Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Mimar Sahak / Mimar Sinan
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Centralisations -> Célebrités arméniens - Հայտնի Հայ Անձնավորություններ - Ünlü Ermeniler Aller à la page: <  1, 2, 3, 4, 5
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
vahe2009



Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958

MessagePosté le: Mer 30 Déc 2015 - 20:55
MessageSujet du message: Dacikler Varbet Mimar Sahak'ın ( Mimar Sinan) Nihayet Ermeni Olduğunu
Répondre en citant

Revue du message précédent :

Dacikler Varbet Mimar Sahak'ın ( Mimar Sinan) Nihayet Ermeni Olduğunu Kabul Etti ,

Mimarın Gebzedeki Camiisine PİSİUVAR Yaparak ...








Kocaeli'nin Gebze İlçesi'nde bulunan tarihi Çoban Mustafa Paşa Camisi'nin erkek tuvaletine mermer kaplamalar ve pisuvarlar yapıldı.

Gebze ilçe merkezinde bulunan ve Çoban Mustafa Paşa tarafından Mimar Sinan'a 1510 yılında yaptırılan Çoban Mustafa Camii ve Külliyesi'nin erkek tuvaletinde yeni düzenlemeler yapıldı. Tarihi caminin tuvaletinde duvarlar mermerle kaplanarak üzerine pisuvarlar monte edilirken, pisuvarların arasına da yine mermerden paravanlar konuldu, ayrıca yeni lavabolar yapıldı.

Mustafa Özbağ @mozbag

Mimar Sinan'ın eseri 5 asırlık cami duvarına pisuvar @bursadabugun aracılığıyla"BU REZİLLİK NE YA..!!PES DEDİRTİYOR

http://www.bursadabugun.com/haber/mimar-sinan-in-eseri-5-asirlik-cami-duvar…

Ancak tarihi caminin dokusunu bozan düzenleme tepki gördü. Vatandaşlar tarihi yapıya zarar veren değişikliğin ortadan kaldırılmasını isterken, bazı vatandaşlar da pisuvarların dinen de uygun olmadığını ileri sürerek tarihi özelliğin bozulmamasını istedi.

'TARİHİ DOKUYA ZARAR VERMESİNLER'

Gebze Tarih Araştırma Komisyonu Başkanı Resul Orman tarihi yapının özelliğini bozmayacak şekilde düzenlemeler yapılması gerektiğini belirterek, "Külliyenin lavabolarının modernize edilmiş haliyle halkın önüne sunulduğu, tarihi dokuya zarar verdiği için biz tarihçiler ve tarih gönüllüleri olarak bu süreci istemiyoruz. Restorasyonun aslına uygun yapılmasını uygun görüyoruz. Külliyenin tarihi dokusuna zarar vermesinler, yetkililer bu işi bilenlere yaptırsınlar" diye konuştu.

http://tr.sputniknews.com/yasam/20151230/1019955162/mimar-sinan-cami-restorasyon.html



http://www.radikal.com.tr/turkiye/mimar-sinanin-yaptigi-5-asirlik-caminin-duvarina-pisuvar-1496324
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Mer 30 Déc 2015 - 20:55
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Jeu 31 Déc 2015 - 13:26
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant



http://www.rotahaber.com/yasam/mimar-sinan-in-yaptigi-5-asirlik-caminin-duvarina-pisuvar-h577048.html


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 10 Avr 2016 - 09:03
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant



http://www.haberturk.com/yasam/haber/1222314-mimar-sinanin-matematigini-cozdu


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 10 Avr 2016 - 10:52
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant

Kapısı yok edilen Mimar Sinan’ın eseri



Beyazıt’taki Cebeci Han günümüzdeki tarih kayıtlarına dev kapısı yok edilen han olarak geçer. Daracık, topu topu bir metre genişliğinde, üç metre uzunluğunda bir girişi var...

Han devri zamanında tarihi kentin en önemli hanlarındandı. Kapalıçarşı’nın kuzeybatısında Örücüler Kapısı’na yakın bir noktada yer alan han üç avluluydu. Günümüzde avlular, 100 yıldır eklenen bina ve atölyelerle birbirine karışmış, adeta labirente dönmüş durumda. İki katlı, avlulu klasik dönem avlulu hanlarının başında gelen hanın 2 binli yıllarda butik otel olacağı yönünde proje hazırlandığı söylendi ama aradan geçen 15 yılda hiçbir ilerleme olmadı.

