Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
İnkarcıların Can Havliyle Biran Önce Esad İle Arayı Düzeltmeye Çalış-
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News en bref ... Օրուան կարճ լուրեր ... Güncel kısa haberler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 22 Aoû 2016 - 10:09
MessageSujet du message: İnkarcıların Can Havliyle Biran Önce Esad İle Arayı Düzeltmeye Çalış-
Répondre en citant

İnkarcıların Can Havliyle Biran Önce Esad İle Arayı Düzeltmeye Çalışları İdda Ediliyor








O günler geri geliyor

İngiliz İndependent gazetesinin tanınmış yazarı Robert Fisk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Suriye konusunda Rusya ile ortak adım atacağını öne sürdü.Türkiye ve Rusya’nın barışmasının Ankara’nın Suriye politikasını nasıl etkileyeceği merak edilirken, İngiliz İndependent gazetesinin tanınmış yazarı Robert Fisk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Suriye konusunda Rusya ile ortak adım atacağını belirtti. Fisk, Erdoğan'ın, “Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile olan eski dostluğunu yenileyeceğini” de iddia etti.

Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, "Türkiye'nin düşmanlarından oluşan kara listesi büyürken, Erdoğan Suriye'de Putin ile birlikte hareket etmeye hazırlanıyor" başlığını taşıyan yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın,” Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile olan eski dostluğunu yenileyeceği” iddiasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya'ya yaptığı ziyaretin ardından, Esad'la "yeniden dostluk kurmaya" daha yakın olduğunu savunan Fisk, BBCTürkçe’nin yansıttığı yazısında Gaziantep'te 51 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya dikkat çekerken hükümetin katliama tepkisinin, Erdoğan'ın “yabancı düşmanlar listesindeki önceliklerini de gösterdiği” görüşünü de öne sürdü.

"ESAD, KARA LİSTEDE DEĞİL"

Gaziantep saldırısından “hızla IŞİD sorumlu tutulduğunu” belirten Fisk, ama bunun ardından PKK, IŞİD ve Fethullah Gülen’in de suçlandığına dikkat çekti ve şu yorumu yaptı:

"Türkiye'nin kara listesi kendi içinde gariplikler barındırıyor. Türkiye PKK'yı IŞİD'le aynı kara listeye koyuyor. Aynı zamanda Suriye'nin kuzeyinde IŞİD ile savaşan YPG'yi de, PKK ile eş tutuyor. Aynı YPG, ABD'nin havadan desteğiyle IŞİD'e karşı savaşıyor. Daha da ilginci şu; listede Erdoğan'ın son 4 yıldır yok etmeye çalıştığı Esad yönetimi yok."


Fisk'e göre bunun en büyük nedeni, Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri normalleştirme adımı atmış olması ve Erdoğan'ın iki hafta önce yaptığı Rusya ziyareti.

ANKARA İLE ŞAM ARASINDA “GİZLİ GÖRÜŞMELER”

"Ankara ile Şam'ın - iki tarafın da güvendiği kişiler aracılığıyla- gizlice görüştüğüne dair haberler ise Türkiye'deki Suriyeli muhalifleri paniğe sürüklüyor” gibi savların da dile getirildiği yazıda "Şu açık ki Erdoğan'ın yeni Rusya sevgisinin bir bedeli var. Çar, Esad'a olan sevgisini ve ordusuyla destek verdiği [Esad] hükümetinin yıkılması girişiminde Türkiye'nin oynadığı rolü gündeme getirmiştir” iddiasında da bulundu.

“TÜRKİYE 80'LERİN BAŞINDAKİ PAKİSTAN'A BENZEMEYE BAŞLADI”

Robert Fisk, “Türkiye, Pakistan'ın 1980'lerin başlarında Afganistan'a en çok mücahit gönderen ülke olduğu zamanlardaki haline her geçen gün biraz daha fazla benziyor” görüşünün de öne sürdüğü yazısında "Savaş sona erse bile Suriye'nin bir daha asla eski Suriye olmayacağı söyleniyor. Ama gerçek şu ki Türkiye de bir daha eski Türkiye olamayacak” değerlendirmesini de yaptı.

