Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Centralisations -> Musiques - Երաժշտություն - Sarki + Célébrités - Ünlüler Aller à la page: <  1, 2, 3
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009



Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731

MessagePosté le: Mer 12 Aoû 2015 - 08:48
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant

Revue du message précédent :

Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mer 12 Aoû 2015 - 08:48
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 17 Sep 2015 - 21:02
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant



Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 27 Juin 2016 - 20:27
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant



........................

https://www.youtube.com/results?search_query=ASHUGH ERAM


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 8 Aoû 2016 - 20:23
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant



https://www.youtube.com/watch?v=YwgUSxXY3Sw


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 1 516
Point(s): 4 066
Moyenne de points: 2,68

MessagePosté le: Ven 1 Sep 2017 - 10:41
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant

Ermeni Âşuğlar kitaplaştırıldı




Araştırmacı yazar Mehmet Bayrak, Ermeni halkının kültürünü ve destanlarını 50 yıllık bir çalışma ile ‘Manzum Halk Tarihçisi Ermeni Âşuğlar, Âğuş Destanlarına Yansıyan Şiirsel ve Görsel Tarih’ adıyla kitaplaştırdı

Daha çok Kürt kültür ve tarihine ilişkin çalışmalarıyla bilinen yazar Mehmet Bayrak, son kitabında Ermeni destanlarını konu alıyor. 1973 yılında yayınlanan ilk kitabından günümüze kadar 38 kitabı yayınlanan Bayrak’ın, “Manzum Halk Tarihçisi Ermeni Âşuğlar, Âşuğ Destanlarına Yansıyan Şiirsel ve Görsel Tarih” isimli kitabı Özge Yayınları’ndan çıktı. 560 sayfalık kitapta aynı zamanda 256 fotoğraf ve bilgilerine yer veriliyor.


150’den fazla destan ve şiirin yer aldığı kitapta ilk kez 50 civarında Ermeni destanı da gün yüzüne çıkmış oldu. Üstelik bunların 10’undan fazlası da doğrudan Ermeni katliamını yaşamış daha sonra diasporaya çıkmış olan Ermeni aşıklar ve ozanlarının destanlarından ve şiirlerinden oluşuyor.

Kürtlerle ilgili çalışmaların Ermeniler tarafından sıkça yapıldığına dikkat çeken Bayrak, bir Kürt yazarın da Ermeni tarihi ve kültürüne ilişkin çalışma yapması hususuna dikkat çekiyor. Ermeni entelektüellerin Kürtlerle ilgili yaptığı çalışmalara karşılık verdiğini belirten Bayrak, “Geçmişten bugüne kadar Kürtlerle Ermeniler iç içe geçmiş iki kadim halk. Kürt kültürü ile ilgili ilk çalışmaları yapanların başında Ermeniler geliyor. Kürt şarkılarının derlemesini yapanların başında gelen araştırmacı Ermeni Abovyan’dır. Daha 19. yüzyılın ilk yarısında bu araştırmayı yapıyor. Kürt müziği ile ilgili ilk doktorayı yapan Gobitas’tır. 1864 yılında Dersim’de Kürt-Ermeni İstiklal Komitesi kuruluyor. Ortak kurulan bu ilk örgüt ilk Kürt demokratik örgütüdür. 1900 ile 1921 yılında kurulan birçok Kürt örgütü var ve burada Ermenilerle Kürtler ortaklaşıyor. Birbirinin kültürlerine destek sunan bu halkların birbirlerinin kültürlerini daha yakından tanımaları ve bilmeleri gerekiyor” diyor.

https://www.alevinet.com/2017/08/31/ermeni-asuglar-kitaplastirildi/


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 1 516
Point(s): 4 066
Moyenne de points: 2,68

MessagePosté le: Ven 13 Oct 2017 - 07:08
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant

