Welcome Guest: Register | Log in
 
FAQ| Search| Memberlist| Usergroups
 
քառասուն (kırk) nasıl oldu Giresun ?
 
Post new topic   Reply to topic
Armenian on web Forum Index -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Hamshen - Համշենի - Hemşin
Previous topic :: Next topic  
Author Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,750
Point(s): 76,042
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Mon 8 Oct 2018 - 09:52
PostPost subject: քառասուն (kırk) nasıl oldu Giresun ?
Reply with quote

քառասուն (kırk) nasıl oldu Giresun ?




Ermeni geçmişini dışlayarak daciklerce uydurulmuş hikayalerden bir demet


Giresun’un Tarihçes



Doğu Karadeniz ve Giresun’la ilgili ilk tarihi bilgileri Yunanlı coğrafyacı ve seyyahların eserlerinde bulmaktayız. Bu eserlerde bu bölgede yasayanları Kolhlar, Driller, Mossinoikler, Halibler, Tibarenler,Gaskalar, İskitler, Kimmerler, Amazonlar, Hunlar, Kumanlar, Peçenekler , Akhunlar, Sabirler, Hazarlar, Bulgar Türkleri ve Oğuz Türkleri olarak görmekteyiz .

M.S. 1800 yıllarında Anadolu’da devlet kuran Hititler, Karadeniz kıyılarını ele geçirememişti. Bu tarihlerde buralarda yasayan Gaşkalar tam olarak belirlenmeyen bir kavimdi. Gaşkalardan başka bölgedeki Kimmerleri görmekteyiz . Orta Asya kökenli bir kavim olan Kimmmerler M . Ö . 2000’inci yılın başları ile M . Ö . 8 . yüzyıl arasında Karadeniz’in kuzeyinde Hazar denizi kıyıları ile Tuna nehri arasındaki coğrafyada iskan etmişlerdir .

M.Ö. 7.yy. ilk yarısında Anadolu’nun Karadeniz’in kuzeyinden gelen Kimmer akınlarına maruz kaldığını görüyoruz. Orta Asya’dan gelen İskitler, Kimmerler’in yaşadığı bölgeyi ele geçirince Kimmerler, yerlerinden ayrılarak güneye doğru inmişler, Kafkaslara geçerek Anadolu’ya girmişlerdir. Kimmer savaşçılarının M.Ö. 7. asrın ilk yıllarında Kızılırmak’a dayandıklarını ve Firikler’le savaşa tutuştuklarını görüyoruz .

Şebinkarahisar’lı araştırmacı yazar Hasan Tahsin Okutan’a göre Kimmerlere ait eserlere Ş.Karahisar’da rastlanmaktadır. Okutan’a göre; Gerek Etiler ve Amazonlar ve gerekse Kimmer’ler zamanında. Karahisar kasabası bugünkü Isola köyünde bulunuyordu. Derebeylik şeklinde idare edilen bu kasaba sakinleri üst üste vuku bulan yedi yıllık bir kıtlık ve açlık zamanında bulundukları yerleri bırakarak bir kısmı göç etmiş ve bir kısmı da Ordu ile Şebinkarahisar arasındaki 3040 metre yüksekliğindeki Karagöl Dağının Kırklar tepesine çıkıp sığınmışlar ve bu kıtlık yıllarını orada geçirmişlerdir.
Halen Şebinkarahisar’ın Bozbayır, Akaya, Güneytepesi ve Dişkaya mevkilerindeki in ve mağaraların Kimmerler’e ait eser olduğu tahmin edilmektedir.
Kimmerler’den sonra bölgede İskitlerin (Sakalar) hakimiyetini görmekteyiz.İskitler M.Ö. 6. asırda Kimmerleri kovalayarak Doğu Anadolu’da Medler’in egemenliğine son vererek bütün küçük Asya’ya yayılırlar. M.Ö.4. asrın başlarında bile İskitlerin Doğu Anadolu’ya hakim olduklarını biliyoruz.

