Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Ottoman Hegemonyasına Karşı Arap Bağamsızlık Ateşinin Harlanışının
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 23 484
Point(s): 66 991
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 6 Nov 2016 - 11:48
MessageSujet du message: Ottoman Hegemonyasına Karşı Arap Bağamsızlık Ateşinin Harlanışının
Répondre en citant

Ottoman Hegemonyasına Karşı Arap Bağamsızlık Ateşinin Harlanışının 100. Yılındayız







Arap ihaneti 100 yaşında

Tam bugün, 6 Kasım 1916’da Osmanlı’ya karşı savaşan İtilaf devletleri (İngilizler), Mekke Şerifi Hüseyin’i ‘Hicaz Kralı, Cihat Komutanı ve Mekke Emiri’ kabul ettiler…

Erdoğan bir süre önce Lozan’a ‘hezimet’ diye çakarken ‘Tarih anlatıyoruz. Ders alın…’ dedi…

Bu sevindirici yaklaşım ışığında biraz daha tarihe dalalım…

Bu yıl 2016…

Osmanlı ve Ortadoğu tarihinde çok önemli bir yıl olan 1916’da yaşanan olayların 100. Yılı…

Örneğin tam bugün, 6 Kasım 1916’da Osmanlı’ya karşı savaşan İtilaf devletleri (İngilizler), Mekke Şerifi Hüseyin’i ‘Hicaz Kralı, Cihat Komutanı ve Mekke Emiri’ kabul ettiler…

Oysa bundan bir hafta önce 30 Ekim 1916’da Mekke Şerifi Hüseyin bir meclis toplamış ve kendini ‘Arabistan Kralı’ ilan etmişti…

Ancak İngilizler, Arabistan Krallığı sözünü Suud’lara vermişlerdi…

Bu yüzden İngilizler Şerif Hüseyin’in tüm Arabistan Krallığı hevesini desteklemediler…

Halbuki Mekke Şerifi Hüseyin, 1915’ten beri bir yandan Osmanlı’ya ve bölgenin askeri valisi Cemal Paşa’ya bağlılık mesajları vererek on binlerce altın sızdırıyor, öte yandan İngilizlerle Arap krallığı ve bağımsızlık için gizli pazarlıklar yürütüyordu…

Nihayet İngiliz casusu Lawrence’in kışkırtmaları ve dağıttığı altınlar sonucu Mekke Şerifi Hüseyin 100 yıl önce 10 Haziran 1916’da Osmanlı’ya isyan etti… Mekke ve Taif’teki Osmanlı Türk askerleri vahşice öldürüldü…

Mekke Şerifi Hüseyin’in bu ‘Arap isyanı’nı, 16 Mayıs 1916’da İngiltere ve Fransa arasında gizlice imzalanan ve Osmanlı’nın Ortadoğu’daki topraklarını paylaşan Sykes-Picot Antlaşmasından 25 gün kadar sonra patlatması dikkat çekicidir… Osmanlı yönetimi ve dünya bu gizli anlaşmayı ancak 1917 Sovyet Devrimi’nden sonra Lenin’in açıklaması ile öğrenecektir…

Mekke’de Osmanlı’yı arkadan hançerleyen bu isyana rağmen, Medine kenti ve peygamberin mezarı başında Fahrettin Paşa’nın bulunduğu Türk askerleri tarafından kahramanca savunuldu…Bu destansı savunma 30 Ekim 1918 Mondros Antlaşması sonrasına kadar sürdü…

Dönemin Harbiye Nazırı ve Genelkurmay Başkanı Enver Paşa, Hicaz’daki bu olumsuz gelişmeler üzerine o sırada Doğu cephesinde 2. Ordu komutanlığını vekaleten yürüten Mustafa Kemal Paşa’yı 17 Şubat 1917’de Hicaz Seferi Kuvvetler Komutanlığı’na tayin etti… Görevi Hicaz’ı kurtarmaktı…

Mustafa Kemal Paşa 21 Şubat 1917’de Şam’a gitti ve o sırada orada bulunan Enver Paşa ve Cemal Paşa’lar ile bu sorunu görüştü…

Mustafa Kemal, savunulması mümkün olmadığı için kutsal kentler Mekke ve Medine’nin terkedilmesi ve onun yerine Filistin cephesinin güçlendirilip savunulması görüşündeydi…

Enver Paşa, Cemal Paşa ve Mustafa Kemal’in mantıklı askeri gerekçelerine yanıt bulamayınca bu kutsal kentlerden çekilmeyi kabul etti…

