Welcome Guest: Register | Log in
 
FAQ| Search| Memberlist| Usergroups
 
Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
 
Post new topic   Reply to topic
Armenian on web Forum Index -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Rum - Pontus - Laz Goto page: 1, 2  >
Previous topic :: Next topic  
Author Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Mon 20 May 2013 - 07:14
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Cinayetler Ve Arşimidis Firmasının Ve Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi

Baransu Bir Gerçeği Kaleme Aldı







Demirören Şirketler Grubu'nun sahibi Erdoğan Demirören'in cinayetle ve öldürülenlerin servetine haksız yere elkoymakla suçlandığı ortaya çıktı.



Milliyet ve Vatan gazetelerinin sahibi, Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören'in cinayetle suçlandığı iddiasını bugün manşetine taşıyan Taraf yarım sayfalık manşetiyle bombayı patlattı.



Taraf'ın elde ettiği Genelkurmay Başkanlığı'na ait 1982 tarihli belgeye göre, Erdoğan Demirören'in, Arşimidis Şirketi'nin haksız yere mallarının ele geçirilmesinde ve bir tuğla fabrikatörünün ölümünde parmağı var. Her iki şirket sahibinin şüpheli ölümlerinin ardından, Erdoğan Demirören, bu şirketlerin tüm mal varlıklarına el koymuş.



DenemeGazetenin iddiasına göre "Genelkurmay kayıtlarına göre, cinayet soruşturması 1982'den beri devam ediyor."

BAŞBAKANLIK'A BİR YAZI GÖNDERİLMİŞ

Skandal olay, o dönem Genelkurmay Başkanlığı'na iki kez ihbar mektubuyla bildirilmiş. Gelen bilgilerin ardından konu önce MİT'e, ardından 1. Ordu Komutanlığı'na değişik aralıklarla dört kez sorulmuş. Her iki kurumdan gelen cevap yazılarında iddialar yalanlanmıyor. Bunun üzerine, iddiaların ivedilikle incelenip sonuçlandırılması için Başbakanlığa bir yazı gönderilmiş.

YAZIYI BAŞBAKAN'IN MASASINDAN ÇALMIŞLAR

Başbakanlığı gönderilen yazı, Başbakanlık masasından alınıp, önce Demirören ailesinden bir kişiye, ardından da Erdoğan Demirören'e ulaştırılmış. Taraf 'ın Demirören ailesine yakın kaynaklardan öğrendiği bilgiye göre, belgenin kendisine ulaştırılmasının ardından Erdoğan Demirören, arşivlerindeki kimi belgeleri imha ettirmek, dosyayı sümen altı etmek için bir dizi çalışma yapmış.

BELGEYİ "ALAN" İSİM ÇOK TANIDIK...

Baransu'nun imzasını taşıyan habere göre Başbakanlığa gönderilen belgeyi Başbakanın masasından alınıp, Demirören ailesine ulaştıran isim ise çok tanıdık: Semra Özal. Ardından da konu sümen altı ediliyor.

..............
İşadamı Demirören Cinayetle Suçlanıyor- 20 Mayıs 2013 Taraf Gazetesi manşeti






1978 yılında Halkalı'da cesedi yakılarak öldürülen Rum asıllı iş adamı Arşimidis'in katilinin Yıldırım Demirören'in babası Erdoğan Demirören olduğu iddia edildi


Demirören Şirketler Grubu’nun sahibi Erdoğan Demirören’in cinayetle ve öldürülenlerin servetine haksız yere elkoymakla suçlandığı ortaya çıktı


Taraf gazetesinden Mehmet Baransu'nun haberine göre, Milliyet ve Vatan gazetelerinin sahibi, Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören’in cinayetle suçlandığı ortaya çıktı. Genelkurmay kayıtlarına göre, cinayet soruşturması 1982’den beri devam ediyor. Taraf ’ın elde ettiği Genelkurmay Başkanlığı’na ait 1982 tarihli belgeye göre, Erdoğan Demirören’in, Arşimidis Şirketi’nin haksız yere mallarının ele geçirilmesinde ve bir tuğla fabrikatörünün ölümünde parmağı var. Her iki şirket sahibinin şüpheli ölümlerinin ardından, Erdoğan Demirören, bu şirketlerin tüm mal varlıklarına el koymuş.

İhbar mektubuyla bildirildi
Skandal olay, o dönem Genelkurmay Başkanlığı’na iki kez ihbar mektubuyla bildirilmiş. Gelen bilgilerin ardından konu önce MİT’e, ardından 1. Ordu Komutanlığı’na değişik aralıklarla dört kez sorulmuş. Her iki kurumdan gelen cevap yazılarında iddialar yalanlanmıyor. Bunun üzerine, iddiaların ivedilikle incelenip sonuçlandırılması için Başbakanlığa bir yazı gönderilmiş.

Demirören ailesi olayı sümen altı etti
Başbakanlığı gönderilen yazı, Başbakanlık masasından alınıp, önce Demirören ailesinden bir kişiye, ardından da Erdoğan Demirören’e ulaştırılmış. Taraf ’ın Demirören ailesine yakın kaynaklardan öğrendiği bilgiye göre, belgenin kendisine ulaştırılmasının ardından Erdoğan Demirören, arşivlerindeki kimi belgeleri imha ettirmek, dosyayı sümen altı etmek için bir dizi çalışma yapmış.

İhbar mektubunda tüm detaylar anlatılıyor
İşte skandal olayın perde arkası ve 1982’den günümüze yaşananlar:

Yıl 1980 öncesi. Rum asıllı, Arşimidis Şirketi sahiplerinden bir kişi, İstanbul Halkalı’da yakılarak öldürülüyor. Cinayetin ardından da şirkete Erdoğan Demirören sahip oluyor. Şirkete haksız yere el konmasıyla ilgili şirket temsilcileri tarafından dava açılıyor. Bu dava uzun yıllar sürüyor.

12 Eylül darbesinin ardından Genelkurmay Başkanlığı’na hem Arşimidis Şirketi hem de bir tuğla fabrikasıyla ilgili ihbar mektubu gidiyor. İhbarı yapan İnayet Esen isimli bir kişi. 21 Ekim 1981 tarihli ihbar mektubunda, hem işlenen cinayet hem de el konan şirketlerle ilgili bilgiler yer alıyor.

Bu ihbar mektubu üzerine Genelkurmay Başkanlığı konuyu incelemeye alıyor. Konu, 23 Ekim 1981’de Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanlığı’na konu aktarılıyor. Konu incelenirken bu kez isimsiz ikinci bir ihbar mektubu Genelkurmay Başkanlığı’na geliyor. “Arşimidis olayı ile ilgili” bu mektup da dosyaya konuyor.

Tüm ihbar mektupları, 26 Ekim 1981 günü tek elde toplanıp, Genelkurmay Başkanlığı tarafından ikinci kez Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanlığı’na gönderiliyor.

Olay MİT’e soruluyor
İhbar mektuplarının içeriğindeki Erdoğan Demirören’in cinayet işlediğine dair iddialar ve biri Rum asıllı iki kişinin mallarına haksız yere el konmasının ciddiyeti üzerine, konu Başbakanlık Milli İstihbarat Başkanlığı’na incelenmek üzere iletiliyor. MİT, konuyla ilgili ilk cevabı yazısını 28 Ocak 1982’de Genelkurmay Başkanlığı’na gönderiyor. Taraf ’ın elindeki belgede MİT’in 8 Nisan 1982’de ikinci bir yazıyı Genelkurmay Başkanlığı’na gönderdiği görülüyor.

1’inci Ordu Komutanlığı da konuyu inceliyor
Genelkurmay Başkanlığı, MİT’in yanı sıra konuyu incelemek üzere 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı’na da yazı gönderiyor. 1. Ordu Komutanlığı’ndan ilk yazı 6 Nisan 1982’de Genelkurmay Başkanlığı’na ulaşıyor. İkinci cevap yazısı ise 16 Temmuz 1982’de Ankara’ya, Genelkurmay’a geliyor.

