Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Sevan Nişanyan - News
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Sevan Nişanyan - Սեւան Նշանեան Aller à la page: 1, 2, 316, 17, 18  >
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 640
Point(s): 41 600
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Jeu 29 Mai 2008 - 03:27
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

Bu seferde Ermeni tartışması
Parti de mouvement national (MHP) anti-arménien
Kars'ta düzenlenen 'Anadolu Sohbetleri' toplantısında, Ermeni asıllı turizm işletmecisi ve dilbilimci Sevan Nişanyan ile MHP'liler arasında gerginlik yaşandı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, "Buralara gelmeyip bu dingin ve zengin güzellikleri görmeyenler, gerçekten çok şey kaçırıyor. Bu bölgenin, zenginliklerini koruyarak, çarpık kentleşmeye kurban gitmeden veya turizm adına yapılan yanlışlıklardan nasibini almadan, her bakımdan bir çekim merkezi olabilmesi için, hep birlikte çaba göstermeli, çok çalışmalıyız" dedi.
Panelistlerden turizm iletmecisi ve yazar ve dilbilimci Sevan Nişanyan da, "Kars'ın nasıl turizm çekim merkezi" olabileceği konusunda bilgiler verdi. Türkiye-Ermenistan sınırında bulunan Ani Harabeleri'nin Efes ve Kapadokya ile eşdeğerde olduğunu ve Kars'ın turizmde birinci lige çıkarabilecek nitelikte bir değer olduğunu vurgulayan Nişanyan, şunları söyledi:
"Bölge, hangi milletten, hangi inançtan, hangi kültür seviyesinden olursa olsun, bu ülkenin bu tarafına ziyarete gelmiş olan insanların tüylerini ürperten, insanın kültürel bakışını değiştiren hayat boyu unutulmayacak görsellikte bir eser olarak karşımızda durmaktadır. Bu eserin layık olduğu şekilde işlenmesi, layık olduğu şekilde ön plana çıkarılması halinde Kars'ın ciddi bir şekilde dünya turizm liglerinde ön planda oynayabilecek nitelikte bir oyuncu olması ihtimali vardır. Şimdi bir sosyal ve tarihi gerçekle karşı karşıyayız. Türkiye'de Türklerle Ermeniler arasında 80-90-100 yıldır var olan bir siyasi, bazı olaylara dayanan o haklıdır, bu haklıdır diye şeylere hiç girmeye gerek yok. Araya bir kan girmiş, bir düşmanlık girmiş. Türkler Ermenilerden Ermeniler de Türklerden haz etmez olmuşlardır. İnsanlar arasında kavgalar olabileceği gibi uluslar arasında da kavgalar olabilir. Bu kavgada da haklı şu taraftır, haksız şu taraftır diye çok fazla üzerinde durmanın insana kazandıracağı bir şey yoktur. Kavgalar olur bir süre sonra unutulur. Ülkenin bu bölümünde tarih boyunca Türkler yaşamış, Müslümanlar yaşamış onlardan başka birileri de yaşamış. Ermeniler de yaşamış. Bugün burada haklı veya haksız nedenlerle burada değiller. Dönecekleri de yok bundan en ufak bir kuşkunuz da olmasın. Fakat burada birtakım eserler bırakmışlar. Bu eserler değerli eserler. Bu eserler Türk olsun, Ermeni olsun, Japon olsun herkes için dünya tarihi ve sanat tarihi açısından anlam ifade eden eserler. Ve bu eserleri şu an elinde bulunduran Kars vilayeti, bunları satmak, bunları pazarlamak, bunları tanıtmak gibi bir sorunla karşı karşıya. Tanımadığınız bir ürünü satamazsınız. Sevmediğiniz bir ürünü de satamazsınız. Tarihini inkar ettiğiniz, yoktur dediğiniz Bizanslılar yaptı, Selçuklular yaptı diyerek küçümsemeye çalıştığınız birtakım eserleri satamazsınız. Ani şehrinin siyasi kararla Anı'ya dönüştürülmesinden başlayın da yıllardan beri Türkiye'nin turizm politikası, Kültür Bakanlığı politikasından bir yüz karası olduğunu maalesef söylemek zorunda olduğum, kapıdaki o mavi tabelaya kadar bir dizi gariplikle karşılaştık. Şurada bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bir aşamasında belki de halen bugün de Ermenileri kendilerine düşman saymış olabilir. Bunu tartışmıyorum burada. Bu tarihi yok sayarak ya da küçümseyerek Türkiye bir şey kazanamaz. Türkiye bazı politikalarında muhakkak haklıdır, bazılarında haksız da olabilir"

