Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> 24 Nisan 1915'i anma, tartışmalar - commémorations, débats, annonces Aller à la page: 1, 2, 3  >
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 1 613
Point(s): 4 327
Moyenne de points: 2,68

MessagePosté le: Mer 14 Fév 2018 - 22:23
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

İsrail, Ermeni tasarısını kabul etmedi!





İsrail parlamentosu, 1915 olaylarının ‘Ermeni soykırımı’ olarak tanınmasını öngören yasa tasarısını reddetti.Sputnik'in Jerusalem post gazetesine dayandırdığı haberde, "Knesset (İsrail parlamentosu), Eş Atid partisi temsilcisi Yair Lapid tarafından desteklenen ‘Ermeni soykırımı' tanıma tasarısını oylamayla reddetti" dendi.Habere göre Lapid, Holokost'u yaşayan halkı temsil eden parlamentonun 1915 olaylarını ‘Ermeni soykırımı' olarak tanımaması ve anma gününü tayin etmemesi için hiçbir nedeni olmadığını söyledi.İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Tsipi Hotoveli, 1915 olaylarının 100. yıldönümü nedeniyle Erivan'a parlamento heyetinin gönderildiğini hatırlatarak, "Ama ülkemiz, karmaşıklığı ve diplomatik sonuçları ve ayrıca belirgin siyasi doğası nedeniyle bu konuda resmi duruş sergilemeyecek" diye açıkladı.Gazete, daha önce Knesset Başkanı Yuliy Edelşteyn'in 2015 yılında hükümeti tutumunu değiştirmeye çağırdığını, 2016'da da parlamentonun eğitim komitesinin ‘soykırımı' kabul ettiğini hatırlattı.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/israil-ermeni-tasarisini-kabul-etmedi-184245h.htm


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mer 14 Fév 2018 - 22:23
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
guest
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Avr 2011
Messages: 1 613
Point(s): 4 327
Moyenne de points: 2,68

MessagePosté le: Mer 14 Fév 2018 - 22:44
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

KNESSET VOTES DOWN BILL RECOGNIZING ARMENIAN GENOCIDE



The Knesset rejected a bill sponsored by Yesh Atid chairman Yair Lapid to have Israel recognize the Armenian Genocide, in a preliminary vote Wednesday. “There is no reason that the Knesset, which represents a nation that went through the Holocaust, shouldn’t recognize the Armenian Genocide and have a remembrance day for it,” Lapid said.



Deputy Foreign Minister Tzipi Hotovely said sent a parliamentary delegation to the 100th anniversary event in Yerevan, but will not take an official stance on the matter, “in light of its complexity and diplomatic repercussions, and because it has a clear political connection.”

Knesset Speaker Yuli Edelstein called on the government in 2015 to change its stance, and in 2016 the Knesset Education Committee recognized the genocide.

BY LAHAV HARKOV

http://www.jpost.com/Breaking-News/Knesset-votes-down-bill-recognizing-Armenian-genocide-542609


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 16 Fév 2018 - 18:24
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

İsrail Parlamentosu’nun Ermeni Soykırımı tasarısını kabul etmemesinin nedeni



Orta Doğu araştırmaları uzmanı Armen Petrosyan İsrail Parlamentosu (Knesset) tarafından Ermeni Soykırımını tanıyan yasa tasarısının kabul edilmemesinin sebeplerini değerlendirdi.

Yasa tasarısının reddedilmesinin öngörüldüğünü söyleyen Petrosyan “İlk önce Ermeni Soykırımının tanıma meselesinin gündeme getirilmesinin dönemi ve siyasi şartlarına bakmamız gerek.

Tasarı Aralık 2017’de ABD devlet Başkanı Donald Trump tarafından Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanışmasından dolayı Türkiye öncülüğünde İsrail’e karşı başlayan kampanyanın sürdüğü günlerde gündeme getirildi. Türkiye yönetimi mümkın olduğu her platformda ABD rejiminin yanısıra İsrail Devleti ve İsrail makamlarını şiddetle kınıyordu. Türkiye İsrail’i terör destekisi ve sivil katili olarak niteliyordu. Türkiye İsrail’e yönelik suçlamaları sürdürürken İsrail ise eşdeğer bir cevap olarak Ermeni Soykırımını tanıyan yasa tasarasının gündeme getirmesini seçti.

Ancak 20 Ocak’ta Suriye’nin Afrin bölgesinde Zeytin dalı isimli operasyonunun başlatilması ile birlikte Türkiye’nin ABD ritoriğinde konu değişikliği kaydedildi; Kudüs konusunun yerini ABD’nin Suriye’deki Kürtler’e destek verme konusu aldı, arka plana itilen Kudüs konusu ise bugün sadece Filistin kuruluşlarşı tarafından konuşuluyor. Meydana gelen yeni durumda İsrail’in Ermeni Soykırımını tanıyan tasarıyı kabul ederek Türkiye’nin ritoriğini yeniden kendisine çekmek istemediğini doğal. Ayrıca ikili ilişkilerinde yaşandığı gerginliğe rağmen İstail-Türkiye doğalgaz projelerinin henüz gündemde olmaya devam ettiğini de unutmamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Tasarının Yesh Atid partisi tarafından gündeme getirildiğini hatırlatan Petrosyan reddedilme için bir başka sebeb olarak Yesh Atid’in koalisyon partneri olan ve yönetimde bulunan Likud partisi arasında son zamanlarda meydana gelen anlaşmazlıkları olduğunu ekledi.

Ermenihaber.am


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 812
Point(s): 42 091
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Sam 17 Fév 2018 - 05:20
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

Türk basını, hükümeti ve devleti ancak böyle ÇARPTIRMALARLA gerçeği gizlemeye çalışmakta. NAFILE ! Işte GERÇEK !

http://team-aow.discuforum.info/t23315-Uluslararas-duzeyde-Ermenilerin-maruz-kald-klar-soyk-r-m-tan-yanlar.htm#p75931

Israil Parlamentosu Eğitim, Kültür ve Spor Komisyonu Ermeni Soykırımını 1 Ağustos 2016 tarihinde kabul etti.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 17 Fév 2018 - 18:33
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

“En çok ben…”

İsrail Parlamentosu (Knesset), çarşamba günkü oturumunda Yesh Atid Partisi’nin gündeme getirdiği “Ermeni Soykırımı’nı tanıma” konulu yasa tasarısını oyladı. Eski televizyon sunucusu ve oyuncu Yair Lapid liderliğindeki muhalefet partisinin tasarısı, genel kurulda 28’e karşı 41 oyla reddedildi. Lapid, oylamadan önce yaptığı açıklamada, “Holokost’u yaşamış bir halkı temsil eden parlamentonun, Ermeni Soykırımı’nı tanımaması için hiçbir sebep yok” demişti. Oylamanın sonuçlanmasının ardından konuşan Kudüs Ermeni Ulusal Komitesi Başkanı Hagop Sevan, “İsrail, 1915’te yaşananları bir gün mutlaka soykırım olarak tanıyacak” tahmininde bulundu.


