Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
İspirli Gazinocular Kıralının Fahrettin Aslanın Dığalarından Mehmet
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Hamshen - Համշենի - Hemşin
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 932
Point(s): 70 987
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 14 Oct 2017 - 19:01
MessageSujet du message: İspirli Gazinocular Kıralının Fahrettin Aslanın Dığalarından Mehmet
Répondre en citant

İspirli Gazinocular Kıralının Fahrettin Aslanın Dığalarından Mehmet Tanesi Hemşin'e Okul Açacağı Sözünü Ne Zaman Yerine Getirecek ?







Nerelerde okudunuz, eğitiminiz nedir?

- 10 yaşında Paris’e gittim. Ve 10 yıl Ecole Pascal’da okudum. Sonra Baccalaureat diplomasını aldım. Bir yıl Sorbon’da psikoloji okuduktan sonra Boston Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret okudum. Üç yabancı dil biliyorum. Babam hep okumamı, hayatı her haliyle öğrenmemi istemişti.

Öğrenebildiniz mi peki?

- Ben, Paris’te 10 yıl okudum. Buradan dört arabayla havaalanına giderdim ama orada metroyu kullanırdım. Şoförlü arabam yoktu. Yani iki farklı yaşamı da gördüm. Bu, hem babamın kıymetini bilmemi sağladı hem de hayatın değerini anlamamı. Şimdi hiç gocunmadan Taksim’den metroya binip, Levent’e spora gidiyorum.

Öyle bir anlatıyorsunuz ki, hiç babanızı üzecek bir şey yapmamış gibi...

- Babam hayatı boyunca çok büyük fedakárlıklar yapmış, bunun bilincindeydim. Dolayısıyla onu ne kırdım, ne üzdüm. Ne babamın ismini kullanarak kumar oynayıp, kaybedip borcu babama ödettim, ne birisini dövdüm, ne de bir kız babasını, babamla muhatap ettim. Babamın yüzünü kızartacak, ona maddi-manevi zarar verecek hiçbir şey yapmadım. O da bunu gördü ve aramızda farklı bir bağ oluştu. Aramızda hiçbir zaman gizli saklı olmamıştır. O bağırdığı zaman asla kin tutmaz, sevdiği zaman ise şımarıp bir şey istemezdim. Böyle bir ilişkimiz vardı onunla.

Babanız çocuklarını birbirinden ayırır mıydı?

- Hayır, ayırmazdı. Ama bir oğlun vardır, deli gibi yurtdışında çalışır, sadece takdir getirir, hakkında güzel şeyler söylenir; bir oğlun vardır ki durmadan onun için kötü şeyler duyarsın. Bu kadar basit...

Ölümünden sonra neler olabileceğini anlattı mı size hiç?

- Babam, genç yaşta onu kaybedeceğimi biliyordu. Dolayısıyla beni ona göre yetiştirdi. Vefatından sonra başıma neler geleceğini 20 yıl boyunca bana anlattı. O noktalarda nasıl hareket edeceğimi babamdan öğrendiğim için şu an dimdik ayaktayım. Babamın bana anlattığı her şey bugüne kadar birebir çıktı. Onun bana öğrettikleri sayesinde güçlüyüm bugün...

Peki o zaman gelelim kardeşlerinizle olan sorunlarınıza...

- Susmayı tercih ediyorum. Ama sanmayın ki bunlar doğru ya da ben susarak bunlara boyun eğiyorum. Öyle bir şey yok. Şimdi sükunet gerek. Adli süreç varken konuşmayacağım. Her şeyin bir zamanı var. Her kötü sözün, her yalanın, iftiranın bir bedeli olmak zorunda. Size ve ailenize hakaret edildiği zaman günü geldiğinde gerekeni yaparsınız.

İDDİANIN KANITI OLUR

Anneniz ve siz, babanızın diğer çocuklarından miras kaçırdınız mı?

- Böyle bir şey yok. Babam vefat ettikten sonra hukuki bir süreç başladı. Bir kere mirası, mirasçı kaçırmaz. Mirası veren kaçırır. Mirasçı ise şöyle kaçırır: Adam ölüm döşeğindeyken birine bir torba para verir, "Şunlara vereceksin" der, o kişi de vermez. Bu zaten hak yemektir, günahtır. Böyle bir şey yok ki! Veraset ilamı da var, her şey var. Her şey belli. Ben haklı olduğuma inanıyorum.

Ağabeyiniz Sacit Aslan, babanızın ölümünden önce sizin lehinize mirastan feragat ettiğini, Fahrettin Bey’in ölümünden sonra da mirasın adil olarak bölüştürüleceğini vaat ettiğinizi, Kuran üzerine yemin etmenize rağmen bu sözü tutmadığını iddia ediyor. Ne diyeceksiniz?
- İnsan her şeyi iddia edebilir. İddia edenin kanıtı olur. Kanıtı olmayanın yaptığı, iftiraya girer.

