Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
WINEP Trump’tan Ermeni Soykırımı’nın tanınmayacağı konusunda
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> 24 Nisan 1915'i anma, tartışmalar - commémorations, débats, annonces
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 17 Jan 2017 - 08:46
MessageSujet du message: WINEP Trump’tan Ermeni Soykırımı’nın tanınmayacağı konusunda
Répondre en citant

WINEP Trump’tan Ermeni Soykırımı’nın tanınmayacağı konusunda Türkiye’ye garanti vermesini istedi






Washington Yakın Doğu Politika Enstitüsü (WINEP) Türkiye ile ilgili ABD politikası önerileri çerçevesinde, ABD Cumhurbaşkanı Trump’ a ‘Ermeni Soykırımının tanınmayacağı konusunda Türkiye’ ye garanti vermesini önermişti. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ve Türk bilim adamı Soner Çağaptay tarfından hazırlandığı raporda “ABD Kongre’de Ermeni Soykırımı’nın kabul edilmeyeceği konusunda Türkiye’ye garanti verebilir. İkili ilişkilerde her zaman kritik bir konu olan sorun Türk milleti için de büyük önem taşıyor” söylendi.

WINEMP’in Orta Doğu adanmış ilk raporu yazanlar Trump rejiminin, Türkiye politikasının gözden geçirmesini istedi.

Yeni yaklaşımların her iki taraf için en önemli konulara odaklamaya izin verileceğini savunan raporda Türkiye için öncelikli olduğunu iddia edilen Fetullah Güleni’in teslim edildiğini de kapsandı.

Bu öneri üzerine Ermeni Ulusal Comitesi- Amerika (ANCA), Başkanlığı Enstitünün İcra Direktörü Robert Satloff’ a soykırımın tanınmasını neden bloke ettiğini sordu.
ABD’ nin Ankara eski Büyükelçisi James F. Jeffrey ve akademisyen Dr. Soner Çağaptay, birlikte yazdıkları bir yazıda ABD Ermeni Soykırımının Kongre’ den geçmeyeceğine dair Türkiye’ ye garanti verebilir diye yazmışlardı. Söz konusu yazı WINEP’ in Orta Doğu’ daki temel politika çatışmaları konusunda ‘ Başkanlık Geçiş Raporu (Paper)’ serisinin ilk yazısıydı.

1985 Yılında kurulan WINEP’ in amacı, Enstitü’nün web sitesine gore; Orta Doğu’ da ABD’ nin dengeli ve gerçekçi çıkarlarını ortaya koymak ve bu hedefi güvence altına alacak politikalar geliştirmek…



http://www.ermenihaber.am

Winnep ortadoğudaki yapay devletin idamesini saplayacak politikalar ve müdahaleler için kurulmuş malum milettin lobi faaliyetlerini sürdüren örgüt...


Dernière édition par vahe2009 le Mar 17 Jan 2017 - 08:52; édité 1 fois
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mar 17 Jan 2017 - 08:46
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 17 Jan 2017 - 08:49
MessageSujet du message: WINEP Trump’tan Ermeni Soykırımı’nın tanınmayacağı konusunda
Répondre en citant

Can Trump Overcome Obama's Israel Failure?





Robert Satloff

http://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/can-trump-overcome-obamas-israel-failure




http://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/us-policy-on-turkey

Also available in العربية

National Interest


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 17 Jan 2017 - 08:50
MessageSujet du message: WINEP Trump’tan Ermeni Soykırımı’nın tanınmayacağı konusunda
Répondre en citant

https://www.google.com.tr/search?q=armenian+site:http://www.washingtoninstitute.org/&ie=utf-8&oe=utf-8&gws_rd=cr&ei=vMx9WNXmJMKSar-4mvAD

Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 26 Jan 2017 - 18:55
MessageSujet du message: Trump sözünü tutacak mı?
Répondre en citant

Trump sözünü tutacak mı?






ABD’nin çiçeği burnunda Başkanı hem kendi ülkesi hem de bütün dünya için şaşkınlık konusu olmaya devam ediyor. O kadar değişik bir figür ki dünyanın en büyük gücünü yöneteceği fikrine hala alışılamadı. Trump’ın farklılığı esas itibarıyla Amerikan kurulu düzeninin teamüllerini ve tercihlerini kaale almadan ABD devletini yönetmeye eğilimli görünmesinden.