Meseleye biraz uzaktan bakanlar için, oylama sonucu belki biraz şaşırtıcı gelebilir. İsrail’in, “Türkiye aleyhine” bir tasarıyı şevkle kabul edeceği de düşünülebilir. Oysa öyle değil. Söz konusu tasarı, Knesset gündemine daha önce de getirilmiş ve yine reddedilmişti. Son girişimin de aynı şekilde başarıya ulaşmayacağı, daha oylama başlamadan biliniyordu. Bunun başlıca üç sebebi var:

İsrail yönetimi, Türkiye’nin hassas olduğu böylesine bir meselede, Ankara’yı karşısına almak istemiyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin en gerilimli olduğu dönemlerde dahi, İsrail “Ermeni kozu”nu kullanmayı düşünmedi. Benyamin Netanyahu gibi ülkesinin dış ilişkilerinde özensiz ve başına buyruk davranmayı adet haline getiren bir başbakan döneminde bile bu olmadı. Türkiye’yi tamamen kaybetmek, Ortadoğu’nun mevcut şartları içinde, İsrail’in işine gelecek bir şey değil. Bu nedenle, Ermenilerin bütün isteklerine ve çağrılarına rağmen, “soykırım tasarısı” ciddiyetle ele alınmadı.

İkinci sebep, İsrail’in, Türkiye ile olduğundan çok daha yakın ve derin ilişkilerle bağlı bulunduğu Azerbaycan’ın hassasiyeti. Petrolünün yüzde 40’ını Azerbaycan’dan ithal eden ve bu ülkeye savunma sistemleriyle silah ihraç eden İsrail, Bakü ile ilişkilerini hiçbir şekilde sekteye uğratmak istemiyor. Azerbaycan, İran’a yakınlığı nedeniyle de İsrail’in bilhassa özel ilgi gösterdiği bir ülke. İran’a düzenlenecek muhtemel bir askeri operasyonda, Azerbaycan’ın “askeri üs” olarak kullanılabileceği değerlendiriliyor. Bu yönüyle, Tel Aviv-Bakü ilişkileri, gelecek on yıllar düşünülerek dizayn ediliyor. Deniz bağlantısı bulunmayan, izole Ermenistan’ı Azerbaycan’la kıyaslayan İsrail devlet aklı, Ermenilerin taleplerini yerine getirme uğruna Azerbaycan’ı kaybetmeyi mantıklı ve kârlı bulmuyor.

Üçüncü sebep ise, resmen açıklanmasa da, diğer iki stratejik unsurun şuuraltındaki teorik çerçevesini oluşturuyor adeta: İşgal politikalarına yöneltilen her türlü eleştiriyi Yahudilerin uğradığı mezalimi dünyanın başına kakarak susturan İsrail, bir başka “soykırım”ın dünyanın gündeminde kalmasını istemiyor. Bir tür, “En çok ben zulüm gördüm, benim yaşadıklarımdan başkası gündemi meşgul etmesin” takıntısı. Holokost’u uluslararası konumunu sağlamlaştırmakta ustalıkla kullanan İsrail, ortak olarak ikinci bir “mezalim” istemiyor. İlginç, dikkat çekici, psikolojik yönü de düşünülesi bir durum bu.

Son tasarının reddedilmesinde, bir ilave sebep daha var. O da, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu hakkında -yine geçen hafta- açılan yolsuzluk soruşturması. Netanyahu’nun başını ciddi şekilde ağrıtacağı anlaşılan soruşturma sürecinde şahitliğine başvurulan isimlerden biri de, Ermeni tasarısının mimari Yair Lapid. Milletvekillerinin kararında, “Lapid’e bir zafer daha hediye etmeme” düşüncesinin de etkili olduğu belirtiliyor. İsrail iç siyasetindeki gerilimin yüksekliği dikkate alındığında, “Ermenilerle gündemi meşgul etmenin sırası mı?” fikrinin hâkim olduğu düşünülebilir.

1915 Olayları’ndan söz açılmışken, daha önce yine bu köşede başka bir vesileyle atıfta bulunduğum bir kitabı hatırlatmak isterim: “İmparatorlukların Çöküşü, Osmanlı-Rus Çatışması, 1908-1918” (İş Kültür Yayınları). ABD’li akademisyen Michael Reynolds’un Osmanlı, Rus, Alman, Avusturya ve Macar arşivlerini elden geçirerek kaleme aldığı bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde Doğu Anadolu ve Kafkasya’da yaşanan çekişme ve çatışmaların ikna edici bir tasvirini sunuyor. Bu çerçevede, Ermenilerin karşı karşıya kaldığı tehcirin sebeplerini de ayrıntılı şekilde gözler önüne seren Reynolds, dönemin net bir fotoğrafını çekiyor. Kitap boyunca, Ermeni çetelerin Doğu Anadolu’daki tedhiş ve terör hareketleri, devletin buna karşı almak durumunda kaldığı tedbirler, bu gelişmelerin sivil halkın hayatına direkt etkileri vb. okunurken, aslında o döneme dair ne kadar az şey bildiğimiz gerçeğiyle de yüzleşmemek imkânsız.

“İmparatorlukların Çöküşü”, Rusya’nın Ortadoğu ve Arap coğrafyasında yeniden aktif olduğu bugünleri anlamlandırmak için de önemli bir metin. Ta Çarlık Rusyası döneminden bu yana aynı politikanın takip edildiğini ve farklı imajlar çizilse de aslında Moskova’nın Türkiye ve çevresine hep aynı mantıkla yaklaştığını kavrayabilmek, ancak yakın tarihin ayrıntılı biçimde bilinmesiyle mümkün. Bu bilinirse, Rusya konusundaki duygu ve düşüncelerimiz de makul bir dengeye oturabilir belki.

Taha Kılınç

https://www.yenisafak.com/yazarlar/tahakilinc/en-cok-ben-2044465


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 812
Point(s): 42 091
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Dim 8 Avr 2018 - 00:15
MessageSujet du message: Israeli minister pays homage to Armenian Genocide memorial in Yerevan
Répondre en citant

Israeli minister pays homage to Armenian Genocide memorial in Yerevan

July 27, 2017
https://horizonweekly.ca/en/israeli-minister-pays-homage-to-armenian-genoci…



(Armenpress) – Israel’s minister of regional cooperation Tzachi Hanegbi, who arrived in Armenia on an official visit on July 25, visited the Tsitsernakaberd Armenian Genocide Memorial with his delegation in Yerevan.
The Israeli high-level delegation was accompanied by Armenia’s deputy foreign minister Armen Papikyan, the Honorary Consul of Israel in Armenia Ashot Shahmuradyan, Israel’s Ambassador to Armenia Eliyahu Yerushalmi with his spouse, as well as the deputy director of the Armenian Genocide Institute Museum Suren Manukyan
The officials laid flowers at the Eternal Flame for the memory of the Armenian Genocide victims, and toured the MuseumInstitute. The Israeli minister mentioned that he is impressed with the Memorial, which in his words will touch everybody.
“Israel has always sympathized with the Armenian people, because both Armenians and Jews have survived this tragedy in their histories. The issue has been discussed for several times in the Israeli parliament, it has always been mentioned by the president, and we will always keep it in our hearts and spirits”, the Israeli minister told reporter.
“Visiting this museum leaves every visitor with two conclusions: Never again to allow such horrific acts to happen, and never forget the tragedy , keep it always alive in the human awareness and memory forever!”, the Israeli minister wrote in the guestbook.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 16 Mai 2018 - 10:14
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

İsrail Eğitim Bakanı Ermeni Soykırımının tanınması çağrısında bulundu

İsrail Eğitim Bakanı Naftali Bennet Ermeni Soykırımının tanınması çağrısında bulundu.

ʺThe Times of Israelʺin verdiği habere göre bakan Bennet ʺKnesset başkanına Türkiye tarafından gerçekleştirilen Ermeni Soykırımının İsrail tarafından resmen tanınması için başvurdum. ʺ dedi.

2016 yılında Erdoğan’la ilişkilerin normalleştirilmesine ilişkin anlaşmanın yanlış olduğunu ve onmilyonlarca dolara mal olduğunu kaydederek kendisinin o anlaşmaya ‘Ret’ oyu kullandığını sözlerine ekledi.

