Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Müslümanlardan Katolik Dünyasının Papalık Makamında DEV GÖVDE
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News en bref ... Օրուան կարճ լուրեր ... Güncel kısa haberler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 22 Oct 2016 - 09:04
MessageSujet du message: Müslümanlardan Katolik Dünyasının Papalık Makamında DEV GÖVDE
Répondre en citant

Müslümanlardan Katolik Dünyasının Papalık Makamında DEV GÖVDE GÖSTERİSİ...






Roma'da 2 bin Müslüman, protesto amacıyla dev Kolezyum'un önünde namaz kıldı

İtalya'nın başkenti Roma'da 2 bin Müslüman, mescitlerinin kapatılmasını protesto etmek için kentin simgelerinden Kolezyum'un önünde namaz kıldı.

Bangladeş asıllıların mensubu olduğu bir dernek tarafından düzenlenen etkinliğe İtalyan basınındaki haberlere göre yaklaşık 2000 kişi katıldı. Daha önce de 3 ayrı meydanda namaz kılarak tepkilerini gösteren grup, gösterilerin son ayağında mekan olarak antik Roma'dan kalma Kolezyum'un (Flavium Amfitiyatrosu) önündeki Konstantin Kemeri'nin bulunduğu meydanı seçti.



YENİ İBADET YERLERİ İÇİN İZİN İSTEDİLER

BBC Türkçe'nin haberine göre, Müslümanlar, mescit olarak kullandıkları binaların İtalyan devleti tarafından yasa dışı oldukları gerekçesiyle kapatılmasını protesto etti. Namazın ardından yapılan açıklamalarda İtalyan hükümetine ve Roma kent yönetimine Müslümanların ibadetlerini yerine getirebilecekleri mekanlar açmaya izin verilmesi çağrısı yapıldı. Roma'da resmi olarak cami statüsünde bir tek Büyük Cami bulunuyor. Batı Avrupa'nın en büyük camisi olarak nitelenen Roma Büyük Camii'nin 12 bin kişilik kapasitesi bulunuyor. Ancak kentin uzak mahallelerinde yaşayan Müslümanların ve farklı etnik kökenlerden gelen göçmenlerin, depo, spor salonu, garaj, mağaza gibi binaları mescit olarak kullanmasına sıklıkla rastlanıyor. Yetkililer yasalara aykırı olması ve denetimsizlik nedeniyle güvenlik riski yaratabileceği gerekçesiyle bu gibi mekanları kapatıyor.



NAMAZLAR MEYDANLARDA KILINIYOR

Son olarak geçen ay Centocelle mahallesinde Bangladeşlilerin mescit olarak kullandığı bir deponun kapatılmasının ardından bazı Müslümanlar protesto amacıyla Cuma namazlarını meydanlarda kılmaya başladı. Gösterileri organize eden Dhuumcatu derneğinden yapılan açıklamada "İdabet yerlerimizin yasa dışı olarak damgalanıp kriminilize edilmesinden bıktık. Bu yüzden 'Camileri kapamak ibadet etmeyi durduramaz' mesajı vermek için bugün kentin sembol yapısının önünde toplandık" denildi. Derneğin açıklamasında "ibadet özgürlüğünün anayasal bir hak" olduğuna dikkat çekilerek kent yönetimine Müslümanlara çözüm önerisi sunması çağrısı yapıldı.

ROMA BÜYÜK CAMİ: DESTEKLEMİYORUZ

Öte yandan Roma Büyük Camii, meydanlarda namaz kılarak protesto etme biçimini desteklemediklerini açıkladı. Büyük Cami sözcüsü Omar Camiletti bir radyo kanalına yaptığı açıklamada "Roma bizim kentimiz ve Roma'nın imajına zarar verilmesi bizi de yaralar. Müslümanlara, 'eğer bir Hıristiyan sizin için sembolik önemdeki bir mekanda gösteri yapmaya kalksa nasıl tepki verirdiniz?' diye soruyorum" dedi.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201610221025422765-muslumanlar-roma-kolezyum-namaz/


