Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 13 Oct 2016 - 07:39
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak Konusu ;

Yeni darbe geliyor Erdoğan hayatıyla ödeyecek







Michael Rubin, AEI.org adlı sitedeki köşesinde yayınlanan 12 Ekim 2016 tarihli yazısında Erdoğan'ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulundu.

Amerikalı Neo-con yazar ve Michael Rubin, Amerikan Enterprise Institute (Amerikan Girişimcilik Enstitüsü)'nün web sayfası - AEI.org köşesinde yayınlanan 12 Ekim 2016 tarihli yazısında Erdoğan'ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulundu. Rubin, geçmişte Türkiye hakkında kaleme aldığı analiz yorumlarıyla dikkat çekmiş bir isim.

Michael Rubin, AEI.org adlı sitedeki köşesinde yayınlanan 12 Ekim 2016 tarihli yazısında Erdoğan'ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulundu.

15 Temmuz 2016'dan günümüze kadar iki ayrı darbe yaşandığını belirten Rubin, üçüncüsünün yolda olmadığını düşünmenin hata olacağı görüşünü savundu. 15 Temmuz tarihinde yaşanan darbe kalkışmasının ardından, Erdoğan'ın politik ve olası rakiplerini yolundan kaldırmak için sivil bir darbe gerçekleştirdiğini belirtirken, yaşanması yüksek olasılığa sahip üçüncü bir darbenin bedelini Erdoğan'ın hayatı ile ödeyeceği savını ortaya attı.

GÜLENCİLERİN YERİNE PEKER VE AĞAR

Cemaatin bazı üyelerinin bu kalkışmanın içinde olduğu ve hatta bunların içlerinde bazılarının kalkışmanın yaşanacağını daha önce biliyor olmaları yönündeki görüşlerin haklı olabileceğini fakat Erdoğan'ın ortaya koyduğu delillerin yeterince ikna edici olmadığını belirten Rubin, bununla birlikte MİT ve AKP içinde çok sayıda kişinin de bu kalkışmanın bir parçası olduklarının bilindiğini, hatta bu işe karışmış Kemalist subayların da bulunduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı ve mafya ilişkisinin dikkat çekici olduğunun altını çizen Rubin, Erdoğan'ın kirli işlerini perde arkasından sürdürmek konusunda Gülencilerden boşalan yeri, Sedat Peker ve Mehmet Ağar gibi isimlerin doldurabileceği savında bulunuyor. Rubin, her iki ismin de Erdoğan'a sadakat ile bağlı olduğunu belirtiyor.

İŞTE RUBİN'İN O YAZISI:

Türkiye'nin başarısızlıkla sonuçlanan darbesinin ardından neredeyse üç ay geçti. 15 Temmuz'da yaşanan hadiseler önceden tahmin edilebilir nitelikteydi, fakat buna rağmen insanlar o günün modern Türkiye tarihinin önemli günlerinden biri olduğuna karar verdiler. Buna rağmen darbenin bir defaya mahsus olduğunu düşünmek de hata olabilir. Türkiye aslında iki darbe deneyimledi, fakat bu sayı üçe yükselecek ve gelecek darbe çok daha fazla şiddet dolu olacağı gibi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hayatıyla ödeyeceği kadar pahalıya patlayabilir.

15 Temmuz 2016 günü yaşanan darbe sakarlıklarla dolu acemice bir darbe girişimiydi. Buna rağmen Erdoğan başarısızlığa uğrayan kalkışmayı ''Allah'ın bir hediyesi,'' olarak adlandırmıştı, çünkü bu sayede gerçek ve kurgusal muhaliflerini yolundan temizlemek için bir sebep eline geçmiş oldu. Erdoğan, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) olarak adlandırdığı eski müttefikinin takipçilerini işaret ediyordu. Erdoğan'ın sunduğu ikinci dereceden deliller, hem Türk medyası hem de ABD hükümeti tarafından şüphe ile karşılandı. Dani Rodrik, Harvard Üniversitesi'nden bir profesör ve üst düzey bir Türk generalinin damadı, Gülen'in takipçilerinin neden ve nasıl bu işe karışmış olabileceklerinin en tutarlı görüşü ortaya koydu. Rodrik ikna edici bir delil sunuyor fakat her ikisine istinaden tedbirli olmalı, çünkü ihmal edilmiş bir bilgi sonucu değiştirebilir. Bu işten kimin karlı çıktığına (cui bono) dair sonuçlar çıkarmak, meydana gelen olaylar gibi istenmeden varılan sonuçlar üzerinden önseziler ile yapılan varsayımların her zaman başarılı olacağını düşünmeyi gerektirir.