Bakan İsrail yurttaşlarına Türkiye’ye ziyarette bulunmamalarını önermek yanısıra başbakana Bakanlar Kurulunda Suriye’de Kürt azınlığın haklarının tanınması konusunun görüşülmesi ricasında bulundu.

https://news.am/


Revenir en haut
azad
V.I.P.
V.I.P.

Hors ligne

Inscrit le: 06 Sep 2006
Messages: 813
Point(s): 2 395
Moyenne de points: 2,95

MessagePosté le: Mer 16 Mai 2018 - 22:35
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

Türkiye ile anlasmazliklari oldugu anda bunu güncellestiriyorlar….
_________________

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar, Güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar,üzülme doğruların kaderidir yanlızlık, kargalar sürüyle, kartallar yanlız uçar.


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 20 Mai 2018 - 07:24
MessageSujet du message: Soykırım İnkarcısı Yahudi Kökenli Prof Hakka Yürüdü
Répondre en citant

Soykırım İnkarcısı Yahudi Kökenli Prof Hakka Yürüdü ;Bernard Lewis hayatını kaybetti






Daciklerin Avukatı Sözde ÜÇ İnkarcısı

Ünlü tarihçi Bernard Lewis 102 yaşında hayatını kaybetti.Ortadoğu tarihçiliğinin en önemli isimlerinden Prof. Bernard Lewis, 102 yaşında yaşamını yitirdi. Lewis’in ölüm nedenine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Bernard Lewis, 1998 yılında “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü”ne layık görülmüştü.

‘SOYKIRIM’ İDDİASINA KARŞI ÇIKTI

Prof. Lewis, 1993’te Le Monde gazetesine verdiği bir röportajda 1915’teki olayların “soykırım” olmadığını, “savaşın bir yan ürünü” olduğunu söylemişti. Paris’te bir mahkeme bunu sözde Ermeni soykırımının inkarı olarak kabul etmiş ve ünlü tarihςiyi sembolik olarak 1 Frank para cezasına çarptırmıştı.

30’dan fazla kitap, yüzlerce makale kaleme alan Lewis’in Türkçe yayımlanmış başlıca eserleri şöyle:

Modern Türkiye’nin Doğuşu
Demokrasinin Türkiye Serüveni
İstanbul ve Osmanlı İmparatorluğu Medeniyeti
İslam’ın Siyasal Söylemi
Ortadoğu: Hıristiyanlığın Doğuşundan Günümüze 2000 Yıllık Tarihi
İslam Dünyasında Yahudiler
Babil’den Dragomanlara
Müslümanların Avrupa’yı Keşfi
Çatışan Kültürler – Keşifler Çağında Hıristiyanlar, Müslümanlar, Yahudiler
Ortadoğu’nun Çoklu Kimliği
Tarihte Araplar
Alamut Kalesi ve Hasan El Sabbah
Tarih Notları
İnanç ve İktidar – Ortadoğu’da Din ve Siyaset
İslam ve Batı
Semitizm ve Anti-Semitizm

https://www.sozcu.com.tr/2018/dunya/bernard-lewis-hayatini-kaybetti-2418457/

Tarihçi Bernard Lewis | Ermeni İddiaları

video : https://www.youtube.com/watch?v=EhTTDa6JUs8

ARMENIAN GENOCIDE DENIER BERNARD LEWIS AWARDED NATIONAL HUMANITIES MEDAL ( !!!)



WASHINGTON, DC – Armenian Genocide denier and controversial Middle East historian Bernard Lewis was amongst those honored by President Bush this month with the prestigious National Humanities Medal, reported the Armenian National Committee of America (ANCA.) President Bush, joined by First Lady Laura Bush, bestowed the medal at a November 9th ceremony held in the White House Oval Office.

“The President’s decision to honor the work of a known genocide denier – an academic mercenary whose politically motivated efforts to cover up the truth run counter to the very principles this award was established to honor – represents a true betrayal of the public trust,” said ANCA Executive Director Aram Hamparian.

Bernard Lewis, Professor Emeritus at Princeton University in the department of Near Eastern Studies, began his career as a historian with an honest assessment of the Armenian Genocide as a “terrible holocaust.” He soon reversed his position, serving as leading spokesman for the Turkish government’s denial campaign, along with Princeton University Professor Heath Lowry. Lowry was exposed as a paid spokesman for the Turkish government’s worldwide campaign of genocide denial in the seminal journal article, “Professional Ethics and the Denial of Armenian Genocide”, (“Holocaust and Genocide Studies,” 1995).

Lewis’ genocide denial became international news on June 21, 1995, when a French court condemned him for statements he made during a 1993 interview with French newspaper “Le Monde.” The case, which argued that Lewis’ statements caused harm to Armenian Genocide survivors, was filed by the International League Against Racism and Anti-Semitism and the Forum of Armenian Associations, representing a number of French Armenian organizations, including the ANC of France. The Court found Lewis “at fault,” stating that, “his remarks, which could unfairly revive the pain of the Armenian community, are tortuous and justify compensation.” The court further affirmed that, “the historian is bound by his responsibility toward the persons concerned when, by distortion or falsification, he credits the veracity of manifestly erroneous allegations or, through serious negligence, omits events or opinions subscribed to by persons qualified and enlightened enough so that the concern for accuracy prevents him from keeping silent about them.” Lewis was symbolically fined one franc and “Le Monde” was ordered to reprint portions of the French court judgment, which appeared two days later.

Nine individuals and one institution were awarded the National Humanities Medal in 2006, including: Fouad Ajami, James M. Buchanan, Nickolas Davatzes, Robert Fagles, Mary Lefkowitz, Bernard Lewis, Mark Noll, Meryle Secrest, Kevin Starr, and the Hoover Institution on War, Revolution, and Peace at Stanford University.

The National Humanities Medal honors individuals or groups whose work has deepened the nation’s understanding of the humanities, broadened citizens’ engagement with the humanities, or helped preserve and expand Americans’ access to important resources in the humanities. The award, given by the National Endowment for the Humanities, was established in 1988. The National Endowment for the Humanities is an independent agency of the U.S. government that supports research, education, preservation, and public programs in the humanities. It was created by the U.S. Congress in the National Foundation on the Arts and the Humanities Act of 1965.

Pres. Bush Honors Recipients at White House Ceremony

https://anca.org/

Bernard Lewis is considered by many to be the greatest living historian of the Muslim world. He has pursued his primary interest, the history of the Ottoman Empire, producing groundbreaking works including The Emergence of Modern Turkey, The Political Language of Islam, The Muslim Discovery of Europe, The Jews of Islam, and Islam and the West. His most recent publication is From Babel to Dragomans: Interpreting the Middle East. Other titles by Lewis: The Crisis of Islam: Holy War & Unholy Terror; What Went Wrong: The Clash Between Islam and Modernity in the Middle East; Western Impact and the Middle Eastern Response; A Middle East Mosaic: Fragments of Life, Letters and History; The Multiple Identities of the Middle East; and The Middle East: A Brief History of the Last 2,000 Years. Born in London, England, in 1916, Lewis became attracted to languages and history at an early age. Lewis's interest in history was stirred thanks to his bar mitzvah ceremony, during which he received as a gift a book on Jewish history. He graduated in 1936 from the then School of Oriental Studies (SOAS, now School of Oriental and African Studies) at the University of London with a B.A. in history with special reference to the Near and Middle East, and obtaining his Ph.D. three years later, also from SOAS, specializing in the history of Islam. During the Second World War, Lewis served in the British Army in the Royal Armoured Corps and Intelligence Corps in 1940-41, and was then attached to a department of the Foreign Office. After the war he returned to SOAS, and in 1949 he was appointed to the new chair in Near and Middle Eastern history at the age of 33. In 1974 Lewis accepted a joint position at Princeton University and the Institute for Advanced Study, marking the beginning of the most prolific period in his research career. In addition, it was in the United States that Lewis became a public intellectual. After his retirement from Princeton in 1986 as the Cleveland E. Dodge Professor of Near Eastern Studies, Lewis held many visiting appointments. Lewis has been a naturalized citizen of the United States since 1982.

https://www.neh.gov/news/press-release/2006-11-08


Dernière édition par vahe2009 le Dim 20 Mai 2018 - 07:55; édité 3 fois
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 20 Mai 2018 - 07:31
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

Peki bu sözde tarihçi ,Dacikleri o kadar savunduğu halde onlara yaranabildi mi ?


