Welcome Guest: S’enregistrer | Connexion
 
FAQ| Rechercher| Membres| Groupes
 
Hakkari/Çulamerg/Չուլամերկ Kazasi
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Les villes d'Arménie Occidentale
Sujet précédent :: Sujet suivant  
Auteur Message
Palutzi
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 05 Sep 2007
Messages: 3 974
Point(s): 13 350
Moyenne de points: 3,36

MessagePosté le: Dim 23 Mar 2008 - 11:18
MessageSujet du message: Hakkari/Çulamerg/Չուլամերկ Kazasi
Répondre en citant

Hakkari Çölemerik (Çulamerg) Kazası Ermenileri

Nüfusunun büyük bölümünü Asurilerin oluşturduğu Çulamerg Kazası'nın kuzeybatısında, Norduz Nahiyesi yakınlarında, Ermenilere ait 5 yerleşim yeri bulunuyordu:
Pagan (Pagi): 270 Ermeni (39 hane), bir kilise
Khalilan (Halilan): 175 Ermeni (22 hane), bir kilise
Serman (Merzan): 30 Ermeni (4 hane)
Khanas (Khananis): 32 Ermeni (5 hane)
Piran (Piradan): 27 Ermeni (3 hane)
Ağpağ (Elbağ) Kazas ıBüyük Zap Suyu’nun yukarı havzasında, dağlık bir bölgede kurulmuş olan kaza, Ardzruni Hanedanı’na bağlıydı. Büyük Ağpag Prensliği Vaspuragan Kralligı'nın kurulmasında önemli rol oynadı. Ardzruni Prensligi başkentleri Hadamagerd’den (bugünkü Başkale) itibaren yayılarak 5. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar topraklarını genişlettiler. Ancak, bu şanlı tarihten geriye 1895-96 yillarinda yalnizca 3.505 Ermeni (482 hane) kalmıstı. Kazanın yönetim merkezi Başkale’de (Hadamagerd), yüzyılımızın başında 1.645 Ermeni (200 hane) yaşıyordu. Bu cemaate ait Surp Yerortutyun Kilisesi ve bitişiğinde de 50 öğrencinin eğitim gördüğü bir okul bulunuyordu. Başkale’nin doğusunda, Hiristiyan Ermenilerin en önemli dini merkezi olan Surp Partoğomeos Manastırı bulunuyordu. Pers sınırlarında yer alan manasıtr her yıl üç imparatorluktan yüzlerce hacıyı ağırlıyordu. Geleneğe göre inananların beraberlerinde adak olarak bir beyaz inek götürmeleri gerekiyordu.
Sorader: 18 Ermeni (4 hane), Surp Haç Kilisesi ve Surp Eçmiadzin Manastırı (Cirbayvank), manastırın Büyük Zap Suyu yakınlarında 9. yüzyılda kuruldugu sanılıyor
Pis (Pars/Ablis): 24 Ermeni (4 hane)
Babilhasan (Babilesa): 18 Ermeni (5 hane)
Erkeani: 205 Ermeni (27 hane), Surp Sarkis, Surp Stepanos ve Dziranavor kiliseleri, Surp Astvadzadzin Manastırı
Karaplur: 4 Ermeni (1 hane), bir kilise
Pijingerd (Becinğir): 112 Ermeni (15 hane), Surp Partoğomeos Kilisesi
Kharadun: 65 Ermeni (11 hane)
Baskale: 1.645 Ermeni (200 hane)
Çukh: 96 Ermeni (15 hane), bir kilise, Surp Partoğomeos
(Vanki Küğ): 244 Ermeni (40 hane)
Hasbisdan (Askitan): 260 Ermeni (45 hane)
Malkavan: 70 Ermeni (16 hane), Surp Haç Kilisesi
Rasulan (Rasilamis): 54 Ermeni (8 hane)
Paz (Baz): 49 Ermeni (5 hane), Gatnots Surp Haç Kilisesi ve bir kalenin kalintilari
Soran (Suran/Sorher): 163 Ermeni (24 hane)
Hinut Manastiri, Heresan: 74 Ermeni (11 hane), bir kilise
Alas: 280 Ermeni (35 hane)
Alalean (Alanian): 45 Ermeni (7 hane)
Peza (Piza/Penisa): 79 Ermeni (9 hane), eski bir Ardzruni kalesi.