Ancak bu haber İstanbul’a ulaşınca bu kez 73 yaşındaki dindar ve halim selim Padişah V. Mehmet Reşat ilk kez isyan etti…

Ordu Medine’yi terkederse halifelik ve padişahlıktan çekileceğini bildirdi…

Bunun üzerine daha yeni sadrazam olmuş olan (3 Şubat 1917) Talat Paşa panikleyerek kutsal kentleri terketme kararını veto etti…

Bu arada Mekke Şerifi Hüseyin İngilizlere dayanarak Haşimi Sülalesi adına Hicaz Kralı olurken, genç oğlu Faysal Irak kralı, ortanca oğlu Abdullah Ürdün Emiri ilan edildiler…

Şerif Hüseyin 1924’te Türkiye Cumhuriyeti halifeliği kaldırınca bu kez kendisini halife ilan etti… Peygamber soyundan gelmesini de buna dayanak yaptı…

Halifelik ile pek ilgilenmeyen ancak ‘Arap Kralı’ olmayı kafaya koymuş olan Vahhabilerin reisi Abdülaziz bin Suud, bunun üzerine İngilizlerin desteği ile Mekke Şerifi’ne karşı harekete geçti…

Kısa sürede Vahhabi Suudiler, Mekke-Medine ve tüm Hicaz’ı ele geçirdiler (1924/25)… Medine’de Hazreti Peygamber’in eşi Hatice’nin ve bazı sahabenin mezarlarını yerle bir ettiler…

Mekke Şerifi Hüseyin, İhvan (Müslüman Kardeşler) tarafından yakalandı ve İngilizler tarafından Kıbrıs’a sürüldü (1924)…

Ölümünün yaklaştığı günlerdeŞerif Hüseyin hasta yatağında ‘Bizim bu başımıza gelenler ve gelecekler, Osmanlı devletine karşı işlediğimiz günahın ilahi cezasıdır’ dedi…

Bu sözleri duymuş olan oğlu Abdullah’ın bunu, kral bulunduğu Ürdün’de Türkiye büyükelçisi olan Celal Karapınar’a aktardığını Şevket Süreyya, Enver Paşa kitabının III. Cildinde yazar…

Osmanlı’ya ve Türklere ihanet eden Haşimisülalesi’nin kaderi parlak olmamıştır… Irak’ta Kral Faysal’ı İngilizler zehirlediler, torunu II. Faysal da daha sonraki yıllarda çıkan bir ihtilalde ayaklar altında ezildi… Ürdün Emiri Abdullah Kudüs’te Ömer Camii kapısında öldürüldü…Ürdün’ü şimdi aynı adı taşıyan torunuII.Abdullah yönetiyor…

Arapların Osmanlı’ya isyanı, Türklere ihaneti ve kendi aralarında sırtını İngilizlere, Amerikalılara dayayarak yürüttükleri kanlı iktidar kavgalarının tarihi uzundur…

Bugünkü tarih dersini, o bölgede o dönemde görev yapmış genç bir gazetecinin gözlemleri ile bitirelim:

‘’Yarın, öbür gün Arap çeteleri ile sarılacaksınız. Peygamberin torunları Ravza'nın yeşil kubbesine kurşun atacaklar. İstanbul elden gidiyormuş gibi telaşlanarak, size Anadolu'nun bağrından Türk yavruları göndereceğiz. Siz, Peygamberin torunlarının ateş ve açlık çemberi içinde, bir hurma kurusu bulamayıp deriniz iskeletinize yapışık ölürken, Anadolu çocukları iskorpitten çürüyüp düşen ağızlarının içinde kavrulmuş çekirge çiğnemeye çalışarak, Fatma'nın, Ebubekir'in, Ömer'in ve Muhammed'in sandukalarını savunacaklar…

Şaka değil, İslam emperyalizmi yapıyoruz. ‘’ (*) Zeytindağı-1932/Falih Rıfkı Atay

Bugün Irak’ta, Musul’da, Suriye’de, Rakka’da Sünnilerin, Sünni Araplarınhaklarını savunmaya çalışan Erdoğan umarız Osmanlı/Türk-Arap ilişkileri üzerine biraz da tarih çalışır…

Kerem Çalışkan

Odatv.com

http://odatv.com/arap-ihaneti-100-yasinda-0611161200.html


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Dim 6 Nov 2016 - 11:48
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Discussions / Débats - Քննարկում - Tartışma/Düşünceler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com