Genelkurmay Başkanlığı her iki kurumdan gelen dört cevap yazısının ardından, 20 Ağustos 1982 tarihinde “Başbakanlık Makamı’na” iki sayfalık bir yazı gönderiyor. Yazının konu başlığı “Arşimidis Şirketi Hakkında.” Bu iki sayfalık resmî yazıya, ihbar mektupları, MİT ve 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı’nın cevap yazıları da ekleniyor.
Aşağıda bu iki sayfalık belgenin tamamını ve içeriğini sizlerle paylaşacağız. Ancak daha önce bir konuya açıklık getirmek istiyoruz.

Her iki kurum da iddiaları yalanlamıyor
Taraf ’ın elindeki resmî belgenin “İLGİ” ekinde, MİT ve 1. Ordu Komutanlığı’ndan gelen cevap yazılarının sayı numaraları ve tarihleri var. Ancak, her iki kurumun Genelkurmay Başkanlığı’na ne tür bir cevap verdiği, elimizde ekler olmadığı için belgede yok. Elimizdeki iki sayfalık belgenin son maddesinde yapılan bir açıklama, her iki kurumdan gelen dört yazının da Erdoğan Demirören’i aklamadığını gösteriyor. Çünkü; Genelkurmay Başkanlığı, Başbakanlığa gönderdiği yazıda, MİT ve 1. Ordu Komutanlığı’ndan gelen cevabi yazıların dikkate alınarak “konunun incelenmesini” istiyor. Buradan da ihbar mektubundaki iddiaların “yalanlanmadığı”, olumsuz bir cevap verilmediği anlaşılıyor.

Tekrar belgeye dönersek, Genelkurmay Başkanlığı 20 Ağustos 1982 tarihinde Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanı Nevzat Bölügiray imzasıyla Başbakanlık Makamına gönderdiği iki sayfalık belgede şu satırlara yer veriyor:

Başbakanlığa gönderilen resmî belge ve iddialar
“Genelkurmay Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanlığı’na gönderilen ihbar mektubundaki, Arşimidis şirketinin hileli yöntemlerle ele geçirildiği iddiası üzerine konunun ilgi (b) ile 1 inci Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı’nca incelenmesi istenmişti.
Arşimidis Şirketi ile ilgili olarak alınan ilgi (c) duyumdan ise; (2 inci ihbar mektubu kastediliyor) Bu şirket yöneticilerinin Ermeni olayları ile ilişkisinin bulunduğu, sahip oldukları Londra Divan Oteli’nde Ermeni militanları barındırdıkları, Paris, Cenevre ve Newyork’ta çok güçlü olan sermayelerini bu amaç için kullandıkları, Türkiye’de de çok büyük bir sermaye potansiyeline sahip olan bu kişilerin, yargı organlarını bile kendi amaçları doğrultusunda saptırdıkları, hatta çok üst kademedeki asker kişiler ile ilişki kurarak yolsuzluklarını güvence altına aldıkları,Genelkurmay Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanlığı’nın 24 Şubat 1981 tarihli 7 numaralı bildirisiyle haklarında yurda dön çağrısı bulunan Avukat Necdet Çobanlı ve eşi Belma Çobanlı’nın, (Bu kişiler aynı zamanda Erdoğan Demirören’in de avukatları. Bunlar üzerinden şirkete el konuyor) özel konumlarına güvenerek yurda döndükleri, yetkili savcıya rüşvet vermek suretiyle haklarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini sağladıkları,

“Demirören’in şüpheli ölüm olaylarında parmağı olduğu...”

Erdoğan Demirören’in ise Camgaz Şirketi sahibi Metim Camgaz ve tuğla fabrikatörü olan kayınbiraderinin şüpheli ölüm olaylarında parmağı olduğu, ölüm olaylarından sonra bu kişilerin şirketlerini ele geçirdiği öğrenilmiş olup, konunun Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı’nca incelenmesi istenmişti,
Konunun önemi ve özelliği nedeniyle, sağlıklı bir sonuca varabilmek için MİT, 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı’ndan gelen cevabi yazıların da dikkate alınarak konunun incelenip, sonucunun Genelkurmay Başkanlığı’na bilgilendirilmesi emir ve tensiplerinize arz ederim. Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanı Nevzat Bölügiray”

Semra Özal devreye giriyor
Başbakanlığa gönderilen bu belge aşağıda detaylarını okuyacağınız gibi Semra Özal tarafından Başbakanlık masasından alınıp, Demirören ailesine ulaştırılıyor. Ardından da konu sümen altı ediliyor.

Belgeyi gayrıresmi olarak MİT’e sorduk
Taraf ’ın yaklaşık dört ay önce bu belgeyi elde etmesinin ardından önce 1. Ordu Komutanlığı’ndaki ardından da MİT’teki haber kaynaklarımızla temasa geçtik. Genelkurmay Başkanlığı’na 1982 yılında gönderdikleri dört yazıyı almaya çalıştık. Ancak, belgeleri elde edemedik.

Bunun üzerine konunun resmî muhataplarıyla görüşmek için harekete geçtik. Önce gayrıresmi olarak MİT Müsteşarlığı’yla görüşüp, elimizdeki belgenin bir fotokopisini MİT’teki kişiye verdik. Belgeye göz gezdiren yetkili, konuyu bildiğini, bu dosyayla ilgili MİT’teki tüm belgelerin zaman içerisinde yok edildiğini bizlere aktardı. Son olarak bir depremde MİT binalarından birinin yıkılması gerekçe gösterilip, bu ve buna benzer arşivde bulunan bazı belgelerin imha edildiğini söyledi. Ayrıca kamuoyuna yansıyan MİT Raporu’nda da bu konuyla ilgili bazı iddialara bakmamızı istedi.

MİT Raporu: Olayı Nuri Gündeş kapattı
MİT yetkilisinin bahsettiği rapor, Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde kamuoyuna yansıyan, tartışmalara neden olan ve Mehmet Eymür’ün sık sık gündeme getirdiği rapor. O raporda, Arşimidis Şirketi’yle ilgili şu ifadelere yer verilmiş: “Aynı tarihlerde intikal eden bilgilere göre Nuri Gündeş’in (MİT İstanbul eski Bölge Müdürü) Erdoğan Demirören’in Arşimidis işini kapattırdığı.”

Aynı görüşmede, MİT yetkilisi, Demirören’le ilgili arşivlerdeki belgelerin zaman içinde imha edildiğini ikinci kez tekrarlayıp şu ilginç cümleyi kullandı: “Bu haber yayınlandığında iddialarla ilgili ne ‘evet’, ne ‘hayır’ deriz.” Bu cümlenin ne anlama geldiğini sorduğumuzda, gülümseyerek “Siz de biz de ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz” yanıtını verdi. Doğrusunu söylemek gerekirse Taraf olarak, bunun ne anlama geldiğini bizler bilmiyoruz.

MİT’le yaptığımız bu gayrıresmi görüşmenin ardından, 15 Mart 2013 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı’yla konuyla ilgili resmî temasa geçtik. Yazılı bir dilekçeyle, kendilerinin verdiği mail adresinden konuyla ilgili taleplerimizi ilettik.

Tüm iddiaları sorduk, tüm belgeleri istedik
Elimizdeki belgeyi, içeriğini, “İLGİ” ekinde yer alan MİT, 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı’nın cevap yazılarının sayı numaralarını, MİT’le yaptığımız gayrıresmi görüşmeyi, içeriğini, belgenin Semra Özal tarafından alınıp, Demirören ailesine verilmesi gibi tüm bilgileri paylaştık. Genelkurmay Başkanlığı’ndan iddiaların doğruluğunu, konunun hangi aşamada olduğunu sorup, ellerindeki MİT ve 1. Ordu Komutanlığı’nın cevap yazılarını bizlere vermelerini istedik.

Resmî yazımıza uzun bir süre cevap verilmeyince de Genelkurmay Başkanlığı’yla zaman zaman telefonla konuyu görüştük. Konunun incelendiği, yakın bir zamanda bizlere cevap verileceği söylendi.