NİŞANYAN'IN KONUŞMASINA MHP TEPKİSİ
Nişanyan konuşmasını sürdürürken salonda sözlü sataşmalar başladı. Bu arada MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş'ın "Türkiye ile Ermenistan arasına kan girmemiş. Türkiye politikasında her zaman haklıdır" sözlerine Nişanyan, "Kabul ediyorum, haklısınız" cevabını verdi.
MHP'lilerin seslerini yükseltmerleri üzerine bu kez salondaki dinleyicilerden bazıları Aktaş'ın parti başkanı olduğunu ve ekonominin ele alındığı bir konuyu siyasi platforma çekmeye çalıştığını savunarak tepki gösterdi. Israrla konuşmak isteyen Aktaş'a bu kez paneli yöneten Arolat müdahale ederek mikrofonu elinden aldırdı. Bir dinleyicinin Ani antik kentinin karşı tarafında Ermeniler tarafından yapılan kazı çalışmalarını hatırlatması üzerine de Nişanyan, "Bu bir rezalettir. Utanç verici bir hadisedir."

Affedersiniz ama aptallık sadece bir ülkede değil, her ülkede bulunan bir mal. O ocağın hemen kapatılması gerekiyor. Eğer Türkiye ile Ermenistan arasında daha iyi bir diyalog olsaydı Türkiye orayı kapattırabilirdi. Ayıp ve üzücüdür" diye konuştu.
Bazı izleyiciler ise toplantıyı protesto ederek salondan ayrıldı.





Kent Haber, 24 Mayıs 2008
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Dernière édition par mafilou le Lun 19 Déc 2016 - 03:44; édité 1 fois
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Jeu 29 Mai 2008 - 03:27
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 679
Point(s): 73 112
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 23 Avr 2010 - 06:30
MessageSujet du message: Nişanyan-Hallaçoğlu Tratışması ,Üçüncü Program
Répondre en citant

Ermeni meselesi 'Olduğu Gibi' konuşuluyor

Ece Üner'in sunduğu Olduğu Gibi'de, yaşananların üzerinden geçen 95 yılın ardından, yeni bir 24 Nisan arefesinde Türk-Ermeni ilişkilerinin geçmişine dair tüm bilinmeyenler bu akşam Habertürk ekranlarında tartışılıyor. "24 Nisan 1915'te aslında neler oldu? 95 yıl önce yaşananların bu kadar farklı yorumlanmasının sebebi ne? Amerikan Başkanı Obama 24 Nisan'da "soykırım" ifadesini kullanacak mı, kullanmayacak mı?" tartışmaları sürerken, tüm bu sorular ve o dönemin bilinmeyen ayrıntıları bu akşam tarihçi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve Sevan Nişanyan'ın konuk olacağı Olduğu Gibi'de masaya yatırılıyor.



bakalım programın videosu ne zaman internete düşecek ...

Bu sefer Hallaçoğlu tam anlamıyla çuvalladı.Bir konu açıyor , iddada bulunuyor , baktıkı cevabını veremeyecek , hoop bir başka konuya ...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 679
Point(s): 73 112
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 23 Avr 2010 - 06:49
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

kısa bir bölüm...



http://videonuz.ensonhaber.com/izle/halacoglu-nu-kizdiran-iddia


Dernière édition par vahe2009 le Ven 23 Avr 2010 - 06:51; édité 1 fois
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 679
Point(s): 73 112
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 23 Avr 2010 - 06:50
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

Bu arada Sevan Bey'in facebook sayfası :http://www.facebook.com/pages/Sevan-Nisanyan/35072121054?v=info

Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 640
Point(s): 41 600
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Ven 23 Avr 2010 - 14:48
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

Isittim ki Habertürk'e girmis ...
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 640
Point(s): 41 600
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Dim 6 Juin 2010 - 14:37
MessageSujet du message: 'Milli Sermaye Ermeni Tehcirinden' - Sevan Nişanyan
Répondre en citant

'Milli Sermaye Ermeni Tehcirinden'



Hişyar Barzan Şerefhanoğlu
AKnews, 26 Nisan 2010
http://www.haberdiyarbakir.com/news_detail.php?id=32982


Ermeni asıllı Türkiye vatandaşı, dil bilimci ve gazeteci Sevan Nişanyan, Türkiye'de oluşturulan "Milli sermaye" ile Koç ve Sabancı gibi şirketlerin sermayelerinin, Ermeni tehcirinden elde edilen kapitalin eseri olduğunu belirtti.