Amazonlar denilen kardın savaşçı kavim, Kimmerlerin kadın gurubu olarak gösterildiği gibi İskitlerden de gösterilmektedir. Ermeni yazar Trabzonlu Minas Bijişkyan’a göre Amazonlar cesur, muharip kadınlardı ve eski tarihçilerin dediklerine göre Terme yakınında bağımsız bir devlet kurarak Farnia’ya ( Poti ) kadar Karadeniz sahillerine hakim olmuşlardır . Bunlar İskit menşeli olup , Terme’ye sürülen İğin ve Skologit adlı iki kral zadeden ileri gelmiş ve zamanla çoğalmışlardır . Yunan mitolojisine göre Termeden ayrılan Yunanlılar ise Giresun önlerindeki Aretias adasına geldiler . Buralarda kraliçe Antiege yönetimindeki 3 . Amazon kabilesiyle karşılaştılar . Onlarla mücadele neticesinde yakaladıkları Amazonları da yanlarına alarak denize açıldılar .Heredot tarihinde Amazonlu kadınların İskitli gençlerle kaynaşıp birlikte yaşadıkları belirtilir .
M.Ö. 6. yy. da Giresun yöresine Hititler Azzi ülkesi diyorlardı. Buralarda Azziler yaşıyordu. Eski Yunan kaynaklarında da bu bölgeye Pontus adı verilmekte, Giresun yöresi Khalib, Tibaren ve Mosineklerin yerleşim alanı olarak gösterilmektedir.
M.Ö. 670 yılında Ege kıyılarından gelen Milatoslular, Sinop’dan Trabzon’a kadar uzanan önemli ticaret merkezlerine sahip oldular (M.Ö. 670 – 546). Bölgede 90 kadar kent kurdular. Bunlardan biride Kerasus’du. Kerasus’un Giresun yada şimdiki Çıtlakkale’nin bulunduğu yerde olduğu sanılmaktadır. Bazı yerleşim birimleri hızla gelişerek ticaret ve balıkçılık merkezi durumuna gelmişlerdir. Giresun ve Tirebolu’da bunlardan biridir. Giresun’ ve yöresine yerleşen Milatoslular yerli halktan Tibareller, Mosinekler ve Haliplerle kaynaştılar.

M . Ö . 546 – 332 Pers İmparatorluğu döneminde Giresun pers İmparatoru dareios tarafından ele geçirildi . M . Ö . 332-323 Pers İmparatorluğu İskender tarafından kesin bir yenilgiye uğrayarak dağıldı . Bu arada Kapadokya Krallığı doğdu ve Giresun Kapadokya Krallığı toprakları içerisinde kaldı . ( M . Ö . 323-301 ) İskender’in ölümünden sonra bölgeye Makedonyalılar hakim oldular . M . Ö . 301-66 Pontoslular döneminde Giresun Pontos hakimiyeti altında kaldı .

Kerasus M.Ö. 2. yy. başlarında Farnakeia adıyla anılır. Bunun sebebi Kerasus’un o sırada Pontus Kralı 1. Farnakes’in eline geçmesidir. Kerasus Roma egemenliğine geçince Kerasunda adını almıştır.
Kent en parlak dönemini, Roma senatosunu güç durumlara düşüren IV. Mithridates’le yaşadı. Mithridates döneminde devletin sınırları Yunanistan’a kadar genişletildi. Roma tedirgindi. General Lucullus yönetiminde Anadolu’ya gönderilen Roma ordusu krallığın topraklarını ele geçirdi (M.Ö. 76). Lucullus Roma’ ya dönerken batının henüz tanımadığı yörede çok yaygın olan kiraz fidanlarını yanında götürdü (M.Ö. 67).

General Lucullus’un dönüşüyle kaybedilen topraklar tekrar geri alındı. Senato, bu defa general Pompeius’ u görevlendirdi. Anadolu Roma’ya bağlandı. Pompeius Paletsindeyken ( Filistin ) de II. Pharneces bazı yerleri geri almayı başardı. Pompeius Roma’ya döndükten sonra Kapadokya’ya kadar ilerlediler. O sırada Sezar Mısır’da bulunuyordu. Pontus işgaline son vermek için Anadolu’ya girdi. Sezar, Pontus ile Bithinia krallıklarını birleştirerek bir eyalet halinde Roma’ya bağladı. Sezar’ın ölümünden sonra Pontus ülkesi üç bölgeye ayrıldı. Pharnacia , Pont Polemonyak ülkesinde kaldı .

395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesiyle Giresun , Doğu Roma İmparatorluğunun sınırları içinde kaldı . 1204 yılında İstanbul Latinler tarafından fethedildi . Trabzon’a kaçan Doğu Roma İmparatoru Alesios Kommenos , yeni bir Rum İmparatorluğu kurdu . Giresun’da Rum İmparatorluğunun hakimiyeti altına girdi .

1358 yılında Ordu emiri Hacı Emir Bey kuvvetleriyle Maçka’ya kadar ilerleyip,1361 yılında Giresun’a yeni bir sefer düzenlemiştir.1397 yılında Hacı Emir Beyin ölümüyle yerine geçen oğlu Süleyman Bey Giresun’u tamamen ele geçirmiştir.

Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt zamanında Anadolu’da Türk birliği sağlanmış,Süleyman Beyde bu birliğe katılmıştır.1398 yılı sonlarında Giresun Osmanlı Devletinin sınırları içine girmiştir.1402’de Timur Anadolu’yu istila edince Trabzon Rum İmparatorluğu 1404’de Giresun’u tekrar ele geçirmiştir.

İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han 1461’de Trabzon Rum İmparatorluğunu tamamen tarihten silmiştir.Böylece Giresun tamamen Osmanlı İmparatorluğuna bağlanmıştır.

GİRESUN’UN İL OLMASI

İmparatorluk döneminde Trabzon eyalet merkezi,Giresun’da eyalet merkezine bağlıydı.Tanzimatın ilanından sonra Giresun idari örgütte birkaç yıl Şebinkarahisar’a bağlandı.Daha sonra Trabzon’a bağlı ilçe merkezi iken 1920 yılında müstakil muta sarraflık ,1923 yılında Cumhuriyet’in ilanıyla il merkezi oldu.

Giresun, Doğu Karedeniz Bölgesinde; doğudan Trabzon ve Gümüşhane, batıdan Ordu, güneyden Erzincan, güneybatıdan Sivas illeri ile kuzeyden ise Karadeniz sınırlandırılmış bir sahil ilimizdir.
Giresun ilinin kurulduğu tarihten bugünün gelinceye kadar geçirmiş olduğu olduğu dönemleri incelersek; Giresun Miletliler tarafından M.Ö. VIII. Yüzyılda bir koloni kent olarak kurulmuştur. Giresun M.Ö 183 yılında Pontus hâkimiyetine geçti. Pontus Kralı Phamakes şehri şimdiki Kale ve çevresinde yeniden kurdu. Giresun’un adı bu yıllarda Pharnakia olarak anıldı.
M.Ö.63yılında Roma hâkimiyetine giren şehir 1204 yılında Trabzon Rum İmparatorluğu’na bağlandı.
1461yılında Osmanlı Padişahı Fatih sultan Mehmet’in, Trabzon’u fethi ile şehir Osmanlı İmparatorluğu’na katıldı.
1923yılında Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra il oldu.202 yılı verilerine göre merkez ilçe dâhil 16 ilçesi,17 beldesi,536 köyü bulunmaktadır.

Giresun ismi nerden geliyor?
Sorusunu cevabı ise; kirazın ana yurdu Giresun’dur. Bu nedenle de şehir adını o zamanlar kiraz anlamına gelen Kerasus veya Keresea kelimelerinden almıştır. Giresun ilinin ekonomik gelir kaynağı fındıktır. Fındığın en kalitelisi ise Giresun’da yetişmektedir.

Giresun; konumu, kültürel değerleri ile her mevsim gezilip görülmeye değer essiz güzelliklere sahiptir.
Giresun’un doğal güzellikleri ve tarihi eserleri bakımından çok önemli bir özelliği de turizme elverişli yaylarıdır.
Şehre ayrı bir değer katan başka bir özelliği ise Doğu Karadeniz’de bulunan tek adaya sahip olmasıdır. Şehrin merkezin de bulunan kale, doğal güzelli ve tarihi bakımında gezilmeye, görülmeye değer bir yerdir.
Giresun kendine özgü mutfağı, folkloru ile zengin bir kültürel yapıya sahiptir.
Bu kültürel yapı çerçevesinde her yıl mayıs ayının 20 sın de Uluslararası Karadeniz Giresun Aksu Festivali etkinlikler yapılmaktadır.

GİRESUN
Situated in the eastern Black Sea region,Giresun province is surrounded by the provinces of Trabzon and Gümüşhane to the east,the province of Ordu to the west, the province of Erzincan to the South, the province of Sivas to the southeast and the Black Sea to the North.

In examining the periods that Giresun province has passed through from the time it was founded up of the present,Giresun was founded as a colonial city by the miletians in the 8th century B.C
Giresun passed over to Pontus rule in the year 183 B.C. The Pontus King Phamakes I re-established the city in the vicinity of the Giresun Castle stands at present.