ABD bunu uyguluyor: Bernard Lewis'in Türkiye ve Ortadoğu'yu parçalama planı!



Bugün ölen Neocon'un fikir babası Bernard Lewis’in etnik ve mezhep ayrılıklarını esas alan İslam Dünyasını bölme projesi 1997 yılında ortaya çıkmıştı. Lewis'in haritası ve planı, ABD'nin şu anki Ortadoğu'da uyguladığı politikalar ile benzerlik gösteriyor.1997 yılında, Bernard Lewis’in etnisite ve mezhep ayrılıklarını esas alan İslam Dünyasını bölme projesini Dr. Muhammed Umara “Arapların ve Müslümanların Parçalanmasına Dair Siyonist Proje” başlığı altında Mısır’da yayınlan Eş-Şa’ab gazetesinde yayınladı.
Muhammed Umara,“Executive Intelligence Research Project” başlığı altında Pentagon’un yayınladığı dergideki bilgilere dayanmaktadır. Bernard Lewis’in sunduğu proje kısaca şöyledir:





Bernard Lewis hayatını kaybetti


1. Pakistan’daki Belucistan bölgesini İran’ın komşu Belucistan bölgelerine katmak suretiyle “Belucistan” devletinin kurulması



2. Pakistan’ın kuzeybatısındaki bölgenin Afganistan’daki Peştun bölgesine eklenerek “Peştunistan” devletinin kurulması


3. İran, Irak ve Türkiye’deki Kürt bölgelerinin birbirine katılmasıyla “Kürdistan” devletinin kurulması





4. İran’dan Kürt ve Beluci bölgelerin koparılması suretiyle aşağıdaki etnisitenin ışığında İran’ın iç taksimatı gerçekleştirilecektir. Böylelikle aşağıdaki devletçiklerin kurulması sağlanacaktır:


a. İranistan


b. Azerbaycan


c. Türkmenistan


d. Arabistan


Bu dört devletçik İran’ın içindeki devletçikler olarak ortaya çıkacaktır.





Bernard Lewis kimdir?


5. Irak’ta 3 devlet kurmak


a. Kuzeyde Sünni Kürt Devleti


b. Ortada Sünni Arap Devleti


c. Güneyde Şii Arap Devleti


6. Suriye’de 3 ya da 4 devletin kurulmasını sağlamak


a. Dürzi Devleti


b. Alevi-Nusayri Devleti


c. Sünni Devleti


d. (Kürd devleti)


7. Ürdün’ü 2 yapı halinde ayırmak


a. Bedeviler


b. Filistinliler



(Burada İsrail’in kendisine katacağı Batı Şeria yakasına işaret edilmemektedir.)


8. Suudi Arabistan, krallığın 1933 yılındaki kuruluşundan önceki haline, kabile mozağine, dönüştürülecektir. Böylelikle bu devletlerin Kuveyt ve Bahreyn, Katar ve diğer emirliklerden fazla ağırlığının olmaması sağlanacaktır.


9. Lübnan’ın siyasi coğrafyasının aşağıdaki temeller ışığında yeniden gözden geçirilmesi


a. Hıristiyan bir devletçik


b. Şii bir devletçik


c. Sünni bir devletçik


d. Dürzi bir devletçik


e. Alevi bir devletçik


10. Mısır’ın en az 2 devlete bölünmesi


a. Müslüman Arap devlet


b. Kıpti devlet


11. Sudan’ın güneyinin kuzeyinden ayrılmasını sağlamak suretiyle 


a. Güneyde bağımsız siyahi bir devlet


b. Kuzeyde bir Arap devleti kurulacaktır


12. Batı Arap siyasi coğrafyasının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Böylelikle Berberilere ait dağılım ve kabilelerine bağlılık esasına göre birden çok devletin kurulması sağlanacaktır.


13. Aynı şekilde Araplar, Zenciler ve Araplar ve Zencilerden melezler arasındaki kavgadan hareketle Moritanya’nın yeniden yapılandırılması


Bu proje sayesinde 1916 tarihli Sykes-Picot tekrar gözden geçirilerek din, ırk ve mezhep esaslarına dayalı 30 küsur devlet daha ortaya çıkartılmış olacaktır.




Buna gerekçe olarak Bernard Lewis şunu gösteriyor: Bölgenin hali hazırdaki coğrafi şekli gerçek kavgayı dışa yansıtmamaktadır. Yüzeyde görünen ise derinlikte bulunanlarla çatışma halindedir. Çünkü gerçekte bağımsız olması gereken devletlerin siyasal bir yapı çatışması vardır. Diğer taraftan derinlerde ayrıca kendilerini bu devletler içerisinde temsil edilmediğini gören azınlıklar da bulunmaktadır. Hatta bu devletlerin, kendilerinin ümitlerini asgari düzeyde dahi ifade ettiklerinden şüphe etmektedirler.
İsraillilerin bu şekildeki parçalanma ile ilgili değerlendirmeleri de şu şeklidedir: “Böyle bir yapılanma neticesinde hiçbir zaman bu ülkeler bir daha bir araya gelemeyecektir. Aksine bunlar arasında sınır çatışmaları, yol çatışmaları, su ve petrol ile ilgili anlaşmazlıklar, birleşmeler, yönetim mirasçılığı vb. hususlarla ilgili ardı arkası kesilmeyecek mücadeleler baş gösterecektir. Böyle bir yapı neticesinde bunların hepsi İsrail’den daha güçsüz devletler olarak ortaya çıkacağı için İsrail en az yarım asırlık bir süre kendi güvenliğini teminat altına almış olacaktır.”

Çeviren: M. Beşir Eryarsoy / Eş-Şa’ab gazetesi 1176 sayı sahife 4 ( Temmuz 1997 tarihli sayı)

Kaynak: Medeniyetvakfi.org

https://www.yeniakit.com.tr/haber/abd-bunu-uyguluyor-bernard-lewisin-turkiy…







http://aftabkhan-net.blogspot.com.tr/2014/10/plan-to-carve-up-muslim-world.html



https://www.strategic-culture.org/news/2016/03/16/syria-iraq-should-borders-redrawn-partition-sovereign-states.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 22 Mai 2018 - 07:57
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

Bernard Lewis



Lewis Türkiye'de pek tartışılmadı; genellikle duygu­sal bakıldı! Hele… “Modern Türkiye'nin Doğuşu” ki­tabında Ermeni soykırım iddialarına karşı çıktığı için Fransa'da yargılanmasından dolayı “Türk dostu” görüldü. 1998'de “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü” verildi.Bernard Lewis vefat etti.

