Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
"Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul Aller à la page: <  1, 2, 3, 4, 5, 6
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
mafilou



Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 337

MessagePosté le: Jeu 8 Fév 2018 - 01:36
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant

Revue du message précédent :

Sözde Patrik Vekili

Ohannes Kılıçdağı
07.02.2018

Konuşmaya sondan, yani bu ‘sözde’ sıfatından başlayalım. Bu sıfatın tesadüfen yazıldığını düşünenler yanılırlar. Bu sıfatı Türkiye Ermenileri çok iyi bilir. Onların üzerinde bir sembolik şiddet unsuru olarak onlarca yıldır kullanılagelmiştir.
İçişleri Bakanlığı’ndan İstanbul Valiliği kanalıyla İstanbul Ermeni Patrikliği’ne patrik seçimi hakkında gönderilen yazıyı okumuş veya duymuşsunuzdur. Temel olarak, patriklik makamını hâlâ dolu kabul ettiklerini, dolayısıyla yeni bir patrik seçimine gerek olmadığını, Aram Ateşyan’ın hâlâ Genel Vekil olduğunu söylüyor. Mesrop Mutafyan’ın rahatsızlığı üzerine, istenirse bir ‘Patrik Genel Vekili’ seçilebileceğinin İçişleri Bakanlığı tarafından Patrikliğe bildirildiği söyleniyor. Bunun üzerine, Ateşyan’ın genel vekil seçildiğini ve Bakanlar Kurulu’nun Mutafyan’ın dinî kisve giyme yetkisini iptal ederek, bu yetkiyi Ateşyan’a verdiğini söylüyor. Aynı yazı, ilerleyen satırlarda patriklik makamının boşalmasını sağlayan nedenler arasında sağlık sorunlarının sayılamayacağını, dolayısıyla, Mutafyan’ın koma halinin makamı boşaltması için yeterli olmadığını iddia ediyor. Dolayısıyla, Karekin Bekçiyan’ın kaymakamlığının ve aldığı kararların geçerli olmadığını ileri sürüyor. Hatta, “sözde Patriklik Kaymakamı” deniyor.
Konuşmaya sondan, yani bu ‘sözde’ sıfatından başlayalım. Bu sıfatın tesadüfen yazıldığını düşünenler yanılırlar. Bu sıfatı Türkiye Ermenileri çok iyi bilir. Onların üzerinde bir sembolik şiddet unsuru olarak onlarca yıldır kullanılagelmiştir. Bu manzara içinde ‘sözde’ sıfatını hak eden bir makam varsa o da ‘Patrik Genel Vekilliği’dir. Bu tamamen uydurulmuş, Ateşyan’a göre biçilmiş bir makamdır. Eğer, bunu zaten kendisi gene kendisi için biçmediyse, ta o zaman yani 2010’da idareye “Biz Ermeni toplumu ve kilisesi olarak bunu yapamayız, doğru olan seçime gitmektir” diyecekti. O ne yaptı? Yel yepelek, yelken kürek, yangından mal kaçırırcasına kendisini ‘genel vekil’ seçtirdi, makamı adeta kaçırdı ve olayların buraya gelmesinin baş sorumlusu oldu. Bu hareketi niteleyecek sıfatları okuyucuya bırakıyorum.
İkinci nokta, sağlık sorunları dünyanın her yerinde bir makamı boşaltmak için en net, en geçerli sebepler arasındadır. Bakanlık, bu yalın ve mantıklı gerçeği reddetmek gibi hayatla temelden çelişen bir duruma düşüyor. Üstelik burada söz konusu olan, akli ve hatta birçok fizyolojik melekenin yitirildiği, ağır bir nörolojik hastalıktır ve ne yazık ki Mesrop Mutafyan senelerdir koma halindedir. Bu durumun makamı boşaltmadığını söylemek nasıl mümkün olabilir? Akıl var, mantık var. Ölmüş bir kişiyle, şu an Mutafyan’ın içinde bulunduğu durum arasında makamı doldurmak açısından fiilen ne fark vardır? Ve gene üstüne üstlük, onun bu durumunu hukuken de tespit eden ve sabitleyen mahkeme kararı da mevcuttur. Ayrıca, söz konusu yazı bu noktada kendi içinde de çelişkilidir. Şöyle ki, madem Mutafyan makamın gereklerini yerine getirebilecek durumdaydı, yani makam boş değildi, neden bir genel vekil seçilebileceğini söylediniz? Demek, patriklik işlerini Mutafyan’ın yapamayacak durumda olduğunu kabul ettiniz ki yerine vekil istediniz. Makam pratik olarak boş değilse mantık gereği vekile de ihtiyaç yoktur, makam boşsa ancak halk oyuyla doldurulur. Kaldı ki, Bakanlık’tan gelen yazı Mutafyan’ın patrikliğinin idare açısından da sonlandığını kendi söylüyor. Bakanlar Kurulu, Mutafyan’dan kisve giyme yetkisini alarak, onun patrikliğini kendisi açısından sonlandırmıştır aslında. Yani, Bakanlar Kurulu bu kararıyla, İçişleri Bakanlığı’nın “boş değil” dediği makamı, bizzat kendi eliyle boşaltmıştır. Mutafyan hâlâ patrikse neden kisve giyme yetkisi elinden alındı? Eğer cevap “O kisveyi giyemeyecek durumda olduğu için” ise, bir kisve dahi giyemeyecek kişi nasıl oluyor da, makamı “doldurabiliyor”? Yok, Mutafyan artık patrik değilse, seçim neden engelleniyor?
Türkiye Ermeni toplumunun talebi gayet basittir: Bundan evvel olduğu gibi şimdi de patriğini seçmek. Bu talepte ne gayrimeşru, ne gayrikanuni, ne gayriahlaki ne de devletin zararına bir durum vardır. Üstelik, dinî makamlarda bulunanların halkın oyuyla seçilmesi ilke olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin de istediği, talep ettiği bir durumdur. Ermeni patriği söz konusu olduğunda neden kendi talebiyle çelişsin ki? Velhasıl, “Patriğimizi seçmek istiyoruz” demenin korkulacak, çekinilecek bir yanı yoktur. Son derece haklı ve meşru bir istektir bu. Türkiye Cumhuriyeti çeşitli platformlarda ne istiyorsa, biz de ondan fazlasını istemiyoruz. Karekin Bekçiyan da sadece seçim sürecini ve o süre boyunca Patrikhane işlerini yönetmek üzere değabah seçilmiştir. Bu makam, ilke gereği kalıcı değildir. Zaten İçişleri Bakanlığı’ndan gelen yazı da Bekçiyan’ın şahsı hakkında bir olumsuzluk bildirmiyor, yani onun değabah seçilmesine engel hukuki bir durumu olmadığını idare de zımnen onaylamış. İdarenin onaylamadığı, herhangi bir değabah seçilmesi, özellikle Bekçiyan’ın seçilmesi değil.
Bu vesileyle, kimi vakıf yöneticilerinden ve aralarında Dikran Gülmezgil, Erol Ergan, Hayk Aslanyan, Vazken Barın, İrma Polat gibi isimlerden oluşan bir grubu İçişleri Bakanı’yla görüşmek üzere davet etmişler. Bu, diyalog fırsatı olarak değerlendirilebilecek bir davet. İsimler nasıl seçildi bilmiyorum ama görebildiğim kadarıyla çoğu görmüş geçirmiş, yılların getirdiği tecrübeyle, insan nedir, ne için yaşar, ne için ölür, hak nedir, onur nedir, bunları bilecek, ağırbaşlı, hemen paniğe kapılmayacak, bu davete katılmakla altına girdikleri, hem geçmiş hem gelecek kuşaklara olan sorumluluklarının fazlasıyla farkında olacak kişiler. Ermeni toplumunun haklı talebini her platformda dillendirmekten çekinmeyeceklerdir. Neden çekinecekler ki? Ortada haksız, hadsiz, onursuz bir talep yoktur. Hem onların, hem de her bir Ermeni’nin patrik seçimi isteklerinde başları dik, alınları açıktır (belki bir-iki kişi hariç). Yüzümüzü yere eğdirecek bir durumumuz zinhar yoktur. Zannetmem ki bu toplantıya katılacak olanlar da hem kendi yüzlerini, hem bizim yüzümüzü yere eğdirecek şekilde çıksınlar.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/20165/sozde-patrik-vekili
Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
Publicité






