Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News (Archives/Dossiers) - Haberler (Arşiv/Dosya) - Լուրեր (Արխիւ) Aller à la page: <  1, 2, 3, 4, 5, 6  >
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
mafilou



Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671

MessagePosté le: Dim 25 Fév 2018 - 02:50
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

Revue du message précédent :

Fransız uzman: Efrîn’de Türk zaferi imkansız

Fransız uluslararası sorunlar ve savunma uzmanı Hadrien Desuin, Türkiye’nin Efrîn’de zafer kazanmasının imkansız olduğunu söyledi. Desuin ayrıca Suriye’de çözümün siyasi değil askeri olduğunun altını çizdi.

MAXİME AZADİ PARİS Cumartesi, 24 Şub 2018,

Askeri uzman Hadrien Desuin, ANF’nin Efrîn’deki Türk saldırılarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Desuin, Türkiye’nin saldırıdaki amacı, birlikte hareket ettiği gruplar, ABD, Rusya ve NATO’nun tutumu ile Suriye’deki karmaşık durumu değerlendirdi. Desuin, Türk-Rus ittifakının da çok konjonktürel olduğunu ve her an patlayabileceğini düşünüyor.
DAİŞ HİÇBİR ZAMAN TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİ OLMADI
DAİŞ sahada Kürtler sayesinde savaşı kaybetmesine rağmen ve özellikle de Rakka zaferinden sonra Türkiye neden Efrîn’e saldırdı?
DAİŞ hiçbir zaman Türkiye’nin öncelikli hedefi olmadı. Aksine, İslam Devleti kimi zaman Türkiye’nin objektif ittifakı oldu, Kobanê kuşatmasında olduğu gibi. DAİŞ’in düşüşü bir boşluk yarattı ve Türkiye Suriye Kürtlerinin üç kantonu birleştirmesinden korkarak acele etti. Daha sonra, Kürt güçleri Türklerin burnunun dibinde Rakka’yı aldı ve Fırat boyunca Irak sınırına kadar indi. Minbic ve Bab dolaylarında yaşanan çatışmalara rağmen Amerika veya Rusların koruması sayesinde Kürtler ile Türkler arasındaki durum istikrar kazandı. Türkiye Ocak ayında ‘Zeytin Dalı’ operasyonu ile muhtemelen iç siyaset hesapları yaparak inisiyatifi yeniden ele aldı.
Türk komutası altında işgale katılan silahlı gruplar kimlerdir?
Çok çeşitli silahlı gruplara Türk ordusu tarafından rol biçildi. Ordu perdenin arkasında kalmayı tercih etti. Bu gruplar çok değişken olduğu için tam bir envanter çıkarmak mümkün değil. Türkmen azınlıkların dışında, aralarında eski El Nusra, Tahrir El Şam, Ceyşul İslam savaşçıları, Batı Avrupa’da ‘isyancı’ ya da ‘Özgür Suriye Ordusu’ olarak tabir edilen ama gerçekte tehlikeli aşırı cihatçı gruplar olan çeşitli tekfirci koalisyonların yer aldığı Arap cihatçı gruplar var.
RUSYA İLE İTTİFAK ÇOK KONJONKTÜREL, HER AN PATLAYABİLİR
Rusya’nın Türk işgalindeki rolü nedir?
Rusya Türk işgalinde hiçbir rol oynamadı. Sadece Astana ve Soçi diplomatik tartışmaları vesilesiyle manevra yapabileceğini düşündüğü Türk ittifakı ile arası bozulmasın diye Efrîn alanından çekilmeyi ve Türk uçaklarına izin vermeyi tercih etti. Bunun karşılığında, İdlib bölgesinin güneyi ile Guta’da operasyona yeniden devam etme imkanını elde etti.
Rus-Türk ittifakı sürdürülebilir mi?
Bu ittifak çok kırılgan çünkü Türkiye aynı zamanda ABD’nin ittifakı ve ABD de QSD’nin (Demokratik Suriye Güçleri) ittifakıdır. Türk-Rus ittifakı dönemsel bir ittifaktır, çok konjonktüreldir, her an patlayabilir. Şimdi Türkiye Efrîn kantonu ile olan sınırı boyunca bir kaç kilometrelik şeridi stabilize edip Suriye ordusu ile karşı karşıya gelince, Türk-Rus ittifakı daha hassas bir aşamaya girdi. Mantıken, Türk operasyonunun burada durması gerekiyor. Zira, Rusya, Türkiye ile Suriye arasında yüksek yoğunluklu bir çatışmaya dönüşmesine izin vermeyecek. Özellikle de Soçi tartışmalarının başarısızlığa uğramasından sonra buna izin vermeyecek.
KÜRTLERİN ELİNDE ÇOK KART VAR
ABD’nin Türk saldırıları karşısındaki tutumu nedir?
Ruslar gibi Amerikalılar da Türkiye karşısında çok pısırık. Ruslar da Amerikalılar da, Türkiye’nin karşı tarafa itilmesinden korkuyor. Karşılıklı olarak son derece ince bir oyun içerisindeler. Ama Kürtlerin de bu oyunda, kontrolündeki topraklar dahil olmak üzere elinde çok sayıda kart var. Kürtler usta bir şekilde Rusya’nın Türkiye karşısındaki tutumunu sertleştirmek için Şam’dan geçebilir. Türkiye’nin Soçi’de hiçbir yararı yok ve ciddi bir şekilde sözde Suriye muhalefetinin kontrolünü elinde bulundurmuyor. Genel anlamda ele alırsak, ABD, Türkiye ile çatışmaya girmek istemiyor.
SURİYE NATO’NUN UMURUNDA DEĞİL, TEK GERÇEK DÜŞMANI RUSYA
Türk saldırılarında aralarında çocukların da olduğu çok sayıda sivil hayatını kaybetti ve barbar görüntülere tanık olduk. Saldırılar Batı’nın ‘cihatçı’ dediği gruplardan ordu kuran bir NATO üyesinden geliyorsa ve sivilleri öldürmek için NATO silahları kullanılıyorsa bunu nasıl açıklamak gerekiyor?
Bir çok açıdan Türkiye, NATO’nun öne sürdüğü demokrasi, insan hakları gibi değerlere uymuyor. Ama buna rağmen NATO refleks göstermiyor ve buna izin veriyor. NATO ya da diğer adıyla Avrupa’daki ABD, bu dosya konusunda Avrupa Birliği’nden daha az cesur, bu da inanılmaz bir performans. Türkiye, NATO’nun tek gerçek düşmanı olan Rusya karşısında coğrafik olarak çok stratejik bir duruma sahip. Suriye, NATO’nun umurunda değil. Onu ilgilendiren tek savaş, Rusya’ya karşı yeni soğuk savaştır.
TÜRKİYE’NİNKİ BİR PİRUS ZAFERİ
Türkiye, üç saat içerisinde Efrîn’e girmeyi hesaplıyordu ama şimdi yerinde sayıyor. NATO’nun ikinci büyük ordusu olduğu varsayılırsa askeri açıdan bu neyi ifade ediyor?
Gerçekte bir Pirus zaferinden bahsedilebilir. Diğer bir ifadeyle, Türk ordusunun maliyeti son derece yüksek ve tamamlanmamış bir saldırısıdır. Türk güçleri Efrîn muharebesindeki insani kayıpları kabul etmeye hazır görünmüyor. Kamuoyu da böyle bir olayda bu kadar maceracılığı anlamaz.
TÜRK ZAFERİ İMKANSIZ, SAVUNMAYA GEÇEBİLİR
Aksine, Kürt birlikleri topraklarını savunuyor ve bunun için ölmeye hazırlar. Bu durumda Türk ordusunun ilerlemeyi durdurması ve yöneticilerinin savaşçı açıklamalarına rağmen cepheyi stabilize etme arayışına girişmesi muhtemeldir. Şimdi Kürtlerin Efrîn’i savunmak için Şam ile ittifak zemini bulması ile birlikte Türk zaferi zan altındadır, hatta imkansızdır. Saldırıdan mevzilerini pekiştirmek için savunmaya geçebilir.
VESAYET SAVAŞI SÜRÜYOR
Suriye savaşının başından beri güçler dengesi, aktörler, piyonlar veya ittifakların bugünden yarına değişebildiğine tanıklık ettik. DAİŞ’in yenilgisiyle savaş yeni bir boyut kazandı. Suriye savaşına dair genel bir tablo ortaya koymak için, vesayet savaşının yerini gerçek aktörlere bıraktığı söylenebilir mi? Bu kadar aktörün olduğu bir savaşı nasıl tanımlamak gerekiyor? Bu bir dünya savaşı mıdır? Bu savaş kendi içerisine kaç savaşı barındırıyor? Ne beklemek gerekiyor?
DAİŞ’in sona ermesinin işi basitleştirmediği doğrudur. Ama Suriye iç savaşı, arkasındaki bölgesel hamileri ile birlikte devam ediyor. Her ne kadar Amerikalılar ve Ruslar dolaylı olarak savaşsalar da, küresel bir çatışmadan söz edebileceğimizi düşünmüyorum. Savaş sahası bölgesel olarak kalmaya devam ediyor ve genel olarak Suriye ile sınırlı. Diğer taraftan, Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve İsrail gibi mevcut temel aktörler Suriye’nin komşusudurlar ve tüm olanaklarını savaşa dahil etmiyorlar. Genel itibariyle halen bir vesayet savaşı içerisindeyiz.
SURİYE’DE ÇÖZÜM ASKERİDİR, KAZANAN BARIŞI DAYATACAK
Yedi yıldan beridir inanılanın aksine Suriye çatışmasına çözüm siyasi veya diplomatik değil, askeridir. Daha sonra da kazanan barışı dayatacak. Eğer statükoda kalmaya devam ederse parçalanma ve Yakın Doğu’da kalıcı bir istikrarsızlık olacak, bu da arzu edilen değildir. Kürtler dahil Suriyelilerin askeri egemenliğini yeniden bulması ve kademeli olarak kim olursa olsun bölgesel tüm müdahalelerden uzaklaşmaları gerekiyor.
*Hadrien Desuin kimdir?
Fransa'da St-Cyr özel askeri okulu eski öğrencisi olan Hadrien Desuin, daha sonra Ulusal Jandarma Subayları Okulu'nda eğitimine devam etti. Desuin, Doğu Hıristiyanları sorunu ve onların diasporası üzerine uluslararası ve stratejik ilişkiler mastırı haptı. Desuin ayrıca 2005'te Kahire'deki Ekonomik, Hukuki ve Sosyal Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezi'nde Mısır jeopolitiği mastırını yaptı. 2010'dan 2012 yılına kadar Fransız "Les Conversations" sitesini yöneten Hadrien Desuin, bugün "Causeur et Conflits" sitesinde dünyadaki Fransız diplomatik faaliyetlerini takip ediyor. 2017’de “La France atlantiste ou le naufrage de la diplomatie” (Atlantik yanlısı Fransa veya diplomasinin batışı) adlı kitabı yayınlandı.