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Sam 22 Oct 2016 - 09:04
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 22 Oct 2016 - 09:09
MessageSujet du message: Müslümanlardan Katolik Dünyasının Papalık Makamında DEV GÖVDE
Répondre en citant

Sevan Nişanyan’ın ‘dini değerleri aşağılamak’ davası 25 Ekim’de görülecek

Uluslararası Sevan Nişanyan’a Özgürlük ve Adalet Komitesi, duruşma öncesi Adalet Bakanlığı’nı sorumluluk üstlenmeye ve göreve davet etti. “Dini değerleri aşağılamak” suçlamasıyla yargılanan yazar, dilbilimci ve turizmci Sevan Nişanyan’ın davası, 25 Ekim 2016 Salı günü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülecek. İstanbul 70. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan davanın beşinci duruşması saat 11:45’te başlayacak.

2012 yılında kendi blog sayfasında yazdığı bir yazıda kullandığı ifadeler nedeniyle Sevan Nişanyan hakkında İstanbul, Bursa ve Konya’da ayrı ayrı davalar açılmıştı.

Türkiye Ceza Kanunu’nun (TCK) 216’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak” suçlamasıyla yargılanan Sevan Nişanyan’a İstanbul 14. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 13 buçuk ay hapis cezası verilmişti. Nişanyan’ın avukatı Ergin Cinmen davayı temyize götürmüş ve Yargıtay 8. Dairesi, Nişanyan’la ilgili farklı illerde açılmış olan davaların birleştirilmesine karar vermişti.

“YASA TAM TERSİNE UYGULANIYOR”

Temyizin ardından beşinci duruşması yapılacak olan davaya ilişkin olarak Demokrat Haber’in sorularını yanıtlayan avukat Ergin Cinmen, TCK’nın 216’ncı maddesinin savcı ve hâkimlerin kendi kişisel sosyal, siyasal izdüşümlerine dayanarak karar almalarına imkân tanıdığını söyledi.

Modern hukukta 216’ncı maddeye benzeyen yasalar olsa da, Türkiye’de bu kanunun uygulamasının tam tersi bir istikamette olduğunu belirten avukat Cinmen, “Mevcut yasalara göre, tam tersi bir şekilde Sevan Nişanyan’ın düşünce ve ifade özgürlüğünün korunması gerekiyor. Fakat asıl sorun bu yasaları uygulayan kafalarda” dedi.

AYNI SUÇLAMAYLA YARGILANAN FAZIL SAY’A BERAAT

Nişanyan hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde yeniden temyiz hakkını kullanacaklarını ve davanın yeniden Yargıtay’a taşınabileceğini belirten Ergin Cinmen, twitter hesabından din ve İslamiyet ile ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle aynı suçlamayla yargılanan piyanist ve besteci Fazıl Say’a verilen 10 ay hapis cezası kararının Yargıtay tarafından bozulduğuna dikkat çekti. Cinmen, bu kararın emsal niteliğinde olduğunu söyledi.

HRW: NİŞANYAN SİYASİ GÖRÜŞLERİ NEDENİYLE HEDEF ALINDI

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) de Sevan Nişanyan’ın tutuklanarak cezaevine konduğu yıl yayımladığı raporunda, Nişanyan’ın siyasi görüşleri nedeniyle hedef alındığını kaydetmişti.

“Türkiye’nin İnsan Hakları Alanındaki Gerilemesi ve Reform Önerileri” başlıklı raporda, Fazıl Say’ın twitter hesabından İslamiyet ile ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle on ay hapis cezası aldığı, fakat cezasının ertelendiği kaydedilirken, aynı suçlamayla yargılanan Sevan Nişanyan’ın ise “imar kanunuyla ilgili işlediği iddia edilen suç” gerekçe gösterilerek tutuklanmasına ve cezaevine konmasına dikkat çekildi.

Raporda, Sevan Nişanyan’ın tartışma yaratan yazıları ve siyasi görüşleri nedeniyle hedef alındığına ilişkin delillerin olduğu kaydedildi.