GÜLEN TAKİPÇİLERİ DARBEYE ORTAK

Benim kendi okumam bazı Gülen takipçilerinin bu kalkışmaya ortak oldukları ve hatta önceden bu olayın gerçekleşeceğini biliyor olabilecekleri, bazı Kemalist subayların da kendilerine katıldığı yönünde. MİT ve AKP içinde bulunan herkesin ellerinin temiz olmadığını düşünmek için de elde yeterli bilgi var. Olanlar konusunda Gülenciler günah keçisi ilan edildiler. Eninde sonunda darbenin ardında kim vardıysa – ve Türkiye'nin geçmişteki darbelerinin aksine, bu yeterince açık değil – kesin olan bir şey var o da Erdoğan'ın darbeyi olaylar ortaya çıkmadan saatler önce öğrenmiş olduğudur.

İkinci darbe ise Erdoğan'ın yaptığı sivil darbedir. Aslında 15 Temmuz'da kalkışılan darbeye nazaran Erdoğan'ın sivil darbesi Türkiye'nin dokusuna ve demokrasisine daha fazla zarar verebilecek niteliktedir. Eylül 2016'da yayınlanan 'Türkiye'nin Reichtag Yangını' başlıklı yazımda yorumladığım gibi, bunu söylemek hoş değil fakat Erdoğan'ın entelektüel terbiyesi ve Makyavelist politik görünüşü bu noktayı işaret ediyor.

3. DARBE YOLDA

Üçüncü bir darbe girişiminin yolda olduğuna dair şimdiden bazı fısıldaşmalar yapılmaya başlandı bile. 2013'te Erdoğan, Gülen ile olan dostluğunu sona erdirdiğinde, Türk liderin başka dostları da vardı. Sedat Peker'in durumu ilgi çekici. Aşırı milliyetçi olan Peker yaygın şekilde Türkiye'nin en güçlü mafyası olarak biliniyor. Peker, Ergenekon davası süresince hapisteydi, fakat dava dosyasında bulunan delillerin sahte oldukları ortaya çıkmadan önce ilk serbest bırakılan da o oldu.

Oysa Peker'in kavgacı geçmişi Erdoğan'ın kendisiyle yakınlaşıp işbirliği yapmasına engel teşkil etmedi. Gülenciler geniş bir alana nüfus etmeyi başarmış olabilirler ancak Peker'in bağlantıları ise yine de daha güçlü. Erdoğan her nasıl kirli işlerini yaptırmak için geçmişte Gülen'in ağını kullandıysa, şimdi benzer kirli işleri için Peker ve eski DYP'li Mehmet Ağar'ı (geçmişi karışık işlerle dolu olsa da Erdoğan'la yakın ilişkiler geliştirmişti) da benzer şekilde kullanması olası. Nihayetinde Erdoğan'ın hedefinde kim yok ki, Gülenciler, etnik Kürtler, liberaller, feministler, ve politik rakipleri, Erdoğan sadece düşmanlarını değil, Peker ve yakın dostlarını da bertaraf ediyor.

Yakında kritik bir sorunun yanıta ihtiyacı olacak. Ne Erdoğan ne de Türk mafyası içerisinde bazı, daha ziyade gölgeler ardındaki, figürler rekabeti hoşgörecek tipler değiller, gücü paylaşmak konusunda geriye sadece Erdoğan ve Türk mafyası kaldığında neler olur? Böyle bir rekabet ortamı oluşursa, bu işe şiddet karışır mı?

SADECE YÜRÜYEN ÖLÜ BİR ADAM

Erdoğan'ın aşırı güç kazanmasının olumsuz yanı, bir vakum gibi bir taraftan gücü çekip kendi gelişirken diğer taraftan dışarı da atıyor olmasıdır. Erdoğan Türkiye'yi benzersiz ölçüde kutuplaştırmış ve onu düdüklü bir tencereye dönüştürmüştü. Karşı tarafa baskı oluşturmak için uygulanan normal politik rekabetin yerini bundan böyle oldürmeye yönelik politik şiddet olaylarının alması olasıdır. Derin devletin doğası politik ve etnik gruplaşmalara kadar uzanır, 1996 Susurluk skandalı bize bunu göstermişti. Eğer Erdoğan suikaste uğramış olsa – ve orada buna kalkışacak birileri var – Türk derin devleti, vakumu doldurmak konusunda geride kalan en büyük muhtemel güç olacaktır. Peker hakkında genel olarak konuşulan konu, kendisinin hırslarını ve ideolojisini bir kenara bırakmaya uygun birisi olmadığı yönünde. Peker geçmişte devletin dizginlerini eline almak istememiş olsa da, kendisini başkanlık sarayına bir kukla olarak oturtmak isteyebilecek çok sayıda kıdemli Türk politikacı ile yeterli bağlantılara sahip. Erdoğan kendisinin bir sultan olduğuna inanabilir, gerçekte ise, kendisi aslında sadece yürüyen ölü bir adam olabilir.

