Welcome Guest: Register | Log in
 
FAQ| Search| Memberlist| Usergroups
 
Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
 
Post new topic   Reply to topic
Armenian on web Forum Index -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News (Archives/Dossiers) - Haberler (Arşiv/Dosya) - Լուրեր (Արխիւ) Goto page: <  1, 2, 314, 15, 16
Previous topic :: Next topic  
Author Message
mafilou



Joined: 04 Sep 2006
Posts: 14,966

PostPosted: Mon 9 Nov 2015 - 04:01
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

Previous post review:

«Սեւակի Հարցով Մենք Եւրոպայի Դատական Ատեան Պիտի Դիմենք». Անի Պալըքճի
 
 
 
Նոյեմբեր 03 , 2015 , 13:33 
 
 
«Ես Յաջորդ   դատին  համար ալ  մեծ  յոյսեր չունիմ»,-  «Արեւելք» ին ըսաւ      Թուրքիոյ բանակին մէջ ծառայութեան  ընթացքին   24  Ապրիլ   2011-ին սպաննուած  Սեւակ  Պալըքճիի մայրը: Անի Պալըքճի նաեւ ըսաւ, որ  Սեւակի սպաննութեան  գործը քննող դատական  յաջորդ նիստը  պիտի կայացուի  22 Դեկտեմբերին: Սեւակը սպաննող անձը    Քվանչ Աղաօղլու     մինչ  կը գտնուի  բանտէն  դուրս`   Սեւակի ծնողները   դարձեալ  դատական ատեան  դիմած են (արդէն երրորդ անգամ)   երկրի  իրաւական  մարմիններէն պահանջելով   պատժել      ոճրագործը:  Անի Պալըքճի նաեւ  յայտնեց,  որ Թուրքիոյ մէջ  Սեւակի սպաննութեան դատական       գործի  աւարտէն  ետք   իրենք մտադիր են դիմել Եւրոպայի   մարդկային  իրաւանց դատական ատեան` վիճարկելու համար իրենց զաւակը սպաննողին դէմ   առկայ վճիռը: Պալըքճի ըսաւ, թէ մեծ յոյսեր չունի, որ դատական   գործին մէջ յանուն արդարութեան դրական     փոփոխութիւն  մը ըլլայ, որովհետեւ,  ինչպէս ըսաւ` Թուրքիոյ մէջ արդարութիւն չկայ:
Նշենք, որ   Սեւակը  սպաննող Քվանչ   Աղաօղլու կարճ  ժամանակ մը բանտին մէջ մնալէ ետք  ազատ արձակուած էր:      Մեր խօսակիցը   նաեւ յայտնեց, որ   Պոլսոյ մէջ  մինչեւ ընտրութիւններուն  կատարուիլը տարբեր առիթներով հակահայ լոզունգներ լսելի դարձած են եւ   համայնքի  տարբեր   անդամներ մտահոգ են ընդհանուր իրավիճակին   առընթեր: «Կրնամ ըսել` այո, որ մտահոգ եմ Պոլսոյ մէջ  տիրող  իրավիճակին համար ու   շատ անգամ       կը խորհիմ, թէ դժուար չէ, որ անցեալի պատմութիւնը նորէն  կրկնուի: Ամէնէն տխուրը եւ մտահոգիչն այն է, որ այս դառն փորձառութիւններէ ետք հայութիւնը հոս եւս կը մնայ մասնատուած   եւ բաժան- բաժան»:  
 


http://www.arevelk.am/am/content/2/337/«Սեւակի-Հարցով-Մենք---Եւրոպայի-Դատակ…
Back to top
Publicité






PostPosted: Mon 9 Nov 2015 - 04:01
PostPost subject: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Back to top
mafilou
Administrateur
Administrateur

Offline

Joined: 04 Sep 2006
Posts: 14,966
Point(s): 45,111
Moyenne de points: 3.01

PostPosted: Mon 9 Nov 2015 - 04:02
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

"Yerinde bir karar !
TC'de Ermeniler öldürülür, ölüleri inkar edilir... "

_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,650
Point(s): 75,760
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Thu 3 Mar 2016 - 17:21
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

‘Benim evim oğlumun yanı, Şişli Ermeni Mezarlığı’




Ani ve Garabed Balıkçı. Fotoğraf: Berge Arabian


Batman’ın Kozluk ilçesinde askerliğini yaptığı sırada er Kıvanç Ağaoğlu’nun açtığı ateş sonucu hayatını yitiren Sevag Balıkçı’nın öldürülmesine ilişkin son duruşma, 25 Şubat Perşembe günü Diyarbakır’da yapıldı. Dava, belge eksikliğinden ötürü 6 Nisan’a ertelendi. Duruşmaya katılan, Sevag Balıkçı’nın babası Garabed Balıkçı ve annesi Ani Balıkçı’yla hem dava sürecini, hem de Ani Balıkçı’nın Ermenistan’a taşınmış olduğuna dair iddiaları konuştuk.

Garabed Balıkçı, duruşmanın kısa sürdüğünü, belge eksikliğinden ötürü ertelendiğini söyledi. “Bazı evrakların bilirkişi tarafından yollanmaması nedeniyle mahkemeye girmemizle çıkmamız bir oldu. Mahkeme heyeti, bu evrakları altı ay önce istedi, neredeyse sekizinci aya gireceğiz, halen yok. Sürecin bu kadar yavaş işlemesine bir anlam veremiyorum” diyen Balıkçı, mahkeme heyetinin tutumunu eleştirdi: “Benim oğlum ırkçı bir kurşunla öldürüldü. Adalet diyorsunuz, adalet yok. Bazı şeyleri hâkime söyledik ama ciddiye alınmadık. Kişinin mahkemeye gelmesini talep ettik, kabul edilmedi. Olay yeri olmasa da tatbikatın yeniden yapılmasını istedik, hepsi reddedildi. Sanık mahkemeye gelmiyor. Neden? Bilemiyoruz. Son olarak, hâkim duruşmayı 6 Nisan’a erteledi. Böyle bir sürecin içindeyiz. Şu anda dava kapalı bir kutu.”
‘Dava tiyatro sahnesi gibi’