Bardağın dolu tarafını görme yanlısı iyimserler yeni ABD Başkanı’nın seçim kampanyası sırasında verdiği sözleri tutmasının gerekmediğini -geçmişte de seçimden önce söylenenlerin Beyaz Saray’da unutulduğunu hatırlatarak- ileri sürüyorlar. Bu doğru, daha önce de birçok ABD Başkanı özellikle ülkedeki etkin lobileri ikna edebilmek için verdikleri bazı sözleri göreve geldikten sonra unutmak zorunda kaldılar. Mesela Ermeni lobilerine “soykırım” iddiasını tanıyacakları yönünde söz verenler bilahare Türkiye ile ilişkilere zarar vermemek için konunun etrafından dolaşmak zorunda kaldılar.

Washington’da gücü ve etkinliği herkesin malumu olan Yahudi lobilerini ikna edebilmek için de Kudüs’ün başkent olarak tanınması talebine ‘evet’ demek zorunda Başkan adayları. Bir önceki Başkan da aynı sözü vermişti; ama sonra Obama unutmak zorunda kaldı verdiği sözü. Çünkü Başkan’ın lobilere verdiği sözü tutmak için bütün İslam dünyasının öfkesini ülkesinin üzerine çekmesine iyi gözle bakmayacak unsurları var devletin. Zaten İsrail-Filistin ihtilafında resmi görüş olarak “iki devletli çözüm”den yana olan ABD’nin Kudüs’ün başkent olduğunu kabul etmesi kendi savunduğu görüşten vazgeçtiği anlamına da gelir ki bunu beklemek mevcut konjonktür içinde mantıklı değil.

Bu son seçim sürecinde Trump “Eğer seçilirsem Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağım” diye konuştuğunda da bu söz ABD’nin Ortadoğu siyasetini baştan aşağı değiştirmeye yönelik bir yaklaşımın ifadesi olarak değil, bir siyasetçinin seçmenlerinden bir bölümünü ikna etmek için ortaya attığı vaatlerden biri olarak görülmüştü dış politika yorumcuları tarafından. Ancak Trump seçildikten sonra da bu sözünün arkasında duracağını açıkladı. Şimdi devletin ilgili kurumları ve özellikle Amerikan Dışişleri bunu engellemenin yollarını arıyor. Ama başarılı olabilirler mi, kimse bilemiyor. Nitekim Meksika sınırına duvar örme vaadini de çoğu kişi blöf veya abartılı bir retorik olarak görmüştü ama bu konuda da somut adımlar atılması gündemde. Tıpkı bir önceki başkan Obama’nın adıyla anılan sağlık sisteminin ortadan kaldırılmasına yönelik sözleri ve bu konuda şimdi başlatılmış görünen hazırlıklar gibi.


İşin gerçeği şu: Trump göreve seçilmek için seçmene vaatlerde bulundu ama bunları sadece vaat olarak da görmemek lazım. Öyle olsa belki bunların en azından bir bölümünden kolayca vazgeçmesi mümkün olabilirdi. Trump bir anlayışın, bir zihniyetin, bir görüşün temsilcisi olarak o vaatlerde bulundu. Tamam, o görüşlerin birçoğu marjinal nitelikte, irrasyonel veya tehlikeli. Ama netice itibarıyla seçmenin onayını almış olan bir program bu. Gerçi Beyaz Saray yegâne güç merkezi değil Amerikan sisteminde. Senato başta olmak üzere, bağımsız kurumlar ve sivil toplum herhangi bir başkanın kafasına her eseni yapmasına engel çıkarabilir. Fakat yine de Trump’ın önceliği seçimden önce vaat olarak ifade ettiği görüşlerini hayata geçirmeye çalışmak olacaktır.

Birtakım lobilere verilmiş sözlerin seçimden sonra milli menfaatler ve devletin ilgili kurumlarının hassasiyetine takılarak sümen altı edilmesi bir dereceye kadar kabul edilebilir bir realite. Ne var ki Amerikan kamuoyunun bütününe hitaben dile getirilen vaatlerin yerine getirilmemesine tolerans gösterilmesi o kadar kolay olmaz. Haddizatında Trump’ın bütün vaatlerini, yani kafasındaki siyasi ve sosyal programı unutup Washington’daki statükonun emrine gireceğini düşünmek realist bir tutum olmaz.

Lafı uzatmayalım… Trump’ın yerine getirmek isteyeceği vaatler arasında Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması gibi dış politika dengelerini değiştirebilecek ve bu arada Türkiye’yi zor durumda bırakacak adımların yanı sıra döviz ve faiz enstrümanlarını dilediği gibi kullanmaktan çekinmeyeceği ekonomi politikasının da Türkiye açısından olumlu sonuçlar doğurmama ihtimali var.

