Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Der Zor tehcir dökümü 1915
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> Statistiques, Chronologie, Archive Aller à la page: <  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  >
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
Hayjan



Inscrit le: 31 Jan 2008
Messages: 5 360

MessagePosté le: Lun 2 Nov 2009 - 17:17
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Revue du message précédent :

Sayin Gunisigi

Bildiginiz sozu tekrar edeyim.Can çikar huy çikmaz.Yanlis istikamete suruklenme israriniz ancak huy meselesi olsa gerek.

Astiginiz Turk sitesinde ki yazinin aslinda pek de belgeye benzer bir hali yok.
Oldugunu farzedelim.

Bir o yazida Baris gorusmeleri ile alakali bir yazi yok bu bir.


Ikincisi yaziyi tercume edersek sizin yazdiklariniza ters dusuyor.

Tehcire gonderilenlerin sayisinin 6-700.000 oldugunu tahmin ediliyor. Size verdigim rakkamlar su an muteffiklerin bulundugu bolgede sag kalanlar.Collere saçilmis diger tehcire gonderilenlerden su ana kadar hiç bir haberimiz yok.



Iste boyle sayin Gunisigi,anlayabiliyormusunuz? Tehcire gonderilen 6-700.000 demiyor ki,elimizdekiler rakkamlar bu diyor.Collerde kalanlari adam yerine koymuyormusunuz? Bu belgeye ragbet ederseniz,çollerde kalanlari da hesaplayin. Ustune tehcirden evvel oldurulenleri de hesaba katarsaniz,hem Ermeni nufusunu kendi kendinize ortaya çikarir hemde olenlerin sayisini.
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Lun 2 Nov 2009 - 17:17
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 896
Point(s): 42 287
Moyenne de points: 3,04

MessagePosté le: Lun 2 Nov 2009 - 17:42
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Ermeni halkının acılarını paylaşmanız « Insanlık değerlerine » kiymet verdiğiniz için olsa gerek …
Savaşlarda bütün ölenlere rahmet diliyelim.

Tehcir meselesi kendi kendine bir araştırma konusudur … Nüfüs sayımları Osmanlı zamanında sıhhatli bir şekilde yapıldı denemez ; yabancı gözlemciler ise kendi araştırmaları yanında nüfus orantısı yaptıkları zaman Osmanlı verilerinden fazla yararlanmış, tamamiyle “kabul etmişlerdir” denilebilir. Tehcirde Ermenilerin sayısını bulmak oldukça güç olsa gerek …
Kripto, dönme ve rüşvet sonucu kendilerini müslüman olarak gösterenlerin de varlığından kuşkunuz olmadığını sanırım.
Ne sizlere ne de okurlara “birşeyler” öğretmek gibi bir amacım yok, bu konularla biraz « derinden » ilgileniyorum o kadar … Bana kalırsa en sağlıklı sayımlar Patrikhaneler tarafından yapılmıştır (birden fazla Patrikhane vardı). Kudüs Ermeni arşivlerinde olması muhtemel …
Taşnaktsutyunun kendi başına bu konuda ki incelemeleri yetersiz kalır … “Arkadaşları” olan Ittihatçılar aynı verileri paylaşmış olmaları gerek.

Muhakkak ki “çatışmalar” esnasında her topluluktan ölenler olmuştur, bu inkâr edilemez fakat önemli olan seçilen keyfi örneklerdir. Van’da özerk bir Ermeni idaresi vardı … Örneğin Antep’de ise Türk ve Kürtler arasında sıkışan bir ermeni topluluğu vardı. Tabii ki Fransız’lara ilk başlarda kurtarıcı gözü ile baktılar, kısa “sürdürülen” bir zaman zarfında da yardım bile ettiler. Türk tarih kitaplarını ve zamanın fransız arşivlerini karşılaştırdığınızda aynı sonuca varamazsınız … Fransızca bildiğinizi bilemiyorum ama google kitap arşivinde sözünü ettiğim kitapları bulabilirsiz … Adana’da ise bahsettiğim “arkadasları” tarafından kışkırtılan halk iki gün içinde 20.000 – 30.000 arasında Ermeniyi katletmişlerdir. Bunu bir isyan olarak gormek çok safca olur, galeyana getirilmek daha yerinde olur.

“Kapı komşusu” tarimi hoşuma gitmedi desem yalan olur … Balkanları kendi kaderlerine terk edip “soydaşları” nın bulunduğu doğu ve dindaşları bulunduğu güney daha emin gelmiş olabilir.

Günışığı a écrit:
Demek ki Türk/Ermeni olayları tehçirle başlayıp / tehçirle bitmiyor.


“Türk – Ermeni olayları, istila ile başlamış ve soykırımı ile noktalanmak istenmiştir” denilebilir. Ki bunun bariz bir neticesi olarak üçüncü ermeni diyasporası kuşağının varlığında görüyoruz.

“Sözü” size vermeden önce bu tartışmadan memnun olduğumu bilmenizi isterim.

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Günışığı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı

Hors ligne

Inscrit le: 03 Mar 2009
Messages: 94
Point(s): 182
Moyenne de points: 1,94

MessagePosté le: Lun 2 Nov 2009 - 19:54
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Citation:
“Sözü” size vermeden önce bu tartışmadan memnun olduğumu bilmenizi isterim




Sayın Mafilou, '' Tartışma '' kelimesi çok geniş anlamlar içerir. Bazen hiçte insani olmayan durumlara bile, anlam olabilir.Bence gelin biz şimdilik biri Türk diğeri Ermeni olan iki medeni insan gibi zaman zaman kendi tezlerini karşısındakine sadece anlatmaya / anlamaya çalışan iki insanın sanal alemde bir araya gelmesi olarak kabul edelim. Ve sadece size cevap vereceğim



Müsadenizle bu karşılıklı yazılarda konuyu çok geniş perspektiflere taşımak hem sizin için hemde benim için anlamsız ve anlaşılmaktan uzak olacağından tek konuyu ele alıp sonuçlandırana kadar o konuyu irdelemeyi öneriyorum.Sanırım bu duruma bir itirazınız olmaz.

İlk parağraflarınızda ana konu ''TEHÇİR'' idi. bu konuyu bir açıklığa kavuşturalım.


Sayın Mafilou, TTK internet sitesinde Ermeni masası başkanı Prof.Dr .Kemal Çiçek imzalı Fransız arşivlerinden alınmış bir belgeyi size sundum.Boğos Nubar Paşa imzalı bu belgede Rusya'ya İran'a ...vs yerlere giden Ermeniler ile birlikte 6-700.000
bin Ermeninin 1918 yılinda tehçir edildiğini yazıyor...



Bu konu bence önemli .Çünkü gidenlerin sayısını ve gidilen yerlere varanlarıda biliyorsak birde elimizde tekrar geri dönenlerle ile bilgi var ise bir takım olayları kavramamız daha kolay olur.


