Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
ASDVADZADZİN VE ÜZÜM TAKDİSİ - ՏԱՂԱՎԱՐ ՏՈՆ
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Քննարկենք, Սորվինք հայերէն խոսիլ - (Ամէն Ինչ Հայերէն-tout en arménien-Ermenice) -> Կրոնկ Զանազան քննարկումներ - Ավանդութիւններ - Religion - Ermenilerde inanç
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
ArdaBaran
Super Membre
Super Membre

Hors ligne

Inscrit le: 10 Jan 2010
Messages: 588
www.acikmeydan.com
Point(s): 1 242
Moyenne de points: 2,11

MessagePosté le: Sam 30 Jan 2010 - 20:16
MessageSujet du message: ASDVADZADZİN VE ÜZÜM TAKDİSİ - ՏԱՂԱՎԱՐ ՏՈՆ
Répondre en citant

ASDVADZADZİN VE ÜZÜM TAKDİSİ

Lraper

Patrik Mesrob II. Hazretleri’nin bu konuda hazırladığı yazısını, okuyucularımızın dikkatine sunarken, bu büyük yortuda Ruhani Önderimiz’in sağlığı için bir kez daha dua etmeye davet ediyoruz.

LRAPER

Ermeni Kilisesi’nin geleneklerine göre, Surp Asdvadzadzin (Kutsal Bakire Hz. Meryem Ana) yortusunda Surp Badarak’tan hemen sonra üzümler kutsanır. Bu, zengin sembolizm öğeleri içeren bir törendir ve Meryem Ana’nın Tanrı’ya imanımızdaki önemli rolünü vurgular.

Üzümlerin (hasadın ilk meyvelerinin) kutsanmasının dini bir gelenek haline dönüşmesinin tarihçesi Eski Ahit zamanına kadar uzanır.

İncil’in Kutsal Ruh’un esiniyle yazıldığı dönemlerde, halkın büyük bir bölümü çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşırdı. Zengin ürün çeşitlerinin arasında üzümün çok özel bir yeri vardı ve “ilk meyve” olarak değerlendirilir, hasadın ilk ürünü sayılırdı. Tüm hasadı bereketleyen Tanrı’ya “ilk meyvelerin” sunulması, O’na olan sonsuz inancın ifadesiydi.

Genellikle yazın kutlanan hasat zamanı, bu dönemin bitimine işaret eden Şavuot (Haftalar) Bayramı (Çıkış 34:22) olarak bilinen ve Çardak Bayramlarından biri olan çok özel bir dönemdi. Hakimler kitabında da (21:19) böyle bir festivalden bahsedilmektedir. Bu, tarlalarda dans edilen, mutluluk ve neşenin hakim olduğu, üzüm bağlarında şarkıların söylendiği bir dönemdi (İşaya 16:10).

Bu “ilk meyvelerin” Tanrı’ya sunulması nedeniyle tapınak rahipleri tarafından özel şükran törenleri düzenlenirdi. Bu gelenek Rab İsa’nın döneminde de sürdürüldü.

İsa, İlk Meyve İsa’nın Rab ve Mesih olarak gelişi ile üzüm adaklarına yeni bir sembolizm yüklendi. İsa Mesih, annesi Kutsal Bakire Meryem Ana’nın ilk doğanı, diğer bir deyişle ilk meyvesi idi, ve bu nedenle, tapınakta Tanrı’ya sunulmuştu (Luka 2:25-30).

Galile’deki görevi sırasında İsa kendisini asma, havarilerini ise dallar olarak nitelendirdi (Yuhanna 15:1). Bu imge, İsa’nın tamamen Tanrı’dan olma bir asma olduğunu ve hiçbir tohum veya aracı insanın onu yaratmamış olduğunu teyid etmektedir. Havariler, bunun aralarındaki sıkı bağın göstergesi olduğunu ve kendi görevlerinin ise meyve vermek olduğunu hemen anladılar. Asma nasıl üzüm üretirse, onlar da hem Mesih, hem Tanrı’nın Oğlu, hem de İnsanoğlu olan Asma’nın meyvelerini (inanç ve hayır işleri) vermeliydiler.

Tanrı Oğlu’nun Anası Meryem Kiliseye göre Azize Meryem Ana ve O’nun Tanrı’nın ilahi planında üstlendiği rol, Tanrı’nın insanlık için öngördüğü planı yerine getirmiştir.