“TCK 216/3 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE ENGEL OLUYOR”

Kamuoyunda tartışmaya neden olan 216’ncı maddenin 3’üncü fıkrasında yer alan, “Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” ifadesinin kaldırılması için kampanya da başlatılmıştı.

Ateizm Derneği tarafından başlatılan kampanyada, bu maddenin, “ateist, agnostik, deist, panteist ve dinlerden kendini soyutlamış kişilerin kendilerini özgürce ifade etmelerinin karşısında duran en büyük engel olduğu” vurgulanmıştı.

Dinsiz kişilerin medya veya sosyal medyada dinlere eleştiri getirdiklerinde, ya da dinleri açıkça reddettiklerinde bu maddeye göre dindarlara hakaret etmiş sayıldıkları belirtilen kampanya çağrısında, “Bu maddenin muğlak ifadeler içermesi ve subjektif (kişiden kişiye değişen) özellikte olması savcı ve hâkimlerin kendi kişisel yargılarına göre karar almalarına imkân tanıyor” denilmişti.

Yasadaki maddede belirtilen, “fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması” şartının pratikte uygulanmadığına dikkat çeken Ateizm Derneği kampanyasında, “Bir kişinin bile tepki gösterip savcılığa başvurması ‘fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması’ şeklinde yorumlanıyor. Kişinin kendi inancının şikâyetçinin inancından farklı olduğunu ifade etmesi bile cezalandırılmasını engellemiyor. Bu keyfiyet gün geçtikçe karşımıza daha da sık çıkmaktadır” ifadelerine yer vermişti.

DAVAYA KATILIM ÇAĞRISI, ADALET BAKANLIĞI’NI SORUMLULUĞA DAVET

Cezaevine konmasının ardından entelektüel üretimi sekteye uğrayan Sevan Nişanyan’ın tutukluluk ve yargılanma sürecini, Uluslararası Sevan Nişanyan’a Özgürlük ve Adalet Komitesi ve uluslararası insan hakları örgütleri takip ediyor.

İnsan Hakları, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan tüm birey ve kurum temsilcilerini Sevan Nişanyan’ın davasına müdahil olmaya davet eden Uluslararası Sevan Nişanyan’a Özgürlük ve Adalet Komitesi, 25 Ekim Salı günü İstanbul Adliyesi’nde görülecek olan dava duruşmasına katılım çağrısı yaptı.

Uluslararası Komite konuya ilişkin olarak yaptığı çağrıda şu ifadelere yer verdi:

“2013 yılında “dini değerleri aşağılamak” suçlamasıyla açılan davanın ardından, “imar kanunuyla ilgili işlediği iddia edilen suç” bahane edilerek aleyhinde peş peşe dava açılan Sevan Nişanyan, 2 Ocak 2014’ten bu yana cezaevinde.
Ülkenin resmi tezleriyle barışık olmayan muhalif Ermeni bir aydın olan Sevan Nişanyan, asıl olarak bu nedenle hapsedildi ve üç yıla yakın bir süredir tutuklu bulunuyor.

Aynı suçlamayla yargılanan piyanist ve besteci Fazıl Say’a verilen ceza kararı Yargıtay tarafından bozulurken, Sevan Nişanyan ise Ermeni kimliğinden ötürü bu davanın muhatabı olarak kalmaya ve yargılanmaya devam ediyor. Sevan Nişanyan bu davanın ardından göstermelik olarak öne sürülen “imar kanunu” bahanesiyle hukuki linçe maruz bırakılmıştır.

Durum şayet böyle değilse, Adalet Bakanlığı’nı sorumluluk üstlenmeye çağırıyoruz. Türkiye’de “imar kanununa muhalefetten” hapis yatan tek insan olan Sevan Nişanyan için adalet sağlanması doğrultusunda Adalet Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz.

Uluslararası Sevan Nişanyan’a Özgürlük ve Adalet Komitesi olarak, Nişanyan hakkında verilen hapis cezasını, kitlelerin düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı bağlamında kabul edilemez bir yaptırım olarak nitelediğimizi bir kez daha vurguluyoruz.