BİR MİMAR SİNAN YAPISI

Hanın tarihine gelince; bu yapı da bir muhteşem yüzyıl eseridir. Yani yapım yılı 1550- 60’lı yıllar. Kanuni’nin damadı ve vezir olan Rüstem Paşa tarafından yaptırılmış. Yapıcısı da Mimar Sinan. Uzmanlar, usta mimarın Cebeci Han’ın inşası için, kalfalarından birini günümüzün ifadesiyle, taşeron olarak atadığını söylerler. Cebeci Han’ın efsaneleri boldur. Buradaki esnafa göre, yeraltı dehlizleriyle Haliç’e kadar çıkmak mümkündür. “Peki, çıkan olmuş mu? diye sorarsanız, “Eskiden çıkılırmış, sonradan kapanmış” yanıtını alırsınız. Han, İstanbul depreminde ”Ne olacak halim?” der gibi zamana direniyor. Handa 200 üzerinde işyeri var. Bu işyerlerinin çoğu marangoz ve bakır işleme atölyelerinden oluşuyor. Bu ustalara daha sağlıklı ve bakımlı atölyeler sağlanırsa belki yok olmak üzere olan bir zanaat kolu yaşatılacak, genç ustalar yetişecek. Ama kimin umurunda?

FARKLI BİR İŞKOLU

Kapalıçarşı’da, Laleli’de, bavul ticaretine malzeme olan her türlü üründe Caner Balcı ve Turgut Öztorun’un imzası var. Onlar ünlü ünsüz tüm markaların etiketini tasarlıyorlar. Caner Balcı,” Eskiden elle çizerdik bunları ama şimdi bilgisayar programları var. İşimiz kolaylaştı ancak şimdi yapan çok, anlayacağın işler kesat” diyor. Lafı hana getiriyorum. Bitlisli olan Turgut Öztorun, 40 yılı aşkın bir süredir handa olduğunu belirtiyor, “Burada eskiden Rum ve Ermeni ustalar çoktu. Altın, gümüş ve bakır işleri yaparlardı. Çoğu işi bıraktı veya daha bakımlı hanlara geçtiler. Burası bakırcılara ve kebapçılara kaldı. Tavsiye ederim alt katımızdaki kebapçıyı esnaf çok tutar. Buraya yerli ve yabancı turistler de gelir” diye anlatıyor. Handa yenileme ve onarım çalışmalarının bir türlü yapılamadığını belirtirken acı bir gerçeğe parmak basıyor Turgut Bey: “Anıtlar Kurulu var. Güya buralara çivi çakılması yasak. Ama yıllardır balyozla dalıyorlar. Kim kime dum duma.”

Cengiz Erdil-YENİ YÜZYIL GAZETESİ

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/haber/hafta-sonu/kapisi-yok-edilen-mimar-sinanin-eseri-25416


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Lun 11 Avr 2016 - 12:44
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant

Hürriyet’in güzel tarih sayfasında “Harem bir okul muydu” başlığı var, çok çok önemli. Birazdan harem sözcüğü üzerinde de duracağım, haram, unutmayalım, çünkü burada kültür konusunu ele alıyoruz, bu mülakatlarımız sürecek. Sonra da bir arabaşlık var, “Mimar Sinan yaptı” diyor, şöyle bir cümle var: “Padişahların bütün gün oturdukları, çoğu zaman geceyi de geçirdikleri Topkapı Sarayı’nın Harem bölümünü de Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Sinan yapmıştır.” Devam ediyor, “Topkapı’daki büyük mimarın tek eseri budur.” İlber Ortaylı üstadım, hocam, arkadaşım beni affetsin, Mimar Sinan diye bir adamın Türkiye coğrafyasında yaşadığına dair elimizde hiçbir bilgi yoktur. Burada isimlerini vermeyeceğim, ülkemizin en güvenilir mimari tarihçileri Mimar Sinan’ı başka türlü yazarlar.

TÜRKİYE'DEKİ CAMİLERİN MİMARİSİ ÇİRKİN MİMARLIK YOK

D.H.: Neden isim vermiyorsunuz? Cumhuriyet’te de uzun süre yazan Doğan Kuban değil mi?

