Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Reşkotan Aşireti ve 1915 Soykırımı
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> Témoignages sur le génocide et la déportation des Arméniens
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
azad
V.I.P.
V.I.P.

Hors ligne

Inscrit le: 06 Sep 2006
Messages: 547
Point(s): 1 690
Moyenne de points: 3,09

MessagePosté le: Ven 21 Avr 2017 - 00:38
MessageSujet du message: Reşkotan Aşireti ve 1915 Soykırımı
Répondre en citant

Reşkotan Aşireti ve 1915 Soykırımı

http://www.ozgur-gundem.com/haber/104797/reskotan-asireti-ve-1915-soykirimi

Osmanlı İmparatorluğu’nun yürürlüğe koyduğu Ermeni soykırım planı, 27 Mayıs 1915’te başladığında, Reşkotan Aşiret Lideri, çevresindeki gayrimüslimlere dokunulmasına izin vermeyeceğini duyurur.

Reşkotan Aşireti ve 1915 Soykırımı
Diyarbakırlı yazar ve araştırmacı Gülisor Akkum, Gomidas Enstitüsü’nün Diyarbakır ziyaretiyle bağlantılı olarak Reşkotan aşiretinin günümüzde yaşayan torunlarını ziyaret etti, onlarla bizzat görüştü, yerinde araştırmalar yaptı ve “Reşkotan Aşireti ve 1915 Soykırımı” yazısını Özgür Gündem için yazdı.

1900’lü yılların başında Diyarbakır, Mardin ve Siirt üçgeni arasında bulunan bölgede, irili ufaklı birçok köy ve kaza bulunuyordu. Günümüzde il olan Batman, bu üçgen içinde yer alan İluh adında bir köydü. 1950’lerin başında bölgede petrol rafinelerinin kurulmasıyla hızla gelişerek 1957’de Siirt’e bağlı bir ilçe, 1990’da ise il olarak, bu üçgen içindeki küçük kırsal yerleşim birimlerinin merkezi oldu.

1915’e kadar bu bölge, Ermeni, Süryani, Êzidi ve Müslüman Kürtlerin yaşadığı heterojen bir yapıya sahipti. Bu bölgede yaşayan Müslüman Kürt aşiretlerinden Reşkotanlar, günümüzde Batman’ın ilçesi olan Beşiri (Qubîn) ve çevresinde yaklaşık 30 köye yayılmışlardı.

Reşkotanların, tarihte Osmanlı İmparatorluğu ile hiçbir işbirliğine yanaşmamış olmaları, savaşçı ve mücadeleci yapıları Osmanlı imparatorluğu için bir tehlike oluşturmuş, bu nedenle çeşitli kereler onları Osmanlı İmparatorluğu’nun saldırılarına hedef haline getirmiştir.

1890’da, Reşkotan Aşireti ve çevresindeki bölgenin ıslahatı için görevlendirilen Salih Safi Paşa, hazırladığı “Reşkotan Islahat Raporu”nda, Reşkotan Aşireti’nin, bölgedeki en vahşi aşiret olduğundan ve onlara karşı düzenledikleri birçok saldırıyı aşiretin püskürttüğünden söz etmektedir. Bu Islahat Planı’nın, Hamidiye Alayları’nın kuruluş yıllarına denk gelmesi tesadüf değildir. Bölgede, İmparatorluğun kontrol edemediği ve problem çıkaracağı hesap edilen Kürt aşiretleri listelenip operasyonlar düzenlenerek 1896 Ermeni Katliamı’na zemin hazırlanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun “Islahat Planlarında” yer alan aşiretler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de hedefi olmuştur. 1925 Şark Islahat Planı ve 1987 yılında deşifre edilen Milli İstihbarat Teşkilatı’nın “Aşiretler Raporu”nda yer alan zararlı aşiretler listesi, Osmanlı’nın son dönemindeki “kara listesiyle” neredeyse aynıdır. Ve Reşkotan Aşireti, bu her iki Cumhuriyet dönemi raporunda da “zararlı aşiret” olarak yer almaktadır.

