Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Sevan Nişanyan Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Sevan Nişanyan - Սեւան Նշանեան
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 643
Point(s): 1 774
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Sam 29 Juil 2017 - 05:53
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına
Répondre en citant

Yazar Sevan Nişanyan hükümlü bulunduğu Foça Açık Cezaevi’ne geri dönmeyerek yurt dışına çıktı. Nişanyan firarını, sosyal medya hesaplarından, “Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına” paylaşımı ile duyurdu.

Sevan Nişanyan, “Cezaevindeydim, artık değilim. Cezaevine dönmeyi de düşünmüyorum” dedi. Türkiye’de mi yoksa yurtdışında mı olduğu sorusunu ise, “Nerede olduğunu ben de bilemiyorum” diye yanıtlayan Nişanyan, yurtdışına çıkışıyla ilgili olarak “Darısı zulüm mağduru olan herkesin başına” ifadelerini kullandı. Nişanyan, firarıyla ilgili Agos’un sorularını yanıtladı.

Yazar, firarının devlet nezdinde nasıl karşılandığı sorusunu şöyle cevapladı: “Şirince’de verdiğim mücadele ‘devlete kafa tutmak’ olarak algılandı. Bundan dolayı da ‘devlet’ denen bürokratik oligarşinin sonsuz kin ve nefretine maruz kaldım. Üstüne birtakım İslami hassasiyetlere dokununca, o tarafın patronları da ipimin çekilmesine karar verdi. İnşaat davaları işin kılıfıdır. İslam’a hakaretten mahkûm oldum. Oradan yatırmak işlerine gelmediği için incir çekirdeği doldurmayan başka dosyalar uydurdular.” Nişanyan, cezaevinde kaldığı sürece devletin kendisini rahat bırakmayacağını sezdirdiğini söyledi: “Sanırım gitmemi istediler. Gitmezsem canımı yakmaya devam edeceklerini sezdirdiler. TC devletinin klasik politikasıdır. Yüz yıldır değişmedi. Terörize et, kaçsınlar. Direnirsin tabii de, nereye kadar?”

Cezaevine girmeden önce yurtdışına çıkan ve dönünce hapis cezasına çarptırılan Sevan Nişanyan, neden firar kararı aldığını da şu sözlerle belirtti: “Bir-iki sene yatmayı göze almıştım. Üç buçuk yıl biraz yordu. Daha üç yıl vardı ve salmaya niyetleri olmadığı anlaşıldı.”

Nişanyan’ın avukatlarından Gülçin Avşar da Agos’a yaptığı açıklamalarda şunları söyledi: “Yaşadığı süreç, uzun süre cezaevinde kalması ve hukuk sistemi tarafından haksızlığa uğradığını düşünmesi –bildiğimiz kadarıyla bu suçtan cezaevinde olan tek kişi- onu bu yola sevk etmiş olabilir. Düşününce, Sevan on yıllardır Şirince’nin düzgün bir imar planı olması için uğraştı. Oranın tarihi yapısına zarar vermek bir yana, bilakis Şirince’nin bugünkü hâliyle turizm harikası belde/köy olmasını sağladığını rahatça söyleyebiliriz. Cezaevinden nasıl ve neden firar ettiği hakkında hiçbir fikrim yok. Ancak tahminimce özgür kalıp yazı çalışmalarına devam etmek istemiş olabilir.”

Ne olmuştu?

Nişanyan Şirince’de SİT alanındaki arazide iki kez mühürlenmesine rağmen ev yaptığı gerekçesiyle tutuklanmıştı. Nişanyan aleyhinde kesinleşen cezalar, mühür bozma ve 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçlarından dokuz ayrı dosyadan oluşuyordu.

Agos'a konuşan Sevan Nişanyan, neden firar kararı aldığını şöyle açıkladı: “Bir-iki sene yatmayı göze almıştım. Üç buçuk yıl biraz yordu. Daha üç yıl vardı ve salmaya niyetleri olmadığı anlaşıldı.”
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Dernière édition par IRA le Dim 30 Juil 2017 - 05:53; édité 1 fois
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Sam 29 Juil 2017 - 05:53
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 643
Point(s): 1 774
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Sam 29 Juil 2017 - 05:54
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına
Répondre en citant

Sevan Nişanyan kimdir, cezaevinden nasıl kaçtı, Yunanistan’a iltica mı ediyor?
Sevan Nişanyan ortaya çıktı. Bir süre önce hapisten kaçarak Türkiye'nin gündemine oturan Nişanyan, resmi Twitter adresinden çarpıcı bir açıklama yaptı. Peki Sevan Nişanyan kimdir, hapisten nasıl kaçtı, şu an nerede, Yunanistan'a iltica mı etti?