Y.K.: Evet, Doğan Kuban Hocam. Hayır, bize anlatılan Mimar Sinan, öyle bir Mimar Sinan yoktur. Hürriyet gazetesine gittiniz diye bayağı tarihin bütün yalanlarını söyleyemezsiniz orada. Bu mümkün değil. Daha da önemli bir noktaya geliyorum, nedir bu cami dediğiniz, niye İlber Hocam camiyi bilmem neyi abartıyor?

Ben şunu söylüyorum, burada isim vermeyeceğim, XVI. veya XVII. yüzyılda İstanbul’a gelen Düveli Muazzama’dan büyük bir sefir ne der biliyor musunuz? İlber Hocam bunları inceleyecek, gerektiği zaman ben kaynak göstereceğim. Sefir gelmiş İstanbul’a, kaynak var bende, anıları Türkçeye de çevrilmiş, bir Ayasofya’yı görmüş, bir de camileri görmüş, neyi görmüş peki, bütün camiler Ayasofya’nın tekrarıdır, Ayasofya Kilisesi’nin tekrarıdır. Ben şöyle söylüyorum İlber Ortaylı Hocama, Ayasofya varsa Türkiye’de cami yoktur. Ayasofya varsa Türkiye’de çok büyük cami mimarı bir adamın olduğunu hiçbir ciddi adam ileri süremez.

Ben yıllarca Sultanahmet’te yattım. Sultanahmet’ten de sadece Ayasofya’nın sonradan minareye çevrilen çan kulelerini gördüm. O benim günümdü. Sonra da Türkiye’den ayrılmak ve gönüllü sürgün hayatı yaşamak istediğim zaman da, gitmeden evvel bir daha görmek istediğim yer Ayasofya oldu. Büyüleyicidir; çok yazık ki, duvarlarının pek çok güzelliğini biz Türkler kazımışız, ama inanılmaz bir güzelliktir. O varsa, Türkler için şunu söyleyebilirsiniz, o diğer kubbeleri yaptıkları için kutlayabilirsiniz. İyi kalfalarımız vardır dersiniz, mimarımız vardır diyemezsiniz. İyi taklitçilerimiz vardır dersiniz, mimarımız vardır diyemezsiniz.

Fransızcası mosquée, İngilizcesi mosque diyorlar; aslı bunlara uygundur, mescit denmektedir. Arabi’de, başka yerlerde “cami” diye bir sözcük de yoktur, bu vesileyle okuyucularımıza lütfumuz olsun; cami toplamak demektir, cema, bir tek Cuma günleri toplanır camide Müslümanlar. Oradan da kalmış, biz almışız onu, biz de öyle bir millet olduğumuz için başka dillerden kolay olan şeyleri alırız.

Burada bir parantez açabilir miyim, camilerimizin şu anda hepsi boştur. Biz iktidara geldiğimiz zaman, bu camilerin hepsini, o binaları okul olarak kullanacağız. İbadet yerleri güzel olacak. Böyle her köşeye doldurulmuş, çirkin, boş yerler olmayacak. Boştur hepsi, kimse gitmez oralara, bu Akepe gericiliği döneminde de her köşeye bir tane cami yapıldı, ama camiler boştur, gideni yoktur, çok açık. Gericiliklerini sadece bunları yaparak gösteriyorlar, öyle güzel binalar da değil. Burada bir parantez daha açabilir miyim, İlber Hocam, büyük hocam, böyle bunlardan bahsetme, böyle “Mimar Sinan yapmıştır” diye doğru olmayan bir şeyi yazma. Doğruysa, “Yalçın Küçük yanlış söylüyor” dersiniz ve bir kez de “ohh” derim ben de, “bir yanlışım da bulundu” derim. Ben hapishanedeyken Sosyologca’da Hülya Biçer Hanım’ın yeni camiler üzerine uzun incelemelerini okudum, doktora yapıyor.