Genelkurmay’dan telefonla cevap beklerken, geçtiğimiz günlerde postayla, üzerinde “Genelkurmay Başkanlığı, Ankara” yazılı sarı bir zarf aldık. Müracaatımızın üzerinden iki ay geçtikten sonra Genelkurmay Başkanlığı dilekçemize yazılı cevap verdi. Yanda Genelkurmay Başkanlığı’nın verdiği cevabı detaylarıyla okuyacaksınız. Burada şunu belirtelim. Genelkurmay Başkanlığı da tıpkı MİT ve 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı gibi sorduğumuz sorulara, iddialara “yalandır” demedi. Arşiv kayıtlarına göre konunun 1982 yılından beri soruşturulduğunu, dosyanın kapatılmadığını bizlere aktardı. İstemiş olduğumuz belgeleri de bizlere veremeyeceklerini söylediler.

Belgeyi Semra Özal alıp, Demirören’lere verdi
MİT ve 1. Ordu Komutanlığı’ndan gelen yazıların ardından, dönemin Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanı, Genelkurmay Başkanlığı adına, Başbakanlık’a bir yazı gönderiyor. Yazıya, tüm iddialar, ihbar mektupları, MİT ve 1. Ordu’dan gelen cevabi yazılar da ekleniyor. Belgenin Başbakanlığa ulaşmasının ardından, Turgut Özal’ın eşi Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen “Gizli” damgalı, “Kişiye Özel” bu belgeyi, Başbakanlık’taki masada görüyor. Başbakanlık Makamına yazılan belgeyi kimseye haber vermeden gizlice alıyor. Ardından da Erdoğan Demirören’in kız kardeşine bu belgeyi veriyor. Taraf ’ın elinde, belgenin Semra Özal tarafından alındığına dair bir yazı da var. El yazısı Erdoğan Demirören’in kız kardeşine ait. Başbakanlığa giden resmî belgenin arkasına bu not düşülmüş. Kardeş Demirören, ağabeyi Erdoğan Demirören’e gönderdiği belgenin arkasına şu notu düşmüş:
“Bu belgeyi Semranım bana verdi. Başbakanın önüne okusun diye konmuş, o da görmüş almış. Bana verdi. Senin düşmanın olan biri koydurmuş. Özal’a okutmamış.”

Genelkurmay: Kayıtlarımızda soruşturmanın sürdüğü görünüyor
Erdoğan Demirören’in suçlandığı belgeyle ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı’na resmî bir yazı yazdığımızı söylemiştik. Bu yazıda belgedeki tüm yazışmaların sayı ve tarih numaralarını Genelkurmay’a ilettik. İddiaların doğru olup olmadığını, MİT ve 1. Ordu Komutanlığı’ndan kendilerine gönderilen cevap yazılarında neler yazıldığını, bu yazıların tarafımıza verilmesi mümkün ise bunu kamuoyuyla paylaşacağımızı ilettik. Ayrıca, MİT Müsteşarlığı’ndan konuyla ilgili görüştüğümüz kişinin aktardığı bilgileri de paylaştık.

15 Mart 2013 tarihinde verdiğimiz dilekçeye, Genelkurmay Başkanlığı 7 Mayıs 2013 tarihinde cevap verdi. Resmî yazı postayla adresimize gönderildi. 16 Mayıs 2013 tarihinde de posta gazeteye ulaştı.

Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen yazıda, Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanı Korgeneral Nevzat Bölügiray imzalı belgeyle ilgili istemiş olduğumuz bilgilerin bize verilemeyeceği, bunların bilgi edinme kapsamı dışında olduğu belirtiliyor. Ardından da çok önemli bir bilgi aktarılıyor. Adli Müşavir Hakim Albay Muharrem Köse imzalı belgede, konuyla ilgili Taraf yazarı Mehmet Baransu’ya şu açıklama yapıldı.
“İlgi (a) yazı ile, 20 Ağustos 1982 tarihinde dönemin Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanı Korgeneral Nevzat Bölükgiray imzasıyla Başbakanlık makamına ‘Arşimidis Şirketi Hakkında’ konu başlıklı bir yazı gönderildiği belirtilerek, bazı bilgiler talep edilmiştir.

Genelkurmay Başkanlığı kayıtlarında, konu ile ilgili Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı’nca soruşturma yürütüldüğü bilgisi bulunmaktadır. Bunun dışında, ilgi (a) dilekçede yer alan diğer taleplerin ilgi (b) 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 18 ve 21’inci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu bilginize sunulur. Genelkurmay Başkanı Namına. Muharrem Köse. Hâkim Albay. Adli Müşavir.”

Genelkurmay Başkanlığı bu yazısında, 1982 yılına ait belgedeki iddiaları yalanlamayıp, kayıtlarında soruşturmanın halen sürdüğünü belirtmekle yetiniyor.

Şimdi kamuoyu şu soruların cevabını merak ediyor; 1982 yılındaki soruşturma halen devam ediyor mu? Soruşturmanın sonucu ne oldu? Soruşturma neticelendi ise neden Genelkurmay Başkanlığı’na konuyla ilgili bilgi verilmedi? Yoksa dosya, 1982 yılından beri sümen altı edilip, zamanaşımına mı bırakıldı? Genelkurmay Başkanlığı bu kadar ciddi iddiaların olduğu bir olayla ilgili olarak, MİT ve 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı’ndan gelen dört yazıyı niçin kamuoyuyla paylaşmaktan çekiniyor?
Kamuoyu şimdi hem Başbakanlık’tan hem de diğer muhatap kurumlardan, bu soruların cevabını bekliyor.

Mehmet Şevket Eygi: Arşimidis şirketinin sahibi yakılarak öldürüldü
Arşimidis şirketiyle ilgili arşivlerde yer alan bir bilgi de Mehmet Şevket Eygi’nin 13 Ocak 2009 tarihinde Milli Gazete ’de yazdığı bir yazı. Eygi, işlenen gayrımüslim cinayetlerini ele aldığı “Dönen Dolapları bilmiyoruz” başlıklı yazısında, Arşimidisle ilgili şu ilginç bilgilere yer vermiş:

“Çocukluğumda ve gençliğimde İstanbul’un büyük zenginlerinden Rum asıllı bir Arşimidis vardı. Bu zat, Üzeyir Garih gibi bir cinayete kurban gitmişti. Üç saygın kişi onu öldürmüşler, cesedini Halkalı’da gözden uzak bir yerde yakmışlar ve servetinin üzerine oturmuşlardır.”

Eygi yazısında isim vermese de Arşimidis şirketinin bu ölümlerin ardından 1978 yılında Demirören grubuna geçtiği biliniyor. Belgede bahsedilen tuğla fabrikası gibi Arşimidis şirketi halen Demirören şirketler grubu bünyesinde. Bu bilgilerin ardından şu soru akla geliyor. Eygi’nin bahsettiği üç saygın kişi kim?

 http://t24.com.tr/haber/erdogan-demiroren-cinayet-isledi-oldurduklerinin-servetine-el-koydu/230222

https://www.google.com.tr/search?q= Arşimidis site:http://www.gereklitaram…

http://translate.google.com.tr/translate?hl=tr&sl=el&u=http://panag…


Back to top
Publicité






PostPosted: Mon 20 May 2013 - 07:14
PostPost subject: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Mon 20 May 2013 - 07:30
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

6-7 Eylül hadiselerinden sonra İstanbul Rumlarının güvenleri ve huzurları kalmadı ve Yunanistan'a göçtüler. Şu anda şehrimizdeki Rum vatandaş sayısı
iki binin altına düşmüş.


Çok zengin bir Rum firması vardı: Arşimidis. Onun sahibi de, canını emniyette görmediği için Yunanistan'a gitti. Burada üç vekil bıraktı. Arada bir
geliyor, vekilleriyle görüşüyordu. Sonra, Arşimidis'in sahibi o Rum, İstanbul'a yaptığı seyahatlerden birinde sırra kadem bastı. Boğularak
öldürüldüğüne ve cesedinin Ambarlı tarafında bir yerde yakıldığına dair, "2000'e Doğru" dergisinde uzun bir yazı okumuştum. Bu esrarengiz hâdise de
aydınlanmadı, Büyük Millet Meclisi'ndeki dosyası mahzene kaldırıldı.

