Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Erdogan Usulu Anti-Semitizm
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Recréation - Ժամանց - Beraber gülelim -> Le Bar de la team - Ընդհանուր Քննարկում - Gelin söyleşelim
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 12 Déc 2014 - 10:06
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant

Erdogan Usulu Anti-Semitizm






Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Viyana’da sarf ettiği “Tıpkı Siyonizm gibi, faşizm gibi, İslamofobi’ninde insanlık suçu olarak görülmesi kaçınılmaz bir hal almıştır” sözleri tepki topladı. İsrail devletinin kuruluş ideolojisi olan, Filistin’de Yahudiler için yeni bir vatan kurulmasını amaçlayan ve bu yönüyle başka herhangi milliyetçi ideolojiden farkı olmayan Siyonizm’in Türkiye Başbakan’ı ağzında “Faşizm” ve “insanlık suçu” kavramlarıyla yan yana anılması, Erdoğan’ın sadece İsrail devletinin politikalarına değil, onun var oluşuna da karşı olduğu yorumlarının da beraberinde getirdi. Dünyada ve Türkiye’de Yahudi karşıtlığının ne kadar yaygın ve de tehlikeli olduğu göz önüne alındığında, Erdoğanın sözleri Yahudileri hedef alan bir kitlenin meşrulaşması gibi bir sonuç uyandırabilir. İsrail devleti’nin Filistinlilere yönelik kabul edilemez uygulamalarına karşı çıkmak, insan halklarına saygının bir gereği. Ancak insanlık suçu ve Faşizm ile Siyonizm’i bir tutmanın barındırdığı tehlikeler çok büyük. Bu tehlikelere dikkat çekmek üzere, araştırmacı yazar Rıfat N. Bali’nin yazısını sunuyoruz.


Siyonizm Yahudi halkını bağımsızlığa kavuşturup kendi ulus-devletini kurmayı hedefleyen ve bunu da başaran milliyetçi bir ideolojidir. Bu kadar basit.



Siyonizmi antisemitizm, faşizm ve islamofobi ile birlikte insanlığa karşı suç olarak nitelemek, İsrail Devleti'nin varlığını reddetmek, varlığına karşı çıkmak demektir. Böylesi bir niteleme Başbakan Erdoğan’ın antisemitizmi kınayan beyanatlarının samimiyetsizliğini bir daha teyit etmekte. Bu aynı zamanda Başbakan’ın içinde doğup büyüdüğü ve sonra terk ettiğini ilan ettiği Milli Görüş ideolojisinin en belirgin vasıflarından biri olan “Yahudilerden, İsrail devletinden ve bu devletin kurucu ideolojisi Siyonizmden nefret etme” vasfının Başbakan’ın zihin dünyasında halen mevcut olduğuna işaret etmekte.



Başbakan Erdoğan’ın demeci bu nedenle uluslararası camiadan haklı olarak tepki görmüştür. Siyonizm ile antisemitizmi bir tutmak fevkalade saçmadır, zira Siyonizm Yahudilere karşı Avrupa’da (Fransa’da Dreyfus olayından sonra), ve Rusyada sürdürülen antisemit politikaların antitezi olarak doğmuş, ve İsrail devleti’nin kurulmasıyla amacına ulaşmıştır.



Günümüzde antisemitizm sadece ve sadece “Yahudilerin Dünya’ya hakim Olmaları” türünden komplo teorileri ile tezahür etmemekte. Günümüz antisemit söylemin en başat özelliklerinden bir “Siyonizm eleştirisi” kisvesi altında İsrail Devleti’nin gayri meşru bir devlet olarak ilan etmesidir. Bu nedenler Temel Haklar İçin AB Ajansı’ının (European Agency for fundamental rights) hazırladığı “Antisemitizmin Güncel Tanımı” başlıklı belgede İsrail Devleti’ne yönelik antisemitizm örnekleri arasında yer alan “Yahudilerin kendi geleceğini belirleme (self determination) hakkını (örneğin: İsrail Devleti’nin varlığının ırkçı bir girişim olduğunu iddia ederek) inkar etmek (Denying the Jewish people their right to self determination, e.g. by claiming that the existence of a State of İsrael is a racist endeavour) maddesi doğrudan doğruya Siyonizm şeytanlaştıran söylemleri hedef almakta.



“Türk Yahudi toplumum bu beyandan rahatsız mıdır” sualine şöyle cevap verebilirim. Bu beyanattan rahatsız olmak için “Yahudi” ve/veya “Siyonist” olmak şart değildir. Az buçuk antisemitizm meselesine kafa yoran herkes, Yahudi olsun olmasın, rahatsız olmalıdır. Bu rahatsızlığı uluslararası camia, İsrail Devleti ve İsrail basının kamusal alanda dile getirmiştir. Türk toplumu liderlerinin, şayet rahatsız olmuşlar ise bu rahatsızlıklarını kamusal alanda dile getirmeleri tamamen imkansızdır, hayal dahi edilemez. Bunun hayal dahi edilememesinin sebebi ise Türkiye’deki muhafazakar sağcı (İslamcı, Milliyetçi) düşüncenin en önemli vasıllarından birinin antisemit oluşu, solcu ve liberal görüşü camianın da İsrail Devleti’ne ve siyonizme karşı aynen sağcı kesim gibi, en hafif deyimiyle keşi ve/veya hasmane duygular beslemesidir. Başka bir tabirle, konu “Siyonizm” olduğunda, sağcı, solcu ve liberal görüşler bu ideolojinin “kötü” olduğu hususunda hemfikirdirler. Böylesine toplumsan, siyasal ve kültürel ortamda Türk Yahudi toplumuna ait hiçbir fert veya lider ne Başbakan Erdoğan’ı, ne de herhangi başka bir siyasetçiyi eleştirmeye ve bunun sonucunda “vatan haini” anlamına gelen “Siyonist” sıfatını yüklenmeye cüret dahi edemez.