Geçtiğimiz günlerde tutuklu bulunduğu Sultanhisar Açık Cezaevi’nden firar eden Sevan Nişanyan ortaya çıktı. Peki firari Sevan Nişanyan kimdir, hapisten nasıl kaçtı, Yunanistan’a mı iltica ediyor? İşte Nişanyan ile ilgili son gelişmeler…
HAPİSTEN NASIL KAÇTI?
Yazar Sevan Nişanyan, firar haberini Twitter adresinden “Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına” paylaşımı ile duyurmuştu. Söz konusu tweet'in Nişanyan tarafından atılıp atılmadığı soru işareti olurken, yazar hakkında mühür bozma ve 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefetten dokuz ayrı suç dosyası açılmıştı.
Habertürk'ün ulaştığı Nişanyan, firar ettiğini doğrulamıştı. Ne zaman ve nasıl firar ettiğiyle ilgili bilgi vermeyen Nişanyan, “Yöntem ve usuller konusunda konuşmak için biraz erken. Zamanı geldiğinde onu bütün ayrıntılarıyla anlatacağımdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Ama henüz zamanı değil. 3,5 sene yeter diye düşündüm. Dolayısı ile artık biraz nefes almanın zamanının geldiğini düşündüm. Olay bu. Eh bu durumda Türkiye’nin kendine özgü birtakım koşullarından ya da eksikliklerinden faydalanarak devletimizin kontrolünün dışına çıkmaya karar verdim” demişti.
YUNANİSTAN’A RESMEN BAŞVURDU
Sevan Nişanyan Yunanistan’da ortaya çıktı. Firar haberin duyurduğu Twitter adresinden bir açıklama yapan Nişanyan, ‘Yunanistan’a siyasi iltica başvurusunda bulunduk, ikamet kartımı aldık” mesajını takipçileriyle paylaştı.
SEVAN NİŞANYAN KİMDİR?
Sevan Nişanyan, 1956 yılında İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini Işık Lisesi ve Robert Lisesinde tamamlayan Sevan Nişanyan, 1974'te ABD'ye giderek Yale Üniversitesi ve Columbia Üniversitesinde tarih, felsefe ve Güney Amerika Siyasi Sistemleri üzerine eğitim gördü.
Sevan Nişanyan, 1984-1985 yıllarında Commodore 64 adlı kişisel bilgisayarı (PC) Türkiye'ye getiren firmanın kurucusu ve yöneticisi oldu. Bilgisayar programcılığı ile ilgilendi, çeşitli konuşma ve konferanslara katıldı.Türkiye'nin ilk popüler bilgisayar dergisi olan Commodore'u kurup orada Baytan Bitirmez müstear ismiyle yazılar yazdı.
Sevan Nişanyan, çeşitli İngiliz ve Uzakdoğu yayınevleri için seyahat kitapları kaleme aldı. 1998 yılında “Küçük Oteller Kitabı” adlı kitabı ilk kez yayımladı. Türk turizmine kitle turizmi dışında yeni bir yön kazandırma çabası olarak görülebilecek “Küçük Oteller Kitabı”‘nı her sene yenileyerek bir referans kitabı haline geldi.
1995 yılında eşi Müjde Nişanyan ile birlikte İzmir'in Selçuk ilçesinin Şirince köyüne yerleşen Sevan Nişanyan, bu köyde geleneksel mimari dokuyu korumak ve canlandırmak için yaptığı çalışmalarla tanındı. Eski köy evlerini geleneksel tarzda onararak oluşturduğu Nişanyan Evleri adlı otel 1999'da işletmeye girdi. Sevan Nişanyan, Şirince'de yıkılmakta olan evleri resmi izin olmadan restore ettiği gerekçesiyle 2001 yılında 2863 sayılı yasa kapsamında 10 ay hapis cezası aldı.
Bu dönemde Türkçenin etimolojisi üzerine ilk kapsamlı bilimsel çalışma olan “Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü” adlı çalışmasını tamamladı; aynı sözlüğün popüler bir özeti olan “Elifin Öküzü ya da Sürprizler Kitabı” adlı kitabı yayımlandı.
Sevan Nişanyan, 2004'te İnsan Hakları Derneği tarafından verilen Ayşenur Zarakolu Özgür Düşünce Ödülü'ne layık görüldü. Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu bölgeleri hakkında resmî görüşün verilerini sorgulayan “Ankara'nın Doğusundaki Türkiye” adlı gezi rehberi 2006'da yayımlandı.
Sevan Nişanyan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş dönemine ilişkin eleştirel görüşlere yer veren “Yanlış Cumhuriyet: Atatürk ve Kemalizm Üzerine 51 Soru” adlı kitabı 2008'de basıldı. “Sözlerin Soyağacı”‘nın geniş ölçüde gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni versiyonu da aynı tarihte piyasaya sunuldu.
Sevan Nişanyan, Agos gazetesindeki köşe yazarlığının yanı sıra, 29 Ekim 2008 ve 14 Aralık 2009 tarihleri arasında Taraf gazetesinde “Kelimebaz” adıyla dile ilişkin köşe yazıları yazdı. Bu yazıları iki ayrı kitapta toplanarak “Kelimabaz – 1” ve “Kelimebaz – 2” isimleriyle yayımlandı.
2009'dan itibaren Anadolu yer adlarına ilişkin geniş kapsamlı bir çalışma başlatan Sevan Nişanyan, ilk ürünleri 2010'da piyasaya çıkan “Adını Unutan Ülke: Türkiye'de Adı Değiştirilen Yerler Sözlüğü” adlı kitapta ve Index Anatolicus web sitesinde yayımlandı.
2008 yılında eşi Müjde Hanım'dan ayrılan Sevan Nişanyan'ın üç çocuğu var.
KİTAPLARI
– Küçük Oteller Kitabı 2006
– Sözlerin Soyağacı Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü
– Elifin Öküzü ya da Sürprizler Kitabı
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 643
Point(s): 1 774
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Sam 29 Juil 2017 - 05:59
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına
Répondre en citant