Asurilere ait Mar Shimun Kilisesi


Revenir en haut
Publicité






MessagePosté le: Dim 23 Mar 2008 - 11:18
MessageSujet du message: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Revenir en haut
Palutzi
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 05 Sep 2007
Messages: 3 974
Point(s): 13 350
Moyenne de points: 3,36

MessagePosté le: Mer 12 Juin 2013 - 21:23
MessageSujet du message: Yıllara meydan okuyan kilise gerçek sahiplerini bekliyor!
Répondre en citant

Yıllara meydan okuyan kilise gerçek sahiplerini bekliyor!
Esendere beldesinde Yediveren (Êlê) Mahallesi'ndeki 1600 yıllık kilise gerçek sahiplerini bekliyor.

1915 yılında terk edildi

Çeşitli dünya savaşlarına tanıklık yapan Déra Êlé, 1915 yılında terk edildi. Kilisenin 150 kiloluk çanı ise çalındı. Kilisenin ilerisinde Ermeniler'in yerleşim yeri olan Bajirge Emrikê alanında oturan Ermenilerin bir kısmının İran'a bir kısmı ise Rusya'ya göç etmiş. Yerleşim yeri olan Bajêrge Emrikê alanı sonraki tarihlerde yıkılır ve sonraki yıllarda çevredeki köyler tarafından yayla olarak kullanılır. Ancak son 20 yıl, çatışmalardan dolayı bu bölge yasak bölge ilan edilir. Yediveren köyü 1994 yılında devlet tarafından boşaltılır.

Bölgedeki yurttaşlardan İslam Yemen, "Bizler imkanlarımız dahilinde korumaya çalışıyoruz; ancak bu yetmez. Yetkililerden bu kiliseyi restore etmelerini istiyoruz. Bugüne kadar hiçbir yetkilinin gelip inceleme yaptığını hatırlamıyorum" dedi.

Yüksekova'nın Esendere beldesinin Yediveren (Êlé) Mahallesi'nde 1600 yıllık Déra Êlé Kilisesi, yüzyıllardır ayakta kalmayı başardı. Yüksekova'ya 50, Esendere'ye 95 kilometre uzakta olan Déra Êlé Ermeni Kilisesi'nin 1600 yıl önce inşa edildiği belirtiliyor. Bunca yıl içerisinde kilisede çeşitli kazılar yapılıp, etrafındaki taştan duvar yıkılırken, yapı sağlam bir şekilde duruyor. Kilisede bir ayin salonu, keşiş odası ve evlendirme odalarından oluşan 3 oda bulunuyor. Kilisenin 500 metre ilerisinde ve İran sınırında bulunan şelale bölgeye ayrı bir güzellik katıyor. Kilise ile şelale arasında birçok mağara bulunuyor. Mağaraların girişinde ve taşlar üzerinde haç, çeşitli hayvan ve harf işaretleri yer alıyor. Bölge halkı, bu işaretlerin olası hazine işaretleri olabileceği sanarak, mağaralarda kazılar yapmış.

'Kültürlerini burada bırakanlar gelsinler'

12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte Ermeni tarihini ortadan kaldırmak amacıyla çevrede bulunan birçok kilise ve yerleşim yerinin yıkıldığı; ancak Yediveren'e araç yolu olmadığı için Déra Êlé Kilisesi'nin yıkılmadığını söyleyen köy sakini İslam Yemen, "Bölgede yoğunluklu bir kültür zenginliği var. Ermeni tarihini katletmek isteyenlere rağmen bölge insanı bu tarihe sahip çıktı. Kültürlerini burada bırakanlar, gelsinler kültürlerine sahip çıksınlar" dedi.
Tarihi kilisenin zaman içerisinde hasar görmesine rağmen halen ayakta olduğunu belirten Yemen, şunları ifade etti: "Bizler imkanlarımız dahilinde korumaya çalışıyoruz; ancak bu yetmez. Yetkililerden bu kiliseyi restore etmelerini istiyoruz. Bugüne kadar hiçbir yetkilinin gelip inceleme yaptığını hatırlamıyorum. Belki Haberleri bile yoktur, böyle bir kiliseden. Örnek bir mimariye sahip olmasından dolayı halen dimdik ayakta kalmıştır. Damı ve duvarları sağlam. Şuana kadar sadece bir kez turistler gelip ziyaret etti. Eğer güzel bir şekilde restorasyonu ve tanıtımı yapılırsa turizm açısında daha fazla ilgi göreceğine inanıyoruz. Hatta burada yaşayanların torunları gelip, burada bu kiliseye sahip çıkabilirler."