http://www.rifatbali.com/images/stories/dokumanlar/agos_8_3_2013.pdf


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Ven 12 Déc 2014 - 10:06
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 19 Aoû 2016 - 10:40
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant

Economist: Türkiye'de darbe girişimi sonrası 'Batı karşıtlığı'




http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-37127568


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 25 Aoû 2016 - 10:23
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant



http://odatv.com/mossadin-sitesinden-erdogan-iddiasi-2408161200.html



http://odatv.com/ilk-hedef-kurt-yahudi-devleti-2508161200.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 27 Aoû 2016 - 08:53
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant

TDK'ye göre Çıfıt/Hilebaz: Yahudi!

Türk Dil Kurumu’nun internet üzerinden ulaşılabilen Güncel Türkçe Sözlüğü’ne göre “Çıfıt”, “Yahudi” demek. Türk Dil Kurumu’nun (TDK) internet sitesinde “Yahudi” kelimesi “Hz. Musa’nın dinine bağlı olan kimse, Musevi, semitik” olarak tanımlanıyor. Kelimenin kökeninin Arapça olduğu ve orijinalinin “yehūdī” olduğu da belirtiliyor.

“YAHUDİ PAZARLIĞI”

Birleşik sözler içinde “Yahudi” arandığında ise içlerinde mecaz olarak kullanılan biri göze çarpıyor: “Yahudi pazarlığı”. TDK’ye göre bu birleşik söz mecaz olarak kullanıldığında şu anlamı taşıyor: “Alıcının bir şeyi çok ucuza almak, satıcının çok pahalıya satmak için yaptıkları sıkı yapılan pazarlık”.

“ÇIFIT”

Sözlükte “Yahudi” için bir sözcük daha bulunuyor: “Çıfıt”. Kökeni “ceḥūd”. Yine Arapça kökenli bir kelime. Gündelik dilde en çok birleşik kelime ile anılıyor: “Çıfıt çarşısı”. Bu sözcük TDK’ya göre mecazi olarak “Türlü şeylerin karmakarışık bir durumda bulunduğu yer” demek.

Fakat kelimenin kendisine gelince “Çıfıt” için iki anlam çıkıyor. İlk anlamı Yahudi demek. Mecaz olarak sıfat şeklinde kullanıldığındaysa “farklı” bir anlam içeriyor: Hileci, düzenbaz.

Daha önce TDK’nın “Müsait” kelimesini “kolayca flört edebilen (kadın)” olarak tanımlamasına yönelik tepkilere TDK Başkanı Mustafa Kaçalin “Biz neyse tespit ediyoruz. Halk buna ‘elma’ diyor, biz de onu yazıyoruz. Biz bir şeyi söyleyip de halkı yönlendirmiyoruz. Halk ne diyorsa biz onu tespit ediyoruz. Yanlış tespit etmişsek düzeltiriz, bizim tespitimiz doğruysa kalır” diyerek yanıt vermişti.


Kaynak: Avlaremoz (Serdar Korucu)

http://www.demokrathaber.org/yasam/tdkye-gore-cifithilebaz-yahudi-h71788.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 27 Aoû 2016 - 08:59
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant

vahe2009 a écrit:




http://odatv.com/ilk-hedef-kurt-yahudi-devleti-2508161200.html



Soner Yalçın'a cevabımdır



Soner Yalçın kafanızı karıştırmayın derken aslında amacı sanki kafanızı karıştırmak.

Veya yoksa Soner bey de Yahudilere karşı bir sıkıntı mı var diyeceğim geliyor ama olamaz diyorum kendi kendime. Bu kadar kültürlü bir yazarda öyle bir duygu olamaz.

"İlk hedef Kürt Yahudi devleti" yazısında ne yazık ki iddialarını kanıtlayacak ne bir belge ne de mantık mevut değil.

Kürt Yahudi Devleti safsatasını diline dolayarak okunur olmak halen moda ne yazık ki ülkede. Hoş dünyada da halen bu denklem bozulmadı. Üzerinde İsrail ve Yahudi yazan her şey satıyor. Üstelik bu yazılar protesto edilip okunulurluğu da boykot edilmiyor İsrail etiketi var diye...

Soner bey'in İsrail karşıtlığı bu satırlarda başlıyor.

Kim yok?


Kimin adı, küresel medyada hiç geçmiyor/geçirilmiyor? (Dış haberler; bu yayın merkezlerinden tercüme edilenlere dayandırıldığı için bizim medyada da yok!)

Kim bu ülke?..

Suriye'nin komşusu!

Üstelik Suriye ile yıllardır arası bozuk; kimi dönem savaş bile yaptılar.

Bildiniz, İsrail!..

Geldik kaldığımız noktaya Türkiye'de hatta Dünya'da olup biten her şeyden Yahudiler sorumlu. Her şey Yahudilerin refahı için yapılıyor takıntısı.

Yok Cerablus… Yok Afrin… Yok Menbiç… Kafanızı bunlarla karıştırmayınız!

