Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Dacikler Suudiler Tarafından Futursuzca cinayet mahalli Olarak Kulla-
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News en bref ... Օրուան կարճ լուրեր ... Güncel kısa haberler
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 23 Oct 2018 - 10:00
MessageSujet du message: Dacikler Suudiler Tarafından Futursuzca cinayet mahalli Olarak Kulla-
Répondre en citant

Dacikler Suudiler Tarafından Futursuzca cinayet mahalli Olarak Kullanılan İstanbuldaki Gazeteci İNFAZI İçin

Suud Kıraliyet Ailesinden 100 MİLYAR ABD DOLARI "SUS PAYI " Talep Ettikleri İdda Edildi









Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı‘Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı cinayetini itiraf noktasına getirilmesi başarıdır, Ankara krizi doğru yönetti'Twitter

Washington Post yazarı ve Suudi vatandaşı Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesinin ardından cevap bekleyen soruları ve olası senaryoları dış politika uzmanı Özdemir Akbal, Sputnik'e değerlendirdi.

Sabah, fotoğraf yayınladı: Kaşıkçı'yı öldüren timin beynine ulaştık

2 Ekim'de girdiği Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'ndan canlı çıkamayan ve Suudi yönetiminin uluslararası baskıların sonucu olarak haftalar sonra 'yanlışlıkla öldürüldüğünü' açıkladığı Cemal Kaşıkçı vakası, emsali bulunmayan bir vaka olarak tarihe geçti. Ancak olayın üzerinden geçen zamana karşın Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğu ve neden öldürüldüğü gibi kilit sorulara henüz net bir yanıt bulunamadı.

OLAY GERÇEKTEN BİR ‘MUHALİF GAZETECİ' CİNAYETİ Mİ?

Önemli sorulara yanıt bulunamaması bir yana, bu sorular özellikle New York Times ve Kaşıkçı'nın köşe yazarlığı yaptığı Washington Post başta olmak üzere Batı medyasının olayı ele alış biçimiyle yanıtlanmaya çalışıldı. Kaşıkçı cinayetinin saiki tam olarak bilinmese, bu konuyla ilgili Suudi kaynaklarından henüz herhangi bir bilgi gelmemiş olsa da; Kaşıkçı'nın öldürülmüş olabileceğinden bahsedilen 2 Ekim'den bir yana dünya "muhalif bir gazeteci cinayeti"ne odaklandı. Halbuki, Kaşıkçı'nın neden öldürüldüğünden, neden 2 Ekim'de ve İstanbul'da öldürüldüğüne; hatta bu cinayete hangi Suudi Arabistan yetkililerinin müdahil olduğuna kadar yanıtlanmaya muhtaç pek çok soru var.


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SALI GÜNÜ ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR YAPACAK

Tam bu noktada, konuya ilişkin kilit bir açıklama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan geldi. Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili soruşturmanın detaylarını Salı günü gerçekleşecek grup toplantısında anlatacağını söyleyen Erdoğan "Ülkemize yönelik saldırıların şiddeti artarken mahiyeti de değişiyor. Cemal Kaşıkçı konusunda kararlıyız ortaya çıkaracağız dedik. Bu konuyla ilgili açıklamaları salı günü grup toplantısında yapacağım. Burada adaleti arıyoruz. Bu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak. Sıradan atılan bazı adımlarla değil. 15 kişi buraya neden geldi, 18 kişi neden tutuklandı. Salı günü çok farklı bir biçimde anlatacağım. Detaya gireceğiz" şeklinde konuştu.


‘TEMELİ 1932'DE ATILAN ABD-SUUDİ ARABİSTAN İLİŞKİLERİ HESABA KATILMALI'

Peki, bu emsalsiz vaka Türkiye-Suudi Arabistan veya ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde bir değişikliğe sebebiyet verir mi? İlişkilerde böyle bir değişiklik olmalı mı? Ankara, Riyad'la diplomatik ilişkilerini kesmeli mi? Ankara, bu krizi nasıl yönetti? Sputnik, Cemal Kaşıkçı olayına ilişkin bu sorular ve daha fazlasını dış politika uzmanı Özdemir Akbal'a yöneltti.