https://anfturkce.net/guncel/fransiz-uzman-efrin-de-tuerk-zaferi-imkansiz-1…
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Dim 25 Fév 2018 - 02:50
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Dim 25 Fév 2018 - 02:53
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

24 Şub2018  
BM Güvenlik Konseyi, Suriye'de bir ay 'insani ateşkes' kararı aldı
 


Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Suriye'de bir ay "insani ateşkes" kararı aldı. BMGK'nın ateşkes kararı 72 saat içinde başlayacak. Bakalım Türkiye bu karara uyacak mı?
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerinin, oylamanın birçok kez ertelenmesinin ardından bugün Suriye’de en az 30 gün sürecek ‘insani ateşkes’ tasarısını oy birliğiyle kabul ettikleri bildirildi. BMGK’nın ateşkes kararı 72 saat içinde başlayacak.
BM Güvenlik Konseyi’nde oy birliğiyle kabul edilen tasarı ile Suriye’ye insani yardım ulaştırılabilmesi ve özellikle Doğu Guta’daki durumu ağır hasta ve yaralıların tahliyesi için en az bir ay insani ateşkes kararı alındı.
Kararda, Suriye genelinde insani yardımların ‘güvenli, engelsiz ve sürdürülebilir’ bir şekilde ulaştırılabilmesi ve ‘durumu ağır hasta ve yaralıların’ tahliye edilebilmesi için tüm taraflardan ‘gecikmeden’ çatışmaları en az 30 gün durdurmaları talep edildi. 
 

http://rojevakurdistan.org/duenya/27321-bm-guvenlik-konseyi-suriye-de-bir-ay-insani-ateskes-karari-aldi
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 25 Fév 2018 - 11:37
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

Salih Müslim Çekya'da yakalandı



Son dakika haberine göre, PYD/PKK’nın kırmızı bültenle aranan eski eş başkanı Salih Müslim, Çekya’nın başkenti Prag’da yakalandı. Türkiye, Müslim için 13 Şubat'ta kırmızı bülten çıkarmıştı. Diplomatik kaynaklardan yapılan açıklamada, Müslim'in Türkiye'nin girişimleri sonucunda yakalandığı ve iade talebinin de kısa süre içinde iletileceği belirtildi.

http://www.haberturk.com/son-dakika-salih-muslim-cekya-da-yakalandi-1852500?utm_source=featuredseonews&utm_medium=referral&utm_campaign=featuredseonews


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 25 Fév 2018 - 11:40
MessageSujet du message: BM Yeni Suriye Kararı Daciklerin Efrinİ İşgal Etmelerine Engel Olacak
Répondre en citant

BM Yeni Suriye Kararı Daciklerin Efrinİ İşgal Etmelerine Engel Olacak Mı ?






Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye'de bir ay "insani ateşkes" kararı aldı. Türk yetkililer ateşkes kara

Suriye'de ateşkes kararının ardından Türkiye'nin Afrin operasyonu etkilenecek mi tartışması başladı. Oylama sonrası Rusya ve Kuveyt'in BM daimi temsilcilerinden ateşkesin Afrin operasyonunu da kapsaması gerektiği yönünde açıklamalar geldi. Ancak Türk yetkililer aynı görüşte değil.

BM'deki oylamanın ardından, ateşkes kararının Türkiye'nin Afrin operasyonunu etkileyip etkilemeyeceği tartışması başladı.

RUSYA: HER YERDE GEÇERLİ

Ateşkes, “Türkiye'nin Afrin operasyonunu da kapsayacak mı“ sorusuna Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, "Kapsamalı, her yerde geçerli" cevabını verdi.

KUVEYT: TÜM TARAFLARI...

Karar tasarısını İsveç ile birlikte hazırlayan Kuveyt'in BM Daimi Temsilcisi Mansur El Otaibi ise, "Tasarı Suriye'de tüm tarafların çatışmayı gecikme olmadan sonlandırmasını talep ediyor, çok net" dedi.

AFRİN OPERASYONUNU ETKİLEMEZ

NTV'ye konuşan üst düzey Türk yetkililer ise, Türkiye'nin Suriye'de çatışan taraf olmadığının altını çizerek, "Afrin operasyonu, Türkiye'nin teröre karşı yürüttüğü bir operasyondur, bu karar yürütülen askeri harekatı etkilemez" vurgusu yaptı.

Harekatın BM'nin meşru müdafaa hakkını koruyan kararlarına göre icra edildiği belirtildi.

Yetkililer, ayrıca, karar tasarısında açıkça ateşkesi kapsayacak yerlerin belirtildiğini, bunun da Afrin operasyonunu kapsamayacağı anlamına geldiğini vurguladı.

Tasarının 10'uncu maddesinde, bu noktaların Doğu Guta, Yermuk, Fua ve Kefraya olduğu, Afrin'in kaleme alınan metinde yer almadığı belirtti.

BİR HAFTADA 500 KİŞİ KATLEDİLDİ

Doğu Guta, Astana anlaşmalarında gerginliği azaltma bölgeleri arasında yer almıştı. Ancak Esad rejimi, geçen yıl nisan ayından itibaren bölgeye yönelik ablukasını yoğunlaştırdı. Bu ayın başında yığınak yapılan bölge pazar akşamından bu yana yoğun bombardıman altında. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre bölgede şu ana kadar 120’den fazlası çocuk olmak üzere can kaybı 500’ü geçti.

Kaynak: Haber7.com

https://www.guncelturkiye.com/d-haber-36986


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 25 Fév 2018 - 11:44
MessageSujet du message: Rusya: Suriye’de çözümün baltalanmasına yönelik girişimleri sert biçim
Répondre en citant

Rusya: Suriye’de çözümün baltalanmasına yönelik girişimleri sert biçimde durduracağız






Rus Dışişleri’nden Suriye’de 1 ay sürecek ateşkes ilanı çağrısını içeren 2401 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına ilişkin yapılan açıklamada, ‘Rusya’nın, Moskova ve Şam karşıtı isterinin körüklenmesi ve Suriye’deki siyasal çözüm sürecinin baltalanmasına yönelik girişimleri sert bir biçimde durduracağı’ belirtildi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, istediği değişikliklerin yapılması ardından BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) oybirliği ile kabul edilen 2401 sayılı karar hakkında yazılı bir açıklama yayınladı.

Açıklamada, Rusya’nın, 'Suriye’deki hükümet karşıtı güçlerin yabancı koruyucularının, Suriye’de insani yardımların gerekli bölgelere ulaşabilmesi için kendi üstlerine düşeni yaparak, kontrollerindeki güçlerin ateşkese uymasını sağlamayacağına inandığı' belirtildi.

Rus Dışişleri’nin bunun yapılıp yapılmadığını yakından izleyeceği kaydedilen açıklamaya şöyle devam edildi: "Belki birileri bunu bilmiyordu ya da bilinçli olarak görmezden geldi ama Doğu Guta’daki militanlarla ateşkes görüşmeleri yapılıyordu. Fakat buradaki militanlar kendilerine teklif edilen tüm seçenekleri geri çevirdiler. Ayrıca bununla da kalmayıp ‘canlı kalkan’ olarak kullandıkları sivillerin kendi kontrollerindeki bölgelerden ayrılmasına izin vermeyi de reddettiler."

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201802251032390243-rusya-suriye-cozum-baltalama-girisimi-sert-bicimde-durduracagiz/


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 25 Fév 2018 - 11:46
MessageSujet du message: Suriye ordusu birkaç gün içinde Menbiç'e girecek’ iddiası
Répondre en citant

Suriye ordusu birkaç gün içinde Menbiç'e girecek’ iddiası







Suriye ordusunun, ABD destekli Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile vardıkları bir anlaşma doğrultusunda ülkenin kuzeyindeki Menbiç’e gireceği iddia edildi.

Suriye güvenlik güçlerinden isminin verilmesini istemeyen bir kaynak, Sputnik’e demecinde, "Anlaşmaya göre Suriye ordusu birkaç gün içinde Halep’in kuzeyinde yer alan ve DSG tarafından kontrol edilen Menbiç’e girecek" dedi.

Menbiç, Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı'nın devam ettiği Afrin’e yaklaşık 130 kilometre uzaklıkta yer alıyor.Suriyeli Kürtlerin denetimindeki Afrin yönetimi, Türkiye'nin harekatına karşı Suriye ordusunu sınırlarını korumak için davet etmişti. Bunun ardından Suriye ordusunun saflarında savaşan bazı milis gruplarının Kürt güçlere destek vermek için Afrin’e girdiği haberleri gelmişti.

Fırat Nehri'nin batısında yer alan Menbiç ise Ağustos 2017'de omurgasını YPG’nin oluşturduğu DSG tarafından IŞİD’den alınmıştı. Menbiç o zamandan beri DSG’nin denetiminde.