MessagePosté le: Jeu 8 Fév 2018 - 01:36
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 337
Point(s): 40 827
Moyenne de points: 3,06

MessagePosté le: Sam 10 Fév 2018 - 00:39
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant

 
 
AGOS Başyazı- İrade yok sayılıyor






 
 
08.02.2018 GÜNCEL  
 
İstanbul Valiliği’nin 5 Şubat tarihinde Patrikhane’ye gönderdiği mektup herhalde Ermeni toplumu-devlet ilişkileri açısından tarihe geçecektir. AKP Hükümeti burada açıkça kilise hukukuna, geleneklerine doğrudan müdahale etmiş ve “Patriğinizi seçemezsiniz, Patrik Genel Vekili ile yola devam edin” demiştir. Açıkçası mektupta öne sürülen gerekçeler hukuken tartışmalı olduğu gibi, sanki başka bir niyeti örtme amacı taşıyor gibidir. Öyle görünüyor ki Hükümet’in beğendiği (ya da ona telkin edilen) birileri var ve o beğendiği birilerinin önü açılmadan seçime izin vermeyecek. 

Mektup bu niyetleri taşıyor gibi görünmesinin yanısıra seçilmiş Patrik Kaymakamı’na ‘sözde’ diyerek toplunun ve ruhanilerin iradesine zerre saygı duymadığını da belli etmiştir. Ancak öte yandan Ermeni toplumu içinde devletin bu tutumunu emir telakki edenlerin varlığını da üzülerek görüyoruz.

Geçmişimiz derslerle doludur. Çok uzağa değil, 1998 seçimlerine bile gitsek yeter. O vakit Hükümet seçime doğru Mutafyan’ın yerine başka bir ismi Patrik Vekili olarak görmek istemiş ancak hem toplum hem de Ruhaniler Kurulu iradesinin arkasında durmuştu. 98’lerin atmosferinde bu yapılabilmişti. Dolayısıyla altını çizelim: Çaresiz değiliz. 

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/20180/agos-basyazi-irade-yok-sayili
 
 
 

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 337
Point(s): 40 827
Moyenne de points: 3,06

MessagePosté le: Sam 10 Fév 2018 - 00:40
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant

BİLDİRİ
09/02/2018
Kategori: Belgeler,Bülten,Cismani,Dini
 
BİLDİRİ 
İstanbul Valiliği’nden 05 Şubat 2018 tarihinde Patrikliğimize ulaşan resmi yazı ile İçişleri Bakanlığı yazısının içeriği bildirilmişti. Adı geçen resmi yazıyı değerlendirmek amacıyla Patrikliğimiz Ruhani Meclis üyeleri Ruhani Meclis Başkanı Episkopos Sahak Maşalıyan’ın davetiyle ve Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ın başkanlığında bir kahvaltı sofrasında buluştular. Başepiskopos Karekin Bekçiyan ise Episkopos Sahak Maşalıyan’a kahvaltıdan önce sözlü olarak istifa etme niyetini bildirmiş olduğundan katılım göstermedi.
Kardeşçe bir ortamda gerçekleşen buluşma sonrasında Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan riyasetinde resmi oturum gerçekleştirildi. Fikir alışverişinden sonra aşağıdaki maddeler kesinlik kazandı:
  1. Patrik Seçimi Kilise’nin ve Devletin beraber hareket etmesiyle başlar ve sonuçlanır. Patriklik tarihinde bu gerçek her zaman belirgin olmuştur. Dolayısı ile, bu resmi yazının içeriği bu bağlamda dikkate alındı. Devletin iradesi 85nci Patrik seçimi için şartların oluşmadığı yönünde olduğundan bir Patriklik Kaymakamı seçiminin dayanaksız olduğu şeklinde belirmektedir. Dolayısı ile Patrik Mesrob II Hazretleri’ni emekliye ayırarak Makam’ı münhal ilan etmek kurallara uygun olmamaktadır.
  2. Aynı yazı Patrik Mesrob II Hazretleri’nin emekliye sevk edilmiş olduğu 26 Ekim 2016 tarihindeki Ruhaniler Genel Meclisi öncesindeki idari yapıya dönülmesini gerekli görüyordu. Aynı yazı ile Başepiskopos Aram Ateşyan’ın 1 Temmuz 2010 tarihinde Patrik Genel Vekili seçilmiş olduğu ve görevini 18 Ağustos 2010 tarihli Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda sürdürdüğü belirtilmekteydi.
  3. Ruhani Meclis Üyeleri gelecekteki patrik seçim sürecinin gereği gibi gerçekleşebilmesi açısından resmi yazının içeriğine uymayı gerekli gördüler.
  4. Ruhani Meclis Üyeleri şartlar uygun olduğu zaman Patriklik Seçimi’nin gerekliliğini de vurguladılar.