İğneli Aşık Geleneği Asırlardır Devam Ediyor





Sivaslı aşık Yavuz Altay iki dudak arasına iğne konularak yapılan Lep değmez sanatını 7 yıldır sürdürüyor. Türk-Ermeni aşıklarının atışmalarıyla ortaya çıkan sanat asırlardır nesilden nesile aktarılarak devam ediyor.
Halk edebiyatında saz şairleri arasındaki atışmalar, taşlamalar gibi karşılaşmalarda aşıklar söyleyecekleri dörtlüklerde dudak seslerinden (b, f, m, p, v) harflerini kullanmamak için iki dudakların arasına bir iğne koyar ve yanılma halinde de iğne dudağa batarak kan çıkmasına yol açar. Asırlardır devam eden Lep değmez yani iğneli aşık geleneği Sivas’ta da sürdürülüyor.

Ermeniler Türk aşıkları yenemeyince
30 yıldır halk ozanlığı yapan ve 7 yıldır da Lep değmez sanatını sürdüren 56 yaşındaki Yavuz Altay Türk aşıkları ile Ermeni aşıkların atışmaları sonrası Ermeni aşıkların Türk aşıkları yenemeyince iğne koyup söylemeyi teklif ettiğini belirterek sanatın bu şekilde ortaya çıktığını söyledi. Lep değmez hakkında bilgi veren Altay, "5 harfi kullanmayalım teklifinin ardından bu süreçten sonra atışmalar içerisinde 5 harfin içerisinde de Peygamber efendimizin ismini söylüyor ve Muhammed Mustafa dediği zaman iki harfi de söylemiş oluyor. Bu durum sonrası aşığımız ’sultan’ diyor ve o şekilde kullanıyor. Geçmişten günümüze aşıklar geleneğinde kalıcı bir eser olarak kaldı" dedi.

"İğneyi 5 harfi söylemememiz gerektiği için kullanıyoruz"
Aşıklar dalında 36 dal arasında en zoru olanının Lep değmez olduğunu ifade eden Altay, "8’lik, 11’lik ve 15’lik olarak yapılır. Fakat bunlardan en mühim olanı 5 harfi söylememektir. Dudak değdiği için iğneyi koyuyoruz ve bu 5 harfi söylememiz gerektiğinde hatırlatması için kullanıyoruz. İğneyi kullanırken bir çok arkadaşımızın dudağı kanadı ve zarar gördü. Bilinçli öğrenildiyse eğer hiçbir şey olmaz çünkü sen ona konsantre oluyorsun ve ona göre kafiyeler, sefiyeleri seçiyorsun. Kullanmaman kelimeleri söylersen dudağına batabilir veya yutabilirsin. Ben yapan ustalara saygı duyarım. Yapamayan veya yapmak isteyen varsa bir ustadan ders almasını, çok çalışmasını öngörürüm. Geçen yıllarda okullarda Lep değmez dalını yaptık ve şimdilerde gençler beni gördüğünde beni tanıyorlar ve beni Lep değmez ustası olarak adlandırıyorlar. İnsanlar merak da ediyor kimisi denemeye çalışıyor ama gençlere tavsiyem denememeleri gerektiği. Ustalardan eğitim aldıktan sonra deneyebilirler" diye konuştu.

IHA


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 10 Déc 2017 - 09:07
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant

Ermeni âşuğlar ve halkların ‘hakiki tarih’