Ortadoğu ve İslam tarihi konusunda tanınmış tarihçi­lerdendi.

Kimi çevrelerce hep “is­tihbaratçı” görüldü. Bunun sebepleri vardı:

Londra 1916 doğumluy­du. Londra Üniversitesi'n­de “Doğu Sorunu” üzerine çalıştı. Master tezi; “İlk İslami Loncalar” ve dok­tora tezi; “İsmaili Mezhe­bi” oldu. İlk kitabı “İsmailili­ğin Kökeni” 1940'da çıktı.

II. Dünya Savaşı he­men öncesinde “Chatham House” kadrosuna alındı. “Türkiye Uzmanı” kadrosuyla Dışişleri Bakanlığı'nda çalış­maya başladı. Buradan -kendi isteğiyle- Savaş Bakanlığı'nın istihbarat bölümüne geçti. (Arabistanlı Lawrence “ata binmeyi bilmeseydi başarılı olamazdı” diyerek at binmeyi öğrendi!)

Otobiyografik “Tarih Notları/Bir Orta Doğu Tarih­çisinin Notları” kitabında Ya­hudi olarak İngiliz servisinde yaşadığı zorlukları anlattı:

“Britanya istihbaratın­da; Türk istihbaratına yöntemleri geçerliliğini yitirmiş ve örgütleri de ehliyetsiz olduğundan, ortak hedefler açısından bir tehdit oluşturduklarını açıklamak üzere, irtibat maksadıyla bir kişinin gön­derilmesi gerektiğine karar verildi. Ben seçildim ve bu görevi dört gözle beklemeye başladım. Daha sonra üst­lerimiz fikirlerini değiştirdi. (…) Derin bir hayal kı­rıklığına uğradım. Geriye dönüp baktığımda bu göreve beni göndermedikleri için üstlerime içten bir teşekkür borçluyum. Bizim istihbarat servisimizde tam zamanlı profesyonelle, savaş sırasında geçici görevliler arasında açık bir anlaşılmış ve genel olarak kabul edilen bir ayrım vardı. Savaş sona erdiğinde, geçici­ler farklı işlerine geri döndü­ler ve istihbarat işleriyle bir daha hiçbir ilişkileri olmadı. Ama Türklerin bunu anlayıp kabul edecekleri ko­nusunda şüphelerim var. Eğer Türkiye'ye bu tür bir görevle gitmiş olsaydım, hayatım boyunca bir casus olarak yaftalanacaktım…”

LEWİS DOKTRİNİ

Lyndon La Rouc­he (d.1922)…

Bernard Lewis'e göre “ek­santrik” biri!

ABD'li La Rouche sosya­listti. Hindistan bağımsızlık hareketine destek verdiği dö­nemde Marksist oldu. New York'taki “Özgür Üniver­site” kuruluşunda yer aldı; Columbia gibi okullardan gelen öğrencilere Marksizm dersleri verdi.

“Ulusal Çalışma Ko­miteleri” kurdu. Burada bir “istihbarat ağı” oluştur­du. Dünyanın dört yanındaki taraftarlarının gönderdiği bilgileri/ “sızıntıları” çıkardığı basın organlarında, paneller­de vs. yayınladı. Her iddiası gündem oldu.

Bu nedenle La Rouche hakkında söylenmedik-yazıl­madık kalmadı:

– Yahudi düşmanı dendi.

– Siyah düşmanı dendi.

– Sovyet casusu dendi.– FBI ve CIA ajanı dendi. Vs.

Sahiden ABD'nin son 50 yıldaki en ayrıksı siyasetçi­siydi. Örneğin…

Sekiz kez ABD başkanlı­ğına aday oldu. Bir seçim beyanında; Dick Cheney, Donald Rumsfeld, Paul Wol­fowitz'i Irak'ta savaş çıkarıp, insanları öldürdükleri için yargılayacağını söyledi.

Hedefindeki isimlerden biri de, Bernard Lewis idi!

Lewis'i, İslam radikalizmi­nin gelişmesine kasıtlı olarak göz yummakla; ve bu hare­ketleri kışkırtmakla itham etti! Buna “Lewis Doktrini” adı verdi. Ona göre bu İngiliz istihbaratı stratejisiy­di. Keza…

Lewis'i, Irak işgalinin (ve İran'a saldırma projesinin) ar­dındaki entelektüel/neocon etki olarak değer­lendirdi. Lewis “Ilımlı İslam” teorisyenlerinden biriydi.

Uzatmayayım…

Yazdıkları, söyledikleri çok çevreyi rahatsız eden La Rou­che, “vergi cezasıyla” hap­se atıldı; etkisizleştirildi.

La Roche gözden düşü­rüldü ama “Lewis Doktrini” gündemden düşmedi. Şöyle:

Lewis yaşamı boyun­ca -Turgut Özal gibi- dün­yanın dört yanındaki kimi politikacılarla yakın dostluk kurdu. Siyasi ilişkileri tartışma konusu oldu. Örneğin…

ABD Savunma Bakanlığı (1989-1993) ve ABD Başkan Yardımcılığı (2001-2009) görevinde bulu­nan Dick Cheney ile, Irak Savaşı öncesinde, (keza Baş­kan G. W. Bush'dan Ulusal Güvenlik Danışmanı C. Ri­ce'a kadar Beyaz Saray'ın etkili isimleriyle) toplantılar yapması “Lewis Doktrini”ni yine gündeme getirdi! Peter Waldman adlı gazeteci, Wall Street Journal'da 2004 yılında bu konuda ma­kaleler yazdı…

ÖDÜL VERDİK

Lewis'in “tarihçi” kimliği de tartışma konusu oldu.

Edward Said, -emperya­lizmin egemenlik aracı olarak değerlendirdiği- kimi Batılı “oryantalistler” gibi Lewis'i de, Orta Doğu konusunda nesnel olmamakla eleştirdi.

Said'e göre bu tür tarihçiler, salt kendilerini onaylamak-o­naylatmak için tarihe yanlı bakıyordu. Yazdıkları bilimsel tarafsızlık ilkesine dayanmı­yordu. Çalışmaları bilimsel değil, politikti. Lewis'in tek yaptığı, Orta Doğu halklarının Batılı olmadığını tekrarlamak­tan ibaretti!

Noam Chomsky ise Lewis'i basit bir propa­gandacı olmakla itham etti; “medeniyetler çatışmasının” ilk ideoloğu idi. Vs.

Diğer yandan…

Lewis Türkiye'de pek tartışılmadı; genellikle duygu­sal bakıldı! Hele… “Modern Türkiye'nin Doğuşu” ki­tabında Ermeni soykırım iddialarına karşı çıktığı için Fransa'da yargılanmasından dolayı “Türk dostu” görüldü. 1998'de “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü” verildi.

Kuşkusuz Bernard Lewis…

Yazdıkları ve politik ilişkile­riyle uzun yıllar tartışılmaya devam edecek.

Baksanıza…


Odatv.com

https://odatv.com/bernard-lewis-22051825.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 25 Mai 2018 - 10:11
MessageSujet du message: İsrail Ermenilerinden hükümete: Ermeni Soykırımı kurbanlarını BLÖF
Répondre en citant

İsrail Ermenilerinden hükümete:

"Ermeni Soykırımı kurbanlarını BLÖF Malzemesi Olarak Kullanma" ...