Şu anda cami adını da bırakıyorum, ibadet yeri olarak gördüğüm en güzel yer neresidir biliyor musunuz, Doğramacı’nın ailesi için yapılan yerdir. Bilkent’e giderken görürsünüz. İbadet yerleri güzel olacak, buradan Tayyip Beyefendi’ye haber gönderiyorum, ibadet yerleri güzel olacak, her biri birbirine benzeyen, çoğu kesilmiş patateslere benzeyen yerlere ibadet yeri diyemeyiz. İbadet yeri, bunu da söylüyorum, İhsan Doğramacı’yı çok eleştirdim, ama yeri çok güzeldir, daha gezmedim içini. Ama Bilkent’e giderken hep görüyorum. Gezmedim derken, bu dönemi hapiste geçirdim, hem de oralara gidecek vakit bulamıyorum. Ne güzel, çocukluğumda özlemini çektiğim gibi bir yer. Bütün dinlerin ibadet yerlerini içine almış bir yer. Çocukluğumda bu hayalleri kurardım. Ben Hıristiyanı olan, Arabı olan, Ermesini olan, Katolik kilisesi olan bir yerde büyüdüm. Bazen Pazar günleri Katolik kilisesine giderdim, arkadaşlarıma uymak için. Öyle bir yerde büyüdüm. Ben bütün dinleri içeren bir ibadet yerini düşünürüm, İhsan Doğmacı’nın çocukları bunu yapmışlar, çok iyi bir yer yapmışlar, çok güzel bir yer yapmışlar. Bir iki tane daha öyle yer var, duyuyorum, bizim meşhur cami, Karacaahmet’in girişinde, Şakirin Camii. Ancak henüz gidip görmedim, gidip göreceğim.

http://odatv.com/ilber-ortayli-hurriyette-bunlari-neden-yazmiyor-1104161200.html


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 897
Point(s): 2 483
Moyenne de points: 2,77

MessagePosté le: Mar 12 Avr 2016 - 08:42
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant

Üç büyük Osmanlı padişahı döneminde yaşamış Koca Mi’mâr Alaaddinin sihirli lambasında yaşıyordu padişahlar gerek gördüğünde lambayı elleriyle ovar dileklerde bulunurdu böylece 375 mimari eser kültürel miras olarak kaldı Kayseride Ermeniler vardı Rumlar vardı aaa o başka bir masaldan pardon ....

Prof. Yalçın Küçük: Mimar Sinan diye bir adamın Türkiye coğrafyasında yaşadığına dair elimizde hiçbir bilgi yoktur
11.04.2016 17:07
http://m.t24.com.tr/haber/prof-yalcin-kucuk-mimar-sinan-diye-bir-adamin-tur…

_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 897
Point(s): 2 483
Moyenne de points: 2,77

MessagePosté le: Mer 13 Avr 2016 - 07:03
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant


Pamukciyan’ın kaleminden Sinan’ın kökleri
15 ve 16. Yüzyıllarda Ermeni tarih kaynakları kısır olduğu için, bu dönemlerde İstanbul’da faaliyette bulunan Hıristiyan Ermeni mimarlara tesadüf edilmemektedir. Şüphesiz mühtedi Ermeni mimarları olmasına rağmen, bunlardan ancak dahi sanatkâr Koca Sinan (1490-1588) bilinmektedir.
Mimar Sinan’ın Ermeni asıllı olduğunu, ünlü tarihçi Ahmet Refik Altınay (1880-1937) meydana çıkarmıştır. Devlet Arşivi’nden bulup, Türk Tarih Mecmuası’nın yeni seri 1. Sayısında (1930 Haziran-1931 Mayıs, s. 10) neşrettiği, 9 Ramazan 981 (Miladi 2 Ocak 1274) tarihli Akdağ kadısı Hüseyin Çavuş’a gönderilen bir emirnamede, Mimar Sinan’ın üç akrabasının Kıbrıs’a sürülmemeleri talep edilmiştir. Birincinin adı Sarıoğlu Dügenci’dir. Rahmetli araştırmacı dostumuz Bimen Zartaryan’a (1880-1956) göre, bu ismin kelime manası, buğday döven aletler imal eden demektir. Filhakika, eskiden bilhassa Kayseri Ermenileri arasında, Türkçe birçok kelime şahıs ismi olarak kullanılmıştır. Görüleceği üzere, 17. Yüzyılın sonlarında, aynı ismi taşıyan bir Ermeni hassa mimarının mevcudiyeti de, Mimar Sinan’ın Ermeni olduğunu kanıtlamaktadır. Binaenaleyh, bazı araştırmacıların hâlâ ona başka asıllar atfetmesi yersiz ve manasızdır. İkinci isim Ulisa’nın doğru şekli Hulitsa olacaktır ki, Hulyane’nin Kayseri Ermenileri arasında kullanılan şeklidir. Zira, bu yöredeki Ermeniler bazı kadın isimlerinin sonuna ‘tsa’ ekini ilave etmişlerdir. Mesela, Nuritsa, Maritsa, Sırpuhitsa vb gibi. Üçüncü, Nişan adı ise eskiden beri sırf Ermeniler arasında görülen Ermenice bir isimdir. Kelime manası işarettir ve Hazreti İsa’nın haçı için de kullanılmıştır. Mimar Sinan’ın Müslüman ettirdiği kardeşinin adının da Mikayel olduğu Devlet Arşivi’nden tespit edilmiştir.
Kevork Pamukciyan, ‘Ermeni Kaynaklarından Tarihe Katkılar –III, Aras Yayıncılık, 2003, sayfa: 164-165.
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 15 Avr 2016 - 10:43
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant

Mimar Sinan'ın kafatası nerede?

