Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
dacik-h(a)zeri hayali projesi TANAP su almaya başladı ;şimdi de
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News en bref ... Օրուան կարճ լուրեր ... Güncel kısa haberler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 6 Aoû 2017 - 15:57
MessageSujet du message: dacik-h(a)zeri hayali projesi TANAP su almaya başladı ;şimdi de
Répondre en citant

dacik-h(a)zeri hayali projesi TANAP su almaya başladı ;

şimdi de evropada dilenciliğe başladılar ,

aliyev ve reisin ailesinin gizli serveti dururkene ne iştir ?






TANAP'a 500 milyon dolarlık dev destek

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasınca (EBRD), Güney Gaz Koridoru'nun en büyük kısmını oluşturan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) projesinde kullanılmak üzere, Azerbaycan'a ait Güney Gaz Koridoru AŞ'ye sağlanması planlanan 500 milyon dolarlık finansman paketinin, 18 Ekim'de yapılacak yönetim kurulu toplantısında onaylanması bekleniyor

EBRD'den yapılan yazılı açıklamada, toplam maliyeti 8,6 milyar dolar olan TANAP projesi için daha önce Dünya Bankasının 800 milyon dolarlık ve Asya Kalkınma Bankasının da 600 milyon dolarlık finansmanı onayladığı hatırlatıldı.

9 BİN KİŞİYE İSTİHDAM

Avrupa Yatırım Bankasının da TANAP için finansman sağlamayı düşündüğü belirtilen açıklamada, projenin Türkiye ve Avrupa'nın enerji güvenliğini ve kaynak çeşitliliğini sağlaması açısından önemli olduğu vurgulandı. Açıklamada, Güney Gaz Koridoru'nun büyük bir kısmını oluşturan TANAP'ın inşaat süresince 9 binden fazla, kalıcı olarak ise yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlayacağı ifade edildi.

TOPLAM YATIRIM 5 MİLYAR DOLAR

EBRD'nin TANAP için kullanılmak üzere, projede yüzde 58 paya sahip Güney Gaz Koridoru AŞ'ye sağlamayı düşündüğü 500 milyon dolarlık finansman paketinin 18 Ekim'de yapılacak yönetim kurulu toplantısında görüşüleceği belirtilen açıklamada, çoğunluğu Azerbaycan hükümetine ait bu şirketin TANAP için yapacağı toplam yatırımın 5 milyar doları bulacağı kaydedildi.

Güney Gaz Koridoru AŞ'nin yüzde 51 hissesi Azerbaycan hükümetinin, yüzde 49 hissesi ise yine bu ülkenin milli petrol şirketi SOCAR'ın elinde bulunuyor.

ÖNCE TÜRKİYE'YE SONRA AVRUPA'YA

İlk etapta 16 milyar metreküp kapasiteye sahip olacak TANAP, bu doğalgazın 6 milyar metreküpünü Türkiye'ye, 10 milyar metreküpünü ise Avrupa'ya taşıyacak.

Türkiye'ye doğalgazın 2018'in ilk yarısından sonra verilmesi planlanırken, Avrupa'ya sevki ise TANAP'ın bağlanacağı Trans Adriyatik Boru Hattı'nın (TAP) hazır olma durumuna göre 2019-2020 döneminde gerçekleştirilebilecek.

KİMİN NE KADAR PAYI VAR?

TANAP'ta, Güney Gaz Koridoru'nun yüzde 58, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ'nin (BOTAŞ) yüzde 30 ve BP'nin de yüzde 12'lik hissesi bulunuyor.

http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2017/08/04/tanapa-500-milyon-dolarlik-dev-destek


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Dim 6 Aoû 2017 - 15:57
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 6 Aoû 2017 - 16:04
MessageSujet du message: dacik-h(a)zeri hayali projesi TANAP su almaya başladı ;şimdi de
Répondre en citant





















Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 6 Aoû 2017 - 16:06
MessageSujet du message: dacik-h(a)zeri hayali projesi TANAP su almaya başladı ;şimdi de
Répondre en citant




“Teessüfler olsun ki, bizim ziyalılarımızın (aydınlarımızın) söylemesi gerekenleri bir Türk yazar söylüyor!”



