Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Kazım Karabekir'in GÜRBÜZLER ORDUSU ASKERLERİ ve Ermeni Yetimleri
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> Soykırım maduru Ermeni yetim çocuklar - Les enfants victimes du Génocide Aller à la page: <  1, 2, 3
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
mafilou



Inscrit le: 04 Sep 2006
Messages: 13 812

MessagePosté le: Dim 12 Nov 2017 - 02:52
MessageSujet du message: Kazım Karabekir'in GÜRBÜZLER ORDUSU ASKERLERİ ve Ermeni Yetimleri
Répondre en citant

Revue du message précédent :

test
Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Dim 12 Nov 2017 - 02:52
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 893
Point(s): 2 473
Moyenne de points: 2,77

MessagePosté le: Ven 19 Jan 2018 - 21:39
MessageSujet du message: Kazım Karabekir'in GÜRBÜZLER ORDUSU ASKERLERİ ve Ermeni Yetimleri
Répondre en citant

Vahe link yok olmuş


"Ermeni kiliselerinde seks filmleri oynatıldı!"
Agos Gazetesi yazarı-mimar Zakarya Mildanoğlu 1915 ve sonrasında ailesinin yaşadıklarını anlattı
26.04.2013
Agos Gazetesi yazarı-mimar Zakarya Mildanoğlu, Söz Sende'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı. 1915 ve sonrasında ailesinin yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Mildanoğlu, çok çarpıcı açıklamalar yaptı. Mildanoğlu “Bir yandan bu restorasyonlar yapılıyor ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bir dönem bazı Ermeni kiliseleri sinemaya dönüştürüldü ve buralarda özellikle seks ve porno filmleri oynatıldı. Bunların kanıtları da var.” dedi.

İşte Zakarya Mildanoğlu'nun o açıklamaları....

“KIZKARDEŞLERİM KAÇIRILMASIN DİYE İSTANBUL'A GELDİK”
Anadolu'da eski bir Ermeni köyü olan Ekrek'te doğdum. 8 yaşında İstanbul'a geldim. Çoğu şeyi ilk o zaman gördüm. Ben geldikten iki sene sonra da ailem geldi. Ablalarım artık genç kız olmuşlardı, sürekli onlara sataşıyorlardı. Hatta kaçırma girişimleri vardı. Bu tarihsel bir şey ne yazık ki. Gelin Alaylarından kaçırılan gelin sayısı az değil. Hatta ilk gece hakkı diye bir şey var. Evleniyorsunuz, gerdek gecesine girmeden önce ilk geceyi başkasıyla geçiriyorsunuz, ondan sonra gerçek eşinize dönüyorsunuz. Bunlar hiç konuşulmuyor, çünkü cumhuriyet yalan ve inkar üzerine kurulmuş. Bu baskı ve kaçırma girişimleri nedeniyle ailem bir gece yüklenip İstanbul'a geliyor. 2000 haneli bir köydü, biz o köyün son Ermeni ailesiydik.

“KAZIM KARABEKİR EMİR VERDİ, KİLİSE YIKILDI”
Köyün mezarlığı hala duruyor. Biraz sapa bir yerde, bu yüzden çok fazla tahrip edilmemiş ama bazı mezar taşları filan çalınmış. Hala defineciler arıyorlar. Müthiş bir kültürel tahribat var. Köydeki kilise de durmuyor ama annem nasıl yıkıldığını hatırlıyor. Kazım Karabekir Doğuya giderken emir veriyor, “Dönüşte bu kiliseyi görmeyeceğim” diyor ve kilise top atışlarıyla yıkılıyor.

“TÜM AİLEYİ KATLETTİ, İTİBARI İADE EDİLDİ”
Babam 1915'te 9 yaşındaymış. Sokakta kalmış, misyonerler yakalamış ve Amerikan kolejine götürmüşler. Tüm ailesini kaybetmiş. 6 kardeşini, annesini, babasını, dedesini... İşte 1915'te olan bu. Babam Yozgatlı benim. Meşhur Boğazlıyan Kaymakamı var. Babamın ailesini o katletti. İdam edilmişti ama daha sonra itibarı iade edildi, hatta ailesine maaş bağlandı.