1935 yılında sıcak bir yaz günüydü. Her şey Mimar Sinan'ın ölümünden tam 347 yıl sonra 1 Ağustos günü oldu. Tarihin yetiştirdiği en büyük mimari deha Mimar Sinan'ın kafatası mezarından çıkarıldı. Mimar Sinan'ın kafatası mezarından nasıl ve neden çıkarıldı? Kim çıkardı? Kafatası şimdi nerede? İşte Mimar Sinan'ı kayıp kafatasının sırlarla dolu hikayesi

http://www.sabah.com.tr/galeri/turkiye/mimar_sinanin_kafatasi_nerede


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 3 Juil 2016 - 11:02
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant





Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 958
Point(s): 73 945
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Ven 18 Nov 2016 - 16:59
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant

Prof. Dr. Erhan Afyoncu Osmanlının en büyük mimarı, Mimar Sinan'ın Karamanlı Hıristiyan Türklerden olduğunu söyledi.

İşte Afyoncu'nun Sabah Gazetesinde yayınlanan okunmaya değer makalesi...



Osmanlı mimarisi denildiğinde ilk akla gelen isim olan Mimar Sinan’ın etnik kökeni tartışmaları yine gündeme geldi. Etnik kökenini tespit etmek için mezarı açılıp, kafatası incelenen Mimar Sinan, “Karamanlı” denilen Hıristiyan Türkler’dendi

Mimar Sinan 1490'larda Kayseri'nin Ağırnas köyünde doğdu. 1511'de Osmanlı görevlilerince beğenilerek devşirme sistemine dahil edildi. Daha sonra yeniçeri ocağına alındı. Kanunî ile askeri seferlere katıldı. 1533-1534'teki Irakeyn seferinde Van Gölü'nde gemi inşa ederek kendini gösterdi. 1537'deki seferde bu sefer nehir geçerken yaptığı köprüler beğenildi. 1538'de Lütfi Paşa'nın tavsiyeleriyle mimarbaşı oldu ve 1588'de ölene kadar görevde kaldı. Mimarbaşılığı sırasında yüzlerce cami, mescit, medrese, darülkurra, türbe, imaret, hastane, kervansaray, saray, su kemeri, hamam inşa etti.

DEVŞİRME SİSTEMİ

Osmanlı döneminde uygulanan devşirme sistemine göre çok farklı milletlerden (Hırvat, Arnavut, Boşnak, Ermeni, Sırp, İtalyan, Rum vs.) insanlar devşirilip, Müslümanlaştırılıp, Türkleştirilmişlerdi. Çok farklı etnik kökenlere sahip olan devşirmeler, Türkiye'de büyük makamlara yükselmişler ve Türk devletine hizmet etmişlerdir. Osmanlı Devleti'nde etnik kökenlerin bir önemi yoktur. Osmanlı kaynakları bu yüzden devlette hizmet eden devşirmelerin çoğunlukla etnik kökenlerinden bahsetmemişlerdir. Devşirmelikten üst makamlara yükselen devlet adamların etnik kökenlerini Avrupalı seyyah ve elçiler merak ederek, araştırmışlardır. Mimar Sinan da devşirmedir ve Osmanlı'dır. Ancak ille de büyük mimarımızın aslı merak ediliyorsa etnik kökeninin aslı şöyledir.

HIRİSTİYAN KARAMANLI TÜRKLER'DENDİR

Mimar Sinan'ın Avusturyalı, Macar, Bulgar, Rum, Ermeni asıllı olduğu iddiaları farklı kişiler tarafından ortaya atılmıştır. Ancak Mimar Sinan, Karamanlı denilen Anadolu'da yaşayan Hıristiyan Türkler'dendir. Osmanlı döneminde devşirilip, Müslüman olmuştur.