Odatv.com

http://odatv.com/o-gunler-geri-geliyor-2208161200.html


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Lun 22 Aoû 2016 - 10:09
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 22 Aoû 2016 - 10:13
MessageSujet du message: İnkarcıların Can Havliyle Biran Önce Esad İle Arayı Düzeltmeye Çalış-
Répondre en citant



http://odatv.com/besar-esadin-eli-bu-aralar-hic-olmadigi-kadar-guclendi--2108161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 27 Aoû 2016 - 09:06
MessageSujet du message: İnkarcıların Can Havliyle Biran Önce Esad İle Arayı Düzeltmeye Çalış-
Répondre en citant



http://odatv.com/esad-ile-anlasmadan-olmaz-2708161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 29 Aoû 2016 - 10:02
MessageSujet du message: İnkarcıların Can Havliyle Biran Önce Esad İle Arayı Düzeltmeye Çalış-
Répondre en citant

Ankara-Şam gizli görüşmelerinde Tahran arabulucu



Suudi basını Türkiye’nin İran’ın arabuluculuğu ile Suriye hükümetiyle temas kurduğunu öne sürdü.

Londra’da yayımlanan Suudi sermayeli Şarku’l Avsat gazetesi, Ankara ve Tahran’daki kaynaklarına dayandırdığı haberinde Türkiye’nin İran’ın arabuluculuğuyla Suriye ile gizli görüşmeler başlattığını yazdı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esed’in barıştırılması için Türk yetkililerin Suriyelilerle gizli görüşmeler yaptığının belirtildiği haberde bunun Ankara’nın Şam politikasında ciddi bir değişiklik anlamına geldiği ifade edildi.

Türkiye adına Suriyelilerle olan görüşmeleri emekli General İsmail Hakkı Pekin’in yürüttüğünü belirten gazete, İsmail Hakkı Pekin’in Türkiye ile Suriye arasında 1998’de yapılan Adana mutabakatına nezaret eden kişi olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat gazetesi, Türkiye ile Suriye hükümeti arasında yakınlaşma olduğunu belirterek NTV’yi kaynak gösterdiği haberinde Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “barış müzakereleri için Ankara’nın Beşşar Esed’in temsilcileri ile görüşmekte bir sakınca görmediğini” söylediğini nakletti.

YDH

http://www.ydh.com.tr/HD14834_ankara-sam-gizli-gorusmelerinde-tahran-arabulucu.html




Ankara-Şam stratejik ilişkileri için ilk adım ‘modus vivendi’

Ankara-Şam stratejik ilişkileri için ilk adım ‘modus vivendi’
Türkiye’nin Rusya ve İran’la yakınlaşma biçimi ve Suriye ile ilgili ortaya koyduğu konu başlıkları Ankara’nın Şam’la hatta ‘stratejik ilişki’ perspektifine sahip olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin Suriye konusunda ‘modus vivendi’ kavramının çerçevesini aşan bir ilişki perspektifi sergilediğine tanık oluyoruz.

Elbette, iki yıl önce Suriye ile ilişkisini “savaş hali”[1] olarak tanımlayan Ankara’nın Şam’la ‘modüs vivendi’ ilişkisi başlatacağını söylemek bile abartılı bulunabilir.

Ancak Türkiye, vurguladığı yeni tehdit algısıyla Suriye ile stratejik bir ilişki kurmak niyetinde olduğunu artık gizlemiyor.

İki ülkenin arasındaki sorunları buzluğa kaldırarak yeni bir durum üzerinden yeni bir ilişki biçimi başlatmasını ifade eden ‘modüs vivendi’ anlaşması, ilk adım olarak hem Türkiye hem de Suriye için yeterli bulunabilir.

Nitekim şu anki resmi söylemler, Ankara’nın Şam’la ilişkilerinde en azından bir ‘modüs vivendi’ perspektifine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’nin beş yıllık Suriye politikasından farklı bir tutuma sahip olan Başbakan Binali Yıldırım, çözüm için 6 aylık bir takvim gündeme getirdi.[2]

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin sorunlarının çoğunun “Suriye politikasının sonucu”[3] olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli de “Suriye devleti ile”[4] ekonomik ilişkilerin geliştirileceğinden söz etti.

Ankara’nın yeni Şam perspektifi

Hiç kuşkusuz bu bariz söylem değişikliğine rağmen Ankara’nın beş yıllık “Esed gitmelidir” tekrarını ihmal etmemesi, Türkiye’nin Suriye ile ‘modus vivendi’nin sınırlarını aşan bir ilişki tasarladığını kanıtlamaya yetmiyor.

Ancak Türkiye’nin Rusya ve İran’la yakınlaşma biçimi ve Suriye ile ilgili ortaya koyduğu konu başlıkları Ankara’nın Şam’la hatta ‘stratejik ilişki’ perspektifine sahip olduğunu gösteriyor.