Azize Meryem’in Hristiyan geleneğindeki yerinin Isa Mesih ile başlamasına rağmen, ilk önce İşaya Peygamber’in (7:14) sözlerini anlamak gerekir: “Bu nedenle Tanrı size bir işaret verecek; İşte, bir bakire hamile kalacak ve bir erkek çocuk doğuracak ve adını Emmanuel koyacak.”

Bu peygamberlik sözleri Rabbimizin doğumundan yaklaşık yedi yüz yıl evvel ilan edilmiş olup, daha sonra Kutsal Bakire Meryem Ana’nın hayatında yerine gelmiştir. Meryem, Kral Davud’un evindendi ve İsa Mesih’i doğurarak İşaya Peygamber’in peygamberlik sözlerini bir kez daha gerçekleştirmiş oldu (11:1): “İşay’ın (Davud’un babasının) kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, kökünden bir fidan meyve verecek.”

Meryem Ana, doğumundan itibaren bu görevi ve mucizeyi yerine getirmesi için seçilmişti. Melek Gabriel’in “Selam, ey lütuf bulan!” sözleri ile çok genç yaşta bu peygamberliği yerine getirmek üzere görevlendirildi (Lk. 1:26). O andan itibaren Meryem’in görevi Tanrı’yı taşımak oldu (Asdvadzadzin, Theotokos, Tanrı-taşıyan).

431 yılında Efes’te gerçekleşen Üçüncü Ekümenik Konsil’de Hristiyan Kilisesi Meryem Ana’yı onurlandırmış ve resmen “Tanrı-taşıyan” olarak ilan etmiştir. Ayrıca Kilise onu Cennetin Kraliçesi, Azizlerin İlki, Selamet Kapısı ve Hayat Ağacı gibi pek çok sıfatlarla adlandırmıştır.

Ermeni Kilisesi doktrinde Kutsal Bakire Meryem Ana’nın çok özel bir saygınlığının olduğu öğretilir, çünkü Tanrı, Meryem Ana’dan ve Kutsal Ruh’un işlemesiyle beden aldı ve dünyaya geldi. Tamamen Tanrı’ya itaatkar olan insanlığın bir imgesi olarak görülen Meryem Ana azizlik mertebesine erişti çünkü Tanrı’nın iradesini yerine getirdi.

Bu bayram kutlamalarında övdüğümüz Aziz Meryem aynı zamanda Hayat Ağacı’dır, çünkü asmayı, yani İsa Mesih’i, ilk meyveyi, doğurdu. Asma olan Mesih, sonsuz yaşam için bize kanını verdi; biz de bunu anarak toprağın ürününden olan üzümleri kutsuyoruz.

Bu dini şölen Ermeni Kilisesince yaz sonunda, hasat mevsiminin başında, Ağustos ayı içerisinde kutlanır.


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Sam 30 Jan 2010 - 20:16
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
Sireli
V.I.P.
V.I.P.

Hors ligne

Inscrit le: 13 Juil 2008
Messages: 1 601
Point(s): 5 993
Moyenne de points: 3,74

MessagePosté le: Sam 30 Jan 2010 - 21:49
MessageSujet du message: ASDVADZADZİN VE ÜZÜM TAKDİSİ - ՏԱՂԱՎԱՐ ՏՈՆ
Répondre en citant

http://team-aow.discuforum.info/t1458.htm

Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Mar 11 Aoû 2015 - 17:02
MessageSujet du message: Surp Asdvadzadzin Yortusu ve Üzüm Takdisi
Répondre en citant

Surp Asdvadzadzin Yortusu ve Üzüm Takdisi

‘Üzüm Bayramı’ olarak bildiğimiz ‘hağoğorhnek’ gününe kadar tutulan üzüm orucu, halkımız tarafından benimsenmiş ve korunması gereken geleneklerimizden.
 
Episkopos Sahak Maşalyan’ın Agos’ta yayınlanan haberde de anlattığı gibi; “Üzüm okunmadan önce yemek günahtır” gibi bir şey değil bu. Bir nevi oruç gibi de düşünebiliriz bunu ama kilisemizin kurulduğu merkezlerde, yani Ermenistan’da zaten ağustosun 15’inden önce üzüm olgunlaşmıyor. Üzüm orucu köklü, halkımız tarafından benimsenmiş ve korunması gereken geleneklerimizden. Her toplumu birleştiren semboller vardır; bayramlarımız, oruçlarımız bizi birleştirir, bize bir aidiyet, bir kimlik verir.”