Adam Gibi ,İnsan Gibi GEREĞİNİ Yap Çağrısı








İsrail Ermenilerinden hükümete: "Ermeni Soykırımı kurbanlarının mezarlarını rahat bırakın"

İsrail’in Petah Tikva şehrinde faaliyet gösteren Ermeni “Nairi” Birliği ile “Noyan Tapan” (Nuh Gemisi) Kültür ve Eğitim Ermeni Merkezi, İsrail siyasi adamlarını, Ermeni Soykırımı konusunu kendi siyasi oyunlarında kullanmaktan vazgeçmeye çağırdı.

“İsrayelahayer” (İsrail Ermenileri”) gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni, Küdüs’teki “Nairi” Ermeni Birliği Vakfı Başkanı Artyom Çernamoryan, sözkonusu yazılı açıklamayı kendi “Facebook” sayfasında paylaştı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ermeni Soykırımı’nın masum kurbanlarının mezarlarını artık rahat bırakın ve Soykırım’ın tarafınızca tanınma konusunu Türklere karşı bir yaptırım olarak kullanmayın. Petah Tikva Ermeni “Nairi” Birliği ile “Noyan Tapan” Kültür ve Eğitim Ermeni Merkezi, İsrail devletinin kurulmasından beri tüm hükümetleri ile Knesset’in, Ermeni Soykırımı’nı tanımak için birçok fırsatları olduğundan emindir, fakat 70 yıl boyunca Türkiye ile zaman zaman gerilen ilişkiler kapsamında bu konu, hiçbir ahlaki veya siyasi hakları olmadan, utanılmadan Türklere karşı bir kırbaç olarak, bir yaptırım aracı olarak, nihayet onlara daha büyük baskı yapma ve daha elverişli tavizlere zorlama aracı olarak kullanıldı.

Talebimiz çok nettir: İsrail’deki tüm siyasi ve düşünce önderlerini, Knesset ve hükümet üyelerini, bir daha asla Ermeni Soykırımı’nı tanıma çağrısı yapmamaya, bir devlet olarak tanımaya cesaret edemediğiniz bu konuyu bir daha asla boşuna ve asılsız olarak ele almamaya çağırıyoruz. 6 milyon kurban ve “ölüm kampları” görmüş olan bir devlet ve parlamentosu bugüne kadar 2 milyon azizleştirilmiş Ermeni kurbanların anısını kendi pis siyasi oyunları için kullanmaktadır.

Böylesi bir pahaya karşı tanımanıza ihtiyacımız yok.

Petah Tikva Ermeni “Nairi” Birliği ile “Noyan Tapan” Kültür ve Eğitim Ermeni Merkezi, bazı üyeleri Bakü ve Ankara’nın sevgili “kardeşleri" olan hükümet ile Knesset’in, bu sefer sözkonusu kararı kabul edeceğinden emin değiller”.

Açıklamada yine de bu düşünce ve endişelerin yanlış olacağı dileği dile geitirildi ve İsrail devletinin nihayet Ermeni Soykırımı’nı tanıyacağı ümit edildi.

Hatırlanacağı üzere, İsrail Parlamentosu, Ermeni Soykırımı’nı tanıyan bir kararın Knesset gündemine getirilme önerisini dün onaylamıştı. Karar tasarısı, “Merets” Partisi tarafınan hazırlandı. Daha önce milletvekililer İtzik Shmuli ile Amir Ohana, Ermeni Soykırımı’nı tanıyan bir karar tasarısının hazırlanacağını açıklamıştı.

Yılbaşında ise “Yeş Atid” Partisi lideri Yair Lapid, Ermeni Soykırımı'nın tanınması için parlamentoya bir tasarı sunmuştu, ancak Şubat’ta yapılan oylamada tasarı reddedilmişti.

Kaynak: Ermenihaber.am


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 28 Mai 2018 - 18:14
MessageSujet du message: izrael REZİLLİĞİNİ Bir Kez Daha Yaptı
Répondre en citant

izrael REZİLLİĞİNİ Bir Kez Daha Yaptı






İsrail meclisine gelen Ermeni ‘soykırımı’ tasarısı geri çekildi

ABD’nin İsrail Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşımasına ve aynı gün İsrail askerlerinin 62 Filistinli'yi öldürmesine tepki gösteren Türkiye’ye karşı, İsrail'in Ermeni 'soykırımı' tasarısı meclisten geri döndü. İsrail meclisinde oylanması planlanan tasarı meclis gündeminden geri çekildi.İsrail merkezli The Jerusalem Post’un haberine göre, Knesset (İsrail Meclisi) Sözcüsü Yuli Edelstein’ın tasarıyı ‘İsrailli vekillerin’ kabul etmeyeceği endişesiyle meclisin gündeminden çektiği açıklandı. İsrailli politikacılar, ABD'nin Kudüs elçiliğini açtığı gün çok sayıda Filistinliyi katletmesine çok sert tepki gösteren Türkiye'ye karşı ‘meclis’ hamlesi atmıştı.

16 VEKİLLE ONAYLANMIŞTI

İsrail meclisindeki sol eğilimli Merez Partisi'nin genel başkanı Tamar Sandberg'ın İsrail meclisinin gündemine alınması için oylamaya sunduğu tasarı geçen hafta çarşamba günü 120 milletvekilinden yalnızca 16'sının katıldığı bir oturumda oylanarak kabul edilmişti.

https://www.sozcu.com.tr/2018/dunya/israil-meclisine-gelen-ermeni-soykirimi-tasarisi-geri-cekildi-2435409/


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 28 Mai 2018 - 19:48
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı
Répondre en citant

İsrail Lewis’in kemiklerini sızlattı

(sen öyle san ,biraz acalece yapılmı bir karalama yazısı)



Daha eti kemiği birbirinden ayrılmadan İsrail, Bernard Lewis'in kemiklerini sızlatan bir karara imza attı. Mirasına saygısızlıkta bulundu. Bu da Ermeni tezlerinin desteklenmesidir. Bilindiği gibi Lewis Ermeni tezlerini reddetme uğruna yargılanmış ve sembolik dahi olsa bir ceza almıştır. Knesset'te Ermeni tezleriyle ilgili bir ön görüşme yapıldı. Ön görüşmede 16 milletvekili tasarı lehine oy kullandı. Bu da ileride İsrail'de Ermeni tezlerinin veya Ermeni Holokost'unun tanınmasının yolunu açacak. İsrail'den yayın yapan France 24'ün bir kolu konuyla ilgili olarak beni aradı ve Türkiye'nin tepkilerini sordu. Ben de öncelikli olarak ortada böyle bir gerçek varsa İsrail'in bunu tanımakta çok geç kaldığını ve geç davrandığını söyledim. Hatta bugüne kadar üzerine örtmüş olduğunu ifade ettim. Kısaca bunun bir kuyruk acısına mebni alınmış karar olduğunu yani nispet kabilinden olduğunu ifade ettim. İkinci olarak da, Bernard Lewis'in mirasına ters döndüğünü ve kemiklerini sızlattığını ve bu yüzden Bernard Lewis'in mezarında dört döndüğünü ifade ettim. Bir de, insanlık tarihi boyunca benzersiz acılı tek vaka, deneyim olan Holokost'u Ermenilerle nasıl paylaşabileceklerini merak ettiğimi söyledim. Gerçi yine de arada fark var. Yahudiler 6 milyon Ermeniler de 1.5 milyon kurbandan bahsediyorlar. Bu sözlerim üzerine, 'seste bir problem var' diye derhal telefon bağlantısını kestiler. Belli ki adamların yani İsrail'in derdi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Türkiye'nin Kudüs ve Gazze'ye yönelik olarak İsrail'in mütecaviz ve saldırgan politikalarını eleştirmesi üzerine en son 2015 yılında görüştükleri ve 'henüz zamanı değil' diye askıya aldıkları meseleyi tekrar raftan indirdiler. Artık İsrail ve müzakereyi onaylayan milletvekilleri tutarlılığı da özen göstermiyorlar. Hesaba katmıyorlar. Bütün dertleri ne yolla olursa olsun haklı çıkmak. Daha doğrusu üste çıkmak! Bu yüzden de hile yoluna sapıyorlar. İsrail, Ermeniler tarafından 'en büyük ve eşsiz acının sahipleri, öteki acıların inkarcıları (A Unique Denial) şeklinde anılıyor. Acaba Türkiye ile yüzleşmek ve baş etmek uğruna yani nispet politikası sonucu İsrail veya Yahudiler milli acılarından taviz vererek Ermeni tezlerine açılacaklar ve tanıyacaklar mı yoksa meseleyi Demokles'in Kılıcı gibi Türkiye'nin başı üzerinde tutmaya devam mı edecekler? Aslında nispet yoluyla Ermeni tezlerini tanıyarak veya destekleyerek, tezleri siyasi gündeme alet ederek bunları daha da zayıflatmış oluyorlar. Bindikleri dalı kesiyorlar. İsrail Ermeni tezleriyle ilgilenmeden önce biraz Filistinlilerin haklarıyla ilgilense daha yerinde olmaz mı? Filistinlileri Kürtlerle harman yapmak da isteyebilir ama yağma yok. Zira Filistin 1947'te BM taksimatına sonraki uyarlamalara göre tasarlanmış bir devlettir. Onun ötesinde bir millettir. Türkiye ise Osmanlılardan koparılmış bir parçadır. Son bakiyedir. İkisi kıyas kabul etmez. Bazı Kürtler kendilerini Filistinliler yerine koysa da kazın ayağı öyle değil. Açıktır ki, PKK'lı Kürtler Filistinlilerin değil İsrail'in yanındadır. Haklının değil güçlünün yanındadırlar. Arada mazlumların dayanışması değil zalimlerin dayanışması söz konusudur.