The city of Giresun was annexed to the Roman Empire in 63 A.D.Later on,it was made a part of the Trabzon Greek Empire in the year 1204.
The city was made a part of the Ottoman Empire in the year 1461 when Sultan Mehmet the Conqueror captured the city of Trabzon in the year 1461.
It became a province immediately after the establishment of the Turkish Repubic in 1923. Accordng to the statistics released in 2002,Giresun is comprised of 16 provincial districts including the central district,17townships and 539 villages.
As for the answer to the question; ‘Where does the name Giresun come from?’ The origin of the cherry is Giresun. For this reason, its former name ‘Kerasus’ or ‘Keresea’ derives its name from the word cherry,(kiraz).
The hazelnut is Giresun’s primary source of economic revenue. The highest quality hazelnuts are grown in Giresun.
With its geographic position and cultural values, Giresun posseses incomparable beauty that is worth seeing throughout th year.

Regarding touyrism potential, the plateaus of Giresun are the most important feature from the aspect of natural beauty and historical works.

Another characteristic that adds to the value of the city that it possesses the only island found in the Eastern Black Sea region.

From the standpoint of natural beauty and history, the Castle, which is situated in the city center, is a site worth visiting.
With its unique cuisine and folklore, Giresun possesses a rich cultural makeup. Within the scope of this cultural structure, International Black Sea Giresun Aksu Festival Activities are held on an annual basis starting on May 20 th.





Karadeniz Bölgesinin en güzel illerinden biri olan Giresunumuz için yaptığım ufak çaplı araştırmalara dayanarak ilimizin isim analizlerinden sizlere bahsetmek istiyorum.

Giresun’un eski isimleri için yaptığım araştırmalarda birçok isimle karşılaştım. Fakat tek bir isim üzerinde hala kesin bir karara bağlanılamadığını gördüm. Giresun yöresi için verilmiş en eski isim, M.Ö. 15.yy’da Hititlerin kaynaklarında geçiyormuş ve Hititler bu bölgeye Azzi Ülkesi diyorlarmış. Bu bölge, Giresun, Trabzon, Erzurum ve Gümüşhane’nin bir bölümünü de kapsıyor. Yunalılar ilimize Choerades, Romalılar Kerasous ve Cerasus (Kerasus) demeyi tercih ediyorlarmış o zamanlar. Eski Türkler için şehrin adı ise Vilayet-i Çepni’ymiş. Osmanlı zamanında Kerasunt adı ile sık sık anılan ilimiz, 1930 yılında Giresun adını alıyor.

Yukarıdaki resmi isimleri yanında ilimiz Gireson, Kerason, Keresea, Kerasus, Kerasos, olarak da konuşulup yazılıyor. Fakat bunların yanında bir başka bulduğum kaynakta M.Ö. 1344-1306 yılları arasında hükümdar olan Hitit Kralı 2.Murşil (Mursili) zamanında Giresun’un adı “Kerasos” (Kerasus) değilde ARİPSAS (Aripsa) olarak geçiyor.

Bir diğer rivayete görede şehirde ismin en çok da kirazdan geldiğine inanılır. Şehrin adının kirazdan geldiğini söyleyenler genel olarak kentin ilk olarak Çıtlakkale tarafında kurulduğuna ve o dönemde oradaki kiraz ağaçlarından adını aldığına inanırlar. Dünyaya kirazın buradan yayıldığını düşünürler.

Buna destek olarak gösterebileceğimiz hikâye de Romalı General Lukullus’un M.Ö. 70 yılında Giresun’a gelmesine dayanır. Lukullus Giresun’da kiraz yer ve çok sever. Roma’ya dönerken yanında kiraz fidanı götürür. Romalılar kirazı (Cerasus Avium) tanır, beğenir. Böylece kirazın getirildiği yöreye Keresus adı verilir. Oysaki bu hikaye yaşanmadan yaklaşık 200 yıl kadar öncesinde de Roma’da kirazın varlığından söz edilebilmektedir. Lakin ‘’Ceras’’ kelimesinin sadece kiraz için değil, yabani üzümsü meyvelerin çoğu için kullanıldığı görülmekte ve kerasus isminin belki de başka bir meyveden gelebileceğini de düşündürür.

Ayrıca Karadeniz’de tek Kerasus Giresun’da olmayıp, Trabzon Vakfıkebir’de bulunan ve günümüz adıyla Kirazlık Köyü olan yerin eski adı da Kerasus olarak bilinmektedir. Bunlara ek olarak bir de Sinop’ta bulunmaktadır.