İsrail'in adı Suriye iç savaşında niye hiç geçmiyor bunu düşününüz! Örneğin…

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer öncülüğünde Türkiye-Suriye ilişkileri geliştirilirken İsrail tedirgin olmuştu.

Sevgili Soner Bey. Necdet Sezer'in Suriye yakınlaşmasından tedirgin olduğunu nasıl ortaya koyabilirsiniz? Necdet Bey'in İsrail ziyareti boyunca 2 gün yanında bulundum. Kimsenin de herhangi bir tedirginliği mevcut değildi. Ahmet Necdet Sezer kadar da efendi bir lider gelmedi o makama şimdiye kadar. İsrail'in tedirginliği olsa olsa Suriye'nin bu günkü haline gelmesinde rolü olanlaradır. Yoksa Suriye'nin Türkiye ile yakınlaşmasından endişe duymamıştır. O dönemlerde Türkiye İsrail'in en has stratejik müttefiki idi ve Arap dünyası ile Türkiye'nin iyi ilişkiler içinde olmasını desteklemekteydi. Çünkü Arap Dünyası ile barışık İsrail dostu bir Türkiye'nin İsrail'e sadece yararı dokunabilirdi. Bundan rahatsız olacak bir şey olamazdı. Ama karalamak isteyen bir kalem istediği şekilde kara kalem çalışması yapabilir. Engel yok. Ama birileri çıkar gerçekleri yazıverir.

Demek ki Suriye meselesi İsrail için çok önemliydi.

Suriye İsrail'in en kuzey komşusu hatta düşmanı olarak tabii ki önemlidir. Ama Suriye'de olup biten katliamlarında sorumluluğunu İsrail'in omuzlarına yükleyemezsiniz.

Peki… Gelelim can alıcı soruya:

İsrail, Suriye'de neyin peşinde?

İlk amaçları

Farkındasınız…

Suriye iç savaşını mezhep temelli göstermek istiyorlar; Alevi, Sünni, Dürzi…

Suriye ve çevre Müslüman mezheplerinin İsrail'i çok ilgilendirmediği düşüncesindeyim. Hatta Devlet kat'ında bile kimin ne inançta olduğunu bile bilmeyen çok adam var. Çünkü İsrail'in derdi değil. İsrailliler hatta Yahudi devleti, insanların inançları ile fazla uğraşmaz.

Suriye iç savaşını dinsel temelli göstermek istiyorlar; Müslüman, Hıristiyan…

Suriye iç savaşını etnik temelli göstermek istiyorlar; Arap, Kürt, Türkmen…

Bu göstermek isteyenler Yahudiler mi yani. Kime yarayacak?

Yahudi bu işin neresinde?

Yahudi yok mu? Yok! Oysa…

Tevrat/Tekvin'e göre; Yahudilere -vaat edilmiş topraklar- “Arz-ı Mev'ud” verildi.

Soner bey dostum

Sanırım ARZ-I MEV'UD konusunu yeterince incelemediniz. Yüce Tanrı bu toprakları Hz. İbrahim'in zürriyetine vaat etti sadece Yahudiler'e değil. (Hz İbrahim'in Sara'dan olma Yitshak ve Hacer'en olma Yişmael iki evladı oldu) Yani Yahudileri bu topraklar üzerinde tek başına hak iddia etmeleri söz konusu değil. Konu hakkında Ortadoğu tarihçisi olan Denis Ojalvo'nun yazısını okumanızı tavsiye ederim.

http://www.hasturktv.com/yahudilik/4758.htm



NİL’DEN FIRAT’A BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ SAFSATASI

 
Cehalet korkunun, korku da nefretin anasıdır
Ülkemizde, kapağında İsrail’in ve Yahudiliğin sembollerinden olan Hz. Davud’un altı köşeli yıdızı veya Yedi Kollu Şamdanı olan kitaplar, yazarları gerçek bilim insanı olsunlar  veya olmasınlar, korkuyla karışık bir merak uyandırdıklarından kolaylıkla çok-satarlar listesine girip hem yazarlarını hem de bu kitapların ticaretini yapanları memnun etmekteler.
Tükenmez bir Altın Madeni
Pekiyi, genelde “Komplo Teorisi” olarak sınıflandırılabilecek  bu cins kitaplar günümüzde niye bu kadar moda?
Teferruata girmeden temel sebebin İsrail ve Yahudilere ilişkin konuların herhangi bir riske girmeden siyaseten istismar edilmeye müsait olup iç politika bağlamında oya, dış politika bağlamındaysa  uluslararası prestije kolaylıkla tahvil edilebilmesi olduğunu söyleyebiliriz.
Milli düzlemden dînî düzleme
Arap devlet adamlarının İsrail ile olan savaşlarında halklarını teşvik edebilmek için din faktörüne sarıldıklarını, Cihatlar ilan ettiklerini ve Fedayinleri dinsel motifleri kullanarak cepheye sürdüklerini biliyoruz.  Bu liderler, Arap ve Yahudi milliyetçilikleri arasında İsrail/Filistin coğrafyası üzerindeki toprak kavgasını, bir Müslüman-Musevi çatışmasına dönüştürmek için ellerinden geleni yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar.                                                                                                                          Konuya vakıf akademisyenler haricinde pek az kişinin bildiği önemli bir husus, 25 Eylül 1969 tarihinde kurulan İslam Konferansı Örgütü’nün (İKÖ), 21 Ağustos 1969 günü Michael Dennis Rohan isimli Avustralyalı dengesiz bir Hıristiyanın El Aksa Camiinde yangın çıkarmasını Yahudilere mal ederek yaratılan infial temel alınarak kurulmuş olmasıdır. Böylece, Arap liderler, İslam Dünyasını, dinsel dayanışma duygularını istismar ederek İsrail ile olan kavgalarına taraf ettiler.
Vaat edilmiş Topraklar / Arz-ı-Mev’ud
Türkiye’de İsrail ve Yahudi konusuna ilgi duyan aydınların yanılgıya düştükleri hususlardan bir tanesi de “Vaat edilmiş Topraklar”ın yani "arz-ı mevûd"un hudutları ile ilgili olup bu hudutların Türkiye Cumhuriyeti'ne ait bazı toprakları da kapsadığı konusudur.
Arz-ı mev'ud’un hudutları Tevrat'ta  Nil ile Fırat nehirleri arasındaki coğrafya olarak gösterilmiştir. Gerçekten de, İslam dinince “Hak Kitap” olarak nitelendirilen Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat’ın Yaradılış/Tekvin Bab 15'te " O gün RAB Avram'la antlaşma yaparak ona şöyle dedi: "Mısır Irmağı'ndan büyük Fırat Irmağı'na kadar uzanan bu toprakları (...) senin soyuna vereceğim." denilmektedir.
Aşağıda, Yaradılış Bab 15 temel alınarak Sözde Büyük İsrail’in sınırlarına atıfta bulunan bir haritayı görüyorsunuz.
 