Boğos nubar paşanın 6-700.000 ( sizce elimizdeki rakamlar bu deyip 800.000 kişiyi görmediğine inanırmısınız ?)olarak verdiği bir rakamı siz neye dayanarak 1.500.000 ve üzerinde bir rakamla ifade ettiniz.?

Bu konuya bir açıklık getirirmisiniz.


Revenir en haut
Palutzi
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 05 Sep 2007
Messages: 3 974
Point(s): 13 351
Moyenne de points: 3,36

MessagePosté le: Lun 2 Nov 2009 - 20:46
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Maden'e bagli bazi Ermeni koyleri:Kilikan, Pirnos,Genepi, Kunt,Arka Şebgen,Goroz,Sanisi, Putyan,
Ergani'ye bagli koyler:Gisgis,Konağık,Hafselm,Zengetil,Vanke,Kilisa Kıra,Gomayık,Şeğık,Hilar,Hersin.


Isimlerini buraya yazmis oldugum koylerde yasayan Ermeniler'den kaçi techir adi altinda katledildi?
Bu koylerde bulunan Ermeni Kiliseleri'nin durumu nelerdir?
Techir edilenlerin kaç tanesi techir yerine varabildi?
Ermeniler'den kalan mal ve mulkler kimler tarafindan paylasildi?


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 896
Point(s): 42 287
Moyenne de points: 3,04

MessagePosté le: Lun 2 Nov 2009 - 21:25
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Günışığı a écrit:
....
Sayın Mafilou, TTK internet sitesinde Ermeni masası başkanı Prof.Dr .Kemal Çiçek imzalı Fransız arşivlerinden alınmış bir belgeyi size sundum.Boğos Nubar ...

Bu konu bence önemli .Çünkü gidenlerin sayısını ve gidilen yerlere varanlarıda biliyorsak birde elimizde tekrar geri dönenlerle ile bilgi var ise bir takım olayları kavramamız daha kolay olur.


Yazdiginiz gibi konu elbette önemli ...
Sorunuzun cevabi tekrar sizin alintinizda: yanlis kaynak seçmisiniz ...



Arkadasimiz Palutzi iyi bir noktaya degindi: tehcir edilenlerin sayisi sizce bir deftere tam olarak aktarilmismidir? Zamanin teknik imkanlarini göz önüne alirsak bu imkansizdir. Ikamet bölgelerinden çikarilanlarin çogu Palutzi arkadasin dedigi gibi kesin bir yere varamamislar, çogu yolda bakimsizlik, hastalik, gasp ve kiyimlar yüzünden çogu telef olmustur. Bunlari kesin sayiya indirgemek imkansizdir. Kaldi ki tehçirden baska bölgelere kendi imkanlariyla kaçanlar da vardir. Tehcir 1926 ve daha sonrasinda da devam etmistir. Nubar Pasa'nin açiklamalari eksiktir.
TTK'nin eski Baskani Halaçoglu bazi açiklamalari nedeniyle mevkisinden olmustur. Bu kurum isminden de anlasildigi gibi "bagimsiz" degildir ve "resmi görüs" disina çikamaz, tipki benim size vermek istemedigim resmi Ermeni site adresleri gibi.
Fransizca bilseydiniz size bazi kitaplari önerirdim.
Geri dönen Ermenilerden bahsediyorsunuz. Bunlarin çogunun dönüslerinde, sayet bazi Kürtler tarafindan gasp edilmediyse, mallarinin resmen hükümet tarafindan gasp edildiklerini bilmemeniz imkansizdir: savas giderlerlerini karsilamak için ...
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Dernière édition par mafilou le Jeu 31 Déc 2009 - 01:58; édité 3 fois
Revenir en haut
Günışığı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı

Hors ligne

Inscrit le: 03 Mar 2009
Messages: 94
Point(s): 182
Moyenne de points: 1,94

MessagePosté le: Mar 3 Nov 2009 - 15:09
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant




http://www.ttk.org.tr/templates/resimler/Image/Soykirimdegil_Belgeler/12_2.jpg


http://www.ttk.org.tr/templates/resimler/Image/Soykirimdegil_Belgeler/12_3.jpg











Sayın Mafilou, Tehçir edilmekle göç etmek aynı şeyler değildir…Benim ve Boğos Nubarın belgesinde kastedilen tehçir , ‘’ zorunlu olarak kendi rızası dışında ve sizinde bahsettiğiniz gibi bir maruz kalma olayıyla gerçekleşen ‘’ yer değişme olayının adıdır. Eğer biz tehçiri konuşuyorsak , tehçirin başladığı 1915 mayıs-1917 Tehçirin başlangıç ve sona erdirildiği tarihleri arasındaki İnsanların yer değiştirmesinden bahsetmeliyiz. Ve bu sayıyı TTK 450-600 .000 olarak kabul ediyor. Son zamanda Murat bardakçının Talat paşanın Evrakı metruke adlı elyazıyla tuttuğu sayılarda Yerinde olmayan Ermeni sayısını 924 bin kişi olarak belirtir. Kendi rızasıyla Rusya’ya (200 -300 bin kişi ) , ABD (100 Bin kişi ) vd yerlere gidenlerde dahil olan bu sayıdan onları çıkarırsanız Yaklaşık olarak iki açıklama bir biri ile uyuşur.Üstüne birde Boğos nubarın belgesinde ki sayları yani ;…6-700.000 bin kişi olarak verildiğini ve üst üste bu 3 açıklama bize tehçir edilen rakamın 5-600 .000 olduğunu gösterir.


Mutlaka hiç kimse tam bire bir sayıları bilemez. Ermeni tarafının da tuttuğu bir kayıt vardır ve bu kayıtlar bir şekilde ifade edilmiştir. Bir şekilde Ermeni tarafıda bunlar yayınlanmıştır. Yukarıdaki yazınızdan tehçir edilenlerin sayısını ben 1.500.000 ve yukarısı olarak anlıyorum.Ve bu sayının 486.000 kişisi Deyr-i Zor ‘a vardığı anlaşılıyor…Fakat sonradan tehçir ile kendi rızası ile Anadoluyu terk edenleri ‘’tehçir’’ kapsamında değerlendirdiniz.Bir bakıma sayılar bir birine girdi. Size anlatılan 1915 -1917 yılları arasında yaklaşık kaç Ermeni o çok zor ve meşakkatli yolculuğa maruz kalmıştır…? Bu konuda ister , Ermeni tarafında ister Taraflı isterse Tarafsız olsun ama bir devlet adamı kimliği veya bir akademisyen’ e ait bir kaynak var mı.? Bu düşüncemi tüm konular içinde düşünebilirsiniz. Yani sayıların veya herhangi bir belgenin altına bu vasıflara sahip Ermeni tarafında 1915-1923 yıllarını kapsayan tüm belgeleri lütfen bana çekinmeden gösterirseniz memnun olacağım.



