Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 447
Point(s): 66 883
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 13 Oct 2016 - 07:39
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak Konusu ;

Yeni darbe geliyor Erdoğan hayatıyla ödeyecek







Michael Rubin, AEI.org adlı sitedeki köşesinde yayınlanan 12 Ekim 2016 tarihli yazısında Erdoğan'ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulundu.

Amerikalı Neo-con yazar ve Michael Rubin, Amerikan Enterprise Institute (Amerikan Girişimcilik Enstitüsü)'nün web sayfası - AEI.org köşesinde yayınlanan 12 Ekim 2016 tarihli yazısında Erdoğan'ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulundu. Rubin, geçmişte Türkiye hakkında kaleme aldığı analiz yorumlarıyla dikkat çekmiş bir isim.

Michael Rubin, AEI.org adlı sitedeki köşesinde yayınlanan 12 Ekim 2016 tarihli yazısında Erdoğan'ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulundu.

15 Temmuz 2016'dan günümüze kadar iki ayrı darbe yaşandığını belirten Rubin, üçüncüsünün yolda olmadığını düşünmenin hata olacağı görüşünü savundu. 15 Temmuz tarihinde yaşanan darbe kalkışmasının ardından, Erdoğan'ın politik ve olası rakiplerini yolundan kaldırmak için sivil bir darbe gerçekleştirdiğini belirtirken, yaşanması yüksek olasılığa sahip üçüncü bir darbenin bedelini Erdoğan'ın hayatı ile ödeyeceği savını ortaya attı.

GÜLENCİLERİN YERİNE PEKER VE AĞAR

Cemaatin bazı üyelerinin bu kalkışmanın içinde olduğu ve hatta bunların içlerinde bazılarının kalkışmanın yaşanacağını daha önce biliyor olmaları yönündeki görüşlerin haklı olabileceğini fakat Erdoğan'ın ortaya koyduğu delillerin yeterince ikna edici olmadığını belirten Rubin, bununla birlikte MİT ve AKP içinde çok sayıda kişinin de bu kalkışmanın bir parçası olduklarının bilindiğini, hatta bu işe karışmış Kemalist subayların da bulunduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı ve mafya ilişkisinin dikkat çekici olduğunun altını çizen Rubin, Erdoğan'ın kirli işlerini perde arkasından sürdürmek konusunda Gülencilerden boşalan yeri, Sedat Peker ve Mehmet Ağar gibi isimlerin doldurabileceği savında bulunuyor. Rubin, her iki ismin de Erdoğan'a sadakat ile bağlı olduğunu belirtiyor.

İŞTE RUBİN'İN O YAZISI:

Türkiye'nin başarısızlıkla sonuçlanan darbesinin ardından neredeyse üç ay geçti. 15 Temmuz'da yaşanan hadiseler önceden tahmin edilebilir nitelikteydi, fakat buna rağmen insanlar o günün modern Türkiye tarihinin önemli günlerinden biri olduğuna karar verdiler. Buna rağmen darbenin bir defaya mahsus olduğunu düşünmek de hata olabilir. Türkiye aslında iki darbe deneyimledi, fakat bu sayı üçe yükselecek ve gelecek darbe çok daha fazla şiddet dolu olacağı gibi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hayatıyla ödeyeceği kadar pahalıya patlayabilir.