.............

http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=14858.0

..............

Taraf gazetesinin bugünkü manşetinde çok çarpıcı bir iddia vardı. Taraf’ın bavulcu yazarı Mehmet Baransu’nun haberine göre; Milliyet ve Vatan’ın da sahibi olduğu Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören cinayetle suçlanıyordu.

Baransu’nun elde ettiği Genelkurmay Başkanlığı’na ait 1982 tarihli belgeye göre, Erdoğan Demirören'in, Arşimidis Şirketi'nin haksız yere mallarının ele geçirilmesinde ve bir tuğla fabrikatörünün ölümünde parmağı var. Her iki şirket sahibinin şüpheli ölümlerinin ardından, Erdoğan Demirören, bu şirketlerin tüm mal varlıklarına el koymuş.

Erdoğan Demirören Mehmet Baransu’nun bu iddialarına “Bunlar palavra. Palavracılara söyleyecek, verecek cevabım yok” diye yanıt verdi.

Ancak…

Taraf’ın bugün manşetinden verdiği haber aslında bayat!

Çünkü Erdoğan Demirören’le ilgili bu cinayet suçlaması, bundan tam 25 yıl önce 2000’e Doğru dergisinde 2 tam sayfa haberleştirildi.

6 Kasım 1988 tarihli 2000’e Doğru dergisinde; Baransu’nun haberinin merkezinde yer alan Arşimidis Şirketi'nin sahibinin adının Yorgi Papadopulos olduğu, ölümünün 1960’ların sonunda gerçekleştiği ve hatta ölüm şekliyle ilgili çarpıcı iddialar yer alıyordu.

Öyle ki; Mehmet Eymür’ün hazırladığı MİT raporunda Papadopulos’un Vural Arıkan, Erdoğan Demirören, Adnan Başer Kafaoğlu ve Necdet Çobanlı tarafından kravatla boğularak öldürüldüğü iddia edilmişti. Taraflar bu iddiaları o zaman da yalanlamıştı.

İşin ironik yanı, 2000’e Doğru dergisinin bu ve benzeri haberleri, Ergenekon davasında sanıklar aleyhine delil olarak kullanıldı.

.............

Taraf, Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, Milliyet ve Vatan gazetelerinin sahibi Erdoğan Demirören’in cinayetle suçlanmasıyla ilgili yayınına devam ediyor.

Mehmet Baransu imzalı ikinci haber de gazetenin sürmanşetinde yer aldı. Habere bu kez MİT'teki Demirören belgesi raporu eklendi.
Raporu Arşimidis ailesinin Taraf'a verdiği ortaya çıktı. Raporda Demirörenler'in özel hayatlarına dair bilgilerde bulunduğu ancak bunu gazetenin yayınlamayacağı duyuruldu. 11 sayfalık MİT raporunu Taraf özetleyerek verdi.

İŞTE MİT'İN ARŞİMİDİS RAPORU

MİT, Arşimidis Başlıklı üç sayfalık raporunda ise ilginç bilgiler veriyor. (Bu rapordaki özel hayatla ilgili kısımlar çıkartıldı)

“ARŞİMİDİS Şirketi, Yorgo PAPADOPULOS adlı Rum asıllı bir Türk vatandaşı tarafından kurulmuştur. Özellikle OTOMOTİV Sanayinde etkili olan bu kuruluş Oto Light bujilerinin patenti gibi birçok yabancı şirket ile önemli anlaşmalar yapmış mal varlığını yükseltmiştir. Bu şirketin ortakları ve ilişki kurduğu kişilerin çoğunluğu Rum, Ermeni ve Yahudi asıllı kişilerdir. Diğer Türk asıllı gözüken ortak ve ilgililerinde aynı azınlıklar ile kan bağları yada duygusal bağları olduğu sanılmaktadır. Konuyla ilgili anılan kişiler ve bazı olaylar hakkında derlenebilen özel bilgiler şunlardır.

1. Yorgi PAPADOPULOS: Rum asıllı ve Ermenilerle çok samimi olduğu, şirketteki hisselerini kendi isteği ile devretmediği, bu hisselerin hile ile gasp edildiği, şüpheli ölüm olayının bu gasp olayı ile ilgili olabileceği sanılmaktadır. Mezarı yoktur.

2. Afradifi PAPADOPULOS: Eşi Yorgi PAPADOPULOS’ tan önce öldüğü iddia edilmekle birlikte nerede ve ne zaman öldüğü belli değildir. Büyük bir olasılıkla yaşamaktadır (Ölüm olayının zamanı şirketteki hisselerin miras yolu ile devri nedeniyle önemlidir)

3. Av. Necdet Çobanlı: Bu olaylarda en önemli kişidir. (MİT istihbarat notunun bu bölümünde Çobanlı’nın özel hayatına geniş yer verilmiş. Konuyla ilgili olmadığı için bu bölümü yayımlamıyoruz.)

ÖZET:

ARŞİMİDİS Şirketinin gaspı, Yurtdışında ve içinde kaçakçılık, Yurtdışında ve içinde oluşturduğu maddi güçle ermeni militanlarına yardım etme olayları ile ilgilidir. Eşi ile birlikte kaçakçılık suçundan Yurda dön çağrısı yapılmış, Yurda dönmüş fakat yargıyı rüşvetle kandırarak tekrar çıkmıştır.
DEMİRÖREN: MGK bu yazıhanede kuruldu

4. Av. Erdoğan DEMİRÖREN: Avukat Necdet ÇOBANLI’nın yardımcısı ve suç ortağıdır. Özellikle ÇAMGAZ şirketi sahibi Metin ÇAM’ın ve Tuğla Fabrikatörü olan kayınbiraderinin ölüm olayları ile ilgilidir. Ölüm olayları sonrası bu şirketleri ele geçirmiştir. ARŞİMİDİŞ Şirketinin gaspı olayında görev almıştır. Bu sonuçtan mağdur olan varislerin ‘Sizi Milli Güvenlik Konseyine şikayet ederiz’ demeleri üzerine ‘Hiç önemli değil zaten Milli Güvenlik Konseyi bu yazıhanede kuruldu’ demiştir. Ayrıca bu sözcükleri çok sık olarak değişik kişilere de söylemektedir.

5. Avukat Şükran ERGİN: Olaylardan haberdar ve suç ortağıdır.

6. Lembo FİLİBİDİŞ: ARŞİMİDİŞ Şirketleri ortaklarından ve suçlara iştirak eden kişilerdendir.

7. Hüseyin Yersuvat : Erdoğan Demirören’in de avukatlığını yapmaktadır. Olaylarla yüksek derecedeki kişilerle kurulan kontratlarla ilgilidir. Sadece Yahudi asıllı kişilerin girebildiği ATLAS Mason Loca’sında 30’uncu dereceden gibi yüksek bir dereceden masondur. Yarsuvat Hukuk Bürosunun sahibidir ve Prof. Duygu Yersuvat’ın ağabeyidir.

Sonuç: Bu bilgilerin sağlığının kontrolünün, Londra Divan Oteli ve Süper Marketin Ermeni olaylarıyla ilgisinin, Bu kişilerin üst yönetimlerle ilgisinin incelenmesinde büyük yarar olduğu düşünülmektedir.

Read more: http://www.finansgundem.com/haber/mit-demiroren-icin-ne-yazmis/337843#ixzz2TxHCaunl




http://www.borsagundem.com/haber/Demiroren-e-sok-cinayet-suclamasi/146042


Last edited by vahe2009 on Tue 21 May 2013 - 20:07; edited 1 time in total
Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Mon 20 May 2013 - 16:54
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote



Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Mon 20 May 2013 - 16:55
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote



Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Sun 26 Jan 2014 - 09:02
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

1. ARŞİMİDİS ticarethanesinin sahibinin öldürülmesi, mallarının gasp edilmesi ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir dosya bulunduğunu, bu konuda işlem yapılmadığını, dosyanın arşive kaldırıldığını milletvekilliği yapmış bir dostumdan yıllarca önce öğrenmiştim. Dosyayı gördüğünü ve incelediğini söylemişti... Dosya, yasalara aykırı olarak yok edilmiş olabilir...