“Bir Kürt beyinin himayesine giren bir Ermeni âşuğ, müziğini daha çok pastoral renkler taşıyan Kürt müziği ezgilerine uyarlıyordu…”
Araştırmacı yazar Mehmet Bayrak, Anadolu ve Yukarı Mezopotamya coğrafyasında etnik ve inanç kimliği nedeniyle tekçi ulus devlet politikalarının hedefi olmuş toplulukların tarihine damga vuran siyasi, sosyal ve kültürel konuları derli toplu eserlerle aydınlatmaya devam ediyor. Eserlerinde ağırlıklı olarak Kürdoloji ve Alevilik konuları öne çıkan Bayrak’ın, coğrafyamızda yaşayan Ermeni, Êzîdî Kürtler ve Asuri-Süryani toplulukların tarih ve kültürel birikimlerine ışık tutan eserleri de katliam, sürgün ve asimilasyon politikalarının aslında bu coğrafyada nasıl büyük bir toplumsal ve kültürel birikimi ve zenginliği de yok ettiğini veya yok etmekle yüzyüze bıraktığını çok açık bir şekilde gözler önüne seriyor.
Mehmet Bayrak, yeni çalışması “Manzum Halk Tarihçisi Ermeni Âşuğlar / Âşuğ Destanlarına yansıyan Şiirsel ve Görsel Tarih” adlı eserinin önsöz yazısında toplumbilimci ve tarihçi Prof. Dr. Kemal Karpat’ın, “Biz Türklerin üç çeşit tarihi vardır: Biri ‘resmi tarih’, biri ‘Avrupalılar’ın yazdığı tarih’ ki bu ikisi şüphelidir. Bir de ‘halkın zihninde kalmış tarih’ vardır. İşte ‘hakiki tarih’ odur; nesilden nesile geçen tarih odur” belirlemesine vurgu yapıyor.

Özellikle acılı coğrafyamızda egemenlerin bakışıyla, onların kendilerini sürekli ve meşru kılmak için halkların zihnine yerleştirmek istedikleri hikayelerden oluşan kurgusal ‘resmi tarih’ten ziyade, halkların sözlü ve yazılı anlatımları; destan ve hikayelerine konu olan olay, olgu, söylence ve anlatımlar bölge halklarının gerçek tarihini, yada Prof. Karpat’ın ifadesiyle ‘hakiki tarih’ini oluşturuyor.

Alevi topluluklar , Êzîdî Kürtler ve Süryanilerin yanısıra, uğraştıkları geleneksel el zanaatları, kullandıkları modern teknikler ve yürüttükleri dış ticaretle yaşadıkları tüm şehir ve kasabaların günlük yaşamına belirgin etkide bulunmuş olan Hıristiyan Ermeni topluluklar da 19. yüzyılın sonlarında II. Abdülhamit’in gayr-i Müslim ve gayr-i Türk burjuvaziye karşı Müslüman ve Türk burjuvaziyi günlendirmek amacıyla çıkarttığı ‘Hayriye Kanunları’ ile 1915 yılında İttihat ve Terakki Fırkası’nın ‘etno-dinsel arındırma, tektipleştirme, Türk-İslamlaştırma’ politikalarının kurbanı olmuşlardır.

Bölge halklarının yaşadığı bu acılı olayların, Mehmet Bayrak’ın deyimiyle, “toplumsal ortamla sanatçı, sanatçıyla sanat ürünü arasındaki diyalektik birlik gereği edebiyata yansımaması mümkün değildi…”

Manzum Halk Tarihçisi Ermeni Âşuğlar çalışması, yüz yıl önce maruz kaldıkları soykırım ve göçertme ve ardından yoğun asimilasyon politikalarına rağmen bıraktıkları eserler ve toplumsal hafızada yarattıkları sosyal, kültürel etkilerle izleri doğudan batıya, Anadolu’nun her yerinde hala görülebilen Anadolu- Yukarı Mezopotamya Ermenileri’nin yaşadığı ‘hakiki tarih’in önemli bir kesiti ve rehberi niteliğinde.

Kitapta açımlanan araştırma konuları ve destanlarda Ermenilerin birlikte yaşadıkları Kürt, Türk, Arap, Fars halkları ile bu halklardan Alevi inancına sahip topluluklarla ilişkileri ve kültürel etkileşimleri de önemli bir yer tutmaktadır.