15 Temmuz 2016 günü yaşanan darbe sakarlıklarla dolu acemice bir darbe girişimiydi. Buna rağmen Erdoğan başarısızlığa uğrayan kalkışmayı ''Allah'ın bir hediyesi,'' olarak adlandırmıştı, çünkü bu sayede gerçek ve kurgusal muhaliflerini yolundan temizlemek için bir sebep eline geçmiş oldu. Erdoğan, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) olarak adlandırdığı eski müttefikinin takipçilerini işaret ediyordu. Erdoğan'ın sunduğu ikinci dereceden deliller, hem Türk medyası hem de ABD hükümeti tarafından şüphe ile karşılandı. Dani Rodrik, Harvard Üniversitesi'nden bir profesör ve üst düzey bir Türk generalinin damadı, Gülen'in takipçilerinin neden ve nasıl bu işe karışmış olabileceklerinin en tutarlı görüşü ortaya koydu. Rodrik ikna edici bir delil sunuyor fakat her ikisine istinaden tedbirli olmalı, çünkü ihmal edilmiş bir bilgi sonucu değiştirebilir. Bu işten kimin karlı çıktığına (cui bono) dair sonuçlar çıkarmak, meydana gelen olaylar gibi istenmeden varılan sonuçlar üzerinden önseziler ile yapılan varsayımların her zaman başarılı olacağını düşünmeyi gerektirir.

GÜLEN TAKİPÇİLERİ DARBEYE ORTAK

Benim kendi okumam bazı Gülen takipçilerinin bu kalkışmaya ortak oldukları ve hatta önceden bu olayın gerçekleşeceğini biliyor olabilecekleri, bazı Kemalist subayların da kendilerine katıldığı yönünde. MİT ve AKP içinde bulunan herkesin ellerinin temiz olmadığını düşünmek için de elde yeterli bilgi var. Olanlar konusunda Gülenciler günah keçisi ilan edildiler. Eninde sonunda darbenin ardında kim vardıysa – ve Türkiye'nin geçmişteki darbelerinin aksine, bu yeterince açık değil – kesin olan bir şey var o da Erdoğan'ın darbeyi olaylar ortaya çıkmadan saatler önce öğrenmiş olduğudur.

İkinci darbe ise Erdoğan'ın yaptığı sivil darbedir. Aslında 15 Temmuz'da kalkışılan darbeye nazaran Erdoğan'ın sivil darbesi Türkiye'nin dokusuna ve demokrasisine daha fazla zarar verebilecek niteliktedir. Eylül 2016'da yayınlanan 'Türkiye'nin Reichtag Yangını' başlıklı yazımda yorumladığım gibi, bunu söylemek hoş değil fakat Erdoğan'ın entelektüel terbiyesi ve Makyavelist politik görünüşü bu noktayı işaret ediyor.

3. DARBE YOLDA

Üçüncü bir darbe girişiminin yolda olduğuna dair şimdiden bazı fısıldaşmalar yapılmaya başlandı bile. 2013'te Erdoğan, Gülen ile olan dostluğunu sona erdirdiğinde, Türk liderin başka dostları da vardı. Sedat Peker'in durumu ilgi çekici. Aşırı milliyetçi olan Peker yaygın şekilde Türkiye'nin en güçlü mafyası olarak biliniyor. Peker, Ergenekon davası süresince hapisteydi, fakat dava dosyasında bulunan delillerin sahte oldukları ortaya çıkmadan önce ilk serbest bırakılan da o oldu.

Oysa Peker'in kavgacı geçmişi Erdoğan'ın kendisiyle yakınlaşıp işbirliği yapmasına engel teşkil etmedi. Gülenciler geniş bir alana nüfus etmeyi başarmış olabilirler ancak Peker'in bağlantıları ise yine de daha güçlü. Erdoğan her nasıl kirli işlerini yaptırmak için geçmişte Gülen'in ağını kullandıysa, şimdi benzer kirli işleri için Peker ve eski DYP'li Mehmet Ağar'ı (geçmişi karışık işlerle dolu olsa da Erdoğan'la yakın ilişkiler geliştirmişti) da benzer şekilde kullanması olası. Nihayetinde Erdoğan'ın hedefinde kim yok ki, Gülenciler, etnik Kürtler, liberaller, feministler, ve politik rakipleri, Erdoğan sadece düşmanlarını değil, Peker ve yakın dostlarını da bertaraf ediyor.