Vaktiyle çok iyi anlaştığımız Obama yönetimiyle özellikle ikinci dört yılında giderek uzak düştüğümüz için Beyaz Saray’ın yeni sakinini Ankara memnuniyetle karşıladı ama seçimden önce dile getirilen vaatler ve seçimden sonra sürdürülen retorik yeniden değerlendirilerek Trump yönetimiyle ilişkiler konusunda B ve C planlarının hazırlanmasında fayda var gibi görünüyor.

İbrahim Kiras ibrahimkiras@karar.com

http://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kiras/trump-sozunu-tutacak-mi-3166#


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 16 Fév 2017 - 10:05
MessageSujet du message: ABD’de Trump’ın, Ermeni Soykırımı'nı tanınması için imza kampanyası ba
Répondre en citant

ABD’de Trump’ın, Ermeni Soykırımı'nı tanınması için imza kampanyası başlatıldı





Ermeni Konusu Üzerine Kongre Kurulu (Congressional Caucus on Armenian Issues) liderleri Pazartesi günü Temsilciler Kurulu'ndaki meslektaşlarına ABD Başkanı Trump'ın Ermeni Soykırımı'nı dürüst ve doğru bir şekilde anması taleplerine destek vermeleri çağrısında bulundu.

ANCA İcra Direktörü Aram Hamparian, internet üzerinden hazırlanan imza kampanyasını tanıttı ve “lütfen bugün harekete geçin ve arkadaşlarınızı ve ailenizi temsilcilerinden bu kampanyayı imzalamalarını talep etmeye teşvik edin" ifadelerini kullandı.

ABD Temsilciler Meclisi üyelerine hitaben yazılan mektupta, Ermeni Kongre Kurulu Eşbaşkanları Frank Pallone, Jackie Speier, David Trott ve David Valadao'nun yanı sıra başkan yardımcıları Gus Bilirakis ve Adam Schiff şöyle yazdı: "20. yüzyılın ilk soykırımı sırasında 1.5 milyon Ermeninin katledildiği tartışmasız bir gerçektir. ABD'nin Osmanlı İmparatorluğu büyükelçisi Henry Morgenthau soykırımı belgelemiş ve sonrasında Ermeni halkına yardım etmek ciddi kampanyalar düzenlemiştir.

ABD başkanının soykırımı tanıması, kaybedilenleri, soykırımından kurtulanların azim ve kararlılığını ve ülkemizi güçlendiren Amerikalı Ermenileri onurlandıracaktır.”

http://www.ermenihaber.am


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 16 Avr 2017 - 09:40
MessageSujet du message: 24 Nisan Arefesinde ABD'li Ermeniler Trump'a Büyük Başkan Reagan'ı
Répondre en citant

24 Nisan Arefesinde ABD'li Ermeniler Trump'a Büyük Başkan Reagan'ı Kendisne Rehber Yapıp Ermeni Soykırmını Tanıma Çağrısı Yaptılar









Amerika Ermenilerinden Trump’a, Regan’ın işine devam etme ve Ermeni Soykırımını tanıma çağrısı


Otuzaltı yıl önc ABD başkanı Ronald Reagan, hiçbir başkanın yapmadığı işi yapmaya cüret etti. 1915-23 Osmanlı İmparatorluğuda Ermeni kitlesel katliamlarına ilişkin konuşurken «Soykırım» sözünü sarf etti. Beyan, Amerikan Ermeni Asamblesi (AAA) Mütevelli Heyeti eşbaşkanı Anthony Barsamian ve AAA Mütevelli Heyeti üyesi Nubar Afeyan’ın ortaklaşa kalme aldığı makaleyle geldi. Makale «The Hill» portalında yer aldı.

Yazarlar bugün dünyada 1.5 milyonu ABD’de olmak üzere 10 milyon Ermeni yaşadığı, bunun münferit insanların kahramanca edimleri saysinde mümkün olduğu, bunların düşman karşısında kurtarıcı rolü ifa ettikleri kaydettiler.

ʺErmeni mülteciler 20. Asrın ilk büyük mülteci akışıydı ve ne yazık ki tarih bugün tekrarlanmaktadır, zira yaklaşık 65 milyon insanın güvenlik gerekçeleriyle kaçtıklarını görüyoruzʺ.