“ERMENİ NÜFUSU %25'Tİ, ŞİMDİ BİNDE 1'İN ALTINDA”
Dönüp dolaşıp şunu söyleniyor: Ne oldu? Olan şu: Bu ülkenin yüzde 25'i Ermeni'ydi, bugün bu nüfus binde 1'in altında. Anadolu'da 1000'e yakın okul vardı, bugün 20 tane okul kaldı. Bu rakamlar Osmanlı arşivlerinde var, bunlar Ermenilerin uydurduğu şeyler değil.

“TÜRKLEŞTİREREK UNUTTURMAK DEVLET POLİTİKASI”
Babamın adı tahribata uğramış, soyadı da tamamen değişmiş. Mildanoğlu diye bir soyadı almışız, halbuki soyadımız Mıgirdiçyanmış. Onlarca böyle hikaye var. İTÜ'de mimarlık okurken hiç Ermeni tarihi ve mimarisi hiç görmedik mesela. Bu ülkede her şeyi Türkleştirerek unutturmak bir devlet politikası. Türkiye'de bu ideoloji altında yetişmiş kuşaklar var. Bu kuşaklar yeni yeni tarihle yüzleşiyorlar.

"ULAN GAVUR BU MEMLEKETİ KURTARMAK SANA MI KALDI?" DİYORLARDI
Benim çok aktif bir siyasi yaşamım vardı. TKP'liydim. 3 sene cezaevinde kaldım. Cezaevinde Ermeni olmak farklı değil ama sorguda Ermeni olmak farklı. Sorgudan önce koridorda bekletirlerdi bizi. Nerden geleceği belli olmayan tekme tokat arasında bana "Ulan gavur, bu memleketi kurtarmak sana mı kaldı?" diyorlardı. Sorgu odasında hukuk biterdi zaten.

“DİYARBAKIR CEZAEVİ'NDEN FİRAR ETMEYİ DÜŞÜNDÜM”
Ben Diyarbakır Cezaevi'ni görmüş bir insanım. Diyarbakır'da yedek subayken gözaltına alınmıştım. Orada Kürtlere yapılan zulmü gördüm, ölüler gördüm, yapılan işkencelere tanık oldum. Çaresizsiniz, elinizden hiçbir şey gelmiyor. Firar etmeyi düşünüyordum. Sonrasında Metris bana saray gibi geldi.

“AHTAMAR KİLİSESİ'NİN YIKIMINI YAŞAR KEMAL DURDURDU”
1951’de Yaşar Kemal Cumhuriyet Gazetesi’nde muhabirken bir röportaj için Van’a gidiyor. Oradaki ahali diyor ki, “Yaşar bey burada bir ada var. Ada üzerinde çok güzel bir kilise var. Orayı görmeden gitmeyin” Anladığım kadarıyla Yaşar Kemal biraz nazlanıyor gitmeme konusunda. Sonra bir yüzbaşı diretince bir motora atlayıp Ahtamar’a çıkıyorlar. Bir bakıyorlar ki birileri kiliseyi yıkıyor. Yaşar Kemal bakıyor ki manastırın bir katını yıkmışlar, askerler yıkmaya devam ediyorlar. Onun üzerine Yaşar Kemal Van’a dönüyor ve biraz da tantana çıkararak yıkımın durdurulmasını sağlıyor. Yaşar Kemal oraya gitmemiş olsa Ahtamar diye bir şeyi biz göremeyecektik.

“ÇELİK'İN SÖZLERİNDE LANETLİ BİR DİASPORA VAR, ONLAR TÜRKİYE'DEN GİDENLERİN ÇOCUKLARI”
Bakan Ömer Çelik'in sözlerini önemsiyorum ama bu çağrının altı doldurulmalı. Diğer türlü bu olacak bir iş değil. Çağrılar yaparken de biraz dikkatli olmak lazım. Mesela Ömer Çelik'in sözlerinde lanetli bir diaspora var, oysa onlar Türkiye'den giden insanların çocukları. Bir de Ermenilere "dönün" demek yetmez, nereye dönecekler? Oralarda kurulmuş hayatlar var, can ve mal güvenliği sorunu var. Önce Ermenistan'dan buraya gelen 40-50 bin ailenin eğitim, barınma, sosyal güvenlik sorunlarını çözmek lazım.