Bir Azerbaycan vatandaşı: “İlham Aliyev Ne Bekliyor” Başlıklı yazımı yayımlayan Azerbaycan İnternet sitelerinden birinde, yazının altına aynen bu satırları yorum olarak yazmış...

Elbette ki Azerbaycan aydınlarının tamamı susmuş değil. Ama çok büyük bir bölümü susturulmuş vaziyettedir. Konuşanların başlarına gelenler, aydın kesimini susmaya mecbur etmiş gibi görünüyor. Aydın olmanın, aynı zamanda halkın dertlerine tercüman olmak, onların seslerini iç ve dış dünyaya duyurmak gibi bir görev olduğunun bilincinde olanlar, vicdanlarının sesleri susmak değil, konuşmak gerektiğini emredenler ise; her türlü tehlikeye ve zulme rağmen susmuyorlar...



Son günlerde, belki bu fakirin de ateşlediği fitilin etkisiyle Azerbaycan’da bir “ziyalılar zelzelesi” baş göstermeye başladı...

Azerbaycan’ın en önde gelen aydınlarından biri, ünlü drama ve senaryo yazarı, film yönetmeni Rüstem İbrahimbeyov’un 4 Kasım’da yapılan Aydınlar Toplantısı’nda dile getirdiği sözler, aslında Azerbaycan aydınlarının durumunu bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor:

“Adaletli, vicdanlı toplum elde etmek için; aydınlar hiçbir şeyden korkmadan aydın olmanın gereğini yerine getirmeli, susmamalıdır...” diyor.

Rüstem İbrahimbeyov devamla: “Bizim silahımız ancak sözümüzdür. Azerbaycan aydınları 15-20 yıldır ki susuyorlar. Azerbaycan’da ‘bir siayasi güç gibi veya bir sivil toplumsal güç gibi kuvvet oluşturmuş bir aydın tabakası yoktur. Çünkü, siyasi oluşumlarda yer almayan aydınların hemen hepsi kendi meslekleriyle meşguldurlar. Topluma olan vicdan borçlarını yerine getirmiyor, susuyorlar. Ama son zamanlarda toplumumuz o raddeye geldi ki; biz artık uçuruma gidiyoruz. Bundan sonra susmak olmaz, biz konuşmalıyız. Susmak bizim ayıbımızdır!..”

Çeşitli formlarda, toplantılarda yavaş yavaş seslerini yükselten Azerbaycan aydınları, daha önceki makalemde ülkeyi İlham Aliyev’den ziyade onun yönettiğini dile getirdiğim Komünizm dönemi artığı ve Stalin ve de Beria döneminin kokuşmuş ve iğrenç baskı ve zulüm yönetiminin mantık ve mentalitesinin belki de yer yüzündeki son temsilcisi olan Ramiz Mehdiyev'e karşı, geç de olsa vicdanlı bir duruş sergiliyorlar...

Vicdanlı seslerin zalimlere karşı yükselmesi elbette güzel ama daha önce her türlü tehlikeyi, baskı ve zulmü göze alarak susmayanlar da var. Bugün, ben, size bu vicdan sahibi ve cesur Azerbaycan aydınlarından birinin yazdıklarından bazı bölümleri vermek istiyorum.

Şimdi, Azadlık gazetesinin genel yayın yönetmeni Ganimet Zahid’in 11 Ekim 2011 tarihinde Kurultay adlı İnternet sitesinde yayımlanan“Azerbaycan’ı kimler ve nasıl yiyor?” başlıklı yazısından çarpıcı bölümleri dikkatlerinize arz edeceğim...

***

“Putperestlik hâkimiyetin kaynağı olunca, halkın hakkı kutsal sayılmaz!

Azerbaycan hükumetini iç politikası, devletin dış politikasının başlangıcı sayılmalıdır. Bu politika bazı dayanaklar üstünde düzenlenmiştir, ki, bu dayanaklar vatandaşın emniyetini, refahını, ekonomik teşebbüslerini gerçekleştirmek imkânlarını, kanunlardan yararlanmayı öngörmüyor. Devletin iç siyaseti, genel olarak, ülkede bulunan tekel oligarşiklerin (Ülke yönetimini etkisi altına alan zengin ve elit kesim.C.Kılıç) ilgi ve çıkarlarının teminatına yönelmiştir. Çünkü Azerbaycan hakimiyetinin var oluşu Azerbaycan halkına değil, bu tekel oligarşiklerin hükûmet için temin etdiği ekonomik ve idari güçle ilişkilidir. Bunun nasıl olduğunu inceleyelim.

