Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Mısırlı Araştırmacıdan Yahudilik Hakkında Bildiklerinizi Unutun İddası
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Courant / Contre-courant (points de vue - Տեսակետ - Görüş açısı) -> Documents - Փաստաթուղթեր (Archives/Dossiers - Arşiv/Dosya - Արխիւ)
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 534
Point(s): 69 920
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 18 Jan 2017 - 09:34
MessageSujet du message: Mısırlı Araştırmacıdan Yahudilik Hakkında Bildiklerinizi Unutun İddası
Répondre en citant

Mısırlı Araştırmacıdan Yahudilik Hakkında Bildiklerinizi Unutun İddası








Yusuf Peygamber’in mezarı bulundu mu?

Yazar, Yusuf Peygamber olarak bildiğimiz Eski Ahit şahsiyetinin gerçekte Vezir Yuya olduğunu iddia ediyor. Din adamı Yusuf ile Krallar k Paylaşımı


Mısır asıllı İngiliz yazar Ahmed Osman, Omega Yayınları arasında yer alan “Krallar Vadisindeki Yabancı” adlı kitabında Yusuf Peygamber’in izini sürüyor. Yazar, Yusuf Peygamber olarak bildiğimiz Eski Ahit şahsiyetinin gerçekte Vezir Yuya olduğunu iddia ediyor. Din adamı Yusuf ile Krallar Vadisi’ndeki bu yabancı aynı kişi olabilir mi? Osman’ın bu soruya yanıtı 'evet'... Bu durumda Yusuf Peygamber’in mumyası da Kahire’deki müzede… Eğer bu bilgi doğruysa, bu bildiğimiz dinler tarihinin de sonu demek…

“Musa ve Akhenaton” adlı kitabında Musa’nın gerçekte “kâfir kral” Akhenaton’un ta kendisi olduğunu ileri süren Mısır asıllı İngiliz yazar Ahmed Osman, Eski Ahit’teki şahsiyetlerin izini sürmeye devam ediyor. Osman, Musa’yı bir Mısır soylusu olarak tasvir eden Musa ve Akhenaton, Çıkış’ın meselinin gerçekleştiği şehri ortaya çıkaran Kayıp Şehir’den sonra “Krallar Vadisindeki Yabancı”da da Yusuf Peygamber’in izini sürüyor. Yazar, Omega Yayınları'ndan çıkan son kitabı “Krallar Vadisindeki Yabancı”da Yusuf Peygamber olarak bildiğimiz Eski Ahit şahsiyetinin gerçekte Vezir Yuya olduğunu iddia ediyor.

Yuya ve karısı Tuya'nın mezarı 1905 yılında bulundu. Kazıyı yönetenler Howard Carter, James Quibell, Arthur Weigall ve Edward Ayrton gibi Tarihi Eserler Hizmetleri yetkilisi arkeologlardı. Bulunan kalıntılar arasında bir kızağın üzerinde siyah ziftle kaplı, üzerinde yazılar bulunan Yuya’nın ahşap lahdi, üç tabutun içinde Yuya’nın mumyası ve karısı Tuya’nın mumyasının bulunduğu iki tabut da vardı. Tutankhamun’un mezarı bulununcaya dek, Yuya’nın mezarı Mısır’da neredeyse hiç zarar görmemiş halde bulunan ilk mezar oldu. Mezar, resmi olarak 13 Şubat 1905’te açıldı. Açılışa İngiltere Kralı’nın kardeşi Connaught Dükü ve Düşesi katıldı. Yuya ve Tuya’nın mezarı, Tutankhamun’dan önce bulunan en eksiksiz mezar olsa da, hiç kimse Yuya’nın kişisel olarak çok önemli olduğunu düşünmüyordu.

Ama Yuya, Hiksos kralları zamanında İki Diyarın Hükümdarının (Firavun) Kutsal Babası’nın sahip olduğu ve Yusuf’un de taşıdığı “it ntr n nbtawi” unvanına sahip olan tek kişiydi. Açık bir şekilde Kraliyet kanını taşımamasına rağmen, Asiller Vadisi yerine Krallar Vadisi’ne gömülmüştü. Dahası, diğer asillerin aksine Yuya’nın mezarı dekore edilmemiş ve üzerine isim yazılmamıştı. Lahdinin üzerinde, üç tabutta ve diğer cenaze eşyalarında bulunan adı Mısır dilinden değildi ve o dönemden önce Mısır’da kullanılmamıştı. Çoğu Krallık mumyasının aksine, Yuya’nın kulakları delinmemişti ve çenesinin altında avuç içleri göğsüne dönük şekildeki kollarının duruşu, ölen kişinin kollarının göğsünde çapraz olduğu yaygın Osiris tarzından farklıydı. Bilindiği kadarıyla Yuya, elleri bu şekilde bulunan tek Mısır mumyası.Klasik bir Mısırlı gibi görünen karısı Tuya’nın aksine, Yuya dış görünüş itibariyle dikkat çekici ölçüde yabancıydı.