Garabed Balıkçı, davayla ilgili endişelerini ve kafasındaki soru işaretlerini şu sözlerle dile getiriyor: “Adaletin olmaması bizi tedirgin ediyor. Örneğin bazı askerlerin verdikleri ilk ifadeler kabul edilmedi. Mahkemenin uzamasının lehimize mi yoksa aleyhimize mi olduğunu bilmiyoruz. Davanın bu kadar uzamasının ardından işin içinde bir bit yeniği görmeye başlıyorum. Burada sanki bir tiyatro sahnesinin içinde, ikinci bölüme çıkmış gibiyiz. Davanın sonunda olumlu bir karar çıkmasını bekliyoruz fakat pek çıkacağa benzemiyor. Eğer öyle olursa elbette daha yüksek mahkemelere başvuracağız. Bunun peşini hiçbir zaman bırakmayacağız.”

Mahkemenin zanlı Kıvanç Ağaoğlu için verdiği kararı da değerlendiren Balıkçı, dört yıl beş ay hapis cezası verildiğini ve olayın ‘kaza’ olarak değerlendirildiğini hatırlatarak, askerlerin değiştirilen ifadelerine dikkat çekiyor: “Biz bu olayın kaza olmadığını ispatlamaya çalışıyoruz. Burada bir askerin ve ailesinin tehdit edilmesi söz konusu. Tehdit edilen asker, iki yıl bir ay hapis cezası aldı. Tehdit edenleri azmettirenler de iki yıl yedi ay ceza aldılar ama henüz onlara tebligat yapılmadı, bekliyoruz. Esas deliller bunlardır. İkinci ifadelerde, bütün askerler ilk ifadelerini değiştirmiş, birbirleriyle aynı şeyi söylemişler, sanki biri tarafından ezberletilmiş gibi. Bunlar nasıl oluyor da, papağan gibi, birbirlerinin söylediklerini tekrarlıyorlar?”
‘Sevag’sız gün geçmiyor’

Garabed Balıkçı, yaşanan olaydan bugüne aile içinde hiçbir şeyin değişmediğini de anlatıyor kahır ve isyanla: “Hâlâ akşam kafamızı yastığa koyduğumuz zaman onu düşünüyoruz, hâlâ Sevag... Gündüz olsun, gece olsun, otobüste olsun, vapurda olsun, hep Sevag... Onunla uğraşıyorum, onunla konuşuyorum, her yerde. Mezarlığa gittiğim zaman onunla konuşurum, bu yüzden psikolojik destek gördüm. Onlardan aldığım bazı desteklerle, artık mezarlığa her hafta gitmek yerine iki haftada bir gidiyorum. Duramıyorum, gidiyorum. Sevag’sız gün geçmiyor. Oğlumu ırkçı bir kurşun aldı, toprağa koydu ve bunun adına ‘kaza’ diyorlar. Bu bir kaza değildir. Bunun bir kaza olduğunu ispatlasınlar, bazı şeyleri kabul edeceğim, fakat kaza değil. Bilirkişi istedim, ispatlanmasını talep ettim, hiçbir şey ispatlanamıyor. Zaten ortada, belli her şey.”

Garabed Balıkçı: “Mezarlığa gittiğim zaman oğlumla konuşurum. Bu yüzden psikolojik destek gördüm; artık her hafta gitmek yerine iki haftada bir gidiyorum. Oğlumu ırkçı bir kurşun aldı, toprağa koydu ve bunun adına ‘kaza’ diyorlar. Bunun bir kaza olduğunu ispatlasınlar, bazı şeyleri kabul edeceğim. Fakat kaza değil.”

‘Arkamı döndüğüm zaman, kimse yok’

Ailenin baş etmeye çalıştığı en büyük sıkıntılardan biri de yalnızlık hissi. Baba Balıkçı şöyle ifade ediyor, dava boyunca hissettiklerini: “Bazı yerlere gittiğimiz zaman bazı kişiler ‘Biz arkanızdayız’ diyor ama, arkamı döndüğüm zaman, kimse yok orada. Tek başımayım. Arkamızda olan insanların birazcık yanımızda olmalarını, evimizin kapı ziline basmalarını istiyorum. Yalnız bırakıldık. Öte yandan, evet, bazı yerlerde de yalnız değiliz, bazı arkadaşlarımız Diyarbakır’a kadar gelip destek oldular. En başta Nor Zartonk’a minnettarım. Garo Paylan olsun, Jaklin Çelik olsun, ismini şu an hatırlayamadığım herkese teşekkür ediyorum.”

Balıkçı, bazı siyasi partilerden de destek istediklerini belirtiyor: “Bize ‘Biz bunun takipçisiyiz’ dediler, aradan kaç zaman geçti, kimse takip etmedi. Hepsi kulak arkası ediliyor, hele şu zamanda...”
‘Bu ülke hepimizin’

Sevag Balıkçı’nın annesi Ani Balıkçı ise, ulusal bir gazetede hakkında çıkan, Ermenistan’a göç ettiğine dair iddiaları şiddetle yalanlıyor: “Balıkçı ailesi Yerevan’a taşındı’ diye bir iddia atılmış ortaya. Hayır, biz buradayız, hiçbir yere gitmedik. Yerimiz burada, oğlumuz burada. Gezmeye gidiyoruz, evet. Yalnız Yerevan’a değil, başka yerlerdeki akrabalarımızı da ziyarete gidiyoruz. Gezme özgürlüğümüz kısıtlanmadı diye düşünüyorum. Buradayız.”