1919'da örgütlenen Kuvay-i Milliye'nin asıl amacının, İngiliz-Fransız işgaline direnmek değil, sürülmüş Ermeniler'in dönmesine engel olmak olduğunu söyleyen Nişanyan, Anadolu Ermenileri ve Kürtleri'nin kaderlerinin, tarihin her döneminde farklı vesilelerle kesiştiğini ifade etti.

"Soykırım, 1915'te olup biten bir hadise değildir. 1913 civarında başlayıp günümüze kadar aralıksız devam eden bir devlet politikasının adıdır" diyen Sevan Nişanyan, Ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla yapılan çalışmaları ve her yıl Nisan ayının ülke gündeminde yadsınamaz bir yeri olan Ermeni sorunu hakkında AKnews'in sorularını yanıtladı.

1915 öncesinde Anadolu'daki Ermeni nüfusunun 1.5-2 milyon arası olduğu söyleniyor. Soykırım iddialarını bir kenara bırakır ve Anadolu Ermenileri'nin sürgününe de iyimser bir yaklaşımla “Zorunlu Göçe” tabi tutulduklarını var sayarsak; bu yoğunluklu nüfusun savaş sonrası Türkiye'ye dönmemesi nasıl açıklanabilir?

Suriye'de hayatta kalan yarım milyon mültecinin bir bölümü 1918 Kasımı'ndan sonra döndü veya dönmeye teşebbüs etti. Ancak bunlar 1919 Mayısı'ndan itibaren çeşitli baskı ve saldırılarla tekrar kaçırıldılar. 1919'da örgütlenen Kuvay-i Milliye'nin asıl amacı, İngiliz-Fransız işgaline direnmek filan değildi: Ermeniler'in dönmesine engel olmak ve Rumlar'ın da Ermeniler'in peşinden defolup gitmesini sağlamaktı.

Ermeni mallarının yağmasından pay almış olan yerel mütegallibenin çoğu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri'ne katıldı, dönen mültecileri kovmayı bir “vatan meselesi” olarak halka benimsetmeyi başardı. 1919 sonunda Fransız güçleriyle beraber Adana-Maraş-Antep bölgesinde yurtlarına dönen Ermeniler, Ankara'nın örgütlediği silahlı çetelerin saldırısına uğradı. Aynı yıl Kuzey Irak'tan Hakkâri'ye dönen Nasturi Hıristiyan aşiretleri, 1924'te Cumhuriyet Hükümeti'nin düzenlediği bir askeri operasyonla imha edildi veya tekrar sınır dışına kaçırıldı.

Nihayet, tam tarihini hatırlamıyorum, yanılmıyorsam 1924'te çıkarılan bir yasayla Milli Mücadele yıllarında (kendi iradesiyle olsun, mecburiyet dolayısıyla olsun) yurt dışında bulunanların TC vatandaşlığını kazanması engellendi. 1927'de çıkarılan bir kanunla, geriye kalanların seyyar satıcılıktan şimendifer memurluğuna kadar, bin çeşit işi yapması yasaklandı. Vakıf ve cemaat mallarına el kondu. Hemen her gün uyduruk bir gerekçeyle azınlık mensupları vatan hainliğiyle, casuslukla, vergi kaçakçılığıyla suçlandı; basında terörize edildiler; ekonomik açıdan çökertildiler. İstanbul ve İzmir dışındaki illerde yaşamaları imkânsız hale getirildi.

Soykırım, 1915'te olup biten bir hadise değildir. 1913 civarında başlayıp günümüze kadar aralıksız devam eden bir devlet politikasının adıdır.

Ermeni tehcirine yol açan olayların gelişimi ve sonrasına bakıldığında sürekli olarak İttihat ve Terakki Partisi suçlu gösteriliyor. Bu görüşün doğruluk payı nedir?

Doğru değildir. Ermenilere yönelik zulüm ve katliam politikasını başlatan İttihat ve Terakki değil Abdülhamit'tir. Ermeniler ilk başta İttihat ve Terakki'ye, kendilerini Abdülhamit zulmünden kurtaracak bir umut olarak baktılar. Bu durum 1909 ile 1913 yılları arasında, tam olarak araştırılmamış bir sürecin sonunda, tersine döndü.