 
Patrik Mesrob II. Hazretleri’nin Asdvadzadzin hakkında hazırladığı yazısı.
Ermeni Kilisesi’nin geleneklerine göre, Surp Asdvadzadzin (Kutsal Bakire Hz. Meryem Ana) yortusunda Surp Badarak’tan hemen sonra üzümler kutsanır. Bu, zengin sembolizm öğeleri içeren bir törendir ve Meryem Ana’nın Tanrı’ya imanımızdaki önemli rolünü vurgular.
Üzümlerin (hasadın ilk meyvelerinin) kutsanmasının dini bir gelenek haline dönüşmesinin tarihçesi Eski Ahit zamanına kadar uzanır.
İncil’in Kutsal Ruh’un esiniyle yazıldığı dönemlerde, halkın büyük bir bölümü çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşırdı. Zengin ürün çeşitlerinin arasında üzümün çok özel bir yeri vardı ve “ilk meyve” olarak değerlendirilir, hasadın ilk ürünü sayılırdı. Tüm hasadı bereketleyen Tanrı’ya “ilk meyvelerin” sunulması, O’na olan sonsuz inancın ifadesiydi.
Genellikle yazın kutlanan hasat zamanı, bu dönemin bitimine işaret eden Şavuot (Haftalar) Bayramı (Çıkış 34:22) olarak bilinen ve Çardak Bayramlarından biri olan çok özel bir dönemdi. Hakimler kitabında da (21:19) böyle bir festivalden bahsedilmektedir. Bu, tarlalarda dans edilen, mutluluk ve neşenin hakim olduğu, üzüm bağlarında şarkıların söylendiği bir dönemdi (İşaya 16:10).
Bu “ilk meyvelerin” Tanrı’ya sunulması nedeniyle tapınak rahipleri tarafından özel şükran törenleri düzenlenirdi. Bu gelenek Rab İsa’nın döneminde de sürdürüldü.
İsa, İlk Meyve İsa’nın Rab ve Mesih olarak gelişi ile üzüm adaklarına yeni bir sembolizm yüklendi. İsa Mesih, annesi Kutsal Bakire Meryem Ana’nın ilk doğanı, diğer bir deyişle ilk meyvesi idi, ve bu nedenle, tapınakta Tanrı’ya sunulmuştu (Luka 2:25-30).
Galile’deki görevi sırasında İsa kendisini asma, havarilerini ise dallar olarak nitelendirdi (Yuhanna 15:1). Bu imge, İsa’nın tamamen Tanrı’dan olma bir asma olduğunu ve hiçbir tohum veya aracı insanın onu yaratmamış olduğunu teyid etmektedir. Havariler, bunun aralarındaki sıkı bağın göstergesi olduğunu ve kendi görevlerinin ise meyve vermek olduğunu hemen anladılar. Asma nasıl üzüm üretirse, onlar da hem Mesih, hem Tanrı’nın Oğlu, hem de İnsanoğlu olan Asma’nın meyvelerini (inanç ve hayır işleri) vermeliydiler.
Tanrı Oğlu’nun Anası Meryem Kiliseye göre Azize Meryem Ana ve O’nun Tanrı’nın ilahi planında üstlendiği rol, Tanrı’nın insanlık için öngördüğü planı yerine getirmiştir.
Azize Meryem’in Hristiyan geleneğindeki yerinin Isa Mesih ile başlamasına rağmen, ilk önce İşaya Peygamber’in (7:14) sözlerini anlamak gerekir: “Bu nedenle Tanrı size bir işaret verecek; İşte, bir bakire hamile kalacak ve bir erkek çocuk doğuracak ve adını Emmanuel koyacak.”
Bu peygamberlik sözleri Rabbimizin doğumundan yaklaşık yedi yüz yıl evvel ilan edilmiş olup, daha sonra Kutsal Bakire Meryem Ana’nın hayatında yerine gelmiştir. Meryem, Kral Davud’un evindendi ve İsa Mesih’i doğurarak İşaya Peygamber’in peygamberlik sözlerini bir kez daha gerçekleştirmiş oldu (11:1): “İşay’ın (Davud’un babasının) kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, kökünden bir fidan meyve verecek.”
Meryem Ana, doğumundan itibaren bu görevi ve mucizeyi yerine getirmesi için seçilmişti. Melek Gabriel’in “Selam, ey lütuf bulan!” sözleri ile çok genç yaşta bu peygamberliği yerine getirmek üzere görevlendirildi (Lk. 1:26). O andan itibaren Meryem’in görevi Tanrı’yı taşımak oldu (Asdvadzadzin, Theotokos, Tanrı-taşıyan).
431 yılında Efes’te gerçekleşen Üçüncü Ekümenik Konsil’de Hristiyan Kilisesi Meryem Ana’yı onurlandırmış ve resmen “Tanrı-taşıyan” olarak ilan etmiştir. Ayrıca Kilise onu Cennetin Kraliçesi, Azizlerin İlki, Selamet Kapısı ve Hayat Ağacı gibi pek çok sıfatlarla adlandırmıştır.
Ermeni Kilisesi doktrinde Kutsal Bakire Meryem Ana’nın çok özel bir saygınlığının olduğu öğretilir, çünkü Tanrı, Meryem Ana’dan ve Kutsal Ruh’un işlemesiyle beden aldı ve dünyaya geldi. Tamamen Tanrı’ya itaatkar olan insanlığın bir imgesi olarak görülen Meryem Ana azizlik mertebesine erişti çünkü Tanrı’nın iradesini yerine getirdi.
Bu bayram kutlamalarında övdüğümüz Aziz Meryem aynı zamanda Hayat Ağacı’dır, çünkü asmayı, yani İsa Mesih’i, ilk meyveyi, doğurdu. Asma olan Mesih, sonsuz yaşam için bize kanını verdi; biz de bunu anarak toprağın ürününden olan üzümleri kutsuyoruz.
Bu dini şölen Ermeni Kilisesince yaz sonunda, hasat mevsiminin başında, Ağustos ayı içerisinde kutlanır.