2. Bu cinayet ve gasp ile alakalı olarak bundan otuz yıl kadar önce 2000'e DOĞRU dergisinde uzun bir yazı yayınlanmıştı. Bu yazı çok dikkatle okunmalıdır.

3. ARŞİMİDİS cinayeti üç kişi tarafından tasarlanmış ve işlenmiştir. Biri New York'ta ikamet eden bir avukat, ikincisi bakanlık yapmış bir zat...

4. Çok önemli bir devlet adamımızın karısının bu meseleyle ilgilenmesi, devletin gizli istihbarat servisindeki konuyla ilgili dosya ve raporlara el koyması ve yok etmesi çok dikkat çekicidir.

5. Çok vahim bir cinayet işleniyor... Öldürülenin malvarlığına el konuluyor... Devletin gizli belge ve raporları alınıp imha ediliyor... Bu konuda yayınlar yapılıyor... Fakat yargı ilgilenmiyor...

6. Örtbas edildiği, unutulduğu, unutturulduğu iddia edilen bu cinayet ve gasp hadisesi tekrar gün yüzüne çıkmıştır. Bunu tekrar örtbas etmek için şeytani kulisler yapılmakta, dolaplar döndürülmektedir.

7. Bu konuda Yunanistan'da hayli bilgi bulunmaktadır. Araştırılması gerekir.
(...)

Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'nın,

Başbakan'ın,

Adalet Bakanı'nın,

Yargıtay'ın,

Vatansever medyanın...


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Sun 11 Dec 2016 - 18:57
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Rosneft ve Demirören Grubu'ndan motorin anlaşması



Rosneft Grup şirketi Petrocas Energy ile Demirören Holding Grup şirketi Total Oil Türkiye A.Ş.'nin Türkiye'ye motorin sevkiyatı konusunda anlaşma imzaladığı belirtildi. Rosneft'ten yapılan açıklamaya göre anlaşma, ekim ayında İstanbul'da gerçekleştirilen Dünya Enerji Kongresi'nde taraflar arasında sağlanan mutabakatın ardından imzalandı. Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören ve Rosneft Rafineri Petrokimyasal Ticaret ve Lojistik Grup Başkanı Didier Casimiro tarafından imzalanan anlaşma, Rosneft rafinerilerinde üretilecek motorinin sevkiyatını kapsıyor. İlk sevkiyat Ocak 2017 yılında gerçekleşecek. Yılda toplam 550 bin tonluk sevkiyat yapılacak. Demirören Grubu bu sevkiyatı Türkiye'deki perakende akaryakıt ve otogaz istasyonlarında kullanacak.

https://tr.sputniknews.com/rusya/201612111026254528-rosneft-demirren-motorin-anlasma/


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Sun 11 Dec 2016 - 18:57
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Rosneft ve Demirören Grubu'ndan motorin anlaşması



Rosneft Grup şirketi Petrocas Energy ile Demirören Holding Grup şirketi Total Oil Türkiye A.Ş.'nin Türkiye'ye motorin sevkiyatı konusunda anlaşma imzaladığı belirtildi. Rosneft'ten yapılan açıklamaya göre anlaşma, ekim ayında İstanbul'da gerçekleştirilen Dünya Enerji Kongresi'nde taraflar arasında sağlanan mutabakatın ardından imzalandı. Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören ve Rosneft Rafineri Petrokimyasal Ticaret ve Lojistik Grup Başkanı Didier Casimiro tarafından imzalanan anlaşma, Rosneft rafinerilerinde üretilecek motorinin sevkiyatını kapsıyor. İlk sevkiyat Ocak 2017 yılında gerçekleşecek. Yılda toplam 550 bin tonluk sevkiyat yapılacak. Demirören Grubu bu sevkiyatı Türkiye'deki perakende akaryakıt ve otogaz istasyonlarında kullanacak.

https://tr.sputniknews.com/rusya/201612111026254528-rosneft-demirren-motorin-anlasma/


Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 2,361
Point(s): 6,250
Moyenne de points: 2.65

PostPosted: Fri 16 Mar 2018 - 10:34
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Demirören-Doğan görüştü medya kulisleri karıştı



Odatv olarak medya kulislerinde son günlerde dillendirilen bir iddiayı yazalım.

https://odatv.com/demiroren-dogan-gorustu-medya-kulisleri-karisti-15031857.html


Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 2,361
Point(s): 6,250
Moyenne de points: 2.65

PostPosted: Fri 16 Mar 2018 - 10:39
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr'de (Basın: 22300)
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE
HUKUK MAHKEMESİ
2. İLAN
Sayı: 2013/270 Esas
13.02.2014
Davacı MALİYE HAZİNESİNE İZAFETEN İSTANBUL
MUHAKEMAT MÜDÜRLÜĞÜ ile gaip İlia (İlliya) Dode, Yorgi
Papadopulos arasında mahkememizde görülmekte olan
Gaipliğe Karar Verilmesi davasının duruşmasında verilen ara
kararı nedeniyle;
İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Hüseyinağa Mahallesi, Sahne
Sokağında bulunan, 331 ada, 28 parsel sayılı 202.00 m2
yüzölçümlü, yedi katlı 10 meskeni ve iki dükkanı olan kargir
apartman vasıflı (zemin kat, 2 nolu bağımsız bölüm, 11 nolu
dükkan) taşınmazın 2/20 hisse maliki İlia (İlliya) Dode ve
2/20 hisse maliki Hıristo oğlu Yorgi Papadopulos'u tanıyan
ve bilenin olmadığı, sağ veya öldüğüne dair bir belgenin
bulunmadığından;
İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Hüseyinağa Mahallesi, Sahne
Sokağında bulunan, 331 ada, 28 parsel sayılı 202.00 m2
yüzölçümlü, yedi katlı 10 meskeni ve iki dükkanı olan kargir
apartman vasıflı (zemin kat, 2 nolu bağımsız bölüm, 11
nolu dükkan) taşınmazın 2/20 hisse maliki İlia (İlliya) Dode
ve 2/20 hisse maliki Hıristo oğlu Yorgi Papadopulos'dan
uzun seneden beri haber alınamadığından ilan tarihinden
itibaren 6 AY İÇİNDE kendisi hakkında bilgileri olanların
Mahkememizin 213/270 esas sayılı dosyasına bilgi vermeleri
ilan olunur sayılı yasa ile değişik 213/2 maddesi uyarınca
yargılamaya yokluğunuzda devam olunacağı hususu, dava
dilekçesi ve duruşma günü yerine geçerli olmak üzere 2. Kez
ilanen tebliğ olunur.13.02.2014



http://www.hurriyet.com.tr/basin-ilan/ilanPdf/2014/04/10/RESMI22300.pdf


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Thu 22 Mar 2018 - 08:32
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Medya Baronundan Zoraki Karar Medyadan Çıktı



https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/dogan-holdingten-kapa-aciklama-2303096/



https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/dogan-grubu-ucuza-mi-satildi-2303149/


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Sat 9 Jun 2018 - 09:09
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Erdoğan Demirören hayatını kaybetti



http://www.ensonhaber.com/erdogan-demiroren-hayatini-kaybetti.html

Erdoğan Demirören'in Beşiktaş camiasındaki yeri



https://kralspor.ensonhaber.com/erdogan-demirorenin-besiktasa-yaptigi-bagis-2018-06-08.html


Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 2,361
Point(s): 6,250
Moyenne de points: 2.65

PostPosted: Mon 11 Jun 2018 - 07:47
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

FETÖ Erdoğan Demirören dosyasını neden açtı



Vefat eden Demirören Holding ve Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, son yolculuğuna uğurlandı.Demirören’in ardından akıllarda kalanlardan biri de, 2013 yılında Taraf’ın manşetine taşınan MİT Raporu oldu. FETÖ tutuklusu Mehmet Baransu imzalı haberde, o dönem medyada sadece Milliyet’in ve Vatan’ın sahibi olan Erdoğan Demirören cinayetle suçlanıyordu.