Yuya’nın soyundan gelenlerin iktidarı — Amarna kralları Amenhotep IV (Akhnaten), Semenkhkare, Tutankhamun ve son olarak Yuya’nın kendi oğlu olduğu kabul edilen Aye — Mısır tarihindeki en sıra dışı olaylardan birine şahitlik etmişti. Amenhotep IV tapınakları kapatıp Mısır’daki bütün geleneksel Tanrıları ortadan kaldırmış, yerlerine tek tanrı olan Aton’u getirip kendi ismini de Amenhotep IV’ten Akhnaton’a çevirmişti. 18. Hanedanlığın son kralı Horemheb Amarna krallarının yerini aldıktan sonra, onların isimlerinin sanki hiç var olmamışlar gibi Mısır tarihinden silip atmak için önemli bir hamle gerçekleşmiştir.

Bu büyük değişim Akhnaten’in hükümdarlığının dördüncü senesinde Karnak’ta Amon adına yapılan devasa tapınağın doğusuna büyük bir Aton tapına inşa edildiği zaman başladı. Amon Karnak’ta karanlık bir mabette saklı kalmıştı. Aton’a çatısı olmayan bir ibadethanede tapılıyordu. Tapınağın duvarları parlak renklerle boyanmış, kralın Aton ile birlikte kutladığı şenliği resmeden çizimlerle doluydu.

Son üç senesini Semenkhare ile beraber yürüttüğü on yedi yıllık hükümdarlığının ardından gizemli bir şekilde ortadan kaybolana dek, Akhnaton‘un tek Tanrı ısrarı yıllar içinde daha da pekişti. Onunla birlikte Semenkhare de aynı ölçüde garip bir şekilde ortadan kayboldu. Akhnaton’un Kraliçe Nefertiti’den olduğuna inanılan oğlu Tutankhamun başa geçti. Tutankhamun eski tanrılar ve Aton arasında ara bulmak istedi. Amarna’yı terk etti ve Teb’e dönerek kapatılan tapınakları tekrar kullanıma açtı. Ancak Aton’atapılmasına müsaade etti. Dokuz yılın ardından Tutankhamun devri bir saldırıyla sona erdi ve yerine Yuya’nın küçük oğlu Aye geçti. Ancak o da kısa bir süre devam edebildi — dört yıl — ve ardında iz bırakmadan ortadan kayboldu. Tahta bir Mısır ordusu generali olan ve kendi döneminde “bir tür General Franco” olarak tanımlanan Horemheb geçti. Horemheb yargı sistemini yeniden düzenleyerek ve hafif suçlara ağır cezalar koyarak istikrarı yeniden sağlamaya yöneldi. Akhnaton’un yaptırdığı çok sayıda anıtı ortadan kaldırdı ve Tutankhamun’un kabartma resimlerini kendisininkilerle değiştirdi.Aye’nin ölümünün ardından dört Amarna kralının ve ailelerinin kaderi üstüne bir perde çekildi. Bütün Mısır kayıtları Horemheb’inAmenhotep’ten sonra tahtı devraldığını yazarak Akhnaton, Semenkhare, Tutankhamun ve Aye’yi tümüyle yok saydılar.

Vezir Yuyanın ardından ortaya çıkan gelişmeler böyle. Peki, Mısır’daki dini düşüncelerin karmaşıklığına ve ne kadar uzun zamanda şekillendiğini düşündüğümüzde, Akhnaton döneminde hiçbir resmi olmayan tek bir tanrıya inanmak gibi büyük bir değişimin nedeni ne olabilir? Genel kanı bunun Yuya ile başladığı. Eğer kendisi tek tanrılı dinin inananı Yusuf değilse, Mısır’ın yüzyıllık eski dini inançlarında yer almayan bu devrim niteliğindeki düşüncelere nereden kapıldı?

Osman şöyle devam ediyor: “Sonunda 1984’te Kahire’ye uçup mumyayı kendi gözlerimle gördüğümde, araştırmalarım beni tarihteki Yuya ile İncil’deki Yusuf’un büsbütün aynı kişi olduklarına inanmama yol açtı. Bu vesileyle ilk kez Yuya olarak bilinen mumyanın aslında Yusuf olduğu görüşümü dile getirdim.”