Boğos nubar paşa ile ilgili düşümceniz beni doğrusu şaşırttı. O zor yılları bizzati yaşayan ve Anadolu Ermenisinin tüm toplantılarda sözcüsü olan Bu kişinin verdiği rakamlar yanlıştır diyorsanız mutlaka tehçir ile bir sayıyı ortaya koymanız gerekmez mi...?


Size yukarıda İngiliz arşivlerinden alınmış ve Ermeni Patrikliği tarafından onanmış ,geri dönen Ermenilerle ilgili belgeleri göstermek istiyorum...




Esen kalın.


Revenir en haut
Palutzi
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 05 Sep 2007
Messages: 3 974
Point(s): 13 351
Moyenne de points: 3,36

MessagePosté le: Mar 3 Nov 2009 - 17:04
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Turkler Ermeni Soykirimi gerçegini  manipule etmekteler yukarida Ergani ve Maden sancaklarina bagli bazi koylerin isimlerini saydim bu koylerde yasayan Ermeniler'in kaçi techir adi altinda katledildi Mal ve Mulklerine ne oldu gibi sorularim biliyorumki cevaplanamiyor cevaplanmamasinin nedeni çok basit yukarida Matador ,Unal veya bir ara Teskilati Mahsuse ile yazan sahista biliyorki bu koylerden giden Ermeniler katledildiler mal ve mulkleride farkli kesimlerce pay edildi.
Ermeni Soykirimi genel anlami ile istedikleri gibi ters yuz edebileceklerini sanmaktalar .


























Bu resimlerde ne gordugunu anlatamayan bir kisi istedigi kadar hikaye ve masal anlatadursun belge budur ,gerçek budur ve dedelerinizde bu cinayetleri isleyenlerin arasindaydi .
Der-Zor'a varanlarin kalanlarin rakkamlarini veriyorsunda olenler nerede?


Revenir en haut
Günışığı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı

Hors ligne

Inscrit le: 03 Mar 2009
Messages: 94
Point(s): 182
Moyenne de points: 1,94

MessagePosté le: Jeu 5 Nov 2009 - 20:46
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant






The New York Times Current History, Eylül 1922









Sayın Mafilou... Cevap hakkı sıranızda yeni bir yazı yazmamı umarım anlayışla karşılarsınız.Buğünkü iletişim teknikleri insanlar ister istemez bazı şeyleri bir şekilde ezberlemek zorunda bırakıyor.. İncelemyoruz güvendiğimiz kaynaklar ne diyorsa onu kabul ediyoruz.Bu durum herkes için geçerli. Sizler ;sadece Ermenilerin Evlerini ,topraklarını bjrakarak bir yerlere savrulduklarını sanıyorsunuzOysa Buğünkü Ermenistan sınırları içinde ve Van-Erzurum -Siirt-Bitlis (Tehçirden önce 1914 yılında) milyonları aşan müslümanın Rus ve Ermeni zorlamaları ile ; devletin hiç bir olanağından faydalanmadan , İran ve Anadolunun içlerine Evlerini bırakıp göç etmek zorunda kaldılar...Yüz binlercesi yollarda öldürüldü. Tifo,Tifis verem ise ayrı bir sorun...Savaş sadece Ermeniler için bir felaket değildi. Sizin Ermeniler için saydığınız o felaketleri (Canını malını sevdiklerini ) sadece Ermeniler kaybetmediler.

Buğünkü Ermenistanın 130 yıl önceki demoğrafik yapısını araştırırsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Buğün o nufustan bir tanesi bile Ermenistanda yok.! Sizce o insanların yaşadıklarının adı neydi....? Bakın Bu tehçir fırtınası nasıl başlamış...








Osmanlı Ordu-yu Hümayunu Tarih-i Tesvidi (Karalaması) : 19.2.31
Başkomutanlık Vekâleti Tarih-i Tebyizi (Temize Çekilmesi): 19 Nis.31 ( 02 Mayıs 1915)
Birinci şube
Mübeyyize Konulan Numro : 2049 M Mübeyizin (Temize Çekenin)imzası
Dahiliye Nezaret-i Celilesine - Tahrirat
Gayet Mahremdir.

Van Gölü etrafından ve Van Vilayetince bilhassa malum olacak mevaki-i muaayyenedeki (belli yerlerdeki) Ermeniler isyan ve ihtilal için daimi bir ocak halindedirler. Bu halkın oradan kaldırılarak isyan yuvasın boşaltılması fikrindeyim.

Üçüncü Ordunun verdiği malumatlara nazaran Ruslar 7(20) Nisan ‘da Hudutları dahilindeki Müslüman ahaliyi çıplak bir halde hududumuz dahiline sürdüler. Hem buna bir mukabele-i bilmisil olmak ve aynı zamanda yukarıda söylediğim maksadı hasıl etmek üzere : Ya merkum Ermenileri ve ailelerini Rusya Hududu dahiline sürmek yahut merkum Ermenileri ve ailelerini Anadolu dahiline muhtelif yerlere dağıtmak lazımdır. Bu iki şıktan münasibinin intihabı (seçilmesi) ve icrasını rica ederim. Bir mahsur yoksa ussat (asiler) ailelerini isyan merkezlerini hudut haricine sürmeyi ve onların yerine hudut haricinden gelen islâm halkı yerleştirmeyi tercih ederim



Size göre Osmanlı tehçir fikrini ,kimden öğrenmiştir...?




Evet ezberlerimizden araştırma yaparak kurtulmalıyız...Baştan dediğim gibi bu herkes için geçerli.Bu konudaki tüm belgeleri neden araştırmak /görmek istediğimi şimdi, sanırım daha iyi anlamışsınızdır.


Bakın ;Ermeniler sanırım 6 ana merkez ile tüm Anadolu şehirlerine tehçir edildiler...Bu tehçir yerlerinin içinde 1000 Ermeni ile İstanbul bile var.. Oysa Sizler Bir tehçir olayını anlatırken Tehçir edilen Ermenilerin ''Çöllere'' sürüldüğünü söylüyorsunuz...Yukarıda Deyr-i Zor ve civarını 1922 yılındaki durumunu anlatan bir ABD gazetesi ,Bakın oradan nasıl bahsediyor.