Tarihçi Ahmet Refik Altınay'ın yayınladığı bir mühimme hükmünde (dönemin bakanlar kurulu emri) Mimar Sinan'ın akrabalarının ismi yanlış okununca Mimar Sinan'ın Ermeni asıllı olduğu iddia edilmiştir. 1574 tarihli bu belgede Mimar Sinan, Kıbrıs'a sürgün edilen mimarbaşının doğduğu Ağırnas köyü ile akrabalarından Kiçi Bürüngüz Köyü'nden Sarı oğlu Döğenci ve Üskübî köyünden Üleysi ve Kudanşah'ın adaya gönderilmesinden vazgeçilmesini istemiştir. Üleysi benzersiz manasına gelen Moğolca bir kelime, diğer isimler ise Türkçe'dir. Rahmetli Nejat Göyünç 1985'te bu durumu açıkça ortaya koymuştur. Bu yüzden belgede geçen isimlerin Ermenice olduğu doğru değil. Ayrıca Ağırnas ve Mimar Sinan'ın akrabalarının yaşadığı köyler incelendiğinde buralarda yaşayan Hıristiyanların önemli bir kısmının öz Türkçe isimler taşıdığı anlaşılmakta.
İsmail Hakkı Konyalı, 1584 tarihli vergi nüfusu tahrir defterinde Ağırnas'ta yaşayanların Türkçe isimlerini şu şekilde tespit etmiştir: Evren, Pervane, Bahadır, Karagöz, Aydoğdu, Aslan, Yağmur, Kumru, Sefer, Hüsrev, Arslan, Kaplan, Hüdayahşi, Kılmaz, Uğurlu, Oğuzlu, Tatar, Paşabey, Timur, Kutlubey, Sarı, Hüdaverdi, Kalender, Bayram, Borhan, Kalanlı, Karaca, Sultanşah, Urumşah, Paşa, Şadi, Karayağdı, Çakır, Bayramlı, Şemsiye, Nurullah, Yürür, Asilbey, Kutluşah, Seylanşah, Keçi, Sarıaş, Atmaca, Kademşah, Tursun, Seferşah, Murad, Emirşah, Hızırşah, Kuru, Karakoç.

Karamanlılar

Kayseri, Konya, Mersin, Antalya, Karaman, Nevşehir, Kırıkkale başta olmak üzere iç ve güney Anadolu'daki birçok bölgede, İslamiyet'ten önceki yıllarda Türkler'in taşıdığı isimleri kullanan birçok Hıristiyan ve Rum vardır. Osmanlı yönetimi milletleri din ve mezhebe göre ayırdığı için, bunlar mensup oldukları mezhebe göre Ermeni veya Rumlar'la birlikte yaşıyordu. Karamanlı adı verilen bu topluluklar Hıristiyan Türkler'di. Çoğu Karadeniz'in kuzeyinden Balkanlar'a gelmiş Şamani Türkler idi. Oğuz, Peçenek, Kıpçak gibi Türk boylarına mensup Türkler, Balkanlar'a geldikten sonra Bizans hakimiyetine girip, zamanla Hıristiyanlaşmışlar ve Anadolu'ya gelen Selçuklu Türkleri'ne karşı savunma tedbiri olarak Anadolu'ya yerleştirilmişlerdi. Evliya Çelebi, seyahatlerinde rastladığı Karamanlılar için "Bâtıl Türk insanı üzerine kelimat ederler, asla Rum lisanı bilmeyip bâtıl Türk lisanı bilirler" der Karamanlılar'ın bir kısmı Selçuklu ve Osmanlı döneminde Müslüman oldu. Bir kısmı da Hıristiyan olarak Cumhuriyet dönemine kadar yaşadı. Cumhuriyet'in başında Yunanistan ile yapılan nüfus mübadelesinde onbinlerce Karamanlı, Yunanistan'a gönderildi.

Mimar Sinan'ın kendi yaptığı mezarı
Mimar Sinan'ın kendi yaptığı mezarı

Mimar Sinan'ın Kafası Ne Oldu?