Komitemiz, devletin cezalandırma mekanizmasına kurban giden, Türkiye’de çok kültürlülüğü savunan ve yaygınlaşması için çaba sarf eden, bu doğrultuda yaşadığı ülkedeki yurttaşlara değerli bir gelenek sunan bir aydınına sahip çıkılması yönünde tüm Türkiye yurttaşlarına çağrıda bulunmaktadır.

İnsan Hakları, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan tüm birey ve kurum temsilcilerini, 25 Ekim 2016 Salı günü Çağlayan İstanbul Adliyesi’ndeki İstanbul 70. Asliye Ceza Mahkemesi’nde saat 11:45’te görülecek olan Sevan Nişanyan’ın davasına müdahil olmaya davet ediyoruz.

Dostumuz ve arkadaşımız Sevan Nişanyan’ın maruz bırakıldığı “hukuki” linçe ve ayrımcılığa son verilmesiyle talebiyle, yargılandığı ana davanın beşinci duruşmasında bir araya geliyoruz.”

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber

http://www.demokrathaber.org/guncel/sevan-nisanyanin-dini-degerleri-asagilamak-davasi-25-ekimde-gorulecek-h74316.html


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 334
Point(s): 859
Moyenne de points: 2,57

MessagePosté le: Ven 28 Oct 2016 - 19:10
MessageSujet du message: Müslümanlardan Katolik Dünyasının Papalık Makamında DEV GÖVDE
Répondre en citant

Müslüman olmayanlar niçin Mekke’ye sokulmuyorlar?
Süleymaniye Vakfı > Gayrimüslimler > Yazılı Fetvalar Tarih: 13 Haziran 2012
 