Garabed Balıkçı ekliyor: “Biz hiçbir zaman burayı terk etme düşüncesine sahip değiliz. Çünkü benim evim burası, toprağım burası. En başta, benim oğlum Şişli Mezarlığı’nda yatıyor, ben de onun yanında yatmak istiyorum. Beni bu topraktan kimse ayıramaz, çünkü bu topraklar bizim, hepimizin. Bir tek benim değil, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesin. Bu iddialar nasıl ortaya atılıyor, bilmiyorum. Gelsinler bize sorsunlar, yerimiz belli, yurdumuz belli. Niçin terk edeyim Türkiye’yi?”
‘Sevag’ın siyasi görüşü yoktu’

Balıkçı ailesi cinayet sonrasında kendini siyasi bir konumda buldu. Ani Balıkçı bu süreci şöyle anlatıyor: “Bizim hiçbir zaman siyasi düşüncemiz yoktu. Apolitik bir aileydik. Sevag da zaten bunları hiç bilmezdi. Tek üzüntüm ne biliyor musunuz? 37 yıl öğretmenlik yaptığım zaman, 23 Nisan’da çocuklara böğürte böğürte söylettiğim şiirler... 24 Nisan’ı da tatil bilirdik biz öğretmenler. Bazen günler kayardı, 23 Nisan’ı 24 Nisan’da kutlardık. Şimdi ona pişmanım. Aynı tarihte oğlumu katlettiler çünkü.”
‘Artık Ermeni çocuklar askere gitmekten korkuyor’

Balıkçı, sözlerini şu ifadelerle sonlandırıyor: “Hiçbir zaman ayrımcılık yapmadık. Sevag da bilmezdi, soykırım nedir, dedesine ne olmuş, yayasına ne olmuş... Bunları ben de bilmezdim. Onun için Sevag’a da anlatmış değildim, bilmediğim şeyin nesini anlatacaktım? Bu yüzden ‘O gün 24 Nisan’dı, Sevag kalkıp bu çocuğu kızdıracak bir şey söyledi, çocuk da çekti vurdu’ gibi bir şey söz konusu olamaz. Asla... Sevag’ın bir tek derdi vardı; askerliğini bir an evvel bitirip dönecek, sevgilisiyle evlenecek, babasıyla işini yapacak... Biz burada büyüdük, oğlumuzu da askere, oraya gidince adam olacak diye gönderdik ama sapasağlam yolladığım çocuğu bana tahta kutu içinde geri gönderdiler. Bunun bedeli ödenmeli diyoruz, ama cezayla. Bundan sonra benzer şeyler yaşanmasın diye uğraşıyoruz. Artık Ermeni çocuklar askere gitmekten korkuyor. Hele bir de 24 Nisan’a rastlarsa, daha da korkuyor. Neden 25, 22 veya 28 Nisan değil de 24 Nisan’da vurdular Sevag’ı? Bu kadar mı tesadüftü? De ki o tarih tesadüf, e şahitler ortada...”

Ani Balıkçı: “Genelkurmay Başkanlığı’ndan haberi vermek için yetkililer geldiğinde ‘Bayrağa sarabilir miyiz?’diye sordular. Başka bir ülkede yaşamadığımızı, görev başında öldüğü için elbette sarılabileceğini söyledim. ‘Mahkeme istediğimiz neticeyi vermezse, o bayrağı size iade edeceğim’dedim.”

‘Vatanı sevmek bu mu?’

Ani Balıkçı da, eşi gibi, davayı son noktasına kadar götürme konusundaki kararlılığını vurguluyor: “Davada istediğimiz sonucu elde edemezsek büyük mahkemelere başvuracağız. Bunu mahkemede de söyledim, bu ülkede yerini bulmayan adaleti başka bir ülkede ararsam ben utanırım. Ama böyle yapılması gerekiyorsa, yapacağız. Genelkurmay Başkanlığı’ndan haberi vermek için yetkililer geldiğinde ‘Bayrağa sarabilir miyiz?’ diye sordular. Bizim başka bir ülkede yaşamadığımızı, görev başında öldüğü için elbette sarılabileceğini söyledim. ‘Eğer mahkeme istediğimiz neticeyi vermezse, o bayrağı size iade edeceğim’ dedim. Bayrak bizim için kutsaldı, ama siz bayrağa saygı duymadınız. Benim duyduğum saygı sizde yok.”

Ani Balıkçı, Sevag’ın ölümünden sonra kendi geçmişini araştırmaya koyulmuş. O araştırma da, hayatını karartan 24 Nisan tarihine gelip dayanıyor: “Soyumu araştırmaya başlayınca bir kılıç artığı olduğumu öğrendim. Daha önce bunu bilmiyordum. Dedemin hayatı bir facia, yayamın hayatı başka bir facia. Anne tarafım Ankaralı, onların hikâyesi daha da facia. Beni bunlara siz yönlendirdiniz. 55 yaşımda soyumu araştırmaya başladım Sevag’la. Herkes beni tanıyor artık. Her 24 Nisan’da buralarda Sevag’ın fotoğrafıyla yürüyüşler yapılıyor. Sevag bir insanken siz onu 1000 yaptınız. Vatanı sevmek bu mu? Buysa buyursunlar, bütün Ermenileri öldürsünler. Sevag Yerevan’da da tanınıyor, Fransa’da da tanınıyor, İtalya’da da tanınıyor. Halbuki Sevag hiç kimse değildi. Sıradan, sanatla uğraşan bir adamdı. Ne istediniz ondan? O gün 24 Nisan’da bize gözdağı vermek için biri katledilecekti, Sevag oldu.”

Vartan Estukyan

http://www.agos.com.tr/


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,650
Point(s): 75,760
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Fri 17 Mar 2017 - 19:58
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

Öldürülen Sevag Balıkçı’nın ablası: 1915’i hissettim





Lerna Balıkçı

Lerna Balıkçı, 2011’de, 1915’in yıl dönümü 24 Nisan’da askerde öldürülen Sevag Balıkçı’nın ablası. Oğlu Odin 2013 yılında dünyaya gelince, Sevag’ın başına gelenler ve Türkiye’de yaşananlar Balıkçı’yı kaygılandırıyor ve kendi deyimiyle ‘kahramanlık’ yaparak soluğu daha önce hiç görmediği Ermenistan’da alıyor. Balıkçı, eşiyle birlikte kardeşini ve onun hayalini Yeravan’da “Cosi E La Vita”, yani “Ve İşte Hayat” adında açtıkları kafede yaşatıyor.