http://www.haberfx.net/yillara-meydan-okuyan-kilise-gercek-sahiplerini-bekl…








Link: 


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 842
Point(s): 2 326
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Dim 1 Juil 2018 - 22:02
MessageSujet du message: Hakkari/Çulamerg/Չուլամերկ Kazasi
Répondre en citant

"1915’in de ancak buzdağının görünen ucu olduğunu idrak edersiniz. Oyun sonudur. Artıkları temizlemişler."

https://nisanyan1.blogspot.com/2018/07/dag-turkleri.html

Dağ Türkleri

Ulaşılmaz dağ ülkeleri bana hep çekici gelmiştir. Buyurun, bugün sizinle birkaç dağ gezelim. Ama önce mutlaka Google Earth kurmuş olmanız lazım, Google Maps yetmez. Layers kutusundan Terrain’i de işaretlemeniz lazım ki dağlar üç boyutlu görünsün, ne kadar tüyler ürpertici yerlerden söz ettiğimiz anlaşılsın.
Mesela Van’ın Çatak ilçesinden başlayalım. O korkunç boğazdan güneybatıya, sonra dirseği dönüp doğuya 27 km devam edince Konalga köyüne varıyoruz. Eski adı Mardents, Kürtçesi Mardenıs. Dikkat ederseniz eski Konalga köyü artık yok, yıkıntıları görünüyor, ancak 5 km kadar geride (batıda), haritada görmesi bile insanın ruhunu ezmeye yeten bir Yeni Türkiye kampüsü inşa etmişler. Oyalanmayıp devam ediyoruz; dilerseniz yeni Konalga köyünün fotoğrafları internette bulabilirsiniz. Xaçants (Haçanis) boğazını aşıp güneye döndüğümüzde, 2200 ila 2400 metre rakımda nispeten yeşil bir havzaya geliyoruz. Burada şimdi beşer onar haneden oluşan Dokuzdam (Urik) ve Sırmalı (Elekan) köyleri var; Osmanlı erkânı harbiye haritalarından uyarlanmış 1916 tarihli İngiliz askeri haritasında çok daha fazla görünüyor. Daha ötesi Norduz denilen bölge, resmiyette Gürpınar ilçesine bağlı Yalınca bucağı, dünyanın sonu. Burada da yirmiye yakın köy olması ama biri ikisi hariç hepsi boşaltılıp tahrip edilmiş. Mesela Topyıldız (Marvane), Kalkanlı (Demırkos), Dikbıyık (Koğan). Google gözünü sakınmamış.