Yakında kritik bir sorunun yanıta ihtiyacı olacak. Ne Erdoğan ne de Türk mafyası içerisinde bazı, daha ziyade gölgeler ardındaki, figürler rekabeti hoşgörecek tipler değiller, gücü paylaşmak konusunda geriye sadece Erdoğan ve Türk mafyası kaldığında neler olur? Böyle bir rekabet ortamı oluşursa, bu işe şiddet karışır mı?

SADECE YÜRÜYEN ÖLÜ BİR ADAM

Erdoğan'ın aşırı güç kazanmasının olumsuz yanı, bir vakum gibi bir taraftan gücü çekip kendi gelişirken diğer taraftan dışarı da atıyor olmasıdır. Erdoğan Türkiye'yi benzersiz ölçüde kutuplaştırmış ve onu düdüklü bir tencereye dönüştürmüştü. Karşı tarafa baskı oluşturmak için uygulanan normal politik rekabetin yerini bundan böyle oldürmeye yönelik politik şiddet olaylarının alması olasıdır. Derin devletin doğası politik ve etnik gruplaşmalara kadar uzanır, 1996 Susurluk skandalı bize bunu göstermişti. Eğer Erdoğan suikaste uğramış olsa – ve orada buna kalkışacak birileri var – Türk derin devleti, vakumu doldurmak konusunda geride kalan en büyük muhtemel güç olacaktır. Peker hakkında genel olarak konuşulan konu, kendisinin hırslarını ve ideolojisini bir kenara bırakmaya uygun birisi olmadığı yönünde. Peker geçmişte devletin dizginlerini eline almak istememiş olsa da, kendisini başkanlık sarayına bir kukla olarak oturtmak isteyebilecek çok sayıda kıdemli Türk politikacı ile yeterli bağlantılara sahip. Erdoğan kendisinin bir sultan olduğuna inanabilir, gerçekte ise, kendisi aslında sadece yürüyen ölü bir adam olabilir.

Kaynak: https://www.aei.org/publication/the-next-phase-in-turkeys-political-violenc…

Şıvan Okçuoğlu

Odatv.com

http://odatv.com/yeni-darbe-geliyor-erdogan-hayatiyla-odeyecek-1210161200.html


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Jeu 13 Oct 2016 - 07:39
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 447
Point(s): 66 883
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 19 Oct 2016 - 20:42
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

Perinçek grubu Erdoğan'a suikast mi yapacak



Aydınlık gazetesi Perinçek grubunun Erdoğan'a suikast yapacağı iddialarına tepki gösterdi.

http://odatv.com/perincek-grubu-erdogana-suikast-mi-yapacak-1910161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 447
Point(s): 66 883
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 29 Oct 2016 - 08:52
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

Michael Rubin bu kez iyice iğrençleşti



Michael Rubin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Erdoğan’ın danışmanı Egemen Bağış’a hakaret eden, ahlak ve terbiye sınırlarını zorlayan bir yazı ve görsel paylaştı.Eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin, Amerikan Enterprise Institute (Amerikan Girişimcilik Enstitüsü)'nün web sayfası - AEI.org köşesinde yayınlanan 19 Temmuz tarihli yazısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Erdoğan’ın danışmanı Egemen Bağış’a hakaret eden, ahlak ve terbiye sınırlarını zorlayan bir yazı ve görsel paylaştı.

Amerikalı Neo-con yazar Michael Rubin, 15 Temmuz darbe girişiminden dört ay önce Türkiye’de darbe olacağı imasında bulunmuştu. Michael Rubin, Gülen Cemaati’nin 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki, 12 Ekim tarihli yazısında, Erdoğan'ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulunmuştu. Rubin bununla da yetinmeyerek daha sonra Perinçek Grubu’nun (Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i kastederek) Erdoğan’a suikast düzenleyeceğini öne sürmüştü. Türkiye’ye yönelik sürekli tehdit içerikli yazılar kaleme alan Michael Rubin’e, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi 3. darbe gelecekmiş. Bir tane ukala kendini bilmez, köşesinden bir şeyler yazıyor" diye yanıt vermişti.

