Welcome Guest: Register | Log in
 
FAQ| Search| Memberlist| Usergroups
 
Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol - Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) - Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii
 
Post new topic   Reply to topic
Armenian on web Forum Index -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Les églises de l'Arménie Occidentale - Batı Ermenistan Kiliseleri
Previous topic :: Next topic  
Author Message
mafilou
Administrateur
Administrateur

Offline

Joined: 04 Sep 2006
Posts: 14,380
Point(s): 43,579
Moyenne de points: 3.03

PostPosted: Sat 14 Aug 2010 - 01:12
PostPost subject: Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol - Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) - Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii
Reply with quote

Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol -
Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) -
Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii


Ուրֆա Եդեսիա - Merkez, Büyükyol (Yeniyol) -
Surp Arakelots Սուրբ Առաքելոց եկեղեցի


armenian on web
14.08.2010
A. S./H.
http://team-aow.discuforum.info/t6340-Urfa-Edes-Yetesya-Merkez-Buyukyol-Oniki-Havari-Ermeni-Kilisesi-Surp-Arakelots-F-rf-rl-Kilise-F-rf-rl-Camii.htm






http://team-aow.discuforum.info/t6340-Urfa-Edes-Yetesya-Merkez-Buyukyol-Oniki-Havari-Ermeni-Kilisesi-Surp-Arakelots-F-rf-rl-Kilise-F-rf-rl-Camii.htm#p21048

Ermeni Kralı Abkar halkını Dikran II(M. Ö. 95-56) topraklarına, Ermeni Mezopotamyası’na yerleştirdikten sonra arapların Urha veya Urfa olarak adlandırdıkları kenti başşehir edinmişlerdir. Günümüzde Şanlıurfa olarak adlandırılmaktadır.

Şanlıurfa Ali Fuat Bey Caddesi’nde bulunan bu cami Oniki Havari Ermeni Kilisesi’nden camiye çevrilmiştir. Kitabesi “kayıp” olduğundan kilisenin yapım tarihi bilinmemektedir, 1956 yılında camiye çevrilmeden önce bir süre cezaevi olarak kullanılmıştır. Kilisenin taş bezemelerinden ötürü halk arasında Fırfırlı Kilise, Fırfırlı Cami olarak anılmıştır.

Surp Arakelots Kilisesi ile Büyük Kilise (Bugünkü Selahattin Eyyubi camisi olarak adlandırılan yer) ve şimdiki Cumhuriyet ortaokulunun yerinde bulunan küçük bir kilise, Balıklı Göl’ün üst kısmında başlayıp kuzeye, mezarlığa doğru uzanan bölge, Ermeni (Hristiyan) Mahallesi olarak adlandırılmaktaydı. Şimdi bu mahalleye Büyükyol denmesinin sebebi ise, Vali Fuat Bey zamanında, Mahalleyi bölmek için ortasından büyük bir yolun açılmasıdır.

Hıristiyanlık tarihi açısından büyük önem taşıyan ve Van bölgesindeki Varak Manastırında bulunan “Varak Haçı” 1092 de Urfa’ya getirilerek, bu kiliseye konulmuştur.

Yapı, üç nefli bazilika plan düzenindedir. Kesme taştan olan yapının Batı cephesinde ve köşe kulelerinde son derece güzel bir taş işçiliği dikkati çekmektedir. Naos, orta nef tromplu bir kubbe ile yan nefler de dörder çapraz tonozla örtülmüştür. Orta nef diğerlerinden daha geniş olup, yüksek kasnağı üzerinde yirmi dört pencere içerisini aydınlatmaktadır. Yapımında kubbe ve tonozlarda bazalt taşı, mukarnas başlıklı sütunlar ve kemerler kesme taşlar kullanılmıştır. Kilisenin dikkati çeken yönlerinden birisi de yarım sütunlar ve dış cephelerde taş duvarda bezemeler görülmektedir.