Daha önce Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da dahil olmak üzere pek çok Türk yetkili, Afrin’deki operasyonun Menbiç'e genişletilebileceğini ve burasının ‘terör unsurlarından arındıracağını’ söylemişti.

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201802251032389975-suriye-ordusu-menbic-girecek-iddia/


Revenir en haut
azad
V.I.P.
V.I.P.

Hors ligne

Inscrit le: 06 Sep 2006
Messages: 785
Point(s): 2 314
Moyenne de points: 2,95

MessagePosté le: Lun 26 Fév 2018 - 05:05
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

Les combats se poursuivent entre Turcs et Kurdes

Antoine de Lacoste
25 février 2018
http://www.medias-presse.info/les-combats-se-poursuivent-entre-turcs-et-kur…

Les moralisateurs européens et américains s’inquiètent beaucoup de la situation dans la banlieue de Damas, la Ghouta.
Ils sont plus discrets sur la situation à Afrin, enclave kurde située au nord-ouest de la Syrie, assiégée depuis plusieurs semaines par l’armée turque et ses alliés islamistes de l’ASL.
Pourtant la situation humanitaire n’est guère reluisante, mais il ne faut pas couper les ponts avec la puissante Turquie..
La raison de cette intervention est connue : Erdogan ne veut pas d’un Kurdistan autonome le long de sa frontière avec la Syrie. Il occupe une partie du nord de la Syrie à cette fin, coupant en deux les territoires tenus par les Kurdes.
A l’est, 2000 soldats américains sont présents, protégeant ainsi ce territoire administré par les Kurdes, en l’absence de l’armée syrienne.
A l’ouest, la petite enclave d’Afrin est isolée et l’armée turque en a profité pour l’attaquer.
Depuis, elle piétine et les Kurdes opposent une résistance farouche. Mais ils perdent beaucoup de combattants et la situation ne peut tourner à leur avantage. Ils ont donc appelé l’armée syrienne à leur secours, six ans après avoir pris sa place.
Les Russes, ne voulant pas couper les ponts avec la Turquie, ont demandé à Damas de ne pas bouger. Mais l’occasion était trop belle, et, sans envoyer leur armée pour ne pas indisposer leur protecteur, les Syriens ont organisé l’incursion de milices locales fidèles à Damas épaulées par des combattants iraniens.
Ils furent accueillis triomphalement par les Kurdes mais aussi par l’artillerie turque…
C’est bien ce que craignait Moscou, qui ne veut pas d’un affrontement entre Syriens et Turcs. La Syrie est son alliée mais le dialogue avec Erdogan est renoué depuis maintenant deux ans et le rêve de la diplomatie russe est évidemment de couper Ankara des Etats-Unis.
Ce sont finalement les Américains les plus ennuyés par cette incursion turque. Pour ménager Erdogan, ils ont abandonné leur allié kurde dans son enclave d’Afrin. L’autre territoire kurde, à l’est, n’est pas menacé puisque personne n’osera attaquer un territoire où stationnent 2000 soldats américains. Mais les Kurdes ont évidemment ressenti une grande amertume et se sont, de ce fait, rapprochés non seulement des Syriens mais aussi des Russes.
La situation dans le nord de la Syrie est donc particulièrement complexe et explosive. Pas moins de six acteurs majeurs se sont fait face, se combattent ou se soutiennent : les Syriens, les Turcs, les Kurdes, les Américains, les Russes et les islamistes (généralement soutenus par les Turcs).
Un mélange inédit au scénario plus qu’incertain.
_________________

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar, Güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar,üzülme doğruların kaderidir yanlızlık, kargalar sürüyle, kartallar yanlız uçar.


Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 1 516
Point(s): 4 066
Moyenne de points: 2,68

MessagePosté le: Dim 4 Mar 2018 - 14:38
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

Barzani'den 'Bağdat'tan çekiliyorlar' iddialarına yanıt!

IKBY Başbakanı Barzani, 2018 bütçesinin Irak meclisinde Kürtlerin itirazları dikkate alınmadan onaylanmasının kendilerini endişelendirdiğini, ancak haklarını korumak için Bağdat'ta kalmaya devam edeceklerini söyledi.

http://www.haberturk.com/barzani-den-bagdat-tan-cekiliyorlar-iddialarina-yanit-1862439


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Ven 9 Mar 2018 - 04:54
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

Keşif ve bilgi NATO’dan, saldırı Türk ordusundan!

DAİŞ ile mücadele kapsamında Efrîn de dahil, Suriye’nin bütün hava sahasını ayrıntılı şekilde gözlemleyen NATO’nun AWACS uçaklarından toplanan bilgilere Türk ordusunun hala rahatlıkla ulaştığı ortaya çıktı.
 