Kaynakça:
http://www.hyetert.com/yazi3.asp?Id=502&DilId=1
http://www.agos.com.tr/tr/yazi/7791/asdvadzadzin-kutlu-uzum-bereketli-olsun
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Mar 11 Aoû 2015 - 17:13
MessageSujet du message: ASDVADZADZİN VE ÜZÜM TAKDİSİ - ՏԱՂԱՎԱՐ ՏՈՆ
Répondre en citant

Հայոց Առաքելական եկեղեցւոյ հինգ տաղաւարներէն մին, Ս. Աստուածածնայ տօնի առթիւ՝ Մարիամ, Մարօ, Մայրանոյշ, Մարի, Մարիցա, Մարինէ, Թագուհի, Սրբուհի, Երանուհի և Տիրուհիներու անունը կը շնորհաւորեմ:

Յարգանք ու սէր


_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Dim 14 Aoû 2016 - 21:12
MessageSujet du message: Pagan dönemin Asdvadzadzin’i: Navasart Bayramı
Répondre en citant

Pagan dönemin Asdvadzadzin’i: Navasart Bayramı


Fotoğraf: Berge Arabian

13.08.2016
www.agos.com.tr/

Ermeni Apostolik Kilisesi’nde, pagan dönemde başlayıp dönüşerek varlığını sürdürmüş gelenekler görmek mümkün. Bunu, gazetemizin direği ve geleneklerimizin en güzel anlatıcılarından Sarkis Seropyan’dan dinlemek en doğrusu. Bu vesileyle, ustamızı bir kez daha sevgi ve saygıyla anarak, sözü ona bırakıyoruz.