Soru: Mekke ve Medine gibi kutsal topraklara gayrimüslimlerin alınmamasının temel sebebi nedir? Allah’ın evi olarak nitelendirilen yer ve topraklardan Müslüman değiller diye başka insanları uzaklaştırmak doğru mudur? Kur’ân-ı Kerim’de buna yönelik bir emir var mıdır?
Cevap: 
Allah Teâlâ sadece, Peygamberimizi ve Müslümanları Mekke’den çıkmaya zorlayan müşriklerin Mekke’ye girmelerini yasaklamıştır. Ancak ayetler bağlantılarından koparılınca çok yanlış sonuçlara varılmıştır. O yanlışlardan biri de Mekke ve Medine’ye gayrimüslimlerin sokulmayacağı iddiasıdır.
Gayrimüslimleri Mekke’ye sokmama ile ilgili ayet şudur:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلاَ يَقْرَبُواْ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هَـذَا وَإِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْنِيكُمُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ إِن شَاء إِنَّ اللّهَ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
“Müminler! O müşrikler birer pisliktir; bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksul kalmaktan korkarsanız Allah emir verdiği takdirde ilerisinde ikramıyla sizi zenginleştirecektir. Allah bilir, doğru karar verir.” (Tevbe, 9/28)
Ayetteki “O müşrikler = الْمُشْرِكُونَ kelimesi, Tevbe suresinin başında tanımlanan müşriklerdir. Onlara, işledikleri suça denk bir ceza verilmesi istenmiştir.
İlgili ayetlerden biri de şudur:
وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ
“Onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.” (Bakara, 2/191)
Müşrikler, Peygamberimizi Mekke’den çıkmaya zorladıkları sırada onlara şöyle bir uyarı yapılmıştı:
وَإِن كَادُواْ لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ الأَرْضِ لِيُخْرِجوكَ مِنْهَا وَإِذًا لاَّ يَلْبَثُونَ خِلافَكَ إِلاَّ قَلِيلاً. سُنَّةَ مَن قَدْ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِن رُّسُلِنَا وَلاَ تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْوِيلاً .
“Seni bu topraklardan çıkarmak için yerinden oynatmak üzeredirler. Çıkarırlarsa senden sonra burada fazla kalamazlar. Senden önce gönderdiğimiz elçilere uygulanan kanun budur. Bizim kanunumuzda bir değişiklik bulamazsın.” (İsrâ, 17/76-77)
Mekke’nin fethinden sonra Müslümanlarla yaptıkları anlaşmayı bozan müşriklere 15 ay dokunulmamış; fakat sonra 4 ay ek süre verilerek Mekke’yi terk etmeleri, aksi takdirde bulundukları yerde öldürülecekleri ilan edilmiştir. İlgili ayetler şöyledir:
“Antlaşma yaptığınız müşriklere, Allah ve Elçisi tarafından yapılan ilişkiyi kesme duyurusudur.
Bu topraklarda dört ay daha dolaşın. Bilin ki, Allah’ı çaresiz bırakamazsınız. Ama Allah, görmezlik eden kâfirleri rezil eder.
Bu büyük hac gününde Allah ve Elçisi tarafından bütün insanlara bildirilen şudur: Allah’ın müşriklere desteği yoktur; Elçisinin de öyle. Ey müşrikler! Tevbe ederseniz hayrınıza olur. Sırt çevirirseniz bilin ki, siz Allah’ı çaresiz bırakamazsınız. Görmezlik eden kâfirlere acıklı bir azabı müjdele.
Bu duyuru, sizinle antlaşma yapmış ve daha sonra bir kusur işlememiş, size karşı kimseye destek vermemiş müşrikleri kapsamaz. Onlara karşı olan andınızı süresinin sonuna kadar koruyun. Allah korunanları sever.