Eda İlhan




Giresun

İsminin Anlamı

Fındığı ile tanınan şirin bir Karadeniz ilimiz. Kiraz ve fındığın bütün dünyâya buradan yayıldığı kabul edilen şirin Giresun ili, Doğu Karadeniz bölgesinde Karadeniz, Trabzon, Gümüşhâne, Erzincan, Sivas ve Ordu arasında yer alır. 40°07’ ve 41°08’ kuzey enlemleriyle, 37°50’ ve 39°12’ doğu boylamları arasında kalır. Trafik numarası 28’dir.

Giresun’un adının menşei hakkında iki farklı görüş vardır. Bunlardan birincisini ünlü seyyah Evliyâ Çelebi Seyâhatnâmesi’nde şöyle ifâde etmektedir. Giresun Kalesi Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde Muhâsip Mahmûd Paşa tarafından fethedilmiştir. Fâtih, kale fetholunurken, Mahmûd Paşaya; “Bu gece kale altuna giresun!” diye ferman edince, kaleye tüneller vâsıtasıyla girilip fethedildiğinden Giresun denmiştir.

İkinci olarak adının “kiraz” (Karesus veya Keressea)dan geldiği rivâyet edilir. Lâtinler bu şehre “Chirizonda, Kerasounde, Cera Sonte” demişlerdir. Romalı kumandan Lucullus, kiraz ağacını Giresun’dan alarak, Roma’ya getirmiş, buradan dünyâya yayılmıştır. Türkler, Giresun’a hâkim olunca ilk önce “Kerasun” dediler. Zamanla bu kelime halkın dilinde “Giresun” olarak yerleşti. Giresun’un ilk sâkinleri Orta Asya’dan gelen Tiberanler, Kalipler ve Mosineklerdir. M.Ö. 1100 senelerinde demircilikle uğraşıyorlardı. Hitit İmparatorluğunun yıkılışından sonra Frigya Konfederasyonuna katıldılar. Frigyalılardan sonra Miletliler (Miletoslar) bölgeyi ele geçirdiler.

http://www.cografya.gen.tr/tr/giresun/anlami.html


https://giresunblog.com/giresun-ismi-nereden-geliyor/


Back to top
Publicité






PostPosted: Mon 8 Oct 2018 - 09:52
PostPost subject: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 2,078
Point(s): 5,482
Moyenne de points: 2.64

PostPosted: Sat 4 Jan 2020 - 19:48
PostPost subject: քառասուն (kırk) nasıl oldu Giresun ?
Reply with quote

Giresun Adasına her yıl daha fazla turist geliyor



Bir yanında arkeoloji kazılarının sürdüğü bir yanında mitolojik karakterlerin canladırıldığı adaya yerli ve yabancı turistlerin gösterdiği ilgi her geçen yıl artıyor.

Doğu Karadeniz'in üzerinde insanların yaşayabildiği tek adası olan Giresun Adası, mitolojik hikayeleri ve içerisindeki tarihi kalıntılarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Amazon kadınlarının yaşadığı ve Herkül'ün altın postu aramak için adaya geldiği gibi mitolojik hikayeleriyle ön plana çıkan adayı ziyaret edenler, sunulan gösterilerle adeta zamanda yolculuğa çıkıyor.Adaya tur düzenleyen özel işletme tarafından temsili Herkül ve Amazon kadınının gösterilerinin yanı sıra talep olması halinde Yunanlı gemiciler Argonotlar ile Saka Türkleri'nin karşılaşması canlandırılıyor.

Bir süredir arkeolojik kazı çalışmaları yapılan adada tarihi kalıntılar da ziyaretçilere gezdiriliyor. Ziyaretçiler Bizans mezarları, tarihi surlar, manastır harabesi, şapel gibi kalıntıları görme şansı elde ediyor.

Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Giresun Adası'nın milattan öncelere uzanan tarihi geçmişi olduğunu söyledi.

Giresun Adası gibi tarihi değerlere sahip çıkarak turizmi daha ileri noktalara taşımanın bir görev olduğunu belirten Sarıfakıoğulları, adanın turizmin odak noktalarından biri olduğunu belirtti.

Sarıfakıoğulları, yerli ve yabancı turistlerin adaya gösterdiği ilginin her geçen yıl arttığına işaret ederek, "Ziyaretçiler Karadeniz'de yaşam olan tek adayı gezmiş olacaklar. Adadaki Bizans mezarları, tarihi surlar, manastır harabesi, şapel gibi kalıntıları görme imkanına sahip olacaklar." dedi.

Adanın kuşların göç alanı üzerinde bulunan bir nokta olduğuna dikkati çeken Sarıfakıoğulları, adanın çeşitli kuş türlerinin uğrak noktası olduğunu kaydetti.