Kilisenin apsis bölümündeki pencerelerden biri camiye çevrildiği sırada, mihrap haline getirilmiştir. Mihrap üzerindeki kitabede kilisenin 1956 yılında camiye çevrildiği yazılıdır. Camiye dönüştürüldükten sonra Güney duvarının ortasındaki yarım sütunun önüne taş bir minber yerleştirilmiştir. Apsisin iki yanındaki papaz hücreleri (pastaforion) dışarıya çıkıntılıdır. Batı cephesindeki giriş kapısı, içeriden yarım kubbeli, dış cepheden sivri kemerli olup, pembe mermer taşından yapılmıştır. Yapının, özellikle batı cephesindeki ve köşe kulelerindeki muhteşem taş işçiliği dikkat çekici. Giriş kapısının üzerinde üç cepheli ve üç pencereli bir balkon bulunmaktadır. Şanlıurfa’daki diğer kiliselerde görülen nartekse burada yer verilmemiştir. (A. S./H.)
















Kaynaklar:
Kenthaber
Definem
Bakiryetim blog
Odatv


Fotograflar :
Gezi-yorum.net
Urfaurfa
Odatv
sanliurfa.gov.tr

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Back to top
Publicité






PostPosted: Sat 14 Aug 2010 - 01:12
PostPost subject: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,271
Point(s): 74,805
Moyenne de points: 2.85

PostPosted: Sun 26 Jun 2011 - 14:14
PostPost subject: 5000 imza ile camiye çevrilern Ermeni Kilisesi
Reply with quote

5000 imza ile camiye çevrilern Ermeni Kilisesi

yeni fırfırlı cami



bu cami 1993 yılında kiliseden camiye çevrilmiş. eski kilise ve artık yeni cami, ermeni mahallesinde bulunuyormuş. hala daha ermeni mahallesi olarak geçiyor oralar. bu girişimde bulunduğunda belediye, 5000 imza toplanmış. belediye karşı çıkmış. zeki urfa insanı çözüm bulmuş neticede, ve demiş ki imzaları olanlar isimlerini bildirsinler biz de camiye çevirmeyelim. tabi kimsenin sesi çıkmamış, nerde 5000 imza. böylece camiye çevrilmiş oluyor efendim. görünce mutluluktan uçtum, zira ispanya'da tam tersi durum sözkonusuyken zır zır etmemek imkansız.
-papazın evini ararken yardım eden urfalı kardeşe teşekkürler, ne kadar yardımseverler anlatamam, güneşin alnında...

http://www.flickr.com/photos/lacking/156661658/


Back to top
IRA
Modérateur
Modérateur

Offline

Joined: 03 Nov 2013
Posts: 895
Point(s): 2,477
Moyenne de points: 2.77

PostPosted: Thu 24 Jul 2014 - 16:57
PostPost subject: Fırfırlı Camii Yeni Fırfırlı Camii Hz. İyad Bin Ganem Camii
Reply with quote

1. Not Urfa'da Kapısı ters yönde olan tek cami bilinen Fırfırlı Kilisenin ne zaman yapıldığına dair bir belge bulunamadı. Cumhuriyet dönemine kadar kilise olan bina daha sonra cezaevi olarak kullanılmış. 1956 yılında Camiye çevrilen binanın kapısı kiliselerde olduğu gibi batıda. Manevi değerlere önem veren Şanlıurfa'da başta Hazreti İbrahim Peygamber'in doğduğu yerinde bulunduğu 5 bin kişilik Dergah Camiinde 10 bin kişilik avlu ve diğer bölümler dolarken, bir çok camide yer bulunamadığından yaya kaldırımlarına namazlık serilerek Cuma namazı eda ediliyor. Şanlıurfa'da aynı bölgede bulunan bu 2 caminin cemaati Cuma günleri bazen 2-3 saf olabiliyor. Vatandaşların camilere gitmeme nedenlerinden biri önceden kilise olması. Kiliseden çevrildiğinden dolayı Urfalılar bu camilere rağbet etmiyor. Selahattin Eyyubi Cami bu sıralar tadilattan dolayı 1 yıldır kapalı fakat 2 pencere kenarında bulunan Ejderha başı nedeniyle cemaat bu camiye gitmek istemezken, Fırfırlı kilisenin giriş kapısı batıdan yönünde olması ve ana caddeden uzak ara sokaktaki konumundan dolayı fazla cemaat gelmiyor.