Tuğamiral Colby M. Chester, Eylül 1922’de The New York Times’ın çıkardığı aylık Current History dergisine şöyle yazmıştır:

…Ermeniler, yaşamaya elverişsiz ve gelişme imkânlarının olmadığı dağlık bölgelerden Suriye’nin en güzel ve verimli bölgesine gönderildiler. Dağları aşarak gelenler Mezopotamya’ya yönlendirildiler. Burada iklim New Yorklu milyonerlerin her yıl sağlık ve tatil için seyahat ettikleri Florida ve Kaliforniya’daki kadar yumuşaktır. Tüm sevk ve iskân uygulaması çok büyük para ve çabaya mal oldu
..... Bir başka ABD yetkilisi yani Harput Amerikan konsolosu daha tehçirin 54 .gününde da 24 Temmuz’da 1915 te (Harputta tehçir 23 haziran ) Tehcir daha yeni başlamışken “Bir milyon Ermeni öldürüldü” diye rapor yazabiliyor? Çünkü Amerikan kamuoyunu savaşa girmeye ikna için yaratılmış oyunuda görmek lazım.



Sözü daha fazla uzatmadan şu soruyuda kendize sormanız gerektiğine inanıyorum..


Dünyada Hangi Emperyal güç veya devlet düşmanları ile işbirliğine girmiş ve kendisine silah doğrultmuş bir guruba ''Müsamaha'' etmiştir...?

Rusya mı....ABD 'mi...Fransa mı ...? Böyle bir örnek var mı...? Acaba Osmanlı için tehçir bir zorunlulukmuydu...?


Revenir en haut
Palutzi
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 05 Sep 2007
Messages: 3 974
Point(s): 13 351
Moyenne de points: 3,36

MessagePosté le: Jeu 5 Nov 2009 - 23:39
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Kendi kafaniza gore yalan seyler yazip durmaktasiniz, aylardir size Maden ve Ergani dolaylarinda yasamis olan Ermenileri ve Ermeniler'in yasadigi koyleri soruyorum cevap veremiyor konuyu surekli hayali seylere getiriyorsunuz.
Leslie Davis'in kitabini okudum, sizin idia ettiginiz gibi savas baslamadan 1 Milyon Ermeni olduruldu diye bir idiada bulunmuyor ,bu idiayi siz ortaya atiyorsunuz.
Sizin belge ve dokuman diye ileri surdugunuz her sey yalan,.
 Yalan ve inkar konusunda kimse sizinle yarisamaz.
Kurdler bile kendi kimliklerini sizin inkarci zihniyetinize kabul ettirmek için mecburen silaha sarildilar.
Ermeniler kendilerini kiskirtanlarin oyununa gelerek çogunluk olmadiklari topraklarda devlet hayali kurmaya çalistilar diyorken Turkler'in çogunluk olmadiklari topraklari çapul ve yagma etmelerinide bir hak goruyorsunuz ,dolayisiyla nasil bir dusunceye ve zihniyete sahip oldugunuz ortadayken kalkip bize masal anlatmayin!
Harput ve çevresinde bugun Ermeniler yasamiyorsa bu Leslie Davis'in yazdiklarini hakli çikariyor kaldiki Leslie Davis bir yana yore halkida yapilan katliamlari inkar etmez.


Revenir en haut
Sireli
V.I.P.
V.I.P.

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2008
Messages: 1 601
Point(s): 5 987
Moyenne de points: 3,74

MessagePosté le: Ven 6 Nov 2009 - 13:56
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

http://www.genocide-museum.am/eng/online_exhibition_3.php


Voilá, la langue turque vous pouvez lire -> http://www.genocide-museum.am/trk/index.php


Revenir en haut
Hayjan
Inspector
Inspector

Hors ligne

Inscrit le: 31 Jan 2008
Messages: 5 360
Point(s): 15 955
Moyenne de points: 2,98

MessagePosté le: Ven 6 Nov 2009 - 15:45
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

By George R. Montgomery
Director of the Armenia-America Society

A refutation, from authentic sources, of the allegation that the Turks were not guilty of wholesale slaughter of the Armenians - Testimony of German and Turkish eyewitnesses of the crime


--------------------------------------------------------------------------------

In the September issue of Current History Rear Admiral Colby M. Chester (retired) had an article entitled "Turkey Reinterpreted," in the course of which, along with other misstatements, he made the following assertion:

So, the Armenians were moved from the inhospitable regions where they were not welcome and could not actually prosper to the most delightful and fertile part of Syria. Those from the mountains were taken into Mesopotamia , where the climate is as benign as in Florida and California, whither New York Millionaires journey every year for health and recreation. All this was done at great expense of money and effort, and the general outside report was that all, or at least many, had been murdered.

It seems almost a pity to upset the good old myth of Turkish viciousness and terribleness, but in the interest of accuracy I find myself constrained to do so, although it makes ma feel a bit like one who is compelled to tell a child that Jack the Giant Killer really found no monstrous men to slay.

In due of time the deportees, entirely unmassacred, and fat and prosperous, returned (if they wished so to do), and an English prisoner of war who was in one of the vacated owns after it had been repopulated told me that he found it filled with these astonishing living ghosts. A against these untrue words I quote extracts from a letter addressed in January, 1919, from Berlin, to President Wilson by Ramin T. Wegner, a German eyewitness of the Armenian deportations: A one of the few Europeans who have been eyewitnesses of the dreadful destruction of the Armenian people from its beginning in the fruitful fields of Anatolia up to the wiping out of the mournful remnants of the race on the banks of the Euphrates, I venture to claim the right of setting before you these pictures of misery and terror which passed before my eyes during nearly two years, and which will never be obliterated from my mind. * * *

* * * But what is Siberia compared with the Mesopotamian steppes? There we find a long tract of land without grass, without trees, without cattle, covered with stunted weeds, a country where the only inhabitants are Arab Bedouins, destitute of all pity; a stretch of gray limestone plains miles in extent, bare wastes of rock and stone, ruined river banks, exposed to the rays of a merciless sun, ceaseless Autumn rains and frosty Winter nights. Leaving sheets of ice behind them. Except its two large rivers there is no water. The few small villages scarcely suffice to feed a handful of Bedouins, who in their wretched poverty regard any traveler as a welcome prey. * * *

The Armenians were driven into this desolate waste with the alleged purpose of forcibly transplanting them from their homes to a strange land - a purpose which, even had it been the real one, is repugnant to every human feeling. * * *

Parties which on their departure from the homeland of High Armenia consisted of thousands, numbered on their arrival in the outskirts of Aleppo only a few hundreds, while the fields were strewn with their odors, lying about desecrated, naked, having been robbed of their clothes, or driven, bound back to back, to the Euphrates to provide food for the fishes. When in the desert I went through the deportees' camp. When I sat in their tents with the starving and dying I felt their supplicating hands in mine, and the voices of their priests, who had blessed many of the dead on their last journey to the grave, adjured me to plead for them, if I were ever in Europe again. * * *

I am making no accusation against Islam. The spirit of every great religion is noble, and the conduct of many a Mohammedan has made us blush for the deeds of Europe. I do not accuse the simple people of Turkey, whose souls are full of goodness; but I do not think that the members of the ruling class will ever, in the course of history, be capable of making their country happy, for they have destroyed our belief in their capacity for civilization. * * *

With the ardor of one who has experienced unspeakable, humiliating sorrows in his own tortured soul, I utter the voice of those unhappy ones whose despairing cries I had to hear without being able to still them, whose cruel deaths I could only helplessly mourn, whose bones bestrew the deserts of the Euphrates, and whose limbs once more become alive in my heart and admonish me to speak.