Lerna Balıkçı artık Yerevan’da yaşadığından kendisine internet üzerinden ulaştığımızda, önümüzdeki günlerde İstanbul’da olacağının müjdesini alıyoruz. Gelir gelmez sözleşip, kendi tabiri ile “Kostantinapolis’in en bozulmamış yeri” olan Moda’da buluşuyoruz. Birer çay söyleyip, başlıyoruz konuşmaya:

“Sevag’tan 2 sene sonra oğlum Odin doğdu. Türkiye’den gitmek aklımda yoktu. Hrant Dink’in dediği gibi, bizim bu topraklarda dibine gömülmek için gözümüz var. Sevag’ın başına gelenler ve Türkiye’de patlayan bombalar nedeniyle, Odin’in geleceğinden endişelendim. Hrant Dink gazeteciydi, onu hatmetmek gerekiyor. Bu ülkede gazeteciler, siyasiler öldürülüyor, insanlar hapse tıkılıyor. Maalesef bunu normalleştirdik. Ama kardeşim ne alakaydı? Geçmişe dönüyoruz, diye düşündüm. Ermenistan’ı daha önce görmemiştim. Anlık bir karardı ve belki de kahramanlık yaptım.”

‘Sevag beş senedir yok ve ben iyileştim mi bilmiyorum’

Lerna Balıkçı güleryüzlü ve neşeli biri. Biraz da bundan cesaret alarak; ‘Yerevan sizi iyileştirdi mi’ diye sorduğumda, Odin’in dayısı Sevag’a benzediğini söylüyor:

“Deniz rahatlatır ama dağ (Ararat) manzarasının bu kadar güzel ve iyileştirici olacağını düşünmüyordum. Sevag, 5 senedir yok ve ben iyileştim mi bilmiyorum. Odin için buradayım ve buna sığınıyorum. Odin tanrımız. Annemle Sevag’ı düşünüp ağlarken, birden Odin geliyor ve unutuyoruz. Odin ile yaşıyoruz. Sevag benim için bebek gibiydi. Odin de Sevag’a benziyor. Pamuk gibi. Çocuk düşünmüyorduk ama iyileşme sürecinde çocuk iyi geldi.”

‘Sevag’la kafe açacaktık ama askerden dönmedi’

Lerna Balıkçı eşi ile ‘Cosi E La Vita’ adında bir kafe işletiyor ve kardeşi Sevag’ın anısını Yerevan’da yaşatıyor. Kafenin ticari ruhsat adı da Sevag Balıkçı. Lerna Balıkçı aslında kardeşi ile birlikte bir kafe açma hayalinin olduğunu anlatıyor:

“Askerden dönünce Sevag’la bir kafe açma hayalimiz vardı, ama dönmedi. Ben de öyle bir şey yapmak istedim ki, Sevag ilelebet yaşasın. Yemek yapmayı, yemeyi ve mutfakta olmayı çok severdi. Onlar öldürdü, ben yaşatacağım. Kafe açtım, adı da ‘La Vita.’ İtalyanca; ‘İşte Hayat demek’. Sevag, İtalya’yı çok severdi. Biz ona orada yaşa dediğimizde, o bize ‘Ben burasını, arkadaşlarımı ve çevremi bırakmam’ demişti.”

‘Sevag’ın sevdiği yemekleri yapıyorum’

Balıkçı, Cosi e La Vita’nın menüsünün de kardeşinin sevdiği yemeklerden oluştuğunu belirterek sözlerine şöyle devam ediyor:

“Sevag’ın sevdiği yemekleri ve tatlıları yapıyorum. Peynirli böreği çok severdi ve burada yufka olmadığı için Türkiye’den özellikle getiriyorum. Şimdi yine onun çok sevdiği haydari ve peynir salatasını da menüye ekleyeceğim. O burada yaşıyor.”

‘O zaman bayrağa da sarma, askere de alma’

Sevag Balıkçı’nın mahkeme süreci hâlâ devam ediyor. Lerna Balıkçı, olayın henüz aydınlığa kavuşmadığını ve sisteme öfkeli olduğunu söylüyor:

“Biz askerde ne olduğunu bilmiyoruz. Anlatılanı biliyoruz sadece. Vurulan yeri gösteriyorlar ama kan lekesi yok. Askerlik yapıp yapmadığımı sordular, ‘biz aptal insanlar değiliz’ dedim. Mermi giriş yeri, kan nerede. Tahkikat bölgesinde kanı silebilir misiniz? Asker arkadaşları bir konuşsa her şey değişecek. Öldükten sonra, bayrağa saralım mı diye sorduklarında, ‘Öldüren siz olduğunuza göre, siz karar verin’dedim. Bayrakla kiliseye sokma konusunda bile tedirginlik yaşıyorlardı. Şehitlik önemli mertebe diyorlar ama Ermenisin diye şehit de saymıyorlar. Bizim için önemli değil ama o zaman bayrağa da sarma, askere de alma.”