Kaynak: https://www.aei.org/publication/the-next-phase-in-turkeys-political-violenc…

Şıvan Okçuoğlu

Odatv.com

http://odatv.com/yeni-darbe-geliyor-erdogan-hayatiyla-odeyecek-1210161200.html


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Jeu 13 Oct 2016 - 07:39
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 19 Oct 2016 - 20:42
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

Perinçek grubu Erdoğan'a suikast mi yapacak



Aydınlık gazetesi Perinçek grubunun Erdoğan'a suikast yapacağı iddialarına tepki gösterdi.

http://odatv.com/perincek-grubu-erdogana-suikast-mi-yapacak-1910161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 29 Oct 2016 - 08:52
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

Michael Rubin bu kez iyice iğrençleşti



Michael Rubin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Erdoğan’ın danışmanı Egemen Bağış’a hakaret eden, ahlak ve terbiye sınırlarını zorlayan bir yazı ve görsel paylaştı.Eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin, Amerikan Enterprise Institute (Amerikan Girişimcilik Enstitüsü)'nün web sayfası - AEI.org köşesinde yayınlanan 19 Temmuz tarihli yazısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Erdoğan’ın danışmanı Egemen Bağış’a hakaret eden, ahlak ve terbiye sınırlarını zorlayan bir yazı ve görsel paylaştı.

Amerikalı Neo-con yazar Michael Rubin, 15 Temmuz darbe girişiminden dört ay önce Türkiye’de darbe olacağı imasında bulunmuştu. Michael Rubin, Gülen Cemaati’nin 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki, 12 Ekim tarihli yazısında, Erdoğan'ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulunmuştu. Rubin bununla da yetinmeyerek daha sonra Perinçek Grubu’nun (Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i kastederek) Erdoğan’a suikast düzenleyeceğini öne sürmüştü. Türkiye’ye yönelik sürekli tehdit içerikli yazılar kaleme alan Michael Rubin’e, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi 3. darbe gelecekmiş. Bir tane ukala kendini bilmez, köşesinden bir şeyler yazıyor" diye yanıt vermişti.

MONTAJLA ÇIPLAK FOTOĞRAFINI PAYLAŞTI

Michael Rubin, 19 Temmuz tarihli “Gülen'i iade etmek mi? Gerçekten mi?” başlıklı yazısında Egemen Bağış’a hakkında belden aşağı ağır bir imada bulunarak, Erdoğan ve Bağış’a dönük ahlak sınırlarını zorlayan ifadeler ve terbiye sınırlarını zorlayan bir fotoğraf paylaştı. Rubin şöyle yazdı:

“Egemen Bağış, Cumhurbaşkanı'nın sırdaşı ve ayakçısı, hemen Avrupalılara hakaretlere başlar, İslam'ın yüceliğinden söz ederdi, tabii kimsenin dinlemediğini sandığı zamanlarda Kuran'la küstahça da alay ederdi. Söylediği şeylerin aslında halihazırdaki meseleyle hiçbir ilgisi olmaz, bu nedenle hem Türk hem Batılı diplomatlar birbirlerine bakıp sorarlardı: Erdoğan'ın gözünde bu adamı önemli kılan ne? Yoksa Bağış'ın devasa elleri mi?"

Rubin’in yazısının Egemen Bağış’la ilgili bölümünde dikkat çeken bir ayrıntı daha vardı. İlgili bölümdeki “confidant and peon” yani "sırdaşı ve ayakçısı" ifadesine tıklanınca okuyucu bir başka sayfaya yönlendiriliyor. O sayfada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan olduğu döneme ait bir fotoğraf üzerinde montaj yapılmış. Fotoğrafta, Erdoğan’ın grup konuşması sonrasında kendisine bir tablo hediye ediliyor. Rubin’in yazısından yönlendirilen sayfada, Erdoğan’ın elindeki tabloya Egemen Bağış'ın montajla hazırlanmış çıplak bir fotoğrafı yerleştirildi.

Bir diğer dikkat çeken nokta ise, Erdoğan'ın elinde tuttuğu Egemen Bağış’ın montajla hazırlanmış çıplak fotoğrafı “bakaramakara” ismiyle kaydedilmesi.

İşte Michael Rubin’in yazısının ilgili bölümünü gösteren fotoğraf:

İşte Rubin'in o yazısının ilgili bölümü:



Not: Odatv yayın ilkeleri gereği o montajlı fotoğrafın açık halini yayınlamıyor.