İttihat ve Terakki Partisi'ni tek suçlu olarak kabul edersek, zorunlu göçe tabi tutulduğu söylenen Ermeniler'in, yeni kurulmuş Cumhuriyet tarafından topraklarına geri dönmeleri bir jest olarak sağlanamaz mıydı?

1919 yazından itibaren Anadolu'da iktidarı ele geçiren Müdafaa-yı Hukuk hareketi çok büyük oranda İttihat ve Terakki kadrolarından oluşmaktaydı. Az önce belirttiğim gibi tehcir ve katliam zenginleri, bunların arasında önemli bir pay tutmaktaydı. “Kurtuluş Savaşı” adı verilen hadise büyük ölçüde 1913-1915'te başlatılan tehcir politikasının sürdürülmesi ve sonuca ulaştırılmasından ibaret bir olaydır.

Ermeniler'in Anadolu'dan sürülmelerinin ardından yeni kurulan Cumhuriyetin aldığı ilk kararlardan biri de,"kaçak ve yitik kişilerle, başka yerlere nakledilenlere ait gayrimenkullerin Devlete intikaline dair Nisan 1923 tarihli kanun"un yürürlüğe konulması ile ilgili. Söz konusu kanunda, "gerçekleşecek hak taleplerinde de Lozan Antlaşması'nın yürürlüğe girdiği 6.8.1924 tarihinde malının başında bulunması şartına bağlıdır" hükmünün getirilmiş olması, yaşanan trajedinin salt kışkırtma ya da bağımsızlık hevesi olmadığının; ekonomik temellerinin de olduğuna bir kanıt olarak gösterilebilir mi?

1913-1922 yılları arasında gerçekleşen Rum/Ermeni yağması esnasında, Türkiye'deki menkul ve gayrımenkul servetin en az üçte biri el değiştirdi. Bu varlığa el koyanlar, doğal olarak, öncelikle İttihat ve Terakki rejimine yakın olan, tehcir ve katliam olaylarında aktif katkısı bulunan kişilerdi. Aralarında özel bir gayreti olmadan tesadüfen mala konan ve bu sayede ekonomik durumunu düzelten kişiler de olabilir belki, ama şüphesiz bunlar azınlıktadır. Bu kişilerin 1919'da, hem yeni edinilmiş servetlerini savunmak, hem de kendilerini muhtemel suçlamalardan korumak için büyük bir gayret içine girmiş oldukları şüphesizdir.

Cumhuriyetin ilk iki kuşağında ortaya çıkmış olan servetlerin tamamına yakını, incelenirse, Rum ve Ermeni mülklerinin gaspına dayanır. Buna Koç, Sabancı vs. gibi, 1946 sonrasında Türk kapitalizminin belkemiğini oluşturan isimler dahildir. Daha önemlisi, Atatürk döneminde siyasi iktidara kavuşan Cumhuriyet elitinin neredeyse tümü dahildir. Başta Atatürk dahildir. Düşünün ki Çankaya köşkü sonuçta Kasapyan çiftliğidir. Memleketin dört bir yanındaki “Atatürk evlerinin” tümü, bazısı demiyorum HEPSİ, gayrımüslimlerden ele geçirilmiş ganimet malıdır.

Birkaç yıldır “Ortak tarih komisyonu” önerileri gelmekte. Bu komisyonun kurulması durumunda, bugüne kadar bir muhasebeci edasıyla kimin kimden daha fazla katlettiğini iddia eden tarafların bir araya gelerek, net bir karara varması muhtemel midir?

Temel ahlaki değerlerde uzlaşma olmadıktan sonra komisyon filan boş işlerdir. Önce açık yürekli ve samimi bir barışma iradesi olacak ki, oturup konuşmak bir işe yarasın. Amacınız eğer kan davasını çözmek değil sürdürmekse, oturup konuşmak barışa hizmet etmez; eski yaraları tekrar kaşıyıp durumu büzbütün içinden çıkılmaz hale getirmeye hizmet eder.

Ermeniler'in son derece örgütlü ve ağır silahlı oldukları iddialarına karşılık, 1.5-2 milyon "son derece iyi silahlanmış ve örgütlü Ermeni"nin topluca katarlara katılması ve sağ-salim Suriye'ye vardırıldıkları iddiaları gerçekçi midir?