Peki siz 2002 yılında anneniz Arzu Aslan’a malları ve parayı kendi zimmetine geçirmekten dolayı dava açtınız mı?

- Bunlar çok yanlış şeyler. Babam o zaman hayattaydı. İki avukat arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklanan bir durumdu bu.

Babanızın, ileride size verilmek üzere bir işadamına yüklü miktarda para emanet ettiği de söylendi...
- Babam bana çok güveniyordu. Çünkü ben onun güvenini boşa çıkaracak hiçbir şey yapmadım. Bu palavra.

Peki kız kardeşleriniz, erkek kardeşleriniz, hepsi size dava açtı. Hepsi de haksız mı?

- Kararı yargı verecek. Şu davalar bitsin, ondan sonra tekrar bir araya gelir, konuşuruz.

Aile meselelerinizin dışında, babanızın ölümünden sonra başka nelerle karşılaştınız?

- Haraç isteyeni oldu, kapıya gelen iti, köpeği oldu, kendini bir şey zannedenler çıktı, tehdit eden oldu. Üç-beş kişi çıktı, "Asarız, keseriz" dedi. Buraya, ofisin kapısına geldiler. Dostlarımız, "Önce bizi ezmeniz gerek" deyip bana sahip çıktı. İyi niyetli olursan, babam ağzındaki lokmasını verirdi. Ben de öyleyim. Benden zorla bir şey alamazlar. En kötüsü ne olur? Babamın yanına giderim. Bundan da korkmam.

Hayat şimdi sizin için çok daha zor değil mi?

- Hem de nasıl... Günde onlarca mektup geliyor bana. İçlerinde bebek fotoğraf var ve hepsinde de "Bu senin oğlun" yazıyor. Eğer bunlara inansaydım, benim şu an 45 çocuğum olurdu. Ben hayatımı herkesten daha özenli yaşıyorum. "Sarhoştun, hatırlamıyorsun" demesinler diye ağzıma içki sürmüyorum. Babam hayattayken kız arkadaşlarımla yaşadığım ilişki şekli ile şimdiki arasında dağlar kadar fark var mesela.


Babanız sizi bu şirketleri yönetmeniz için eğlence sektöründen uzak tuttu. Ama ister istemez bu dünyanın da içinde büyüdünüz. Bir gün eğlence hayatına da girebilir misiniz?

- Biliyorsunuz ki Maksim, otel oluyor. Bu otelin içine bir eğlence mekanı açmak istiyorum. Babam alaturkanın gençlere ulaşmasını isterdi. Bu da genç şarkıcı, genç müşteri ile olur. Maksim efsanesini devam ettirmek niyetindeyim. Bir de yapım şirketi kurabilirim. Bunlardan önce Erzurum, İspir, Erzincan, Sivas ve Hemşin’de babamın adına okul yaptıracağım. 2008’in sonuna kadar Allah izin verirse bütün okulları bitireceğim.

Gece kulübüne korumayla gitmek tamamen şov

- Korumanız var mı?

Yok. Ne o öyle gece kulübüne 20 adamla gitmek! Bunlar şov! Bir erkeğin adam olduğu gün, babasının öldüğü gündür. Şimdi sorumluluklarım çok fazla. Ailemde hiç görmediğim akrabalarıma, babamın yıllardır yaptığı yardımları devam ettiriyorum. Çok ağır bir şeyi teslim aldığımı anlamadım. 7 bin kişiye bakıyoruz. İşte beni o sevgi koruyor. Bir mirasın üzerine oturmuş, altın tepside bir tavuk gibiydim. Bir şeyler almak isteyen herkes geldi. Bu yaşta bunların karşısında, işte o insanların dualarıyla durabildik.

http://www.hurriyet.com.tr/her-gun-yeni-bir-cocugum-cikiyor-6267013

..............

Fahrettin Aslan kimdir ?


Fahrettin Aslan; 1932 yılında Erzurum‘un İspir ilçesinde dünyaya geldi. 13 yaşında çalışmak için İstanbul‘a göç etti. İstanbul’a ağabeylerinin yanına gelir. Fahrettin Aslan‘ın çocukluk yılları maddi yokluk içinde geçti. Tepebaşı’nda bir gazinoda çalışmaya başlar. Bu arada ortaokulu bitirir.