Odatv.com

http://odatv.com/michael-rubin-bu-kez-iyice-igrenclesti-2810161200.html


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 821
Point(s): 2 186
Moyenne de points: 2,66

MessagePosté le: Ven 2 Déc 2016 - 11:37
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

Erdoğan'ın darbe gecesi bindiği uçağın ayrıntıları ortaya çıktı



Darbeci askerlerin Marmaris'teki otele vardığı saat olan 03.20'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'a ulaşmış olduğu belirtildi.Darbe girişimi gecesi Muğla'nın Marmaris İlçesi'nden helikopterle ayrılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı İstanbul'a getiren TC-ATA uçağının, İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan THY-8451 koduyla kalkarak saat 00.40'ta Dalaman Havalimanı'na indiği ve 01.43'te de buradan THY-8456 koduyla havalandığı ortaya çıktı. Darbeci askerlerin Marmaris'teki otele vardığı saat olan 03.20'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'a ulaşmış olduğu belirtildi.

ERDOĞAN 15 DAKİKAYLA KURTULDUĞUNU SÖYLEMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise, kendisinin otelden ayrıldıktan 15 dakika sonra baskın olduğunu söylemişti. Erdoğan "Marmaris'te 15 dakika daha kalsaydım öldürülecektim. An be an her şeyden haberim vardı.Atatürk Havalimanı'nda kontrol kulesinin kontrolünü ele geçirmişlerdi. Telefonda İstanbul'dan Emniyet Müdürü'ne, darbecilerin buradan boşaltılması emrini verdim." demişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele 15 Temmuz gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbe girişimcisi askerin aralarında bulunduğu 47 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, o gece yaşananlarla ilgili ilginç ayrıntılar yer aldı. Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen ve Fethullah Gülen'in ilk sırada yer aldığı sanıkların her biri için 6 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen iddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın helikopterle Marmaris'ten Dalaman'a, oradan da uçakla İstanbul'a ulaşmasının ayrıntılarına yer verildi.

CUMHURBAŞKANI AÇIKLAMA YAPIP OTELDEN AYRILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe girişimi gecesi tatil yaptığı Marmaris'te, aralarında Doğan Haber Ajansı'nın muhabirinin de bulunduğu az sayıdaki basın mensubuna açıklama yapıp, darbe kalkışmasına karşı halkı meydanlara çağırdı. Ardından CNN Türk televizyonuna bağlanıp, canlı yayında çağrısını tekrarladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu açıklamasının ardından helikopterle Marmaris'ten ayrılıp, Dalaman Havalimanı'na gitti. Buradan da kendisini bekleyen uçağa binip İstanbul'a ulaştı.


UÇAK İZMİR'DEN GİTMİŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'a ulaştırılmasıyla sonuçlanan ve gizlilik içinde yürütülen hava trafiğinin ayrıntıları iddianame ile ortaya çıktı. İddianamede yer alan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı İstanbul'a götüren TC-ATA uçağı, önce kimliğinin gizlenmesi için THY-8451 koduyla yolcu uçağı gibi İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkarak saat 00.40'ta Dalaman Havalimanı'na indi. Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekileri Marmaris'teki otelden alan helikopter de Dalaman Havalimanı'na geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yanındakiler Dalaman Havalimanı'na geldiklerinde helikopterden inip TC-ATA uçağına bindi. TC-ATA uçağı buradan da gizlilik gereği yine THY-8456 koduyla saat 01.43'te İstanbul'a gitmek üzere havalandı.

DARBECİLER OTELE 03.20'DE GELDİ

Darbe gişiminin ardından tutuklanıp, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in komutasındaki darbeci askerler ise ikisi Cougar biri Skorsky tipi 3 helikopterle İzmir'deki Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan saat 02.00 sıralarında Marmaris'e gitmek üzere havalandı. Darbeci askerler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ayrıldığı Marmaris'teki otelin bulunduğu bölgeye, saat 03.20 sıralarında geldi. Darbeci askerlerin otele geldiği dakikalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ise İstanbul'a ulaşmıştı.

UÇUŞ GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE GİRMEDİ

Cumhuriyet savcılarının, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurduğu TC-ATA uçağının pilotu ve mürettebatının anlatımlarına göre, uçağın Dalaman Havalimanı'na inişi ve yolcularını alarak buradan ayrılışına kadar geçen süre içerisinde, naklin güvenli ve planlandığı şekilde yapılmasını engellemeye ilişkin herhangi bir eylemin veya şüpheli bir durumun gerçekleşmediği kanaatine varıldı. Darbeci askerlerin cep telefonlarının baz kayıtları ile olay yerindeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle, her 3 helikopterin de Marmaris'teki otelin bulunduğu bölgeye saat 03.20 civarında geldikleri anlaşıldı.