Resmi ideoloji tellallarının, tutarlı olmak veya inandırıcı olmak gibi bir derdi olduğunu sanmıyorum. Kurt kuzuya “suyumu bulandırdın” demiş. “Ama sen derenin yukarısındasın” deyince, “vay sen bana cevap verdin” deyip kuzuyu yemiş. Hesap, işte o hesap.

Türkiye'de kalan az sayıda Ermeni için soykırımın olmadığını kabullenmeleri dayatılırken, bir yandan da okul kitaplarında ya da günlük hayatta (üzülerek söylüyorum bunları) hain, çapulcu gibi aşağılayıcı sözlere katlanmak mı daha zordu?

Irkçılık, cumhuriyet ideolojisinin en temel vasfıdır. Eğitim sisteminin, devlet söyleminin, egemen basının her hücresine ırkçılık sinmiştir. Her gün, her an, her yerde karşınızdadır. Adeta soluduğumuz hava gibi etrafınızı sarmıştır; çoğu kişinin artık farkına bile varmayacağı şekilde doğallaşmıştır.

Tabii, ilkokuldan beri o ırkçılığın hedefi olanlar için bunun bıkkınlık verici bir şey olduğunu takdir edersiniz. Ama ben şahsen bunu kendim adına olumsuz bir şey olarak hissetmedim; aksine hep beni güçlendirdiğini düşündüm. Benim kadar inatçı olmayanlar ise, ilk fırsatta memleketi bırakıp gitmekten başka çıkış yolu göremiyorlar.

Nisan ayı sürekli bir "Soykırım sendromu" ile geçiyor. Bu korkuyu ve soykırım depresyonunun yaşanmaması için yapılması gerekenler nelerdir? Ermeniler'in yaşadığı felaketlerin bir benzerini Cumhuriyet sonrası Kürtler'in yaşadığını düşünüyor musunuz? Düşünüyorsanız, Kürtlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Tabii. 1925'te Sünni Kürtler, 1936-38'de Dersimliler aynı şeyleri yaşadılar. Ermeni tehcirinin sanki tüm ayrıntılarıyla tekrar tekrar sahnelendiğini görürsünüz. Toplum liderlerini ayırıp sürmeler, suikastler, idamlar, köy baskınları, provokasyonlarla insanları isyana zorlayıp “tedip” etmeler, köy meydanlarında toplu katliamlar vs. Özellikle Dersim olayında ortada mantıklı bir sebep de yoktur; adeta bir kez kötü yola düşmüş bir caninin aynı suçu tekrar işlemeden duramaması gibi psikolojik bir durum sözkonusudur.

1960 darbesinden sonra gene aynı hastalık nükseder. 1980-83'ten sonra bir daha nükseder. “Atalarımız bunları kesti, bizim neyimiz eksik” gibi ruh haleti içindeler sanırsın. Günümüzde koşulların biraz değişmiş olması kimseyi aldatmasın; ben Kürtler'in ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduklarına inanıyorum. “Açılım” vs. klasik aldatmacadır. Unutmayın, 1914'te de “Ermeni Açılımı” yapılmıştı, bir sürü reform vaadi ortaya atılmıştı. Sonunu biliyorsunuz.
Ne tavsiye ederim? Güzel soru.

A) Uluslararası güvencelere bel bağlamayın, işlerine geldiği gün sizi satacaklardır.
B) Hazırlıklı olun, ama silahlı mücadeleye güvenmeyin. Silahlanmak provokatiftir; tepki doğurur. Askeri açıdan daha güçlü olanın ekmeğine yağ sürer.
C) Cephenin önünü değil arkasını düşünün. Türk kamuoyunu elde etmeye çalışın. Türk siyasi hayatında ben Kürtler'in çok daha aktif ve olumlu bir rol oynayabileceklerine inanıyorum. Maalesef o alanda şu ana kadar pek başarılı görünmüyorlar. Tüm siyasi eylemlerinde kendilerini marjinalleştiren, dışlayan bir tutum içindeler.


PORTRE / SEVAN NİŞANYAN

1956 İstanbul doğumlu Sevan Nişanyan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermeni, gezgin, gazeteci, otel işletmecisi, dilbilimci ve yazar. Orta öğrenimini Işık Lisesi ve Robert Kolej'de tamamladı. 1974'te ABD'ye giderek Yale Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi'nde tarih, felsefe ve Güney Amerika Siyasi Sistemleri üzerine eğitim gördü.1984-1985 yıllarında Commodore 64 adlı kişisel bilgisayarı (PC) Türkiye'ye getirdi. Bilgisayar programcılığı ile ilgilendi, çeşitli konuşma ve konferanslara katıldı.