Cemaatimiz üyelerine cemaat huzurunu her türlü bireysel yaklaşım ve düşüncelerin üzerinde tutma çağrısı yapıyoruz. Yaralayıcı, bölücü ve zaten kırılgan olan cemaat huzurunu bozacak girişimlerden ve ifadelerden uzak kalmaya çağırıyoruz.
RUHANİ MECLİS DİVAN HEYETİ 
  1. 02.2018 – 11343
 
http://www.turkiyeermenileripatrikligi.org/site/bildiri-2/
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 337
Point(s): 40 827
Moyenne de points: 3,06

MessagePosté le: Sam 10 Fév 2018 - 00:42
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant

Արամ Աթեշյանը կրկին Պոլսո Հայոց պատրիարքի փոխանորդ է, Բեկչյանի ընտրությունն ու բոլոր որոշումները չեղարկվում են

09.02.18

http://www.tert.am/am/news/2018/02/09/ateshyan/2610571


Արամ աքեպիսկոպոս Աթեշյանը կշարունակի մնալ Պոլսո Հայոց պատրիարքի փոխանորդի պաշտոնում. նման որոշում է կայացվել պատրիարքարանի հոգևոր խորհրդի՝ այսօր կայացած արտահերթ ժողովի ընթացքում:

Նման որոշման կրոնական ժողովը հանգել է օրերս Ստամբուլի նահանգապետարանում Թուրքիայի ներքին գործերի նախարար Սուլեյման Սոյլուի և պատրիարքի ընտրությունների կազմակերպմամբ զբաղվող նախաձեռնող խմբի անդամների ու հայ համայնքի հիմնադրամների ղեկավարների մասնակցությամբ արտահերթ ժողովից հետո:

Պատրիարքարանի այսօր հրապարակած հայտարարությունում կոչ է արվում վերադառնալ 2016 թվականի հոկտեմբերի 26-ի կրոնական ժողովից առաջ եղած վիճակին՝ նշելով, որ պատրիաք Մեսրոպ Մութաֆյանի առողջական խնդիրները բավարար հիմք չեն նրան հանգստի ուղարկելու և նոր պատրիարք ընտրելու համար:

Հիշեցնենք, որ 2016թ.-ի հոկտեմբերի 26-ին Պոլսո Հայոց պատրիարքարանը հայտարարել է 9 տարի շարունակ կոմայի մեջ գտնվող պատրիարք Մեսրոպ Մութաֆյանին անգործունյա ճանաչելու որոշման մասին, ինչը ենթադրում է նոր պատրիարքի ընտրության մեկնարկ, որի համար անհրաժեշտ էր նախ ընտրել Պոլսո Հայոց պատրիարքի նոր տեղապահ, որը կղեկավարեր ընտրական գործընթացը:




2017թ.-ի փետրվարին Էջմիածնում կայացված որոշման համաձայն՝ մարտի 15-ին Ստամբուլում տեղի ունեցավ Պոլսո Հայոց պատրիարքի նոր տեղապահի ընտրություն: Ընտրություններում Արամ արքեպիսկոպոս Աթեշյանին հաղթած Գարեգին արքեպիսկոպոս Բեկչյանը, չնայած Աթեշյանի ու պետության կողմից միջամտություններին, ստանձնեց Պոլսո Հայոց պատրիարքի տեղապահի պաշտոնը և ձեռնամուխ էր եղել պատրիարքի ընտրությունների կազմակերպմանը։

Այսպիսով՝ 2017 թվականի մարտի 15-ին տեղի ունեցած կրոնական ժողովի շրջանակում Պոլսո պատրիարքի նոր տեղապահի ընտրությունը, որի ժամանակ տեղապահ էր ընտրվել Գարեգին արքեպիսկոպոս Բեկչյանը, չեղարկվում է, ինչպես նաև չեղարկվում են Բեկչյանի տեղապահության օրոք կայացված բոլոր որոշումները:

Հիշեցնենք, որ օրերս Ստամբուլի նահանգապետարանի կողմից հրավիրված արտահերթ ժողովում պատրիարքի ընտրությունների կազմակերպմամբ զբաղվող նախաձեռնող խմբի անդամների և հայկական հիմնադրամների ղեկավարների ներկայությամբ պաշտոնապես հայտարարվել էր, որ ավելի քան 9 տարի կոմայի մեջ գտնվող պատրիարք Մեսրոպ Մութաֆյանի կենդանության օրոք որևէ նոր ընտրության հայ համայնքին գնալ չի թույլատրվի և որ պետությունը հավատարիմ է մնալու իր՝ 2010 թվականին Նախարարների խորհրդի կողմից Արամ Աթեշյանին պատրիարքի փոխանորդ կարգող որոշմանը:


_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 1 177
Point(s): 3 170
Moyenne de points: 2,69

MessagePosté le: Mar 13 Fév 2018 - 13:24
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant

Bekçiyan'dan veda mesajı: İbretlik entrikalar çevrildi

Başepiskopos Bekçiyan Türkiye'den ayrılmadan önce bir veda mesajı yayınladı. Bekçiyan mesajında kendisi hakkında üzüntü verici, acıtıcı, ibretlik entrikalar çevrildiğini söyledi.
Patrik seçimi sürecini yönetmek üzere Değabah (Patrik Kaymakamı) olarak seçilen ancak İstanbul Valiliği'nin yazısıyla Patrik Kaymakamlığı tanınmayan Başepiskopos Karekin Bekçiyan Türkiye'den ayrılmasının hemen öncesinde bir veda mesajı yayınladı. Bekçiyan mesajında "Son yaşananlar bir günde ortaya çıkmadı. Ne yazık ki, beni hedef almış gibi görünen bu sonuç aslında 85. Patrik Seçimini sabote etmek amaçlıdır ve oldukça uzun ve planlı bir kampanyanın ürünüdür" ifadesini kullandı. Bekçiyan'ın mektubu şöyle:

"Sevgili din kardeşlerim,

Hastane raporlarına istinaden mahkemenin verdiği Patrik Mesrop Mutafyan Hazretleri’nin iş göremez durumda olduğuna dair kararı üzerine 25 Ekim 2016 tarihinde toplanan Ruhaniler Genel Meclisi’nin “Patriklik makamının münhal” olduğu kararıyla Türkiye Ermenilerinin 85. Patriklerini seçmeleri yeniden gündeme geldi.

Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan Srpazanın daveti ile Değabah (Patrik Kaymakamı) seçimine katılmak üzere İstanbul’a geldim. Ateşyan Srpazanın da aday olarak katıldığı, usulüne ve geleneklerimize uygun bir biçimde cereyan eden 15 Mart 2017 tarihli seçimde Ruhaniler Genel Meclisi teveccüh göstererek 11 oya karşı 23 oy ile beni Değabah görevine getirdi.

50 yılı aşan bir süre yurt dışında görevde iken Türkiye’ye geliş nedenim, 9 yıldır devam eden bir geçiş dönemini sona erdirilmesine, Patrikhanemizin ananevi ve meşru bir idareye kavuşmasına hulus-u kalple katkıda bulunmak arzusuydu.
Bu konuda dini ve vicdani inançla davranmanın yeterli olacağına, kilisemizin ve halkımızın Patrik seçimini akl-ı selim ile başarabileceğine kani idim. Şu anda ne kadar yanıldığımı anlamış bulunuyorum.

Göreve geldiğimde şaşırtıcı gerçeklerle yüz yüze kaldım. Bunlardan en önemlisi, daha ilk günden seçim sürecinin şeffaf, dürüst, adaletli seçim kurallarıyla yürüyemeyeceğinin ortaya çıkması idi. Bunun pek çok tezahürünü, örneğini sayıp dökmeye gerek görmüyorum. O üzücü, yaralayıcı örnekleri hatırlamak da hatırlatmak da istemem.

Karşılaştığım ve beni üzen bir diğer husus da, güçlü iradeye sahip, tarihimizin ve cemaatimizin değerlerini yakından bilen dini ve sivil kişilerin, İstanbul’da yaşadığım geçmiş dönemlere kıyasla, hayli eksilmiş olmasıydı.

Değerli kardeşlerim, son yaşananlar bir günde ortaya çıkmadı. Ne yazık ki, beni hedef almış gibi görünen bu sonuç aslında 85. Patrik Seçimini sabote etmek amaçlıdır ve oldukça uzun ve planlı bir kampanyanın ürünüdür. Bu kampanya Değabah olarak benim seçilmem üzerine daha ilk günden başladı. Yine üzüntü verici, acıtıcı ve ibretlik entrikalar çevrildi. Karanlık kampanyalar çok çirkin boyutlara ulaştı. Bu tutumun toplumumuzu daha da yıpratmasından ve hatta yozlaştırmasından korkuyorum.

Öte yandan yaşadığımız sürecin toplumumuz için eğitici ve öğretici olduğnu umuyor ve diliyorum. Zannediyor ve umut ediyorum ki toplum, yaşananlar sayesinde, hem kendisini bundan böyle daha iyi yönlendirecek değerlendirmeler yapmaya, hem de toplumu yönetenlerin niteliklerini daha yakından görerek onları daha yakından, daha iyi tanımaya imkan bulmuştur.

Sonuçta müşahedelerimin bana telkin ettiği nokta, kısa zamanda istemeyerek de olsa sizlerden ve içinde yaşamaktan mutlu olduğum İstanbul’dan ayrılmaktır. Bilindiği gibi Bakanlığımızdan gelen yazı üzerine böyle bir karar almak zorunluluk oldu. Zira çatışma benim tabiatımda yoktur.



Dinimiz tevazu ve tahammül dini olduğu kadar sevgi ve barış dinidir. Benim mevcudiyetim zaten çok mutazarrır olmuş Ermeni toplumunda herhangi bir nedenle ve herhangi bir biçimde yeni olumsuzluklara meydan vermemelidir. Yönetimler ve cemaat geleceğe ilişkin adımlar atarken benim mevcudiyetimi bir mazeret, bir pürüz olarak görmeden o adımları atabilmelidir. Bu tür bir mazerete yer vermemek de benim anlayışım ve mükellefiyetim içindedir.

Şimdilik ülkemden ayrılarak bundan sonraki dönemi yeni bir görevde, uzun zamandır hasta bulunan Arkyebiskobos Mesrop Mutafyan biraderim için, onun kederli annesi Mari Mutafyan için ve siz sevgili din kardeşlerim için duayla geçirmek kararını verdim.

Biz daha vaftiz esnasında, vaftiz olmanın yanısıra iman ve umut niyaz ederiz. İnancımızı ve umudumuzu asla kaybetmeyelim.

Tanrı hepimizin yardımcısı olsun.

Arkyebiskobos Karekin Bekçiyan"

http://www.agos.com.tr/tr/


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 337
Point(s): 40 827
Moyenne de points: 3,06

MessagePosté le: Mer 14 Fév 2018 - 05:20
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant

12 Şubat 2018

Ermeni Kilisesi merkezi Eçmiadzin'den ‘Ateşyan’ açıklaması

Tün Dünya Ermenileri Katolikosu makamı ve Ermeni kilisesinin merkezi olan Ana Taht Kutsal Eçmiadzin’den Türkiye Ermeni Patrikhanesi’nde son yaşananları ile ilgili bir açıklama geldi. Ana Taht Kutsal Eçmiadzin Basın Daşresi Müdürü papaz Vahram Melikyan Patikhane’deki durumun yakında ele alınacağı duyurdu.