‘Oğlumun duvarları ve öfkesi olmasın’

Lerna Balıkçı, oğlu Odin’in gelecekte çok fazla seyahat etmesini ve öfke duymamasını isterken, yine de oğlunun gelecekte ne düşüneceği konusunda endişeli:

“Bir kişinin yaptığının tüm topluma mal edemeyiz. Ermeni’den çok Müslüman arkadaşım var. Biz sisteme ve suçun cezasız kalmasına öfkeliyiz. Odin soykırım müzesini gezecek ve ders kitaplarında Sevag’ı görecek. Biz asla öfkeyle anlatmayacağız. Oğlumun duvarları ve öfkesi olmasın. Odin hiç görmemesine rağmen ‘daydayım’ nerede diyor. Ben ve eşim hala Sevag’ın kıyafetlerini kullanıyoruz, kokusu hâlâ burnumda. Bizden sonra da Odin kullanacak”

Lerna Balıkçı, bir parçasının her zaman İstanbul’da olduğunu ancak İstanbul Ermeni toplumunun kendilerini yalnız bıraktığını belirterek sözlerine sitemle son veriyor:

“Sevag, ailem, her şeyim burada. Uçaktan iner inmez Sevag’ın yanına gidiyorum. Ermeni cemaati bizi yalnız bıraktı. Bir şeye ihtiyacımız olup olmadığını sormadılar. Sorsalar, reddederdik ama bir sorsalardı. Çocukluğunu bilen Markar Esayan’ın da olmasını isterdim ama sadece Garo Paylan ve Nor Zartonk vardı.Kardeşimden sonra 1915’i daha iyi hissettim. Başına gelince anlıyorsun. Keşke başımıza gelmeden anlasak.”

Wikipedi’de Sevag Şahin Balıkçı olayı

Türk Silahlı Kuvvetlerinde askerlik hizmetini yerini getirmekte olan Ermeni kökenli Er Sevag Balıkçı’nın (1 Nisan 1986,-24 Nisan 2011, Batman), terhisine 23 gün kala, Er Kıvanç Ağaoğlu tarafından tüfekle vurularak öldürülmesi olayıdır. Diyarbakır Askerî Mahkemesi olayın dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği hükmüne varmıştır. Olayın 24 Nisan 2011’de, Ermeni Soykırımı Anma Günü’nde gerçekleşmesi, kaza değil cinayet olduğu yönünde görüşlerin oluşmasına ve buna bağlı tepkilere yol açmıştır. Olayın ırkçı hislerle gerçekleştiği fikrinde birleşen, içinde eski milletvekili Ufuk Uras, Mor ve Ötesi grubundan Kerem Kabadayı, Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in de bulunduğu bir topluluk “Sevag İçin Adalet Girişimi” adlı grubu kurmuştur.

Umur Yedikardeş

https://journo.com.tr/sevag-balikcinin-ablasi-1915i-hissettim


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,650
Point(s): 75,760
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Fri 7 Apr 2017 - 10:09
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

Balıkçı davası sivil mahkemede





Sevag Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili dava askeri yargının kaldırılmasının ardından sivil mahkemeye gönderildi.

Sevag Balıkçı, 24 Nisan 2011 tarihinde zorunlu askerliğini yaparken öldürülmüştü. Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde 2013 yılında biten davada; sanık Ağaoğlu ‘bilinçli taksirle adam öldürmek’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün, Astsubay Sadrettin Ersöz ise ‘ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak’ suçundan beş ay hapse çarptırıldı. Ağaoğlu’nun askeri kurul ve talimatlara aykırı şekilde silahının emniyetini açık tutması, doldur boşalt yapması ve Er Balıkçı’ya doğrultması ise kasıt sayılmadı.

Askeri Yargıtay, 2014 yılında, “Duruşma tutanaklarının üzerinde mahkemenin adı yazılı olmadığı” gerekçesiyle kararı usulen bozdu. Mahkemeye geri dönen dava, yeni baştan görülmeye başlandı. 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri yargı kaldırıldı. Bunun üzerine Sevak Balıkçı Davası’nda 2 Şubat 2017’de görevsizlik kararı verildi. Davaya Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek.

http://www.agos.com.tr/


Back to top
mafilou
Administrateur
Administrateur

Offline

Joined: 04 Sep 2006
Posts: 14,966
Point(s): 45,111
Moyenne de points: 3.01

PostPosted: Sat 22 Apr 2017 - 16:55
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote


Sevag Balıkçı’nın babası Garabet Balıkçı ve annesi Ani Balıkçı. Fotoğraf: Berge Arabian

Balıkçı ailesine gülünç tazminat

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/18304/balikci-ailesine-gulunc-tazminat
Uygar Gültekin
21.04.2017

Ermeni Soykırımı’nın 96. yıldönümünde, 24 Nisan 2011’de zorunlu askerlik yaparken öldürülen Sevag Balıkçı’nın davasında, mahkeme, Balıkçı ailesine toplam 40 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Ailenin avukatı İsmail Cem Halavurt, tazminat tutarının düşük olduğu gerekesiyle Yargıtay’a itiraz etti.
Sevag Balıkçı, Batman’ın Kozluk ilçesinde zorunlu askerliğini yaparken, Ermeni Soykırımı’nın yıldönümü olan 24 Nisan 2011’de, Er Kıvanç Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmişti. Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili olarak açılan tazminat davasında karar çıktı.
Ankara Askerî Yüksek Mahkemesi, Sevag Balıkçı’nın annesi Ani Balıkçı ve babası Garabet Balıkçı’ya 16’şar bin TL, kardeşi Lerna Balıkçı’ya ise 8 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Balıkçı ailesinin avukatı İsmail Cem Halavurt, belirlenen tazminat tutarının, benzer davalarda verilenlerin çok altında olduğunu belirterek, Yargıtay’a itirazda bulundu.
Ceza davası devam ediyor
Balıkçı’nın ölümüyle ilgili olarak açılan dava, aradan altı yıl geçmesine rağmen devam ediyor. Yargılama Diyarbakır Askerî Mahkemesi’nde başlamış,26 Mart 2013’te kararını açıklayan mahkeme, Kıvanç Ağaoğlu’nu ’bilinçli taksirle öldürmek’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırmış, sanık Astsubay Sadrettin Ersöz’e de ‘görevi ihmal’ suçundan 5 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı. Bunun üzerine karar Askerî Yargıtay’a taşınmış, Yargıtay usul eksiklerini gerekçe göstererek dosyayı yerel mahkemeye geri göndermişti. Yeniden başlayan yargılama devam ederken geçen ay, askerî mahkemelerin kapatılmasını öngören kanun hükmünde kararname yayımlandı. Bunun üzerine, Askerî Mahkeme, 2 Şubat 2017’de dosyayı, olayın yaşandığı Kozluk ilçesindeki Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Yargılama sivil mahkemede devam edecek.
Yalancı tanıklıktan ceza aldılar
Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili davada, olayın tanıklarından Halil Ekşi, verdiği ilk ifadede sanık Kıvanç Ağaoğlu’nun Sevag Balıkçı’yı kasten öldürdüğünü söylemiş, ancak daha sonra ifadesini değiştirip “tartışma ya da kavga olmadığını, olayın şakalaşmadan sonra meydana geldiğini” demişti. Balıkçı ailesinin avukatlarının itirazı üzerine, Ekşi, yeniden ifade vermiş ve tanıklık konusunda baskı altına olduğunu söylemişti.
Bunun üzerine Ekşi’nin yaşadığı Aydın’da, hakkında yalancı tanıklıktan dava açılmıştı. 2015’te açılan bu davada, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi, Ekşi hakkında yalancı tanıklık yapmak suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası vermişti. Mahkemeden, Ekşi’yi yalancı tanıklık yapmaya zorlayan sanık Kıvanç Ağaoğlu’nun dayısı Bülent Kaya hakkında da ‘yalancı tanıklığa azmettirmek’ suçundan 2 yıl 13 ay hapis cezası kararı çıkmıştı.
_________________
Emeğe saygılı olun, alıntılarınızda link gösterin ...