Yazarların ifadesiyl hakikati itiraf edememek tehlikeli, ancak daha korkuncu bunun unutulmaya terk edilmesi. 1951 yılında Birleşik Devletler, Uluslararası Mahkemede şiddete uğramış insanların hatırasını şu sözlerle ebedileştirdi: «Soykırım pratiği insanlığın tüm varoluş dönemlerinde işledi. Romanlıların Hıristiyanlara yöneli suçları, Türkler tarafından Ermeni katliamları, Naziler tarafından milyonlarca Yahudi ve Polonyalının imhası soykırım suçlarının bariz örnekleridir»

ʺBu siyasi açıdan ne kadar komplik olsa da başkan Reagan geçmişi hatırlamanın öneminin bilincindeydi.

Ondan bu yana her iki partinin başkan adayları Ermeni Soykırımını tanıma sözü vermekte, ancak maalesef onlar göreve geldiklerinde ‘siyasi hassasiyet’ öncelikli olmaktadır. Şu andaki başkanın karşı karşıya bulunduğu birçok soruna kıyasla Ermenilere yönelik hunharlıkların «soykırım» kelimesiyle betimlenmesi oldukça küçük bir mesele gibi gelebilir, ancak tarih haklılık gerektirmektedir. Kimileri başkan Trump’ı başkan Reagan’la kıyaslamaktalar, özellikle ‘eski düzen’i sarstığında.

Tarih adına , Ermeni Soykırımının 102. Yıldönümünde Trump’ın, başkan Reagan’ın 36 yıl önce bıraktığı işi toparlayabilesini umud edelim.ʺ

https://news.a


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 16 Avr 2017 - 09:42
MessageSujet du message: WINEP Trump’tan Ermeni Soykırımı’nın tanınmayacağı konusunda
Répondre en citant







Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 22 Avr 2017 - 19:40
MessageSujet du message: WINEP Trump’tan Ermeni Soykırımı’nın tanınmayacağı konusunda
Répondre en citant

Trump 24 Nisan’da sürpriz yapar mı?





ABD’nin yeni Başkanı Trump’ın 24 Nisan’da Ermeni Soykırımı hakkında ne diyeceği, ya da bir şey deyip demeyeceği merak konusu.

ABD Başkanı’nın 24 Nisan’la ilgili, gelenek haline gelmiş açıklamaları her yıl ilgiyle bekleniyor olsa da, göreve yeni gelen bir başkanın ilk açıklaması daha da önem kazanır ve spekülasyonlara neden olur. Başkan Trump’ın Ermeni Soykırımı konusunda ne diyeceği veya demeyeceği merakla bekleniyor.

Bir önceki Başkan Obama, 24 Nisan 2009’da, seçim vaatlerinin tersine, videoyla kaydedilmiş kesin ve açık söylemine rağmen, soykırım yerine ‘büyük felaket’ terimini kullanmakla kalmamış, bunu sekiz yıl boyunca tekrarlamıştı.
Tek dayanak

Trump’ın, 1915 ile ilgili bugüne kadar kayda geçmiş bir ifadesi yok. Trump, bırakın Ermeni Soykırımı’nı, Ermeni-Türk ilişkileri hakkında herhangi bir beyanda bulunmamış. Bu durumda, yapacağı açıklamayla Ermeni Soykırımı’nı tanıyacağını umut etmenin tek dayanağı, Trump’ın alışılagelmişin dışına çıkan, sistemi zorlamayı tercih eden kişiliği olabilir. Bu zayıf bir olasılık olmasına rağmen, Ermeni lobisi her zaman olduğu gibi taleplerini gündemde tutmaya çalışıyor.

Aralarında güçlü ve nüfuzlu Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce ve diğer komite başkanları ve muhalefetin önde gelen üyelerinin de yer aldığı 83 parlamenter, Başkan Trump’a bir mektup yazarak 24 Nisan’da Soykırım’ı tanımasını ve o günü ‘Ermeni Soykırımı’nı Anma Günü’ ilan etmesini talep ettiler. Mektup ve diğer çağrılarda, eski başkanlardan Ronald Reagan’a hayran olan Trump’a, Reagan’ın göreve geldiği ilk yıl olan 1981’de, 22 Nisan günü ‘Holokost Anma Günü’ vesilesiyle yayımladığı açıklamada, Ermeni Soykırımı’nı açıkça tanıdığı hatırlatıldı. Fakat başkanlığının ilerleyen yıllarında, Soğuk Savaş’ın sonuna doğru, Reagan’ın bu terimi kullanmadığına ve klasikleşen ABD Dışişleri Bakanlığı çizgisinde yol aldığına değinilmedi. Ayrıca, mektubu imzalayan parlamenterlerden Ed Royce ve birkaç komite başkanı dışında büyük çoğunluk Demokrat azınlık mensuplarından oluşuyor. İmzacıların arasında Trump’ın partisi Cumhuriyetçi Parti’den olanların sayısı 10’u geçmiyor.
Obama’dan farkı

Trump’tan beklentilerin çok yüksek olmamasının bir başka nedeni ise, genel kanaatin Başkan Trump’ın ahlaki yükümlülük veya soykırımların tekrar yaşanmasını önlemek gibi bir yaklaşımla hareket etmeyeceği yönünde olması. Obama veya Clinton gibi başkanlar bu gerekçeleri kullanmayıp, reelpolitik gerekçesiyle ‘temkinli’ davranmışlarsa, Trump’dan ne beklenebilir?

