafazakâr bir konu değil, yaşamsal bir konu olduğunu cemaatimize o platformlarda aktarabilirler. Ve böylece çok çocuk yapmanın ve üç çocuk yapmanın muhafazakarlıkla, gericilikle falan bir ilgisi olmadığı anlaşılır. Çünkü gerçekten Türkiye’de böyle bir tepki oluştu. Onun yansımalarını bizim cemaatimizde de görüyoruz. İnsanların tepkisi genellikle ekonomiden yana oluyor. Bu çok farklı boyutları olan bir şey.”

‘İslamlaşma eğilimi var’

Maşalyan 50-60 bin kişilik cemaate ulaşamadıklarını ve İslamlaşma eğilimi olduğunu belirterek, şöyle sözlerine şöyle devam etti: “Katolik Hıristiyan Dünyası’nda nüfus çoğalması var, ama Protestan Hıristiyan Dünyası’nda nüfus azalması var. Katolik Kilisesi’nde nüfus kontrolüne karşı ,doğum kontrolüne karşı refleks var. Tam tersine Protestan Batı ülkelerinde de bu özel bir meseledir, buna kimse karışmasın refleksi vardır. Bütün bunların panellerde, konferanslarda ve seminerlerde el alınması lazım. Ermeni nüfusumuzda muhakkak bir azalma var. Üstelik bu sadece doğum ölüm oranıyla da ilgili değil. Bir de bunun göçü var, karma evliliği var hatta farkında değiliz ama, İslamlaşma eğilimi var. Biz 50- 60 bin kişilik cemaatimize ulaşamıyoruz, onlar da bize ulaşamıyor. Dolayısıyla ulaşamadığımız yerlerde neler olduğunu bilemiyoruz, ama insanlar aynı zamanda evlilikler yoluyla ve başka yollarla din de değiştiriyorlar. Bir de böyle bir azalmamız var.”

Yesayi Demir: ‘Uzmanlarla çözüm bulmamız gerek’

Geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalarla konuyu gündeme taşıyan Surp Kevork Kilisesi Yönetim Kurulu Başkanı Yesayi Demir de değişen hayat şartlarının cemaate yansıdığını söyledi:

“Modern dünyaya teslimiyetten kurtularak nüfusumuzu arttırabiliriz. Hem ruhani hem toplumsal olarak örgütlenip insanlara bu gerekliliği aktarmamız lazım. Bir ailede, bir toplumda çoğalmaktır huzur veren, ama içerisinde bulunduğumuz modern toplumda tabii ki kadınlar çalışıyor. Yardımcı olmak için, biraz konforlu bir yaşam için bu katkı gerekli. Bunun önüne geçmemiz mümkün değil. Şehirleşme, hayat şartları, çeşitli zorluklar herkes gibi bizim cemaatimize de yansıyor. Onun için bunun fedakârlık yapılması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum.”

Nüfus azalmasının birden çok sebebi olduğunu belirten Demir, uzmanlarla çalışmak gerektiğinin de altını çizdi:

“Kadınlarımızın birçoğu çalışıyor, bir kişinin çalışmasıyla idare edilemiyor artık bir ev. Bu ekonomik sebepten dolayı da birçok aile çocuk yapmayı tercih edemiyor. Herkesin gittiği yoldan gidersek çoğalmamız da es geçiliyor. Azalmamızın tek bir sebebi de yok, birçok sebep var. Kendi iç sorunlarımızda birlik ve beraberlik içinde olmamız gerek. Toplu bir örgütlenmeyle gençlere ve çocuklara yönelik bilgilendirme yapmamız gerekir. Bizim örgütlenmemizi engelleyecek hiçbir şey yok bu kararları tek elden almamız lazım. Bu durumu uzmanlarımıza danışmamız gerekir. Onlarla beraber tek elden bir çözüme gitmemizde fayda var.”

Miran Manukyan

http://www.agos.com.tr/


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 424
Point(s): 69 595
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 12 Sep 2016 - 10:27
MessageSujet du message: Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma
Répondre en citant

Cemaatimiz her yıl 500 kişi azalıyor’


Samatya Surp Kevork Kilisesi Yönetim Kurulu Başkanı Yesayi Demir: "Geçen sene 647 kişi cemaatimizde hayatını kaybetmiş, 142 Bısag (düğün), 120 vaftiz yapılmış. Bu rakamlar önemli bir gerçekliği işaret ediyor. Her yıl nüfusumuz en az beş yüz kişi azalıyor. Üzerinde düşünmemiz gerekiyor."