Back to top
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Offline

Joined: 07 Nov 2009
Posts: 26,650
Point(s): 75,760
Moyenne de points: 2.84

PostPosted: Thu 2 Nov 2017 - 09:32
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

Sevag Balıkçı davası altı yıl sonra sivil mahkemede



Sevag Balıkçı'nın öldürülmesine ilişkin davanın yeniden görüşmesine 8 Şubat'ta başlanacak.

Sevag Balıkçı, Ermeni Soykırımı’nın 96. yılında, 24 Nisan 2011 tarihinde, zorunlu askerliğini yaparken Batman Kozluk ilçesinde Kıvanç Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmişti. Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili açılan dava Batman Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinde 8 Şubat’ta yeniden görülmeye başlanacak.

Balıkçı, Batman’ın Kozluk ilçesi Gümüşörgü Jandarma Karakolunda zorunlu askerlik görevini yaparken hayatını kaybetti. Balıkçı, tezkeresine 20 gün kala, karakol çevresine çit örme görevi sırasında, yine aynı karakolda askerliğini yapan Kıvanç Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmişti.

Ağaoğlu’nun ölümüyle ilgili 2011 yılında, Askeri Savcılık tarafından iddianame hazırlandı. Hazırlanan iddianamede, silahın kendiliğinden ateş almasına neden olabilecek bir arızasının olmadığı ve yapılan testler sonucu tüfeğin kendiliğinden patlamadığı yönündeki tespitlere dikkat çekilmiş ve Ağaoğlu hakkında bilinçli insan öldürmek suçundan dokuz yıla kadar hapis cezası istenmişti. Dosyadaki bilirkişi raporları da Ağaoğlu’nun kusurlu olduğunu tespit etmişti.

Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde dava açıldı. Açılan dava yaklaşık iki yıl sonra sonuçlandı. Askeri Mahkeme, 26 Mart 2013 tarihinde açıkladığı kararında Ağaoğlu’nu ‘bilinçli taksirle insan öldürmek’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, karakolda görevli sanık Astsubay Sadrettin Ersöz’e ’görevi ihmal’ suçundan 5 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

Balıkçı ailesi karar itiraz ederek dosyayı Askeri Yargıtay’a taşıdı. Askeri Yargıtay, yerel mahkemenin kararın usul yönünde bozarak yeniden yerel mahkemeye göndermişti. Yeniden yargılama devam ederken, 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri yargı kaldırıldı. Askeri Mahkemelerin kaldırılmasından dolayı dosya, Balıkçı’nın öldürüldüğü yer olan Batman’ın Kozluk ilçesine gönderildi.

Dosya, Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi’nde 8 Şubat’ta yeniden görülmeye başlanacak.
Tanıklara ceza

Balıkçı’nın öldürülmesinin ardından, karakolda görevli olan diğer askerlerin tanıklıklarına başvurulmuştu. Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili olan açılan davada olayın tanıklarından Halil Ekşi, ilk ifadesinde Ağaoğlu’nun Sevag Balıkçı’yı kasten öldürdüğünü söylemiş, ancak daha sonra ifadesini değiştirmişti. Değiştirdiği ifadesinde “Tartışma ya da kavga olmadığını, olayın şakalaşmadan sonra meydana geldiğini” söylemişti.

Ancak Balıkçı Ailesi’nin itirazı üzerine, Ekşi yeniden ifade vermiş ve baskı altında ifadesini değiştirdiğini söylemişti. Ekşi hakkında ‘yalancı tanıklık’ yapmak suçundan Aydın’da dava açılmıştı. Davada ayrıca Ekşi’yi tehdit eden Ağaoğlu Ailesi’nin yakını Bülent Kaya da yargılanıyordu. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 16 Aralık 2015’te görülen duruşmasında karar çıktı. Mahkeme, Halil Ekşi’yi ‘yalancı tanıklık’ yapmaktan 2 yıl 1 ay ,Balıkçı’yı öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Kıvanç Ağaoğlu’nun akrabası Bülent Kaya hakkında da ‘birden fazla kez yalan tanıklığa azmettirme’ suçundan 2 yıl 13 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

Uygar Gültekin

http://www.agos.com.tr/


Back to top
guest
Super Membre
Super Membre

Offline

Joined: 10 Apr 2011
Posts: 1,997
Point(s): 5,278
Moyenne de points: 2.64

PostPosted: Sun 1 Apr 2018 - 08:37
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

Er Sevag Balıkçı katil zanlısıyla aynı karede



Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz’ın kışlalarda şüpheli ölümleri ele alan “Esas Duruşta Cinayet” adlı yeni kitabında çarpıcı röportajlar ve hikâyeler bir araya getirildi.