“ERMENİ KİLİSELERİNDE SEKS VE PORNO FİLMLERİ OYNATILDI”
1950'den sonra kültürel bir katliam yapılmış, ayakta kalan kiliseler-okullar ihalelerle yıkılmıştır. Bunların hepsinin belgeleri de var. Bu temiz bir tarih değil. Türkiye Cumhuriyeti'nin sırtında yükler var. Biz HAYCAR Derneği (Hayrat Canlandıran ve Araştıran Mimar ve Mühendisler Dayanışma Derneği) olarak bakanlığa da müracat ettik. “Türkiye'de birtakım eserler restore ediliyor, bunları doğru düzgün yapmak için gerekiyorsa katkıda bulunmaya hazırız” dedik. Bir yandan bu restorasyonlar yapılıyor ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bir dönem bazı Ermeni kiliseleri sinemaya dönüştürüldü ve buralarda özellikle seks ve porno filmleri oynatıldı. Bunların kanıtları da var.

vahe2009 a écrit:
Kazım Karabekir emir verdi, kilise yıkıldı

Köyün mezarlığı hala duruyor. Biraz sapa bir yerde, bu yüzden çok fazla tahrip edilmemiş ama bazı mezar taşları filan çalınmış. Hala defineciler arıyorlar. Müthiş bir kültürel tahribat var. Köydeki kilise de durmuyor ama annem nasıl yıkıldığını hatırlıyor. Kazım Karabekir Doğuya giderken emir veriyor, “Dönüşte bu kiliseyi görmeyeceğim” diyor ve kilise top atışlarıyla yıkılıyor.

http://www.tvhaber.com/video/40500/ahtamar-kilisesinin-yikimini-yasar-kemal-durdurdu.html

_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Sam 20 Jan 2018 - 09:18
MessageSujet du message: Kazım Karabekir'in GÜRBÜZLER ORDUSU ASKERLERİ ve Ermeni Yetimleri
Répondre en citant

http://www.haberturk.com/polemik/haber/839381-ermeni-kiliselerinde-seks-filmleri-oynatildi-

Revenir en haut
vahe2009
Modérateur Général
Modérateur Général

Hors ligne

Inscrit le: 07 Nov 2009
Messages: 25 902
Point(s): 73 796
Moyenne de points: 2,85

MessagePosté le: Dim 5 Aoû 2018 - 10:58
MessageSujet du message: Kazım Karabekir'in GÜRBÜZLER ORDUSU ASKERLERİ ve Ermeni Yetimleri
Répondre en citant

Gen haritamız çıkartıldı, Türk askerlerinde savaşacak güç bırakmayabilirler



Babuna’ya 19 yıl önce uygun ilik aranırken toplanan kanların ABD’ye gönderildiğini belirten Durmuş, “Kampanya sonrası gen haritamız çıkartıldı. Muhtemel bir savaşta bizim genlerimize duyarlı virüs üretebilirler” dedi...


Türkiye; Oktar Babuna adını, 1999 yılındaki ilik nakli kampanyası ile duydu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 1987’de mezun olduktan sonra ABD’de ihtisasa başlayan Oktar Babuna, Türkiye’ye geldiği sırada kansere yakalandığını öğrendi.


Oktar Babuna’nın babası Prof. Dr. Cevat Babuna, oğluna uygun iliğin bulunması için nüfusunu da kullanarak gazeteler aracılığı ile büyük bir kampanya başlattı. Babuna ailesi, uygun iliğin sahibine o tarihte 10 milyar lira ödül verileceğini ve gönüllü kişilere ücretsiz kan testi yaptırılacağını duyurdu. Prof. Dr. Cevat Babuna’nın, Mart 1999’da destek istediği kampanya kısa sürede çığ gibi büyüdü. 160 bin kişiden ilik ve kan örneği alınırken, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Vakfı ve İstanbul Valiliğitarafından bankalarda açılan kampanya hesaplarına dönemin parasıyla yaklaşık 440 milyar lira yardım yapıldı. Toplanan yardım paralarının Abdi İpekçi Spor Salonu’nda düzenlenen dev kan verme kampanyasında kullanılan tıbbi aletlere harcandığı, üstelik İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Vakfı’nın dört ayrı tıbbi alet satan şirkete yaklaşık 100 milyar liraya yakın parayı kendi kasasından ödediği açıklandı.