2. Fırfırlı Camii Yeni Fırfırlı Camii Hz. İyad Bin Ganem Camii seçim zor

Not Mahalleli ikiye bölündü

Kilise’den ambara, ambardan tutuklu evine ve son olarak Cami’ye dönüştürülen bina bugün bir değişim ile daha gündeme geldi. Müftülük, Yeni Fırfırlı yerine Hz. İyad Bin Ganem isminin daha uygun olacağı kanaatinde. Ancak, tarihi bir geçmişi olan yapının isim değişikliği kolay görünmüyor. Kaynaklarda bu isim ile tanınan Camii’nin turistleri yanıltabileceği de konuşuluyor. Mahalleli ise isim değişikliği konusunda ikiye bölünmüş durumda. İsim değişikliğini savunanlar Kilise’den kalma bir ismin Camii’ye uygun olmayacağı görüşünde. Bu değişikliğe karşı çıkanlar ise tarihi geçmişe dayanan bu ismin kalmasını istiyor.

Müftülük kayıtlarında Cami’nin isminin Hz. İyad Bin Ganem olarak değiştirildiği iddia ediliyor. Bir diğer söylenti ise yeni ismin yanında önceki isme de yer verileceği yönünde. Öte yandan yapılacak isim değişikliğinin Cami’yi bulabilmek açısından yabancı ziyaretçileri ne yönde etkileyeceği ise henüz bilinmiyor


_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,271
Point(s): 74,805
Moyenne de points: 2.85

PostPosted: Tue 23 Sep 2014 - 19:48
PostPost subject: Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol - Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) - Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii
Reply with quote



Back to top
mafilou
Administrateur
Administrateur

Offline

Joined: 04 Sep 2006
Posts: 14,380
Point(s): 43,579
Moyenne de points: 3.03

PostPosted: Fri 21 Aug 2015 - 22:30
PostPost subject: Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol - Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) - Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii
Reply with quote

Urfa'da tarihi isimler bir bir değişiyor
Şanlıurfa’da Topçu Meydanı’nın ardından tarihi Fırfırlı Caminin de ismi değişti. Eyyübiye İlçe Müftülüğü, yüzlerce yıllık tarihi ismin yerine Hz. İyad Bin Ganem ismini verdi. Geçen yıl alınan kararın ardından caminin tabelası kısa süre önce değiştirildi.





Tarih: 11-06-2015 11:22




Şanlıurfa’da tarihi isimler bir bir yok oluyor. 2014 yılında Topçu Meydanı’na Rabia ismi verilirken Eyyübiye Müftülüğü de kiliseden dönüşen tarihi Fırfırlı Caminin ismini değiştirdi. İsim değişikliği kararı geçen yıl alınmıştı. Ancak oluşan tepkiler üzerine isim değişikliği tabelaya yansıtılmamıştı. Uzun süredir bekleyen müftülük, caminin tabelasını da değiştirdi. Yeni Mahalle’de bulunan caminin ismi Hz. İyad Bin Ganem oldu. Kültür Müdürlüğü kayıtlarında Fırfırlı olarak geçen isim değişikliğinin kente gelen turistleri yanıltıp yanıltmayacağı ise merak konusu oldu. 
Fırfırlı Camii ismini nereden alıyor?
 

Fotoğrafta görülen su pombasını çalıştıran rüzgar pervanesinden dolayı yerli halk daha önce kilise olan yapıta Fırfırlı ismini vermiş. Halk arasında yayılan bu isim kiliseden sonra camiye de verilmişti.
 

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Back to top
mafilou
Administrateur
Administrateur

Offline

Joined: 04 Sep 2006
Posts: 14,380
Point(s): 43,579
Moyenne de points: 3.03

PostPosted: Fri 21 Aug 2015 - 22:44
PostPost subject: Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol - Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) - Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii
Reply with quote

vahe2009 wrote:




LETTER No. IX.
CROSSING THE EUPHRATES — DRYING UP OF THE GREAT RIVER — DIFFUSION OF THE KURDS — MISS SHATTUCK, THE HEROINE OF OURFA, ETC. 
OURFA, May 5, 1896. 
MY DEAR FRIENDS, — You see we really are at last in a position to understand “that blessed word Mesopotamia,” for we crossed the Euphrates last Thursday, arrived here on Saturday, and have had two or three days to look about us and take stock of the situation. We crossed the Euphrates at Biredjik, where there is now not a single Christian left: all have either been killed or embraced Islam.1 We came across some of these unfortunate apostates, and indeed one or two were in our party, unless I am much mistaken. One man who came to Aintab wept much over his unfortunate position, and with others will take the opportunity of confessing his faith again when better times come. I fancy they will not find it so easy. Another man sends word that although, for the sake of his wife and children, and in view of his lonely situation in the country, he has embraced Islam, he keeps up morning and evening prayer secretly with his wife. Poor-------
1 We understand that, through the influence of Vice-Consul Fitzmaurice, these forced converts have been permitted to return to their former profession. — J. R. H.
[page 50]
fellows! We can hardly appreciate the terror under which they live.
As we approached the Euphrates I asked Helen whether she expected to see the river dried up, alluding of course to the interpretation which many people put upon the passage in the Apocalypse, which speaks of the drying up of the great river Euphrates that the way of the kings of the East may be prepared ; but I was hardly prepared to find that the suggested event had really taken place. The great river had evidently been in flood not long since, and had now shrunk to a fifth of its size; and it seemed to me easy to conclude that the drying up of the Euphrates is a regular spring phenomenon. Consequently the passage in the Apocalypse is a cipher method of saying, that when the spring floods subside a Parthian army is waiting to cross the Euphrates. So I read it as history, as so many other events in that book, and the only question is to determine the time when the invasion was actually threatened. The Parthians were the terror of the world — at least, of the Eastern world — in the century before and the century after Christ. They were on a large scale what the Kurds are to-day on a small scale.
Speaking of the Kurds, I was surprised to find how far westward they extended. Our ride from Biredjik to Ourfa took us for two days, partly over hilly, rolling country covered with flocks of sheep and goats, and partly through splendid plains covered with waving corn. But everywhere that I could see the Kurd was in possession; he was not only the nomad visiting the spring pastures, but
[illustration]
 
[caption] From a sketch by Mrs. J. Rendel Harris.
Ourfa. Burned Gregorian Church, and Ancient Citadel. 
[page 51]he was the agriculturist. We spent the night at Serouj (the ancient Serug, a place in which I was much interested as being the home of one of the most famous fathers of the Syrian Church, Jacob of Serug); the city is now a mere collection of Kurdish huts, built of mud, and having the appearance of a group of beehives. And the whole of the plain was dotted over with similar ant-hills, which made one think of Africa rather than of Asia. Nothing remains of the old civilisation of this region except a series of hills or mounds covering the sites of ancient cities and villages, and no doubt rich in antiquities, if one could be permitted to excavate them.
As I said, it surprised me to see the way in which the Kurd was holding the country. The nomadic Kurd was encamped in tents with reed walls and canvas roofs by the side of the agriculturist, who was tilling the rich plain. I reckon him to be about as unvarnished a savage as one could wish to see. Their wild dogs flew at us, and would cheerfully have torn us to pieces, and the men are not much better. And the Armenian population in this country has this unvarnished savage for its nether millstone, and a certain other varnished savage for its upper millstone — an over-lord and an under-lord. Is it any wonder that they talk of leaving the country, and eagerly discuss any and every possible scheme of emigration ?
Here in Ourfa we are in the city that was once the metropolis of Eastern Christianity (the home of Abgar, of Tatian, and of Ephrem), and now has become its charnel-house and sepulchre. We pass constantly by looted shops and battered doors; we talk with the

[page 52]
widows and pity the orphans; we try amid these wrecks to keep our own faith alive, and to rekindle the faith of the suffering people of God. They are a precious people, their patience is boundless and unutterable, and their charity towards one another abundant. What has been done for them in the West has fractional moral value compared with their care for one another. If the problem of living here can be solved they will solve it; but for myself it seems to be the insoluble and impossible problem, the reductio ad absurdum of existence.
We are delighted with the way in which relief operations have been carried on here. Miss Shattuck, the heroine of the massacres, is the mainspring, but she has a capital local committee (of Armenians), who investigate all cases and classify them, and give help in the wisest way, so as not to multiply distress in relieving it. There is no one here now, as far as I can make out, that is starving; the trouble may recur next autumn, but for the present the people are preserved alive, and most of them are getting to work again. The weavers have been employed to make cloth for the naked, and the coppersmiths are now being set to work to supply the empty houses with the necessary cooking gear; and so gradually the broken fabric of social order is being pieced together, and the smashed machine made ready for some more revolutions. The greatest trouble ahead will perhaps be the orphans; but here also the people are taking hold of the matter for themselves, and it will not do to open orphanage operations until everything has been done that can be done in the way of finding homes for them. Some help