(Dört) yasak ay[1] çıkınca o müşrikleri[2] bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın, onlar için her gözetleme yerinde oturun. Ama tevbe ederler, namaz kılarlar, zekât verirlerse yollarını açın. Allah’ın bağışlaması çok, ikramı boldur.
O müşriklerden biri senden güvence isterse ona güvence ver ki Allah’ın sözünü dinlesin. Sonra onu, kendi güvenlik bölgesine ulaştır. Böyle yap; çünkü onlar bilgisiz bir toplumdur.” (Tevbe, 9/1-6)
Antlaşmayı bozmamış olan müşrikler için ise bir yasak konmamıştır. Ama antlaşmayı bozanlar, geçici süreyle de olsa Mekke’ye giremeyeceklerdi. Bunun Mekke’nin ekonomisini etkileyeceği açıktır. Şu ayette olayın bu yanına dikkat çekilmiştir:
“Müminler! O müşrikler birer pisliktir; bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksul kalmaktan korkarsanız Allah emir verirse ilerisinde ikramıyla sizi zenginleştirir. Allah bilir, doğru karar verir.” (Tevbe, 9/28)
Görüldüğü gibi Mekke’ye girme ile ilgili yasak, Peygamberimizi ve Müslümanları Mekke’den çıkaran ve daha sonra yapılmış antlaşmayı bozanlarla ilgilidir. Ancak ayetler, tarih içinde bağlantılarından koparılarak Müslüman-gayrimüslim ilişkileri, her sahada yanlış bir zemine çekilmiştir. Mesela İmam Mâlik, gerek Mescid-i Haram’a ve gerekse diğer mescitlere gayrimüslimlerin girmesinin yasak olduğunu söylemiştir. İmam Şâfii’ye göre de gayrimüslimler özellikle Mescid-i Haram’dan menolunurlar. Bu yüzden İslam devlet başkanı Mekke’de bulunsa ve müşriklerden bir elçi gelse devlet başkanının onu Harem bölgesinin dışında karşılaması ve kabul etmesi gerekir. Ama İmamı Azam’a göre gayrimüslimler Mekke’de hac ve umre yapmaktan yasaklanmışlardır. “Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar.” demek, “Hacca ve umreye gelmesinler.” demektir. Yani hac içinde Harem dâhiline girmelerine, Mekke, Arafat ve Müzdelife vesair yerlerde Müslümanlarla birlikte hac menâsikini icra etmelerine izin verilmez. Dolayısıyla başka mescitlere ve hacla ilgili olmayan hususlarda onlara izin verilebilir. (Bkz: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Tevbe suresi 28. ayetin tefsiri)
Müslümanların gayrimüslimlerle ilişkisindeki temel ayetler şunlardır:
“Allah, din hususunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve değer vermenizi yasaklamaz. Allah değer bilenleri sever. Allah sadece, din hususunda sizinle savaşmış, sizi yurdunuzdan çıkarmış ve çıkarılmanıza destek vermiş kimselere yakınlık göstermenizi yasaklar. Onlara yakınlık gösterenler zalimlik etmiş olurlar.” (Mümtahine, 60/8–9)
Ayetlerde gayrimüslimler için üç kırmızı çizgi belirlemiştir:
1. Dinimizden dolayı bizimle savaşmaları,
2. Bizi yurdumuzdan çıkarmaları,
3. Yurdumuzdan çıkaranlara destek vermeleri.
Gayrimüslimlerle ilişkiler konusunda aşağıdaki adresleri de inceleyebilirsiniz:
http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/gayrimuslimlerin-mekkeye-girmesi-ke…
http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/tevbe-suresinin-29-ayetine-gore-ehl…
http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/musluman-olmayanlarla-iliskile…