KANLAR ABD'DE

Günde ortalama 30 kişiye test yapılan İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı’nda günde en az 100 kişiye bakılması için bir kriz masası oluşturulurken, Prof. Dr. Mahmut Çarin başvurulara yetişmek için Almanya’dan gelecek malzemelerle kapasitelerini artıracaklarını belirtti. Ancak çok geçmeden Babuna için başlatılan kampanya sırasında 160 bin kan örneğinden 120 bininin kaybolduğu, Türk halkından toplanan kan ve ilik örneklerinin Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildiği ortaya çıktı. Oktar Babuna’nın Adnan Oktar grubu ile bağlantılı olduğu da anlaşıldı.



 
Oktar Babuna için başlatılan kampanya kapsamında yaşlı, genç demeden yüzlerce vatandaş kuyruğa girip kan örneği vermişti...


DURMUŞ KARŞI ÇIKTI


Dönemin MHP’li Sağlık Bakanı Osman Durmuş, “Kapı kapı dolaşıp para arıyorlar. Bu olay bana ikinci Titan olayını hatırlatıyor. Kan örneklerinin yurtdışına gönderilmesi, genetik şifremizin çözülmesi açısından Türkiye için stratejik tehlike oluşturur” diyerek karşı çıktı ve Türk halkının gen haritasının ABD’nin eline geçtiğini açıkladı. O dönem, bu sözlerinden ötürü bazı kesimler tarafından hedef tahtasına oturtulan Durmuş, Türkiye’de toplanan kan örneklerinin Connecticut yakınlarındaki Stamford’da bulunan “LifeCodes” adlı laboratuvarda rehin tutulduğunu, kan örneklerinin Türkiye’ye iade edilmemesinin “uluslararası dolandırıcılık” anlamını taşıyacağını söyledi.


Durmuş’un açıklamalarının ardından soruşturma başlatılırken, toplanan ilik ve kanların ABD’den iade edilmesi için girişimde bulunuldu. Bu sırada Türkiye’de durdurulan kampanyanın Avustralya’da sürdürülmeye çalışılması üzerine harekete geçen yetkililer, Avustralya bakanlığını uyararak kampanyanın durdurulmasını sağladı.

SONUÇ ÇIKMADI

O dönem İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Vakfı, toplanan paralar nedeniyle İstanbul Valiliği kanalıyla dört kez soruşturma geçirse de bir sonuç çıkmadı. Vakıf yöneticileri hakkında Mart 2000’de “kemik iliği bankasının kurulması için Yardım Toplama Kanunu’na muhalefetten” açılan soruşturma ise takipsizlikle sonuçlandı. Aylardır kendisine uygun ilik aranan beyin cerrahı Dr. Oktar Babuna’ya kısa süre içerisinde 6’da 6 uyumlu ilik bulunduğu açıklandı. Ancak, bu açıklamanın Sağlık Bakanı’nın kampanyayı “Titan benzeri bir saadet zinciri”ne benzettiği gün yapılması soru işaretlerine yol açtı. 

OKTAR BAĞLANTISI

Sağlık Bakanlığı, lösemi hastası Dr. Oktar Babuna’ya uygun iliğin ABD’de Nisan ayı başında bulunduğunu ancak kampanyanın hız kesmemesi için Haziran’a kadar kamuoyundan gizlendiğini de belirledi. Bakanlık, Babuna’nın hastalığının ilik naklini gerektirmediği, bugüne kadar gördüğü ilaç tedavisiyle hastalığın büyük ölçüde geriletildiği görüşüne varıldığını duyurdu. Bakanlığın, Babuna kampanyasını durdurmaya karar vermesine yol açan soruşturmayı yürüten müfettişler ise kampanyanın “Adnan Hoca” olarak tanınan Adnan Oktar yanlıları tarafından örgütlenip yürütüldüğü, İstanbul Tıp Fakültesi Vakfı’nın da bu amaçla“kullanıldığı” sonucuna vardılar.
"DEVLET İSTERSE BİLDİĞİMİ ANLATIRIM"
Durmuş, “Oktar Babuna ve Adnan Oktar’a yönelik şikâyetçi olmak, suç duyurusunda bulunmak gibi bir girişimde bulunmayacağım. Artık bakan ve milletvekili değilim. Geçmişte, bu kişilerin kan örneklerini ABD’ye pazarladıklarını söylerken, sesimi duymak istemediler. Devlet bilgimi başvurursa, bildiklerimi anlatırım. Bunun dışında kişisel girişim içinde olmam”dedi.
"KAN ÖRNEKLERİNİN İADESİ İÇİN 3.4 MİLYON DOLAR TALEP EDİLDİ"