1946 yılında 14 yaşında bir gazinoda komilik yapmaya başladı. Aynı yıl ‘Cumhuriyet Pavyonu’nda şefliğe yükseldi. 9 yıl boyunca da aynı mekânda çalıştı. O zaman İstanbul’daki en gözde ve tek gazinoydu burası. Rum patronu Emin Yeyman’la ile baba-oğul ilişkisi kurmuştu. 1952 de ilk evliliğini Necla Berktan ile yaptı.1955 yılında Cumhuriyet Gazinosu yıkıldı ve Tepebaşı Gazinosu açıldı. Fahrettin Aslan, patronunu yine yalnız bırakmadı. Ertesi yıl patronu, Fahrettin Aslan ‘a Taşlık Gazinosu’nda ortaklık hediye ettiğinde 25 yaşında idi. 1960 yılında eski patronu, yeni ortağı Emin Bey’le Taksim-Maksim’i satın aldı. Yedi yıl sonra Emin Bey hisselerini Fahrettin Aslan’a devredince, gazinonun tek hakimi ve tek başına patron oldu. Ve 45 yıl boyunca onu herkes ‘Gazinocular Kralı’ olarak tanıdı.

1950-1980 arasındaki dönem, gazinolar ve sanatçılar için altın yıllardı. Caddebostan Maksim’i, Taşlık, Bebek gibi İstanbul’un belli başlı noktalarında hizmet veren bir devire tanıklık etmiş efsanevi Maksim Gazinosunu daha sonra da Taksim Maksim’in altında Samara Bar’ı hizmete sundu. Fahrettin Aslan, Ankara ve İzmir’de de Maksim Gazinoları’nın şubelerini açtı. Zeki Müren, Behiye Aksoy, Gönül Yazar, Ahmet Özhan, Emel Sayın, Muazzez Abacı, Bülent Ersoy, Seda Sayan gibi ünlüleri sahneye çıkararak gazinoculuğu sürdüren Fahrettin Aslan, Sibel Can ve Pınar Eliçe‘yi assolist yaptı. Kuşkusuz, bu devrin en sevilen isimlerinden biri Zeki Müren‘di! Maksim’de, 8 sene boyunca yılın 7 ayı assolist olarak çalıştı ‘sanat güneşi’.

Behiye Aksoy, platin rengi saçları, şık kostümleri ve pahalı takılarıyla, Müzeyyen Senar‘dan sonra assolistlik kavramını yücelten bir sanatçıydı. Fahrettin Aslan ile patron-sanatçı ilişkisinin dışına çıkarak büyük bir aşk yaşamaya başladı ve nikah masasına oturdu. Aslan, Behiye Aksoy ile boşandıktan sonra da ‘İş başka, aşk başka’ diyerek onu gazinolarında çalıştırmaya devam etti. Gönül Yazar, Maksim’de senelerce fırtına gibi esti.

Uzun süredir şeke Aslan, İstanbul Anadoluhisarı’ndaki evinde 26 Ekim 2005 de sabaha karşı şeker komasına girerek hayatını 74 yaşında kaybetti.

Evlilikleri :

1.evliliği: Fahrettin Aslan henüz 20 yaşında iken 1952 de Necla Berktan ile evlendi. İlk eşinin, ilk evliliğinden dünyaya gelen oğlu Atilla”yı da nüfusuna aldı. Sacit (d.1953) ve Selçuk (Aslan d.1959) adında iki oğlu doğdu. 1962’de boşandı.
2.evliliği: 3 yıl (1962 – 1965) birlikte olduğu İnci Birol ile hiç evlenmedi. Esra ve Esin adında iki kız çocuğu sahibi oldu nufusuna geçirdi.
3.evliliği: 1974 yılında Behiye Aksoy ile evlendi. 4 ay evli kaldılar.
4.evliliği: 70’li yılların sonunda Arzu Aslan ile evlendi. Arzu Aslan”dan da son çocuğu Mehmet Aslan (d.1980) dünyaya geldi. Fahrettin Aslan ölene kadar da Arzu Aslan ile birlikteydi.

https://www.biyografi.net.tr/fahrettin-aslan-kimdir/


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Sam 14 Oct 2017 - 19:01
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 24 932
Point(s): 70 987
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 11 Nov 2017 - 08:39
MessageSujet du message: İspirli Gazinocular Kıralının Fahrettin Aslanın Dığalarından Mehmet
Répondre en citant

Hemşin'den Eski Haberler

5 Şub 2007

Ey gidi eski günler. İnsanlarımzı birbirine dah atutkunmuş galiba. ne dersiniz?

- Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan'ın "TULÜM SESİ" dinlemek için gecemizde 10 kişilik yer ayırttığını,

http://www.hemsinliyiz.biz/index.php/Thread/8834-Hem%C5%9Fin-den-Eski-Haberler/


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 15:06
MessageSujet du message: İspirli Gazinocular Kıralının Fahrettin Aslanın Dığalarından Mehmet

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Hamshen - Համշենի - Hemşin Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com