Bilgi (Kakan) köyü
Çatak’e gelmişken, bir de ilçe merkezinden direkt doğu yönüne Şadax deresi boyunca çıkalım. İlk baştaki ürkütücü boğazı aştıktan sonra, azıcık yeşillik olan her yerde yerleşim izi olduğuna dikkat ediyoruz. İngiliz haritasına göre Aşgonts, Orgonis, Xosis, Tavis, Vergis, Şadut, Noravan ve daha birçoğu. Ham yol şimdiki Bilgi (Kakan) köyünde bitiyor. Oradan sonra dere yukarı 13,5 km yürüyünce, iki akarsuyun birleştiği tamamen ıssız küçük düzlükte hala oldukça sağlam duran Hokots Vank Ermeni manastırının harabesini göreceğiz. Birileri üşenmemiş, Google haritasına adını eklemiş.
Başkale tarafına geçip, Başkale-Hakkari karayolu üzerinde Kovalıpınar (Xecisor) köyünden batıya sapıyoruz. Buranın adı Şivelan vadisi, Türkçesi Karasu, Ermenicesi Xaçi tsor, yani “Haçdere”. 1910’lara ait Osmanlı erkânı harbiye haritası ile ondan tercüme 1916 tarihli İngiliz askeri haritasında vadide dört beş tane Ermenice, yirmiye yakın Kürtçe yer adı kayıtlı. (Buna karşılık kuzey paraleldeki vadinin on kadar köyünün çoğu Ermenice. Şimdiki Aşağıküme-Örenkale hattı.) 1902 tarihli Eprigyan Coğrafya Sözlüğü bu yöredeki Ermeni köylerinin “geçen asrın elim olaylarında tamamen tahrip edilip ortadan kalktığını”, buna rağmen her yerde kilise ve manastır harabeleri ile üç beş hane “Kürtleşmiş Ermenilerin” bulunduğunu anlatıyor. Söz ettiği 1840-41 olayları mı, 1878 olayları mı bilemedim.
Hakkari’ye 17 km kala kuzeybatıya, Akbulut (Guranis) - Kaymaklı (Şimunis) – Ördekli (Xardalanis) yoluna sapınca Berwari vadisine giriyoruz. Onun bittiği yerden 12 km’lik sıkı bir dağ yürüyüşüyle Aksu (Bili) köyüne, oradan da Geçitli (Liwin) vadisi boyunca güneye inebiliriz. Royal Geographical Society adına 1840’ta buraları gezen İngiliz W. F. Ainsworth’un bildirdiğine göre (Travels and Researches in Asia Minor, Mesopotamia, Chaldea, and Armenia: 1842) her iki vadi Nasturi Hıristiyan köyleriyle doluymuş. Buradaki Nasturiler reaya statüsünde imiş, yani vergi öderlermiş. Buna karşılık daha güneydeki Tiyari ve Txuma Nasturileri “bağımsız” aşiretmiş, her ne demek ise. Sanırım 1840’ta sayıları epey azalsa da Nasturiler 1915’e değin kalmış olmalı, çünkü 1916 tarihli İngiliz haritasında yörede çok sayıda kilise ve manastır canlı görünüyor.
Berwari-Liwin geçidinden güneye sapıp yine dört beş saatlik zorlu yürüyüşle ulaşabileceğiniz Konak (Kuçanis) köyünü de gözden kaçırmayın derim. 17. yy’dan 1915’e dek burası Nasturi patriklerinin makamı idi. 1993’te boşaltılıp yıkıldı; tarihi kilise ile iki üç evden başka ayakta bina kalmadı. 2005’te Ali Nesin’i de peşime takıp gittim, gördüm. Köyün üç yanındaki uçurumları dikkatle inceleyin: benim hayatta gördüğüm en muhteşem uçurumlar arasındadır. Bir halkın siyasi-manevi önderlik kurumu neden böyle bir yere kurulur diye düşünmeyi ihmal etmeyin.
Hakkari-Çukurca yolunun 11. kilometresindeki küçük yerleşimin adı Oğulderesi (Derava Tali). Buradan güneye çıkan görkemli vadi de Tal vadisi, resmi adı Oğul deresi. 1916 haritasında burada yedi tane Nasturi köyü (Badali, Bekurai, Bêgik, Mordişo, Azisa, Rabat, Mathwatha) ve en yukarıda Umra Melediş manastırını görüyoruz. Buradan Hani Gediği adı verilen 2600 küsur rakımlı dağ geçidini aşıp güneye, meşhur Txuma veya Txub vadisine geçebiliriz; yol yok tabii, yürüyerek. Haritamız bu vadide 12 adet Nasturi köyü göstermiş. Şimdi kala kala Çukurca’ya bağlı Cevizli (Guzereş) ve Kayalık (Zawitha) köyleri kalmış. O da kâğıt üzerinde, zira ikincisi yakın tarihte yerle bir edilmiş görünüyor.
Daha aşağısı, Gündeş (Minyaniş) köyünden Çığlı’ya (Aşitha) dek, Irak sınırı boyunca uzanan Tiyari vadisi. 1840-41’de Hakkari Beyi Nurullah Bey ile Cizre emiri Bedirhan Beyin ortaklaşa icra ettiği büyük Nasturi kıyımına sahne olan yerlerden biri. İsmet İnönü’nün dedesinin 1840 küsurda buradan Bitlis’e muhacir gittiğini bir yerde okumuştum, ama belge sorarsanız bulamam.