Yarın okurlarla buluşacak olan kitapta dayak, silah, bomba ve intihar sonucu meydana gelen asker ölümlerini 15 dava dosyası etrafında irdeleyen kitabın Saymaz, Batman GümüşörgüJandarma Karakolu’nda gerçekleşen Er Sevag Şahin Balıkçı cinayetini de mercek altına alıyor. Er Balıkçı ile katili Kıvanç Ağaoğlu’nun birlikte çekilmiş bir fotoğrafına kitapta yer veriliyor. Ayrıca kitapta, Balıkçı’nın annesi Ani ve babası Garbis Balıkçı ile yapılmış bir özel söyleşi bulunuyor. Balıkçı çifti, oğullarının Ermeni kökenli olduğu için soykırım günü olarak anılan 24 Nisan’da öldürüldüğünü ileri sürüyor. Anne Ani Balıkçı, katile, “taksirle cinayet” suçundan verilen 4 yıl 5 aylık ceza için de, “Öteki olduğumuzu anladım. Biz vatandaş sayılmıyoruz“ dedi. Kitapta yer alan söyleşi şöyle:
‘Oğlum bilerek öldürüldü’

Sevag’ı askere gönderirken endişe yaşadınız mı? Çocuğumuz Ermeni diye...
Ani: Hiç yaşamadım. Terörden korkuyorduk. Çünkü politik bir aile değildik.

Sizin bildiğiniz kadarıyla ölüm nasıl gerçekleşti?
Garbis: Bence bilerek öldürüldü. Çünkü, ‘Vururum seni, tombulum’ lafı var. Astsubay söyledi, ispat edemedi. ‘Ermenistan’la savaş çıksa ilk seni vururuz’ sözü var. İspat edemedik. Bunlar bir klan orada, ülkücüler. Veya sempatizanları. BBP’de bilmem neymiş.

‘Adil yargılama olmadı’

Siz ‘Ermeni olmasa o asker ölmezdi’ diyorsunuz.
Ani: Evet.

Siz bunun ne zamana kadar kaza olduğuna inanıyordunuz?
Garbis: İlk başta... Ben oraya gitmeden, ‘kaza’ dediler. ‘İnşallah, kaza olsun’ dedim. Ne zaman gittik, yeri gördüm. Ya dedim burada böyle bir kaza olamaz.

Sizce adil bir yargılanma oldu mu?

Ani: Yok. ‘Mecburdu’ diyorum ben. Emir yukarıdan... Ne kadar doğru, bilmiyorum, yaptırdılar buna diyorum. Yaptı ama tek değil. Ama oraya ulaşamıyoruz.

http://www.mynet.com/haber/guncel/er-sevag-balikci-katil-zanlisiyla-ayni-karede-1282927-1





Back to top
azad
V.I.P.
V.I.P.

Offline

Joined: 06 Sep 2006
Posts: 999
Point(s): 2,911
Moyenne de points: 2.91

PostPosted: Mon 13 Jan 2020 - 23:51
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

13 OCAK 2020

Zorunlu askerliğini yaparken öldürülen Sevag Balıkçı davasında karar çıktı



24 Nisan 2011’de zorunlu askerlik yaparken öldürülen Sevag Balıkçı davasında karar çıktı. Sanık Kıvanç Ağaoğlu, "olası kastla öldürme" suçlamasıyla 16 yıl 8 ay hapis cezası aldı ve duruşmada tutuklandı.

Sanık Ağaoğlu, 2013’teki askeri mahkemedeki ilk yargılamada 4 yıl 5 ay hapis cezası almıştı. Dava, 8 Şubat 2018’de sivil mahkemede yeniden görülmeye başlanmıştı.
Sevag Balıkçı, Ermeni Soykırımı’nın 96. yılında, 24 Nisan 2011 tarihinde, zorunlu askerliğini yaparken Batman Kozluk ilçesinde Kıvanç Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmişti.
Balıkçı, tezkeresine 20 gün kala, karakol çevresine çit örme görevi sırasında öldürülmüştü.
Ağaoğlu’nun ölümüyle ilgili 2011 yılında, Askeri Savcılık tarafından iddianame hazırlandı. Hazırlanan iddianamede, silahın kendiliğinden ateş almasına neden olabilecek bir arızasının olmadığı ve yapılan testler sonucu tüfeğin kendiliğinden patlamadığı yönündeki tespitlere dikkat çekilmiş ve Ağaoğlu hakkında bilinçli insan öldürmek suçundan dokuz yıla kadar hapis cezası istenmişti. Dosyadaki bilirkişi raporları da Ağaoğlu’nun kusurlu olduğunu tespit etmişti.
Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde dava açıldı. Açılan dava yaklaşık iki yıl sonra sonuçlandı. Askeri Mahkeme, 26 Mart 2013 tarihinde açıkladığı kararında Ağaoğlu’nu ‘bilinçli taksirle insan öldürmek’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, karakolda görevli sanık Astsubay Sadrettin Ersöz’e ’görevi ihmal’ suçundan 5 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Balıkçı ailesi karara itiraz ederek dosyayı Askeri Yargıtay’a taşıdı. Askeri Yargıtay, yerel mahkemenin kararını usul yönünde bozarak yeniden yerel mahkemeye göndermişti. Yeniden yargılama devam ederken, 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri yargı kaldırıldı. Askeri Mahkemelerin kaldırılmasından dolayı dosya, Balıkçı’nın öldürüldüğü yer olan Batman’ın Kozluk ilçesine gönderildi.
Dosya, Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi’nde 8 Şubat’ta yeniden görülmeye başlanmıştı.
Balıkçı’nın öldürülmesinin ardından, karakolda görevli olan diğer askerlerin tanıklıklarına başvurulmuştu. Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili olan açılan davada olayın tanıklarından Halil Ekşi, ilk ifadesinde Ağaoğlu’nun Sevag Balıkçı’yı kasten öldürdüğünü söylemiş, ancak daha sonra ifadesini değiştirmişti. Değiştirdiği ifadesinde “Tartışma ya da kavga olmadığını, olayın şakalaşmadan sonra meydana geldiğini” söylemişti.
Ancak Balıkçı Ailesi’nin itirazı üzerine, Ekşi yeniden ifade vermiş ve baskı altında ifadesini değiştirdiğini söylemişti. Ekşi hakkında ‘yalancı tanıklık’ yapmak suçundan Aydın’da dava açılmıştı. Davada ayrıca Ekşi’yi tehdit eden Ağaoğlu Ailesi’nin yakını Bülent Kaya da yargılanıyordu. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 16 Aralık 2015’te görülen duruşmasında karar çıkmıştı. Mahkeme, Halil Ekşi’yi ‘yalancı tanıklık’ yapmaktan 2 yıl 1 ay ,Balıkçı’yı öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Kıvanç Ağaoğlu’nun akrabası Bülent Kaya hakkında da ‘birden fazla kez yalan tanıklığa azmettirme’ suçundan 2 yıl 13 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