Son dakika: Sevan Nişanyan cezaevinden firar ettiğini Twitter'dan duyurdu
hurriyet.com.tr - DHA14 Temmuz 2017

Yazar Sevan Nişanyan'nın Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndan firar ederek yurt dışına çıktığı iddia edildi. Nişanyan firarını, sosyal medya hesaplarından, “Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına” paylaşımı ile duyurdu. DHA'ya konuşan Nişanyan, "Cezaevindeydim, artık değilim. Cezaevine dönmeyi de düşünmüyorum" dedi. Sevan Nişanyan, Şirince’de SİT alanındaki araziye iki kez mühürlenmesine karşın inşaat yaptığı gerekçesiyle 9 ayrı suçtan 11 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Yazar Sevan Nişanyan'ın açık cezaevinden firar ettiği ortaya çıkarken yurt dışına çıktığı iddia ediliyor.

Nişanyan firarını, sosyal medya hesaplarından, “Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına” paylaşımı ile duyurdu.

hurriyet.com.tr'nin edindiği bilgilere göre Nişanyan'ın bugün sabah 09.45'te cezaevine teslim olması gerekiyordu. Ancak Nişanyan'ın akşam saatlerine kadar teslim olmadığı öğrenildi.

NELER OLMUŞTU?

İzmir'in Selçuk İlçesine bağlı kırsal Şirince Mahallesi’nde bir kilometre mesafedeki kendine ait araziye yaptığı 60 metrekarelik evin inşaatı arazinin SİT olduğu gerekçesiyle iki kez mühürlenmesine rağmen tamamlayan Nişanyan, hakkında Selçuk 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde davalar açılmıştı.