MONTAJLA ÇIPLAK FOTOĞRAFINI PAYLAŞTI

Michael Rubin, 19 Temmuz tarihli “Gülen'i iade etmek mi? Gerçekten mi?” başlıklı yazısında Egemen Bağış’a hakkında belden aşağı ağır bir imada bulunarak, Erdoğan ve Bağış’a dönük ahlak sınırlarını zorlayan ifadeler ve terbiye sınırlarını zorlayan bir fotoğraf paylaştı. Rubin şöyle yazdı:

“Egemen Bağış, Cumhurbaşkanı'nın sırdaşı ve ayakçısı, hemen Avrupalılara hakaretlere başlar, İslam'ın yüceliğinden söz ederdi, tabii kimsenin dinlemediğini sandığı zamanlarda Kuran'la küstahça da alay ederdi. Söylediği şeylerin aslında halihazırdaki meseleyle hiçbir ilgisi olmaz, bu nedenle hem Türk hem Batılı diplomatlar birbirlerine bakıp sorarlardı: Erdoğan'ın gözünde bu adamı önemli kılan ne? Yoksa Bağış'ın devasa elleri mi?"

Rubin’in yazısının Egemen Bağış’la ilgili bölümünde dikkat çeken bir ayrıntı daha vardı. İlgili bölümdeki “confidant and peon” yani "sırdaşı ve ayakçısı" ifadesine tıklanınca okuyucu bir başka sayfaya yönlendiriliyor. O sayfada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan olduğu döneme ait bir fotoğraf üzerinde montaj yapılmış. Fotoğrafta, Erdoğan’ın grup konuşması sonrasında kendisine bir tablo hediye ediliyor. Rubin’in yazısından yönlendirilen sayfada, Erdoğan’ın elindeki tabloya Egemen Bağış'ın montajla hazırlanmış çıplak bir fotoğrafı yerleştirildi.

Bir diğer dikkat çeken nokta ise, Erdoğan'ın elinde tuttuğu Egemen Bağış’ın montajla hazırlanmış çıplak fotoğrafı “bakaramakara” ismiyle kaydedilmesi.

İşte Michael Rubin’in yazısının ilgili bölümünü gösteren fotoğraf:

İşte Rubin'in o yazısının ilgili bölümü:



Not: Odatv yayın ilkeleri gereği o montajlı fotoğrafın açık halini yayınlamıyor.

Odatv.com

http://odatv.com/michael-rubin-bu-kez-iyice-igrenclesti-2810161200.html


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 334
Point(s): 859
Moyenne de points: 2,57

MessagePosté le: Ven 2 Déc 2016 - 11:37
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak
Répondre en citant

Erdoğan'ın darbe gecesi bindiği uçağın ayrıntıları ortaya çıktı



Darbeci askerlerin Marmaris'teki otele vardığı saat olan 03.20'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'a ulaşmış olduğu belirtildi.Darbe girişimi gecesi Muğla'nın Marmaris İlçesi'nden helikopterle ayrılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı İstanbul'a getiren TC-ATA uçağının, İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan THY-8451 koduyla kalkarak saat 00.40'ta Dalaman Havalimanı'na indiği ve 01.43'te de buradan THY-8456 koduyla havalandığı ortaya çıktı. Darbeci askerlerin Marmaris'teki otele vardığı saat olan 03.20'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'a ulaşmış olduğu belirtildi.

ERDOĞAN 15 DAKİKAYLA KURTULDUĞUNU SÖYLEMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise, kendisinin otelden ayrıldıktan 15 dakika sonra baskın olduğunu söylemişti. Erdoğan "Marmaris'te 15 dakika daha kalsaydım öldürülecektim. An be an her şeyden haberim vardı.Atatürk Havalimanı'nda kontrol kulesinin kontrolünü ele geçirmişlerdi. Telefonda İstanbul'dan Emniyet Müdürü'ne, darbecilerin buradan boşaltılması emrini verdim." demişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele 15 Temmuz gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbe girişimcisi askerin aralarında bulunduğu 47 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, o gece yaşananlarla ilgili ilginç ayrıntılar yer aldı. Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen ve Fethullah Gülen'in ilk sırada yer aldığı sanıkların her biri için 6 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen iddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın helikopterle Marmaris'ten Dalaman'a, oradan da uçakla İstanbul'a ulaşmasının ayrıntılarına yer verildi.