Reşkotan’lar Emenilere sahip çıkmıştır

1910 yılı başlarında yeniden örgütlenen Hamidiye Alayları, 1915’te de Ermenilere karşı kullanılacaktır. Son dönemlerini yaşayan Osmanlı, savaş halinde bulunduğu Rusların, Ermenilerle işbirliğine girebilme olasılığını ortadan kaldırmak için, 1915’te ikinci bir etnik temizliğe girişir. “Sevk ve İskân Kanunu” adı altında hazırlanan, Ermenilere karşı etnik temizlik planının, 27 Mayıs 1915’te yayınlanmasının ardından Anadolu’daki tüm Ermenilere karşı operasyon başlatılır. Doğu’da, Osmanlı Ordusu ve Hamidiye alaylarının yanında, işbirlikçi bazı aşiretler de bu katliama katılır.

Bunun yanında, katliama katılmayıp Ermenileri koruyan aşiretler de olmuştur. Reşkotan aşireti, bu katliama katılmadığı gibi, hâkim oldukları mıntıkadaki Ermenileri korumuştur.

Reşkotan Aşireti’nin merkezi, Qubîn yakınlarındaki Bolındê Köy’üydü. Aşiretin başında Mihemedê Mistê bulunmaktaydı. Aşiret, yüzyıllarca çevresindeki etnik ve dinsel unsurlarla hiçbir ayrım yapmadan iç içe yaşamıştı. Bu halkların birçoğuyla kirvelik bağıyla akraba olmuşlardı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun “Sevk ve İskân Kanunu” adı altında yürürlüğe koyduğu soykırım planı, 27 Mayıs 1915’te başladığında, Reşkotan Aşiret Lideri, çevresindeki gayrimüslimlere dokunulmasına izin vermeyeceğini duyurur. Osmanlı imparatorluğu her nedense bunu sineye çekerek Reşkotan Bölgesi’ndeki gayrimüslimlere dokunmaz. Belki de dünyanın gözü önünde gerçekleştirdiği bu sessiz soykırım planının, bölgedeki “asi” aşiretlerle gireceği bir çatışmayla bozulacağını hesap etmiştir.

Reşkotanların bu tutumu, Aşiretin etki alanı dışındaki Ermenilerce de duyulmuştu. Bu nedenle dışarıdan da bu aşirete sığınan birçok Ermeni kafile olmuştu. Hem dışarıdan gelip sığınan hem de Reşkotan mıntıkasında ikamet eden Ermenilerden bazıları, Suriye’ye güvenli bir şekilde geçebilmek için aşiretten destek istemişti.

Mihemedê Mistê, Suriye güzergâhı üzerinde bulunan güvendiği aşiretlere haber göndererek, kendilerine sığınan Ermenilerin Suriye’ye geçirilmesi konusunda yardım ister. Aşiretin silahlı adamları ve Suriye güzergâhındaki dost aşiretlerin de desteğiyle Ermeni kafileler Suriye’ye ulaştırılır.

Gerek Mehemedê Mistê’nin torunlarıyla, gerekse aşiret dışından kişilerle yaptığımız görüşmelerde, Mihemedê Mistê’nin binlerce Ermeniyi Suriye’ye geçirdiğini, binlercesini ise bulundukları topraklarda koruduğunu öğreniyoruz.

Reşkotanların sayıca ne kadar Ermeniyi kurtardığını kesin olarak bilmiyoruz. Ancak, bölgede görüştüğümüz yaşlı bireyler, Reşkotan mıntıkasında ikamet eden Ermenilerle dışarıdan gelip aşirete sığınan Ermenilerden bir tekinin bile ölmediğini ifade ediyor. Aşiret liderinin bu konudaki kararlılığı ile ilgili, bölgede görüştüğümüz bütün kişilerden dinlediğimiz bir olay da şöyle:

Aşirete dışarıdan gelip sığınan Ermenilerden bir baba ile oğlunu Suriye’ye geçirene kadar Mihemedê Mistê kendi evinde misafir etmiştir. Osmanlı güçleri Reşkotan aşiretinin Ermenileri koruma kararına saldırıyla karşılık vermemiştir; ancak, Mihemedê Mistê’nin evinde bulunan bu iki konuğu ısrarla istemektedir. Bunun için birkaç kez aracı göndermesine rağmen Mihemedê Mistê konuklarını teslim etmeyi reddetmiştir.