 
Hz. İbrahim’in zürriyeti
Ancak, bu coğrafya Tanrı'nın  Hz. İbrahim'le yaptığı akit çerçevesinde tüm zürriyetine verdiği topraklardır. Bu toprakları münhasıran Yahudilere mal etmek için Hz. İbrahim’in zürriyetinin sadece Yahudilerden oluştuğunu varsaymak gerekir ki bu yanlıştır. Zira Tevrat’ta da yazılı olduğu gibi bu zürriyet sadece meşru oğlu Hz. İshak'ı değil, Hz. İbrahim’in Mısır’lı cariyesi Hacer’den olan Hz. İsmail dolayısıyla onu ataları olarak addeden ve günümüz Yahudilerinin ataları olan İbranilerle birlikte, Arapları da kapsamaktadır. Hz. İsmail'in baba tarafından yarım kardeşi Hz. İshak, Hz. Yakup'un (İsrail) babasıdır. Bugünkü Yahudiler isimlerini Hz. Yakup'un (İsrail) oğullarından Yehuda'nın payına düşen topraklarda yaşayan İbranilerden almışlardır. Yahudi = Yehuda'lı.
Hz. İbrahim'den 2000  sene sonra onun tek tanrılı dinini Hz. Muhammed sayesinde yeniden keşfeden  Arapların Yahudi amca oğullarından bu kadar nefret etmelerinin sebebini anlamak hakikaten güç olmakla beraber bunun Arapların meşhur bir atasözüyle açıklanabileceğini düşünüyoruz: "Aşiretimle birlikte komşu aşirete karşı, amca oğullarımla birlikte aşiretime karşı, kardeşlerimle birlikte amca oğullarıma karşı"... 
Günümüz gerçeğinde, Nil ile Fırat arasındaki bu koca coğrafyada kardeşlerin birinin torunları (İsmailoğulları - Araplar), diğerine (İshakoğulları - Yahudiler) aynı toprakların bir kesri üzerinde yaşam hakkını çok görmekte ve onu yok etmeye çalışmaktadırlar.                                    
Arz-ı mev'ud konusunda kavram kargaşası
Arz-ı mev'ud konusunda kavram kargaşasını yaratan başlıca unsur Hz. İbrahim'in zürriyetine vaat ettiği coğrafya ile, Hz. Musa'nın Mısır'dan çıkardığı ve İsrail topraklarına götürdüğü Yahudilere vaat edilen toprakların sınırları arasındaki farklılıktır.
Burada iki hususun açıklığa kavuşturulmasında fayda var:
1-      Yahudilerin 400 sene esaret yaşayıp Hz. Musa önderliğinde terk ettikleri Mısır'a yani Nil Nehri'ne dönmek gibi bir merakları yok ve "El Toprağı"olarak kabul ettikleri Babil Irmağı (Fırat'a) dönmek gibi bir merakları da yok. Babil kralı Nabukadnezzar tarafından günümüz Irak’ındaki Babil’e sürgüne gönderildikleri M.Ö. 586'dan  Pers kralı Cyrus (Kuroş/Keyhüsrev) tarafından kurtarılmış oldukları ve M.Ö. 537'ye kadar süren Babil Esareti (Fırat Nehri) esnasında, " Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini el toprağında?"http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…  diye ağıt yakanlar gene İsrail Oğulları yani Yahudi halkının kendisiydi.
2-      "Arz-ı Israil" olarak bilinen Kutsal Toprakların sınırı ise Güney'de Sina Çölü'dür. 10 Emir'in verildiği Sina Dağı, Sina Çölü'nde olmasına rağmen, Kutsal Topraklar'ın dışındadır. Zira, Tanrı Hz. Musa önderliğindeki İsrailoğullarını esareti tatmış nesillerin Kutsal Topraklara girmemeleri için Sina Çölü'nde 40 yıl dolaştırmıştır. Diğer bir deyişle, orası bir ara istasyon olarak telakki edilmektedir. Kutsal Topraklar'ın Doğu sınırı ise Ürdün Nehri'dir. Tanrı, hikmetini sorguladığı için, Hz. Musa'ya“İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a, ‘Senin soyuna vereceğim’ diye ant içtiğim ülke budur. Ülkeyi sana gösterdim, ama oraya gitmeyeceksin.”(giremeyeceksin) demişti.http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…
Halkını Ürdün Nehri'nin Doğu yakasına kadar getiren Hz. Musa, Hz. Yuşa*(İngilizce Joshua) Komutasındaki İsrail Oğullarının Kutsal toprakları yabancılardan kurtarmasını göremeden, Ürdün Nehri'nin Doğu yakasında öldü ve orada Tanrı'nın kendisine verdiği ceza mucibince bilinmeyen bir yere gömüldü.  RAB, kulu Musa'nın ölümünden sonra onun yardımcısı Nun oğlu Yeşu'ya (Hz. Yuşahttp://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…) şöyle seslendi: 2 “Kulum Musa öldü. Şimdi kalk, bütün halkla


