Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Sosyal Medyada Jöleli Dığanın Sözünde Durup Durmadığı Tartışılıyor
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 17 Juil 2016 - 11:13
MessageSujet du message: Sosyal Medyada Jöleli Dığanın Sözünde Durup Durmadığı Tartışılıyor
Répondre en citant

Sosyal Medyada Jöleli Dığanın Sözünde Durup Durmadığı Tartışılıyor







Yiğit Bulut darbe girişiminde çatıştı mı

Daha önce “İki silahım yüzlerce mermim var, ben ölmeden cumhurbaşkanına kimse dokunamaz” diye uyarıda bulunan Yiğit Bulut'un dün yaşanan çatışmalarda ne yaptığı merak konusu oldu.Daha önce “İki silahım yüzlerce mermim var, ben ölmeden cumhurbaşkanına kimse dokunamaz” diye uyarıda bulunan Yiğit Bulut'un dün yaşanan çatışmalarda ne yaptığı merak konusu oldu.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tatil yaptığı otel ve Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi hedef alınmıştı. Darbe girişiminde bulunan askerler her iki binaya da girmeye çalışmış ve çatışmalar saatlerce sürmüştü.

Daha önce "İki silahım yüzlerce mermim var, ben ölmeden Erdoğan'a kimse dokunamaz" diyen Cumhurbaşkanı Danışmanı Bulut'un çatışmalara katılıp katılmadığı merak edilirken Bulut, akşam geç saatlerde bir televizyon programına telefonla bağlandı ve sağduyu çağrısında bulundu. Yiğit Bulut'un darbe girişimindekilerle herhangi bir fiziksel çatışmaya girmediği öğrenildi. Bulut, "Ben asılmadan bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına kimse elini süremez” diye konuşmuştu.

Odatv.com



http://odatv.com/yigit-bulut-darbe-girisiminde-catisti-mi-1707161200.html


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Dim 17 Juil 2016 - 11:13
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 20 Juil 2016 - 14:04
MessageSujet du message: Sosyal Medyada Jöleli Dığanın Sözünde Durup Durmadığı Tartışılıyor
Répondre en citant

Yiğit Bulut: Rusya ile aramız düzelince darbe girişimi oldu, Menderes de gidememişti

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Star yazarı Yiğit Bulut, TSK'daki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimiyle ilgili olarak "Rusya ile aramızdaki buzlar çözüldü bir hafta sonra darbe demesi geldi. Rahmetli Menderes Rusya'dan randevu aldı gidemedi! İlginç detaylar sorgulamaya devam edeceğiz" değerlendirmesini yaptı.

Yiğit Bulut'un, 'Lider, millet, devlet neden hedef?' başlığıyla 20 Temmuz'da yayımlanan yazısı şöyle:

Sevgili dostlarım, Seçilmiş Cumhurbaşkanımız adımlar atıyor, DEVLET-MİLLET bütünleşiyor, Türkiye-Coğrafyamız ayağa kalkıyor ve bütün bunlar birilerini rahatsız ediyor? Sokak ayaklanmasından, Yargı darbe denemesine uzanan süreç en sonunda FİZİKİ SALDIRI-İŞGAL ve AYAKLANMAYA dönüşüyor?

'Türkiye kısa vadede ABD'nin etki alanından çıkamaz'
Peki ayağa kakışımız neden rahatsız ediyor?

Sevgili dostlarım, soruyu bir başka açıdan yeniden soralım ve devam edelim; 2003 ve özellikle 2008 sonrası kendisi ve bulunduğu coğrafyanın kaderini değiştiren Türkiye ve bu amaç uğrunda her anlamda yolumuzu açan lider olan Erdoğan, neden hedef?


Aslında "neden" her şey çok açık değil mi; 300 yıl sonra PARÇALAR, ANA GÖVDEYLE KAVUŞUYOR! Ve bunu sağlayan MERKEZ Türkiye, BUNU SAĞLAYAN LİDER ERDOĞAN, hedef tahtasına konuyor içeriden-dışarıdan ÇOK AĞIR BİR SALDIRI altında kalıyor! İŞ SONUNDA "KATLEDİLME" DENEMESİNE KADAR UZUYOR!