Ermeniler, Türkler ve Kürtler arasındaki doğal toplumsal ilişkilerin yansıması olarak, bu halkların kültürlerinde ve manzum eserlerinde bir çok ortak tema bulunmaktadır. Bayrak’ın ifadesiyle, “Gerçekten de, bir halklar, dinler, diller ve kültürler bahçesi olan Osmanlı toplumunda birbirine karışan – katışan halklar gibi onların dinleri, dilleri ve kültürleri de birbirini etkiliyor ve yeni bir tat ve renkte meyveler veriyordu. İnsanlar, kendi özgün dil ve kültürleriyle ürünler verirken, birbirleriyle emişen ve gerek tema, gerekse stil olarak paydaş ürünler yaratıyorlardı.”

Ermeni araştırmacı Arşak Çobanyan, halklar arasındaki bu bu etkileşimi ve bu etkileşimde Ermeni âşuğların rolünü ta 1900’lü yılların başında şöyle ifade ediyor: “Ermeni âşuğlar, Müslümanlar’dan aldıklarından daha fazla onlara bazı şeyler vermişlerdir. Ermeni âşuğların bir çoğu Türkçe, Acemce, Kürtçe şiirler yazmışlardır… Bunlar, şüphesiz kendi milli tabiatlerinden, Hıristiyan zihniyetinden birçok şeyleri İslam şiirlerine katmışlardır.”

1917 yılında ise, ‘La Musique en Armênie’ (Ermeni Müziği) adlı çalışmayı hazırlayan Frêdêrich Macler de, sözkonusu kültürel etkileşim ve paylaşımda Ermeni âşuğların belirgin etkisine vurgu yapıyor: “Âşuğların himayelerinde oldukları beyleri vardı. Ermenistan’da bu beyler ya Arap, ya Pers, ya Türk ya da Kürt idiler… Bir Kürt beyinin himayesine giren bir âşuğ, müziğini daha çok pastoral renkler taşıyan Kürt müziği ezgilerine uyarlıyordu. Aynı sanatçı bir Türk paşasının himayesine girince, yine müziğini onun ve herkesin bildiği burundan ve genizden söylenen Türk müziğinin zevkine uyarlardı. Fars müziği daha rafine bir müzikti ve âşuğ aynı şekilde müziğini bu sefer de yeni koruyucusunun kültürüne ve zevkine ayarlardı.”
Ermeni âşuğların bir kısmı Türkçe ve Kürtçe yazdıkları için Türk veya Kürt olarak bilinirken, konunun uzmanı Toros Azadyan’ın tespitiyle âşuğlar memleketleriyle birlikte anılmaktaydı: Üsküdarlı Agahi, İstanbullu Arutin, Harputlu Aşkıya, Sivaslı Ayani, Erzurumlu Devrani, Kayserili Lisani, Maraşlı Piruşan, Diyarbekirli Kahti, Ankaralı Dehri, Tiflisli Harbi vs gibi…
Manzum Halk Tarihçisi Ermeni Âşuğlar çalışması; ‘İnceleme – Araştırma’ ve ‘Antoloji’ olarak iki ana bölümden oluşuyor. ‘Anadolu ve Kürdistan’ın “öteki” tarihinde Ermeniler’, ‘Kadim Ermeni yerleşkelerinde hüzünlü bir gezinti’, ‘Toplumların söz ustaları: Destancılar ve Destanlar’, ‘Ermeni Âşuğların Türkçe destan külliyatı’, ‘Komşu halkların manzumelerinde ortak temalar’, ‘Destanlara yansıyan toplum ve doğa olayları’, ‘Osmanlı – Ermeni gerginliği ve güdümlü destanlar’, ‘Soykırım destanları’, ‘Ermeni Âşuğlar ve Alevilik’ ile ‘Âşuğlar ve destanlar antolojisi’ kitapta detaylı veriler ve manzum eserlerle işlenen konu başlıkları.