SARKİS SEROPYAN

“Ermenilerin ‘Beş Dağavar’ dedikleri beş büyük bayram, Dzınunt, Zadig, Vartavar, Asdvadzadzin ve Haç’ın yanı sıra pek çok diğer yortunun temelinde de pagan gelenek ve göreneklerin yer alıyor olması, yadırganmaması gereken bir gerçek. Örneğin, İsa Mesih’in dünyaya gelişinin kutlandığı Dzınunt’un paganizmle pek ilgisi görünmese de, Doğuş ile Vaftiz’in bir arada kutlanması ve Vaftiz olayında suyun mesh edilerek kutsanmasının pagan dönemi su ritüeli ile bir bağlantısı olduğunu sezmek hiç zor değil. Her zaman söylediğimiz ve söyleyeceğimiz gibi, Zadig (Paskalya) ölümden sonra dirilişin ve kırmızı yumurtanın, Diyarnıntaraç ateş ve ışığın, Vartavar suyun, Haç ise rehanın bayramıdır.
Her yıl 15 Ağustos’a en yakın pazar günü kutladığımız, iyice olgunlaşmış üzümü yiyebilmek için sabırsızlıkla beklediğimiz Asdvadzadzin için de, Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi Yortusu’nun ötesinde söylenecek bir sözümüz olmalı. Azize Meryem’in vefatının (göğe yükselmesinin), tam da baştanrıça, Altın Ana Anahid’in bayramının kutlandığı Navasart ayının birinci gününe, yani eskilerin yılbaşısına, günümüzde ise 7 veya 8 Ağustos’a rastlaması, belki de tesadüftür. Asdvadzadzin’in arife gününe verilen ‘Şoğagat’ adının, Ana Tanrıça Anahid’in sıfatlarından biri olması da tesadüftür belki, kim bilir...
Bağbozumu ve şükran
Asdvadzadzin Bayramı, üzüm yeme yasağının kalktığı Ağustos ayının tam ortasına denk gelir. Pagan tarihinin Navasart (Yılbaşı) Bayramı, yalnızca üzümün günü değil, bahşettiği nimetler için tanrısal güce teşekkür etme günüdür. Böyle bir şükran günü de eski yılbaşına, yeni Asdvadzadzin’e, velhasıl Ağustos’un 15’ine yakışır, zira hasat mevsimi bitmiş, ürünler toplanıp ambarlara konmuş, geriye şükran sunmak kalmıştır ki, bunu da bağbozumu ve üzüm bayramına çevirmiş Ermeniler. 
Kadınların bayramı
Surp Asdvadzadzin Yortusu, kadınlar için, diğer tüm yortulardan önemlidir. Kadınlar tüm adaklarını o güne saklarlar; ayrıca, bayram ertesinde, yıl içinde özel isim günü olmayan kadınların (özellikle Maryam, Takuhi, Sırpuhi, Baydzar, Yeranuhi, Hamaspür, Antaram, Diruhi ve Markrid’lerin) isim günleri kutlanır.
Ermeni üzümü denen...
Bu vesileyle, ‘Teotig 1926 - Herkesin Salnamesi’nden, üzümün, üzüm cinslerinin ve asmanın didik didik edildiği, kitap gibi bir makaleden ‘Ermeni üzümleri’ bölümünü kısa bir özet sunmak istedik. Bu derlemede adı geçen üzümlerin büyük çoğunluğu maalesef artık yetişmiyor.
‘Üzüm Cinsleri ve İsimleri’ başlığı altında Fransız, İtalyan, Türk, Pers, Yunan, Mısır, Amerikan üzümlerinin ardından, Ermeni üzümlerinden şöyle söz ediyor Teotig: “Bir Doğu atasözü var; üzümünü ye, bağını sorma diye. Çeşitleri, renkleri, şekilleri ve tatları öylesine çok ki, insan tek tek listeleyebilmek için bütün dünyayı dolaşmış olmalı. Velakin biz, büyük bir bölümünü tatmamış olarak, bu bilgelik ilkesini yok sayabiliriz düşüncesindeyim; zira bunlar kâğıda dökülmediği takdirde, tanıyanlar artık yaşamadığına göre, ebediyen unutulmaya mahkûm olacaklar.”
Teotig’e göre Ermeni üzüm cinslerinin sayısı 324. Yanlış okumadınız, üç yüz yirmi dört çeşit üzüm... Biz bir kısmını tanıtmakla yetiniyoruz.
Vaspuragan, Daron ve civarı üzümleri
Atği: Kırmızı, iri
Aydzbıdug (keçimemesi): Beyaz, açık veya koyu kırmızı
Pisnort veya Pusnort: Kışlık, beyaz, çok ekşi
Loreg veya Lorig: Keklik yemi gibi çok küçük ve seyrek olduğundan böyle adlandırılıyor.
Khıngakhağoğ: Aydzbıdug’un çekirdeksizi
Gağamart (Karakünnük): Siyah, sık ve kalın kabuklu
Sevani: Koyu renkli, iri ve kalın kabuklu
Durduri: Siyah, yuvarlak, orta boy
Ploş: Rakı çekmeye uygun (kurutulmuşu karardığı için, ‘plaşanal’ yani kararmak fiilinden türetilmiş)
Karnumaki: Siyah, küçük taneli (beyazının adı: tımışkhig)
Jur: Orta boy, yuvarlak, koruk tatlı (sirkelik)
Khizna: Kara ve lezzetli
Garmir-gab: Yuvarlak, beyaz, kırmızı benekli, sert, ince kabuklu, tatlı ve tek çekirdekli
Harsnamad: Kehribar renkli, uzun taneli, şeffaf (salkımı ışığa tutunca damarlar görünür)
Khatun-mad: Gelinparmağı da denir
Mamıkh: Yabaneriği ile adaş, zira tam olgunlaşmaz, yoksul köylüler tarafından toplanır.
Sibdag: ‘Isbidag’ın (beyaz) taşra söylenişi. Çok lezzetli, ince kabuklu, orta ceviz boyu, taneli
Bahçecik (Bardizag) ve civarı üzümleri
Amasya: Amasya’da görülen bir cins, sarı, ince kabuklu
Anderes: Beyaz, uzun taneli, geç yetişen, değerli bir üzüm
Khıngig: Miskete benzer, küçük taneli, günnük renginde
Gradana (Gordana): Siyah, küçük taneli yabani bir cins
Cueg (Cıvık): siyah, küçük taneli yabani bir cins
Mer: Bardizag’ın Hay-Lazlarının yerel sözlüğünden
Vari veya Vayri Khağoğ: Yine Hay-Lazların yaban üzümü
Turki Khağoğ: Hacın’da küçük, seyrek taneli, kalın kabuklu, tadı nahoş, para etmeyen üzüme verilen ad. Hacın Türkleri de, buna karşılık, aynı üzüme ‘gâvur üzümü’ derler.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Lun 15 Aoû 2016 - 03:53
MessageSujet du message: ASDVADZADZİN VE ÜZÜM TAKDİSİ - ՏԱՂԱՎԱՐ ՏՈՆ
Répondre en citant