Sarıfakıoğulları, Giresun Adası'nın mitolojik bir geçmişi olduğunu ifade ederek, "Ziyaretçilere temsili Herkül ve Amazon kadınları gösteri sunuyor. Yine adada arkeolojik çalışmalar da yapıldı, bu yıl da inşallah yapılacak. Tarihle iç içe olmayı arzu eden tüm misafirlerimizi Giresun Adası'na bekliyoruz." diye konuştu.

- Altın Post efsanesi

Adada zamanda yolculuk etkinlikleri düzenleyen Hakan Adanır ise Giresun Adası'nın Yunanistan ve Gürcistan arasında bir ticaret güzergahı içerisinde yer aldığını aktardı.

Adanın Herkül'ün altın post efsanesinin güzergahı arasında bulunduğunu anlatan Adanır, mitolojide Herkül'ün Giresun Adası'nda kuşlarla savaşmış olduğunu anlattı.

Adaya gelen turizmcilere mitolojik hikayelerin içerisinde zamanda yolculuk yaptırdıklarını belirten Adanır, "Milattan önce 800 yıllarında Yunanlı gemiciler olan Argonotlar kaptan Yason ile birlikte Gürcistan'a altın ticareti için giderken Giresun Adası'na uğrarlar ve bu hikaye toplumlar tarafından hiçbir zaman unutulmaz." dedi.

Adanır, Giresun Adası'nda bu tarihi olayın en önemli turizm hareketlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Milattan önce bölgeye gelen ilk Türkler olan Saka Türkleri'nin Argonotlarla karşılaşma anı canlandırılıyor. Tabii ki önce birbirinden çekiniyor iki millet ama daha sonra da birlikte altın postu arıyorlar, birlikte yemek yiyorlar. Dolayısıyla da bu coğrafyada yaşayan halkların birbirleriyle dostluk içerisinde yaşayabilmesinin bir kapısını açıyor Altın Post."

Fransa'dan tatil için geldiği Türkiye'de adayı ziyaret eden Ercan Büyükbaş da anlatılanlardan etkilenip, adayı görmek istediklerini belirterek, "Gördük ve etkilendik. Bize anlatılan kadar güzel, Amazon ve Herkül ile tarih canlanmış, onlarla fotoğraf çektirdik, çocuklarımız da ilgi gösterdi. Gelmeyenlere burayı tavsiye ederim." değerlendirmesinde bulundu.

Hakan Burak Altunöz - AA

https://www.arkeolojikhaber.com/haber-giresun-adasina-her-yil-daha-fazla-turist-geliyor-14359/


Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 2,078
Point(s): 5,482
Moyenne de points: 2.64

PostPosted: Mon 6 Jan 2020 - 11:49
PostPost subject: քառասուն (kırk) nasıl oldu Giresun ?
Reply with quote





Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 2,078
Point(s): 5,482
Moyenne de points: 2.64

PostPosted: Mon 6 Jan 2020 - 11:55
PostPost subject: քառասուն (kırk) nasıl oldu Giresun ?
Reply with quote



...................

https://www.haberturk.com/giresun-adasi-dini-merkez-olarak-kullanilmis-1731054


Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 2,078
Point(s): 5,482
Moyenne de points: 2.64

PostPosted: Thu 9 Jan 2020 - 11:36
PostPost subject: քառասուն (kırk) nasıl oldu Giresun ?
Reply with quote

Kırk Aziz'ın Putpereslerce Katledilmesi


qarasun masnukneri - Քառասուն մանուկների վկայաբանությունը



27 Mart 2019Lord Yükselişi

Kırk kutsal ve görkemli tanığın isimleri şunlardır: Domitian, Cyril, Veles, Euides, Hyusicus, Noyicos, Elianos, Plavius, Sparragdos, Xanthios, Sisian, Levontius, Meliton, Severianos, Pilictimus, Ankaias, Iraklias, Vaizler, Kippon, Avetis, Alexandros, Akasius, Valerios, Nicolaius, Eutyches, Bibianos, Johannes, Qudimos, Lusimacos, Gaius, Aghiosos, Agios, Giosios, Ilioghos, Iliogos, Giogios Gratian, Theodulus, Theophilus .