Kitapta 84 Ermeni âşuğa ait, yaklaşık 60 tanesi ilk kez yayınlanan, toplam 120 dolayında destana yer verilmiş. Destanların büyük bölümü, 1915 Ermeni soykırımı öncesi yazılmış eserlerden oluşuyor.

Araştırmacı yazar Mehmet Bayrak’ın, toplam 256 görsel ürüne de yer verdiği 568 sayfadan oluşan Manzum Halk Tarihçisi Ermeni Âşuğlar adlı çalışması, Özge Yayınları’ndan çıktı…


Halil Dalkılıç / Alevilerin Sesi dergisi (Aralık 2017)

https://www.alevinet.com/2017/12/10/ermeni-asuglar-ve-halklarin-hakiki-tarih/


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 1 516
Point(s): 4 066
Moyenne de points: 2,68

MessagePosté le: Ven 16 Fév 2018 - 07:45
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant

https://www.gazeteduvar.com.tr/kitap/2018/02/16/turkce-halk-edebiyatinda-ermeni-asuglar/

Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 22 Mar 2018 - 10:41
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği
Répondre en citant

ERMENİ AŞUĞLAR





Seferberlik… deyu eyledi ilan

Soydu Ermeni’yi, koydu hep üryan

Akherinde etdi kör yola revan

Gidelim, vatan Havrana kaldı



Sa’at beşte indik Hama düzüne

Kimse bakmaz muhacirin yüzüne

Göz diktiler Ermeni’nin kızına

Her ağa yanına bir dane aldı



Çocukları çadırda khasta yatdılar

Ölüleri kuyulara atdılar

Aclıkdan hep evladlarını satdılar

Satan çok idi meded alana kaldı



Allah kahr ede şu Almanı

Mahv olsun şöhreti şanı

Sebeb oldu, dökdü Ermeni kanı

Kanlı göz yaşı ömmana vardı



Gelmedi Fransız, Moskof, İngiliz

Koydular dünyayı virane inssiz

Ana baba öldü, çocuklar öksüz

Bigünah yavrular meydanda kaldı



Aşuğ İmanım Mennuş



Mehmet Bayrak, bir zamanlar İstanbul’da çok sayıda Ermeni aşuğun yaşadığını, bunların çoğunlukla Kumkapı ve Yenikapı semtlerinde ikamet ettiğini söyüyor. Örnek olarak da Derûni, Aşki, Ahteri, Ferdi, Gedai, İkrari, Nâimi, Resmi, Sahri, Sadai, Sevdai, Şirinii Lisani, Yeksani, Mahcubi, Püryani, Saliki, Dertli, Yesari, Ceyhani, Çınari gibi aşuğların ismini veriyor okura…

**************



Türkçe Halk Edebiyatında Ermeni Aşuğlar



Nesimi ADAY



Bazı insanlar ve topluluklar acılarıyla yüzleşmediği sürece yaralarını saramazlar. O yara yaşam serüveni içerisinde, dert olarak dolanıp durur. Azalır bazen, bazen de çoğalıp travmalara dönüşür.

Yaşadığımız coğrafyanın kadim halklarından Anadolu Ermenileri, yüz yıldır yaralarını saramadı. 1915 yılında yaşadıkları soykırımla yüzleşemediler. Doğrusu yüzleştirmediler. Bütün dünyanın gördüğü, kabul ettiği katliamı Türkiye kabul etmedi bir türlü. Ermenilerin yaşadığı acılar, aradan yüz üç yıl geçmesine rağmen ‘tatsız’ bir bellek oluşturamaya devam ediyor.

Ermenilerle ilgili yayımlanan her kitap, dergi, film gibi kültürel materyal, onların yaşadığı acılar gündelik hayatımıza değiyor ve kara bir tarih olarak güncelleyip duruyor kendini.