İddianamede, darbeci askerlerin öncelikle kumsala inmeye çalıştıkları, ancak kalkan toz bulutu nedeniyle yeniden havalanarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kısa süre önce ayrıldığı otele yakın bir alandaki boş araziye sırayla indikleri, helikopterlerin motor susturmaksızın yeniden yükselerek bir süre askı pozisyonunda koruma görevi yaptıktan sora yakıt sıkıntısı çekmeleri nedeniyle ikmal için otel çevresinden ayrıldıkları da vurgulandı.

Odatv.com

http://odatv.com/erdoganin-darbe-gecesi-bindigi-ucagin-ayrintilari-ortaya-cikti-0212161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 21 Déc 2016 - 19:55
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

Türkiye'de yeni darbe mi hazırlanıyor



Amerikalı neo-con yazar Michael Rubin, AEI.org'da yayınlanan 16 Aralık 2016 tarihli ikinci yazısını noktalarken, Erdoğan ve Perinçek arasında yaşananlara dair ilginç bir gözlemini paylaşıyor.

http://odatv.com/turkiyede-yeni-darbe-mi-hazirlaniyor-2112161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 23 Jan 2017 - 08:12
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

Erdoğan hayal kırıklığına uğrayacak



Trump ve Flynn'ın yönelimlerinin Esad'la anlaşmak üzerine olduğunu belirten Rubin, Esad'ın Batı ülkelerinin gözünde laik bir lider imajı çizmek için halkla ilişkiler kampanyası yürüttüğünü iddia ediyor.

http://odatv.com/erdogan-hayal-kirikligina-ugrayacak-2301171200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 23 Mar 2017 - 19:20
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant



http://odatv.com/artik-yolun-sonuna-geldi-2303171200.html


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 821
Point(s): 2 186
Moyenne de points: 2,66

MessagePosté le: Dim 2 Juil 2017 - 09:56
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

ABD'li yazar Rubin: Türkiye bu uçurumdan tek parça kurtulamayabilir



Eski Pentagon yetkilisi ve Neo-Con yazar Michael Rubin, yazısında Beyaz Saray’ın düşünmesi gereken sorunun 'Türkiye'yle nasıl iyi dost oluruz değil, Türkiye'nin çöküşünü nasıl yöneteceğiz' olması gerektiğini söyleyerek, “Bu uçurumdan Türkiye tek parça kurtulamayabilir” diye yazdı.

Rubin yazısında Türkiye’nin kaosa çok yakın olduğunu ileri sürerek “Hummalı bir aşamaya varmış kindarlık ve hukuk yoluyla ya da seçimler aracılığıyla sorunlarını çözemeyenler nedeniyle, Türkiye karmaşa içerisine süreklenmeye bir kurşun uzaklığında olabilir” ifadelerini kullandı.

Michael Rubin’in yazısının Odatv'den Şıvan Okçuoğlu tarafından çevrilmiş metninin ilgili kısmı şöyle:

"Cruise füzeleri ve uzun menzilli hava araçlarıyla ABD, bir zamanlar İncirlik yerine Romanya, Ürdün ya da Irak'taki Kürt bölgelerinden bile Suriye'ye ulaşmayı başarabilir. Türkiye'nin demokrasi konusundaki taahhüdü ve Avrupa Birliği'ne üyelik olasılığı konusundaki soruları daha acil bir sorgu ile değiştirdi: Türkiye'nin bulunduğu yol kaosa, çöküşe ve devletin yıkımına mı uzanıyor? Ne yazık ki, cevap 'evet' olabilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sürüklediği uçurumdan Türkiye tek parça kurtulamayabilir."

'UCU UCUNA KAZANDIĞI GALİBİYET'

"Öncelikle, Türkiye'nin siyasi düzenini düşünün. Erdoğan kendini güçlü bir adam olarak görüyor ve yüzeysel bir bakış açısıyla gücünün doruğunda bulunuyor. Mutlak kontrolü elinde bulunduran AKP'yi yerel, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yedi başarı kazanmaya taşıdı, cumhuriyetin ikonik kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'le neredeyse aynı süre boyunca Türkiye'yi yönetti. 16 Nisan'da yapılan anayasa referandumunun ardından Erdoğan muazzam bir zafer iddia etti. 'Tarihimizdeki en önemli devlet reformunu gerçekleştiriyoruz,' diyerek kendisini destekleyen binlerce kişiyi selamladı. Ucu ucuna kazandığı galibiyetle – ki seçime karışan şaibe Güvenlik Örgütü ve Avrupa İşbirliği gibi uluslararası gözlemciler tarafından adil ve özgür bir seçim olmadığı dikkate alınmış bulunan – gücünün bir kısmını kaybetmiş olmasına rağmen Erdoğan'a yargı ve bürokrasi üzerinde süresiz ve olağanüstü bir kontrole sahip olarak kararnamelerle muhaliflerini mahkum edebilme yetkisi kazandı."