 
  • ANF
  • BERLİN
  • Perşembe, 8 Mar 2018, 05:00 

Rusya’nın yeşil ışık yakmasıyla gerçekleşmesine rağmen Efrîn’e yönelik saldırı ve işgalinde Türk devletinin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’den (NATO) de aktif şeklinde yararlandığı belgelendi.
DAİŞ çetelerine karşı mücadele için “Havadan Erken İhbar ve Kontrol” anlamına gelen NATO’nun radar uçakları AWACS’lar 24 saat aralıksız şekilde Suriye sınırları içerisinde havadan fotoğraf çekiyor, bilgi topluyor. DAİŞ ile savaşın azalmasına rağmen hala toplanan bu bilgiler ise Katar’daki Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi (Combined Air Operation Center- CAOC)’ine aktarılıyor.
DAİŞ ile mücadele koalisyonu üyesi olduğu için Türkiye’nin de bu bilgelere hala anında ulaştığı öğrenildi. AWACS’lar ise NATO bayrakları olmalarına rağmen Alman ordusuna aitler. Almanya’da sosyal demokratların yeniden koalisyon ortağı olmasıyla federal mecliste ana muhalefet partisi konumuna yükselen sağ popülist parti Almanya İçin Alternatif (AfD), federal hükümete Efrîn saldırısı sırasında AWACS ve Tornado’ların ne iş yaptığını sordu.
ALMANYA: TORNADO’LAR EFRÎN’DE KULLANILMIYOR
AfD’li vekiller Rüdiger Lucassen ve Gerold Otten’in öncülüğünde hazırlanan ve 6 sorudan oluşan soru önerisine yanıt veren Merkel hükümeti hem AWACS ve Tornodo’ların son durumuna ve hem de Efrîn’e yönelik saldırıda belirlediği tutuma ilişkin bilgiler verdi. ANF’nin elinde bulunan 27 Şubat 2018 tarihli yanıt, sorularıyla özet olarak şöyle:
- Federal hükümet Efrîn bölgesine yönelik Türk devletinin askeri saldırısını nasıl değerlendiriyor?
Federal hükümet daha önce olduğu gibi şimdi de Suriye’nin kuzeyindeki askeri çatışmalardan büyük endişe duyuyor. Federal hükümet çatışmaların genişlemesini engellemek, insani yardımın ulaşmasını sağlamak ve sivil halkın korunması için uluslararası partnerleriyle temas halinde. Türkiye’nin güvenli konusundaki endişeleri dikkate alınmalı, fakat Suriye’de yeni askeri çatışmaların yaşanmaması için barış ve istikrar yolunda siyasi müzakerelerin de gerçekleşmesi gerekiyor.
Türkiye’nin Efrîn bölgesindeki askeri saldırısı Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51. Maddesi göre meşru mu?
Türkiye 22 Ocak 2018 günü, 20 Ocak’ta başlattığı operasyonunun BM Anlaşması’nın 51. Maddesi gereği meşru müdafaa çerçevesinde yapıldığına dair BM Güvenlik Konseyi’ni bilgilendirdi. Türkiye, Suriye’nin içinden yapılan terör saldırılarından dolayı sınırlarının tehdit altında olduğunu belirtti. Türkiye bu operasyonla terörist tehlikeye karşı meşru savunma hakkını kullandığını açıklıyor. Somut olarak askeri sonuçları olabilecek uluslararası hukukun devreye sokulması için ilgili bütün koşulların ele alınması gerekiyor. Federal hükümet bu konuda uluslararası hukukun devreye girmesini haklı görecek bütün olgulara ilişkin bilgiye henüz sahip değil.
Federal hükümet, Türk ordusu Tornoda keşif uçaklarından toplanan bilgilere ulaşıp ulaşmadığına dair bilgi sahibi midir?
Uluslararası DAİŞ ile Mücadele Koalisyonu üyesi bütün devletler keşif uçaklarıyla elde edilen ve bir Alman subayı tarafından derlenip hazırlanan bilgilere ulaşabiliyor. Bu devletlere Türkiye de dahil.
Federal hükümet, Türk ordusu hava gözlem uçakları AWACS’lardan toplanan bilgilere ulaşıp ulaşmadığına dair bilgi sahibi midir?
- Uluslararası DAİŞ ile Mücadele Koalisyonu’na destek vermek için NATO’nun AWACS uçakları havadan gözlem yapıyor, fotoğraf çekiyor ve bilgi topluyor. Bu bilgiler koalisyonun kullanması için hazır hale getiriliyor. Katar’daki Al Udeid üssünde bulunan Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi (Combined Air Operation Center- CAOC)’ne aktarılan bu bilgilere Uluslararası DAİŞ ile Mücadele Koalisyonu üyesi olarak Türkiye de ulaşabiliyor.
Federal hükümet, Alman ordusu yönetiminde keşif uçaklarıyla toplanan bilgilerin YPG’ya karşı verilen savaşta kullanılıp kullanılmadığına dair bilgi sahibi midir?
- Alman ordusunun keşif uçaklarından toplanan bilgilerin belirlenen amaç doğrultusunda kullanılmasını sağlamak için bilgiler “Sadece Anti-DAİŞ operasyonu için” başlığıyla paylaşılıyor. Alman Tornada uçakları 2018 yılının başından itibaren YPG’nin denetimi altında bulunan Efrîn bölgesinde herhangi bir uçuş gerçekleştirmiş değil.”
AWACS’LAR İÇİN 20’YE YAKIN ALMAN ASKERİ GÖREV YAPIYOR
AKP iktidarının Alman parlamenterlerin NATO’nun Konya üssünde bulunan AWACS uçakları için görev yapan Alman askerlerini ziyaretine izin verilmesi için söz konusu uçaklara geçtiğimiz yazdan bu yana NATO bayrakları asılmıştı. AWACS uçakları için Konya’da sayıları 10 ile 20 arasında değişin Alman askeri görev yapıyor.
Uçaklar ise NATO'nun Almanya'da bulunan Geilenkirchen kasabasındaki üsse bağlı. 400 kilometre menzile kadar mevcut uçakları tespit edebilme özelliğiyle NATO'nun en önemli savunma mekanizması olan AWACS’lar, bütün hava ve deniz haraketliliğini tespit edip fotoğraflayabiliyor.
SOL PARTİ: BİLGİLERİ TÜRKİYE DAİŞ’E VERMİŞ OLABİLİR
Geçtiğimiz yılın Temmuz ayında bir grup parlamenterin İncirlik üssünde bulunan Alman birliklerini ziyaret etme istediği, sürekli Ankara tarafından ret edilince, bu üsteki misyon Ürdün’e taşınmıştı. 260'ya yakın Alman askeri ve tornado keşif uçakları DAİŞ ile mücadele eden koalisyon çerçevesinde şu an Ürdün’de görev yapıyor.
Almanya'nın İncirlik'teki misyonu da sürekli tartışma konusu oldu. İncirlik’ten taşınmanın gündeme geldiği günlerde Sol Parti'nin eski liderlerinden Gregor Gysi "Alman ordusunun Suriye'nin havasında AWACS ve Tornoda uçakları aracılığıyla topladığı bilgilerle Türk ordusu Kürtleri bombalıyor" şeklinde konuştu. Yine Sol Partili parlamenter Andrej Hunko ise bir açıklamasında şunları söyledi: "İncirlik'te toplanan bilgiler Türkiye üzerinden DAİŞ'e mi gidiyor? Bu konuda ciddi şüphelerimiz var. Birçok kez bunu Merkel hükümetine sorduk, fakat inandırıcı bir yanıt alamadık."

 


https://anfturkce.net/rojava-surIye/kesif-ve-bilgi-nato-dan-saldiri-tuerk-o…
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 13 Mar 2018 - 10:34
MessageSujet du message: Suriye ve Irakta 10.000'den Fazla Savunma Gücünü PİSİPİSİNE Kaybeden
Répondre en citant

Suriye ve Irakta 10.000'den Fazla Savunma Gücünü PİSİPİSİNE Kaybeden Kürdilere Ne Rusyadan Nede Amerikadan Yarar Gelmedi ...

Sonun Başlangıcı Mı ?







ABD ile yapılan anlaşmayı açıkladı

Çavuşoğlu "YPG, Menbiç'ten çekilince güvenliği ABD ve Türk askerleri sağlayacak" dedi.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "YPG Menbiç'ten çekilince ABD ve Türk askerleri güvenliği sağlayacak" dedi.