Kapadokya'dan geliyorlardı. Ve gayri meşru kralın alaylarından birinde Ligianos orduya yerleştirildi. İnançla Hıristiyanlardı. Bu nedenle, kanunsuz yargıç onları Mesih'i inkâr etmeye, putlara kurban etmeye ve Mesih'in sevgisinden uzaklaşmaya zorladı. Ve çok fazla ado ve tehditten sonra, azizler İsa'nın göründüğü ve cesaretlendirdiği hapishaneye atıldı. Sekiz gün sonra Caesarea Dükü geldi ve yargıçla oturdu. Azizleri önlerinde durmaya ve Mesih'in inancını soruşturmaya yönlendirdiler. Ve Mesih'i birleşik olarak Tanrı'ya itiraf ettiler ve putperestlerin dinsiz yanılsamasını azarladılar. Dük, taşların azizlerin ağzına konmasını emretti. Ancak taşlar onlara dokunmadı, ama geri döndü ve atıcılara çarptı. Düşes daha büyük bir taş atmak istedi ancak hakimin yüzünü kırdı.

Ve yine hapsedildiler. Ve geceleri, azizler dua ettiğinde, Kurtarıcıları onlara göründü, “ Bana inanan, ölmesine rağmen, yaşayacak. Güçlü olun ve acılarından korkmayın, çünkü geçicidirler. sabırlı olun ve cennetin tacını alın. " Ve eğildiler, Mesih'e ibadet ettiler, O'na teşekkür ettiler. Rab İsa onları cesaretlendirdi, cennete yükseldi.

Ertesi gün azizler yine yargıç önüne getirildi ve onları İsa'yı inkar etmeye zorladı. Ve çocuklar dedi ki, " Acele edeceğiniz şeyi yapın, çünkü Mesih'i inkar etmeyeceğiz ve putlarınıza kurban etmeyeceğiz ." Ve azizlerin ellerini öfkeyle boyunlarına bağladılar ve onları şehrin yakınındaki göle çıplak olarak attılar. Fakat azizler birbirlerini cesaretlendirdiler, “ Sağlam dur kardeşler, çünkü bizimle üç şekilde savaşıyorlar: şeytan, düşes ve hakim. Kırk, Mesih'in yardımıyla biz vaftiz edeceğiz . "

Böylece göldeki Tanrı'yı ​​kutsuyorlardı. Ve havanın sertliği ile su dondu ve buz azizlerin bedenlerini yırttı. Gecenin ilk saatinden sabaha kadar kan dökülüyordu, ancak azizler Tanrı'yı ​​dua etmeyi ve yüceltmeyi bırakmadı. Bunlardan biri şiddetli soğuğa dayanamadı ve gölden çıktı ve kötü adamların onları baştan çıkarmak için göl tarafından hazırladığı ve ısıttığı banyoya girdi. Ve bir süre sonra banyonun sıcaklığında eridi.

Gecenin üçüncü saatinde, yazın olduğu gibi, güneş azizlerin üzerine parladı. Ve sıcaktan su eridi. Ve memurlar, hiçbir azizin gölden kaçmaması gerektiğini izledi; biri uyanıktı ve ışığı gözlemleyerek kutsal ışığın nereden geldiğini görmek istiyordu. Kutsal şehitlerin üzerine inen 39 kron gördü. Ve tuvalete kaçan 40 kişinin tacını kaybettiğini fark etti. Ve arkadaşlarına bağırdı, onları uyandırdı ve göldeki azizlere çıplak koşarak ağladı: " Ben de bir Hıristiyanım ."

Ve şafakta vücutları, kalın bir bezle herkesin kemiklerini parçaladı ve parçaladı ve battı / ... /. Ve bundan sonra, iyi niyetle, azizler sonunda ruhlarını Tanrı'ya verdi.

Ancak aralarında Melito adında genç bir adam hala yaşıyordu. Onu koruyanlar, yaralarının iyileşeceğini ve Meliton'un annesinin ona yalvarmasını ve oğlunu taklit etmesini sağladı. “ Tatlı çocuğum, sabırlı ol ve azizlere katıl. Güçlen, oğlum ve korkmayın, Mesih size kuyrukluyıldız .

Tüm azizlerin cesetleri bir arabaya konuldu ve Meliton hariç yakıldı. Ancak Meliton'un annesi, kadının zayıflığından habersiz, oğlunu omuzlarına aldı ve arabaya koştu. Ve annesinin omuzlarındayken, aziz mutlu bir şekilde ruhunu Tanrı'ya teslim etti. Anne oğlunun cesedini aldı ve azizlerin yanına koydu.

Cesetler Alice Nehri'ne götürüldü ve yakıldı ve kemiklerin geri kalanı nehri küllerle doldurdu. Ancak heykelleri dağılmadı, bir araya geldi. Üç gün sonra geceleri aziz tanıklar Sebastia piskoposuna göründü ve kemiklerinin yerini ilan etti, " Gel ve bizi oradan çıkar ."