Ermeniler de esasen ahlaki zeminden hareket etseler kendilerine uzatılan bu 'kanlı hediyeyi' kabul etmeleri mümkün değil. İsrail'e demeleri gereken tek şey şudur: Bizim gömülü acılarımızı deşmeyin; Siz olsun gölge etmeyin, başka ihsan istemeyiz! Sonuçta onlar da kendilerine yakışanı yaparlar. Bu ahlaki olarak Türkiye'yi daha da güçlendirir. Filistinlilerin haklarını korumak için bedel ödemek herkesin harcı değildir. Bununla birlikte mesele hiçbir boyutunda tutarlı, ilkeli değil. Söz gelimi bu tasarıyı, meseleyi Knesset'te gündeme aldıran Meretz Partisi Lideri Tamar (Tami) Zandberg sol partinin lideri ama sağcı danışman (Moshe Klughaft ) kullanıyor! Özrü kabahatinden büyük bir şekilde bu sağcı danışman skandalını örtbas edebilmek için yalana da başvuruyor (https://www.haaretz.com/opinion/tamar-zandberg-go-home-1.5939839). Şimdi İsrail'de Ermeni tezleriyle karşımıza çıkıyor. Bunlar sol gösterip sağ vuran cinsten. Hile düzenine sahip İsrail'de bunlardan mebzul miktarda bulunuyor. Aleme nizamat veya ayar vermeye kalkışırlar ama hanelerinde türlü teseyyüp/ düzensizlik bulunur.

Son sıralarda İsrail'de Türkiye'ye karşı koz olarak kullanabilmek için Ermeni tezlerine ilgi giderek artıyor. Türkiye sayesinde Ermeni tezleri değere bindi! Bit pazarına nur indi! Türkiye aleyhinde yüreklerini soğutacak bir şey bulmak için adeta çırpınıyorlar. Bunun için de Ermeni tezlerini rafa kaldırıp indiriyorlar. Ama kendileriyle de çelişiyorlar. Yukarı tükürsen bıyık aşağıya tükürsen sakal hesabı. Ermenileri büyük acıya ortak etseler biricik tezlerini sulandıracaklar ve başkalarının da paylaşımına açacaklar. Boşa koysan dolmuyor doluya koysan almıyor. Yerlerinde olmak istemezdik. Bu yolla milli benlik ve bencilliklerinden taviz vermiş olacaklar. Türkiye demir leblebi çıktı.

Neyse ki yine eşsiz 'Yahudi zekası' orta bir formül bulmalarına imkan veriyor. Bu da şu: Hitler'in iki muallimi vardı. Bunlardan birisi İttihatçılar ki, Hitler'e ilham kaynağı olmuştur! İkincisi de El Hac Emin el Hüseyni'dir ki, Hitler onun fikirleriyle amel etmiştir. Sanki El Hac Emin el Hüseyni Hitler'in de kılavuzu, müftüsü! Yani mağdurları olan Filistinlileri Hitler'in ortağı ve fikir babası yapıyorlar! Böylece bir taşla çift kuş vurmuş oluyorlar, eksiden artıya geçiyorlar. Tam bir hokkabazlık. Ali'nin külahını Veli'yle Veli'nin külahını Ali'ye geçiriyorlar. Ne fark eder? Önemli olan haklı çıkmak olduktan sonra. Knesset üyelerinden Amir Ohana, Hitler'den şöyle bir cümle aktarıyor: Bütün bunlardan sonra Ermeni meselesini veya Ermeni kıyımını hatırlayan var mı? Bu ifadelerle Hitler, Yahudiler karşısında yaptıklarımız yanımıza kar kalır demek istemiştir. Güya bu sözlerle Hitler Yahudi kıyımına start vermiş!

Bu teze göre Ermeni Holokostu Yahudi Holokostunun mukaddimesini, parçasını, basamağını, yatağını, zeminini oluşturuyor. Dolayısıyla Yahudilerinki daha büyük acı olmakla birlikte ortak bir acıdan da söz etmek mümkün. Türklerle baş edebilmek ve başa çıkabilmek için İsrail Holokost tekeline son vermeye hazırlanıyor. Ne büyük taviz! Eğitim Bakanı Naftali Bennett, Knesset Sözcüsü Yuli Edelstein'a keza Kamu Güvenliği Bakanı Gilad Erdan da Başbakan Netanyahu'ya teklifinde ve teşvikinde Yahudi Holokrostu gibi Ermeni Holokostunu da tanımaları gerektiğini söylüyorlar. Yani Türkiye nedeniyle artık kendilerini aşıyorlar. Hızlarını alamazlarsa belki bir gün sıra Kızılderili soykırımını tanımaya da gelebilir.

Ermeni tezlerini de Yahudi tezlerini de aynı sıfatla yani Holokost ibaresiyle anıyorlar. Kıyımdan öte, fırınlarda yakmak.

Umarız bu denize düşen, boğulma raddesine gelen zavallılar birbirlerine sarılarak, tutunarak tekrar yüzeye çıkar. Türkiye de onlara çan simidi olur!

https://www.timeturk.com/israil-lewis-in-kemiklerini-sizlatti/yazar-904792


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 2 Juin 2018 - 20:21
MessageSujet du message: Ermeni Soykırımını İnkar Eden Yahudi SÖZDE Prof'a YÜZ BİN ABD
Répondre en citant

Ermeni Soykırımını İnkar Eden Yahudi SÖZDE Prof'a YÜZ BİN ABD Doları Atatürk Uluslararası Sözde" Barış Ödülü” Verildiği Ortaya Çıktı








Bernard Lewis

Lewis Türkiye'de pek tartışılmadı; genellikle duygu­sal bakıldı! Hele… “Modern Türkiye'nin Doğuşu” ki­tabında Ermeni soykırım iddialarına karşı çıktığı için Fransa'da yargılanmasından dolayı “Türk dostu” görüldü. 1998'de “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü” verildi.Bernard Lewis vefat etti.