İkili temaslar için Moskova'da bulunan Çavuşoğlu, ABD'li mevkidaşı Rex Tillerson ile 19 Mart'ta Washington'da yapılacak görüşme ile Menbiç'teki durumun netleşeceğini ifade etti.

“YPG HİÇBİR ŞEKİLDE OLMAYACAK”

NTV'den Deniz Kilislioğlu'nun haberine göre Çavuşoğlu'nun konu hakkındaki sözleri şöyle:

"YPG'nin olduğu bölgeler nasıl istikrara kavuşturulur, kimin yöneteceğini nasıl sağlayabiliriz. Temel prensip nüfus oranında yönetim olması. YPG hiçbir şekilde olmayacak. Menbiç'ten YPG çekilince orada ABD ve Türk askerleri olacak. YPG'nin çekilmesine nezaret edeceğiz. Buranın güvenliğini kim sağlayacak? ABD ve Türkiye. Önce bu modeli Menbiç'te uygulayacağız daha sonra diğer yerlere götüreceğiz. Bu Rakka için de Fırat'ın doğusunda YPG'nin kontrolündeki yerler için de geçerli."

Böylece bu alanlarda güvenli bölgeler sağlanacağının altını çizen ve tüm adımların da bir takvime bağlanacağını vurgulayan Çavuşoğlu şunları belirtti:

"19 Mart'taki toplantıda yol haritası net bir şekilde, tarihleriyle beraber belli olacak. Ne kadar sürede ne uygulanacak, diğer tarafa nasıl geçilecek, bunlarla ilgili takvim netleşecek. Son toplantıda tabii farklı olduğumuz şeyler olabilir ama bir anlayışa doğru gidiliyor."

“BİLİYORUZ, BÜTÜN SİLAHLARI ALAMAYACAĞIZ”

Şu anda Menbiç konusunda Suriye hükümetinden herhangi bir talepte bulunulmayacağını söyleyen Çavuşoğlu, YPG'ye verilen silahların geri toplanması konusunu da gözlemleyeceklerini anlattı.

Çavuşoğlu, "Biliyoruz ki hepsini alamayacağız. Bazıları eskimiş, bazıları kayıp. Ama biz bu silahları daha önce Başkan'ın (Donald Trump) söylediği gibi alacağız diyorlar. Bunu da çalışma grubu uygulamaya başladığında göreceğiz" dedi.

Odatv.com

https://odatv.com/abd-ile-yapilan-anlasmayi-acikladi-13031815.html



http://www.milliyet.com.tr/disisleri-bakan-cavusoglu--siyaset-2626620/


Dernière édition par vahe2009 le Mar 13 Mar 2018 - 11:18; édité 1 fois
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 13 Mar 2018 - 11:16
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant



Son dakika: Afrin'den beklenen haber geldi! TSK resmen açıkladı...



Türk Silahlı Kuvvetleri, Afrin merkezinin dünden itibaren kuşatıldığını duyurdu. Açıklamada, "Müteakip harekat için kritik öneme sahip bölgeler ele geçirilmiştir" ifadesi kullanıldı. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Afrin'in kuşatıldığını teyit etti.

TSK açıklamasında dikkat çeken bir ayrıntı var. Güvenli bir koridorun sivillerin ayrılması için açık bırakıldığı belirtildi. Afrin'den ayrılmaya çalışan yüzlerce araçlık konvoyun görüntüleri ise, Kuzey Irak merkezli bir televizyon tarafından yayınlandı.

YPG'nin Afrin'de bozguna uğramasıyla örgüt içindeki yabancı teröristler de deşifre olmaya başladı. Terör örgütünün sözcülüğüne soyunan Hollandalı gazeteci, Jamie Janson ve Helen isimli militanların görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.

Türkiye'nin Afrin'den sonraki hedefi Menbic'te akşam saatlerinde büyük bir patlama meydana geldi.

http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-kaciyorlar-iste-en-gundem-2626505/


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 731
Point(s): 73 268
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 13 Mar 2018 - 11:24
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant



http://www.hurriyet.com.tr/gundem/afrinden-yeni-goruntuler-siviller-kentten-boyle-ayriliyor-40770315


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Mar 13 Mar 2018 - 20:32
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

Bataille d'Afrin : «Silence, on ne massacre que des Kurdes...»
·        Par  Pierre Rehov
·        Publié le 13/03/2018 à 14:27


·        Imprimer cet article (ouvre la fenêtre d'impression)
FIGAROVOX/TRIBUNE - Pierre Rehov dresse un tragique état des lieux de l'élimination des Kurdes à Afrin par le régime d'Erdogan. Dans le silence presque complet des États et des organisations internationales, Ankara se livre à des massacres qui rappellent l'effroyable génocide commis par la Turquie contre les Arméniens.


Pierre Rehov est reporter de guerre, réalisateur de documentaires sur le conflit israélo-arabe, et expert en contre-terrorisme.