Piskopos geceleri gizlice kilisenin ahit rahipleri ile nehre gitti. Sudaki yıldızlar gibi parlayan azizlerin kemiklerinin heykellerini gördüler. Oğlan ve alglerin nehirde sıkışıp kaldığı yerlerde ışık ışınlarıyla yüzleşmek mümkün oldu. Sebastian büyüklerinin oğlu olan keşişler, yaklaşık 100 kişilik bir alayda büyük bir istekle askere alındı, onları bir gemide topladı ve büyük bir onurla kiliseye götürdü. Ve bir antlaşma yaptıktan sonra, birlikte savaşmaya ve Mesih'in tanıklığına karar verdiler. Şiddete karşı, inançlarını ifade ettiler. Dualarında Aziz Cyron yönlendirildi ve şiddete tepki olarak Aziz Canditus arkadaşlarına şunları söyledi: " Durun, kardeşler, üçü bize karşı, şeytan, dük ve hakim karşı savaşıyoruz ve istediğimiz gibi, onlara karşı galip geleceksiniz ."

Böyle bir şehit tarafından bir araya getirilen, Mart ayında kirli Büyük Konstantin Kralı Lucian tarafından Mart ayında şehit edildi. Saltanatı sırasında, kırk çocuğa Mesih Tanrı'nın görkemiyle görkemli bir kilise inşa edildi. Tanrı, kırk muzaffer şehidin şefaatiyle alıcının ruhunu korusun.

Çeviren Haysmavurk. III. Manukyan

http://ter-hambardzum.net/kharasun-manukneri-vkayabanuthyun/


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,750
Point(s): 76,042
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Sat 29 Feb 2020 - 11:14
PostPost subject: քառասուն (kırk) nasıl oldu Giresun ?
Reply with quote

Giresun Müzesini 20 bin kişi ziyaret etti



Giresun müzesi 2019 yılında yaklaşık 20 bin yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yaptı.

Giresun müzesi 2019 yılında yaklaşık 20 bin yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yaptı.

Arkeolojik ve etnografik eserlerin yanı sıra Eski Tunç Çağı, Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait antik eserler, taş kabartmalar, eski tarihlerde kullanılan silah, giysi ve para örneklerinin bulunduğu Giresun Müzesini 2019 yılında yaklaşık 20 bin yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Haftanın her günü açık olan ve girişlerin ücretsiz olduğu müze Ortodoks Kilisesi’nden tarihi müzeye çevrilmişti. Rumlar tarafından 18. yüzyılın ortalarından yapılan tarihi yapı, yaklaşık 250 yıl boyunca Aziz Nikola Ortodoks Kilisesi olarak bölgeye hizmet verdi. 1924 yılında yapılan mübadelenin ardından boşaltılan kilise 1948 yılına kendi haline terk edildi. Bu süreç içerisinde ciddi bir tahribata uğrayan kilise 1948-1967 yılları arasında yapılan kısmi onarımların ardından yaklaşık 20 yıl cezaevi olarak kullanıldı. 1967 yılında tekrar boşaltılan ve yeniden kendi haline terk edilen bu tarihi yapıya Kültür ve Turizm Bakanlığı 1982 yılında sahip çıktı ve bundan sonra 6 yıl süren restorasyon çalışmaları başladı.

1988 yılında çalışmaların bitmesinin ardından hizmete açılan müze 22 senedir faaliyetine devam ediyor. Kilisenin olduğu bina müze olarak, avlusunda bulunan ve papaz evi olarak yapılan kısım ise zaman içerisinde tekrar onarılarak müze müdüriyeti olarak kullanılıyor. Papaz evinin hemen sol tarafında bulunan merdiven ise mahzen kısmına ulaşıyor. Ön duvarda ise sonradan kapatılan bir geçit bulunduğu ve bu geçidinde kilisenin iç kısmına ulaştığı belirtiliyor.


 GİRESUN


Kaynak: İHA


https://www.haberler.com/giresun-muzesini-20-bin-kisi-ziyaret-etti-12963526…


Back to top
Display posts from previous:   
Armenian on web Forum Index -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Hamshen - Համշենի - Hemşin All times are GMT + 1 Hour
Post new topic   Reply to topic
Page 1 of 1
Jump to:  

 



Portal | Index | Create a forum | Free support forum | Free forums directory | Report a violation | Cookies | Charte | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1