Suçun mükerrer olarak işlendiği gerekçesiyle açılan davalar 2013 yılında kesinleşmeye başladı. Nişanyan bunun üzerine 2 Ocak 2014 tarihinde Torbalı Açık Cezaevi’ne konuldu. Aradan geçen süreçte farklı cezaevlerine cezasını çekmeyi sürdüren Nişanyan, disiplin suçu işlediği gerekçesiyle bir ara kapalı cezaevine de konuldu. Nişanyan son olarak Foça Açık Cezaevi’nde bulunuyordu.

http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-sevan-nisanyan-cezaevinden-firar-etti…


http://www.hurriyet.com.tr/f0fe6967-2953-46b2-a050-3b10b2d657cb
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 643
Point(s): 1 774
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Sam 7 Oct 2017 - 21:59
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına
Répondre en citant



https://www.quora.com/What-is-the-worst-feeling-in-a-youngsters-life/answer…


What is the worst feeling in a youngster's life?
Tavit Nisanyan, studies at Stewarts Melville College (2019)
Updated Sep 25
I hate writing sob stories.

I really do. Everyone has a sob story. You have a sob story, and I bet yours too is the absolute worst. But this is not a sob story. This is the story of how I’m going to make it through it all.

Well, I am a youngster and you are about to read about the worst feeling in my life.

Let me take you back in time.

TV is still in black and white and a 20 year old redhead, fresh out of college is looking for a job. She knows history and German, so she decides to become a tour guide for Germans in Turkey.

6 months in, and a name pops up in her weekly plan. “Sirince” is the name of the place she must go to.

And so she takes her group of 20 into Sirince. She sees that it is a desolate, mostly abandoned Greek village.

She falls in love with Sirince.


With the first little bit of money she makes, she buys the roofless ruins of what used to be a barn. She is a 21 year old city girl, but she doesn’t care.

This will be her home.

She still has a life in the city though, and so she begins to live a double life. When she has the means, she goes back to Sirince and picks up the shovel to build her home with the one worker she can afford, and when she doesn’t, she lives the life of a 21 year old in the city.

In Sirince, it is impossible to get a construction permit, but this won’t stop her. She wants to build her own utopia.


(My mother, center)

On some other corner of the Earth, a guy called Sevan, fresh out of college is looking for a job. He finishes Yale with flying colours, and has a great future in America but he decides to go back home to his country. It’s not money that he is after. You see, he too is crazy. He wants to build his own world somewhere.


One day, he meets a young redhead.

Then he meets Sirince.

He falls in love with both of them.

And so he quits his former life altogether and moves into Sirince.

Here, they begin to build their utopia. They renovate an old Greek house to start a nice, homely B&B and make enough money to survive and build their home.


For years, they work together, night and day to make something beautiful. As the years go by, new members join their home. In 1993 they have their first son, Arsen and in 1996, Iris, their daughter.


The homely B&B they built begins to receive some attention.

Soon others begin opening small places in the abandoned village.

This is where I come into the story. In year 2000, I was born into my parents’ utopia.

For my entire childhood, I had the best life anybody could imagine.

By this time my mother’s dream had really brought some attention to the village. In fact, Sirince had become, and still is, one of Turkey’s touristic hotspots. Thus I lived a life in a place where you could have it both ways. If you wanted, you could feel the heartbeat of a buzzing town. If not, you could experience the serene silence of the hills.


But things were far from perfect, you see. My dad was an Armenian living in Turkey, and not only that, he was a well known Armenian who publicly opposed the religion and the government. In 2001, when I was just a year old the government decided to strike my father from the only angle they could. They arrested him for illegally building our home and our hotel. He became the first man in Turkish history to be arrested for this crime. He spent 11 months in jail.


I was too young then to understand why my father was gone. To be honest, I don’t remember him being gone at all.

In 2007 my father and his best friend, one of Turkey’s most famous mathematicians had a very good idea. They decided to build an entire village, half a mile off Sirince, dedicated entirely to the study of abstract mathematics. That year they began with 2 workers and with a construction plan jotted down on some tissue paper at dinner. It was a crazy idea, but as the years progressed, and as word of this new village got heard across Turkey, students began to flock in.

What started off with 2 workers now operates with the capacity of a small town, teaching 1000 capable young adults a form of mathematics they will never be able to access in school. Professors from all across the world voluntarily come here every month to teach.

My father and his friend built the most beautiful place in the world. Myself and hundreds of teens come here complaining of the heat and of the mosquitos, and invariably we all leave in tears, desperately wanting to come back.