Once already have I knocked at the door of the American people when I bought the petition of the deportees from their camps at Meskene and Aleppo to your embassy at Constantinople, and I know that this has not been in vain.

If you, Mr. president, have, indeed, made the sublime idea of championing oppressed nations the guiding principle of your policy, you will not fail to perceive that even in these words a mighty voice speaks, the only that has the right to be heard at all times - the voice of humanity.

As against Admiral Chester's words, I quote also from the pen of Ali Kemal Bey, then Minister of the Interior at Constantinople:

What are the facts of the case? Four or five years ago a crime universal and unique in history was being perpetrated in our country. Taking into consideration the gigantic magnitude and extent of the crime, it could not have been committed by four or five people, but proportionately by hundreds of thousands. If the victims had been 300.000 instead of 600.000 - if they had been even 200.000 or 100.000, 100.500 or even 1.000 criminals could not have wiped out so many people. It is already a proved fact this crime was mapped out and decreed by the General Centre of the Ittihad.

The following letter was written by a Swiss who had an opportunity to visit some of the deportees while they were passing through Cilicia and before they had reached the desert. It is dated Nov.16, 1915, and is printed in the late Lord Bryce's notable book, "The Treatment of Armenians in the Ottoman Empire":

I have just returned from a ride on horseback through the Baghtche-Osmania Plain, where thousands of exiles are lying out in the fields and on the roads, without any shelter, and completely at the mercy of all manner of brigands. Last night, about 12 o'clock, a little camp was suddenly attacked. There were about fifty to sixty persons in it. I found men and women badly wounded - bodies slashed open, broken skulls and terrible knife wounds. Fortunately I was provided with clothes, so I could change their blood-soaked things, and then bring then to the next inn, where they were nursed. Many of them were so much exhausted from the enormous loss of blood that they died, I fear, in the meantime. In another camp we found thirty or forty thousand Armenians. I was able to distribute bread among them. Desperate and half-starved, they fell upon it: several times I was almost pulled down off my horse. A number of corpses were lying about unburied, and it was only by bringing the gendarmes that we could induce them to allow their burial. Mostly, the Armenians are not allowed to perform the last offices of love their relatives. Dreaded epidemics of typhoid fever broke out everywhere; there was a victim of it practically in every third tent. Nearly everything had to be transported on foot; men, women and children carried their few belongings on their backs. I often saw them break down under their burden, but the soldiers kept on driving them forward with the butt-ends of their rifles, even sometimes with their bayonets.

I quote the words written by Deschanel, when President of the French Chamber of Deputies and later President of France, in the introduction to "Au Pays de l'Epouvante," which was written by Henry Barby, the war correspondent of Le Journal:

At the beginning of 1915 there were in Turkey 2.000.000 Armenians, of whom less than 900.000 survive today, and the murdering of these more than a million people has been carried out with the most shameful cruelty. They were not all sent in platoons to execution. Those who were shot were the least unfortunate, because their suffering was short. Many hundred thousands of them were deported , constituting those sinister death caravans. * * * The Armenians furnished no provocation; they were mere victims. Their killing was consummated through a carefully prearranged plan. The infamous work was carried out systematically, so that not a city, not a village, not a family was spared.

I quote the words written by Herr Stuermer, Constantinople correspondent of the Kölnische Zeitung, in his book, "Zwei Kriegsjahre in Constantinople," published in 1917:

Here I can only give my final judgment on all these pros and cons, and say to the best of my knowledge and opinion that after the first act in this drama of massacre and death - the brutal "evacuation of the war zone" in Armenia proper - the meanest, the lowest, the most cynical, most criminal act of race fanaticism that the history of mankind has to show was the extension of the system of deportation, with its willful neglect and starvation of the victims, to further hundreds of thousands of Armenians in the capital and interior. And these were people who, through their place of residence, their preoccupation in work and wage-earning, were quite incapable of taking any active part in politics. * * *

With the most cold-blooded calculation and method, the numbers of Armenians to be deported were divided out over a period of many months; indeed, one may say over nearly a year and a half. * * * For the most part it was the sad fate of those deported to be sent off on an endless journey by foot to the far-off Arabian frontier, where they were treated with the most terrible brutality. There, in the midst of a population wholly foreign and but little sympathetic to their race, left to their fate on a barren mountainside, without money, without shelter, without medical assistance, without the means of earning a livelihood, they perished in want and misery.

The women and children were always separated from the men. That was characteristic of all the deportations. It was an attempt to strike at the very core of their national being and annihilate them by the tearing asunder of all family ties. That was how a very large part of the Armenian people disappeared.***

That stream of unhappy beings trickled on ever more slowly to its distant goal, leaving the dead bodies of women and children , old men and boys, as milestones to mark the way. The few that did reach the "settlement" alive - that is, the fever-ridden, hunger-stricken concentration camps - continually molested by raiding Bedouins and Kurds, gradually sickened and died a slower and even more horrible death.

Herr Stuermer's courageous setting forth of the facts in his correspondence to the Kölnische Zeitung and in letters to the German Foreign Office during the war resulted in his losing his position and necessitated his becoming an exile.

Had Admiral Chester looked the subject up in Current History he would have read in the July number for 1921 an article where facsimiles were given of some of the official Turkish documents bearing on the horrors of the deportations. The incriminating character of these documents was sufficient to win the acquittal of Talaat Pasha's assassin before a German jury. The official Turkish documents proved to be the express intent of the Turkish authorities and proved that they were not due to the savagery of unrestrained soldiers. A report dated Feb.26, 1916, from Committee for Settling the Deportees, was found among the official papers, and along with many similar documents has been included by Aram Andonian in "The memoirs of Naim Bey," published by Hodder & Stoughtin. It reads as follows:

I report for your information that hardly a quarter of the Armenians sent to the desert have arrived at their destination, with the exception of those sent to Syria as artisans. The rest have died from natural causes on the way. We have taken in hand measures to send also those that were for various reasons left in Aleppo.