Sevan Nişanyan, çeşitli İngiliz ve Uzakdoğu yayınevleri için seyahat kitapları kaleme aldı. 1998 yılında Küçük Oteller Kitabı'nı, ilk kez yayımladı. Türk turizmine kitle turizmi dışında yeni bir yön kazandırma çabası olarak görülebilecek Küçük Oteller Kitabı'nı her sene yenileyerek bir referans kitabı haline geldi. Türkçenin etimolojisi üzerine ilk kapsamlı bilimsel çalışma olan "Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü" adlı eserini tamamladıktan sonra, aynı sözlüğün popüler bir özeti olan "Elifin Öküzü ya da Sürprizler Kitabı" adlı kitabı yazdı.

2004'te İnsan Hakları Derneği tarafından verilen Ayşenur Zarakolu Özgür Düşünce Ödülü'ne layık görülen Nişanyan, Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu bölgeleri hakkında resmî görüşün verilerini sorgulayan "Ankara'nın Doğusundaki Türkiye" adlı gezi rehberini 2006'da yayımlandı. Nişanyan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş dönemine ilişkin eleştirel görüşlere yer veren "Yanlış Cumhuriyet: Atatürk ve Kemalizm Üzerine 51 Soru" adlı kitabı 2008'de basıldı.

Sevan Nişanyan, Agos gazetesindeki köşe yazarlığınından sonra, 29 Ekim 2008 ve 14 Aralık 2009 tarihleri arasında Taraf gazetesinde "Kelimebaz" adlı sütunda dil üzerine yazılar kaleme aldı.


Hişyar Barzan Şerefhanoğlu / AKnews
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 679
Point(s): 73 112
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 7 Juin 2010 - 07:30
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

mafilou a écrit:
'Milli Sermaye Ermeni Tehcirinden'



Hişyar Barzan Şerefhanoğlu
AKnews, 26 Nisan 2010
http://www.haberdiyarbakir.com/news_detail.php?id=32982


Ermeni asıllı Türkiye vatandaşı, dil bilimci ve gazeteci Sevan Nişanyan, Türkiye'de oluşturulan "Milli sermaye" ile Koç ve Sabancı gibi şirketlerin sermayelerinin, Ermeni tehcirinden elde edilen kapitalin eseri olduğunu belirtti.



Hişyar Barzan Şerefhanoğlu / AKnews


sadece o mu ?...

dünyada herkes bilir Almanlar cimrilikleriyle nam salmışlardır ...

Osmanlı ekonomisi batık durumda dış ve iç borçlar yapılan devalasyonlar hatırlanırsa , hazinden metelik kalmamış, tam takır kuru bakır ... sen kalıyorsun ahmaklığından kaybettiğin toprakları GERİ alırım umudutla CİMRİ Alman biraderlerinin yanında savaşa giriyorsun..

Alman para vermiyor , ama akıl veriyor ,

şu ERMENİLERİ hallet bütün malına ,mülküne, servetinin üzerine OTUR...istemedin kadar savaş kaynağın olsun...


Osmanlıda da zaten milliyetçilik almış başını gitmiş , Aydın Ermeniler'de Osmanlı Devletinden verdikleri Eşitlik , Hak , Hukuk ... düzeninin tesisini istiyorlar (bugünkü resmi tarih borazanları da bunu isyan olduğunu idda ediyorlar , kendi yaptıklarını haklı gerekçelere sokmak için argüman olarak kullanıyorlar... )

netice belli 1.5 milyon ermeni yok ediliyor...

kalan servetleri el değiştiriyor , savaşlar finanse ediliyor , şahıslar zengin oluyor...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 679
Point(s): 73 112
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 16 Juin 2010 - 07:12
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

Sabancı’ya Legion d’Honneur nişanı

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’ya Fransız devlet nişanı Legion d’Honneur verildi