'ERDOĞAN, GÜÇLÜ İMAJ İÇİN MUHALİFLERİ SUSTURDU'

Resmi Gazete
© AA/
Yeni KHK'yla 550 dernek kapatıldı
"Peki ama Erdoğan göründüğü kadar güçlü mü? Görünüş aldatıcı olabilir. Erdoğan seçim geçmişinde ezici çoğunluğu ancak iki defa elde edebildi, bunların biri 2014'teki cumhurbaşkanlığı seçimi, diğeri ise önceki referandumdu. Erdoğan güçlü bir imaj uyandırmak için medyayı kontrol altına aldı, muhalifleri susturdu, gerçekte ise, Erdoğan'ı destekleyenler olduğu gibi ona muhalif çok sayıda Türk bulunuyor. Erdoğan toplumu tehlikeli bir şekilde kutuplaştırdı."

'GÜNÜMÜZDE YAŞANANLAR, 70'LERDEKİ KUTUPLAŞMAYI ANIMSATIYOR'

"Bölünmeler her zaman karışıklık çıkarır diyemeyiz, fakat burada tarih konuşuyor. Günümüzde yaşananlar Türkiye'nin 1960'lar ve 1970'lerde yaşadığı kutuplaşmayı anımsatıyor. Grevler, solcu ve sağ kanat çeteler arasındaki sokak savaşları ve siyasi suikastlarla dolu kargaşa dolu yıllardı, bugün DHKP-C ve PKK da dahil olmak üzere halen aktif olan terörist ve isyancı grupların ortaya çıkmalarını sağladı. Bu gruplarla mücadelede 40 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği söylenir ve bu sayı artmaktadır."

'DEMOKRASİYE KALİBRE AYARI'

Resmi Gazete
© AA/
Yeni KHK yayımlandı: 'Milli güvenliğe karşı faaliyette bulunanlar silah altına alınacak'
"Aynı çarpıklıklar, Erdoğan'ın karşı karşıya kaldığı darbelerle doruğa ulaştı. Türk generaller ne vakit iktidara el koysalar, hem sağ hem de solda radikal hareketlere karşı önlem aldılar. İslamcı örgütleri baskıladılar. Bu tip müdaheleler kaos olasılığı azaltmış, düzeni sağlamış, ve demokrasiye kalibre ayarı çekmiş (çünkü Türk generaller iktidarı sürekli ellerinde tutmayı asla düşünmemişler); fakat her darbe büyük kayıplar vererek kazanılmış bir zaferdir, askeri müdaheleler İslamcı ve Kürt ayrılıkçıların yeni jenerasyonlarına uygun kılıf sağladı. Darbe dönemlerinde oluşan kindarlığın uzantısı intikam duygusunun fitili ağır ağır yanar. Kaldı ki Kenan Evren bile gerçekleştirdiği darbe için ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı — Erdoğan'ın kendisi dahi bu konuda iyi bir örnektir: Erdoğan gücünün tüm mekanizmalarını kullanarak başarısızlığa uğrayan darbe girişiminin ardından muhaliflerini hapsederken hareketlerini ve nefretini sadece on yıllarca önce yaşanmış günahları temize çekmek olarak tanımlıyordu."

'FANTASTİK BİR DAVA: ERGENEKON'


Ergenekon tahliye davasında tüm sanıkların beraatine karar verildi

"Erdoğan intikam alma planını gerçekleştirmek için uzun yıllar kan davası sürdürür gibi nefret beslemiş olabilir fakat bunu yaptı: 2007'de, Türk devleti Ergenekon adıyla bilinen, ordu, akademi ve sivil topluma sızmış hükümeti devirmek isteyen seküler Türklerden oluşan bir şebekeyi ortaya çıkarmak için yapılan fantastik bir davayla ilgili soruşturma başlattı. Sanıkların yüzleştikleri suçlamalar saçmalık boyutundaydı, fakat Erdoğan ordu içerisindeki müttefiklerini ve kontrolü altına aldığı medyayı ideolojik muhaliflerini köşeye sıkıştırmak için kullandı. Güvenlik güçleri yüzlerce kişiyi tutukladı, ve yükselmekte olan çok sayıda askeri yetkilinin kariyerleri sona erdi, adli tıp yetkilileri kanıtların sahte olduklarını neredeyse on yıl sonra ortaya çıkardıklarında, ceza alan kimse olmadı. Sonra sırayı ''Balyoz'' olayı aldı: 2010 yılında, bir askeri darbeyi haklı çıkarmak için toplumda karışıklık yaratmak adına kapsamlı bir plan hazırladıkları gerekçesi ile, yüzlerce liberal ve laik birey güvenlik güçleri tarafından tutuklandı. Uzmanlar kanıt olarak ortaya sunulan dijital verilerin sahte olduklarını ortaya çıkarana kadar bu kurbanların da hayatları mahvoldu."