Baransu’nun iddia ettiği, Genelkurmay Başkanlığı’na ait 1982 tarihli belgeye göre, Erdoğan Demirören'in, Arşimidis Şirketi'nin haksız yere mallarının ele geçirilmesinde ve bir tuğla fabrikatörünün ölümünde parmağı olduğu ileri sürülüyordu. İddiaya göre her iki şirket sahibinin şüpheli ölümlerinin ardından, Erdoğan Demirören, bu şirketlerin tüm mal varlıklarına el koymuştu.

Erdoğan Demirören Mehmet Baransu’nun bu iddialarına “Bunlar palavra. Palavracılara söyleyecek, verecek cevabım yok” diye yanıt vermişti.

Baransu’nun ikinci haberinde, 28 Ocak 1982 tarihinde MİT’in Genelkurmay’a Arşimidis cinayetiyle ilgili gönderdiği raporun bir süre sonra kaybolduğu ileri sürüldü. Taraf, müsteşar Burhanettin Bigalı imzalı bu raporu daha sonra yayımlamıştı. 
Taraf’ın iddialarına göre olay, o dönem Genelkurmay Başkanlığı’na iki kez ihbar mektubuyla bildirilmişti. Gelen bilgilerin ardından konu önce MİT’e, ardından 1. Ordu Komutanlığı’na değişik aralıklarla dört kez sorulmuştu. Her iki kurumdan gelen cevap yazılarında iddiaların yalan olmadığı belirtilmişti.

O HABERLERİN ZAMANLAMASI

Aslına bakılırsa…

Taraf’ın manşetinden verdiği o haberler bayattı!

Çünkü Erdoğan Demirören’le ilgili cinayet suçlaması, bundan tam 30 yıl önce 2000’e Doğru dergisinde haberleştirilmişti. 6 Kasım 1988 tarihli 2000’e Doğru dergisinde; Baransu’nun haberinin merkezinde yer alan Arşimidis Şirketi'nin sahibinin adının Yorgi Papadopulos olduğu, ölümünün 1960’ların sonunda gerçekleştiği ve hatta ölüm şekliyle ilgili çarpıcı iddialar yer alıyordu. 
O halde… 

Demirören’in vefatından sonra, tarihe doğru not düşmek için sormak lazım:
2013 yılında FETÖ Erdoğan Demirören’i neden hedef aldı?

Neden aslında bayat olan bir haberi Taraf’ın manşetine taşıdı? 

Taraf’ın o manşetleri, Namık Durukan’ın Milliyet Gazetesi’nde manşete taşınan “İmralı Zabıtları” başlıklı haberinin kısa sure sonrasına geliyor. 

“Ne ilgisi var” demeyin ve hatırlayın: 

Fethullahçıların 17-25 Aralık sürecinde sızdırdığı ses kayıtlarından biri de Erdoğan Demirören ile Başbakan Erdoğan arasındaki konuşmaydı. 

Demirören’in o telefon konuşmasında Erdoğan’a, “Üzdüm mü seni patron” dediği iddia edilmişti. 

İşte Fethullahçılar bu konuşmayı kaydettikten çok kısa süre sonra Erdoğan Demirören’i “sıkıştırma” manşetlerine sarıldı. Taraf ve Mehmet Baransu yine her zamanki gibi araç oldu.



O RAPORDAKİ İDDİALAR 

MİT’te kaybolduğu iddia edilen 11 sayfalık raporun özeti ise şöyleydi:

Dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı, 28 Ocak 1982 tarihinde, Genelkurmay Başkanlığı’na Arşimidis Şirketi’yle ilgili istemiş oldukları inceleme sonucunu üst yazıyla gönderiyor. Şirket çalışanları, ortaklı yapısı dahil tüm bilgiler ayrıntılı bir şekilde raporda yer alıyor. Erdoğan Demirören’le ilgili de istihbarat notu rapora konmuş.

Raporda şirket ve ilgili kişilerin faaliyetleri, kişisel menfaatlere dayalı döviz kaçakçılığının yanı sıra Arşimidis şirketinin geçirdiği mali yapı tüm ayrıntılarıyla yer almış. Şirketin kurulduğu 6 Mart 1939 tarihinden, Erdoğan Demirören’e geçtiği yıla kadar tüm mali tablo, hisse durumları ilk üç sayfada anlatılmış. 

YORGİ’NİN NEREDE NE ZAMAN ÖLDÜĞÜ BELLİ DEĞİL

Ardından raporda kişilerle ilgili bilgilere yer verilmiş. Raporda konu edilen ilk kişi İsviçre’de ölen şirket sahibi Yorgi Papadopulos. MİT’in raporuna göre ölüm tarihi 12 Aralık 1967, İsviçre. O dönem gazetelere yansıyan bilgilere göre de Papadopulos Cenevre’de ölmüş, Ancak Taraf ’ın elindeki dosyada Yunanistan Başkonsolosluğu’nun Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği bir yazı daha var. Burada ise ölüm tarihi 4 Aralık 1967 / Atina olarak görünüyor. Bu da bu belgelerden birinin ya da her ikisinin sahte olarak düzenlendiği, ölümün kapatılmaya çalışıldığı iddiasını ortaya koyuyor. Ayrıca MİT’in Arşimidis Olayı başlıklı istihbarat notunda dikkat çeken bir ayrıntı da Papadopulos’un mezarının olmadığının vurgulanması. Tüm bu ayrıntılardan kendisini öldüren kişi ya da kişilerin sahte ölüm belgeleri düzenlediği gibi bir şüphe doğuyor.

RAPORDA TÜM MÂLİ İŞLEMLER VAR

Bu ayrıntıların ardından tekrar MİT raporuna dönersek, raporda Arşimidis şirketi ve sahibinin ölümüne kadar yaşanan tüm mâli işlemler, Erdoğan Demirören ve ortağı Necdet Çobanlı’nın şirkete el koymak için yaptıkları işler, sahte evrak düzenleyerek İşviçre’de şirkete el koymaları gibi ayrıntılı iddialar yer alıyor.

Yorgi Papadopulos’un ardından Feridun Necdet Çobanlı’yla ilgili bilgilere yer vermiş MİT. Çobanlı’nın kısa hayat hikâyesinden sonra, Arşimidis şirketinin diğer ortaklarına şantaj yaparak hisselerini kendi üzerine aldığı iddiasına da yer verilmiş. Necdet Çobanlı ve Erdoğan Demirören arasında husumet başladığının da anlatıldığı raporda, Çobanlı’nın 1977 yılında Arşimidis hisselerinin tamamını Erdoğan Demirören’e sattığı da belirtiliyor.

MİT raporunda Çobanlı’nın ardından Erdoğan Demirören’le ilgili kişisel ve mali bilgilere de yer veriliyor. Ardından da Arşimidis dosyasıyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı’na ilk ihbar mektubunu gönderen İnayet Esen’in portresi raporda yer alıyor.

MİT’İN ARŞİMİDİS İSTİHBARAT RAPORU



İşte MİT raporunda ileri sürülen o iddialar:

“ARŞİMİDİS Şirketi, Yorgo PAPADOPULOS adlı Rum asıllı bir Türk vatandaşı tarafından kurulmuştur. Özellikle OTOMOTİV Sanayinde etkili olan bu kuruluş Oto Light bujilerinin patenti gibi birçok yabancı şirket ile önemli anlaşmalar yapmış mal varlığını yükseltmiştir. Bu şirketin ortakları ve ilişki kurduğu kişilerin çoğunluğu Rum, Ermeni ve Yahudi asıllı kişilerdir. Diğer Türk asıllı gözüken ortak ve ilgililerinde aynı azınlıklar ile kan bağları ya da duygusal bağları olduğu sanılmaktadır. Konuyla ilgili anılan kişiler ve bazı olaylar hakkında derlenebilen özel bilgiler şunlardır.