The horrors and massacres of the deportation are not something with regard to which there are two sides. No Turkish writer has ever ventured to deny them, because they are established and attested beyond the shadow of a question. Yet in the face of facts never before denied, Admiral Chester does deny them, and says that doing s makes him feel "a bit like one who is compelled to tell a child that Jack the Giant Killer really found no monstrous men to slay." The Admiral quotes "an English prisoner of war who was in one of the vacated towns after it was repopulated" as saying that "he found it filled with these astonishing living ghosts." The Admiral adds: "In due course of time the deportees, entirely unmassacred and fat and prosperous, returned if they wished to do so." The vacated town to which he refers is doubtless Adana. Does the Admiral not know that after the armistice the French gathered up the 150.000 of the deportees that had survived them into Cilicia, whose capital city Adana is, with the promise and expectation of making Cilicia into an autonomous Armenia?

Dr. Johannes Lepsius, who has had access to German and Turkish official reports, in his book, "Deutschland und Armenien," published in 1919, makes the following estimate of losses:

According to the Patriarch's lists, the total number of Armenians in Turkey [at the beginning of the war] was 1.845.450. If those who fled into the Transcaucasus and into Egypt are estimated at 244.400, and those who were not deported at 204.700, the total number of deportees would be 1.396.350. According to the latest accounts, those who are still living in the districts around the desert [Mosul, Mesopotamia and Syria] are some 200.000 to 250.000. If, furthermore, we assume that 200.000have either become Moslems or represent the women and children in Turkish homes, that would mean that a round million of the Armenians met their death.

To show the utter untruth of Admiral Chester's assertions. I have brought forward testimony of Germans and Turks because such testimony is rather unfamiliar to the American public and also because the Germans were allies of the Turks in the war. I could adduce any amount more of testimony if more were required. Perhaps I have attached too much importance to Admiral Chester's misstatements. It is important, however, that there remain clear-cut on the pages of history, as one phase of the World War, the terrible tragedy of the Armenian deportations. As Herr Stuermet says in his book already quoted from:

This terrible catalogue of crime on the part of the Government of Talaat is, however, in spite of all censorship and obstruction, being dealt with officially in all quarters of the globe - by the American Embassy at Constantinople and in neutral and Entente countries - and at the conclusion of peace it will be brought as an accusation against the criminal brotherhood of Young Turks by a merciless court of all the civilized nations of the world. * * * The mixture of cowardice, lack of conscience and lack of foresight of which our [Imperial German] Government has been guilty in Armenian affairs is quite enough to undermine completely the political loyalty of any thinking man who has any regard for humanity and civilization. Every German cannot be expected to bear as lightheartedly as the diplomats of Pera the shame of having history point to the fact that the annihilation, with every refinement of cruelty, of a people of high social development, numbering over one and a half million, was contemporaneous with Germany's greatest power in Turkey.

These great facts must be perfectly clear, and the ill-informed or careless words of a retired American Rear Admiral, falsifying the facts, should not be allowed to stand without complete refutation.


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 896
Point(s): 42 287
Moyenne de points: 3,04

MessagePosté le: Dim 8 Nov 2009 - 00:24
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Merhaba

Kullandığım kelimerleri değiştirirseniz tabii ki kendi görüş açınızdan devam edebilirsiniz …
Ben Nubar Paşa’nın yazdıkları eksiktir dedim …
Burada sayılar üzerinde veya « siz de … biz de … » lerle olaylara bakmak gerçek dışıdır, gerçek olan ise vakalardır !


Der Zor’da kıyım olmuştur …

The Extermination of the Armenians
from the Times History of the War volume VIII, Chapter CXXXIII


Aşağıdaki linkten okuyabileceğiniz çok konu bulunmakta
http://fr.wikipedia.org/wiki/Special:Search?search=d%C3%A9portation+arm%C3%A9nienne
http://www.imprescriptible.fr/photographies/deportations
http://www.imprescriptible.fr/photographies/defense-van


Açılan konu ile ilgili değil ama Tehcir 1930 yıllarında da devam etmiştir, bilhassa Istanbul’a doğru …


Ermenilerden alınan mallar geri verilmemiştir.
7 Ağustos 1921’de Başkumandanlık Kanunu ile Meclis’e ait tüm yetkileri üzerinde toplayan Mustafa Kemal, düşmana karşı savaşın finanse edilmesi için “Tekalif-i Milliye” emirlerini çıkartmıştı. Kanundaki ‘On Emir’den altı numaralısı “Ülkeyi terk etmiş olanların hazineye geçmiş olan mallarından ordu ihtiyacına yarayacak olanlara el konulacaktır” diyordu.

Ermeniler mallarını terk etmediler, bırakmaya zorlandılar. Bu kalan malları 1913-1914 de Rumlar için kurulan Milli Iktisat makamı ilgilenmiştir.
“Kamuran Gürün ne de ona referans veren Yusuf Halaçoğlu iddialarını doğrulayacak hiçbir belge yayınlamış değillerdir.” Bunu ben değil Sayın tarihçi Ayşe Hür yazmaktadır.
1 saat ile 15 gün süre verilerek Der Zor çöllerine sürülmüş olanların mallarını prosedür icabı bırakamadıklarını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. Ermenilerin el konan mallarının bir kısmı, yerel Türk, Kürt ve Çerkez önde gelenleri tarafından talan edilmiş, bir kısmı Balkanlar’dan gelen muhacirlere dağıtılmıştı. Bir kısmı ‘Müslüman-Türk’ sermayedar yaratmak için bazen herhangi bir ücret dahi talep edilmeden veya çok düşük bedelle veya düşük taksitlerle Müslüman kişi veya kuruluşlara verilmişti. Bazı binalar ile tarla, bağ ve bahçelerin ürünleri satılarak gelirleri orduya verilmiş, bazı binalar hapishane, okul, hastane ve karakol binası olarak kullanılmıştı. Kalan para da Ermenilerin tehcirinin masrafları ile bazı bölgelerde Ermenileri katleden milislerin masrafları için harcanmıştı! Dolayısıyla, ortada Ermenilere iade edilecek para kalmamıştı...

TTK’nın raporları ile şayet tartışmak istiyorsanız, buyrun serbestsiniz; ilgilenen arkadaşlar cevap verebilir. Zaten koyduğunuz resim ve linklerin bir kısmı açılmıyor; açilanlar ise kesilmis ... Ilgilenenlere ben TTK’nın pdf linkini koyuyorum, herkes açabilir. Ama önemli olan “güvenilir kaynak” ları seçebilmektir …


surgun mu soykirim mi pdf
http://www.ttk.org.tr/templates/resimler/File/01.pdf

Hangi “130 sene” sinden bahsediyorsunuz siz?
Ermenistan’ın başkenti Isa’dan once 782 yılında kurulmuştur: http://fr.wikipedia.org/wiki/Erevan

Şimdiye kadar “…Ermeniler, yaşamaya elverişsiz ve gelişme imkânlarının olmadığı dağlık bölgelerden Suriye’nin en güzel ve verimli bölgesine gönderildiler. Dağları aşarak gelenler Mezopotamya’ya yönlendirildiler. Burada iklim New Yorklu milyonerlerin her yıl sağlık ve tatil için seyahat ettikleri Florida ve Kaliforniya’daki kadar yumuşaktır. Tüm sevk ve iskân uygulaması çok büyük para ve çabaya mal oldu .....” yazılara inanarak alternative yazılara önem vermediniz.
Şu aralar moda olan “açılım” a ayak uyduracaksanız ilk once yabancı lisan öğrenmeniz gerekecek veya tercüme edebilecek programları kullanmanız gerekecek. Koyduğunuz “Osmanlı dili belegeler” I ise yaşayan bir dil olmadığı için tercüme etmek biraz zor, belki de yersiz ...