Hazır bu taraflardayken kısaca Yüksekova-Dağlıca (Oramar) ile Hakkari-Kırıkdağ’a (Gilezo) da bakmamazlık etmeyin. Yine 2005’ti yanılmıyorsam, Dağlıca’da şansımızı zorladık; Yeşiltaş’tan (İştazin) öteye geçmemize jandarma izin vermedi. Nitekim Dağlıca artık yokmuş, boşaltılıp imha edilmiş.
Kırıkdağ’ı bilmiyorum; Oramar vadisi 1915 öncesi ta Yüksekova eşiğindeki Serengil’e dek Nasturi yerleşimi idi. 1915’te sürüldüler, üç yıl İran’da, sonra İngiliz egemenliğindeki Irak’ta mülteci kamplarında kaldıktan sonra yurtlarına dönmeye teşebbüs ettiler. 1924’te TC hükümetinin düzenlediği askeri operasyonla püskürtüldüler. Bir Kürt aşireti olan Oramar’ların o meseleyle alakası nedir bilmiyorum. Aşiret ileri gelenlerinden Nejdet Buldan bir dönem Yüksekova Belediye Başkanıydı; sonra Paris’te sürgündeki Kürt Parlamentosunun yöneticiliğini yaptı. Kardeşi Savaş Buldan 1994’te İstanbul’da TC ajanları tarafından kaçırılıp öldürüldü. Eşi Pervin Hanımı biliyorsunuz.
Beytüşşebap kasabasından kuzeydoğuya çıkan vadiyi de izleyebiliriz. O vadide yaklaşık 2150 rakımdan sonra başlayan nispeten yeşil segmentin adı Faraşin. Şimdi sadece Yeşilöz ve Doğanyol görünüyor; ama 1960’lara dek Faraşin’de nüfusu kısmen Ermeni ve Süryani olan yirmiye yakın köy ve köycük varmış, yerlerinde şimdi yeller eser. Adlarını bulmak bile, bilfiil gidip ihtiyarlara sormadıkça imkansıza yakın. Beytüşşebap’a yolum iki kez düştü. İkisinde de niyetlendim, vakit bulamadım.
*
Benzeri yerler ibadullah. En güzellerinden biri Van Gölünün güneyinde, Hizan’la Gevaş arasında uzanan Kolludere (Gargar) vadisi. 2011’de Gevaş’a köy kurma hayalleri peşindeyken didik didik dolaştım. Yine Hizan’daki Sağınlı (Uçum) vadisi ile Bahçesaray’ın (Mogs > Müküs) kuş uçmaz kervan geçmez yerlerini 2010’da gezdik. Yazmıştım daha evvel, 1878 katliamlarına dek buraları silme Ermeni yerleşimi görünüyor, Bediüzzaman hazretlerinin meşhur Nurs (doğrusu Nors) köyü dahil olmak üzere. Yer adlarının neredeyse tümü düne dek Ermenice devam etmiş.
Mutki’den içeri batıya doğru devam edince, dar boğazı geçip ulaştığın diyarın adı Xuyt, resmi kayıtta Kavakbaşı bucağı. Bunu blogda yazmıştım; 1876 itibariyle kırk köyde nüfusun bütünü veya bütüne yakın bir bölümü Ermeni, fakat kaynaklarda “Kürt beyliği” olarak geçiyor.
Bir diğer “ah gidem” deyip henüz gidemediğim diyar Talvori vadisi. Diyarbakır’ın Kulp ilçesine gidin, Kulp vadisinin doğu paralelinde Yuvacık’tan (Heğin) Kayacık’a (İnnagyan > İnigân) doğru çıkın. Burası 19. yy sonlarına dek, onyıllar veya yüzyıllar boyunca isyancılıkla meşhur Ermenilerin yaşadığı bir dağ ülkesi. Ancak cumhuriyet döneminde tam anlamıyla temizlenebilmiş. Üst ucundan Muş tarafına bağlanan arka kapısını görüyorsunuz. Ötesi Cevizlidere (Geliguzan) vadisi, bir başka kayıp dünya. Bu taraftaki isimlerin çoğu Kürtçe, fakat en geç 1895’e dek köylerin çoğu Ermeni nüfuslu görünüyor.
*
Beynimizi kemirmesi gereken hep şu soru: İnsanoğlu böyle acayip yerlere neden yerleşir? Ne aramışlar bu dağlarda? Düzde rahat edememişler mi?
Daha dikkatli bakınca bir başka detay gözünüze çarpabilir. Saydığımız vadilerin çoğunda bir aşağı yahut “dış” kısım, bir de sarp boğazlardan geçerek ulaşılan içerinin içerisi kısım var. İlkinde köyler biraz daha irice, nüfus eskiden beri Kürt veya karışık. İç kısım 19. yy sonuna veya 20. yy’a dek gayrimüslim. Gavurlar dağ havasını mı severmiş? Yukarı halkı aşağıdakilere oranla daha mı inatçıymış, örf ve adetlerine daha uzun mu sadık kalmışlar?
Bu soruları sormanız zaten yeter, Türkiye tarihinin sırrını çözmeye başlarsınız. “Fetih” olgusu ete kemiğe bürünür.
“Kürt sorunu” denilen meseleyi de belki daha sağlıklı tahlil etme fırsatı bulursunuz. Yüzlerce yıllık bir soy kurutma operasyonunun bölge halkında bıraktığı psikolojik ve sosyolojik izleri düşünmeye başlarsınız.
1915’in de ancak buzdağının görünen ucu olduğunu idrak edersiniz. Oyun sonudur. Artıkları temizlemişler.
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 842
Point(s): 2 326
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Dim 1 Juil 2018 - 22:52
MessageSujet du message: Hakkari/Çulamerg/Չուլամերկ Kazasi
Répondre en citant