Cumhuriyetin ilk yıllarında dünyadaki ırkçılık akımı Türkiye'ye de tesir etmiş, kafatasları incelenmişti. Büyük mimarımızın etnik kökeninin tartışılması üzerine 1 Ağustos 1935'te Mimar Sinan'ın mezarı açılarak kafatası çıkarılmıştı. 5 Ağustos 1935 tarihli Akşam gazetesinde çıkan haber şöyledir. "Büyük Mimarın Kafatası Mezarından Çıkarıldı: Büyük Türk mimarı Sinan'ın kafatası mezarından çıkarılmıştır. Kafatası antropoloji müzesinde saklanacaktır. Kafatası üzerinde yapılan tetkikatta bunun brakisefal yani yassı yuvarlak olduğu görülmüştür. Bütün Türkler brakisefal olduklarından büyük mimarın yalnız kültür itibarile değil, ırk itibarile de Türk olduğu bir kere daha ortaya çıkmıştır".
Kafatasının kurulacak Antropoloji Müzesi'nde saklanacağı planlanmıştı. Ancak böyle bir müze kurulmadı ve büyük mimarın kafatasının akıbeti günümüzde bilinmiyor. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu kafatasının bulunması için geçtiğimiz günlerde emir verdi. Ancak Beşir Ayvazoğlu'nun dikkati çektiği Mimar Sedat Çetintaş'ın 25 Nisan 1963 tarihli Yeni İstanbul gazetesinde yayımlanan "Koca Sinan'ın Hayatı, Sanatı, Hüviyeti ve Eserleri" başlıklı yazısında kafatasının mezarda sağlam bir şekilde bulunamadığını iddiası vardır. Çetintaş'ın yazısı şöyledir: "Büyük Milletimizin şerefli evlâtları, size şuracıkta kısaca Koca Sinan'dan bahsedeceğim: Koca Sinan'ın Kayserili bir Ermeni olduğu hakkındaki iddiaların mahiyetini tespit için rahmetli Atatürk'ümüz 1936 senesi yaz mevsiminde antropoloji tetkikatı yaptırmak üzere Tarih Kurumu namına bana Sinan'ın mezarını açtırmıştı. Emri ifa ettim. Tamamiyle kesme taştan yapılmış olan lâhtin yan tarafından toprağa girerek bir tekini çürütüp açtırdım, buradan bir tek omuzumla beraber başımı sokabildim. Ceset maalesef tamamiyle çürümüş, kafa örneğinde bir toz hâlinde toprak üstüne çökmüştü. Hava ve rutubetten çürüyor galiba ki, Bursa'da Yeşiltepe'nin kav kısmında da böyle o kadar cesetten bugün hiçbir şey kalmamıştır. Burada Sinan'ın adut denilen, omuzlardan inen kol kemiklerinin 10'ar santim boyunda birer parça ile kafatasında üç dört santim çapında bir parça bulabilmiş ve bunları kurulu idare heyeti huzurunda antropolog dostum Şevket Aziz Kansu'ya vermiştim."

Mimar Sinan ve Hassa Mimarları Ocağı

Mimar Sinan, cami, medrese, köprü gibi yüzlerce yakın esere imza atmıştı. Üç padişah dönemi yaşayan ve 100 yıldan fazla yaşayan büyük mimarımızın bu kadar çok esere tek başına imza atması mümkün değildi. Mimar Sinan, bu eserleri kendi idaresi altında olan hassa mimarları ocağı ile inşa etti. Müslüman mimarların yanısıra gayrimüslimlerin de bulunduğu bu ocakta bu dönemde Müslüman mimar sayısı daha fazlaydı. Hassa mimarları ocağı, inşaat faaliyetleri, inşaat ve şehir denetimi yapardı.

Prof. Dr. Erhan Afyoncu

http://www.karamandan.com/Kose_Yazilari-Mimar_Sinan_Karamanli_Turkuydu-k43400.html


bir de bunu saray kontenjanından harp okullarına dekan yapmışlar...atyandan Asdvaz razı oldun


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 897
Point(s): 2 483
Moyenne de points: 2,77

MessagePosté le: Jeu 24 Aoû 2017 - 09:43
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant

Mimar Sinan’ın Ermeni olduğunu, tarihçi Ahmet Refik Altınay (1880-1937) yazmıştır. Devlet Arşivi’nden bulup, Türk Tarih Mecmuası’nın yeni seri 1. Sayısında (1930 Haziran-1931 Mayıs, s. 10 dileyen gidip bakabilir.

http://www.sendspace.com/file/fzyvzd








_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
azad
V.I.P.
V.I.P.