Bu Ermeni baba-oğulun kim olduğu konusunda elimizde bir bilgi yok. Olayların geçtiği tarihler yazıya geçirilmeyip, kuşaklar boyunca sözlü olarak aktarıldığı için bu tür ayrıntılar unutulup gitmiş. Mihemedê Mistê’nin evinde ağırlayıp Suriye’ye geçirttiği ve Osmanlı Hükümetinin ısrarla istediği bu kişilerin önemli birileri olduğu anlaşılıyor.

Garapetê Xaço’nun Kürtlerle bağı

Kürtçe müziğin ünlü dengbêjlerinden Garapetê Xaço (Garabed Khaçadurian), Reşkotan Aşireti sınırları dışında kalan, Garzan yakınlarında, 60 hanelik Ermeni köyü Blêder’dendir. Bir gece Osmanlı askeri güçleri köy halkını bir meydanda toplayarak hepsini katleder. Ebeveynleri, Garaped ve kardeşlerinin gözü önünde katledilir. Bir asker, daha 10 yaşlarında olan dört çocuğu, gidecekleri hiçbir yerde Ermenice konuşmamalarını tembihleyerek salıverir. Bu çocuklar Garaped ve üç kardeşidir. Askerin tembihlerini unutmadan Kürtçe konuşarak köy köy dolaşıp dilenirler. Garaped, içindeki acıları Kürtçe stranlarla haykırarak dağ- bayır dolaşır.

Bir gün yolları Tapi Köyü’ne düşer. Bu köyde Mihemedê Mistê’nin kuzeni olan Hesenê Qıto yaşamaktadır. Köyde stranlarla haykıran bu yanık ses, Hesenê Qıto’yu çok etkiler. Garaped’e, Tapi Köy’üne yerleşmelerini teklif eder. Garaped ve kardeşleri, 1925 Şark ıslahat Planı’na kadar bu köyde Reşkotanlılarla birlikte yaşar.

1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Doğudaki Islahat programlarına, Osmanlı’nın kaldığı yerden devam eder. 1925’te Şeyh Said İsyanı bastırıldıktan sonra, yeni bir Islahat programıyla, binlerce hanelik Kürt Aşiretlerini Anadolu’nun Batısı ve Suriye’ye göç ettirir.

Bu Islahat planında Reşkotanlar da vardır. 1922’de ölen Mihemedê Mistê’nin yerine, Oğlu Rezzo’nun liderlik ettiği Reşkotan Aşiretine, 13 Ağustos 1925’te operasyon başlatılır. Saldırıya 1926’ya kadar direnç gösteren aşiret, 1926’nın başlarında direncini kaybederek Suriye’ye göç eder.

Reşkotanların göç etmesiyle kendini güvende hissetmeyen Ermeniler de çeşitli yerlere göç ederek Reşkotan bölgesini terk etmişlerdir. Reşkotanların göçünden sonra bölgeyi terk edenlerden biri de Garapetê Xaço’dur. O da aşiretin peşinden Suriye’ye gider. Suriye’de de Kürtlerle bağını koparmaz, birçok Kürt ses sanatçısı ile çalışmalar yaparak, Kürt müziğinin ünlü isimlerinden biri olur. 13 yıl Fransız Lejyonu’nda askerlik yaptıktan sonra 1947 yılında Ermenistan’a yerleşerek, Erivan Radyosu’nda Kürtçe müzik okumaya devam eder.

Ermeniler Reşkotanlarla yeniden buluştu

O dönem Suriye’yi kontrolünde bulunduran Fransızlar, Türkiye’den göç ettirilen Kürt aşiretlerine yer tahsis etmektedir. Reşkotan Aşireti Helıko adlı bir köye yerleştirilir. Aşiretin yerleştiği köy, 10 yıl önce Mihemedê Mistê’nin Suriye’ye geçirdiği Ermenilerin akınına uğrar. Ermeniler, Reşkotanlara ellerinden gelen her türlü yardımı yapar.

Reşkotanlar, birkaç yıllık Suriye sürgünlüğü boyunca, eskiden olduğu gibi Ermeni, Êzidî, Süryani kirveleri ile birlikte yaşar. 1930’larda olayların yatışması üzerine yavaş yavaş Türkiye’ye geri dönerler.