Melikyan ‘’20 Şubat’ta düzenlenecek olan Ermeni kilisesinin ruhani kurulunun toplantısında Ermeni Patrikhanesi’ndeki durum ele alınacak’’ açıklamasında bulundu.

Hatırlanacağı üzere, İstanbul Valiliği’nden 05 Şubat 2018 tarihinde İçişleri Bakanlığı’nın resmi yazısını içeren mektubun İstanbul Ermeni Patrikliği’ne ulaştığı bildirilmişti.

Mektupta Aram Ateşyan'ı Patrik Genel Velkili olarak tanıyıp seçim şartlarının oluşmadığı öne sürüldü. İstanbul Patrikhanesi Ruhani Kurulu 9 Şubat Cuma günü bir toplantı yaptı ve İstanbul Valiliği'nden gelen mektubun içeriğine uyma kararı aldı.

Kaynak: Ermenihaber.am
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 337
Point(s): 40 827
Moyenne de points: 3,06

MessagePosté le: Sam 17 Fév 2018 - 04:37
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant

Sözde bir 'Ermeni tert' "paylasimi"...


_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
azad
V.I.P.
V.I.P.

Hors ligne

Inscrit le: 06 Sep 2006
Messages: 662
Point(s): 1 998
Moyenne de points: 3,02

MessagePosté le: Sam 17 Fév 2018 - 17:55
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant

MUHALEFET ŞERHİ :

Zillet


Ohannes Kılıçdağı
16.02.2018

Türkiye Ermeni toplumu olarak utanç verici zamanlardan geçiyoruz. Düpedüz bir zillet. Gözümüzün içine baka baka nehirleri tersine akıtmaya çalışıyorlar. Senelerdir göz kapağını dahi kımıldatamayan bir insanın patriklik makamını doldurduğunu iddia edip, bunu kabul etmemizi bekliyorlar. İnanmadığı putlar önünde diz çöktürülüp, ensesine bastırarak eğilmeye zorlanan insanlar gibiyiz. Ateşyan ve uyduruk vekilliği, her birimizin alnına vurulmuş bir utanç mührüdür ve o damga orada durdukça başımızı kaldırıp birbirimizin yüzüne bakacak halimiz yok. Ateşyan, Ermeni toplumunun gözünde çok büyüyebilirdi. Eğer dokuz sene önce “Ben kendime, halkıma, halkın bana olan teveccühüne güveniyorum. Koyalım sandığı milletin önüne, ben de adayım. Vekilliği kabul edemem, halk beni asil olarak seçecektir” deseydi, o zaman bunu yapmış biri olarak muhtemelen seçilir, anasının ak sütü gibi helal, geçer makamına otururdu, gerekli saygıyı da görürdü. Hadi, onu yapmadı, hiç olmazsa bunca tepkiden sonra, dişleriyle, tırnaklarıyla tutunduğu vekillik balonunu bırakır, çekilirdi. Bir insan seçime gitmekten niye bu kadar korkar? Hiçbirini yapmadı. Peki, şimdi ne oldu? Kendi haysiyetini pis kokulu bir bataklığın en derinlerine gömdüğü gibi, Ermeni toplumunu da rezil rüsva etti, zamanını, kaynaklarını, enerjisini tüketti, gerilimi tavan yaptırdı. Kim bilir daha ne zararlar verecek...
Ruhani Kurul’un Ateşyan’ın vekilliğine geri dönüldüğü kararına ne demeli? Gerçi karar diyorum ama, ortada sadece internet sitesinde yayımlanan bir açıklama var. Ciddiyetle işleyen bir kurumda bir kurul bir karar alıyorsa, oturur yazar, kurul üyeleri imzalar ve kayda geçirilir. Böylece, hem bugün bizler, hem gelecekte tarihçiler bilir(iz) ki bu isimler bu kararın sorumluluğunu almış. Varsa bu şekilde alınmış bir karar, onu da kamuoyuyla paylaşmaları gerekir. Hadi işin usul kısmını geçtim, bir grup insan kendini nasıl bu kadar kolay değersizleştirir, hiçe sayar? Kendi aldığı kararları bu kadar kolay yalar yutar? Siz değil miydiniz, Patrik Mutafyan’ı emekli eden, makamı boş ilan eden? Kendi kararlarının arkasında duramayanlar topluma nasıl rehberlik yapacak? Madem İçişleri bürokratları, ne zaman patrik seçilir, patrik seçmeninin şartları ne zaman oluşur, sizden daha iyi biliyor, siz orada ne iş yapıyorsunuz? Yarın bir gün, kilisedeki vaazınızda ne söyleyip söyleyemeyeceğiniz de elinize tutuşturulursa ne yapacaksınız? Hem, İçişleri Bakanı’yla yapılan toplantıdan tekrar toplanma ve tartışma kararı çıkmışken, neden aceleyle böyle bir karar alındı? Üstüne üstlük, Karekin Bekçiyan görevine devam etme iradesi ortaya koymuşken... Burada iyi niyet var mı? En iyisi daha acı sözler söylemeden durayım.
Bu arada, dolaşıma sokulmaya çalışılan, patriklik için en az beş sene İstanbul’da görev yapma şartı lafları, oyunun daha geniş kurgulandığını gösteriyor. Hesapta, toplumu, Ateşyan’ın tek aday olduğu bir seçime mahkûm edecekler. Hadi, arkanız sağlam, bin bir ayak oyunuyla bunu yaptınız diyelim, bu topluma iyilik mi yapmış olacaksınız? Hayır, kötülük yapmış olacaksınız. Kötülüğü bilerek mi yapıyorsunuz, bilmeyerek mi? Bilerek yapılan kötülüğe ne denir?
Türkiye Ermeni toplumunun bütün kişi, kurum ve yapıları, her türlü zemin ve zamanda bu dayatmaya itiraz etmeli, medeni protesto hakkını her şekilde kullanmalıdır. Evet, belki çok azaldık ama daha ölmedik. Aram Ateşyan yalnızlaştırılmalıdır; onun sözde vekillik sıfatını tanıyanlar, kullananlar vebal altındadır. Patrikhane’nin tabutuna bir çivi de onlar çakıyor. İnsanları huzursuzlukla, kaosla, bölünmeyle korkutmaya çalışıyorlar ama huzursuzluk da, bölünme de sebep değil sonuçtur. Haksızlığın, gaspın, zorbalığın olduğu yerde huzursuzluk da olur, bölünme de. Huzursuzluğun olmasını istemeyenler, huzursuzluğun kaynağı olan tutum ve davranışlarından vazgeçerlerse huzursuzluk da olmaz.
Bu patrik seçimi tartışması, zaten çok sağlam olmayan toplumsal yapımızı çürütüyor, bütün vaktimizi, enerjimizi, konsantrasyonumuzu tüketiyor. Oysa biz bugün, Getronagan gibi gurur kaynağı bir kurumumuzun içinde bulunduğu finansal darboğazı ve oradan nihai çıkış yolunu konuşuyor olmalıydık. Yalnız Getronagan değil tabii ama Getronagan gibi, Nerses Varjabedyan’dan sonra ikinci kurucu olarak adlandırabileceğimiz Silva Kuyumcuyan’ın neredeyse 35 yıllık yönetimi ve öğretim kadrosunun emekleriyle, içinde bulunduğu kısıtlı koşullarda birçok değerli çalışmalar yapan bir okul dahi, para toplamak için ilana çıkıyorsa, bu hepimizin ayıbıdır. Evet, hepimizin ayıbıdır ama en çok da gelir kaynakları geniş vakıfları yönetenlerin ayıbıdır. Her biri tek tek sorumludur. Getronagan’ın ve diğer kurumların maddi ihtiyaçlarını nihai biçimde çözecek olan ortak havuz için ne girişimde bulundular? O kadar içler acısı bir durumdayız ki, elimizde çok daha iyi ve faydalı bir sosyal düzen kurabilecek kaynak varken, biz neredeyse yok olmanın eşiğine geliyoruz. Çıldırmamak elde değil.
not: Anladığım kadarıyla, Getronagan’ın Pangaltı’nda bir arazisi var ve burayı, herhangi bir inşaat şirketine vermeden, dolayısıyla onu ortak etmeden, Ermeni toplumunun özkaynaklarıyla değerlendirme projesine bile, gelirleri yüksek vakıflardan destek bulamamışlar. Hadi ortak havuz çetrefilli, zaman alıcı bir iş (gerçi başlamazsan bitmez tabii). Peki, eldeki kaynaklar göz önünde bulundurulunca çok da zor olmayan bu proje bile nasıl hayata geçirilemez? Yazık, çok yazık.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/20221/zillet
_________________