Dış politika uzmanı Özdemir Akbal "Olan biteni ‘Cemal Kaşıkçı olayı' diye tanımlamak son derece doğru. Zira burada sadece bir kriminal meseleden veya bir gazetenin üçüncü sayfasında yer alabilecek nitelikte bir cinayet haberinden bahsetmiyoruz. Burada aslında ABD'nin Suudi Arabistan'la ilişkilerinden doğan ve bölgesel ölçekte etki yaratan politik durumun nasıl geliştiği ve gelişeceğine dair test odağıyla karşı karşıyayız. Şöyle ki, ABD'nin, Suudi Arabistan'ın resmi kuruluş tarihi olan 1932'den beri o ülkeyle olan ekonomik ilişkileri, İkinci Dünya Savaşı'yla beraber ABD'nin Suudi Arabistan'ı koruma altına alması ve böylece dünya politikasında gerçekleşen pek çok olayda ABD ve Suudi Arabistan'ın birbiriyle mütenasip şekilde hareket ettiği süreç takip etti. Eğer bu süreç ele alınmazsa, iki ülkenin birbirine karşı sergilediği reaksiyon tespit edilemez ve bu mesele diplomatik dokunulmazlık ve cinayet çözümü gibi donelerle kısıtlı kalır" dedi.


İNSAN HAKKI SAVUNUCULUĞU SÖYLEMİNE KARŞI ABD NEDEN SUUDİ ARABİSTAN'LA İLİŞKİLERİNİ KESMİYOR?

ABD'nin Kaşıkçı meselesi karşısındaki tutumunu nasıl değerlendirmek lazım? Akbal bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

"Pek çok kişi, ABD'nin Suudi Arabistan'a başta silah ambargosu olmak üzere pek çok yaptırım uygulamasını bekliyordu. Halbuki Trump, FOX News'e çıkıp silah satışının engellenmesinin mevzubahis olmadığını ancak yapılacak ‘bazı şeyler' olduğunu açıkladı. Elbette bu ‘bazı şeyler' son derece muğlak bir kavram. Ancak neticede Trump'ın geleneksel ABD-Suudi Arabistan politikasını sürdürmekle —ki buna memur ve mecburdur aslında- ABD'nin ‘demokrasi ve insan haklarını destekleme' şeklindeki sözde geleneği arasında kaldığını görüyoruz. Yani bir yanda ABD'nin Suudi Arabistan ortaklığı dolayısıyla çıkarı var; öte yanda da ABD'nin sık sık söylemleri içinde yer alan ‘demokrasi ve insan hakları savunuculuğu' iddiası. Şahsi kanaatim Kaşıkçı olayındaki tüm bu vahşete rağmen ABD, hiçbir şekilde Suudi Arabistan'la ilişkilerini bozabilecek durumda değil. Çünkü Suudi Arabistan ve ABD hem de ABD-İsrail- Suudi Arabistan'ın birbirinden ayrılamaz çıkarları sürdükçe, bu gibi hadiselerin bile ilişkilerin seyri konusunda herhangi bir somut değişim yaratması beklenemez. Dolayısıyla yarın öbür gün Suudi Arabistan'da bir grup isyan çıkarıp Suud ailesini devirmedikçe, ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde herhangi bir kopma beklemek bir hayli zor. Kaldı ki zor bir ihtimal ama böyle bir isyan bile olsa Suud ailesinin yerine geçecek yeni gücün de ABD ile bağ kurmadan tahtta oturması zor olurdu. Cemal Kaşıkçı olayı, insan hakları veya uluslararası hukuk söylemleriyle anlaşılabilecek olmanın çok ötesinde bir olay. Trump'ın ikircikli gibi görünen tavrının arkasında da tam bu durum yatıyor."


‘ABD KRİZİ YÖNETEMEDİ AMA ASIL ÖNEMLİ OLAN BU DURUMUN SORUN YARATMAMASI'

Peki ABD bu süreci nasıl yönetti? Akbal'a göre ABD'nin bu krizi yönetemediği ortada olsa da asıl sorun bunun bir sorun teşkil edip etmediği:

"ABD'nin bu krizi yönetemediği gün gibi ortada. Peki ABD'nin bu krizi yönetememesi problem teşkil eder mi? Bence asıl sorulması gereken bu. Bu durumun da bir problem teşkil etmediği gözüküyor. ABD, daha doğrusu Trump yönetimi krizi yönetememiş olsa da; ABD- Suudi Arabistan ilişkileri ve ABD'nin diğer müttefikleriyle ilişkileri dolayısıyla bu krizin yönetilememesi herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Suudi Arabistan idaresi de olayı ‘Bir grubun Riyad'ın talimatlarına uymayıp inisiyatif kullanarak gerçekleştirdiği' bir olay olarak lanse ediyor ve ‘sorumluları cezalandırma yolundayız' tutumuyla meseleden sıyrılmaya çalışıyor. Ben Suudi Arabistan'ın ABD ile ilişkilerindeki derinlik sebebiyle bu olaydan bu şekilde sıyrılabilmesini de son derece olası görüyorum. Zira iki taraf da olayın gidişatında bir ortak kanaat oluşturma ve diğer ittifak üyelerini bu kanaate dahil etme çabasını şiddetle sergiliyor."

‘ANKARA'YI ELEŞTİRENLER RİYAD'LA İLİŞKİLERİN TAMAMEN KESİLMESİNİ BEKLİYORDU AMA ANKARA KRİZİ GAYET DOĞRU YÖNETTİ'

Ankara'nın kriz yönetim sürecinde haksız eleştirilere maruz kaldığını ve aslında süreci doğru yönettiğine işaret eden Akbal "Hükümet, bu krizi gayet doğru ve dürüst şekilde yürüttü. Hükümeti eleştirenlerin ne beklediğini anlamıyorum. Kaşıkçı'nın Konsolosluğa girmesi mi engellenecekti? ‘Abi içeri girersen seni öldürürler?' mi demeliydik? Veya biz bunu nereden bilecektik? Sonuçta hükümet ağzıyla kuş tutsa ‘ama kanadını kırdın' diyecek bir güruhun varlığı baki. Bence asıl önemli olan, Suudi Arabistan Konsolosluğu'nun diplomatik dokunulmazlığa sahip olmasının, oranın Suudi Arabistan toprağı olduğu anlamına gelmemesi. Buradaki önemli nokta, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye yönelik mugayir, egemenlik haklarını tanımayan bir hareketinin olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu hususta hükümetin herhangi bir eleştiriye maruz bırakılmasını ben çok insaflı ve mantıklı bir yaklaşım olarak değerlendirmiyorum. Anladığım kadarıyla bu eleştirileri getirenler, bu olayın gerçekleştiği açığa çıkmaz.Türkiye'nin Suudi Arabistan'la bütün ilişkilerini kesmesini bekliyordu. Ancak diplomasi böyle yürümez. Kaldı ki, herhangi bir vatandaşınızın evine girebileceğiniz bir mahkeme kararıyla delil elde edebileceğiniz bir durumda da değilsiniz. Sözkonusu olan diplomatik dokunulmazlığı olan bir konut ve burada arama tarama yapılabilmesi için sözkonusu ülkenin izni gerekli. Bu izinler alındı, süreç yürütüldü. Kaldı ki sürecin başında Suudi Arabistan hiçbir şekilde ses çıkarmazken, gelinen noktada Kaşıkçı'nın öldürüldüğünü ve öldürenlerin bırakın Suudi vatandaşı olduğunu, Suudi devletinin personeli olduğunu bile kabul etmek zorunda kaldı. Daha nasıl bir soruşturma yürütülebilir? Bu sorunun yanıtını, bu eleştirileri yapanların vicdanına bırakıyorum" değerlendirmesinde bulundu.


‘MEDYA, BİLGİ DEĞİL ÇIKARIM VE VARSAYIM GAZETECİLİĞİ YAPTI'

2 Ekim'den bu yana hem uluslararası medyanın hem de Türk medyasının bilgi değil yoruma yöneldiğine ve meseleyi henüz soruşturma bile başlamamışken "muhalif gazeteci cinayeti" diye lanse ettiğinin hatırlatılması üzerine Akbal, medyanın bilgi değil çıkarım ve varsayım gazeteciliği yaptığına vurgu yaptı:

"Washington Post'taki birkaç görüş üzerine bu tanımlamayı yapabilmek ve bunun üzerinden bir kurgu geliştirmek ne kadar doğrudur? Bu ‘olsa olsa haberciliği' midir? Bu açık şekilde ortada. Problemin çıkış noktası şu: Suudi Arabistan tam bir kapalı kutu. Orada kim muhalif? Orada tam olarak ne yapıyor? 2030 vizyonu tam olarak ne ifade eder? Veliaht Prens, ülkenin idaresinde ne kadar önceliğe sahip? Halihazırda Kral'ın yerine yönetimde öncelikli şekilde yetkili midir? Bunlara cevap aramak yerine, medyada farazi ifadelere yer veriliyor. Suudi Arabistan üzerine bilgimiz de çok az. Bu da karmaşa yaratıyor."