But 3 years ago, the government decided to strike my father down for good.

On 2 January 2014, my father was asked to turn himself in to serve a 6 month term for the same crime. He was promised to be kept in a minimum security prison, with days off every 2 months and with constant telephone access.


(He wasn’t allowed to take his pillow inside)

A month after he was incarcerated, this sentence was increased to a shocking 17 years in a maximum security prison, sharing a cell with murderers and other violent criminals.

This is when our lives hit rock bottom. My own father, the jolly man who brought me up and cared for me my entire life, the man who had always been by my side up until three months ago would age and die in a prison cell. And there was no way out.

A year went by, he was still in jail. 2 years, 3 years and nothing changed. He was a 61 year old man with 15 years to go. He was guilty of rejuvenating an entire village and bringing prosperity to all its inhabitants, and also creating something beautiful, the Maths Village.

By this point I had begun to study in Scotland. I could see my dad for an hour every week when I went back home. This equated to around 10 hours per year. As the years went by I saw him losing hope. I watched him become hysterical, and then I watched him freeze. He was writhing away.

Like all of this was not enough, the Turkish government decided to freeze all of our bank accounts this year. With the conflict in the East having destroyed tourism in Turkey, and with all of our money being taken away by the government for the “crimes” of my father, my family is to this day broke and torn.

The problem for me is, I study abroad. It is unfortunately well within the realm of possibility that I may be withdrawn from school because we can’t afford to keep me here.

Just this summer, my father was let back into a minimum security prison with his 15 years to go. After his first month, he was allowed to come home for 7 days. For three years, I’d only seen him through bulletproof glass in a room with 50 criminals.

This time, he decided that he had had enough. He was going to flee the country.

And so one morning before sunrise, we drove to an abandoned beach somewhere to meet the same people who traffic Syrian refugees out of the country.

I watched my father take out his backpack and put it in the small boat. That’s all he was allowed to take with him. A few books and some clothes.

When the time came, he turned around, looked at his entire family and hugged us all, one by one.

For perhaps the last time in my life I looked into the face of my old man who had given me my everything. Maybe he would be dead within the next hour. Maybe he would be back in prison. We did not know.

And then the engine started working. He turned around and slowly stepped into the boat. Then it began moving. One last time he saw the country that he had given his life to. This time, fleeing like a refugee.

This, this is the worst feeling in a youngster’s life.

Soon we received news that the Greek government gave him legal status as a political asylum seeker. My father is a free man now.

All of this happened last month, but even now the Turkish government will not let us be. Very recently we received news that 127 of the 200 buildings in Sirince will be demolished effective immediately. Our house and our hotel included.

127 families will be left without their homes or their jobs. How can a government do this to its own people?

On the 10th of August I saw the first pretty little house of a 70 year old widow being destroyed by bulldozers. Only then did it strike me that it was all actually real.

I can survive all this. My family can stay with friends for a while. My mother can find a smaller job elsewhere. I can cope with all of this. But one thing I just cannot stand?

My brother, ever since I had known him had fantasized about getting into Oxford or Cambridge. This was not just a childish dream either. For the last 4 years I’ve seen my brother do nothing but study, every day and every night.

This year, he got accepted to both Oxford and Cambridge.

But we don’t have the money to send him there. There is a real chance that he actually might not make it. He knew this, though, and so he set up a GoFundMe page. At the start, it gave us some hope but as time passed on donations stopped coming.

I absolutely hate to be saying this, but if everyone reading this were to donate a few Dollars, he would be saved. Perhaps, my family could be saved too.

Click here to support Help Arsen go to Oxford/Cambridge organized by Arsen Nişanyan

It is hard to believe that we’ve come to a spot where my family needs this to survive, but we do. Please consider it if you have the means.

But how am I going to make it through it all?

It will be hard. Perhaps I will never complete my education. Perhaps I won’t even have a home for much longer, but one thing I have learnt from this journey is the will to fight on, and on, and on. No matter who your opponent is.

I know that my father is innocent.

I know that my brother deserves to go to Oxford.

I know that my mother fears nothing more than seeing herself and her children being lost in life, emotionally and financially.

This is why I must survive and make it through.
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 13:39
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Sevan Nişanyan - Սեւան Նշանեան Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com