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar, Güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar,üzülme doğruların kaderidir yanlızlık, kargalar sürüyle, kartallar yanlız uçar.


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 337
Point(s): 40 827
Moyenne de points: 3,06

MessagePosté le: Hier à 05:33
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri
Répondre en citant



'Bekçiyan dediklerimi yapsaydı cemaatimizin Patriğiydi’

20.02.2018 GENEL

Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu, Patrik seçimi sürecinde devlet yetkilileri ile kurduğu ilişki ve yaptığı açıklamalar ile süreci belirleyen isimlerden biri oldu. Yaşananları Şirinoğlu ile konuştuk.

YETVART DANZİKYAN
MİRAN MANUKYAN


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 24 Nisan’da yayınladığı mesajla Valiliğin gönderdiği kağıt arasında çelişki görünüyor, Erdoğan Patriklik seçimi için başarılar diliyordu. Valilik, “Patriklik seçimini yapamazsınız çünkü patriğiniz hayatta” diyor. Burada ya Erdoğan yanlış bilgilendirilmiş ya da Valilik. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştüğüm zaman “16 Nisan referandumundan sonra bizzat ben bu konuyla ilgileneceğim” dedi. Bu sırada Karekin Bekçiyan Almanya’daydı. Ben Cumhurbaşkanımızla görüştükten sonra Valiliğe talimat verilmiş. Valilik bana “Ruhaniler Genel Meclisi toplanmasın” dedi. Ben de bu bilgiyi Patrikhanede yapılan toplantıda bildirdim. Toplantıda Dikran Gülmezgil, Aret Ergan, Melkon Karaköse, Hayk Arslanyan, Hrant Moskofyan ve Vasken Barın vardı. “Değabahlık seçimini yapmayın referandumu bekleyin” dedim. Aram Sırpazan’ı Değabahlık Seçimini yapmak için zorladılar. Ben de sıkıntı yaşayacağımızı söyledim ve bana inanmadılar. Ruhaniler Genel Meclisi toplanınca bana telefon geldi ve seçim sonucunu sordular. Aram Sırpazan’ın kaybettiğini Bekçiyan Sırpazan’ın kazandığını bildirdim. Bilinen mektup gitmiş o arada. Bunun üzerine gazetelere “Aram Ateşyan kazansaydı mektup gitmezdi” dedim. Valilik Aram Ateşyan seçilseydi müdahale etmeyecekti çünkü Aram Ateşyan'ı tanıyorlardı.
Bu işten geri adım atılması için Dırtad Uzunyan ve Kirkor Damadyan’ı çağırdım. “Prosedürü bilemediğimizden dolayı bu karar yok hükmündedir deyin” dedim ama dinlemedi kimse beni. Bekçiyan’ın da bu yüzden istifa etmesi gerektiğini belirttim.
Bu meyanda Almanya dönüşü Bekçiyan’ı kabul ettik ve VİP’den aldım. Yanında bir Hayr Surp indi, bana telefon geldi. “Yanındaki Hayr Surp’u neden aldınız bu adam Atatürk’e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne küfür eden bir adam” dendi. Bilgim olmadığını söyledim, onlar da anlayış gösterdi. Hraşapar töreniyle kiliseye girdik adamın ilk teşekkürü Düşünce Platformu’na oldu. Ertesi günü o grupla fotoğraf yayınlattı, ardından Radyo Agos’ta Anna Turay’ın röportajı çıktı. “Kimse sahiplenmesin biz yapacağız” dediler ve halkı galeyana getirdiler. Anna Turay’ın konuşması, Sebuh Aslangil’in Ada’da kükremesi, Tatyos Bebek’in Patrikhane’de ters konuşması süreçleri bitirdi.
Hastanede yaklaşık 6- 7 kez Bekçiyan’la görüştük. Burada bir çemberin içersinde olduğunu ve harcandığını belirttim hak verdi ve “Bavulumu toplayıp gideceğim” dedi bana en az 10 kere. En son buraya geldiğinde Valilikten randevu talep etmemi söylediler ama valilik tanımadığı için randevu vermediler.