Okullar yararına kurulacak sevgi sofralarının ilki, her yıl olduğu gibi Sahakyan-Nunyan Okulu için kurulacak. 25 Eylül Pazar günü yapılacak madağ öncesi, 31 Ağustos Çarşamba akşamı Samatya Surp Kevork Kilisesi’nin bahçesinde hazırlık toplantısı yapıldı. Episkopos Sahak Maşalyan’ın önderlik ettiği hazırlık yemeğine, Başrahip Zakeos Ohanyan, Peder Zaven Bıçakçı, Samatya Surp Kevork Kilisesi Yönetim Kurulu Başkanı Yesayi Demir, Onursal Başkan Melkon Karaköse, Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Nurhan Çetinkaya, Beşiktaş Belediye Meclis Üyesi Nurhan Palakoğlu, toplumun önde gelen hayırseverlerinden Dikran Gülmezgil ve Efrin Bağ katıldı. Madağ ön yemeğinde dernek, koro ve diğer tüm organlarıyla Samatya ailesi büyük bir grup olarak hazır bulundu.

Açılış konuşmasını yapan Vakıf Başkanı Yesayi Demir, bütçe hakkında bilgi verdi. Demir şöyle konuştu: “Bu toplantıda herkesin merak ettiği ilk konu tabii ki bütçemiz. Son zamanlarda yaşanan siyasi gelişmelerin toplumumuzu da etkilememesi düşünülemez. Bu yılki bütçe açığımız, en iyi tahminle 1 milyon en kötü senaryoyla 1 milyon 460 bin TL olarak öngörülüyor. Biz de ön görülü olmak adına bir ortalama olarak 1 miyon 250 bin TL olarak bütçe açığımızı açıklıyoruz. Bütçe açığımızın yanında bizim bazı gerçeklere de az da olsa değinmemiz gerekiyor. Ben veriler konusunda biraz meraklıyım. Geçen sene 647 kişi cemaatimizde hayatını kaybetmiş, 142 Bısag (düğün), 120 vaftiz yapılmış. Bu rakamlar önemli bir gerçekliği işaret ediyor. Her yıl nüfusumuz en az beş yüz kişi azalıyor. Bunları da gündeme getirip üzerinde düşünmemiz gerekiyor.”
9. sınıf 64 kişi

Sahakyan Lisesi Müdürü Talin Matosoğlu ise önümüzdeki ay başlayacak eğitim yılı hakkında bilgiler verdi. Dershanelerin kapanmış olması ve performans sınıfı uygulamasının ilk mezunlarını verecek olması nedeniyle zorlandıklarını söyleyen Matosoğlu şöyle devam etti: “Zor bir yıldı ancak üniversite başarılarımızdan çok mutluyuz. Bu yıl iki yeni öğretmen daha kattık kadromuza. Performans sınıfımızı açtığımız 2012- 2013 öğretim yılında okulumuzda takdir ve teşekkür belgesi alan öğrenci sayısı 27yken ilerleyen yıllarda bu rakam 43 ve 48 oldu. Bu yıl da okul tarihinde rekor bir seviyeyle 48 öğrencimiz takdir aldı. Bu yıl dokuzuncu sınıf kayıtlarımızda 64 kişiye ulaştık. Cemaatimizin bize güvenmesi bizi bu anlamda çok mutlu etti.”

Onursal Başkan Melkon Karaköse ise açığın büyük olmasının kimseyi şaşırtmaması gerektiğini, aslında iki ayrı okulun madağ düzenliyor olduğunu düşünmek gerektiğini vurguladı. Karaköse sözlerini, “Bugüne kadar hiçbir madağ sonunda boynumuzu eğmedik, inşallah bu yıl da dostlarımız sayesinde üstesinde geleceğiz” diyerek noktaladı.

Kapanışta konuşan Episkopos Sahak Maşalyan da, “Okullarımız bizler için çok önemli. En büyük okullarımızdan biri olan Sahakyan inşallah bütçe açığının üstesinden gelecek. Bizim okullarımız 1915’te açıktı, Varlık Vergisi’nde ayakta kaldı, 6- 7 Eylül’ü geçirdi, 2016’da mı ayakta kalmayacak?” dedi.

Miran Manukyan

http://www.agos.com.tr/


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 424
Point(s): 69 595
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 14 Sep 2016 - 10:13
MessageSujet du message: Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma
Répondre en citant

Ermeni lisesinin duvarında nefret yazısı




İstanbul Surp Haç Ermeni Lisesi'nin duvarlarına Ermenileri hedef alan tehdit içerikli yazılamalar yapıldı. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in de okuduğu lisenin duvarına “Azap Ermeni’ye” yazıldı.