Kan örneklerinin ABD’ye gönderilmesine karşı çıkan dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş, o günleri Milliyet’ten Mert İnan'a şöyle anlattı:
“Dünyada genetikle ilgili araştırma yapan sekiz laboratuvar var. Bu laboratuvarlardan ikisi elindeki bilgileri kimseyle paylaşmıyor. Babuna için toplanan kan örnekleri de bu iki laboratuvardan biri olan Stamford’da bulunan merkeze yollandı. Laboratuvar sahipleri o dönem kanların iadesi ve tahlil ücreti olarak 3.4 milyon dolar ödeme talep ettiler. Bu örnekleri Türkiye’ye getirtmek için girişim başlattık ancak iade etmediler. Uluslararası Kemik İliği Destek Laboratuvarı sahibi Linda Mickle, 3.4 milyon dolarlık ödeme talebini içeren bir mektup yazmıştı.


"SÖZLERİME GÜLÜP GEÇTİLER"


Gen haritası biyolojik savaşın ön çalışmalarıdır. Irak Savaşı’nda ABD Hava Kuvvetleri, Irak hava sahasına grip virüsü saldı. Irak askerlerinin birçoğu paçavra adı verilen hastalık nedeniyle savaşma kabiliyetini yitirdi. Bu tehdit bizim ordumuz için de geçerli. Babuna için gerçekleştirilen kampanya sonrası gen haritamız çıkartıldı. Muhtemel bir savaşta bizim genlerimize duyarlı virüs üretip, Türk askerlerinde savaşacak güç bırakmayabilirler. Bu tehditlere o zaman hep dikkat çektik. Kimileri gülüp geçti, kimileri ciddiye almadı, kimileri de karşı çıktı. Bizden alınan kan örnekleri ABD’deki gen laboratuvarına barkodsuz gitti. İşin tuhafı, bazı siyasiler ve subaylarımız bile şahsıma, ‘Kızılay kan toplamasın mı?’diye eleştirel sorular yöneltiyordu.


O dönem ABD’deki laboratuvarın yetkililerini Türkiye’ye çağırdım. Basın müşavirim Bekir Metin’den görüşmeyi anlaşılmadan kaydetmesini istedim ve kayıt yaptık. ABD’li heyet, Babuna için toplanan kan örneklerinin bir bilgi bankasında toplanıp ihtiyacı olanlara verilebileceğini söylediler. Ancak bu iş için bizden o zamanın parasıyla 3 milyon dolar istediler. Bu tür bir pazarlık içerisinde olmayacağımı söyledim. Bizim kuracağımız bilgi bankasına kan örneklerini vermeleri durumunda isteyen herkesin 50 dolar karşılığında yararlanacağını ilettim. Ancak bu teklifimize yanaşmadıkları gibi rakamı yükseltmeye çalıştılar. Pazarlık yapma hakkımızın olmadığını söyledik. Sonuçta halkımızın genetik bilgileri ABD’lilerin eline geçti. O dönem savcılığa yazdık ama ilgilenen olmadı.”




Odatv.com

https://odatv.com/gen-haritamiz-cikartildi-turk-askerlerinde-savasacak-guc-birakmayabilirler-05081825.html


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 11:53
MessageSujet du message: Kazım Karabekir'in GÜRBÜZLER ORDUSU ASKERLERİ ve Ermeni Yetimleri

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> Le Génocide Arménien - Հայկական Ցեղասպանութիւն - 1915 Ermeni Soykırımı -> Soykırım maduru Ermeni yetim çocuklar - Les enfants victimes du Génocide Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet Aller à la page: <  1, 2, 3
Page 3 sur 3
Sauter vers:  

 



Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com