Turism bakanliğının 2006 senesinde yaptığı yüzey araştırmasınca yörede :
Ceylanlı Meryem Ana Kilisesi,
Geçimli Mar Sava Kilisesi,
Yüksekova’da Yediveren Halana Kilisesi,
Haberli Mor Şalito Kilisesi,
Dağlıca Akar Mahallesi Kilisesi,
Haberli Mor Kavmi Kilisesi,
Haberli Mor Tuğma Kilisesi üzerinde tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır.

Yüksekova'nın Esendere beldesinin Yediveren (Êlé) Mahallesi'nde 1600 yıllık
Déra Êlé Kilisesi, yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış etrafındaki
taştan duvar yıkılırken, yapı sağlam bir şekilde ayakta kalmayı başaran yegane kilisedir.
Kilisenin 150 kiloluk çanı 1915 den sonra çalınmıştır.

12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte Ermeni tarihini ortadan kaldırmak amacıyla
çevrede bulunan birçok kilise ve yerleşim yeri yıkılır.
Yediveren köyü 1994 yılında devlet tarafından boşaltılır.
Vadinin güneyine bakan oldukça dik ve kayalık bir yamaca kurulmuş olan kilisenin etrafında düz bir
arazi bulunmamaktadır. Köy evleri aşağı kesimde derenin kenarında yola yakın
bir yerdedir. Boşaltılan köye yeni sahipleri son yıllarda yeniden
yerleşmeye başlamışlardır. Günümüzde köyde sekiz hane bulunmaktadır.


_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 842
Point(s): 2 326
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Dim 1 Juil 2018 - 23:02
MessageSujet du message: Hakkari/Çulamerg/Չուլամերկ Kazasi
Répondre en citant

Tescilsiz olan kilisenin ulaşımı zordur. İçerisinde definecilerin açmış oldukları çukurlar yer almaktadır
IRA a écrit:
Turism bakanliğının 2006 senesinde yaptığı yüzey araştırmasınca yörede :
Ceylanlı Meryem Ana Kilisesi,
Geçimli Mar Sava Kilisesi,
Yüksekova’da Yediveren Halana Kilisesi,
Haberli Mor Şalito Kilisesi,
Dağlıca Akar Mahallesi Kilisesi,
Haberli Mor Kavmi Kilisesi,
Haberli Mor Tuğma Kilisesi üzerinde tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır.

Yüksekova'nın Esendere beldesinin Yediveren (Êlé) Mahallesi'nde 1600 yıllık
Déra Êlé Kilisesi, yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış etrafındaki
taştan duvar yıkılırken, yapı sağlam bir şekilde ayakta kalmayı başaran yegane kilisedir.
Kilisenin 150 kiloluk çanı 1915 den sonra çalınmıştır.

12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte Ermeni tarihini ortadan kaldırmak amacıyla
çevrede bulunan birçok kilise ve yerleşim yeri yıkılır.
Yediveren köyü 1994 yılında devlet tarafından boşaltılır.
Vadinin güneyine bakan oldukça dik ve kayalık bir yamaca kurulmuş olan kilisenin etrafında düz bir
arazi bulunmamaktadır. Köy evleri aşağı kesimde derenin kenarında yola yakın
bir yerdedir. Boşaltılan köye yeni sahipleri son yıllarda yeniden
yerleşmeye başlamışlardır. Günümüzde köyde sekiz hane bulunmaktadır.