Ortadoğu ve İslam tarihi konusunda tanınmış tarihçi­lerdendi.

Kimi çevrelerce hep “is­tihbaratçı” görüldü. Bunun sebepleri vardı:

Londra 1916 doğumluy­du. Londra Üniversitesi'n­de “Doğu Sorunu” üzerine çalıştı. Master tezi; “İlk İslami Loncalar” ve dok­tora tezi; “İsmaili Mezhe­bi” oldu. İlk kitabı “İsmailili­ğin Kökeni” 1940'da çıktı.

II. Dünya Savaşı he­men öncesinde “Chatham House” kadrosuna alındı. “Türkiye Uzmanı” kadrosuyla Dışişleri Bakanlığı'nda çalış­maya başladı. Buradan -kendi isteğiyle- Savaş Bakanlığı'nın istihbarat bölümüne geçti. (Arabistanlı Lawrence “ata binmeyi bilmeseydi başarılı olamazdı” diyerek at binmeyi öğrendi!)

Otobiyografik “Tarih Notları/Bir Orta Doğu Tarih­çisinin Notları” kitabında Ya­hudi olarak İngiliz servisinde yaşadığı zorlukları anlattı:

“Britanya istihbaratın­da; Türk istihbaratına yöntemleri geçerliliğini yitirmiş ve örgütleri de ehliyetsiz olduğundan, ortak hedefler açısından bir tehdit oluşturduklarını açıklamak üzere, irtibat maksadıyla bir kişinin gön­derilmesi gerektiğine karar verildi. Ben seçildim ve bu görevi dört gözle beklemeye başladım. Daha sonra üst­lerimiz fikirlerini değiştirdi. (…) Derin bir hayal kı­rıklığına uğradım. Geriye dönüp baktığımda bu göreve beni göndermedikleri için üstlerime içten bir teşekkür borçluyum. Bizim istihbarat servisimizde tam zamanlı profesyonelle, savaş sırasında geçici görevliler arasında açık bir anlaşılmış ve genel olarak kabul edilen bir ayrım vardı. Savaş sona erdiğinde, geçici­ler farklı işlerine geri döndü­ler ve istihbarat işleriyle bir daha hiçbir ilişkileri olmadı. Ama Türklerin bunu anlayıp kabul edecekleri ko­nusunda şüphelerim var. Eğer Türkiye'ye bu tür bir görevle gitmiş olsaydım, hayatım boyunca bir casus olarak yaftalanacaktım…”

LEWİS DOKTRİNİ

Lyndon La Rouc­he (d.1922)…

Bernard Lewis'e göre “ek­santrik” biri!

ABD'li La Rouche sosya­listti. Hindistan bağımsızlık hareketine destek verdiği dö­nemde Marksist oldu. New York'taki “Özgür Üniver­site” kuruluşunda yer aldı; Columbia gibi okullardan gelen öğrencilere Marksizm dersleri verdi.

“Ulusal Çalışma Ko­miteleri” kurdu. Burada bir “istihbarat ağı” oluştur­du. Dünyanın dört yanındaki taraftarlarının gönderdiği bilgileri/ “sızıntıları” çıkardığı basın organlarında, paneller­de vs. yayınladı. Her iddiası gündem oldu.

Bu nedenle La Rouche hakkında söylenmedik-yazıl­madık kalmadı:

– Yahudi düşmanı dendi.

– Siyah düşmanı dendi.

– Sovyet casusu dendi.

– FBI ve CIA ajanı dendi. Vs.

Sahiden ABD'nin son 50 yıldaki en ayrıksı siyasetçi­siydi. Örneğin…

Sekiz kez ABD başkanlı­ğına aday oldu. Bir seçim beyanında; Dick Cheney, Donald Rumsfeld, Paul Wol­fowitz'i Irak'ta savaş çıkarıp, insanları öldürdükleri için yargılayacağını söyledi.

Hedefindeki isimlerden biri de, Bernard Lewis idi!

Lewis'i, İslam radikalizmi­nin gelişmesine kasıtlı olarak göz yummakla; ve bu hare­ketleri kışkırtmakla itham etti! Buna “Lewis Doktrini” adı verdi. Ona göre bu İngiliz istihbaratı stratejisiy­di. Keza…

Lewis'i, Irak işgalinin (ve İran'a saldırma projesinin) ar­dındaki entelektüel/neocon etki olarak değer­lendirdi. Lewis “Ilımlı İslam” teorisyenlerinden biriydi.

Uzatmayayım…

Yazdıkları, söyledikleri çok çevreyi rahatsız eden La Rou­che, “vergi cezasıyla” hap­se atıldı; etkisizleştirildi.

La Roche gözden düşü­rüldü ama “Lewis Doktrini” gündemden düşmedi. Şöyle:

Lewis yaşamı boyun­ca -Turgut Özal gibi- dün­yanın dört yanındaki kimi politikacılarla yakın dostluk kurdu. Siyasi ilişkileri tartışma konusu oldu. Örneğin…

ABD Savunma Bakanlığı (1989-1993) ve ABD Başkan Yardımcılığı (2001-2009) görevinde bulu­nan Dick Cheney ile, Irak Savaşı öncesinde, (keza Baş­kan G. W. Bush'dan Ulusal Güvenlik Danışmanı C. Ri­ce'a kadar Beyaz Saray'ın etkili isimleriyle) toplantılar yapması “Lewis Doktrini”ni yine gündeme getirdi! Peter Waldman adlı gazeteci, Wall Street Journal'da 2004 yılında bu konuda ma­kaleler yazdı…

ÖDÜL VERDİK

Lewis'in “tarihçi” kimliği de tartışma konusu oldu.

Edward Said, -emperya­lizmin egemenlik aracı olarak değerlendirdiği- kimi Batılı “oryantalistler” gibi Lewis'i de, Orta Doğu konusunda nesnel olmamakla eleştirdi.

Said'e göre bu tür tarihçiler, salt kendilerini onaylamak-o­naylatmak için tarihe yanlı bakıyordu. Yazdıkları bilimsel tarafsızlık ilkesine dayanmı­yordu. Çalışmaları bilimsel değil, politikti. Lewis'in tek yaptığı, Orta Doğu halklarının Batılı olmadığını tekrarlamak­tan ibaretti!

Noam Chomsky ise Lewis'i basit bir propa­gandacı olmakla itham etti; “medeniyetler çatışmasının” ilk ideoloğu idi. Vs.

Diğer yandan…

Lewis Türkiye'de pek tartışılmadı; genellikle duygu­sal bakıldı! Hele… “Modern Türkiye'nin Doğuşu” ki­tabında Ermeni soykırım iddialarına karşı çıktığı için Fransa'da yargılanmasından dolayı “Türk dostu” görüldü. 1998'de “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü” verildi.

Kuşkusuz Bernard Lewis…

Yazdıkları ve politik ilişkile­riyle uzun yıllar tartışılmaya devam edecek.

Baksanıza…


Odatv.com

https://odatv.com/bernard-lewis-22051825.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 11:56
MessageSujet du message: İsrail ve Ermeni sokırımı tasarısı

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> 24 Nisan 1915'i anma, tartışmalar - commémorations, débats, annonces Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet Aller à la page: 1, 2, 3  >
Page 1 sur 3
Sauter vers:  

 



Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com