[page 53]
will be needed in this direction very soon, but not immediately. We have some idea that the house we have taken, which we have rented for a year at the sum of £ 5 Turkish, may be useful as a preliminary shelter after we are gone, but of this we shall know better presently. There is small-pox in the city, and one case is under care at the Mission House. They do not seem to mind much about it, and have little or no idea of disinfection: and similar modern ideas.
I find that the experience through which we are passing is helping me to a much better understanding of the conditions of primitive Christianity; the situation is sometimes quite Apocalyptic, and one readily comprehends the way in which those books were produced, which dealt with the secret hopes of the Kingdom of God, and with the judgments that follow after persecutors. I must tell you one little story from a Moslem quarter. There is a woman in Aintab — a Moslem who is held in high repute, whether for sanity or sanctity I hardly know (the two things ought to tend to synonym). She is reported to have gone to the mayor, and related a vision which she had of a tree growing in a vessel of water; gradually the vessel filled, and when it filled the tree fell over. The explanation is that the vessel contained the tears of the Christians. I leave you to interpret the rest, and to drop your quota in the flood. — With every good wish to my beloved friends,


Not - Yanilmiyorsam üstteki Surp Asdvadzadzin Katedrali... Wink



http://www.armenianhouse.org/harris/armenia/letter09.html
J. R. H. 

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Last edited by mafilou on Sun 17 Dec 2017 - 22:55; edited 1 time in total
Back to top
mafilou
Administrateur
Administrateur

Offline

Joined: 04 Sep 2006
Posts: 14,380
Point(s): 43,579
Moyenne de points: 3.03

PostPosted: Mon 23 Oct 2017 - 23:09
PostPost subject: Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol - Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) - Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii
Reply with quote

‘Müslümanlaştırılan’ Urfa Protestan Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots - Սուրբ Առաքելոց եկեղեցի) Ermeni Kilisesinin, Fırfırlı Cami oluşu



Kilisenin kurucusu pastör (protestan papaz) Rev. Hagop Abuhayatian, Isviçre ve Almanya’ya yaptığı gezilerden elde ettiği 25.000 mark yardım (1.000 mark Kaiser Wilhelm tarafından) ile 3 yıl süren bu küçük eklentiyi 1877-1880 yılları arasında inşa ettirir. Bu bilgiler, kilisenin 1921 yılında Urfa’yı terk etmeye mecbur edilen Ermenilerin nihayi tehciri ile birlikte terk eden Rev. Ephraim K. Jernazian’ın « Jugement Unto Truth » başlıklı anılarından günümüze gelmiştir. [ Ephraim K. Jernazian, Judgment Unto Truth: Witnessing the Armenian, USA, 1990]

1956 yılında yerine bir ‘ucube’ yerleştirilir.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Back to top
azad
V.I.P.
V.I.P.

Offline

Joined: 06 Sep 2006
Posts: 876
Point(s): 2,549
Moyenne de points: 2.91

PostPosted: Wed 25 Oct 2017 - 03:14
PostPost subject: Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol - Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) - Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii
Reply with quote


_________________

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar, Güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar,üzülme doğruların kaderidir yanlızlık, kargalar sürüyle, kartallar yanlız uçar.


Back to top
Contenu Sponsorisé






PostPosted: Today at 20:25
PostPost subject: Urfa (Edes-Yetesya) – Merkez, Büyükyol - Oniki Havari Ermeni Kilisesi (Surp Arakelots) - Fırfırlı Kilise – Fırfırlı Camii

Back to top
Display posts from previous:   
Armenian on web Forum Index -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Les églises de l'Arménie Occidentale - Batı Ermenistan Kiliseleri All times are GMT + 1 Hour
Post new topic   Reply to topic
Page 1 of 1
Jump to:  

 



Portal | Index | Create a forum | Free support forum | Free forums directory | Report a violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1