[1] Yukarıdaki duyuru, haram aylarının ikincisi olan Zilhicce’de yapılmıştı. Buradaki haram aylar (el-eşhuru’l-hurum) bilinen aylar değil, ikinci ayette belirtilen dört aydır. Haram denmesi, bu süre içinde muhatapların dokunulmaz sayılmasından dolayıdır.

[2] Antlaşmayı bozan müşrikleri.




Bu fetva 28047 kez görüntülendi.
Etiketler: gayrimüslimlerin Harem bölgesine girmesi, gayrimüslimlerin kutsal topraklara girmesi, gayrimüslimlerin Mekke'ye girmesi, hangi müşrikler Mekke'ye giremez, Mekke'ye girme yasağı, Müslüman olmayanın Mekke'ye girmesi, Müslüman olmayanların Mekke'ye girmesi, müşriklerin Mekke'ye girmesi


Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1Maide Suresi 64. Ayet'e göre, Yahudiler Allah tarafından lanetleniyorlar. Fakat bugün, Yahudiler Peygamberimizin topraklarında, tam da Arap Dünyasının ortasında, üstelik bir süper güç olarak devlet kurabilmişlerdir. Allah'ın vaadi Kıyamet'e kadar olduğuna göre, bu durum zikrettiğimiz ayet ile nasıl bağdaştırılabilir?2009.09.2931270
2Yahudi ve Hristiyanların kestiği etler yenir mi?2009.08.2435109
3Yahudiler, Mâide Suresi 43-44. ayetlere göre Tevrat bozulmamıştır diye iddia ediyorlar, verecek cevap bulamıyoruz. Hâlbuki biz biliyoruz ki Tevrat'ın içinde peygamberler hakkında kabul edilemeyecek isnatlar var. Bu hususta neler söyleyebilirsiniz?2009.08.118689
4Müslüman olmak isteyen bir Yahudi'nin Müslümanlığa geçmeden, önce Hristiyan olması gerektiğini duydum. Böyle bir şey doğru mu? Yoksa direkt Müslüman olabiliyor mu?2009.08.1111974
5Yahudiler doğuştan lanetlenmiş midir? Yeni doğan bir Yahudi bebeği doğuştan mı kaybeder?2009.08.1112616
6İslam'a sözlü veya yazılı olarak saldıranları yani İslam düşmanlarını, Hristiyan misyonerleri, başörtüsü yasakçılarını öldürmek müslüman bir vatandaş için caiz midir?2009.08.1122490
7Bütün ayetlerde yüce Allah her şeyi açıklamışken, dünya işlerinin yolunda gitmesi, amaçlarına ulaşmak için Yahudi ve Hristiyanlarla müttefiklik yapılır mı? Onlara şirin gözükmek için fetva verilebilir mi? Onlar incinmesin diye canlı bomba olan müslümanları teröristlikle itham edenlerin durumu için ne cevap verirsiniz?2009.08.113693
8Bizler elhamdülillah müslüman aileden doğduk ve bu nedenle İslam’ı kabul etmiş durumdayız. Peki müslüman olmayarak dünyaya gelen insanlara bu bir haksızlık olmuyor mu?2009.08.1116419
9Gayrimüslimlerin yaşantısına göre cennet ile ödüllendirilmeleri veya cehennem ile cezalandırılmaları konusunu sormak istiyorum. Yani iyilik etmiş bir gayrimüslim ile kötülük etmiş ve çok günah işlemiş gayrimüslim aynı kefede mi olacak?2009.08.117426
10Kendisine Kur'ân tebliğ edilmemiş bir kişinin Allah'a karşı sorumluluğu nedir?2009.08.1111057
11Gayrimüslimlerin avladığı balık haram mıdır? Yememizde bir sakınca var mıdır?2013.06.287476
12Gayrimüslimlere hediye vermekte bir sakınca var mıdır?2010.06.223616
13Müslüman olmayan bir öğretmene “siz iyi bir öğretmensiniz” demenin günahı var mıdır?2010.02.104469
14Ehl-i Kitaptan olan kişiler cizyelerini vermek suretiyle İslam ülkesinde yaşayabiliyorlar ve kendilerine dair bir dava söz konusu olduğunda kendi kitaplarına göre hüküm veriliyor. Peki, bunların dışında kalan kâfirler de İslam ülkesinde yaşama hakkına sahip midirler? Eğer bu hakka sahip iseler onların mahkeme işlerinde ne temel alınır? Bu hakka sahip değil iseler ülkeden tecrit mi edilirler, yoksa ne yapılırlar? Ve yine eğer bu hakka sahip değilseler ehli kitaba yönelik bir ayrıcalık doğmuş olmaz mı?2010.02.242798
15Bu aralar bazı Müslümanlar Peygamberimiz Hz. Muhammed’e inanmaksızın, kitap ehlinden olanların salih amel işleyen dindarlarının da cennete girebileceğini iddia ediyorlar. Bu iddialarını Bakara suresi 162. ayete dayandırıyorlar. Bu konuda sizin düşüncelerinizi araştırdım. Siz cennete girebilmeleri için bu insanlara Kur’an’ın tebliğ edilmemiş olmasının gerektiğini söylüyorsunuz. Ben Kur’an’ın tebliğinden kastınızın ne olduğunu merak ediyorum. İllaki uzun uzun açıklamak mı gerekir, yoksa Kur’an ayetlerinden bir defa okunmuş olması yeterli değil midir? Ben medyanın birçok organıyla bilgi akışı sağlandığı bu zamanda, bütün bilgilere çok kolay ulaşmak mümkünken hala İslam’dan bihaber insanların varlığına inanmakta zorlanıyorum. 11 Eylül olaylarından sonra hala İslam’ı duymayanların var olduğuna inanmak güç. Kimileri İslam’ı terör olarak yansıtan medyanın haberlerinden sonra Müslüman oluyorken, kimileri de aynı haberleri aldığı halde yüz çeviriyorlarsa bu kendilerinin problemi değil midir? Bu insanlar İslam hakkında negatif haberler almaları sebebiyle onlara İslam tebliğ edilmediği varsayılarak onların hala cennete gidebilecekleri düşünülebilir mi? Ölçü nedir?2010.04.054085