1940’lara kadar Suriye’deki Ermeni dostlarıyla gidiş gelişlerini sürdüren Reşkotanların, bu tarihten sonra sınır güvenliğinin artırılmasından olsa gerek bağları kopmuştur. Ta ki, 2011 yılında Boğoslian ailesinden Hayk Boğoslian gelip Reşkotanları ziyaret edene kadar.

Boğoslian ailesi, Mihemedê Mistê’nin Suriye’ye geçirttiği ailelerden biridir. Soykırımdan kurtulan dedesi Serop, çocuklarına, Mihemedê Mistê’nin ruhu için İslami kurallara uygun olarak her yıl bir kurban kesilmesini vasiyet etmiştir. Serop’un torunu Hayk, dedesinin yaklaşık bir asır önce başlattığı, Mihemede Mistê’nin ruhuna kurban kestirme ritüelini kesintisiz olarak hâlâ sürdürmektedir.
Ermeni tarihçiden Kürt aşiret reisinin mezarına ziyaret

Londra’daki Gomidas Enstitüsü’nden tarihçi Ara Sarafian Ermeni Soykırımı’nın 99. yıldönümünü anmak üzere dün, 19 Nisan Cumartesi günü Diyarbakır’a geldi. Yarın, 21 Nisan Pazartesi günü Sarafian 1915’te Ermeni soykırımına karşı çıkan Kürtlerin anısına saygı sunmak üzere binlerce Ermeniyi koruyan ve Suriye’ye sevkini sağlayarak hayatını kurtaran Reşkotan aşireti resi Mihemedê Mistê’nin mezarını ziyaret edecek. Bu ziyaretinde Kürtlerle Ermenilerin Türkiye’nin utanç verici geçmişiyle yüzleşme çabalarını sürdürmesi ve birlikte barışçı bir gelecek kurmaları umudunu simgelemek üzere Mihemedê Mistê’nin mezarı başına bir gül fidanı dikecek. 24 Nisan’da Sarafian saat 17.00’da İHD Diyarbakır Şubesi’nin ev sahipliği ve desteğiyle, Sur ilçesindeki Ortak Acılar Anıtı’nda, yalnızca Ermeni soykırımını değil Türkiye’de yaşanan bütün acılar ve insan hakları ihlallerini içeren bir anma konuşması yapacak. Daha sonra şu an yıkıntı halindeki Surp Sarkis Kilisesi’ne gidilecek. Sarafian burada bir mum yakarak Ermeni Soykırımı’na ilişkin birkaç söz söyleyecek. Gomidas Enstitüsü, Türkiye’de sesini duyuran, bağımsız bir Ermeni diyasporası kuruluşu. Sarafian’ın Diyarbakır ziyareti, İHD Genel Merkezi’nin belirlediği merkezi politikaya uygun olarak Diyarbakır Şubesi’nin desteğiyle gerçekleştiriliyor. Gomidas Enstitüsü hakkında daha fazla bilgi için info@gomidas.org adresine başvurulabilir.

Açıklamalar:
1. Kirvelik: Müslüman Kürtlerin çocuklarını sünnet ettirirken yabancı birinin kucağına oturtarak, bu kişiyle kan bağıyla akraba olduklarına inandıkları bir ritüeldir.
2. Dengbêj: Ses sanatçısı
3. Stran: Destan ve ağıdın müzikal olarak seslendirildiği geleneksel bir Kürt müziği türü
Yararlanılan Kaynaklar:
1. (Demirer H.) 2008. Ha wer delal. Avesta Yayınları
2. 2011. Genelkurmay belgelerinde Kürt isyanları. Kaynak Yayınları
3. (KEVIRBIRİ S.) 2009. Sedsala qêrinekê. Do Yayınları
4. (KOLEKTİF) 1998. Aşiretler raporu. Kaynak Yayınları
5. (ALÇITEPE G.) 2012. Kürt isyanları güncesi. Aram Yayınları
6. Sinan Çuluk. Reşkotan Islahat Raporu http://sinanculuk.blogspot.com.tr/2012/06/xix-yuzyilda-guneydogu-anadolu.ht…
_________________

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar, Güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar,üzülme doğruların kaderidir yanlızlık, kargalar sürüyle, kartallar yanlız uçar.


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Ven 21 Avr 2017 - 00:38
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> Témoignages sur le génocide et la déportation des Arméniens Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com