Stalin döneminde olduğu gibi: Şahsiyete tapma

Şimdiki Azerbaycan hâkimiyetinin bütün siyasi önemi, Haydar Aliyev’in şahsiyetine tapma kültü üzerinde oluşturulmuş bir sistemden başka bir şey değildir. Hâkimiyet partisi gibi sanılan Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) ise aslında, bir siyasi organizma değil, bir şahsiyete tapma kültünün toplumsal teminatçısıdır. Bir zamanlar Azerbaycan Komunist partisi Leninizmi sosyal-siyasi değer gibi nasıl korumuş ise, YAP da bugün Haydarizmi aynı şekilde koruyor. Partinin bunu başarmak için kadro tabanı da var: o kadar da uzak olmayan aynı Sovyet döneminden geriye kalan Komunist Partisi yetkilileri YAP’ın bu esas faaliyetinin oluşturulmasında başarılıdır. Parti, aynı zamanda Haydarizmin Azerbaycan halkının sosyal bilincinde büyümesi için mevcuttur. Ama hem kapalı bir siyasi örgüt olması ve sosyal bilince dönüştürmek istediği değerlerin bir zihniyet sistemi değil de, sadece sloganlardan ibaret olması bu hedefin hiçbir şekilde ulaşılmasına izin vermiyor. Daha bitkin siyasi teoriler olan Marksizim ve Leninizim de Azerbaycan’da toplumsal zihniyetin ifade şekline dönüşememişti. Üstelik, insanlar anlıyorlar ki, onlara verilen bu siyasi sloganlar ülkede oluşan sınırsız yolsuzluk sürecini, işsizliği, vatandaşın devletten ve devlet hâkimiyetinden uzaklaştırılmasını gizlemek içindir. Aynı zamanda, Haydarizmin teori olarak da ne anlama geldiğini de kimse bilmiyor. Pratik olarak ne anlama geldiği ise besbelli ve bunu bu yazıda izah etmeye çalışacağız.

Azerbaycan 4 ailenin sofrasıdır

Azerbaycan iktidarı halktan oy almadığını ve hiçbir zaman alamayacağını kesin olarak bildiğinden; iç siyasetini de halk karşısında sorumluluğu düşünmeden kurar.

Az önce bildirdik, bu siyaset ülkedeki esas idari ve ekonomik gücü oluşturan oligarşiklerin istekve emellerine uygun hâle getirilmiştir.

Şimdi Azerbaycanda temel 4 oligarşik gruplaşması şekillenmiştir:

1- ATA Holding- İlham Aliyevin ailesine aittir.

2- Paşa Holding- devlet başkanının karısı Mihriban Aliyeva’nın akrabalarına aittir (kendisinin kızlık soyadı Paşayeva’dır).

3- Gilan Holding- Olağanüstü Haller bakanı Kemaleddin Haydarov’un imparatorluğudur.

4- ZQAN Holding- Ulaşım bakanı Ziya Memmedov’un ailesine aittir.

Petrolun Azerbaycan halkı ile hiçbir alakası yoktur!

Halk karşısında sorumsuzluk aynı zamanda petrol üzerinde sorumsuz bir kontrolün oluşturulmasına neden olumuştur. Petrol Azerbaycan’ın strateji servetidir ve ülkenin çağdaş dünya siyasetinde tuttuğu yeri, maalesef yalnızca o belli ediyor. Bunun için de maalesef diyoruz ki, Azerbaycanın tüm iç ve dış politikasını, ekonomisini, sosyal ilişkilerini yalnız petrolun üzerinde kurması müthiş bir yanlıştır, ama maalesef gerçek olan budur.

Petrol Azerbaycanı zengin ülke gibi gösteren ve gerçekten de ülkeye büyük paralar ve büyük felaketler getiren servettir.