Sevgili dostlar, Bu bağlamda özellikle geçmişi detaylandırarak geleceğe birlikte bakmayı deneyelim…

1850'lerden itibaren Ruslarla savaş hazırlıklarına başlayan daha doğrusu başlatılan Osmanlı, Ortadoğu-Afrika coğrafyasında zorlanmaya başlıyor. Bu zorlanma "tarihsel doğal etkilerle" değil, o bölgeleri yeniden şekillendirmek isteyen güçlerin ilk adımları ile ortaya çıkıyor…

1854-1876 arasında "o güçlerden" borçlandırılan Osmanlı, 1876 sonrası "MERKEZİ" o dönemin IMF'sine kaptırırken, 1876-1915 arasında bugünün İsrail devletinin yerleştiği yer dahil, planlanan bütün topraklarını kaybediyor. Hatta ele geçirme o kadar ileri gidiyor ki; 1915 sonrasında "işgal" bugün yaşadığımız topraklara kadar uzanıyor…


Sevgili dostlar, Türkiye'nin "kurtuluş-kuruluş" detaylarını arındırır ve "o bölgelere" tarihsel olarak bakarak bugünü anlamlandırmaya çalışırsak, bir detayı çok net görüyoruz: 1900'lerden itibaren Osmanlı'dan ele geçirilerek zorlama ile kurulan "İngiliz-Fransız-İtalyan" imzasını taşıyan "her yer" çöküyor…

Çıkarım 1: Osmanlı devlet yapısının, ruhunun, varlığının zorla el çektirilerek, üzerinde "zorlama devletlerin" kurulduğu her bölgede sorun var! Konuya sadece İsrail ve çevresi, Mısır, Libya, Irak, Suriye ve diğerleri olarak bakmayın ve son 10 yılı düşünerek Balkanlar'ı da unutmayın! Son halka Yunanistan… Osmanlı'nın "500 sene baktığı" doğal olarak "yalnız bir ekonomi olması" mümkün olmayan Yunanistan, "ekonomik anlamda" ilk çöken yer! Yugoslavya ve Yunanistan'ın Ortadoğu-Afrika çizgisinden farklı algılanmasının tek bir sebebi var: "Bulunduğu coğrafya"!

Çıkarım 2: Merkez dediğimiz yani "RUHUN bakiyesinin" kaldığı ve üzerine genç bir devlet kurulan Türkiye, 1938-2003 arası yıllarca dalgalandı! Kendini bulamadı, Osmanlı'yı yıkanların "oyunları" altında darbeler-devalüasyonlar arasında geldi-gitti. Bütünün beyniydi-ruhuydu ama "parçalara" sahip çıkmaması için "1850'lerde başlatan manipülasyon" 150 seneden fazla devam etti…

Çıkarım 3: Bir "bütün" parçalara ayrılır, belli bir dönem bu "parçalar" değişim geçirerek yoluna devam edebilir. Ana soru "parçalar tek tek yeniden dağıldığında" İLK HALİN-İLK BÜTÜNÜN yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağı veya daha net ifadesiyle "zorla parça haline getirilen yapıların, zorlamanın etkisi kalkınca BÜTÜN'e dönüp dönmeyecekleridir"! Peki bundan sonra neler olabilir? Türkiye'nin "MERKEZ" olma haline gelmesi ile ne değişebilir?

Sonuç: Bütüne dair parçaların özgür kaldığı, "MERKEZİN" değiştiği, birbirlerini "akıl, mantık, duygu, kültür, etnisite ve DİN" dinamikleri ile buldukları bu DEVİNİM, "Ana parça" yani MERKEZ TÜRKİYE'nin "bütünlüğü sağlayacağı" TEZ ile devam edecek… LİDER BU TEZİ attığı her adımla yazıyor… Büyük TÜRKİYE çok ama çok yakın… İçeriden-dışarıdan hatta "en dipten-en derinden" saldırı nereden gelirse gelsin bu yola çıkmış LİDER ve bu yola baş koyanlar asla dönmeden yolumuza devam edeceğiz…

Önemli not: Rusya ile aramızdaki buzlar çözüldü bir hafta sonra darbe demesi geldi. Rahmetli Menderes Rusya'dan randevu aldı gidemedi! İlginç detaylar sorgulamaya devam edeceğiz…

http://tr.sputniknews.com/politika/20160720/1023971679/yigit-bulut-darbe-girisimi-rusya-menderes.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 15:07
MessageSujet du message: Sosyal Medyada Jöleli Dığanın Sözünde Durup Durmadığı Tartışılıyor

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com