http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…İslam dini indinde dört hak kitaptan biri olan Zebur’da Mezmur 137:4 http://www.bursakilisesi.com/kutsalkitap/?q=mez 137
http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…Tevrat,Yasanın Tekrarı 34:4 http://www.bursakilisesi.com/kutsalkitap/?q=yas 34

http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…* Hz. Yuşa’nın İstanbul Boğazının Anadolu yakasında Türbesinin bulunması çok ilginç. Anlaşılan, Hz. Yuşa, Hz. Musa’nın vefatını müteakip, Ürdün Nehri’ni Batı’ya doğru aşıp Vaat Edilmiş Topraklara (İsrail’e) girdikten sonra, hızını alamayıp daha henüz kurulmamış olan Bizans’a kadar gelmiş ve burada (İstanbul’da) ölmüş ! ! 
 
birlikte Şeria Irmağı'nı geç. Size, İsrail halkına vereceğim ülkeye girin.http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…                                                                                                                                                            Bugünkü Ürdün Devleti'nin Hz. Musa'nın hayali mezarını başarı ile Turistik bir mekân haline getirmiş olduğunu da zikretmiş olalım. Dolayısıyla, İsrail'in Ürdün Nehri'nin doğusunda, Sina Çölü'nde ve ötesinde dînî saiklere dayanan bir arazi talebi olması mümkün değildir.
Tevratı teşkil eden 5 kitabın ikincisi Mısır’dan Çıkış başlığını taşıyor. Burada Hz. Musa’nın önderliğinde İsrailoğulları’nın yerleşecekleri toprakların tanımını görüyoruz.
Mısır’dan Çıkış 3: 8 Bu yüzden onları Mısırlılar'ın elinden kurtarmak için geldim. O ülkeden çıkarıp geniş ve verimli topraklara, süt ve bal akan ülkeye, Kenan, Hitit, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarına götüreceğim. http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…Hz. Musa’nın vefatını müteakip Hz.Yuşa komutasında Ürdün Nehrinin doğu yakasından Arz-ı Mev’ud’a yani vaat edilmiş topraklara diğer adıyla Kenan ülkesine geçen İsrailoğuları orada bulunan ve  aralarında Hititler de olan 7 halkla savaşmışlar. Buradaki Hititler Kenan Topraklarının güney doğusunda yerleşik bir halk olarak görünüyor. Diğer bir deyişle Ürdün Nehri’nin doğusunda kalan topraklar (bugünkü Ürdün krallığı) Vaat edilmiş toprakların dışında kalıyor !  Söz konusu toprakların tamamının münhasıran Kenan ülkesinde olduğunu gösteren haritayı görüyorsunuzhttp://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…  Yeri gelmişken, Haritada Akdeniz kıyısındaki Gazze civarında Philistines /Filistinliler olarak görünen Ege kökenli halkın, M.S. 637’den itibaren Arap fetihleriyle aynı coğrafyaya yerleşen Araplarla yani günümüz Filistinlileriyle hiç bir alakası yoktur. Dahası, aynı coğrafyaya Palastina/ Filistin ismini veren unsur da Judea /Yehuda ismini unutturmak isteyen işgalci Roma İmparatorluğuydu. Zaten Filistinli Araplar da 20.ci asra kadar kendilerini Güney Suriyeli Araplar olarak tarif ediyorlardı.
 




http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…(Tanah) Peygamberler, Yeşu (Yuşa) 1:1-2 http://www.bursakilisesi.com/kutsalkitap/?q=ysu 1

http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…http://www.bursakilisesi.com/kutsalkitap/?q=cik%203

http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…http://www.bible-history.com/map-israel-joshua/index.html
 