Türk medyasının Kaşıkçı meselesinde "sınıfta kaldığını" söyleyen Akbal "Türkiye'deki medya Kaşıkçı meselesinde son derece kötü bir sınav verdi. Bunu kabul etme olgunluğu göstersinler. Çeviri haberlerle vatandaşı bilgilendirmeleri bir yana, diplomasi ve uluslararası politika muhabirleri haber aktarmanın ötesine geçerek ve kendi alanlarını aşarak uluslararası politika sistemik yapısına dair yorumlar yapmaya başladılar. Halbuki bu muhabirlerin görevi haber aktarmaktır, diğer kısım akademinin alanıdır" diye ekledi.

Elif Sudagezer

https://tr.sputniknews.com/columnists/201810231035790486-suudi-arabistanturkiye-cemal-kasikci-kriz-cinayet-ankara-itiraf/#comments


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mar 23 Oct 2018 - 10:00
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 24 Oct 2018 - 08:28
MessageSujet du message: Dacikler Suudiler Tarafından Futursuzca cinayet mahalli Olarak Kulla-
Répondre en citant

Emri veren de yargılansın




Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyanın izlediği grup toplantısında gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın “planlı bir operasyonla ve vahşice” öldürüldüğünü açıkladı. Suudi Arabistan’da tutuklanan 18 kişinin İstanbul’da yargılanmasını isteyen Erdoğan, Veliaht Prens Selman’ın adını vermeden, “İnsanlığın vicdanı ancak emri verenden uygulayana kadar herkesten hesap sorulması halinde mutmain olacaktır” dedi.umhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grubu’nda Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin önemli detayları dünya kamuoyu ile paylaştı. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar özetle şöyle:




Her şeyden önce bu cinayet Suudi Arabistan toprağı sayılan konsolosluk binasında işlenmiş olabilir fakat unutulmamalıdır ki burası Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içindedir. Viyana Sözleşmesi ve diğer uluslararası hukuk kurallarının böyle vahşi bir cinayetin soruşturulmasının diplomatik dokunulmazlık zırhının altına gizlenmesine izin vermeyeceğiz.

VİCDANLARI YARALAR

Türkiye kendi egemenlik hakları yanında uluslararası toplum adına insanlığın ortak vicdanının temsilcisi olarak da bu meselenin takipçisidir. Şu ana kadar ortaya çıkan bilgiler ve deliller, Cemal Kaşıkçı'nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösteriyor. Böyle bir vahşetin örtbas edilmesi tüm insanlığın vicdanını yaralayacaktır. Aynı hassasiyeti konunun tüm taraflarından da bekliyoruz.

PLANLI OPERASYON

Bundan sonra kendilerinden meselenin tüm sorumlularını açık yüreklilikle ortaya çıkarmalarını ve hukuk önünde gereken cezaya çarptırmalarını bekliyoruz. Cinayetin anlık bir hadiseden kaynaklanmadığı, planlı bir operasyonun ürünü olduğu yönünde elimizde güçlü emareler bulunuyor.

DİĞER ÜLKELERDEKİ SUÇ ORTAKLARI

Böyle bir meseleyi birkaç güvenlik ve istihbarat mensubunun üzerine yıkmak ne Türkiye'yi ne de uluslararası toplumu tatmin eder. İnsanlığın vicdanı ancak emri verenden uygulayana kadar herkesten hesap sorulması halinde mutmain olacaktır. Şahsen Hadimul Haremeyn Şerifeyn Kral Selman bin Abdulaziz'in samimiyetinden şüphe duymuyorum. Bu, bir siyasi cinayet olduğuna göre şayet varsa, diğer ülkelerdeki suç ortaklarının da soruşturmaya dahil edilmesi gerekiyor.

OLAY İSTANBUL’DA

Türkiye'ye gelen 15 kişi tutuklananlar arasındadır. Olayın cereyan ettiği yer İstanbul'dur. Dolayısıyla 18 tutuklunun yargılanmasının İstanbul'da yapılması teklifimdir. Takdir kendilerinindir ama bu benim teklifimdir. Çünkü olayın cereyan ettiği yer burası o bakımdan önemli.