_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 842
Point(s): 2 326
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Dim 1 Juil 2018 - 23:05
MessageSujet du message: Hakkari/Çulamerg/Չուլամերկ Kazasi
Répondre en citant

DAĞLICA (ORAMAR), AKAR MAHALLESİ’NDEKİ KİLİSE

Yüksekova merkeze 55 km. uzaklıkta bulunan köye, Cilo ile Sat Dağları arasındaki Avareş vadisinden toprak bir yol ile ulaşılmaktadır. Köyün merkezinden
bir saatlik yaya yürüme ile kilisenin bulunduğu mahalleye gidilmektedir. Kuzey yamaçta eğimli bir arazi üzerinde kurulmuş olan kiliseyi tümü ile ağaçlar kapatmış
vaziyettedir. Günümüzde kilise yakınında bir hane bulunmaktadır.
Nasturi kilisesi olup 6.53x11.78 m. ölçülerinde doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Kiliseye güneyden bir kapı ile geçilmektedir. İç mekân beşik
tonoz ile örtülü sahın ve bunun doğusunda iki eşit oda hâlinde düzenlenmiş kubbeli kanki (sunak) bölümünden oluşmaktadır.

Sahına güney cephenin batısına kaydırılmış kapıdan girilmektedir. Burası 4.40x7.50 m. ölçülerinde doğu-batı yönünde dikdörtgen planlı ve üzeri aynı yönde
beşik tonozla örtülüdür. Batı duvarının üst ortasına bir mazgal pencere açılmıştır.
Doğu duvarında ortaya yakın bir yere tören kapısı yerleştirilmiştir. Güney köşeye de servis kapısı açılmıştır. Taş sövelerle sınırlandırılmış dikdörtgen açıklıklıdır. Servis
kapısı daha küçük ve dikdörtgen açıklık şeklindedir. Duvarların sıvalı olduğu kalan izlerden anlaşılmaktadır. Bir dönem cami olarak kullanılan kilisenin sahın kısmına
mihrap ve ahşap mahfil eklenmiş ve bir pencere açılmıştır.
Kanki kısmı, yan yana iki bölüm hâlinde düzenlenmiştir. Kuzeydeki asıl bölüm 2.00x2.10 m. ölçülerinde kareye yakın planlı ve üzeri içten kubbeyle örtülüdür.
Doğu duvarının ortasına mihrap (kutsal niş) yerleştirilmiştir. Kubbe ve iç duvar yüzeyleri kireç harcıyla sıvanmıştır. Kuzey duvarına dolap nişi açılmıştır
Bunun güneyindeki ikinci mekân hem sahın ve hem de asıl kanki bölümüyle irtibatlıdır. Burası 1.65x1.72 m. ölçülerinde kare planlı ve üzeri kubbe örtülüdür.
Bunun kuzey duvarına batı tarafta kalan ve kankiye geçiş sağlayan bir kapı
bulunmaktadır.
Bir dönem cami olarak kullanılmış olup güney duvarına mihrap ve pencere açılmıştır. İçerisine de ahşap bir mahfil yapılmıştır. Günümüzde duvarlarında yer
yer yıkılmalar olan yapı kullanılmamaktadır. Tescilsiz olup kültür varlığı olarak kayıtlı değildir
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
IRA
Modérateur
Modérateur

Hors ligne

Inscrit le: 03 Nov 2013
Messages: 842
Point(s): 2 326
Moyenne de points: 2,76

MessagePosté le: Dim 1 Juil 2018 - 23:10
MessageSujet du message: Hakkari/Çulamerg/Չուլամերկ Kazasi
Répondre en citant

HABERLİ KÖYÜ, MOR TUĞMA KİLİSESİ
Haberli Köyü’nün içerisinde bulunan Süryani kilisesi olan yapı, dıştan 5.70x11.00 m. ölçülerinde ve doğu batı yönünde dikdörtgen planlıdır. İç mekân tek nefli naos ile
bunun doğusundaki mezbah (sunak) bölümünden oluşmaktadır. Naosla mezbah bir bütün olup yukarıya kadar çıkmayan ince bir duvarla ayrılmıştır.
Kilisenin güney tarafına bir avlu yapılmıştır. Avludan dışa taşıntılı kemerli bir girinti içindeki bir kapıdan kiliseye girilmektedir. Naos, doğu batı yönünde
dikdörtgen planlı ve 3.35x7.80 m. ölçülerinde yapılmıştır. Üzeri aynı yönde beşik tonoz örtülüdür. Bunun güney duvarına eşit ölçülerde üç adet kemerli girinti
yapılmıştır. Ortadakinde kapı, yanlardakinde mazgal pencere delikleri vardır.