 
Vaat Edilmiş Topraklar
Vaat Edilmiş / Kutsal Topraklar, Kenan toprakları olup kuzeyde Lübnan dağları, Doğuda Ürdün Nehri ve Güneyde Sina Çölü olmak üzere, Hz. Musa'nın Yahudileri esaretten kurtarıp yerleştirdiği coğrafyadır. Nitekim, Tevrat’ın Çölde Sayım bölümündeki 34.cü Bab’ın 1 ila 12.ci ayetlerinde bu sınırlar ayrıntılarıyla verilmektedir. 1 RAB Musa'ya şöyle dedi: 2 “İsrailliler'e de ki, ‘Mülk olarak size düşecek Kenan ülkesine girince, sınırlarınız şöyle olacak...http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…
Ya Vaat EDİLMEMİŞ (!) Topraklar?
İsrailoğullarının yanlış anlamalarını önlemek açısından Vaat edilmemiştoprakların sınırları da Tevrat’ta verilmiştir: Tevratın 5 kitabının beşincisi Yasanın Tekrarı (Tesniye / Deuteronomy) Bölüm 2
2-3 “RAB bana, ‘Bu dağlık bölgenin çevresinde yeterince dolaştınız’ dedi, ‘Şimdi kuzeye gidin.’ 4 Sonra halka şu buyrukları vermemi söyledi: ‘Seir'de yaşayan kardeşlerinizin, Esavoğulları'nın ülkesinden geçeceksiniz. Sizden korkacaklar. Çok dikkatli davranın. 5 Onları savaşa kışkırtmayın. Size onların ülkesinden hiçbir toprak parçası, ayağınızı basacak bir yer bile vermeyeceğim. Çünkü Seir dağlık bölgesini mülk olarak Esav'a verdim.
9 “RAB bana, ‘Moavlılar'a düşman gözüyle bakma, onları savaşa kışkırtma’ dedi, ‘Onların ülkesinden hiçbir toprak parçasını sana mülk olarak vermeyeceğim. Çünkü Ar Kenti'ni Lut soyuna verdim.’ ”
16 “Topluluktaki bütün savaşçılar öldükten sonra, 17 RAB bana şöyle dedi: 18 ‘Bugün Moav topraklarından ve Ar Kenti'nden geçeceksin. 19 Ammonlular'a yaklaştığında onlara düşman gözüyle bakma, onları savaşa kışkırtma. Çünkü mülk edinmen için Ammonlular'ın ülkesinden sana hiçbir toprak parçası vermeyeceğim. O ülkeyi mülk olarak Lut soyuna verdim.’ ”http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…
Yukarıdaki haritada Edom, Moav (Moab) Ammon ve Bashan toprakları da görülüyor.  Seir dağlık bölgesi ise Edom topraklarında bulunuyor.
Din paradigmasıyla bakıldığında
Din paradigmasıyla bakıldığında, ilahi kaynaklı olması dolayısıyla Museviler için bağlayıcılığı olan metin sadece 5 kitabı içeren Tevrat’tır. İlahi olmayan Peygamberler ve Yazılar bölümlerinin manevi, edebi ve tarihi değerleri yüksektir ama o kadar.
Dikkat ! İslam indinde ve dolayısıyla Türkçe’de  Tevrat denince, Peygamberler ve Yazılar bölümlerini de içeren Hıristiyanların Eski Ahit olarak tesmiye ettikleri Kutsal Kitap anlaşılıyor.  Bu son iki bölüm ilahi kaynaklı değildir. Yahudiler bu üç bölümün tamamına Tora(Tevrat)+Neviim(Peygamberler)+Ktuvim(Yazılar) in ilk hecelerinin birleştirilmesiyle elde edilen kısaltma ile (T-N-Kh ) TANAH diyorlar.  İslam dini TANAH’ın tamamını  Tevrat adı altında ilahi bir metin olarak kabul etmekte. Yazılar bölümü, İslam dini indinde Dört Hak Kitap’tan biri olan Zebur’u da ihtiva etmektedir.
Günümüz gerçeklerine dönecek olursak
Günümüz gerçeklerine dönecek olursak, Ürdün nehri ile Fırat nehri arasındaki coğrafyada Ürdün, Lübnan, Suriye, Irak ve Türkiye'nin Güneydoğusunda 50 milyondan fazla insan yaşamakta. Kendi Filistinli Arap nüfusu ile demografik sorunları olan, ve tarihî anavatanı olup Yahudi Halkı'na ismini veren Yehuda/Judea'yı (Batı Şeria) Filistin'li Araplarla barış için paylaşmaya razı olan bir İsrail'in Fırat'a kadar olan coğrafyayı sınırlarına katacağını düşünebilmek geniş bir muhayyile gerektirir. Sina'yı 1956 ve 1967'de tamamen ele geçiren İsrail'in barış karşılığı oraları iade etmiş olması ve bunun dini-bütün kitleler nezdinde bir protestoya sebebiyet vermemiş olması da bunun ilave bir kanıtıdır.
Özetle, "Nil'den Fırat'a Yahudi Devleti" masalının Arap devletlerinin İsrail'i Türkiye için stratejik bir tehdit olarak algılatmak ve tüm İslam dünyasını Arap milliyetçiliğinin davasını gütmeye seferber etmek  için kullandıkları bir saptırma olarak değerlendirilmesi doğru olacaktır.
 
Not: Arama motorundaki kolaylık ve orijinal Tevrat, Peygamberler ve Yazılar bölümlerini içeren metinlerin Türkçelerinin mevcut olması açısından Bursa Protestan Kilisesi’nin Web sitesi kullanılmıştır.




http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…http://www.bursakilisesi.com/kutsalkitap/?q=say%2034



http://www.hasturktv.com/sites/hasturk/_generates/content/stories1/st_story…http://www.bursakilisesi.com/kutsalkitap/?q=yas%202


DENİS OJALVO
 
http://www.salom.com.tr/newsdetails.asp?id=84661#.UJrNp2_MjcA










YAHUDİLERİN HEDEFİ ÜRDÜN NEHRİ

Burası…

İsrail, Filistin, Lübnan toprakları ile Ürdün, Mısır ve Suriye'nin kıyı bölgeleridir! Keza… İsrail oğulları “Kenan Ülkesi” denen bu yerleri yaklaşık olarak 500 yıl (M.Ö. 1500-M.Ö. 1000 yılları arasında) yönetti.