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’ya Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Bernard Emie tarafından Fransız devlet nişanı Legion d’Honneur verildi. Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki törende, Fransız Büyükelçi Bernard Emie, törene katılamayan Fransa Ekonomi Bakanı Christine Lagarde’ın mesajını okudu. Lagarde mesajında, Hacı Ömer Sabancı’dan başlayarak Sabancı Grubu’nun hikâyesini anlatarak, “Ailenin üçüncü kuşağı olarak, gözüpekliğiniz size hiç kuşkusuz büyükbabanızdan miras kaldı. Onun anısına sadık kaldınız ve kişisel yetenekleriniz sayesinde aile şirketindeki tüm basamakları birer birer tırmandınız. Bu şirketi, yüzü Fransa’ya da dönük bir uluslararası grup haline dönüştürdünüz” diye konuştu.
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ise konuşmasında frankofon olmamasına karşın daima sanatına, kültürüne, entelektüellerine ve şarabına hayranlık duyduğu, önemli şirketleriyle iş yapma imkânı bulduğu Fransa’dan böyle bir nişan almaktan büyük onur duyduğunu söyledi.
Törene Aldo Kaslowski, Sedat Aloğlu, Erkut Yücaoğlu, Pekin Baran, Cem Duna, Ahmet Nazif Zorlu, Halis Komili, Asaf Savaş Akad gibi iş, sanat ve akademi dünyasından isimler ile Sabancı Holding yöneticileri katıldı. Verilen bilgiye göre, Legion d’Honneur, Güler Sabancı’ya İtalya, Belçika, İspanya ve Avusturya’nın ardından verilen beşinci nişan oluyor.



Revenir en haut
BOLSAHAY
V.I.P.
V.I.P.

Hors ligne

Inscrit le: 06 Déc 2007
Messages: 1 933
Point(s): 5 766
Moyenne de points: 2,98

MessagePosté le: Mer 16 Juin 2010 - 17:19
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

Bu kadin Fransa adina ne yaptida Legion d’Honneur ü hak etti???

Revenir en haut
Hayjan
Inspector
Inspector

Hors ligne

Inscrit le: 31 Jan 2008
Messages: 5 358
Point(s): 15 950
Moyenne de points: 2,98

MessagePosté le: Mer 16 Juin 2010 - 20:30
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

Fransa'dan mal alip Turkiye'de satiyor.

Revenir en haut
Hayganouch
Membre actif
Membre actif

Hors ligne

Inscrit le: 27 Jan 2010
Messages: 129
Point(s): 315
Moyenne de points: 2,44

MessagePosté le: Mer 16 Juin 2010 - 20:34
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

parev

chad mendz holding é.sabanci,numéro 2 en Turquie.

les pourris se récompensent entre eux.


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 640
Point(s): 41 600
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Mer 16 Juin 2010 - 21:56
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

Okay sireli Hayganouch.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Tarontzi
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 16 Sep 2009
Messages: 382
Point(s): 2 078
Moyenne de points: 5,44

MessagePosté le: Dim 15 Aoû 2010 - 22:21
MessageSujet du message: Sevan Nışanyan - news
Répondre en citant

Sevan Nışanyan Evleri (Gene) Yıkılıyor

Bir Vandalizm Örneği
NİŞANYAN EVLERİ (GENE) YIKTIRILIYOR!
Sait Çetinoğlu

Yazar Nişanyan 50 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.
Dilbilimci ve yazar Sevan Nişanyan’ın İzmir’in Şirince köyünde otel olarak işlettiği 12 bağ evine yıkım kararı çıktı. Nişanyan’ın daha önce restore ettiği dört tarihi köy evinin yıllardır uygulanmayan yıkım kararları da, İzmir İl Genel Meclisi’nin aldığı karar uyarınca yıktırılacak. Nişanyan, izinsiz olarak inşa ettiği yapılar için toplam 50 yılı aşkın hapis istemiyle yargılanıyor.
Kararların “sınıfsal nefretten” kaynaklandığını söyleyen Nişanyan, “Devlet değil Timur ordusu mübarek. Yapmayı bilmezler, ama yıkmaya gelince hepsi aslan” dedi. Yıktırılacak binaları kendi çocuğu gibi gördüğünü belirten Nişanyan, “cahillik ve kıskançlık yüzünden gelip 16 tane çocuğunuzu dozerle öldürseler ne yapılması gerekirse onu yapacağını” ifade etti.
Yıktırılması kararlaştırılan Nişanyan Evleri Türkiye’de küçük otelcilik sektörünün öncüsü olarak tanınıyor. Kısa bir süre öncesine dek Taraf gazetesinde köşe yazarı olan Nişanyan’ın “Yanlış Cumhuriyet” adlı bir siyasi tarih kitabı da bulunuyor.