Pek Kalifornia'ya benzemiyor burasi:


Iste rapordaki foto:

Iste saklanan gerçekler:



_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Günışığı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı

Hors ligne

Inscrit le: 03 Mar 2009
Messages: 94
Point(s): 182
Moyenne de points: 1,94

MessagePosté le: Dim 8 Nov 2009 - 11:39
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant











Bu fotoğrafta gösterilen askerlerin üniformaları osmanlı askerlerine değil, 1. Dünya Savaşı sonrası Rus İç savaşındaki Rus askerlerine aittir. Bu fotoğrafın ne Türklerle ne de Ermenilerle bir ilişkisi yoktur...Resimlerle insanları manuple etmek kolay bir yöntemdir. Ve buna benzer onlarca resim mevcut. Bu zor ve kötü şartlar her iki millet için söz konusu olmuştur.










Merhabalar….! Bu düşmanca başlangıç aslında hiç hoşuma gitmiyor..Ama ne yazık ki size uymak zorundayım.Aslında medeni insanlar bu şekilde ‘’başlamamalı’’ diye düşünüyorum.

‘’Bogos Nubar paşanının’’ tehçir edilenlerle ilgili verdiği (6-700 .000 ) Rakamı eksiktir cümlenize biraz değinmek istiyorum. Eğer Bogos Nubar beyin verdiği rakamlar eksik diyorsanız … Bu ( 599-700.001) rakamlarını da içerir. Sanırım siz bu kadar küçük sayıları kastetmediniz. Bakın gerçekçi ve dürüst olalım . Sizin eksiktir dediğiniz tehçir rakamlarını eğer burada kaynak göstererek açıklarsanız yukarıdaki sözlerimin ne manaya geldiğini daha iyi anlayacağınız kanatindeyim... Yani Boğos Nubarın Verdiği sayılardan 3-5000 gibi bir sayılarla bu sayıyı gösterirseniz ‘’Eksiktir ‘’cümlenizi anlayabilirim… Fakat bu sayıYüzbinlerce kişiyi aşarsa buna ‘’Eksiktir’’ demek bence ,yanlış olur. Ayrıca daha önce açıkladığınız bir rakam ortada iken ''Eksiktir'' ifadeniz yerli yerinde olamaz.


1919 Boğos Nubar Tehçir edilenlerin sayısı …6-700.000 kişi …….(İlgili belgede)


En azından şu ana kadar başka bir kaynak gösteremediğinize göre sizin verdiğiniz rakam afaki ve bir ezberden mi ibaret…?Ben kime inanacağım…Boğos Nubar’a mı yoksa size mi .!


Deyr-i Zor…konusuna gelince…Bakın O yazımı tekrar okuyun. Tehçirin 6 ana bölgeye yapıldığını hatta tehçir edilenlerin 1000 kadarı İstanbul’a gönderildiğini yazıyorum…Ama birileri sadece Deyr-i Zor ‘u sadece tehçir bölgesiymiş gibi gösterdiğini ; tehçire gidenlerin ‘’Çöllere sürüldüğünü ‘’ dile getirilmesinin yanlışlığını ve Neden diğer bölgelerin varlığından bahsedilmemesini anlatmaya çalıştım. Ayrıca o bölgenin 1922 yılındaki gazete ile coğrafi durumunu size aksettirdim… bakın o bölgenin bugün ki bir resmi…



Deir ez Zor


http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://upload.wikimedia.org/wikip…




Ayşe Hür hanım efendiden ‘’aldığınız ‘’ cümleler ile size değil ona cevap vermek istiyorum…Acaba ayşe hanım 1917 den 1923 ‘e kadar geçen sürede Anadolu da nelerin yaşandığından haberi yok mu…? Bakın işgal altındaki bir Osmanlı var …Yönetim tamamiyle onların elinde…Paris barış görüşmeleri yapılıyor…Osmanlıya en ağır ‘’Sevr’’ uygulaması dayatılıyor… Yönetici durumundaki İnsanları tutuklanıyor..Ordusunun elinden silahları alınıyor…Kısaca işgalin tüm kuralları uygulanıyor ama Ermeni ; hiçbir toplantı ve görüşmelerde ‘’ Ermeni malları’’ nın gündeme gelmemesinin acaba nasıl bir sebebi olabilir…? Yoksa Böyle bir sorun yoktu da sonradan mı uyduruldu…? Veya Lozan’da Yeni kurulan Ermenistan’da Kalan Türk malları göz önünde alınarak Bir ‘’ mütekabiliyet ‘’ mi söz konusu oldu…? Bence Lozan’ı iyi okumak lazım…

Ama bir gerçek varki Yeni kurulan Ermenistan da Evlerini yurtlarını terk eden yüzbinlerce Müslüman’ın hiçbir zaman mal varlığı gündeme gelmemiştir…Bu mallara Ermenistan tarafı el koymuştur…..! Fakat Osmanlıda Ermeni malları ile ilgili 1915 Terk edilmiş mallar komisyonu kurulmuş ve bu mallar ile ilan edilen mevzuata uygun davranılmıştır… Trabzon'daki Amerikan konsolosu Oscar S. Heizer, söz konusu komisyonun tehcir edilenlerin mallarını nasıl defterlere kaydettiğini ve depoladığını yazmıştır. (US Archives, NARA867.4016/142).


Şimdi sormak lazım ,Bir Ermenistan örneği varken ,Osmanlının o dönemde yaptıklarını eğer bilmiyorsanız ve tabiî ki tek yanlıda bir yazı yazıyorsanız ona bir diyeceğim yok.


Ama bir gerçek var ki Bu terk edilmiş mal konusunda Ermenistan’ın karnesi daha kötü….!



Aslında bu mal mülk konusu daha sonra konuşulmalıydı…

Bence gelin sorunun başına dönelim …Tarihi sıralamayı atlarsak konu anlaşılamaz hale gelir…mesala daha önce değindiğim ;

''Eğer sorun Türklerde ise. 1800 lü yıllara kadar neden Türkler ile Ermeniler arasında bir çatışma, katliam yaşanmamıştır…?Sizce Türkler ,Ermenileri yok etmeği düşünmüş iseler neden en zayıf olduğu dönemlerde bu işi yapmaya kalkışmışlar.? O dönemde Dünyanın En güçlü devletleri yetmiyormuş gibi birde kapı komşusunun düşmanlığını istemesi sizce mantıklı mı…?''