Araştırmacı-Yazar Mehmet Bayrak “Manzum Halk Tarihçisi Ermeni Aşuğlar, Aşuğ Destanlarına Yansıyan Şiirsel ve Görsel Tarih’’ isimli bir kitap yayımladı.

Daha önce de ‘’Alevi-Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşuğlar’’ isimli bir kitap yayımlayan Bayrak; o çalışmasında 140 aşuğun hayat hikayesine ve eserlerine yer vermişti.

Yazar yeni çalışmasında da gizli kalan, görünmeyen bir olguyu; Ermeni Aşuğları (halk ozanlarını) görünür kılmaya çalışıyor. Diğer çalışmalarında olduğu gibi, bu kitabını da tarihi doküman ve arşiv kayıtlarıyla zenginleştirip, 568 sayfalık bir eser olarak okuyucusuna takdim ediyor.

Mehmet Bayrak, Kütahyalı Gomidas üzerinden başladığı araştırma yolculuğunda Ermeni Aşuğlar’ın izlerine rastlamış ve onları uzun uğraşlar sonucu derleyip toparlamış.

Ermeni müzikolog ve ‘’ezgi avcısı’’ olarak bilinen Arşak Çobanyan’ın Fransızca hazırladığı ‘’Ermeni Aşuğlar’’ isimli çalışmasından iz sürerek bu kitabı yazmaya başlamış.

Ermeni Aşuğları ‘’manzum halk tarihçisi’’ olarak nitelendiren yazar; aşuğların, eserlerini genellikle kıtlık, doğal afetler ve savaş üzerine bina ettiklerini söylüyor. Spesifik olarak da 1895-96 ile 1915 Ermeni katliamlarının ve Kürt – Kızılbaş ‘isyanları’ aşuğların destanlarında yer almış.

Ermeni araştırmacı Toros Azadyan arşivinden de yararlanan Bayrak buradan çok külliyatlı bir destan arşivi edindiğini belirtiyor. Bu arşivlerden ilgimizi çeken numune örnekler de almış kitabına. 1717 – 1795 yılları arası yaşamış ve ‘Ermenilerin Yunus Emre’si’ olarak ünlenen Sayat Nova’nın ‘’Kemençe’’ adlı eserinin, nasıl Türk milliyetçiliğinin belleğini okşayan ve oradan militarizm üreten ‘’Çırpınırdı Karedeniz’’e dönüştüğünü de öğrenmiş oluyoruz.

Dönemsel tarihin belleği halk ozanları…

Halk ozanları (aşıklar-aşuğlar-dengbêjler) hiç kuşku yok ki yaşadıkları dönemlerin belleklerini taşımışlardır eserlerinde. Savaş ve doğal afetlerin yanı sıra Kürt, Kızılbaş ve Ermeni soykırımına dair çok sayıda şiirin olduğunu bu kitaptan öğreniyoruz. 1915 yılına kadar, çoğunlukla Osmanlıcı tavırları olan Ermeni aşuğların, yaşanan trajediden sonra artık karşı üslup kullandıklarını görüyoruz.

Aşuğ İmanım Mennuş’un 1915 soykırımın anlattığı destanı bunların en önemlilerinden. Bu destan Osmanlı İmparatorluğunu katliamda ‘elebaşı’ olduğunu şiirleştirdikten sonra Alman, İngiliz, Fransız ve Moskova’nın nasıl kendilerini sahipsiz bıraktıklarını anlatır hüzünle.