Mezbah bölümüne ince perde duvarın ortasına açılmış kapıdan girilmektedir. Burası enine dikdörtgen planlı ve 1.96x3.15 m. ölçülerinde yapılmıştır. Ortasında
taştan bir sunak masası, duvarlarına muhtelif nişler ve güneydoğu köşesine pencere açılmıştır. Sağlam olan kilise kullanılmamaktadır.

Yapıda tümüyle taş malzeme kullanılmıştır. Kilisenin tescil kaydının yapılması gerekmektedir


HABERLİ KÖYÜ, MOR KAVMİ KİLİSESİ
Haberli Köyü’nün üst kesiminde bulunan kilise, dıştan 8.50x9.80 m. ölçülerinde kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Kilisenin dış batı tarafında bir avlu bulunmaktadır.
Üzeri dıştan kuzey-güney yönünde kırma çatıyla örtülmüştür. İç mekân iki bölümlü olup girişte naos bölümü ile bunun doğusundaki mezbahtan oluşmaktadır.
Avluya açılan batı cephe ortasındaki düz atkı taşlı bir kapı ile kiliseye girilmektedir. Naos, 4.10x6.60 m. ölçülerinde, kuzey-güney doğrultusunda enine
dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Mezbahta bunun doğusunda aynı şekilde enine dikdörtgen ve 2.05x6.60 m. ölçülerindedir. Her iki bölümün üzeri kuzeygüney doğrultusunda beşik tonoz ile örtülüdür. Naostan üçlü bir açıklıkla mezbaha
giriş sağlanmaktadır. Sıvalı olan duvarlarına kırmızı ağırlıklı kök boya ile çizikleme figür ve süslemeler yapılmıştır.
Yapının dış cephelerinde oldukça iri blok taşlar kullanılmıştır. Tescilsiz olup kültür varlığı olarak kayıtlı altına alınmalıdır. Ziyaret amacı dışında kullanılmamaktadır.

HABERLİ KÖYÜ, MOR ŞALİTO KİLİSESİ
Yine Haberli Köyü’nde bulunan kilise, doğu-batı yönünde dikdörtgen planlı, 6.15x15.55 m. ölçülerinde olup tek neflidir. Doğusunda mezbah (sunak) batısında
ise naos bölümü bulunmaktadır.
Kuzeyinde taş duvarla çevrelenmiş bir avlu bulunmaktadır. Avludan kiliseye kuzey cephesinin batıköşesine açılmışdışa taşıntılıbir kapıile girilmektedir. Girişteki
tek bölüm halindeki naos, doğu-batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlı ve 4.40x8.90 m. ölçülerinde yapılmıştır. Üzeri aynı yönde beşik tonoz ile örtülüdür.
Naostan geniş bir açıklıkla mezbah bölümüne geçilmektedir. Burası naostan birkaç basamak yüksek ve 4.10x4.40 m. ölçülerinde kareye yakın dikdörtgen planlıdır.
Üzeri doğu-batı doğrultusunda beşik tonoz örtülüdür. Mezbahın ortasına bir kduşkudşin (mihrap) bırakılmıştır. Kesme taş malzeme ile yapılmış ve dikdörtgen
görünüşlü kduşkudşinin batıya bakan yüzeyi cephe özelliği taşımaktadır. Dıştan iki bordürle sınırlandırılmış yüzeyin üst ortasına bir niş yerleştirilmiştir. Bunun alt
ortasındaki düz yüzeye Süryanice bir kitabe bırakılmıştır.
Yapıda iç mekânda yer yer kesme taş dış cephede ise moloz taş kullanılmıştır. 2006 yılında köydeki Süryani halk tarafından onarılmıştır. Tescilsiz olup kültür
varlığı olarak kayıt altına alınması gerekmektedir.
_________________
Tzourou Ira
Athens
Constantinople


Revenir en haut
Contenu Sponsorisé






MessagePosté le: Aujourd’hui à 03:48
MessageSujet du message: Hakkari/Çulamerg/Չուլամերկ Kazasi

Revenir en haut
Montrer les messages depuis:   
Armenian on web Index du Forum -> D'hier à nos jours - Երեկ և այսօր - Dünden bugüne -> Les villes d'Arménie Occidentale Toutes les heures sont au format GMT + 1 Heure
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet
Page 1 sur 1
Sauter vers:  

 



Portail | Index | Créer un forum | Forum gratuit d’entraide | Annuaire des forums gratuits | Signaler une violation | Conditions générales d'utilisation
phpBB
Template by BMan1
Traduction par : phpBB-fr.com