CUMHURBAŞKANI AÇIKLAMA YAPIP OTELDEN AYRILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe girişimi gecesi tatil yaptığı Marmaris'te, aralarında Doğan Haber Ajansı'nın muhabirinin de bulunduğu az sayıdaki basın mensubuna açıklama yapıp, darbe kalkışmasına karşı halkı meydanlara çağırdı. Ardından CNN Türk televizyonuna bağlanıp, canlı yayında çağrısını tekrarladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu açıklamasının ardından helikopterle Marmaris'ten ayrılıp, Dalaman Havalimanı'na gitti. Buradan da kendisini bekleyen uçağa binip İstanbul'a ulaştı.


UÇAK İZMİR'DEN GİTMİŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'a ulaştırılmasıyla sonuçlanan ve gizlilik içinde yürütülen hava trafiğinin ayrıntıları iddianame ile ortaya çıktı. İddianamede yer alan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı İstanbul'a götüren TC-ATA uçağı, önce kimliğinin gizlenmesi için THY-8451 koduyla yolcu uçağı gibi İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkarak saat 00.40'ta Dalaman Havalimanı'na indi. Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekileri Marmaris'teki otelden alan helikopter de Dalaman Havalimanı'na geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yanındakiler Dalaman Havalimanı'na geldiklerinde helikopterden inip TC-ATA uçağına bindi. TC-ATA uçağı buradan da gizlilik gereği yine THY-8456 koduyla saat 01.43'te İstanbul'a gitmek üzere havalandı.

DARBECİLER OTELE 03.20'DE GELDİ

Darbe gişiminin ardından tutuklanıp, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in komutasındaki darbeci askerler ise ikisi Cougar biri Skorsky tipi 3 helikopterle İzmir'deki Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan saat 02.00 sıralarında Marmaris'e gitmek üzere havalandı. Darbeci askerler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ayrıldığı Marmaris'teki otelin bulunduğu bölgeye, saat 03.20 sıralarında geldi. Darbeci askerlerin otele geldiği dakikalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ise İstanbul'a ulaşmıştı.

UÇUŞ GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE GİRMEDİ

Cumhuriyet savcılarının, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurduğu TC-ATA uçağının pilotu ve mürettebatının anlatımlarına göre, uçağın Dalaman Havalimanı'na inişi ve yolcularını alarak buradan ayrılışına kadar geçen süre içerisinde, naklin güvenli ve planlandığı şekilde yapılmasını engellemeye ilişkin herhangi bir eylemin veya şüpheli bir durumun gerçekleşmediği kanaatine varıldı. Darbeci askerlerin cep telefonlarının baz kayıtları ile olay yerindeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle, her 3 helikopterin de Marmaris'teki otelin bulunduğu bölgeye saat 03.20 civarında geldikleri anlaşıldı.

İddianamede, darbeci askerlerin öncelikle kumsala inmeye çalıştıkları, ancak kalkan toz bulutu nedeniyle yeniden havalanarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kısa süre önce ayrıldığı otele yakın bir alandaki boş araziye sırayla indikleri, helikopterlerin motor susturmaksızın yeniden yükselerek bir süre askı pozisyonunda koruma görevi yaptıktan sora yakıt sıkıntısı çekmeleri nedeniyle ikmal için otel çevresinden ayrıldıkları da vurgulandı.

Odatv.com

http://odatv.com/erdoganin-darbe-gecesi-bindigi-ucagin-ayrintilari-ortaya-cikti-0212161200.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 21:21
MessageSujet du message: İnkarcıların ჩვენებური Reisinin Bu iddalara ne Tepki Vereceği Merak

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com