Աստուածածին – Խաղողօրհնէք

Աստուածածնի տօնին օրը եկեղեցական կանոնացուած սովորութեամբ խաղողօրհնէք կը կատարուի: Աւանդոյթի համաձայն բերքի, պտղաբերութեան երախայրիքը օրհնութեամբ Աստուծոյ նուիրելը եւ եկեղեցւոյ մէջ հանդիսաւորապէս ծիսական կարգադրութեամբ օրհնելը, իւրայատուկ արարողութիւն մըն է եղած հնագոյն ժամանակներէ ի վեր:Ինչպէս հայկական բոլոր գաւառներուն, մինչեւ Խաղողօրհնէքի օրը՝ Աստուածածնի տօնը, ժողովրդական տարածուած սովորութեամբ խաղող չեն ուտեր:

Խաղողօրհնէքի նախապատրաստութիւնը կը սկսի նախորդ օրուընէ. ընդունուած կարգի համաձայն տօնին նախորդող Շաբաթ երեկոյեան մարդիկ իր ստացած խաղողի բերքէն նուէր կը բերեն ու կը շարեն եկեղեցիի շրջափակին մէջ, խնդրելով, որ բերքը առատ եւ տարին բարգաւաճ ըլլայ. այնպէս որ եկեղեցիին բակը շուտով խաղողի դէզերով կը լեցուի: Կիրակի առաւօտեան պատարագի աւարտին խաղողը կ'օրհնուի եկեղեցական ծիսակարգով: Պատարագին ներկայ գտնուող բարեպաշտ ժողովուրդը կը ճաշակէ օրհնուած խաղողէն, այդ օրհնութիւնը առնելով փաստօրէն «կը բացուէր» խաղող չուտելու արգելքը: Նաեւ սովորութիւն է օրհնուած խաղողի հատիկներէն տուն տանիլ՝ որպէսզի օրհնութիւն խառնեն խաղողի ամբողջ բերքին եւ անկէ պատրաստուող սննդեղէնին:

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 671
Point(s): 41 691
Moyenne de points: 3,05

MessagePosté le: Dim 12 Aoû 2018 - 03:11
MessageSujet du message: ASDVADZADZİN VE ÜZÜM TAKDİSİ - ՏԱՂԱՎԱՐ ՏՈՆ
Répondre en citant