Bunlar durumu tam açıklamıyor. Tekrar soracağım. Valiliğin gönderdiği yazı Cumhurbaşkanı’nın sözüyle çok ters düşüyor. Valilik “seçim yapamazsınız” diyor, Cumhurbaşkanı ise seçiminiz hayırlı olsun diyor...

Valilikte bütün kayıtlar var. Aram Ateşyan, Sahak Maşalyan, Sarkis Külegeç ve ben valilikte toplantıya gittik orada dediler ki “Bekçiyan ve Müteşebbis Heyet yok hükmündedir. Siz bu yazışmalarınızda devleti hiçe saydınız, yapma dediğimiz şeyleri yaptınız. Sizin iki tane episkoposunuz var. Değabah seçiminden önceki sürece dönün süreç başlasın.” Bu öneriden de ses soluk çıkmadı bu konuşmaları yazılı olarak istediler devlet de en sonunda yazılı olarak gönderdi. Cemaatten iki arkadaş valiliğe gidiyor ve Bekçiyan Sırpazan’la bir randevu düzenlemek istiyorlar. Hatırı sayılı kişiler olduğu için devlet kırmayıp Bekçiyan Sırpazan’a randevu veriyorlar. Bekçiyan’a da aynı şeyi söylüyorlar.
Devletin verdiği karara hiç bir şekilde karşı çıkamayız. Eğer bu arkadaşlar benim dediğimi dinleseydiler, sussaydılar bu iş hallolurdu. 20 Haziran 2016’da Bekçiyan Sırpazan Almanya’daki bir gazeteye (Almanya Parlamentosunun 1915 ile ilgili kararı) açıklamalarda bulunuyor. Tabii ki açıklama yapabilir ama Cumhurbaşkanı’na seviyesiz diyemez. İşin patladığı yer bu. Bu yazı bir de Düşünce Platformu'nun portalında yayınlanıyor.

Ama şu var. Valilik, “Bekçiyan ve çevresini mahzurlu bulduk, yeni bir değabahlık seçimi yapın ve yolunuza devam edin” demiyor. “Mutafyan ölene kadar seçim yapamazsınız” diyor.

2010’da Ruhani Meclisin aldığı karar yüzünden bunu demiyor. Bakanlar Kurulu’nda onaylanan bir karar var. Ruhani Kurul o dönemde “Biz mucizelere inanan bir milletiz, patriğimizin iyileşeceğini düşünüyoruz” diyor. Devlet de buna saygı gösterip bir karar alıyor.
Karekin Sırpazan Değabah olduktan sonra Hastane’ye geldi. Cemaatimize ilişkin projelerini sordum bana “Ben patrikhaneyi seçime götürmek için geldim, patrik adayı değilim, Çulcuyan’a bakın” dedi. Şok oldum bunu duyunca ve Toros Apik’e telefon açtım ve durumu bildirdim, yanlışlık olduğunu söyledi ardından Toros Alcan'la görüştüm o da “Öyle bir şey söylememiştir” dedi ve Bekçiyan aldı telefonu “Ben size öyle bir şey söylemedim Baron Bedros” dedi. Bir saat önce aynı şeyi söyleyen adam bir saat sonra söylemedim diyor.

Şunu mu anlayalım? Bekçiyan sizinle uyumlu olsaydı bu tıkanan sürecin önü açılır mıydı?

Bekçiyan Sırpazan benimle uyumlu şekilde gidecek olsaydı ve dediklerimi yapsaydı sağın solun lafına bakmayacak olsaydı bugün cemaatimizin patriğiydi. Bekçiyan’ın çevresindeki kişiler Bekçiyan’ı yoldan çıkardılar. Duyduğum kadarıyla Bekçiyan Sırpazan Valiliğe gidiyor gittiğini Sahak Maşalyan'a söylemiyor. Mesut Yılmaz’ın evine taziyeye gidiyor, kimsenin haberi yok, her şey Maşalyan Sırpazan’dan gizlenmiş. Bekçiyan Sırpazan gitti. Sahak Sırpazan’la Ateşyan Sırpazan birlik olsunlar bu iş zaten seçime gider. Mutafyan hayatını kaybederse otomatik olarak seçime gidilecek. Kim kazanırsa kazansın, başımızın tacı.

“Bedros Şirinoğlu patriklik seçimini organize ediyor süreç kendi istediği şekilde ilerlemezse bunu engelliyor” şeklinde bir düşünce var. Bu yönde eleştiriler var. Ne düşünüyorsunuz?

Bu seçimi engellemekle ya da müdahale etmekle benim nasıl bir kazancım olabilir? Ben neden organize edeyim, benim öyle bir gücüm mü var? Eğer öyleyse benden güçlü biri çıksın o ilgilensin bunca sorunla. Böyle laflara gerek yok, bu laflar cemaatimizi içten içe parçalar. Benim ne menfaatim var ben cemaatim için uğraşıyorum bitmiş, mahvolmuş bir hastaneyi ayağa kaldırdım bunu hiç söylemiyorlar...
Patrikhane'de bana meydan okuyan arkadaş benim için “Bu adam tehlikeli adam 6- 7 tane leşi var bu adamdan uzak durun” diyor. Ben bilerek karıncayı bile ezmem sen nerden çıkıyorsun da beni böyle suçluyorsun? O suçlamadan sonra benim de kafam bozuldu. “Madem 7 tane leşim var 8'nci de o olmasın” dedim. Bu bizim cemaate yakışır mı ya? Ben ona Karagözyan'ın hesabını sorsam nasıl verecek hesabını? Kendisi bilmeyerek hata yaptı ama cemaati de fazla zarara soktu. Kasıtlı olarak yapmadı ama acele davranarak yaptı.

İçişleri Bakanlığı'yla yapılan toplantıda bir çok vakıf başkanı seçim yapılması gerektiğini belirtmiş, İçişleri Bakanlığı da gerek Aram Ateşyan'la ilgili eleştirileri, gerek seçim yapılması gerektiğini not etmiş. “Cumhurbaşkanı ve Başbakan'la görüşeceğim bir ay sonra tekrar konuşalım” demiş. Bu karar değiştirilemez bir karar değil görüşü var. Bu çerçevede bir imkân var gibi gözükmüyor mu ?