Ankara’nın Şam’la stratejik düzeyde bir ilişki kurma ihtiyacında olduğunu düşündüren hususlar şunlar:

Ankara’yı Şam’la stratejik ilişkiye zorlayan sebepler

1- Türkiye ile Suriye ilişkilerindeki sorunların kaynağı, Ankara’nın Batılı ve Arap müttefikleriyle birlikte Şam yönetimini devirmek için savaşı desteklemesinden kaynaklanıyordu. Dolayısıyla;

a) Bu sorunlar çift taraflı değil,

b) Sorunlar dondurulup, yeni şartlar üzerinden yeni bir başlangıç yapılsa bile bu durum, Türkiye’nin yeni tehdit algısıyla ortaya koyduğu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor.

2- Türkiye, artık ‘Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını’ temel öncelik olarak görüyor ve Suriye’nin kuzeyinde kurulan federasyonu da ulusal güvenliği için bir tehdit olarak tanımlıyor.

3- Başta Amerika olmak üzere Batılı müttefiklerinin PYD ile kurduğu ittifak ilişkisinden ve müttefiklerinin Suriye’nin toprak bütünlüğü’ konusundaki niyetlerinden kuşku duyuyor.

4- Rusya ve İran’ın askeri sahadaki ağırlığından dolayı, ABD’nin Suriye yönetimini devirmek’ şeklindeki eski önceliğine dönmeyeceğini kabullenmiş gözüküyor.

Ankara’nın bölgesine dönme zorunluluğu

Aslında Washington’un öncelik değiştirmesi ile Ankara’nın Şam’la ilişkilerinde ortaya koyduğu yeni perspektif, birbirini besleyen zorunlulukların sonucuydu.

Amerika, 2014 eylülünde kontrolünü kaybettiği vekalet savaşının yan ürünü olan ‘terörist gruplarla’ mücadele için önceliğini değiştirdi. Rusya ve İran’ın aynı gerekçelerle 2015 eylülünden itibaren askeri sahaya ağırlık koyması, ABD’nin öncelik değişikliğini kalıcı hale getirdi.

Türkiye’nin Suudilerle birlikte desteklediği silahlı gruplar, İdlib’i devlet kontrolünden çıkarmayı başardıysa da ABD’yi eski önceliğine heveslendirebilecek bir etki yaratamadı.

Şam’ı fethedeyim derken Suriye’nin kuzeyinden olmak

Türkiye’yi şimdilerle Suriye ile yeni bir başlangıç yapmaya zorlayan en temel faktör de aslında bu oldu.

Zira Türkiye’nin Suudilerle birlikte ABD’yi yeniden eski önceliğine döndürmek için kullandığı Fetih Ordusu, ABD’nin ‘B planı’ olarak dile getirmekten çekinmediği ‘Suriye’nin bölünmesi’ meselesinde kolaylaştırıcı etki yaptı.

Çünkü ‘İdlib’in fethiyle’ Suriye’de PYD kantonları ve IŞİD hilafet devletine bir de Fetih Ordusu emirliği eklendi. Ayrıca 'Suriyeli muhalifler' etkieti taşıyor olmasından dolayı bunların Suriye'nin herhangi bir yerindeki toprak hakimiyeti PYD'den de IŞİD'den de daha fazla kabul görüyor.

Öte yandan Suriye’de devlet dışında toprak hakimiyetine sahip olan diğer üç güçten IŞİD’in ortadan kaldırılması konusunda tüm dünyada bir görüş birliği olsa da PYD ve Fetih Ordusu uluslararası destekçilere sahip.

Dolayısıyla IŞİD ortadan kaldırılmış olsa bile uluslararası destekçileri bulunan diğer iki gücün bölge hakimiyetleri devam ettikçe Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, sadece kağıt üzerinde kalıyor.

Elbette ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ Suriye Destek Grubu kararı olarak kağıt üzerinde varlığını koruyor. Ancak mevcut fiili bölünmüşlüğün şu şartlar içerisinde yıllara yayılacak şekilde devam etmesi halinde Suriye’de siyasi çözüm yerine bölünmenin bir çözüm modeli olarak ortaya çıkmayacağının garantisi bulunmuyor.

ABD’nin yedeğindeki ‘B planı’ Ankara’nın kabusu

1- Askeri sahada elde edilemeyen ‘Esed gitmelidir’ sonucunun siyasi çözüm için ön şart olarak dayatılması, Suriye’nin toprak bütünlüğünü garanti edebilecek bir siyasi çözüme ulaşılmasını engelliyor.

Suriye’de devlet de dahil olmak üzere toprak hakimiyeti olan aktörlerin hiçbiri ise ülkenin toprak bütünlüğünü askeri yollarla garanti edebilecek bir güce sahip bulunmuyor.

2- ABD, BM kararına dayanmadığı ve Şam’la koordineli olmadığı için Suriye’deki yasadışı askeri varlığını, sadece ‘terörle mücadele’ gerekçesine dayandırabiliyor.