Sorusuna bir cevap arayalım...Çünkü soru/Sorunların ana kaynağı bu cümlede gizli...

İşte Türk /Ermeni sorunun en başı ve sorunun mantığını anlamaya katkıda bulunacağına inandığım bu sorular…Sizce de önemli ise bu konuların cevabını öğrenmek isterim…Eğer bu sorulara doğru cevaplar bulursak konu daha anlaşılır ve en azından karşılıklı yazıların bir anlamı olur…Ama siz Resim ve anılar ile haklıyı eğer arıyorsanız ,biliniz ki o resimlerin ve anıların değişik versiyonları da Türk tarafın da elinde var….!


Revenir en haut
Günışığı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı

Hors ligne

Inscrit le: 03 Mar 2009
Messages: 94
Point(s): 182
Moyenne de points: 1,94

MessagePosté le: Dim 8 Nov 2009 - 11:55
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant







Bakın '' yalan '' söyleyen başkaları da var...



http://www.stargazete.com/roportaj/yazar/fadime-ozkan/-yeni-belgeler-ciktik…



Tehcir Yozgat’ta 23 Temmuzda başlıyor, Harput’ta 3 Temmuz’da. Tehcir daha yeni başlamışken Harput Amerikan konsolosu nasıl oluyor da 24 Temmuz’da “Bir milyon Ermeni öldürüldü” diye rapor yazabiliyor? Çünkü Amerikan kamuoyunu savaşa girmeye ikna için yaratılmış bir iddia bu, propaganda malzemesi







http://www.otw.co.at/otw/index.php/t/a/174



Prf.Dr. Özdemir, Hikmet et. al.(1): Ermeniler: Sürgün ve Göç. Ankara 2004

16) Bu uyuşmazlık ya da verilen bilgilerdeki anormallikler örnekleniyor: daha Temmuz 1915’te ABD Harput Konsolosu, öldürülen Ermenilerin sayısını 1 milyona yakın vermişti (s. 70)! Diplomatik raporlara




http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=183



tehcirin resmen 44. günü) Harput Amerikan konsolosu Leslie Davis’in raporunda “ne kadar Ermeni’nin öldürüldüğünü söylemek imkansızdır, fakat sayının bir milyondan az olmadığı tahmin edilebilir” demesiyle başlamıştır (NARA 867.4016/269)



http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=213971



Harput Amerikan Konsolosu ve Türk aleyhtarı Leslie Davis'in raporunda aynen 'Ne kadar Ermeni'nin öldüğünü söylemek imkânsızdır fakat sayının 1 milyondan az olmadığı söylenebilir' denilmektedir (NARA 867.4016/269). Kaldı ki,



Daha onlarca akademisyen bu konuları bilmiyor ama birisi ben bu Kitabı okudum (Oysa bu bir rapordur bir sayfayı içeriyor)

Bence bu konunun kaynağı yani US arşivleri NARA 867.4016/269 bulup okusunlar...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 896
Point(s): 42 287
Moyenne de points: 3,04

MessagePosté le: Dim 8 Nov 2009 - 12:49
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant

Yazilarimi ders vermek için yazmiyorum, bulduklarimi paylasiyorum; degerlendirme "insanliga" ait.
Sayilar üzerinden soykirimi oldu olmadi demek insanlik degerlerini hiçe saymaktir ... 10 kisi ile de soykirim yapilir ...
Üstteki resimlerde sünnetli olduklarini görmek gerçekten insanin hayali genis olmasi lazim ...
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Günışığı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı
Sanctionné - Պատժուած - Cezalı

Hors ligne

Inscrit le: 03 Mar 2009
Messages: 94
Point(s): 182
Moyenne de points: 1,94

MessagePosté le: Dim 8 Nov 2009 - 14:53
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915
Répondre en citant






Bu fotoğrafta gösterilen askerlerin üniformaları osmanlı askerlerine değil, 1. Dünya Savaşı sonrası Rus İç savaşındaki Rus askerlerine aittir. Bu fotoğrafın ne Türklerle ne de Ermenilerle bir ilişkisi yoktur...Resimlerle insanları manuple etmek kolay bir yöntemdir. Ve buna benzer onlarca resim mevcut. Bu zor ve kötü şartlar her iki millet için söz konusu olmuştur.


Citation:
Üstteki resimlerde sünnetli olduklarini görmek gerçekten insanin hayali genis olmasi lazim ...



Efendim yukarıdaki resimle ,hayalgenişliğinin hiç alakası yok biraz dikkat yeter.....Bakın bu resimde ölenler Müslüman dı demiyorum..Birilerin bir iç çatışmada ölen insanları nasıl kullandığından bahsediyorum...Etik kuralları ayaklar altına alınması söz konusu.


Bir konudaha var .İnsanlık sadece zavallı,masum,hiçbirsuçu olmayan ama mağdur olan Ermeniler için mi geçerli..?

Ya Ermenilerin öldürdükleri ,zavallı masum insanlar için bahsetmemek onları yok saymak , hangi İnsani değerle bağdaşıyor.....?
Bakın işte ısrarla sorduğum ve bir türlü cevap alamadığım o soruları tekrar size yöneltiyorum...

1919 Boğos Nubar Tehçir edilenlerin sayısı …6-700.000 kişi …….(İlgili belgede)En azından şu ana kadar başka bir kaynak gösteremediğinize göre sizin verdiğiniz rakam afaki ve bir ezberden mi ibaret…?Ben kime inanacağım…Boğos Nubar’a mı yoksa size mi .!


''Eğer sorun Türklerde ise. 1800 lü yıllara kadar neden Türkler ile Ermeniler arasında bir çatışma, katliam yaşanmamıştır…?Sizce Türkler ,Ermenileri yok etmeği düşünmüş iseler neden en zayıf olduğu dönemlerde bu işi yapmaya kalkışmışlar.? O dönemde Dünyanın En güçlü devletleri yetmiyormuş gibi birde kapı komşu olan Ermeninin düşmanlığını kazanmak sizce mantıklı mı...?



Bu soruların cevabı sizce önemsiz mi...?


Eğer sizi rahatsız ediyorsam,hemen forumdan ayrılmaya hazırım...Çünkü bir insan Nick ismini dahi ifade edemediği bir insanla karşılıklı yazı yazmasının bir anlamı olduğuna inanmıyorum...


Kendinize iyi bakın.


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 05:47
MessageSujet du message: Der Zor tehcir dökümü 1915

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> Statistiques, Chronologie, Archive Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet Aller à la page: <  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  >
Page 2 sur 9
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com