Dediklerini ben o manada anlamadım. “Siz cemaat olarak oturun bir düşünün bizim fikrimiz bu yöndedir diye kararınızı verin 1 ay sonra tekrar bir araya geliriz bu konuyu tekrardan konuşuruz” dedi. İçişleri Bakanımızın dediğine göre yeni bir temas imkânı var. Benim fikrime göre bu iş bitmiştir. Mutafyan ölene kadar seçim olmayacak.

Bu talebi tekrar dile getirmek gerekmez mi? Ateşyan yönetiminden sıkılan insanlar var. Hem seçim taleplerini aşağılaması, hem genel hali tavrı. Bir seçim talebi var toplumda böyle bir hava varken bir formül bulmak gerekmez mi ?

Formülü halk bulacak. Bana neden iftira atıyorlar? Ben hep, “alçak tondan konuşun” dedim cemaate, devlete meydan okumayın. Bekçiyan Sırpazan beni o gün Müteşebbis Heyeti'ne seçti o gün oraya gittiğimde önceden hazırlanmış bir senaryo olduğunu anladım. Sivri insanları getirmişler oraya. Ben de oradaki o insanlarla çalışamayacağımı belirtip istifa ettim heyetten.

Bu arada Anna Turay'la yayını ben yaptım, sizin dediğiniz gibi devlete yönelik bir şey yoktu.

Yoktu ama orada Turay “Kimse sahiplenmesin, Değabahı biz getirdik yapacak çok işimiz var” diyor.
Düşünce Platformu sivil bir inisiyatif… İçerisindeki insanları seviyorum, ama kaç kere toplantı düzenlediler 100- 150 kişiyi geçemediler. Bu mu toplumun sesi? Beni neden dinlemediler. O yayında halka meydan okuma var.

Gelelim Beykoz arazisine. Son durum nedir?
Beykoz arazisinden 500 milyon Dolar kaybettik. O arsa bir Arap Şeyhi'ne satılacaktı. Taksim Gezi Parkı olaylarında Ermenice Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik pankart açıldı ve o iş bitti. Beykoz arsası 47 buçuk dönümdü, bende tüm bilgileri var. Ankara'daki süreç başladı. Cumhurbaşkanımız ve (Vakıflar Genel Müdürü) Adnan Ertem Bey’le görüştük ve Cumhurbaşkanımız Adnan beye gelecek para için talimat verdi. “Vakıf bir mülkünü kaybederken gelen parayla başka mülk alacak” dedi. “Eğer o para kullanılırsa vakıf çöker. Kaybettiği mülk yerine mülk alacak hesabını senden sorarım” dedi. 3- 4 gün zarfında para geldi bir grup arkadaş komisyon kurdu. Başladılar o paranın gücüyle kendilerine seçim için adam toplamaya. Ben dedim ki “Bu parayı dağıtmayın”. “Okul arazisinden gelen parayı dağıtmayacağız yoldan gelen parayı dağıtacağız” dediler. Ne farkeder? Çıktılar madağlarda 100- 150 bin TL para bağışladılar. Cumhurbaşkanı ve Adnan Ertem'in sözünü çiğnediler. Yol ile ilgili dava kazanılmıştı, teminat yatırmayı unuttukları için tekrardan dava açılacak. 25 milyon TL Milli Eğitim'den para geldi. Bir de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden gelecek para vardı o şu an için gelmeyecek. Yeniden yol için dava açılacak, 2- 3 sene daha uzayacak süreç.


Hastane fiyatlarıyla ilgili bir çok yerden eleştiri geliyor, hastalar ücretlerin fazla olduğunu söylüyor. Ermenilere hiç bir ayrıcalık yok diye düşünülüyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu eleştiriler hakkında?
Bu laflar spekülasyon üzerine yapılan laflardır. Fakirimizden hiç para almıyoruz. Cemaatimizde öyle insanlarımız var ki param yok fakirim diyor. Bugün bir huzur evi sakininin aylık maliyeti bin Dolar. Kimsesiz olan aileye öncelik veriyoruz. Fakir listesinde adı olandan para almıyoruz. Kimse kusura bakmasın durumu olan hastadan da para almak zorundayız. Eski yönetim böyle, böyle yapa yapa hastaneyi -300 nin Dolar'a getirdi ve tüm mülkleri satmışlardı. Bu hastaneyi bataklıktan kurtardık biz. Ben buraya geldiğimde hastanenin hasılatın yüzde 97'si doktorlara veriliyordu. Benim dönemimde, 150 tane mülk alındı cemaatin memnun olması lazım. Bu mülkler cemaate kazandırıldı. 30 tane daire yaptık, nakit paramız var, teknolojik ürünler kullanıyoruz. Cemaatimizin teşekkürü bu mu?



‘Birleşme projesi olmadıkça para vermeyeceğim’

Okullarımız maddi sıkıntı içinde, durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim önerdiğim okulların birleşme projesi olmadıkça okullara para vermeyeceğim. Açıklar git gide artıyor. Bu açıklar bu şekilde kapanmaz, kapanmayacak da. Bizim okulumuzdaki eğitim seviyesini iyileştirmeliyiz. Okullarımız çok fazla yarın hiç okulumuz kalmayacak. Biz öyle bir eğitim sistemi kuralım ki dört dörtlük olsun dedim onlar farklı anladı. Türkçe, Ermenice, İngilizce, Din Eğitimi. Eğitimleri sıkı olsun özellikle de Ermenice ve bazı dersler dışında tüm dersler İngilizce olsun. Öğretmenler bulalım. Kimse dinlemedi, cemaatimize artık taze kan lazım.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/20241/bekciyan-dediklerimi-yapsaydi-cemaatim…




_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Visiter le site web du posteur
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 19:34
MessageSujet du message: "Patrik seçimi" ile ilgili son gelişmeleri

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Constantinopolis - Կ. Պոլիս - Istanbul Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet Aller à la page: <  1, 2, 3, 4, 5, 6
Page 6 sur 6
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com