Mehmet Bayrak, Ermeni aşuğların bir kısmının Alevi ve Kürt katliamları yapıldığı yıllarda Padişahlara övgü dizdiğini de örnekleriyle açıklıyor. Örneğin 1847 tarihinde Kürdistan Eyaletinde cereyan eden Bedirhan Paşa ayaklanması için Ermeni Aşuğ Lisani’nin şu dizeleri Osmanlıcı tavrın kanıtı gibidir:



‘’Söyleyeyim sizlere dinleyin beni

Kürdlerin cenginden edeyim beyanı

Kim ki Padişah’tan çekmez korkuyu

Bunlar belasını yoktur imkanı’’



‘’Anladı müddeyi Sultan Mecid Han

Bu sıırı kimseye etmedi beyân

Baktı eyalete halkı pek yaman

Dedi sen bilirsin Yaradan Gani’’



Osmanlı askeri Rewandızlı Mir Muhammed İsyanını kanlı bir şekilde bastırırken ve yine ‘binlerce Alevi ve Ezidiyi katlederken de (M.Bayrak, sf.117) padişahlara methiyeler dizilir. Ermeni Aşuğ Levhi, Mir Muhammed Han’a karşı, Sultan Mahmud ve Çerkez Hafız Paşa’yı öven dörtlükler kaleme alır.

Abdülhamid döneminde yazıldığı ancak yazanın/söyleyenin bilinmediği ‘’Reâya Destanı’’ da bazı Ermeni Aşuğların, iktidarla olan muhabbetini (İncil övgüsü, iktidardan dinsel baskı görmediğini imliyor) ve Kızılbaş hamasetini göz önüne serer.



‘’Şu meramı bildirmeye yüz sürerek gideriz

Başımıza hasır yakar, Hünkar’a arz ederiz

İncil-i Şerif’in doğru gayretini güderiz

Eski kanun üzerine, hâşâ ki biz âsiyiz

Cedd-i ceddimize reâye, Ermeni’nin hasıyız’’



Üsteki mısralardan da anlaşılacağı üzere aşuğ, Ermenilerin başına gelebilecek olası bir mezalimliğe karşın, Aleviler gibi ‘asi’ olmadığını, has kul olduklarını söylüyor. Alttaki dizeler ise net olarak Alevileri (Kızılbaşları) hedef alıyor.



‘’Her fesadlık Kızılbaş’tan, neçe doğmuş her yüzden…/

Ya Kızılbaş yağcıların ettiği düzenleri/ Yudalım mı şu ateşsiz kaynayan kazanları.’’

Bu örneklerde de görüldüğü gibi Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet otoritesi altında yaşayan bir çok halk gibi kimi Ermenilerin, mazlumun yanında olmadığı zamanlar olmuş, tıpkı Ermenilere karı Osmanlı saflarında yer alan Hamidiye Alayları gibi.

Kimin ne zaman mazlum, ne zaman zalim olacağı belli olmuyor. Bu coğrafyada da böyle trajik hikayeler mevcut.

Ermeni aşuğların Alevi-Bektaşi kültürüne katkıları büyük olmuş…

Alevi-Bektaşi halk edebiyatına, sadece Türkler ve Kürtlerin değil, Ermeni aşuğlar örneğinde olduğu gibi diğer halklara mensup aşıkların da katkıları büyük olmuş. Tabi burada şöyle bir soru geliyor gündeme; o da, Osmanlının en gaddar politikalarına, kırımlarına maruz kalmış bir toplumun kültürel temsili içinde yer almak ateşten gömlek değilse nedir. Öyleyse Ermeni ozanlar / aşuğlar neden bu ateşten gömleği gönüllü olarak giydiler?!

Osmanlı Şeyhülislamlarının tüm şiddet ve hakaret içeren fetvalarına rağmen, gerçekten de Alevi kültürü Anadolu topraklarında başat mıydı? Alevilik konusunda yazanların çoğunu dediği gibi gerçekten de Osmanlının kuruluş sürecinde yer alan Ahi Evran ve Şeyh Edebali birer Alevi miydi?