Օգոստոս 12, 2018, Կիրակի

ՏԱՂԱՎԱՐ ՏՈՆ - ՎԵՐԱՓՈԽՈՒՄՆ ՍՈՒՐԲ ԱՍՏՎԱԾԱԾՆԻ



Հայ Առաքելական Սուրբ Եկեղեցին մեծ շուքով և հանդիսավորությամբ է նշում Ս. Աստվածածնի Վերափոխման տոնը: Այն Հայ Եկեղեցու հինգ տաղավար տոներից չորրորդն է և Տիրամորը նվիրված տոներից ամենահինը:
Ավանդության համաձայն՝ Ս. Կույսը Հիսուս Քրիստոսի խաչելությունից հետո շուրջ 12 տարի ապրում է Երուսաղեմում՝ Ս. Հովհաննես Ավետարանչի խնամատարության ներքո: Եվ մի օր Գաբրիել հրեշտակապետից ստանում է երկրից երկինք վերափոխման ավետիսը. «Ուրախացի՛ր, բերկրյալդ կանանց մեջ, քանզի քեզ կանչում է մեր Արարիչը, քո Միածին Որդին»: Սուրբ Աստվածածինն այս բարի լուրը հայտնում է իր ազգականներին, բոլոր քրիստոնյաներին և առաքյալներին` պատվիրելով իրեն թաղել Գեթսեմանիի ձորակում: Ապա Սուրբ Կույսը Ս. Հովհաննեսին խնդրում է մատուցել աստվածային Պատարագ, որ հաղորդվի իր Միածին Որդու Մարմնին ու Արյանը:
Այդժամ Ս. Հովհաննեսը Հիսուսի մայր Ս. Մարիամի և նրա ընկերակից կանանց հետ ելնում է Վերնատուն և այնտեղ կատարում Պատարագի սուրբ խորհուրդը: Մինչ նա մատուցում էր գոհության աղոթքը, հանկարծակի որոտ է լսվում, և Ս. Հովհաննեսին սկսում են ձայնակցել սուրբ առաքյալները, ում Սուրբ Հոգին նույն պահին ժողովել էր աշխարհի տարբեր ծայրերից:
Ս. Հովհաննես Ավետարանիչը վերցնում է կիպարիսի մի փայտ և դրա վրա կերպաձևում Ս. Տիրամոր պատկերը, որ նրա վերափոխումից հետո այդ սրբությունը մնա իրենց մոտ: Ապա առաքյալները խնդրում են Ս. Տիրամորը, որ նա փայտեղեն այդ անոթն իր աստվածատիպ դեմքի վրա դնի, օրհնի և իր բարեխոսությամբ խնդրի Տիրոջը, որ Նա այդ պատկերի միջոցով աշխարհին բարիքներ պարգևի: Ամենօրհնյալ Սրբուհին, պատկերն իր սուրբ ձեռքերի մեջ վերցնելով, օրհնում է՝ խաչակնքելով և իր դեմքին դնելով:
Երբ Ս. Կույսը ննջում է, նրա հոգին ելնում ու խառնվում է լուսեղեն զորքին, իսկ մահճում մնացած մարմինը չի այլակերպվում, այլ նրանից Սուրբ Հոգու շնորհն է բուրում անուշահոտ խնկի պես: Երանելի սուրբ առաքյալներն իրենց ուսերի վրա են վերցնում Աստվածամոր սուրբ նշխարները և ջահերով, մոմերով, սաղմոսերգությամբ ու օրհնությամբ առաջնորդվում դեպի Գեթսեմանի:
Օրհնյալ մարմինը դնում են գերեզման և, ինչպես հարկն է, պահպանում երեք օր: Այդ օրերին անընդհատ հրեշտակների քաղցրաձայն փառաբանության երգեր էին լսվում: Երեք օր հետո՝ առավոտյան, անմարմինների բանակներն իջնում են գերեզմանի վրա: Ապա մեր Տերը լուսափայլ ամպով ու հրեշտակներով մոտենում է Ս. Կույսի գերեզմանին և կնքված գերեզմանից, առանց կնիքը խախտելու, վերցնում է աստվածընկալ մարմինն ու վերանում երկինք:
[Խոկման արարողությու / fb]
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 13:34
MessageSujet du message: ASDVADZADZİN VE ÜZÜM TAKDİSİ - ՏԱՂԱՎԱՐ ՏՈՆ

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Քննարկենք, Սորվինք հայերէն խոսիլ - (Ամէն Ինչ Հայերէն-tout en arménien-Ermenice) -> Կրոնկ Զանազան քննարկումներ - Ավանդութիւններ - Religion - Ermenilerde inanç Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com