Agos'ta yer alan habere göre, İstanbul Bağlarbaşı'nda bulunan Surp Haç Ermeni Lisesi'nin duvarlarına kimliği belirsiz kişiler tarafından Ermenileri hedef alan tehdit içerikli yazılamalar yapıldı. Duvar yazılarında, "Azap Ermeniye", "Size Kürşatın kinini getirdim", "Çatlı reis" gibi ifadeler yer aldı. ​

Surp Haç Ermeni Lisesi, suikastla katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'i de okutmuştu.

http://www.birgun.net/haber-detay/ermeni-lisesinin-duvarinda-nefret-yazisi-…


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 424
Point(s): 69 595
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 22 Sep 2016 - 11:28
MessageSujet du message: Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma
Répondre en citant

Ermeni okullarına ırkçı yazılamalar meclis gündeminde



İstanbul’da Ermeni okullarının duvarlarına yazılan ırkçı yazılar meclis gündemine taşındı.

Üsküdar’daki Surp Haç Tıbrevank Lisesi’nin duvarına 16 Ağustos’ta yazılan ırkçı duvar yazılarıyla ilgili Agos’un haberi üzerine harekete geçen CHP İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’ın cevaplaması istemiyle meclise sunduğu yazılı soru önergesinde, ırkçı yazılamalarla ilgili idari inceleme yapılıp yapılmadığını, nefret söylemi ve ayrımcı ifadeler nedeniyle faillerin hangi cezaları alacağını sordu. Tanrıkulu’nun soru önergesinde ‘soy kodu’ da var.

Surp Haç Tıbrevank Lisesi’nin hedef alınmasının ardından bu hafta içinde, yeni eğitim öğretim yılının ilk gününde Üsküdar Kalfayan Ermeni Okulu'nun ön cephesine de yine kimliği belirsiz kişiler tarafından ırkçı yazılar yazılmıştı. Kalfayan Okulu’nun duvarına geçtiğimiz sene de, Hrant Dink cinayetinin 9. yıldönümüne tesadüf eden 19 Ocak’ta da ‘Azap Ermeni’ye’ yazılmıştı.

Sezgin Tanrıkulu Başbakan’a şunları sordu:

İstanbul Surp Haç Ermeni Lisesi duvarlarına Ermeni Vatandaşları hedef alan ırkçı ve tehdit içerikli yazıları yazanların bulunması amacıyla mobese kamera görüntüleri incelenmiş midir ya da incelenecek midir?

İncelenmişse, konu ile ilgili ne tür işlemler yapılmıştır ya da yapılacaktır?

Duvar yazılarında, "Azap Ermeniye", "Size Kürşatın kinini getirdim" gibi ifadelerle nefret, ayrımcılık suçu işleyen faillerin yakalanması halinde, failler, TCK kapsamında, ne tür cezalar alacaktır?

Son 2 yılda nefret, ayrımcılık ve bu söylemler ile halkı kışkırtma suçları sebebiyle Türkiye genelinde illere göre toplam kaç kişi hangi cezaları almıştır?

İstanbul Surp Haç Ermeni Lisesi tarafından konu ile ilgili yetkili mercilere yapılan şikayet var mıdır? Varsa, konu ile ilgili şikayet nasıl neticelenmiştir?

2013 yılında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kaleme alınan resmi bir yazıda, vukuatlı nüfus kayıtlarında Ermeni yurttaşların “Soy kodu”nun “2” olduğu ifadesinin net olarak belirtildiğine dair haberler basına yansımıştı. “Soy kodu” yurttaşların fişlenmesi anlamı taşıdığına göre, halihazırda hangi etnik veya dini grup mensupları fişlenmiş bulunmaktadır?

Gözde Kazaz

http://www.agos.com.tr/


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 424
Point(s): 69 595
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 30 Sep 2016 - 15:45
MessageSujet du message: Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma
Répondre en citant

Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği Korkunç Gerçeği Açıkladı








Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği: Son 100 yılda Türkiye’deki Hıristiyanların sayısı 150 bine azaldı


Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği Mor Ignatius II Afrem, Ortadoğu’da Hıristiyanlığın imha tehdidi altında olduğunu açıkladı.

Patrik “Suriye’de, Lübnan’da ve Irak’ta Hıristiyanlık imha ediliyor. Son 100 ylda Türkiye’deki Hıristiyanların sayısı 3.5 milyondan 150 bine azaldı. Lübnan ve Suriye’de aynı durum tekrarlanabilir” ifadelerini kullandı.

Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği Suriye’de yaşanan binlerce Hıristiyan’ın ya vatandan kovulduğunu ya da Lübnan’a kaçtığını bildirdi.


Ermenihaber.am


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 424
Point(s): 69 595
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 8 Oct 2016 - 10:05
MessageSujet du message: Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma
Répondre en citant

http://team-aow.discuforum.info/t21357-Angora-da-Az-nl-k-Vak-flar-in-Yeni-Yasa-G-ndemdeymi-te-Onun.htm#p70712

Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 19:34
MessageSujet du message: Çoktuk, azınlık olduk, şimdi ise azıcık kaldık. Azıcık kalmak yok olma

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com