Ermenilerin Alevilerle olan muhabbeti, Sünni devleti rahatsız etmiş…

Şark İlleri Asayiş Müşaviri ve Türk Ocakları Koordinatörü ve Mustafa Kemal’in de danışmanlığını yapan Prof. Hasan Reşit Tankut, yazdığı gizli etno-politik raporların birinde; ‘Alevilerle Hıristiyan Ermenilerin tarihten bu yana son derece iyi anlaştıklarını, Alevilerin her yerde Hıristiyan dostu olduğunu belirtikten sonra, Ermeni kökenli kimi Alevi-Bektaşi aşıklarının Alevi toplumu üzerinde oldukça etkili olduklarını’ ve hatta ‘’babalık’’ unvanı aldıklarını not eder.

‘’Alevi aşıklar arasında Sarkis Zeki kudretli bir ozandı. O tıpkı Viranî gibi, Turabî gibi demler söylemiş ve Ehlibeyt methiyeleri yazmıştı’’ (Bkz. M. Bayrak); örneği veren Tankut, Ermeni Aşuğların, Alevi- Bektaşi toplulukları arasında faaliyetini iktidara rapor eser.

Prof. Tankut; ‘’Alevi her yerde Hiristiyan dostudur. Ocak başlarında muhabbet eden insanların arasındaki Hiristiyan hiç de yabancı sayılmaz. Belki bir çeşit akılcı yolu olan Gregoryanlık, başka Hiristiyan mezheplerine göre Aleviliği daha ziyade okşayabildiği için üstün tutulmaktadır. Şurası gerçek ki Ermeni, Alevi’nin en yakın bir dostudur’’ diyerek hamasetini cümleleştirir.

Mehmet Bayrak, Ermeni Aşuğlardan yaklaşık 400 tanesinin Türkçe ve Azerice yazdığına dikkat çekiyor. Türkçe halk edebiyatı içinde oldukça kıymetli bir istatistik oluşturan aşuğların bu gün pek bilinmese de büyük bir kültür hizmeti verdiği açık. Aşuğ Zikri’nin, ‘’Ben fahrederim ki bana Bektaşi desinler / Dergah-i Ali’nin bu da bir taşı desinler’’ dizeleri ile Ermeni aşığı Yeksani’nin, Alevi edebiyatının en güzel örneklerinden sayılabilecek şu dörtlüğü dikkate değer:

‘’İstemem alemde gayri meyvayı
Tadına doyulmaz balımdır Ali
İstemem dünyayı verseler dahi
Koklasam sünbülü gülümdür Ali’’

***

Ermeni Aşuğlar ve genel olarak halk aşıkları yaşadığı dönemin birer tarih anlatıcısıdırlar. Bu kitapta yer alan şiir ve hikayeler de bunun bir örneği olarak okuyucuya sunuluyor. Mezopotamya ve Anadolu aşıklık geleneğinin Ermeni halk kültüründe ve Ermeni Aşuğların Anadolu kültüründe zengin bir yer kapsadığı az bilinse de Mehmet Bayrak’ın çalışmaları, bu bilinmezliği deşifre ediyor. ‘’Manzum Halk Tarihçisi Ermeni Aşuğlar’’ kitabı gizli kalmış, unutulmuşluğa yatırılmış Ermeni aşuğların kültür tarihine açılan bir kapı olarak görülebilir. Bu tür çalışmaların yaşadığımız toplumun kültürel hikayesine büyük katkı sağlayacağı muhakkak. 1915 soykırımından sonra unutulmaya yatırılmış olan kültürel değerler artık bu kitap sayesinde, daha bilinir olacak gibi. Bu bağlamda Bayrak’ın çalışması kütüphanemizde yer alacak olan nadir bir eser olarak hak ettiği kıymeti görecektir.



Dersim Gazetesi, Ocak 2018

Nesimi Aday

http://nesimiaday.com/index.php/2018/02/05/ermeni-asuglar/


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 09:18
MessageSujet du message: Ermeni Ashoogh - աշուղը / Aşık Müziği

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Centralisations -> Musiques - Երաժշտություն - Sarki + Célébrités - Ünlüler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet Aller à la page: <  1, 2, 3
Page 3 sur 3
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com