Siyonist Yahudiler bu bölgeleri tekrar ele geçirme isteklerinden hiç vazgeçmedi.

Yanlış...

Siyonist Yahudilerin hedefi bir zamanlar Ürdün Nehri'nin iki yakasında bir devlet idi. Balfour Deklarasyonu da bunu öneriyordu. (Ştey Gadot La Yarden) Bu ideolojinin sahibi de Zeev Jabotinsky idi. Betar gençlik organizasyonunun kurucusudur. Çizilen harita da aşağıdaki gibidir.




Ürdün nehrinin iki yakasındaki İsrail Devleti.Ve bu haritanın ideoloğu Zeev Jabotinsky...

Jabotinsky modern siyonizmin babası sayılır. Etsel ve sonradan Herut Partisi ve sonuç olarak LİKUD partisi bu ideolojik temele dayanır.

1922 yılında Ürdün Nehri bu haritanın bir bölümünde kurulunca bu hayal da sona erdi ve halen de İsrail devletinin haritası da Filistinliler ile yapılacak anlaşmalar sonrasına bırakılmıştır. Bence hatalıdır ama durum budur.

Sözün kısası Sözünü ettiğiniz Nil nehrinden Fırat ile Dicle'nin çıktığı yere kadar olan bir BÖYYÜK İSRAEL ideolojisi SİYONİST ideolojinin hiç bir satırında yazmaz. Uslanmaz bir SİYONİST olarak bunu söyleme hakkında sahibim. Yorum yapacak arkadaşların dikkatine. Siyonist kötü bir şey değildir. Sadece vatansever demektir. Başka türlüsünü öğrettilerse lütfen size öğretenlere itiraz edin doğrusunu doğru kaynaklardan öğrenin.

Soner Bey Bana dediğiniz coğrafyayı arzulayan tek bir Siyonist gösterin fikrimi değiştireyim. Sizce Siyonistler o kadar salak mıdır? İsrail toprakları içinde yaşayan 1.5 milyon İsrail Vatandaşı Arap ile baş edemezken yanı başındaki 4 milyon Filistinli ile gece gündüz didişirken başka işi kalmadı Irak'taki Suriye'deki Araplar hatta Kürtler ile uğraşmaya kalkacak ve oralarda bir KÜRT YAHUDİ devleti kuracak. Bu nasıl bir şaka fıkra yapmayın dostum kimin hakkında konuştuğunuzu düşünün biraz.

Ha ki bu coğrafyayı hayal eden dindar Yahudiler var evet var derdim. Biz de bu cins mal var ama az çok şükür eser miktarda. Yani komplo teoriniz çöker.

Dost Bir Kürt devletinin kurulması İsrail'in menfaati icabıdır deseniz eyvallah doğrudur. Arap dünyası içinde dost bir devlet İsrail için altın değerindedir. Ama YAHUDİ KÜRT DEVLETİ paparazzi bile değil çok palavra be abicim. Yemezler. Ha sen bende müşteri var yediriyorum dersen diyecek bir şey kalmaz. İnanıyorsan bu palavraya inan ki saydığım bir yazar olarak sana yakıştıramadım.

İsrail uluslararası ilişkileri ve finans dünyası hatta istihbarat imkanları ile bu dost ülkenin kurulmasına yardım edebilir dersen kim karşı çıkabilir ki doğrudur olması gereken de budur. Aynen Türkiye Cumhuriyeti devletinin yaptığı gibi Kuzey Irak Kürt Devletinin kurulmasında sınırsız desteği mevcuttur. Düşman bir komşu daha olacağına dost bir Kürt Devleti yeğdir.

İsrail'in Suriye ile bitmez tükenmez savaşının kaynağıdır bu bilgiler.

Şimdi şu soruları sorabiliriz:

Tüm bunlara sesini çıkarmaması ve sınırında olanlara müdahalede bulunmaması için kimler Türkiye'de, sürekli terör eylemi düzenletti; darbe girişimi planladı?

Soru aslında yanıttır:

İlk hedefleri; “Kürt Yahudi Devleti”ni kurdurmaktır.

Sonraki aşama “Büyük İsrail”dir!

Yok Cerablus… Yok Afrin… Yok Menbiç…

Diye kafanızı hiç karıştırmayınız…

Diye devam ediyor ve olmayan kafamızı da karıştırıveriyor Soner Bey. Kürt Yahudi Devleti ve ardından da BÖYYÜK İSRAEL .

Sağolasın Soner bey eğlendirdin bayağı.

Sevgiler.