Kaynak: Ermenihaber.am
https://www.ermenihaber.am/tr/news/2020/01/13/Sevag-Balıkçı-davası/173599?f…
_________________

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar, Güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar,üzülme doğruların kaderidir yanlızlık, kargalar sürüyle, kartallar yanlız uçar.


Back to top
azad
V.I.P.
V.I.P.

Offline

Joined: 06 Sep 2006
Posts: 999
Point(s): 2,911
Moyenne de points: 2.91

PostPosted: Mon 13 Jan 2020 - 23:54
PostPost subject: Ermeni asker Sevak Balıkçı 24 Nisan’da vurularak hayatını kaybetti
Reply with quote

SEVAG BALIKÇI KARARI

"Nihayet Bir Nefret Suçunun Cezalandırıldığını Gördük"

Zorunlu askerliği sırasında, Ermeni soykırımının 96. yılında öldürülen Sevag Balıkçı davasında sanığa verilen 16 yıl 8 ay hapis cezasını yorumlayan HDP vekili Paylan, "ülkedeki nefret ikliminin hala sürdüğünü de" vurguladı.
Pınar Tarcan
İstanbul - BİA Haber Merkezi
13 Ocak 2020



Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Garo Paylan, 24 Nisan 2011'de zorunlu askerliği sırasında öldürülen Sevag Balıkçı davasından çıkan kararı bianet'e yorumladı.

"Sevag Balıkçı dokuz yıl önce bir 24 Nisan'da öldürüldü ve 24 Nisan Ermeni Soykırımı'nın anma günüdür. O gün öldürülmesi bir nefret suçu şüphelerini artırmıştı" diyen milletvekili şöyle devam etti:
"9 yıldır adalet bulamamıştık"
"Elimizdeki bilgiler ve belgeler de olayın nefret ancak dokuz yıldır maalesef adaletini bulamamıştık Sevag'ın.
"Hep sanığın 'olası kasıtla öldürüldüğünü' hatta kuvvetli bir kasıt şüphesini dillendirdik.
"Nihayet 9 yıl sonra Sevag'ın 'olası kasıtla öldürüldüğü' mahkeme tarafından tespit edildi ve sanığa 16 yıl 8 ay ceza verildi.
"Bunu önemsiyorum nihayet memlekette Ermenilere yönelik bir nefret suçunun mahkemece sanığa ceza verilmesiyle sonuçlandığını görmüş olduk."
"Nefret suçunu oluşturan iklim sürüyor"
Paylan, "Ancak o sanığın Ermeni'yi öldürme iklimini henüz sorgulayabilmiş ve bununla yüzleşmiş değiliz" ifadelerini kullandı ve ekledi:
"Yeni nefret suçlarının oluşmayacağı bir iklimi sağlamış değiliz.
"Bu nedenle siyasette de Türkiye gündeminde de nefret suçlarını kaldırmak için siyasal açılımlar yapılması gerektiğini ve kimsenin nefret suçunun hedefi olmayacağı bir iklimi yaratmalıyız.
"Umarım bu karar bir nebze de olsa Sevag'ın ailesinin, sevenlerinin yüreklerini hafifletmiştir.
"Hrant Dink için mücadelemiz sürecek"
"Dokuz yıllık bir adalet mücadelesi adaletin bu kadar geç gelmiş olması yüreklerimizi kanatmıştı ancak 13 yıldır da Hrant Dink davası sürüyor. Bu hafta Hrant Dink ile ilgili mücadeleye devam edeceğiz.
"Umarım ki bu karar, diğer nefret suçları davalarına da emsal teşkil eder."

(PT)
Pınar Tarcan
http://m.bianet.org/bianet/azinliklar/218516-nihayet-bir-nefret-sucunun-cez…
_________________

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar, Güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar,üzülme doğruların kaderidir yanlızlık, kargalar sürüyle, kartallar yanlız uçar.


Back to top
Display posts from previous:   
Armenian on web Forum Index -> News et articles - Լուրեր, Յօդուածներ - Haber ve makaleler -> News (Archives/Dossiers) - Haberler (Arşiv/Dosya) - Լուրեր (Արխիւ) All times are GMT + 1 Hour
Post new topic   Reply to topic Goto page: <  1, 2, 314, 15, 16
Page 16 of 16
Jump to:  

 



Portal | Index | Create a forum | Free support forum | Free forums directory | Report a violation | Cookies | Charte | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1