Riyad’a 5 soru

Erdoğan, vahşete ilişkin “Mevcut bilgiler ışığında şu sorular herkesin kafasını kurcalamaya devam ediyor” diyerek “Hiç kimse tüm bu sorular cevaplanmadan meselenin üzerinin kapatılacağını aklından dahi geçirmesin” sözleriyle şu soruları sordu:

* Tamamı da olayla ilişkili vasıflara sahip bu 15 kişi cinayet günü niçin İstanbul'da toplanmıştır?

* Bu kişiler kimden emir alarak oraya gelmişlerdir?

* Başkonsolosluk binası niçin hemen değil de günler sonra incelemeye açılmıştır?

* Öldürüldüğü resmen kabul edilen bir kişinin cesedi niçin halen ortada yok?

* 'Cesedin yerli işbirlikçiye verildiği' ifadesi şayet doğruysa çünkü bu açıklamayı yetkili bir ağız yapıyor. Şimdi soruyorum, bu yerli işbirlikçi kimdir? Çünkü sıradan birisi bu yerli işbirlikçiden bahsetmiyor, Suudi Arabistan'ın yetkili bir ağzı bunu söylüyor. Öyleyse bu yerli işbirlikçiyi açıklamaya mecbursun, bunu açıklayacaksın.

Trump: Konuşma çok sertti

ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cemal Kaşıkçı konusundaki açıklamalarını değerlendirdi. Erdoğan’ın Suudi Arabistan’la ilgili açıklamalarını ‘oldukça sert’ bulduğunu ifade eden Trump, “Bu sözleri soruşturma sonucunu gördükten sonra değerlendirebilirim” dedi. Trump, Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı cinayeti konusundaki tavrını da eleştirerek “Şimdiye kadarki en kötü örtbas etme şekli” ifadelerini kullandı.

Kaşıkçı ailesine taziye telefonu

Erdoğan, Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın ailesini telefonla arayıp taziye dileğinde bulundu. Kaşıkçı'nın öldürülmesinden derin üzüntü duyduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye olarak bu olayın takipçisi olacaklarını ve cinayetin aydınlatılması için gereken her şeyin yapılacağını vurguladı.

https://www.yenisafak.com/gundem/emri-veren-de-yargilansin-3404120




https://www.yenisafak.com/dunya/banakafasini-getirin-3404115

Trump, Erdoğan'ı böyle buldu: "Epey sert"



ABD Başkanı Donald Trump, İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı konusunda Oval Ofis’te soruları yanıtladı. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını “epey sert” olarak niteledi.

https://odatv.com/tarihteki-en-kotu-ortbas-24101814.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mer 31 Oct 2018 - 10:12
MessageSujet du message: Dacikler Suudiler Tarafından Futursuzca cinayet mahalli Olarak Kulla-
Répondre en citant

Saudi journalist’s murder exploited for selfish interests by world powers



The heinous murder of prominent Saudi journalist Jamal Khashoggi has been exploited by leaders of several countries for their selfish political and economic gains, ignoring the vile nature of the crime. The main participants in this ugly game are Saudi Arabia, Turkey and the United States.

On October 2, 2018, Jamal Khashoggi, a Saudi citizen, visited Saudi Arabia’s Consulate in Istanbul, Turkey, to finalize his divorce documents so he could marry his Turkish fiancée, Hatice Cengiz. Khashoggi never left the Consulate. He was murdered and reportedly dismembered by a special team of Saudi investigators who were sent to Istanbul the day before, and after the killing immediately returned to Saudi Arabia on two separate private jets.

Khashoggi, who had worked for years for the Saudi government in important positions, left Saudi Arabia and settled in the United States in 2017 after becoming disillusioned with Crown Prince Mohammed bin Salman’s limitless powers. Khashoggi began writing critical opinion columns in the Washington Post, while Saudi leaders made several unsuccessful attempts to lure him back to his native land.