16Mâide Suresinin 116. ayetinde Hz. Meryem’in de ilah edinildiği bildiriliyor. Bildiğim kadarıyla Hristiyanlar sadece İsa aleyhisselama kulluk ediyorlar. Meryem validemizi ilah edinen grup kimlerdir?2010.06.194135
17Gayrimüslimlerin kul hakkında sormak istiyordum. Ben dinimi bilmezken yediğim bir kul hakkı oldu. Allah’ın bana etmiş olduğu hidayetten sonra dinimi öğrendim ama “kâfirin hakkı ödenmez ve o senin imanını alacak” diyorlar. Bu nasıl oluyor hocam? Ben imanla ölsem kâfirde hakkım var diye o benim imanımı alıp cennete girecek, ben de ebedi cehennemde mi kalacağım? Bir açıklık getirebilir misiniz?2010.12.2011784
18Sorumu sormadan önce kendimi tanıtmak istiyorum. Ben 5 yıl önce İslam dinini tercih eden ve dinin tüm gereklerini kabul eden ve ona göre de yaşamaya çalışan bir Müslümanım. Aslen Alman Hristiyan kökenli bir bayan idim. Allah’ın izni ile doğru yolu tercih ettim. Bu soruyu Almanca ve Türkçe bilen bir Müslüman kardeşim ile yazmaktayım. Geçenlerde çok iyi bir dostumun babası vefat etti. Bana yıllardır yardımcı olan ve çok sevdiğim bu insanın cenaze töreninde bulunmak istedim. Bu aile İslam’a girdikten sonra da bana saygı gösteren, destekleyen bir ailedir. Ama bana gayrimüslimlerin mezarlarına ve cenaze törenlerine katılamayacağımı söylediler. Kanıt olarak da Tevbe suresinin 84. ayetini gösterdiler. Ben ise gayrimüslimler ile ilişkiler konusunda Mümtahine suresinin 8 ve 9. ayetleri haricinde bir sınır bilmiyorum. Yaptığım araştırmalarda bir sonuca varamadım. Bir Müslüman kardeşim sizin sayfanızı tavsiye etti. Sorum şu olacak: Tahmin edeceğiniz gibi aile çevrem sırf Hristiyanlardan oluşuyor. Annem, babam, kardeşlerim, amca, teyze vs. ileriki zamanlarda ecel onları benden önce alırsa onların cenaze törenlerinde bulunmam dinen sakıncalı mı? Çünkü eğer İslam’ı tercih etmezlerse aile fertlerimin de cenaze törenleri İslami usulde olmayacaktır. Bu konuda nasıl davranmam gerekecek? Amacım İslami sınırları çiğnememe ve İslam’ın kararı ne ise onu uygulamaktır.2011.04.0225291
19Yaptığı bir bilimsel çalışmadan dolayı Müslüman olmayan birisine “Allah ondan razı olsun” diyebilir miyiz? Ayrıca Müslüman olmayanların insanlık için yaptığı hiçbir çalışmanın Allah katında bir değeri yoktur diyorlar. Doğru mudur?2011.04.0511912
20Camilerimizde başka dinlere mensup kişilerin veya papazların girerek ayin yapmaları doğru mudur?2011.06.144336
21Birkaç ayette Allah Teala, kendisinin “âlemlerin Rabbi” olduğunu vurguluyor. Fakat Bakara Suresinin 47. ayetinde de Yahudilere hitaben “Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.” buyuruluyor. “Âlemlerin Rabbi” ifadesindeki “âlemler” ile bu ayetteki “âlemler” aynı mıdır? Yahudiler, herkesten ve her şeyden üstün müdürler?2011.09.2113161
22Dinimize ve ülkemize düşman olan ülkelerin web sitelerini hack yapmamız caiz mi? Kesinlikle hırsızlık ve kul hakkı yapmıyoruz. Bizim amacımız, sanal dünyada dinimizi ve ülkemizi elimizden geldiğince korumak ve savunmak.2012.02.133713
23Bir gayrimüslimden dini hizmetlerde kullanılmak üzere her hangi bir isim altında bir para ya da bir mal alınır mı? İlim-irfan ve İslamiyet’in öğretildiği, İslami ilimlerin tedris edildiği yerlerin imarı, inşası ve her türlü masrafı için ehli kitaptan her hangi bir yardım almak caiz midir?2012.04.183275
24Mekke ve Medine gibi kutsal topraklara gayrimüslimlerin alınmamasının temel sebebi nedir? Allah’ın evi olarak nitelendirilen yer ve topraklardan Müslüman değiller diye başka insanları uzaklaştırmak doğru mudur? Kur’ân-ı Kerim’de buna yönelik bir emir var mıdır?2012.06.1328047


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 19:06
MessageSujet du message: Müslümanlardan Katolik Dünyasının Papalık Makamında DEV GÖVDE

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News en bref ... Օրուան կարճ լուրեր ... Güncel kısa haberler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com