1. Yorgi PAPADOPULOS: Rum asıllı ve Ermenilerle çok samimi olduğu, şirketteki hisselerini kendi isteği ile devretmediği, bu hisselerin hile ile gasp edildiği, şüpheli ölüm olayının bu gasp olayı ile ilgili olabileceği sanılmaktadır. Mezarı yoktur.

2. Afradifi PAPADOPULOS: Eşi Yorgi PAPADOPULOS’ tan önce öldüğü iddia edilmekle birlikte nerede ve ne zaman öldüğü belli değildir. Büyük bir olasılıkla yaşamaktadır (Ölüm olayının zamanı şirketteki hisselerin miras yolu ile devri nedeniyle önemlidir)

3. Av. Necdet Çobanlı: Bu olaylarda en önemli kişidir. (MİT istihbarat notunun bu bölümünde Çobanlı’nın özel hayatına geniş yer verilmiş. Konuyla ilgili olmadığı için bu bölümü yayımlamıyoruz.)
ÖZET:

ARŞİMİDİS Şirketinin gaspı, Yurtdışında ve içinde kaçakçılık, Yurtdışında ve içinde oluşturduğu maddi güçle ermeni militanlarına yardım etme olayları ile ilgilidir. Eşi ile birlikte kaçakçılık suçundan Yurda dön çağrısı yapılmış, Yurda dönmüş fakat yargıyı rüşvetle kandırarak tekrar çıkmıştır.

MGK BU YAZIHANEDE KURULDU

4. Av. Erdoğan DEMİRÖREN: Avukat Necdet ÇOBANLI’nın yardımcısı ve suç ortağıdır. Özellikle ÇAMGAZ şirketi sahibi Metin ÇAM’ın ve Tuğla Fabrikatörü olan kayınbiraderinin ölüm olayları ile ilgilidir. Ölüm olayları sonrası bu şirketleri ele geçirmiştir. ARŞİMİDİŞ Şirketinin gaspı olayında görev almıştır. Bu sonuçtan mağdur olan varislerin ‘Sizi Milli Güvenlik Konseyine şikayet ederiz’ demeleri üzerine ‘Hiç önemli değil zaten Milli Güvenlik Konseyi bu yazıhanede kuruldu’ demiştir. Ayrıca bu sözcükleri çok sık olarak değişik kişilere de söylemektedir.

5. Avukat Şükran ERGİN: Olaylardan haberdar ve suç ortağıdır.

6. Lembo FİLİBİDİŞ: ARŞİMİDİŞ Şirketleri ortaklarından ve suçlara iştirak eden kişilerdendir.

7. Hüseyin Yersuvat : Erdoğan Demirören’in de avukatlığını yapmaktadır. Olaylarla yüksek derecedeki kişilerle kurulan kontratlarla ilgilidir. Sadece Yahudi asıllı kişilerin girebildiği ATLAS Mason Loca’sında 30’uncu dereceden gibi yüksek bir dereceden masondur. Yarsuvat Hukuk Bürosunun sahibidir ve Prof. Duygu Yersuvat’ın ağabeyidir.

Sonuç: Bu bilgilerin sağlığının kontrolünün, Londra Divan Oteli ve Süper Marketin Ermeni olaylarıyla ilgisinin, Bu kişilerin üst yönetimlerle ilgisinin incelenmesinde büyük yarar olduğu düşünülmektedir.

NOT: Bu olayların hukuki detayları hakkında Danışma Meclis Üyesi Sayın Prof. Şener Akyol’unda çalışması olduğu sanılmaktadır.”

BEYOĞLU’NDAKİ DOSYA DA ORTADAN KAYBOLDU İDDİASI

Genelkurmay Başkanlığı, Taraf ’a gönderdiği “Arşimidis dosyası ve cinayetlerle ilgili” adlı resmî yazıda “Kayıtlarımızda, konu ile ilgili Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı’nca soruşturma yürütüldüğü bilgisi bulunmaktadır” demişti.
Taraf’ın Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı’ndan elde ettiğini iddia ettiği bilgilere göre, dosyanın hazırlık soruşturma numarası 1984/1101. Bu dosya, Beyoğlu’ndan Sultanahmet Adliyesi’ne gönderilmişti. Tıpkı MİT’te olduğu gibi bu dosyanın da 1991 ya da 1992 yılında ortadan kaybolduğu ileri sürüldü.

DEMİRÖREN: PALAVRA, PALAVRA

Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, haber hakkında The Wall Street Journal Türkiye’ye konuşmuş ve “Bunlar palavra. Palavracılara söyleyecek, verecek cevabım yok” demişti. Erdoğan Demirören’in avukatı olan ve bugün şike kumpası davasında firari sanık olan Cemalettin Mutlu, müvekkili hakkındaki iddiaları yalanlamıştı. Mutlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Demirören, hayatının hiçbir döneminde böyle bir soruşturmaya muhatap olmamıştır” ifadelerini kullanmıştı. 
Avukat Mutlu’nun açıklamasında şu ifadeler yer almıştı:

“Türk iş dünyasında yarım yüzyılı aşkın süredir saygın bir yere ve isme sahip Erdoğan Demirören’i haberde öne sürüldüğü gibi cinayetle suçlamak, akıl ve izandan yoksun, büyük bir vicdansızlık ve sorumsuzluktur. Demirören, hayatının hiçbir döneminde böyle bir soruşturmaya muhatap olmamıştır. Sayın Erdoğan Demirören’in verilmeyecek hiçbir hesabı yoktur.”

Odatv.com

 https://odatv.com/feto-erdogan-demiroren-dosyasini-neden-acti-11061858.html


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Tue 5 Mar 2019 - 21:51
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Toprağa gömülen Demirören sırları


Necdet Çobanlı 1993’de yazdığı "Bölük-Börçük" adlı anı kitabında Erdoğan Demirören'den tek cümle niçin bahsetmedi? Hâlbuki futbol rantını bile Demirörenlere o öğretti!

Demirören Medyası, gazeteci Faruk Bildirici'yi kovdu!

40 yıldır yaptığı mesleğine toz kondurmamış-gölge düşürmemiş ahlak savunucusu bir gazeteci nasıl işten atılır?

Hiçbir yanlışa-utanca ortak olmamış...

Hiçbir dönem gazeteciliğe ihanet etmemiş...

Hep gerçeğe sadık kalmış; her türlü haksızlıkla mücadele etmiş...

Bilgili, tecrübeli, cesur; adam gibi gazeteci.

Adı gibi aralıksız "Bildirici"...

Gazetecilik mesleğinin en üst çıtası.

Demek kovuldu öyle mi?

Bizim mesleğin/basın koridorunun resmi olmayan "sicil amirleri" vardır; gazetecinin kişilik ve çalışmasına "not" verir. Oturduğunuz makamın ya da şöhretli oluşunuzun hiçbir önemi yoktur; mesleğinize ne değer kattığınıza şahsiyetinize bakılır.

Faruk Bildirici, ağır yaralı mesleğin son "sicil amirlerinden" idi. Etik kurulu üyesiydi.

Demirörenler, bir meslek abidesine "basın nöbetinin" sona erdiğini söyledi demek! Ne acınası tavır, ruh dünyaları ne yoksul bunların! Kişi kendini nasıl bu kadar düşürebilir?

Hakikat uğruna verilen mücadeleyi binlerce yıldır kim durdurabilmiş ki; Demirörenler yapabilsin?

Aslında...

Faruk Bildirici huzursuzluktan kurtuldu; ruhu tamamen özgürleşti. Bilirim boş durmayıp kitap yazacaktır!

Keşke şunu yazsa...


ARŞİMİDİS OLAYI

Belma Çobanlı dün toprağa verildi.

İsmini duyanınız var mı?

Necdet Çobanlı adını belki bilirsiniz; Galatasaray yöneticiliği yaptı; Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminde bulundu; UEFA ve FIFA'da Türkiye'yi temsil etti.