Initially, Saudi Arabia announced that Khashoggi had left its Consulate in Istanbul within an hour or so of his arrival. However, after leaks from the Turkish government that there was no video of Khashoggi exiting the Consulate, the Saudi authorities changed their story, claiming that the dissident journalist was killed during a fistfight at the Consulate. A week later, the Saudi leaders changed their story once again, stating that Khashoggi’s murder was premeditated and not accidental. Saudi Arabia proceeded to fire five security officials and arrested a dozen others, claiming that neither King Salman nor the Crown Prince had any advance knowledge of the murder plan. Given the fact that the Crown Prince is in total control of the country, no one believes that he was unaware of Khashoggi’s killing by the Kingdom’s top security and intelligence officials.

In the meantime, the Turkish government, which has been in constant rivalry with Saudi Arabia for the dominance of the Sunni Islamic world, has been leaking to the Turkish media drip by drip the evidence of Khashoggi’s murder. Initially, the Turks claimed that the information came from Khashoggi’s apple watch which had recorded his torture and murder. When experts advised that the apple watch did not have such a capacity, it became clear that the Turkish government used the watch as a cover up for its secret recording devices installed inside the Saudi Consulate.

In my opinion, the Turkish government’s continuous leaks to the media were meant to send a message to Saudi authorities that it would make public potentially embarrassing evidence about Khashoggi’s killing, unless the Saudis would pay a large ransom for Pres. Erdogan’s silence. It is well-known that the Turkish economy is in shambles and desperately needs tens of billions of dollars to cover its foreign debts. Not hearing a positive response, Erdogan warned the Saudis that he would personally go on national TV and reveal the “naked truth,” unless the Saudis accommodated the Turkish demands. During his speech last week, for the first time, Erdogan made public the timeline of Khashoggi murder and raised serious doubts that it was accidental. However, the Turkish President seemed to keep the hope alive that the Saudis will eventually meet his shakedown demands by not making public all of his secretly collected evidence. In his speech, Erdogan neither mentioned the name of the Saudi Crown Prince nor the Turkish possession of audio/visual materials which had recorded Khashoggi’s painful death. Instead, Erdogan asked several questions that he probably knew the answers, such as: where is Khashoggi’s body and who is the Turkish collaborator who whisked it away at Saudis’ request? Meanwhile, to squeeze the Saudis further, the Turkish press published last week gruesome images of Khashoggi’s dismembered body!

The third culprit is the United States, more specifically, Pres. Trump. When he first got the news that Khashoggi was murdered at the Saudi Consulate in Istanbul, Pres. Trump kept emphasizing his own “great achievement” of selling $110 billion of advanced U.S. weapons to Saudi Arabia during his last year’s visit, ostensibly creating “450,000 jobs for American workers.” As usual, Pres. Trump exaggerated the financial benefits as he had not signed a contract for the sale of $110 billion of U.S. weapons. There was actually an agreement to sell only $10-$20 billion of weapons in the next five years. Furthermore, a year ago Pres. Trump had said that the same weapon sale would create 40,000 American jobs, not 450,000. However, a few days after Khashoggi’s murder, Pres. Trump exaggerated his numbers, this time to 500,000 jobs. A week later, he increased it again to “one million jobs,” and then to “over one million jobs.”

Regardless of how many jobs would be created and how many billions would the sale of the weapons bring, Pres. Trump never expressed his condolences to the Khashoggi family. Even though Pres. Trump kept warning Saudi Arabia of “severe consequences,” he valued the price of the weapons more than a human being’s life! The only American ‘punishment’ was the suspension of U.S. visas to the 18 Saudis who were sent to Istanbul to murder Khashoggi.

Regrettably, most heads of states do not care about human beings! What’s in it for me or my nation is the common practice. In the process, leaders are willing to lie, cheat, and even murder.

Khashoggi’s Turkish fiancée did the right thing by refusing Pres. Trump’s invitation to the White House. She did not want her grief to be exploited by a politician who only cares about his own selfish gains rather than the pain and suffering of the family members of a mutilated murder victim!

By Harut Sassounian - Publisher, The California Courier

https://www.panorama.am/en/news/2018/10/31/Saudi-journalist-world-powers/2026171


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Mar 13 Nov 2018 - 10:16
MessageSujet du message: Dacikler Suudiler Tarafından Futursuzca cinayet mahalli Olarak Kulla-
Répondre en citant



https://odatv.com/patronunuza-haber-verin-islem-tamam-13111837.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 04:34
MessageSujet du message: Dacikler Suudiler Tarafından Futursuzca cinayet mahalli Olarak Kulla-

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News en bref ... Օրուան կարճ լուրեր ... Güncel kısa haberler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com