Şimdi Azerbaycan Devlet Petrol Fonundan nasıl yararlandığı, onun stratejisinin nelerden ibaret olduğu, hangi yönler üzre harcandığı konusunda hiç kimsede, hatta parlamento üyelerinde bile bir bilgi yok ve olamaz. İnsanlar, devlet kuruluşları, hatta bazı anlamlarda birçok sivil toplum örgütleri de petrolün Azerbaycan’a neler kazandırdığı ve neler kaybetdirdiği konusunda tam bilgisizdirler. Herkes öyle düşünüyor ki, petrol stratejik bir servet olarak yalnız cumhurbaşkanının kendi kontrolü altında olmalıdır ve hiç kimsenin ondan hesap sormaya cesareti olmamalı.

Sadece, umumi bilgiler vardır: Petrol Fonu oluşturulduktan bugüne kadar (2011 haziran) onun hesabına 40 milyar manat (50 milyar dolar) dâhil edilmiştir. Şu anda ise onun hesabında 28,8 milyar manat (33 milyar dolara yakın) vesait var. 2025 yılına kadar petrol üretimi ve satışından Azerbaycanın 200 milyar dolardan fazla para kazanacağı düşünülüyor ve o zaman bu paranın en az yüzde ellisinin Petrol Fonunda kalacağı, geride kalanının ise masraf edileceği tahmin ediliyor. 2025 yılından sonra ise Azerbaycan’ın petrol-gaz servetleri azalmaya doğru gidecektir.

Özgür basına karşı engeller

1998 yılından başlayarak, gazeteler üzerinde büyük bir kampanya başlatıldı. Bağımsız ve özel gazeteler tehdit ve baskı yolu ile geri alınmaya başladı. O zamana kadar önemli gazetelerden sayılan “525-ci gazete”, “Şark”, “Ayna”, “Zerkalo” ve onlarla başka gazeteleri yeni şartlar altında çalışmak için tehdit etmeye, onları sahiplerinin elinden alıp başka sahiplere vermeye başladılar. Ülkede özgür televizyon kanalı açmak imkânsız bir hâle getirildi. Şu anda Azerbaycanda bulunan 6 televizyon kanalının hepsi direk İlham Aliyev’in şahsi gözlemi altındadır, ya da onun aile üyelerinin mülküdür. Basının kontrola alınması yalnız Azerbaycanın sınırları dahilini içermiyor. Azerbaycan ahalisinin devamlı olarak izlediği Türk ve Rus basını böyle çeşitli yollarla kontrol altına alınmıştır. Cesaretle söyleyebilirim, Türk basını kendini Azerbaycan iktidarına bağımlı bir duruma getirmiştir ve yalnız bunun nedenlerini tartışmak mümkündür.

(Bunu tartışmaya gerek yok ki! Herkes de biliyor ki, her kapitalist rejimde olduğu gibi, basın veya şimdiki adıyla medya patronları, maddi ilişki içinde oldukları her iktidarla iyi geçinmenin yollarını ararlar ve azamî şartlarda onlarla iyi geçinirler. Bunlar için o iktidarın halka dayalı, demokratik bir iktidar olması şartı yoktur. Yeter ki bunların çıkarlarına hizmet etsin! Öbür türlü isterse eli en kanlı katil diktatör olsun, bunların vicdanlarını çok fazla kanatmaz. Türkiye'deki büyük medyanın da Azerbaycan devlet başkanıyla ya menfaat ilişkileri vardır, ya da ileriye dönük menfaat beklentileri... Daha açık söyleyeyim: Benim bu da dâhil olmak üzere; son yazdığım makalelerin hiçbirini, Türkiye'deki büyük gazetelerin gene hiçbirinde yayımlamam mümkün değildir. Demokratik ve özgür bir platform olan HaberX'e, bu anlamda kendi adıma teşekkür borçluyum. Cahit Kılıç)