Qui veut tuer son chien, l'accuse de la rage. Cet adage n'a peut-être pas sa traduction en langue turque, mais cela fait plusieurs décennies que les Ottomans l'ont adapté à leur façon contre la population kurde. Pour Erdogan, cela ne présente aucun doute: afin d'éliminer librement cette minorité sans provoquer l'opprobre, il suffit de l'accuser de terrorisme.
Étant donné le peu de réactions de l'Occident, alors qu'au moment où sont rédigées ces lignes les forces turques, malgré leur démenti, se livrent à un nettoyage ethnique majeur autour d'Afrin, ville située au nord de la Syrie, il semble que la technique continue de faire ses preuves.
Des centaines de vies innocentes ont déjà été perdues sous les bombardements et les opérations coups de poing des milices affiliées à l'armée d'Ankara. Les hôpitaux sont débordés et le nombre de blessés augmente chaque heure dans des proportions affligeantes.
Pourtant, personne ne fait rien. Pas même l'ONU, qui se contente, par la voix de son coordinateur humanitaire régional Panos Moumtzis, d'émettre des «rapports troublants».
Les hôpitaux sont débordés et le nombre de blessés augmente chaque heure dans des proportions affligeantes.
Tragiquement, les Kurdes, peuple d'environ 34 millions d'âmes réparties essentiellement entre quatre pays, la Turquie, l'Iran, l'Irak et la Syrie, ont déjà souffert plusieurs massacres. Notamment en 1988, sous le joug de Saddam Hussein, lorsque ce dernier chargea son cousin, Ali Hassan Al Majid de leur «solution finale». La tentative de génocide, connue sous le nom d'Anfal, dont le point culminant fut le bombardement au gaz toxique d'Halabja le 16 mars 1988, provoqua la mort de 100 000 à 180 000 civils selon les estimations, tous seulement coupables d'être Kurdes.
Arrêté pendant l'intervention américaine, puis appelé à répondre de ses crimes devant la cour pénale internationale, Al Majid, surnommé «Ali le chimique» se serait emporté en entendant ces chiffres: «C'est quoi cette exagération? 180 000? Il ne pouvait pas y en avoir plus de 100 000!»
Seulement, si la majorité des médias a couvert les deux interventions américaines en Irak, pour réfuter l'hypothèse de la possession d'armes de destruction massives par Saddam Hussein lors de la seconde invasion, il est difficile de retrouver des unes scandalisées, de grands placards accusateurs, ou des archives d'émissions consacrées à cette tragédie.
Pour comprendre la raison derrière les massacres à répétition des Kurdes de Turquie et maintenant de Syrie par le gouvernement d'Ankara, il faut remonter au début du vingtième siècle.
La création d'un État Kurde est une vieille promesse, datant de la conférence de Paris de 1919, où une frontière proposée par la délégation kurde devait couvrir quelques morceaux de la Turquie et de l'Iran et empiéter en Irak et en Syrie. Une nouvelle limite territoriale, plus réduite, fut proposée l'année suivante au traité de Sèvres. Seulement l'espoir d'un Kurdistan indépendant fut immédiatement étouffé par le refus de Mustafa Kemal de signer le traité. En 1945, un second tracé, couvrant cette fois une plus grande partie de la Turquie, fut proposé lors de la première conférence des Nations Unies à San Francisco.
La création d'un État Kurde est une vieille promesse
Une nouvelle fois, non suivi d'effet.
Le seul État véritablement kurde ne vit le jour que pendant quelques mois dans une toute petite partie de l'Iran, sous le nom de République de Mahabad, dirigée par Mustafa Barzani, avant d'être écrasée avec une brutalité effroyable par le régime du Shah.
Malgré leur situation dramatique, et le refus de reconnaître jusqu'à leur identité par les régimes turcs successifs, leur langue et leurs coutumes faisant même l'objet d'interdiction par Ankara, les Kurdes de Turquie n'ont commencé à se révolter qu'à partir des années soixante-dix, avec la création du «Parti des Travailleurs Kurdes», le PKK, d'essence marxiste-léniniste.
Mais, même si leurs méthodes étaient issues de concepts révolutionnaires violents et dépassés, c'est leur velléité d'indépendance et leur idée de société calquée sur les valeurs humaines de l'Occident, notamment concernant l'égalité entre les sexes, qui représentaient le vrai danger pour Ankara.
S'ensuivirent donc une guérilla et un cycle de violences soigneusement exploités par la Turquie qui a consacré des millions de dollars en communication jusqu'à obtenir l'inscription du PKK sur la lise des organisations terroristes, en Europe et aux USA.
L'étiquette «terroriste» appliquée aux dissidents kurdes permit aussitôt à la Turquie de se livrer sereinement à des purges visant tous les secteurs de la société, sans recevoir la moindre condamnation. Il suffisait désormais à Ankara d'accuser un contestataire de «sympathie envers le terrorisme» pour le jeter en prison, où il croupirait pendant des mois dans l'attente de l'ouverture d'un procès.
En 1999, l'arrestation d'Abdullah Öcalan, leader du PKK, permit l'établissement d'un cessez-le-feu précaire, jusqu'à l'élection d'Erdogan, déjà bien décidé à régner d'une main de fer et à étouffer toute forme de dissidence, ainsi qu'il l'a prouvé depuis.
Les hostilités ont repris en 2004, un an après son arrivée au pouvoir, la Turquie affirmant que 2 000 combattants du PKK en exil avaient franchi la frontière, tandis que l'organisation mise en sommeil reprenait son nom et accusait l'armée de ne pas avoir respecté la trêve.
Les atrocités commises par le gouvernement turc contre sa minorité kurde ne sont pas sans rappeler le génocide arménien, nié jusqu'à ce jour par le gouvernement d'Ankara, bien que largement documenté par des observateurs extérieurs et désormais reconnu par un grand nombre de pays occidentaux. La méthode est sensiblement la même: accusations sans fondement, procès expéditifs, épuration locale sans témoins, négation ou justification auprès de la communauté internationale.
La cause kurde, trahie par Obama dès son arrivée au pouvoir malgré les promesses faites par son prédécesseur, trouva cependant un certain regain par sa participation à la lutte contre l'État Islamique à partir de 2014.
Cela nous conduit à Kobane, où hommes et femmes kurdes, armés seulement de kalachnikovs, résistèrent pendant des jours aux tanks et à l'artillerie de Daech, pour remporter une incroyable victoire, célébrée dans le monde entier comme le triomphe du bien sur le mal.
Les images désormais célèbres de ces femmes aux traits farouches et au regard fier, vêtues d'un vieux treillis, les cheveux dans le vent, sous fond de carcasses d'automitrailleuses et de tous-terrains carbonisés, inspirent le film en cours de production de Caroline Fourest, «Red snake» qui veut rendre hommage à leur courage exemplaire, contre la lâcheté et l'ignominie des combattants du khalifat.
Le premier souci d'Erdogan est de faire passer sous silence les atrocités commises par son armée.
Malheureusement, les mêmes idées d'indépendance, de liberté et d'égalité sur fond de féminisme, qui stimulèrent la résistance kurde contre l'obscurantisme génocidaire de Daech, sont devenues les causes du carnage actuel, perpétré sous prétexte de lutter contre le «terrorisme» par le dirigeant Turc.
En s'attaquant à l'YPG et à l'YPJ (les unités de protection des femmes et du peuple) qui avaient réussi à établir une enclave de paix relative dans la région d'Afrin, Erdogan, en passe de rétablir une forme de dictature islamique dans une Turquie pourtant moderne, envoie un message clair au reste du monde.
Hors de question que des minorités non acquises à sa version de l'Islam puissent se targuer d'avoir obtenu la moindre victoire. Et surtout, aucune velléité d'indépendance ne saurait être tolérée par son gouvernement.
L'YPG et YPJ étant soutenus, du moins logistiquement, par le gouvernement américain, le premier souci d'Erdogan est de faire passer sous silence les atrocités commises par son armée. Tandis que l'accès aux réseaux sociaux a progressivement été limité dans toute la Turquie, les arrestations des protestataires se multiplient.
En janvier de cette année, des centaines d'universitaires du monde entier ont signé une pétition appelant le gouvernement turc à «arrêter le massacre». La seule réaction d'Ankara a été d'arrêter trois professeurs de l'université d'İstanbul signataires de la pétition et de les faire condamner pour «propagande terroriste».
Alors, tandis que les tanks turcs encerclent Afrin et que l'armée de l'air pilonne les positions de l'YPG et de l'YPJ, sans se soucier du nombre de victimes civiles, des rapports signalant même l'utilisation du napalm, il reste à se demander combien de temps les alliés de la Turquie continueront à détourner un regard pudique des exactions commises par ce membre de l'OTAN.
De son côté, frustré dans son incapacité à résoudre rapidement son problème kurde par une solution finale, Erdogan, que rien ne semble retenir dans sa volonté avouée de reconstituer l'Empire Ottoman, a été jusqu'à s'emporter contre ses alliés de l'Alliance Atlantique: «Nous sommes en permanence harcelés par des groupes terroristes à nos frontières. Malheureusement, jusqu'à aujourd'hui, il n'y a pas eu une seule voix ou un seul mot positif de l'OTAN» s'est-il agacé.
Erdogan ne connaît sans doute pas la phrase célèbre du politicien et philosophe Edmond Burke: «Pour que le mal triomphe, seule suffit l'inaction des hommes de bien.»
La rédaction vous conseille
·        Syrie: les forces turques menacent, aux portes d'Afrine 
·        Syrie: l'envoi de renforts kurdes à Afrine complique la donne 
·        La bataille d'Afrine: vers une confrontation turco-syrienne? 
·        Frédéric Encel: «La Turquie cherche à démontrer à ses alliés sa puissance militaire» 
 