'ERDOĞAN, DARBE GİRİŞİMİNE ALLAHIN LÜTFU DEDİ'

Ümit Özdağ: Erdoğan darbe tarihini biliyordu

"Bu davalarla yaratılan şikayetler hiçbir şey, ancak, geçen yaz gerçekleşen darbe kalkışmasıyla karşılaştıracak olursak, hatırlarsanız Erdoğan bu kalkışmayı ''Allah'ın bir lütfu'' olarak tanımlamıştı, çünkü politik muhaliflerini baskı altına almasını sağlayacaktı. Bugüne kadar, Erdoğan 140.000 memuru işinden attı, 50.000'in üzerinde insanı hapsetti ve bu sayı her geçen gün artıyor. Bu tasfiye işlemini destekleyen kanıtlar, önceki muhaliflerin tasfiyesini sağlayan kanıtlardan daha sağlam görünmüyor; Aradaki tek fark, Erdoğan'ın yargı bağımsızlığına dair geriye kalan son izleri de ortadan kaldırması ve böylelikle tutsak ettiklerinin sistem tarafından bağışlanmasını engellemiş olmasıdır."

'TÜRKİYE, KARMAŞAYA BİR KURŞUN UZAKLIĞINDA OLABİLİR'


AİHM, Demirtaş ve tutuklu vekiller için Türkiye'den savunma istedi
"Ailelerin sefil duruma düşmeleri ve çocukların okullarından uzaklaşmaları yüzlerce intikam planını motive edebilir. Hummalı bir aşamaya varmış kindarlık ve hukuk yoluyla ya da seçimler aracılığıyla sorunlarını çözemeyenler nedeniyle, Türkiye karmaşa içerisine süreklenmeye bir kurşun uzaklığında olabilir."

'YAKIN ZAMANA KADAR TÜRKİYE'NİN DESTEĞİNİ ALAN RADİKALLER, ŞİMDİ TÜRKİYE'YE YÖNELDİ'

YPG sözcüsü Mehmud: ÖSO'dan YPG'ye katılımlar var
"Politik istikrarını kaybetmesi Türkiye'nin karşılaşacağı yegane meydan okuması olmayabilir; ülke aynı zamanda savunmasının en zayıf olduğu anda yenilenmiş terör tehditleri ile karşı karşıya. Pakistan, Suriye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin hepsi radikal İslamcı grupları destekledikten sonra terörist saldırılara maruz kalmaya başladılar, fakat Erdoğan, El-Kaide'ye bağlı grupları aktif biçimde desteklemeye başladığında ve Suriye'ye yabancı savaşçıların transit geçişlerini kolaylaştırmaya başladığında Türkiye'nin bu fenomenden etkilenmeyeceğine inanıyor gibi gözüküyor. Yakın zamana kadar Türkiye'nin desteğini alan radikaller şimdi Türkiye'ye yönelmiş durumdalar."

'TÜRK İSTİHBARATI RADİKALLERİN SINIRI GEÇMELERİNE YARDIMCI OLDU'

"Bir zamanlar Türk güvenlik birimleri bu saldırıları durdurabilirdi, ancak artık bu mümkün olmayabilir. Sorun, niyet ve yeterliliktir. 30 yılı aşkın süredir teröristler Türkiye'yi hedef alıyorlar, ancak Türk istihbaratı çoğunu sınırda durdurmayı başarmıştır. Şimdi ise, bazı önde gelen Türk gazetecileri bu gerçeği belgelediklerinde hapse atılırken, Türk istihbarat servisi İslamcı radikallerin sınırı geçmelerine yardımcı oluyordu."

'ORDUDAN TASFİYE EDİLENLERİN YERİNE GEÇENLERDE, YETERLİLİK DEĞİL SADAKAT ÖNEMSENDİ'


Dilipak'tan Erdoğan'a uyarı: Bugün Gülen gelse, tabi olacakların sayısı az değil

"Fakat varsayalım ki Türk istihbaratı ikili oynadı, peki ya polis ve askere ne demeli? Erdoğan elini güçlendirene kadar Batı'yı oyunlarına alet etti, Avrupalı ve Amerikalı diplomatlar uzun süredir askerin siyaset üzerindeki etkisinin kaldırılmasından önce sağlam bir alternatif denge inşa edilmediği sürece sonuçların tehlikeli olabileceğini kabullenmiyorlardı. Erdoğan bu tip görüşleri teşvik etti. Demokrasi konusundaki kararlılığını defalarca dile getirdi ve Avrupa Birliği üyelik sürecinin bir parçası olarak, Türkiye'nin generallerinin yerel nüfuzunu zayıflatmak için talep edilen reformları kullandı. Hatta, üst düzey yetkililere (eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'a olduğu gibi) şantaj yaptı. Türk askerinin morali düştü. Türk ordusu ve polisi anavatanlarını korumak isteseler de artık yapamazlar. Darbeden sonra yapılan tasfiye, binlerce tecrübeli Türk askerinin ve terörle mücadele polisinin kariyerini sona erdirdi. Bunların yerini almak için ise yeterlilikten ziyade Erdoğan'a sadakat önemsendi."