En ligne

Inscrit le: 06 Sep 2006
Messages: 824
Point(s): 2 418
Moyenne de points: 2,93

MessagePosté le: Sam 3 Nov 2018 - 00:30
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant

test
_________________

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar, Güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar,üzülme doğruların kaderidir yanlızlık, kargalar sürüyle, kartallar yanlız uçar.


Revenir en haut
mafilou
Administrateur
Administrateur

Hors ligne

Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 896
Point(s): 42 287
Moyenne de points: 3,04

MessagePosté le: Sam 3 Nov 2018 - 00:40
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan
Répondre en citant

Mimar Sinan, le plus grand architecte de tous les temps

30 JANVIER 2017



L’histoire de l’Islam est remplie d’architectes de génie et les musulmans peuvent sans conteste s’approprier les plus grands monuments de la planète montrant par leurs structures la grandeur de l’Islam à travers le temps.
Le Dôme du Rocher à Jérusalem, l’Alhambrade Grenade en Espagne, la Mosquée Bleue à Istanbul en Turquie sont autant d’exemples de cette tradition architecturale.
Dans la lignée de ceux qui ont marqué leur époque, Mimar Sinan le plus grand architecte de l’empire ottoman est certainement l’un des plus influents de son temps.
Né dans un village d’Agirnas en Cappadoce le 15 avril 1489, Sinan qui est d’origine arménienne est le fils d’un charpentier Grec ou Arménien converti à l’Islam, et c’est auprès de son père qu’il va tout apprendre du métier qui fera de lui un être à part des années plus tard.
Après avoir été recruté dans le cadre du devsirme destiné aux jeunes gens chrétiens convertis à l’Islam, il prêtera comme ses camarades allégeance au Sultan Murat 1er. Après quelques temps passé dans la cavalerie, il intégrera le corps des techniciens pour finalement devenir ingénieur en génie militaire.
Il compte à son actif plusieurs ponts et fortifications et devient le plus grand bâtisseur de l’ère ottomane durant les règnes successifs des sultans Soliman le Magnifique, Selim II et Murat III.
L’un des premiers objectifs de Mimar Sinan fût d’édifier un monument pour l’Islam qui dépasserait en magnificence la basilique Sainte-Sophie d’Istanbul construite en 537 par les Byzantins pour être par la suite convertie en mosquée après la conquête de la ville par Mehmed II en 1453.
Ce ne fût que le début d’une prolifération de constructions dont il a été le maître d’œuvre, la mosquée Khusruwiyah à Alep en Syrie, la mosquée de l’imam Abou Hanifa à Bagdad et la mosquée de Jalal ad-Din al-Rumi à Konya, tous ces projets lui ont permis de consolider sa formation en architecture et en ingénierie afin de construire les plus grands monuments à la gloire de l’Islam.
Si l’on s’en réfère à l’une de ses biographies, Sinan considérait la Mosquée Selimiye à Edirne comme son chef-d’œuvre avec ses quatre minarets atteignant chacun 80 mètres et son dôme encore plus impressionnant que celui de la basilique Sainte-Sophie. Destinée au fils du sultan Sulayman, Sélim II, celui-ci voulait qu’elle soit un lieu pour tous les musulmans qui y prieraient encore longtemps après sa mort.
Le style de Sinan, inspiré par le savoir des seldjoukides et des Byzantins, est particulier, les formes arrondies et harmonieuses de ses constructions jouent avec les volumes et les lumières pour en tirer le meilleur.
Il a marqué de son empreinte 107 mosquées, 52 salles de prières, 45 tombeaux, 74 collèges de théologie, 8 écoles coraniques, 6 écoles primaires, 3 hôpitaux, 22 hospices, 6 couvents de derviches, 31 caravansérails, 38 palais, 5 villas, 8 citernes, 56 hamams, 9 ponts et 7 aqueducs.
Décédé à Istanbul le 17 juillet 1588 à l’âge de 99 ans, il sera enterré dans un tombeau érigé tout près de la mosquée de Soliman. Ses œuvres figurent aujourd’hui parmi les plus grands symboles de l’Islam, plus de 400 ans après sa mort.




https://www.ajib.fr/saviez-mimar-sinan-plus-grand-architecte-de-temps/
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 04:33
MessageSujet du message: Mimar Sahak / Mimar Sinan

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Centralisations -> Célebrités arméniens - Հայտնի Հայ Անձնավորություններ - Ünlü Ermeniler Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet Aller à la page: <  1, 2, 3, 4, 5
Page 5 sur 5
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com