Rafael Sadi

Odatv.com

Rafael Sadi İsrail'den yazdı...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 20 Oct 2016 - 08:47
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant

Denizli Valisinden Yahudileri Odaklayan “Üst Akıl” Kaçırmalarından Sonra Özür Geldi


Hedefi oldukları beyanlardan HaberTürk kanalıyla haberdar olan Türk Musevi Cemaati TMC, Twitter hesabından vali Ahmet Altıparmak‘a ve kamuoyuna bir twit mesajı yöneltti:“Sn. @a_altiparmak konuşmanızdaki Yahudiliği de hedef gösteren nefret söylemini kınıyoruz ” TMC twitinin ardında AKP İstanbul Milletvekili – TBMM resmi İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu aynı kanaldan bir açıklama yaptı: “Bir dini topluluğu hedef alan ifadeler kesinlikle kabul edilemez. Maalesef azınlıkların yaygın kaderidir, mücadele çoğunluk toplumun görevidir. Sayın Valiyi makamının sorumluluğu gereği özür dilemeye davet ediyorum.” İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu bu yazışmalara dahil eden Mustafa Yeneroğlu, Denizli Valisinin panel sırasında sarfedilen ağır ithamları tekrar değerlendirmesini sağladı. Akşam saatlerinde TMC şu twitti yayımladı: “Sn. Valimiz @a_altiparmak yapmış oldukları söylem için özürlerini iletmişlerdir.



Denizli Valisi Ahmet Altıparmak, Anadolu Ajansı haberine göre Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki “15 Temmuz Darbesi ve Toplumsal Etkileri” panelinde konuştu. ‘FETÖ’ darbe girişimi analizinde şunları söyledi: “Bu akıl, tam Amerika’da yetişmiş İngiliz genleri taşıyan bir Yahudi’nin aklıdır diyorum. Bu, burada bitmeyecek diye düşünüyorum. Bu elbette devam edecektir. Belki oyuncular zamanla değişir ama kurbanları yine Türk ve Müslüman olacak.”
Denizli Valisi Ahmet Altıparmak ayrıca 15 Temmuz’un büyük bir oyun olduğunu, oyun kurucuların bundan vazgeçmeyeceklerini belirterek, bu oyunu bozmak zorunluluğu taşıdıklarını belirtti:

“Bu akıl, ne bir Amerikalının aklı ne bir kendi başına bir İngiliz’in aklı ne de İsrail’in aklı. Bana göre günümüze evrilmiş bir Haçlı seferidir.“ Altıparmak, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi abdestini alıp eşiyle vedalaştığını belirterek, yaşadıklarını anlattı.

Hedefi oldukları beyanlardan HaberTürk kanalıyla haberdar olan Türk Musevi Cemaati TMC, Twitter hesabından vali Ahmet Altıparmak‘a ve kamuoyuna bir twit mesajı yöneltti:

“Sn. @a_altiparmak konuşmanızdaki Yahudiliği de hedef gösteren nefret söylemini kınıyoruz ” TMC twitinin ardında AKP İstanbul Milletvekili – TBMM resmi İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu aynı kanaldan bir açıklama yaptı:

“Bir dini topluluğu hedef alan ifadeler kesinlikle kabul edilemez. Maalesef azınlıkların yaygın kaderidir, mücadele çoğunluk toplumun görevidir. Sayın Valiyi makamının sorumluluğu gereği özür dilemeye davet ediyorum.” İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu bu yazışmalara dahil eden Mustafa Yeneroğlu, Denizli Valisinin panel sırasında sarfedilen ağır ithamları tekrar değerlendirmesini sağladı. Akşam saatlerinde TMC şu twitti yayımladı:

“Sn. Valimiz @a_altiparmak yapmış oldukları söylem için özürlerini iletmişlerdir. Samimi, sorumlu & örnek yaklaşımlarına teşekkür ederiz.” TMC yetkililerinin doğrudan telefonla aranarak iletilen özürü sonrasında Valinin Twitter hesabında bu beyanlar konusunda şu ana kadar herhangi bir mesaj aktarılmadı.

https://kehaber.org/2016/10/19/denizli-valisinden-yahudileri-odaklayan-ust-…


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 23 Nov 2016 - 20:04
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant

“Yahudi’nin uşağı Yehovacılar” Kurtuluş ve Feriköy’ün sokaklarında




İstanbul’un Kurtuluş ve Feriköy sokaklarına Yahudi karşıtı posterler asıldı.
“Yahudi’nin uşağı Yehovacılar” Kurtuluş ve Feriköy’ün sokaklarında. Sabah saatlerinde İstanbul’un en işlek semtlerinde antisemit, nefret söylemi içeren ilanları gören Türk Musevi Toplumu Başkanı İshak İbrahimzadeh, Twitter’dan “bir sabah kalkarsınız Kurtuluş & Feriköy'ün antisemit ilanlarla kuşatıldığını görürsünüz” şeklinde mesaj paylaştı ve durumu sosyal medya üzerinden Şişli Belediyesine şikayet etti. Belediyenin söz konusu ilanları temizleyip kaldıracağını bildirmesi üzerine de İbrahimzadeh, söz konusu eylemin nefret suçu niteliği taşıdığını zabıt tutulması gerektiğini de belirtti.



http://www.salom.com.tr//haber-101126-yahudinin_usagi_yehovacilar_kurtulus_ve_ferikoyun_sokaklarinda.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 30 Jan 2017 - 09:36
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant



http://odatv.com/yahudi-hukukcularin-anayasasi...-3001171200.html


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 1 623
Point(s): 4 354
Moyenne de points: 2,68

MessagePosté le: Ven 26 Oct 2018 - 18:40
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm
Répondre en citant



https://odatv.com/yahudi-donmesi-dediler-26101815.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 05:42
MessageSujet du message: Erdogan Usulu Anti-Semitizm

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Recréation - Ժամանց - Beraber gülelim -> Le Bar de la team - Ընդհանուր Քննարկում - Gelin söyleşelim Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com