'ERDOĞAN SURİYE'YE GÜÇLERİNİ GÖNDEREREK ATEŞE BENZİN ATTI'

"Bu arada, güçlerini Suriye'ye göndererek – çoğunlukla IŞİD'le değil de Suriye Kürtleri ile savaşmak için – Erdoğan ateşe benzin attı. 1980 ve 1990'lardaki terörle mücadele operasyonları sırasında Türk ordusu, Kürtlerin çoğunlukta olduğu Güneydoğu'daki yüzlerce Kürt kasabasını ve köyünü yerle bir etti. Yerinden olmuş Kürtler Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük ve orta büyüklükteki şehirlere kaçtı. Dolayısıyla, bugün etnik şiddet patlak verdiğinde, Türkiye'nin ekonomik, kültürel ve turistik merkezlerini doğrudan etkiliyor. Suriye'de bir çıkış stratejisinin olmaması nedeniyle uzun vadede Türkiye güvenlik ve ekonomi konularında bir bataklığa batabilir."

"Nitekim, Türkiye'nin isyanla mücadele kampanyası ve askeri çarpışma Türkiye ekonomisini kırılma noktasına götürdü. Bu ironiktir çünkü, geçmişten gelen kurulu politik elit, enflasyon ve ekonomik zayıflıklar gibi unsurların sayesinde Erdoğan ve partisi iktidara gelmişti."

"Kabaca bakacak olursak, Türkiye'nin ekonomisi sağlam görülüyor. Dünyanın 17. büyük ekonomisi, Türkiye'nin borç / GSYİH oranı, ABD'ninkinden çok daha iyi, yüzde 35 civarında. Erdoğan, bu başarısı sayesinde bir miktar kredi elde etti, ancak buna rağmen sandığı kadar değil: Kendisi hem Türklerin ''yeşil sermaye'' dedikleri paradan faydalandı – Katar ve Suudi Arabistan'da bulunan bağışçıların kayıt dışı parası – hem de demografik bölünmeden faydalandı, çalışan sınıfın ise ölüm ve doğum oranları düştü. (Aynı fenomen 1980'li ve 1990'lı yıllarda Doğu Asya'nın büyümesine neden olmuştu.)"

"Ancak bunların hiçbiri, Türkiye'nin ekonomisinin tepe noktasına geldiği ve geniş bir düşüş ile karşı karşıya kaldığı uyarı işaretlerini maskeleyemez. Son beş yılda, Türkiye'nin para birimi doların değerinin yarısını kaybetti. Enflasyon dokuz yılın en yüksek seviyesinde. Özel borçlar hızla yükseldi ve bankalar riske girdi. Nitekim Uluslararası borç verenler artık Türk bankalarından kaçıyorlar. Bu sorunları çözmek yerine, Erdoğan onlarI reddetmeyi tercih ediyor. Son olarak Standart & Poor's, Fitch ve son olarak Moody's Türkiye'nin notunu düşürdüğünde Erdoğan bu durumu önemsiz gördüklerini belirttirken kuruluşları kendilerine komplo düzenlemekle suçladı. AKP trolleri, Türkiye'nin mali durumunu sorgulayan uluslararası analistler ve bankalara karşı kampanyalar başlattı."

‘TÜRKİYE İSTİKRARLI GÖRÜNEBİLİR, AMA ALTI ÇÜRÜKTÜR’

"Türkiye bugün istikrarlı gibi görünebilir ancak bunun altı çürüktür. Yaklaşık 15 yıldır iktidarda kalan Erdoğan'ın mirası, Türkiye'nin istikrarının temelini attı. Ve iktidarın konsolide edilmesi ile, ölmesi ya da görevden ayrılması durumunda onun yerini almaya hazır hiç kimseyi bırakmadı. Erdoğan'ın gürlemesi gücüyle ters orantılıdır. Tabanını sağlamlaştırmak için Amerikan karşıtlığı yapıyor. Beyaz Saray'ın ve Pentagon'un düşünmesi gereken soru, Türkiye'yle nasıl iyi dost oluruz değil, Türkiye'nin çöküşünü nasıl yöneteceğiz olmalıdır."

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201707011029101289-michael-rubin-turkiye-ucurum-tek-parca/


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 2 Juil 2017 - 20:02
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant



http://odatv.com/turkiye-bu-ucurumdan-tek-parca-kurtulmayabilir-0107171200.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 02:13
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com