Gelmiş geçmiş en şaibeli FİFA Başkanı Janoa Havelange'nin sağ koluydu.

Bir dönem basında Necdet Çobanlı'sız haber olmazdı; övgüler dizilirdi:

- Dünya Kupası turnuvasını Türkiye'ye getirecek.

- Avrupa Şampiyonluğu finalini İzmir'de oynattıracak.

- FİFA'ya Kıbrıs'ı kabul ettirecek.

Tabii ki bunların hiçbiri gerçekleşmedi.

Peki kimdi Çobanlı?

Malatya Arapkirli...

Avukat; azınlık vatandaşların davalarına baktı. Yorgo Papadopulo'nun kurduğu ve özellikle otomobil sanayinde etkili -Türkiye'nin en büyük 21'inci şirketi-Arşimidis’in 1955'te avukatı; 1967'de hukuk müşaviri ve Yorgo Bey ölünce 1968'de yönetim kumlu başkanı oldu!

Yorgo Bey, 13 Aralık 1967'de ölünce geride -o zaman için inanılmaz para olan- 300 milyon liralık servet bıraktı.

Yorgo Bey’in Müslüman olmuş erkek kardeşi Panayot İstanbul'u terk edip Mersin'e yerleşerek Hüseyin Aslan adını almıştı. Aslan ailesi miras davası açtı ve 1971'de mahkeme kararıyla Papadopulo'nun mirasçısı olduklarını kanıtladılar. Davalar açıldı.

Necdet Çobanlı, Yorgo Bey'in ölmeden bir ay önce 13 Kasım 1967’de mirası paylaştırdığını açıkladı! Şirket hissesini -kırk yıldır yanında çalışan- Lambo Filipidis'e vermiş, ve o da bu 2 bin şirket hissesinin 650’sini Necdet ve Belma Çobanlı’ya satmıştı!

Arşimidis Davası çok büyüdü; hatta Yorgo Bey'in kravatla öldürüldüğü bile iddia edildi.

Yıllar sonra...

SIRLARIYLA ÖLDÜ

MİT belgesini ilk 1988 yılında gördüm...

Dönemin MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı’nın 28 Ocak 1982’de Genelkurmay Başkanlığı'na Arşimidis ile ilgili gönderdiği 11 sayfalık yazısıydı.

Raporda şirket ve ilgili kişilerin faaliyetleri, kişisel menfaatlere dayalı döviz kaçakçılığının yanı sıra Arşimidis şirketinin geçirdiği mali yapı gibi ayrıntılar vardı.

Yorgo Bey'in hangi tarihte, nerede, nasıl öldüğüne dair bile karışıklık vardı:

- "Yorgi PAPADOPULO: Şirketteki hisselerini kendi isteği ile devretmediği, bu hisselerin hile ile gasp edildiği, şüpheli ölüm olayının bu gasp olayı ile ilgili olabileceği sanılmaktadır..."

- "Afradifi PAPADOPULO: Eşi Yorgi PAPADOPULO'dan önce öldüğü iddia edilmekle birlikte nerede ve ne zaman öldüğü belli değildir."

- "Av. Necdet Çobanlı: Bu olaylarda en önemli kişidir..."

- "Erdoğan DEMİRÖREN: Avukat Necdet ÇOBANLI'nın yardımcısı ve suç ortağıdır. ARŞİMİDİS gaspı olayında görev almıştır..."

MİT "soruşturma sürüyor" dese de, dosyanın akıbeti bilinmiyor.

Uzatmayayım...

Cinayeti soruşturan emniyetçi Hayri Kozakçıoğlu’nu emekli olduktan sonra Demirören şirketinde çalıştığına filan girmeyeyim. Sonuçta:

Necdet Çobanlı yüzde yirmi olan hisselerini, Sirkeci'de otomobil yedek parçacısı/ "Oto Kolaylık" şirketinin sahibi Erdoğan Demirören’e satıp, 1977'de ABD'ye gitti. Amerikan vatandaşı oldu...

Erdoğan Demirören ise, Yahudi vatandaşımız Avram Laçin’den Milangaz vs. alarak işlerini çok büyüttü.

Necdet Çobanlı 1993’de yazdığı "Bölük-Börçük" adlı anı kitabında Erdoğan Demirören'den tek cümle niçin bahsetmedi? Hâlbuki futbol rantını bile Demirörenlere o öğretti!

Demem o ki:

Erdoğan Demirören ve Necdet Çobanlı’dan sonra Belma Çobanlı da sırlarıyla öldü.

Demirörenler, Belma Çobanlı'nın dün cenazesine katıldı mı?

Demirören medyası, Belma Çobanlı'nın cenazesini haber yapar mı?

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

Odatv.com

odatv.com/topraga-gomulen-demiroren-sirlari-05031941.html


Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 2,361
Point(s): 6,250
Moyenne de points: 2.65

PostPosted: Sun 13 Sep 2020 - 11:47
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Akit’in hedefinde Demirören var: Göz göre göre o kirli…



Hükümete yakın Yeni Akit gazetesi yazarı Ahmet Gülümseyen, iddaa, misli.com ve Milli Piyango gibi bahis oyunları nedeniyle Demirören Holdingi hedef aldı.

Ahmet Gülümseyen, bugünkü “Sponsor teşvikiyle mislisiyle kumar!..” başlıklı yazısında Yıldırım Demirören’e yönelik şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Futbol Federasyon’un, akıl kârı olmayan icraatları devam ediyor. McDonald’s’ın lezzet sponsorluğundan sonra, çok geçmedi bahis sitesi olan misli.com ile sponsorluk anlaşması imzaladı. Böylece, 2. Lig ve 3. Lig isim sponsorluğuyla kulüplerin gelirleri artırılacakmış. Şirket sahibi Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören ise, ‘Türk sporunu branş ayırt etmeksizin desteklemek, ailemizin geleneklerinden biridir’ diyor. Karşımıza çıkan soru; insanları şans oyunları, kumara teşvik etmek, nasıl oluyor da kazanım olarak tanımlanıyor? İçinde yaşadığımız süreçte spor adı altında toplumsal değerlerimizin nasıl heba edildiğine şahit oldukça, bu gaflete nasıl düşülebildiği ve niçin ‘dur’ denilemediğinin hüznünü, kederini yaşıyoruz…”

Gülümseyen yazısında, İddaa, misli.com ve Milli Piyango gibi bahis oyunlarının sahibi olan Demirören’e “Dün Milli Piyango, Spor Toto-Loto, günümüzde ise Bahis İddaa gibi kumar oyunları. İslam inancına göre her biri haram. Göz göre göre o kirli-necisin içerisinde kulaç atmak ayakta-hayatta kalmak gibi gözükse de toplumun daha çok kirlenmesi, karanlığa sürüklenmesine neden olacağından, acil önlem alınması gerekiyor!.!” dedi.

Odatv.com

https://odatv4.com/akitin-hedefinde-demiroren-var-goz-gore-gore-o-kirli-11092017.html


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,989
Point(s): 76,674
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Wed 7 Oct 2020 - 21:35
PostPost subject: Cinayetler Arşimidis Firmasının Servetinin Demirören Ailesine Geçmesi
Reply with quote

Milli Piyango'da şüpheli olay... Yine Demirören kazandı



Sayısal Loto’da 28. çekilişte de 6 bilen çıkmadı. Ağustos ayındaki özelleştirmeden sonra sistem değiştiği için, daha önce 49 rakam arasından 6 rakam bilmek gerekirken şimdi 90 rakam arasından 6 bilmek gerekiyor. Asıl eleştiri, biriken paranın çok büyük bölümünün devretmemesi ve şirketin kasasında kalması.

https://odatv4.com/yine-demiroren-kazandi-07102056.html


Back to top
Display posts from previous:   
Armenian on web Forum Index -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Rum - Pontus - Laz All times are GMT + 1 Hour
Post new topic   Reply to topic Goto page: 1, 2  >
Page 1 of 2
Jump to:  

 



Portal | Index | Create a forum | Free support forum | Free forums directory | Report a violation | Cookies | Charte | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1