Seçim kampanyası döneminde ABD Dışişleri’nin realist çizgisinden uzaklaşacağı sinyalleri vermiş olsa da, Trump son günlerde bu tavrından dönüş yaptı. Daha önceleri “NATO artık gereksiz” diyen Trump, bu sıralar “NATO yeniden gerekli hale geldi” demeye başladı. Çin’e karşı kullandığı sert söylemi yumuşatan, ekibinde milliyetçi olarak bilinen kesimin nüfuzunu azaltarak, küreselci olarak bilinenlere rağbet etmeye başlayan Trump, Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye’yi karşısına almak istemez.

Bugüne kadar ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlığı Pentagon, Ermeni ve Yunan lobilerinin çabalarına rağmen genelde Türkiye ile olan ilişkilerin önemini vurgulayarak, ABD başkanlarını kişisel görüşlerini bir kenara koymaya ikna etti. Bu ‘gelenek’ Trump’la da devam edecek gibi görünüyor. Bu tablo, elbette, Ermeni kurumlarının kolektif hafızanın silinmemesi ve adalet talebi için harcadığı yoğun çabaları durdurmuyor. Federal yapı, yani Kongre ve Başkan nezdinde Türkiye’nin güvenilir bir müttefik olmadığı, 24 Nisan’ın bir insan hakları konusu olduğu sürekli olarak vurgulanıyor.

Eyaletler, beldeler ve belediyeler nezdinde Ermeni lobisi çok daha etkili oluyor. 40’tan fazla eyaletin tanıdığı Ermeni Soykırımı, ABD’nin birçok yerinde anılıyor. Bu, Ermenilerin en büyük başarısı. New York ve Los Angeles başta olmak üzere birçok yerde 24 Nisan anma törenleri, yürüyüşler ve protestolar düzenlenecek. Günümüzde azınlıkta olsalar da çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu bir kesim “Bununla yetinmemeliyiz, Türkiye’nin kendi tarihiyle yüzleşmesini sağlamalıyız” görüşünde. Fakat onları frenleyen de yanlış anlaşılma riski. “Soykırımın önemini azaltmak”, “inkârcılara nefes alma alanı yaratmak” gibi ithamlarla karşılaşabilirler.
‘Promise’

Başkan Trump’ın 24 Nisan’da ne diyeceği dışında, Soykırım2ın yıldönümüyle ilgili gündemdeki diğer konu, ünlü Ermeni milyarder Kirk Kerkorian’ın ölmeden önce yaptığı 100 milyon dolarlık yatırımla çekilen ‘Promise’ adlı film. Ermeni Soykırımı ile ilgili ilk büyük Hollywood yapımı olan ‘Promise’ geçen hafta yoğun bir katılımla yapılan galayla vizyona girdi. Christian Bale, Charlotte Le Bon gibi ünlü oyuncuların rol aldığı ve Terry George’un yönettiği filmin geniş bir kitle tarafından izlenmesi, ABD Ermeni toplumunun odaklandığı bir hedef. Buna karşın Hollywood endüstrisinin bazı güç odakları Türkiye ile ilişkileri ve film endüstrisinin çıkarlarını zedeleyeceği endişesiyle ‘Promise’e çok sıcak bakmıyor.

Öte yandan, Başkan Trump’ın Hollywood’la ilişkileri zayıf ve soğuk. Trump, Hollywood’un sadece kendisinin değil, ABD’nin de düşmanı olduğunu söyleyen Trump’ın, Hollywood’un tutumunun üstünde etkisi olacağını söylemek mümkün değil.

Sürprizleri seven Başkan Trump’ın vicdanının sesini mi yoksa ‘devletin çıkarları’nı mı gözeteceğini, 24 Nisan’da hep birlikte göreceğiz.

Edvin Minassian

http://www.agos.com.tr/


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 04:39
MessageSujet du message: WINEP Trump’tan Ermeni Soykırımı’nın tanınmayacağı konusunda

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> 24 Nisan 1915'i anma, tartışmalar - commémorations, débats, annonces Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com