İLK TEK TANRILI DİN

Amarna din devrimi ve Yahudilerin Mısır’dan Çıkışı sonrasında Mısır bir daha asla eski tanrılara tapmadı. Bunun yerine 19. Hükümdarlıktan itibaren kardeşi Seth tarafından suikasta kurban giden Osiris’e ibadet etmenin yeni bir şekli ortaya çıktı ve Mısır’da popüler bir din haline geldi. Bu durum Hıristiyanlığın egemen olmasına zemin hazırladı ve böylelikle Mısır M.S. ilk yüzyılda dünyadaki ilk Hıristiyan ülke oldu. Amarna çağının ve Mısır’dan Çıkış’ın travmalarının siyasi etkileri de oldu. Yahudilerin ayrılmasından kısa bir süre sonra Mısır yabancı bir hükümdarlığın buyruğu altına girdi ve bu hâkimiyet M.Ö. 11. yüzyıldan 1952’ye dek, Mısırlı yetkililer Arnavut asıllı Kral Faruk’tan yönetimi devralana kadar bir şekilde devam etti.

YUSUF PEYGAMBER BİR MISIR ASİLİ

Yusuf’un kişisel öyküsü, kıskanç üvey kardeşleri tarafından 17 yaşındayken köle olarak satılmasıyla başlar. Bu talihsiz başlangıca rağmen vezirlik makamına yükselir ve ardından da tüm ailesini, yani İsrail kavmini Mısır’a çağırır. İsrail kavmini Mısır’a taşıyan İbranilerin atası Yusuf’un hayatıyla ilgili bilinen bilgiler, birçok açıdan tatmin edici değildir. Bize tuhaf kehanetler ve dramatik olaylarla ilgili anlatılan bilgiler, mantıklı bir neden-sonuç çerçevesi içinde bir bütünlüğe sahip olmaktan uzaktır. Bilim insanları, bu heyecan verici olayların tarihin belirli bir döneminde yaşandığından eminken, hem İncil’de hem de diğer yerlerde bu olayların tümüyle farklı bir dönemde yaşandığını gösteren yeterli sayıda kaynak bulunuyor.Çağdaş tarihçilerin çoğu, Mısır’dan Çıkış’ın 19. Hanedanlığın üçüncü kralı olan Ramses II’nin uzun süreli iktidarının sonlarına doğru ya da oğlu Merenptah’ın iktidarının başlarında, M.Ö. 1200 civarında yaşandığını belirtir.

Ahmed Osman’a göre, bu klasik görüş ciddi hatalar ve eksiklikler içermektedir. Onun iddiasına göre Yusuf kalıtımsal olarak bir Mısır prensi ve kabul edilenden iki yüzyıl sonra köle olarak satıldı. İsraillilerin Mısır’daki misafirliğinin 430 yıl sürdüğü de bir söylencedir. Osman’a göre, bu süre yüzyıldan uzun olamaz ve Zulüm ile Mısır’dan Çıkış döneminin genelde kabul edilenden çok daha önce olması gerekir.

Hiksos hükümdarları döneminden itibaren ve takip eden Yeni Krallık boyunca, Yuya Mısır tarihinde “Firavun’un babası” unvanına sahip tek kişiydi. Görünürde Kraliyet kanı taşımamasına rağmen, Yuya’nın mumyası bu yüzyılın başlarında Krallar Vadisi’nde, iki Firavun’un mezarları arasındaki bir mezarda bulunmuştu. Din adamı Yusuf ile Krallar Vadisi’ndeki bu yabancı aynı kişi olabilir mi?

Osman’ın bu soruya yanıtı evet. Bu durumda Yusuf Peygamber’in mumyası da Kahire’deki müzede…

Doğruysa bu bildiğimiz dinler tarihinin de sonu demek…

(Ahmed Osman'ın, tam adıyla "Krallar Vadisi’ndeki Yabancı-Firavun’un Veziri Yuya İbranilerin Atası Yusuf Peygamber’e Nasıl Dönüştü?" adlı kitabı, Merve Arkan tarafından Türkçeye çevrildi ve Omega yayınları tarafından piyasaya sürüldü.)

Orhan Gökdemir

Odatv.com

http://odatv.com/yusuf-peygamberin-mezari-bulundu-mu-1701171200.html


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mer 18 Jan 2017 - 09:34
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Courant / Contre-courant (points de vue - Տեսակետ - Görüş açısı) -> Documents - Փաստաթուղթեր (Archives/Dossiers - Arşiv/Dosya - Արխիւ) Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com