Karadaki tek müttefiki de PYD olduğu için Türkiye’nin baskına rağmen PYD'nin tek taraflı federasyon adımına örtülü onay veriyor. ABD düşünce kuruluşları, bölünmeden şimdilik ‘geçici bir çözüm’, Dışişleri Bakanı John Kerry de ‘B planı’ olarak söz edebiliyor.

3- Suudiler, Şam’daki siyasi yapıyı eskisinden farklı kılacak her türlü girişimi destekliyor. Hatta Kraliyet Danışmanı General Enver Macid el-Eşki’nin İsrail’e “Türkiye, Irak, İran ve Suriye topraklarında büyük Kürdistan”[5] önermesinden de anlaşılıyor ki Suriye’nin bölünmesi Suudiler açısından kaygı verici bir durum oluşturmuyor.

İşte bu şartlardan dolayı, ‘Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması’ Ankara’yı Rusya, İran ve hatta Suriye ile yeni bir başlangıç yapmaya yönelten en önemli etken olarak gözüküyor.

“ABD’nin ayak diremesi nedeniyle Suriye'nin Azez-Cerablus hattında kurulamayan tampon bölge, Rusya-Türkiye-İran diyaloğuyla hayata geçirilmek üzere”[6] şeklinde basına yansıyan haber doğruysa Türkiye, Suriye konusunda herkesi şaşkına çevirecek bir adım atıyor.

2011’de Suriye’yi “iç mesele” olarak tanımlayan Ankara, Şam’a rejim dikte ederek sorunun uluslararası bir krize dönüştürülmesinde baş rol oynamıştı.

Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’deki vekalet savaşına komuta edecek olan ‘Dostlar Grubu’nun kuruluş görüşmelerini yapmak üzere gittiği Washington’da, Rusya ve İran’ı “tarihin doğru tarafında durmaya” çağırıyordu.

15 Temmuz’dan sonra Suriye’ye rejim modeli önerebilecek, durumda olmayan Türkiye, “tarihin doğru tarafını” da artık Suriye’nin müttefikleriyle birlikte bulmaya çalışıyor.

Basında yer alan haberler doğruysa “Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması şartıyla "merkezi idaresi güçlü, federatif yönetim" formülü ve Suriye'deki etnik ve mezhepsel kimlikleri dışlamayan geçiş sürecine ilişkin takvim hazırlanması, Ankara’nın Şam’daki siyasi yapıya dair tek beklentisi.

Bu beklentiler de “Rusya-Türkiye-İran arasında gerçekleşmesi beklenen temasların, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in Ankara ziyaretinin sonuçlarına göre netlik kazana”bilecek durumda.



[1] Cumhuriyet. 31 Mart 2014. Erdoğan'dan balkon konuşması: Türkiye - Suriye ile savaş halinde http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video_haber/55817/Erdogan_dan_balkon_kon…

[2] İnternethaber. 13 Ağustos 2016. Binali Yıldırım'dan flaş Suriye açıklaması 6 ay içinde... http://www.internethaber.com/binali-yildirimdan-flas-suriye-aciklamasi-6-ay…

[3] Hürriyet. 18 Ağustos 2016. Numan Kurtulmuş: Başımıza gelen birçok şey Suriye politikası sonucu http://www.hurriyet.com.tr/numan-kurtulmus-basimiza-gelen-bircok-sey-suriye…

[4] Sabah. 19 Ağustos 2016. Canikli'den çok kritik Suriye açıklaması! http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/19/canikliden-cok-kritik-suriye-acik…

[5] Rudaw. 19 Haziran 2015. Kral’ın danışmanı: Büyük Kürdistan kaçınılmaz! http://rudaw.net/turkish/middleeast/190620151

[6] Milliyet. 20 Ağustos 2016. Tampon bölgede Ankara-Moskova ortaklığı http://www.milliyet.com.tr/tampon-bolgede-ankara-moskova-dunya-2298244/

Alptekin DURSUNOĞLU

http://www.ydh.com.tr/YD511_ankara-sam-stratejik-iliskileri-icin-ilk-adim-modus-vivendi.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 5 Sep 2016 - 09:33
MessageSujet du message: İnkarcıların Can Havliyle Biran Önce Esad İle Arayı Düzeltmeye Çalış-
Répondre en citant



http://odatv.com/erdogan-esadla-gorusecek-mi-0509161200.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 22:59
MessageSujet du message: İnkarcıların Can Havliyle Biran Önce Esad İle Arayı Düzeltmeye Çalış-

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News en bref ... Օրուան կարճ լուրեր ... Güncel kısa haberler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com