Siyasi tutuklamalar

2005 yılında parlamento seçimlerinden sonra muhalefetin özgürce toplanma hukuku elinden alındı. Partilere ve parti aktivistlerine karşı ayrı ayrı baskılar, geniş toplum kesimlerini siyasi olaylardan uzak tutmak, korkutmak için, baskı ve zulüm en güzel yol olarak seçildi. 1993 yılının Temmuz ayından 1995 yılının Nisan ayına kadar Azerbaycan’da siyasi motiflere göre 2500 kişiden fazla, 1995 yılından 2000 yıla kadar 1200 kişi, 2000 yılından 2003 yılına kadar 700 kişi, 2003-2005 yıllarında 1500 kişi, 2005 yılından 2010 yılına kadar 500 kişi hapsedilmiştir. 2007-2009 yıllarında Azerbaycan dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu ülke olarak tanınmıştır. Tesadüf değil ki, son bir kaç yıl içinde uluslararası insan hakları örgütlerinin yıllık raporlarında Azerbaycan cumhurbaşkanı İlham Aliyev “Basının yırtıcı düşmanı” sayılan devlet başçılarının lisetesindedir. 2009 yılından başlayarak hapislerin motiflerine daha biri ilave edilmiştir: internette, sosyal ağlarda aktif olanların hapislerine başlanmıştır.

Son 10 yıl içinde siyasi aktivistlerin çok çeşitli ittihamlarla, uyuşturucu madde, izinsiz silah bulundurma, holiganlık gibi sahte ittihamlarla hapisleri çok basit bir hal almıştır. Bu satırların yazarı, 2007 yılında sahte holiganlık nedeni ile hapsedilerek 4 yıl hapis cezası almış, uluslararası hukuk savunma ve gazeteci örgütlerinin çabaları ve devamlı baskılarının sonucu olarak 2 yıl 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılmıştır Şimdi Azerbaycan’da Uluslararası “Amnesty İnternational” hukuk savunma örgütünün vicdan mahpusu ilan etdiği 11 kişi ve daha 60 siyasi tutuklu var.”

***

Sayın Ganimet Zahid’in yazısı uzun, ben, şimdi yazıya burada nokta koyarak, bahsettiği o siyasi tutuklulardan birisi olan Nimet Penahlı’yı sizlere takdim etmek istiyorum.

1988 yılından itibaren genç bir adam olarak Sovyet zulmüne baş kaldıranların önünde hareket eden, Halk Cephesi’nin meydanlardaki bağımsızlık nümayişlerinin ateşli hatiplerinden biri olarak ön plana çıkan, önce Haydar Aliyev, sonra da babasının oğlu sıfatıyla hanedanın başına geçen İlham Aliyev yönetimine muhalefet eden, etkili şiirleriyle diktatörlerin uykusunu kaçıran bu delifişek şâir, yani Nimet Penahlı da, asıl siyasi sebep gizlenmiş, “bir şahsı dövmüştür”suçlamasıyla, 6 yıl hapse mâhkûm edilerek demir parmaklıkların arkasına gönderilmiştir. İçeride sık sık işkencelere, hücre cezalarına mâruz kalmaktadır.

Arkasında duracak, haklı bir baskı kurarak onu hapisten kurtaracak uluslar arası bir kuruluş da yok üstelik...

“Vicdanla yaşamak, ölmek çetindi,

Şerefsiz yaşıyor çokları şimdi,

Fırsat namertlerin, Hakk Nimet’indi,

Tuşlanıp her zaman hedefe güllem,

Dedim öldürsünler, demesem öllem!”

Nimet Penahlı

***

Bir sonraki yazımda da; daha önce verdiğim söz gereği: Evez Zeynallı’nın mâhpushaneden gönderdiği iki mektuptan bölümleri İstanbul Türkçesi’ne sadeleştirerek siz değerli okurlarımızın dikkatlerine arz edeceğim efendim...

İLGİLİ YAZILAR:

Bakü Diktatörlüğü!

Xural Gazetesini İlham Aliyev’e kim soracak?

İlham Aliyev ne bekliyor?

http://www.haberx.com/azerbaycani_aslinda_kim_yonetiyor(17,n,10795756,106).aspx


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 6 Aoû 2017 - 16:12
MessageSujet du message: dacik-h(a)zeri hayali projesi TANAP su almaya başladı ;şimdi de
Répondre en citant











Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 721
Point(s): 70 414
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 6 Aoû 2017 - 16:12
MessageSujet du message: dacik-h(a)zeri hayali projesi TANAP su almaya başladı ;şimdi de
Répondre en citant



Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 02:59
MessageSujet du message: dacik-h(a)zeri hayali projesi TANAP su almaya başladı ;şimdi de

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News en bref ... Օրուան կարճ լուրեր ... Güncel kısa haberler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com