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Mar 20 Mar 2018 - 03:48
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant


FOTO: AFP

250 bin sivil Afrin’i terketti

19.03.2018

Türk Silahlı Kuvvetleri ve ÖSO gruplarının Afrin’i kuşatması ve ele geçirmesinin ardından bölgeden gelen haberlere göre son günlerde 250 bin sivil Afrin’i terketti.
Bu bilgiyi paylaşan AFP ajansı Afrin’de TSK ile birlikte hareket eden grupların yağma olaylarına karıştığını da bildiriyor.
Ajansın bölgedeki gözlemcilere dayandırdığı habere göre 18 Mart Pazar günü TSK ile birlikte hareket eden gruplardan 13 kişi mayına basarak hayatını kaybetti. 
Haberde sivil yerleşimcilerin, YPG’nin kentten çekildiği bilgisini verdikleri belirtiliyor. Bununla birlikte Kürt otoritelerin kenti kurtarmak için savaşmaya devam edecekleri açıklamasına da yer veriliyor.  
Sivil gözlemcilere göre operasyon boyunca 1.500 Kürt militan hayatını kaybetti. TSK ile birlikte hareket eden gruplardan 400 kişi, TSK’dan ise 46 asker hayatını kaybetti. İnsan Hakları İçin Suriye Gözlemevi’nin verdiği bilgilere göre operasyon boyunca hayatını kaybeden sivil sayısı ise 280.
Haberde TSK ve ÖSO gruplarının Afrin’deki tüm mahallelerde denetimi ele geçirdiği belirtiliyor. 




 [/left]
http://www.agos.com.tr/tr/yazi/20368/250-bin-sivil-afrini-terketti
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Mar 20 Mar 2018 - 03:55
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

Après Afrine, Erdogan promet d'élargir l'offensive turque à d'autres villes

© Sputnik. Alekseï Droujinine

INTERNATIONAL
19.03.2018

Les opérations militaires de la Turquie en Syrie se poursuivront plus à l'est jusqu'à ce que plusieurs villes s'étendant sur des centaines de kilomètres vers la frontière irakienne aient été débarrassées de la présence de radicaux, a déclaré lundi le Président turc Recep Tayyip Erdogan.
S'exprimant à Ankara un jour après que les forces turques et leurs alliés ont pris d'assaut la ville syrienne d'Afrine, le Président turc Recep Tayyip Erdogana indiqué que la Turquie viserait également les régions autour de Manbij, Qamishli, Ayn al-Arab et Ras al-Ain, a communiqué l'agence Reuters.

M. Erdogan a également déclaré que la Turquie mènerait une offensive contre les combattants kurdes dans le nord de l'Irak si Bagdad ne nettoyait pas la région.
Le 20 janvier dernier, l'armée turque a lancé l'opération Rameau d'olivier à Afrine, région syrienne contrôlée par les Unités de protection du peuple kurdes (YPG), organisation considérée comme terroriste par Ankara.
Dimanche, le Président turc Recep Tayyip Erdogan avait affirmé que l'opposition syrienne soutenue par son armée avait pris le contrôle total de la ville d'Afrine.

https://fr.sputniknews.com/international/201803191035573686-turquie-syrie-e…
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Mar 20 Mar 2018 - 03:57
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması
Répondre en citant

FOG - Génocide des Kurdes par la Turquie : nous sommes tous complices

Face au nationaliste hystérique Recep Tayyip Erdogan, tout le monde se couche. Pourquoi ? Parce que le président turc est membre de l'Otan. Par Franz-Olivier Giesbert
Modifié le 19/03/2018 à 07:10 - Publié le 18/03/2018 à 11:47 | Le Point


"Rares sont ceux qui ont osé briser le silence radio. Jean-Luc Mélenchon a bien donné, et grâces soient rendues à François Hollande, qui a sauvé l'honneur de l'Europe en prenant vigoureusement le parti des Kurdes de Syrie."
© FRED DUFOUR/AFP


http://www.lepoint.fr/editos-du-point/franz-olivier-giesbert/fog-genocide-d… [*] https://moncompte.lepoint.fr/ [*] [/list]
Avec l'affaire des Kurdes de Syrie, principaux artisans de la victoire contre Daech, l'Occident est arrivé au bout du bout de la bêtise et de l'ignominie. Avec un cynisme sans fond, le voici qui laisse la Turquie, son « alliée », les exterminer avec l'aide des soldats de feu l'État islamique.

Retrouvant les réflexes de son président « collabo » de sinistre mémoire Emil Hacha (1938-1939), la République tchèque n'a même pas hésité à arrêter ce week-end Salih Muslim, figure historique des Kurdes de Syrie, de passage à Prague, sous prétexte que son nom était inscrit sur la liste des « terror...
http://www.lepoint.fr/editos-du-point/franz-olivier-giesbert/fog-genocide-d…


 
 

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 09:17
MessageSujet du message: Erdoğan Türkiye’si TSK güçlerinin Afrin – Efrin çıkartması

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News (Archives/Dossiers) - Haberler (Arşiv/Dosya) - Լուրեր (Արխիւ) Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet Aller à la page: <  1, 2, 3, 4, 5, 6  >
Page 5 sur 6
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com