SORU-CEVAP
-----------------
Ne oldu?
Şirince’de bugüne dek yaptığım toplam 16 evi yıkmaya karar vermişler. Devlet değil Timur ordusu mübarek. Yapmayı bilmezler, ama yıkmaya gelince hepsi aslan.
Bu yetmedi, hepsi imarla ilgili konulardan son iki yılda toplam 16 tane ceza davası açtılar. 50 yıl kadar hapis cezası istiyorlar. Hakim bey sağolsun, her davada veriyor 3 yıl 5 yıl, gönlünden ne koparsa. Nişanyan belasından temelli kurtulmayı umuyorlar.
Nedeni nedir?
Sınıfsal nefret. Kıskançlık. Kuyruk acısı. Cumhuriyeti koruma ve kollama içgüdüsü.
Nesin Vakfı için inşa ettiğim Matematik Köyünü durdurmak ve yıkmak için çok uğraştılar, güçleri yetmedi. Kuyrukları acımıştır elbet.
Yanlış Cumhuriyet kitabınızla, veya Taraf gazetesinde yazdığınız siyasi yazılarla ilgili olabilir mi?
Hem Türkiye’nin kokuşmuş kutsallarına dil uzatıyorsun, hem üstelik Ermenisin. Cezasız kalır mı sizce?
Siyasi nitelikli tek bir dava açmadılar, ona şeyleri yetmedi. Suikast planladılar, onu da beceremediler. Şimdi belden aşağı vuracaklar. Daha temiz, daha kolay; örf ve adetlerine de daha uygun.
Suikast mi, daha neler!
Balyoz Operasyonunda öldürülecek 16 kişi arasında benim adım da geçiyor, geçen ay mahkeme dosyasından çıktı belge. Bir de Etyen var Mahcupyan. İşi koordine edecek assubayın adıyla, sanıyla, ayrıntısına kadar yazmışlar.
Peki tamamen suçsuz musunuz? Yasalara uyuyor musunuz?
Şirince’deki evleri öylesine bir bürokratik açmaza soktular ki, yasal çerçevede kıpırdamama imkan yok. Bir sürü korkak, içten pazarlıklı adamın elinde oyuncaksın. Dam onarmak istersen on sene süren bir dolambacın içine düşüyorsun. Ya pes edip çekip gideceğim, ya da meydan okuyacağım. Meydan okumayı bir toplumsal sorumluluk olarak görüyorum. Görevdir. Şu topluma en ufak bir sevgisi olan insan pes etmez, benim yaptığımı yapar.
Yıkarlarsa ne yapacaksınız?
O binalar benim çocuklarımdır. Her birinde sonsuz emek vardır, yaratıcılık vardır, içtenlik vardır, fedakârlık vardır. Topluma sunulmuş bir güzellik vardır. Sırf cahillik ve kıskançlık yüzünden biri gelip sizin 16 tane çocuğunuzu dozerle öldürse siz olsanız ne yapardınız? Ne yapılması gerekirse ben de onu yapacağım, kuşkunuz olmasın.

Kaynak:hyetert.com


Revenir en haut
aex1
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 25 Juil 2010
Messages: 637
Point(s): 1 914
Moyenne de points: 3,00

MessagePosté le: Dim 15 Aoû 2010 - 22:29
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

Turkiyede neler oluyor ya...diaspora da olmasa haberimiz olmayacak..3-5 kisi kaldik burada..onlar da sessiz sedasiz imha yolunda hicbirimizin uyanmadigi da gercek....parasi olan adalara raki muhabbetine uyuyor..cogu emeklilik yasinda hayattan beklentisi bu kadar , cevresine gozu kapali...artik Haylara is de vermiyorlar..hicbir Turk Haylara is vermiyor...kapidan donuyoruz eli bos...
_________________
We are Armenian , we are Genius .


Revenir en haut
BOLSAHAY
V.I.P.
V.I.P.

Hors ligne

Inscrit le: 06 Déc 2007
Messages: 1 933
Point(s): 5 766
Moyenne de points: 2,98

MessagePosté le: Dim 15 Aoû 2010 - 23:25
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News
Répondre en citant

aex1 kardesim sana bir sorum var, turkiyede yasayan Ermeniler kendilerini neden diyasporadan saymiyorlar??? Turkiyeli Ermeniler diyasporanin bir parçasi degillerse nedirler???

Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 20:13
MessageSujet du message: Sevan Nişanyan - News

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> Sevan Nişanyan - Սեւան Նշանեան Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet Aller à la page: 1, 2, 316, 17, 18  >
Page 1 sur 18
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com